MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

İstanbul’da yazılım okulları açılacak

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Proje ekibimizin hazırladığı Türkiye Açık Kaynak Platformunun iki yıllık çalışmalarına kalkınma ajanslarımız 30 milyon lira katkı sunacak” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye Açık Kaynak Platformunun düzenlediği çevrim içi seminerin açılışında yaptığı konuşmada, 2 bine yakın katılımcının bu seminerlere kayıt yaptırdığını söyledi.

Bu talepten memnun olduklarını anlatan Varank, “Yazılım ekosisteminin geliştirilmesini Bakanlık olarak çok önemsiyoruz. Dijital dönüşüm ve yapay zeka temelli tüm teknolojilerin tabanında yazılım var. Ekonomide rekabet gücü kazanma, doğru veriye ulaşma, veriyi analiz etme ve en uygun çözümü geliştirmede de yine yazılım teknolojilerine ihtiyaç duyuyoruz. Yeni tip koronavirüs (COVID-19) ile sarsılmaz dediğimiz ekonomik düzenlerin nasıl sarsılmaya başladığını gözlemliyoruz” dedi.

“Tüm bu ekosistemin omurgasını insan kaynağı oluşturuyor”

Varank, kişiye özgün eğitim, lojistik, insansız hava araçlarıyla teslimat, mikro ödemeler, süreç otomasyonu gibi iş alanlarının güç kazanmaya başladığına işaret ederek, bunların da hepsinin temelinde yazılım teknolojilerinin olduğunu açıkladı.

Bugün bir taraftan simülasyon teknikleriyle pandemi yapısına, ilaç ve aşı geliştirerek tedavide nasıl ilerleyeceklerine dair çalışıldığını anlatan Varank, “Diğer taraftan da teması takip ederek, hastalığa yakalanmayı engellemek için yazılım teknolojilerini kullanıyoruz. Tüm bu ekosistemin omurgasını insan kaynağı oluşturuyor. Bu bilinçle geçen sene Türkiye Açık Kaynak Platformunu kurduk” dedi.

Varank, platformda, özel sektörden, kamudan, sivil toplum kuruluşlarından (STK) ve üniversitelerden paydaşların olduğunu hatırlatarak, hedeflerinin Türkiye’deki yazılımcı sayısı ve niteliğini artırarak yeni teknolojilerde küresel marka ve çözümler ortaya çıkarmak olduğunu söyledi.

Platformun 2 yıllık çalışma programı hazır

Platformun, şirketlere, girişimcilere ve araştırmacılara tek başlarına yapamayacakları projelerde rekabet öncesi iş birliği ortamı sunduğuna dikkat çeken Varank, şöyle konuştu:

“Bu sayede yetkin, güvenli, fonksiyonel ve rekabetçi çözümler geliştirmenin önü açılmış oldu. Platformda 60’ı aşkın şirket, 50’den fazla üniversite, sektör temsilcisi STK ve topluluk üyesi binlerce yazılımcı bulunuyor. Burada sadece yazılım geliştirenler değil, yeni teknolojilerde yazılım ihtiyacı olan şirketler de bizim paydaşımız. Platform aracılığıyla ihtiyaç sahibiyle yazılım geliştiricileri bir araya getiriyoruz.”

30 milyon liralık katkı

Varank, proje ekibinin, platformun gelecek 2 yıllık çalışma programını hazırladığını belirterek, “Bilişim Vadisi ve TÜBİTAK-TÜSSİDE yürütücülüğündeki bu programa, İstanbul ve Doğu Marmara kalkınma ajanslarımız 30 milyon liralık katkı sunacak” dedi.

Hem kamu hem özel sektör desteğiyle 2023 yılında 500 bin yazılımcı ve yazılımda küresel ürünler geliştirilen bir ülke hedefine hızla yaklaşacağını vurgulayan Varank, platformda yapılacaklar ve burada yer alan projelere ilişkin bilgi verdi.

Yazılım okulları açılıyor

Varank, proje içinde yer alan yazılımların geliştirilmesi çağrısında bulunarak, “Milli ve özgün yazılımların geliştirilmesinde varlığınızı hissettirin. Açık Kaynak Platformu kanalıyla kodlama eğitim programları düzenleyecek, Bilişim Vadisi ve İstanbul’da yazılım okulları açacağız. Oyunla öğrenme temelli bu okullar her sene binlerce mezun verecek” dedi.

COVID-19 tehdidi sona erdiğinde okulların faaliyetlerine başlayacağını ifade eden Varank, verecekleri kodlama eğitimleri ve bugün ilkini başlattıkları seminerler serisinin, işe sıfırdan başlayanlar için önemli bir rehber olacağını söyledi.

Varank, gençlerin yetenek setlerini çeşitlendirmelerinin önemli olduğunu belirterek, onlardan kodlamaya ve yabancı dil öğrenmeye zaman harcamalarını istedi.

“Türkiye’nin aşı üretim tesisi olmadığı doğru değil”

İki hafta önce Türkiye’nin COVID-19’a odaklanan ilk sanal konferansını gerçekleştirdiklerini anımsatan Varank, şöyle konuştu:

“Konferansta üniversite öğrencileri ‘Biz de bu çalışmalara katkı sunmak istiyoruz’ dediler. Biz de COVID-19 ile ilgili çalışmalara yönelik özel bir staj programı başlattık. Konu aşı olunca, görsel ya da yazılı medyada denk gelmiş olabilirsiniz, Türkiye’nin aşı üretim tesisinin olmadığı söyleniyor, doğru değil. Bu yönde yapılan açıklamalar bence iyi niyetli de değil.”

Varank, 2018’de Resmi Gazete’de yayımlanan bir yönetmelikle veteriner tıbbi ürün üretim izni verilmiş yerlerde, uygun formda ve sınıfta beşeri tıbbi ürünlerin üretilmesinin de mümkün olduğunu dile getirerek, eğer bir tesis hayvan aşısı üretebiliyorsa Sağlık Bakanlığı denetiminden geçerek insan aşısı da üretebileceğini söyledi.

“Dijital rozet vereceğiz”

Türkiye’nin hayvan aşıları alanında oldukça güçlü, yetkin ve dünya standartlarında üretim altyapısı olduğunu vurgulayan Varank, “Bu altyapılar, uygun tedbirler alınarak çok hızlı bir şekilde viral insan aşısı üretimi de gerçekleştirebilir. Dolayısıyla ülkemizin aşı üretimi potansiyeli ve tesisi olmadığı yönündeki yorumlar gerçeği yansıtmıyor” dedi.

Varank, seminere özel ve kamudan 70’e yakın uzmanın katkı sağladığını ifade ederek, 8 haftalık seminer programına açık kaynak yazılımlarla başladıklarını açıkladı.

Seminerin PARDUS, yapay zeka, veri bilimi gibi konularla devam edeceğini anlatan Varank, “Seminer programının ardından, farklı yaş gruplarını ve yetkinlikleri hedefleyen eğitim programlarımız başlayacak. Eğitimleri başarıyla tamamlayan katılımcılara, dijital rozet vereceğiz” diye konuştu.

“En hızlı artan ülkeler arasında 6’ncı sıraya çıktık”

Varank, 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde yazılım alanında 500 bin yazılımcı sayısına ulaşma hedefinin bulunduğunu anımsatarak, “Halihazırda ülkemizde 170 binin üzerinde yazılım geliştiricimiz var. Geçen sene GITHUB’a katkısı 20 bin kişiyi geçen ve en hızlı artan ülkeler arasında 6’ncı sıraya çıktık” ifadelerini kullandı.

Türkiye nüfusunun ortanca yaşının 32 olduğuna işaret eden Varank, şunları anlattı:

“Nüfus piramidinin bize sunduğu avantajı en iyi şekilde kullanmak durumundayız. 200’ü aşkın üniversite, 1500’ün üzerinde Ar-Ge ve tasarım merkezi, 84 teknopark ve 2 bini aşkın yerli ve yabancı yazılım şirketimizle açık kaynak ekosisteminde büyük işler başarabiliriz.”

“Yazılım alanı hiçbir zaman ölmeyecek”

Varank, COVID-19 salgınının gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ayrımını ortadan kaldırdığını belirterek, kimi ülkelerin ekonomik ya da sosyal avantajlarının virüs karşısında bir işe yaramadığını dile getirdi.

Küresel düzende herkesin eşitlenmiş durumda olduğunu vurgulayan Varank, şunları söyledi:

“Bu eşitliği bozan, yaşadığımız sorunları çözen teknolojileri geliştirenler olacak. Bundan sonraki dönemde, önleyici hassas tıp çözümleri, blokzincirle tedarik zinciri yönetimi, otonom teknolojiler, kesintisiz bağlantı çözümleri, kapsayıcı mikro ödeme sistemleri ve etik veri yönetimi üzerine geliştirilen ürünler hızla hayatımıza girecek. Belki de şu an hiçbirimizin adını dahi bilmediği yeni kavramlar geleceğin trendleri olacak. Bana öyle geliyor ki yazılım alanı hiçbir zaman ölmeyecek.”

Varank’ın açılış konuşmasının ardından, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır seminer programını anlattı. Etkinlikte daha sonra çevrim içi eğitimlere başlandı. 

Show More
%d blogcu bunu beğendi: