yasa

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

yasa

Erdoğan imzaladı! 2 bakanlıkta değişiklik yapıldı

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kararnameyle Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının teşkilat yapısına ilişkin düzenleme yapıldı.

Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığına, “devlet gelirleri politikasının plan, program, genel ekonomik politika ve stratejiler çerçevesinde oluşturulmasına ilişkin çalışmaların koordinasyonunu sağlama, uygulamayı izleme, vergi kayıp ve kaçağı ile kayıt dışı ekonomik faaliyetleri tespit etme ve bunları önlemek amacıyla risk analizi yapma” görevleri de verildi.

Kararnameyle bakanlığın hizmet birimleri arasına Risk Analizi Genel Müdürlüğü eklendi.
Yeni oluşturulan genel müdürlüğün görev ve yetkileri de belirlendi. Buna göre, Risk Analizi Genel Müdürlüğü, vergi kayıp ve kaçağı ile kayıt dışı ekonomik faaliyetleri araştıracak, bu konuda ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyonu sağlayacak, risk analizi ve değerlendirme çalışmalarını yürütecek, bu amaçla risk senaryoları hazırlayacak.

Vergi denetim kuruluna yeni daireler

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının yapısına ilişkin de değişiklik yapıldı, buna göre başkanlık, grup başkanlıkları yerine daire başkanlıklarından oluşacak.

Kurul bünyesinde, Bakan onayı ile doğrudan başkanlığa bağlı olmak Denetim, Vergi Kaçakçılığı Denetim, Vergi İadeleri Denetim ve Sektörel Denetim daire başkanlıkları kurulabilecek.

Bu daire başkanlıklarının kurulacağı tarihe kadar, daha önce bu görevleri yürüten grup başkanlıkları faaliyetlerine devam edecek.

Başkanlığa görüş bildirmek üzere Danışma Komisyonu kurulması da söz konusu olabilecek.
Kararnameyle, Hazine Kontrolörleri Kurulu ve Teftiş Başkanlığının yapısı ile mali ve sosyal haklarında da değişikliğe gidildi.

Mükellef hakları kurulu

Düzenlemeyle, Bakanlık bünyesinde Mükellef Hakları Kurulu da oluşturuldu. Kurul, mükellef haklarının korunmasına yönelik temel ilke ve kuralları belirlemek, bunların uygulanmasını sağlamak, mükellef haklarına yönelik başvuruları değerlendirmek ve bakanlığa önerilerde bulunmak üzere kuruldu. Kurul, görevleri ile ilgili gerekli bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye, bu kurumlar da söz konusu bilgileri vermeye yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden vergi mahremiyeti kapsamında olanların gizliliğine uyulacak.

Gelir İdaresi Başkanlığının görev ve yetkilerine ilişkin de değişikliğe gidilirken, başkanlığın kuruluş amaçları arasına, “Devlet gelirleri politikasının belirlenmesi ile gelir tahminlerine ilişkin çalışmaları yapmak” ibaresi eklendi. Buna göre başkanlık, devlet gelirleri politikasının plan, program, genel ekonomik politika ve stratejiler çerçevesinde oluşturulmasına ilişkin çalışmalar yapacak, mahalli idare gelirleri politikası ile devlet gelirleri politikasının uygulanmasında uyumu sağlayıcı çalışmaları yürütecek.

Başkanlık bünyesinde Gelir Bütçesi Daire Başkanlığı da oluşturuldu.
Daire başkanlığının görevleri, vergi yükü ve gelir tahminlerine yönelik analiz yapmak, her türlü istisna, muaflık ve indirimlerin maliyetlerini ölçmek, devletin gelirlerini etkileyen her türlü kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Cumhurbaşkanı kararı, yönetmelik ve benzeri düzenleme değişikliklerinin sonuçlarını analiz etmek olarak belirlendi.

Kararnameyle, Cumhurbaşkanı onayı ile atanan kadro, pozisyon ve görevlere Hazine ve Maliye Bakanlığı teftiş başkan yardımcıları ve Hazine Kontrolörleri Kurulu başkan yardımcıları eklendi. Ayrıca Risk Analizi Genel Müdürü dahil olmak üzere bakanlık bünyesinde 60 kadro ihdas edildi.

Vergi başmüfettişi, vergi müfettişi ve yeterlik sınavında başarı göstermiş olmak kaydıyla vergi müfettiş yardımcısı kadrolarında bulunanlardan, vergi başmüfettişi ve vergi müfettişi unvanını ihraz etmiş olanlardan merkez, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarının kadrolarında bulunanlardan, hazine kontrolörü kadrolarında bulunanlardan uygun görülenler ve 2 Kasım 2011 tarihinden önce mesleğe stajyer kontrolör olarak başlayıp yeterlik sınavında başarı göstermiş olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarının kadrolarında bulunanlardan uygun görülenler, 31 Aralık 2020 tarihine kadar durumlarına uygun kadrolara doğrudan atanacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yeni müdürlük

Öte yandan kararnameyle Kültür ve Turizm Bakanlığının hizmet birimleri arasına Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü de eklendi.

Bu genel müdürlük, Bakanlığın hedef ve politikalarına uygun bilişim hedeflerini belirleyecek, Bakanlığın mevcut bilişim altyapısının kurulumu, bakımı, ikmali, geliştirilmesi ve güncellenmesi ile ilgili işleri yürütecek, haberleşme ve siber güvenliğini sağlayacak. Bu kapsamda, söz konusu genel müdürlüğe ilişkin kadrolar da ihdas edildi.

Sağlıkta şiddetin önlenmesi için beş partiden ortak önerge

TBMM Genel Kurulunda, Mecliste grubu bulunan beş siyasi partinin ortak önergesiyle, sağlıkta şiddetin önlenmesine ilişkin düzenleme, Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne eklendi.

Düzenlemeye ilişkin önergede, Mecliste grubu bulunan beş siyasi partinin grup başkanvekillerinin imzası yer aldı.

Düzenlemeye göre, kamu ve özel sağlık kurum ile kuruluşlarında görev yapan sağlık personeliyle yardımcı sağlık personeline karşı, görevleri sebebiyle işlenen, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında, ilgili kanunlara göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılacak.Yükseköğretimde yeni düzenlemeler getiren teklif Genel Kurulda

Söz konusu suçlarda, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmayacak.

Şiddetin vuku bulduğu sağlık kuruluşunda, faile veya yakınına mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeli bulunması halinde, hizmet, ilgili diğer personel tarafından verilecek.AK Parti ve MHP’den sağlıkçılar için yeni yasa teklifi

İnfaz düzenlemesi TBMM’de

TBMM Anayasa Komisyonu, AK Parti ve MHP’nin hazırladığı infaz düzenlemesine ilişkin kanun teklifini görüşmek üzere toplandı.

Ceza İnfaz Yasası ile ilgili düzenleme koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında erkene çekildi. Meclis, teklifi görüşmek üzere toplandı. 

Başta İnfaz Kanunu olmak üzere 11 farklı kanunda değişiklik içeren 70 maddelik teklifte toplum vicdanını yaralayan cinsel istismar suçları, terör suçları ile toplum sağlığını tehdit eden ve uyuşturucu ticareti suçları ve kasten öldürme suçları kapsam dışında bırakıldı.

Düzenlemede ayrıca Covid-19 salgını ile ilgili maddeler de yer aldı. 90 bin hükümlünün evde cezasını çekmesinin önü açılıyor. Peki düzenleme neleri getiriyor?

Denetimli serbestlik

Mevcut denetimli serbestlik uygulaması, toplumda cezasızlık algısına yol açmaktadır. Denetimli serbestlik kriterleri değiştirilerek, herkese maktu 1 yıl uygulamak yerine, ceza adaletini sağlamak amacıyla hükmolunan ceza ile orantılı bir uygulama yapılacaktır.

İyi hallilik

Hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesine ilişkin esaslar yeniden belirlenmektedir. Hükümlüler ceza infaz kurumlarında bulunduğu tüm aşamalarda, en geç 6 ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacaktır.

10 yıl üstü cezalara savcı zorunluluğu

10 yılın üzerinde olan cezalarla terör ve kasten öldürme gibi önemli suçlardan mahkum olanların tahliyesine Cumhuriyet savcısının başkanlık edeceği bir kurul karar verecektir. Ayrıca, bu kurula cezaevi izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı temsilcileri de katılacaktır.
Açık ceza infaz kurumuna ayrılma koşulları yeniden belirlenmekte ve önemli suçlar bakımından infaz hakiminin onayı getirilmektedir. Özel infaz usullerinin kapsamı genişletildi. Hapis cezalarının hafta sonu ve geceleyin veya konutta infazına ilişkin mevcut uygulamanın kapsamı genişletilmektedir. Kadınlar ve yaşlılar için öngörülen konutta infaz usulünün ceza sınırı artırılmaktadır. Çocuklar da bu usule dahil edilmektedir.

Konutta infaza yeni düzenleme

– Kadın, çocuk ve 65 yaşını bitirmiş erkekler için 1 yıl,

– 70 yaşını bitirmiş kişiler için 2 yıl,

– 75 yaşını bitirmiş kişiler için de 4 yıl, konutta infaz sınırı olarak belirlenmektedir.

Hamile kadınların cezası bir buçuk yıl ertelenebilecek

5 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hasta veya engelli hükümlüler, Adli Tıp Kurumu raporuna bağlı olarak cezalarını konutlarında infaz edebilecektir. Yeni doğum yapan ve toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan kadın hükümlüler de yine cezalarını konutunda infaz edebilecektir. Diğer yandan, hamile kadınların cezası bir buçuk yıl ertelenebilecektir.

1 yıllık denetimli serbestlik süresi artırılıyor

Geçici düzenleme uyarınca, özellikle terör suçları, uyuşturucu ticareti suçları, cinsel saldırı suçları, kasten öldürme suçları ve özel hayatın gizliliğine ilişkin suçlar hariç olmak üzere, belirli bir tarihten önce işlenen suçlarda, denetimli serbestlik süresi 3 yıl olarak uygulanacaktır.

65 yaş üstüne denetimli serbestlik

Belirli bir tarihten önce işlenen suçlar bakımından, terör suçları, cinsel saldırı suçları, kasten öldürme suçları ve özel hayatın gizliliğine ilişkin suçlar hariç olmak üzere;

– 0-6 yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile 70 yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında denetimli serbestlik süresi 4 yıl olarak uygulanacaktır.

– Yine maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını cezaevinde yalnız sürdüremeyen 65 yaşını bitirmiş hükümlülerin cezası denetimli serbestlik tedbiri altında infaz edilecektir. Salgın hastalık nedeniyle açık ceza evinden, konutta cezaya geçeceklerle beraber yaklaşık 90 bin evde cezasına çekebilecek.

Çocuk hükümlüler

Belirli bir tarihten önce suç işleyen çocuk hükümlülerin 15 yaşına kadar cezaevinde kaldığı 1 gün 3 gün; 18 yaşını dolduruncaya kadar kaldığı 1 gün ise 2 gün sayılacaktır.

COVID-19 tedbirleri

Covid-19 salgın hastalığının Ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılacaktır. Bu süre gerektiğinde uzatılabilecektir. İnfaz hizmetleri daha da iyileştirilmektedir.

Zorunlu ve çok ivedi durumlarda, Cumhuriyet başsavcılığının hapis cezasının infazına 6 ay ara verebilmeye ilişkin yetkisi, 1 yıla çıkarılmaktadır. Ayrıca, hükümlülerin eş veya çocuklarının sürekli hastalık veya malullükleri halinde infaza ara verilebilmesine imkan tanınmaktadır. Çocuk hükümlülere verilebilecek ödül imkanının kapsamı genişletilmektedir. Hükümlülerin hediye kabul etme hakkı genişletilmektedir.

Mazeret izni 7 güne çıkıyor

Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin 3 günlük mazeret izin hakkı 7 güne çıkarılmaktadır. Hükümlülere, hasta olan yakınlarını ziyaret edebilmesi amacıyla verilen mazeret izin hakkı, 1 defadan 2’ye çıkarılmaktadır.
İnfaz hakimliği kurumunun kapasitesi güçlendirilerek uzmanlaşmalarının sağlanması ve infaza ilişkin tüm kararların bu hakimlikler tarafından verilmesi amaçlanmaktadır.

Bazı suçlara da ceza artırımı

Yaralama suçunun canavarca his saiki ile (örneğin; kezzap atmak suretiyle) işlenmesi durumunda verilecek azami ceza 18 yıla çıkarılmaktadır.
Örgüt kuran ve yönetenlerin cezaları ile tefecilik yapanların cezaları artırılmaktadır. 

Cahit Özkan merak edilenleri cevaplamıştı

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, dün, Ceza İnfaz Yasası teklifine ilişkin merak edilenleri cevaplamıştı. 

Koronavirüsün küresel bir salgın olduğuna işaret eden Özkan, “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyon Başkanı bir açıklama yaptı. ‘Cezaevlerindeki kalabalığı azaltmak lazım’ dedi. Sağlık Bilim Kurulu’nun yapmış olduğu açıklamalar çerçevesinde cezaevlerini de Covid-19 bağlamında düzenlemek zorundaydık. Bunu da infaz düzenlemesi kapsamında gececi bir düzenleme olarak koyduk” dedi.

“Cezaevlerindeki yoğunluğu azaltıyoruz”

Özkan, şu anda kapalı cezaevinde yatmakta olup da, iyi hal sebebiyle açık cezaevine hak kazanmış hükümlülerin zaten sahip oldukları izin haklarını genişlettiklerini belirterek, “Açık cezaevinde yatan hükümlülerin izin hakları var. Diyoruz ki ‘Biz açık cezaevinde yatan hükümlülerin bu haklarını 2 aya çıkaralım. Salgın devam ederse sürelerini iki kez uzatma yetkisini Adalet Bakanlığı’na verelim’. Hem Dünya Sağlık Örgütü, hem Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyon Başkanının, hem de ülkemizde karar veren Bilim Kurulu’nun tavsiyelerine uygun yapılan düzenlemelerdir. Cezaevlerindeki yoğunluğu aşağıya çekiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Kesinlikle af değil”

Cahit Özkan, infaz paketi ile ilgili tüm kesimlerin hassasiyetlerini gözettiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Birinci kural kamu vicdanının huzur bulmasıdır. İki, özellikle hükümlülerin topluma kazandırılması, buna ‘ıslah müessesesi’ diyoruz. Üçüncüsü cezaevlerinin koşullarının iyileştirilmesi. Bunu hep birlikte değerlendiriyoruz. Bu sadece Covid-19 salgını vesilesi ile yapılmış bir paket değildir. Aynı zamanda; suç ve cezanın orantılılığı ilkesi. Bu ilkeyi de dikkate alarak bu düzenlemeyi yapıyoruz. Daha önce cezaların miktarını biraz artırmıştık. 82 milyonun vicdanında bir karşılık bulsun diye getiriyoruz. Bu bir af değil, kesinlikle değil. Çünkü şu anda yapmakta olduğumuz infaz düzenlemesi hem bugüne kadar işlenmiş hüküm, infaz aşamasına geçilmiş ve yargılama aşamasında bütün suçları kapsamaktadır.”

“Erken evlilik toplumsal yaramız”

İnfaz paketinin içinde yer almayan, ‘erken evlilik’ ile ilgili de değerlendirme yapan Özkan, erken evlilik meselesinin çok önemli olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Toplumsal yaramız. Hem genç kızlarımızın erken yaşta evlendirilmesi sosyolojik bir yara hem de yasak dönemde evlendikleri için, eşlerinin cezaevine girmesi ile karşı karşıya kaldıkları için, bir sorunla karşı karşıyayız. Ceza hukukuna ilişkin bu sorun sadece AK Parti’nin değil bütün partilerin omuzlarında. Muhalefet partileri de sık sık bu işin mağdurlarını alarak basın toplantısı düzenliyorlar. Milletimizin de bu dikkatinden kaçmıyor. İşte biz infaz düzenlemesini yaparken, nasıl MHP’nin gündeme getirdiği, AK Parti’nin de yakından takip ettiği bu çalışmayı tüm siyasi partilerin görüşlerine sunarak son şeklini verdiysek, bu erken evlilik sorununu da parlamentonun gündemine getirerek çözmek istiyoruz. Bu noktada eğer siyasi partiler bu sürece dahil olur, onlarla beraber ortak aklın gereği olarak, bu kararı verirsek her siyasi partinin kendi tabanı da yeniden böyle süreçlerle ülkeyi karşı karşıya bırakmamak için, kendi tabanlarına mesaj vermiş olurlar. Küçük yaşta evlenmeleri doğru bir şey değil, biz çalışmalarımıza başladık.