TUSAŞ

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

TUSAŞ

Milli Muharip Uçak’ta kritik gelişme! Resmen başlıyor

TUSAŞ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Temel Kotil, geçtiğimiz gün ODTÜBİRDER’in canlı yayınına konuk oldu. Canlı yayın esnasında Milli Muharip Uçak Projesi kapsamında Ön Tasarım Gözden Geçirme (Preliminary Design Review / PDR) faaliyetlerine Nisan 2021’de başlanılacağını belirten Kotil, Eylül 2021’de ise ilk MMU prototipi için sac kesiminin gerçekleştirileceğini açıkladı.

Milli Muharip Uçak’ta, bol miktarda titanyum parça kullanılacak. TUSAŞ, 5×7 metre ebatlarındaki bir titanyum parçayı ise üç boyutlu yazıcı ile vakum altında imal edecek.

Dört ayrı fazdan oluşan MMU Programı kapsamında, 2022 yılı içerisinde tamamlanması planlanan PDR faaliyetle birlikte ‘Faz-1 Aşama-1’ aşaması da sona erecek ve “Faz-1 Aşama-2” aşamasına geçilecek.

Projenin geldiği nokta hakkında da bilgi veren Kotil, 20 bin çekirdekli Türkiye’nin en gelişmiş 2 bilgisayarının bu projede kullanıldığını bildirdi. Kotil, “Biz PDR diyoruz, Premier Design Review (Ön Tasarım Gözden Geçirme), inşallah Milli Muharip’in Nisan’da geliyor. İlk partiyi kesmeye de Eylül gibi başlıyoruz” dedi.

Kotil, MMU’nun 18 Mart 2023’de motorunu çalıştırarak hangardan çıkmasının, 2029’da da hizmete girmesinin planlandığını bildirdi. Motorla ilgili bir soru üzerine de Kotil, motor üretmenin uçak üretmekten zor olduğunu belirtti, MMU’yu şimdilik F-16 motorları üzerinden geliştirecekleri bilgisini verdi.

Kotil, MMU’nun en gelişmiş yazılım ve cihazlar kullanılarak, PLM denilen Ürün, Yaşam, Üretim Döngüsü (Product Lifecycle Management PLM) temel alınarak üretileceğini kaydetti, bunu da şöyle açıkladı:

“PLM öncesinde bilgisayar destekli çözüm vardı. Kişiler gidiyorlar, bilgisayarlarının başında oturuyorlar ve tasarım yapıyorlar. Biri kanadını, diğeri penceresini tasarlıyor vs. Bu eski adet. PLM’de ise bütün veri tek bir veri tabanı üzerinde. Dijital ikiz yapıyoruz. Herkes ağ üzerinden sisteme bağlanıyor. Yaptıkları, o network üzerinde çalışanlar tarafından görülüyor.”

Temel Kotil duyurdu: Yerli Gökbey helikopterinin teslim tarihi belli oldu

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, 2023 yılında Jandarma Genel Komutanlığı’na 3 adet yerli ve milli GÖKBEY helikopterinin teslim edileceğini duyurdu.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), 2023 yılında Jandarma Genel Komutanlığı’na 3 adet yerli ve milli GÖKBEY genel maksat helikopteri teslim edecek.

TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, TUSAŞ tarafından yürütülen programlarda gelinen son duruma ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Temel Kotil, GÖKBEY projesi kapsamındaki TUSAŞ çalışmalarına ilişkin yaptığı açıklamalarında yeni alınan bir kararla 2021 yılı itibariyle Jandarma Genel Komutanlığı için 3 adet GÖKBEY genel maksat helikopterinin üretimine başlayacaklarını ifade etti.

2020 yılında seri üretimine başlanan GÖKBEY helikopterlerinin de 2022 yılında teslim edileceğini aktaran Temel Kotil, 2023’ten itibaren ayda iki adet yılda ise 24 adet GÖKBEY üretecek kapasiteye ulaşacaklarını aktardı.

Gökbey sertifikasyon uçuşlarında

Aralık 2020’de, 12 kişilik kapasiteye sahip olacak uçağın askeri lojistik ve ambulans helikopteri olarak kullanılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Temel Kotil, Gökbey’in kendi sınıfında birinci olacağını vurgulamıştı.

Kotil, Aralık 2020 itibariyle Gökbey’in sertifikasyon uçuşları icra ettiğini bildirmişti. Söz konusu uçuşlarda tüm şartların denendiğini aktaran Kotil, bu sürecin uzun sürdüğünü ve gerektiği takdirde sürecin 2 yıl daha uzayabileceğini ifade etmişti. Kotil, Gökbey genel maksat helikopterinin, ayda 2 adet olmak üzere, yılda 24 adet üretilmesinin planlandığını aktarmıştı.

TS1400 TUSAŞ’a teslim edildi

“İlk Millî Helikopter Motoru TEI-TS1400’ün Teslimi ve Tasarım Merkezi Açılış Töreni” kapsamında TS1400’ün ilk prototipi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ)’ne teslim edildi.

Törende konuşma yapmış olan TEI Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Faruk AKŞİT, Turboşaft Motor Geliştirme Projesi (TMGP) kapsamında emeği geçen tüm TEI çalışanlarına teşekkür etmişti.

Akşit konuşmasında proje süresince karşılaşılan tüm zorluklara rağmen motorun başarıyla geliştirildiğini ve böylece motorun ilk prototipinin de TUSAŞ’a teslim edildiğini dile getirmişti. Millî motor TS1400 prototipinin TUSAŞ’a teslim töreni öncesinde ise TS1400 çekirdek motoru Cumhurbaşkanı Erdoğan ve davetlilerin huzurunda başarıyla tekrar test edildi idi.

TEI tarafından yürütülen Turboşaft Motor Geliştirme Projesi (TMGP) kapsamında geliştirilerek yerli GÖKBEY genel maksat helikopteri ve T129 ATAK taarruz helikopterlerine güç vermesi planlanan TS1400 geliştirme motorunun ilk çalıştırılması Ekim 2020’de gerçekleştirilmişti.

Üretilecek ilk GÖKBEY genel maksat helikopterine motoru yetiştirmek için de TEI çalışmalarına devam ediyor. Akşit, muadillerine göre çok daha güçlü bir motor geliştirdiklerini açıklamış ve TS1400 motorunun, GÖKBEY’in testlerinde kullanılan ve mevcutta T129 ATAK taarruz helikopterlerimize güç veren motordan (LHTEC-CTS800-400A, 2 adet 1014 kW) 100-150 beygir kadar fazla güç ürettiğini söylemişti.

Temel Kotil’den Milli Muharip Uçak açıklaması

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, “Milli Muharip Uçak’ın fiziksel olarak yapılacağı, bir araya getirileceği yer ve mühendislerin çalıştığı ortam tümüyle dünyadan izole durumda” diye konuştu.

Türk savunma sanayisinin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri, bilgi güvenliği konusunda uyarıda bulundu ve bu alanın savunma sanayisi kadar önemli olduğunu bildirdi.

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi tarafından düzenlenen Milli Siber Güvenlik Zirvesi’nde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi moderatörlüğünde “Savunma Sanayiinde Yerli Siber Güvenlik Paneli” yapıldı.

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, buradaki konuşmasında, 2023’te hangardan motor çalıştırıp çıkacak, 2025’te ilk uçuşunu yapacak, 2029’da teslim edilecek Milli Muharip Uçak için oluşturulacak bilginin ülkenin bekası için çok önemli olduğunu söyledi.

“Milli Muharip Uçağın nasıl bir uçak olacağı bir tarafa, bilgi güvenliğinde en iyi olmak zorundayız.” diyen Kotil, burada kullanılacak ürünlerin yerli ve milli olması gerektiğini vurguladı.

Kotil, yurt dışından getirilen koruma tedbirlerinde bir “arka kapı” bulunacağını, bunun da “anahtarı vermek” anlamına geleceğini belirterek, “İş Milli Muharip Uçak gibi çok stratejik bir yere gelince tümüyle kapatıyoruz. Mühendislerin çalıştığı yeni bir bina var. Uçağın yapılacağı yeni hangarı da yakında yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla uçağın fiziksel olarak yapılacağı, bir araya getirileceği yer ve mühendislerin çalıştığı ortam tümüyle dünyadan izole durumda.” diye konuştu.

“Sonradan önlem almak çok zor”

HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, sistemlerin tümden durmasına, zafiyete uğramasına neden olabilecek çok entegre yeni teknolojilerle karşı karşıya bulunulduğunu bildirdi.

Tehditlerin projeler başlamadan öngörülerek önlem alınması gerektiğine işaret eden Nacar, siber güvenlik tasarlanmadan yapılan bir sisteme sonradan bunu entegre etmenin çok zor olduğunu dile getirdi.

Nacar, sistemlerin tehditler karşısındaki dayanıklılığının da çok kritik önem taşıdığını, ayrıca alınan tedbirlerin bağımsız bir göz tarafından kontrol edilmesi gerektiğini anlattı. Şirketin siber güvenlik alanındaki ürünleri ve hizmetlerine ilişkin bilgi veren Nacar, siber güvenlik tatbikatları üzerinde de çalıştıklarını bildirdi.

Nacar, “Bu alanda birbirine yakın çalışan birçok firma bulunuyor. Birbirimize destek olarak, el ele yapacağımız çalışmalarla ülkemizdeki siber güvenlik alanını dolduracağız. Bu alanda herhangi bir güvenlik zafiyeti oluşturmamamız, milli teknolojilere ağırlık vermemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Siber vatan”

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de siber güvenlik ve siber vatan kavramlarının önemini vurgulayarak, “Kendi verisine, bu veriyi işleme kabiliyetine sahip olamayan ülkeler geçmişte olduğu gibi bu kabiliyete sahip ülkelerin doğal pazarı haline gelecek.” değerlendirmesinde bulundu.

İkinci, bu alandaki kabiliyetlerin ve ihtiyaç duyulan insan kaynağının artırılması gerektiğini söyledi.

“Siber vatan” alanındaki yatırımların ve katma değerli ürünlerin çoğalacağına inandığını dile getiren İkinci, şunları kaydetti:

“Yaptığımız ürünlerin üzerinde çalışan sistem ve sensörlerin siber güvenliğinin sağlanması, iletişim mekanizmalarındaki algoritmaların milli ve yerli üretilmesi son derece ciddi önem arz ediyor. Siz ne kadar kabiliyetli sistemler yaparsanız yapın, iletişim mekanizmaları, algoritmaları milli olarak geliştirilmediği durumda karşı tedbirler alınması mümkün hale gelir. Bu verilerin güvenliğini sağlayamazsak, sistemler istediğimiz doğrultuda çalışmaktan ziyade, manipüle etme kabiliyetine sahip taraflara çıkar sağlar.”

Savunma ve karşı saldırı için iş birliği

STM Genel Müdür Yardımcısı Bülent Soydal, Türk savunma ve sivil siber güvenlik sanayisinin, Türkiye’nin korunmasına yönelik “kalkan yapısını” oluştururken ciddi bir iş birliği yapması ve yerlileştirmeyi mümkün olan her yerde en üst düzeye çıkarması gerektiğini söyledi. Soydal, karşı saldırı durumunda da bu yapının kurulmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Bayram Gençcan da şirketin kurulduğundan beri Türk Silahlı Kuvvetlerinin kritik sistemlerindeki bütün kriptolu haberleşme ihtiyaçlarını karşıladığını bildirdi.

Yıllardır kazandıkları tecrübeleri paydaşlarıyla paylaştıklarını belirten Gençcan, şunları kaydetti:

“Çoğunluk hissesine sahip olduğumuz Ulak şirketi ile 4,5G, 5G, gelecekte 6G’ye yönelik çok yoğun çalışmalar içindeyiz. Siber güvenlik çözümlerimizin hem yerli-milli hem de güvenilir olması gerektiğinden yola çıkarak, bütün regülasyonlarımızı bu temellere oturtuyoruz. Artık ufak bir tehdidin bile sonuçlarını öngöremeyeceğimiz boyutlarda olabileceğini düşünüyoruz. Kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin yanına bir de uzay ve siber kuvvetleri katarak alanımızı genişletiyoruz.”