Çok Kültürlü Televizyon

Türk askeri İdlib’de

1

Türk Silahlı Kuvvetleri, 8 Ekim itibariyle İdlib’de keşif faaliyetlerinin başladığını açıkladı.

Yapılan açıklamada, bölgede görevin angajman kuralları çerçevesinde sürdüğü belirtildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerince (TSK), Suriye’de ateşkes rejiminin takibi amacıyla, garantör ülkelerin silahlı kuvvetlerine mensup birliklerden oluşan Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü’nde yer alan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, İdlib bölgesinde icra edeceği harekat kapsamında, gözlem noktaları tesis etmek üzere 8 Ekim itibarıyla keşif faaliyetlerine başladığı bildirildi.

TSK’nın internet sitesinde yer alan açıklamada, 30 Aralık 2016’da Suriye’de ilan edilen ateşkes rejiminin sürdürülmesi amacıyla, Türkiye, Rusya Federasyonu ve İran garantörlüğünde Astana Süreci’nin başlatıldığı hatırlatıldı.

Açıklamada, süreç kapsamında, ateşkes rejiminin etkinliğinin artırılması, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönüşü için uygun şartların sağlanması ve ihtilafın barışçıl yollarla çözülmesi için uygun koşulların oluşturulmasına destek sağlamak maksadıyla, Suriye’de “Gerginliği Azaltma Bölgeleri / Çatışmasızlık Bölgeleri”nin belirlendiği kaydedildi.

“TSK, görevini angajman kuralları çerçevesinde sürdürmektedir”

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Gelinen aşamada, ateşkes rejiminin takibi maksadıyla, garantör ülkelerin silahlı kuvvetlerine mensup birliklerden oluşan Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü’nde yer alan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları, İdlib Bölgesinde icra edeceği harekat kapsamında, gözlem noktaları tesis etmek üzere 8 Ekim 2017 tarihinden itibaren keşif faaliyetlerine başlamıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları bölgedeki görevlerini Astana sürecinde garantör ülkelerce mutabık kalınan angajman kuralları çerçevesinde sürdürmektedirler.”

Tarihçi ve yazar Enes Demir, top ve tüfekle donatılmış bir Türk birliğinin 96 yıl önce Fransızların Antep’i işgal girişimine karşı İdlib’e sevk edildiğini hatırlatarak, “Bu askeri intikal tarihi mirasa da uygun bir eylemdir.” dedi.

Tarihçi ve yazar Enes Demir, “Yeni Belgeler Işığında Vazgeçilmeyen Topraklar Misak-ı Milli” isimli kitabında, İdlib’deki çatışmazlık bölgesine gerçekleştirilen intikale ışık tutacak tarihi bilgilere yer verdi.

Türkiye sınırlarının güvenliği konusunda büyük önem taşıyan İdlib’in tarihine ilişkin önemli detayların bulunduğu kitapta, 96 yıl önce Ankara Hükümeti’nin Fransızların Antep’i işgal girişimlerine karşı, top ve tüfekle donatılmış bir Türk birliğini İdlib’e sevk ettiği hatırlatıldı.

Kitapta, İdlib’in demografik ve stratejik önemi ile bölgedeki Türk varlığıyla ilgili bilgilere de yer verildi. Şehir merkezi ile Eriha, Maretü’n-Numan, Cisr-i Şugur, Maretü’l-Misrin, Han Şeyhun, Sermin, Saragib, Kifri Nubl gibi önemli yerleşim merkezlerini barındıran ve Suriye’nin 13 bölgesinden biri olan İdlib’in geniş bir alanı kapsadığına vurgu yapılan kitapta, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından fethedilen bölgenin 402 yıl boyunca Osmanlı idaresinde kaldığı anlatıldı.

Kitapta Antep’in savunmasının İdlib’den başladığı, bölgedeki Türk ve Arap Kuva-yı Milliye birliklerinin, Ankara’nın yönetimindeki Halep Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine bağlı olarak hareket ettikleri ve Fransızları İdlib’de oyalamaya ve zayiat verdirmeye çalıştıkları aktarıldı.

İdlib’teki bu kritik mücadele üzerine Mustafa Kemal Paşa başkanlığındaki Ankara Hükümeti’nin İdlib’e Ocak 1921’de 10 yük cephane gönderdiğine dikkat çekilen kitapta, şunlar kaydedildi:

“Bu dönemde birçok makineli top ve tüfekle donatılmış bir Türk müfrezesi de İdlib’e sevk edilmiştir. Ankara’nın emriyle Adana Cephesi Kumandanlığından gelen bu yardımlar sayesinde Mayıs 1921’de İdlib’deki Kuva-yı Milliye birlikleri Fransızları, garnizonlarında kuşatmış ve Antep’e takviye gönderilmesini engellemiştir.”

“Bu askeri intikal tarihi mirasa da uygun bir eylemdir”

Yazar Enes Demir yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sınır güvenliğinin beka meselesi olduğunu dile getirdi. Demir, Türkiye’nin bu hamlesinin aynı zamanda IKBY referandumuna karşı bölgede tesis edilmeye çalışılan büyük planlara da bir mesaj niteliğinde olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin bu girişimiyle yeni bir göç riskini minimize ettiğini ifade eden Demir, “İdlib, Osmanlı Devleti’nin asırlarca yönettiği ve Misak-ı Milli sınırlarına dahil bir bölge. Türkiye’nin, sınırında yer alan bu bölgeyle tarihi gönül bağları ve alakası var. Dolayısıyla bu askeri intikal tarihi mirasa da uygun bir eylemdir.” diye konuştu.

Cevap bırakın