MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Türkiye İstanbul odaklı büyüyemez

CUMHURBAŞKANI Erdoğan İzmir’deydi.

 
Menemen, Aliağa, Çandarlı otoyolunun açılış törenine katıldı.
Üç ayrı yerde de konuşma yaptı.
Ağırlıklı olarak İzmir’in yatırımlarına dönük mesajlar verdi.
Hapsini dikkatle izledim, dinledim.
Geçen gün de yazmıştım.
Erdoğan’ın İzmir ile ilgili yatırımları yakından izlediğini biliyorum.
Nitekim yaptığı konuşmalarda da bunları dile getirdi.
Elbette kentin, bölgenin beklediği yatırımlar da var.
Bunların başında Körfez Geçiş Projesi var.
Marmaray’ı, Çanakkale köprüsünü yapan Türkiye’nin körfez projesini de yapması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü hepsi birbirini besleyen yatırımlar bunlar…
Şu ortaya çıktı.
Türkiye sadece İstanbul değil.
İstanbul odaklı bir büyüme de Türkiye’ye iyi gelmiyor.
Refahın, yatırımların bütün ülkeye yayılması gerekir.
İzmir de en iyi adreslerden biri…
Ancak bunu stratejik, planlı yapmamız lazım.
Yani İstanbul’a yaptığımız haksızlığı İzmir’e de yapmamamız lazım.
İzmir’in büyüyeceği ortada, bütün göstergeler İzmir’e olan ilginin daha da artacağını gösteriyor.
O yüzden altyapıda önde olmamız gerekiyor.
Körfez geçişi onlardan biri, iki yakanın birleşmesi, merkez trafiğini rahatlatacaktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ÇED raporlarının tamamlandığını, fizibilite raporlarının hazırlandığını, çalışmaların bitmek üzere olduğunu söyledi.
Biz de takip ediyoruz.
Bana göre ikinci çevre yolunu da unutmamak gerekir.
Kangren olmuş İnciraltı planlarını da masaya yatırmak lazım.
İzmir’in belki de Türkiye’nin en değerli yeri olan İnciraltı’nda artık bir uzlaşma zemini yaratmak gerekiyor.
Burada hem bakanlıklara, hem de yerel yönetimlere düşen görevler var.
Ama bu sorunu yokmuş gibi davranarak çözemeyiz.
EXPO yapılmış olsaydı; bu bölgede olacaktı.
Sorunlar da belli, çözümler de, biz de yakından izliyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bazı bürokratik işlemleri hızlandıracağını düşünüyorum.

 
Dijital kafalı İzmir yaratalım

CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın konuşmaları arasında teknoloji de vardı.
3 yeni OSB, 2 endüstri bölgesi, 4 teknopark, 91 araştırma geliştirme merkezi, 29 tasarım merkezinin açıldığını söyledi.
İzmir’i teknolojide bir üs gibi planladıklarını söyledi.
Aslında bu konu beni heyecanlandırıyor.
Kentin gelecek vizyonunda teknolojiyi birinci sıraya yazıyorum.
Altyapısı zaten var, insan kaynağı güçlü, yeni ekonominin önemli şirketleri İzmir’de kümelenmeye başladılar bile…
Ve irili ufaklı yazılım şirketleri buradan çıkmaya başladı.
Urla’da vaad edilen teknoloji kentini kurmak için her türlü imkan çoktan hazır.
Ben bir adım öteye giderek İzmir’in teknoloji serbest şehri ilan edilmesini öneriyorum.
İzmir’e teşvik verilecekse bu ileri teknoloji alanında olmalı.
İnanın sadece İzmir değil, bütün Türkiye kazanır.
Sadece bizim gençlerimiz değil, dünyanın her yerinden gelenler İzmir’i bu coğrafyanın yeni yazılım üssü gibi görecektir.
Dijital kafalı İzmir yaratalım.

 
Gerçekleri görerek
hayal kuralım

SPORU seviyorum. Yapıyor ve izliyorum. Futbolu da tabii çok seviyorum. Ama sporun bir eğlence olduğunu unutmamak gerekir.
99’dan bu yana Kadıköy’de yenilmeyen Fener, bu sefer Galatasaray’a yenildi. Dünyanın sonu mu? Değil…
Ama bu öyle bir derbi ki; “Şampiyon olma Fener’i yen, ya da şampiyon olma Galatasaray’ı yen” diye bakılıyor.
Ben öyle bakmıyorum.
Ali Koç zor bir görev üstlendi. Milyonlarca dolarlık borçla devraldığı kulübü düzlüğe çıkarmaya çalışıyor.
Tabii kimse borçlara bakmıyor, yine iyi transferler bekliyor.
UEFA kurallarıyla, futbolun gerçekleriyle bunu yapmak kolay değil.
Bir de ikinciliği bile içine sindiremeyen bir taraftara bazı şeyleri anlatmak kolay değil.
Özetle…
Büyük bir kulübü yönetmek ülkeyi yönetmek kadar zordur bizde…
Yine de şunu hatırlatmak isterim.
İngiltere’de Liverpool 30 yıldır şampiyon olamıyor.
Avrupa’da birçok kupayı müzesine götüren Liverpool kendi ülkesinde şampiyon olamıyor.
Şimdi Liverpool’u başarısız kabul edebilir miyiz?
Bazen beklemek, sabretmek lazım.
Gerçekleri unutmadan hayal kurmak galiba en doğrusu…


Sendromsuz pazartesi iyi geldi

HAFTA sonu güneş biraz kendini gösterince herkes dışarı çıktı.
Ben de öyle…
Yarım saatlik güneş keyfi bile bana yetti.
Sendromsuz pazartesi iyi geldi.
Önümüzde soğuklar var belki ama bahar şimdiden içimizi ısıttı.

Show More
%d blogcu bunu beğendi: