TUSAŞ

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

TUSAŞ

Aksungur İHA ilk saha görevine başladı

TUSAŞ tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Aksungur SİHA, Ankara TUSAŞ tesislerinden Adana Şakirpaşa Havaalanı’na uçarak ilk saha görevine başladı. Öte yandan TUSAŞ İHA Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Yıldız, yıl sonuna kadar 6 adet Aksungur İHA üretileceğini açıkladı.

Türkiye’nin ürettiği yerli ve milli İHA ve SİHA’lar dünyayı kendine hayran bırakıyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen AKSUNGUR İHA, Ankara TUSAŞ tesislerinden Adana Şakirpaşa Havaalanı’na uçarak ilk saha görevine başladı.

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan TUSAŞ İHA Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Yıldız şu ifadeleri kullandı:

17 ay içerisinde talimatı yerine getirdik

“Biz Aksungur’u ANKA’nın mirası üzerine inşa ettik. Bizden ANKA’nın daha büyüğünü ve çift motorlusunu yapmamız istendi. Biz de 17 ay içerisinde bu talimatı yerine getirdik. Bu projede kullandığımız yer sistemlerinde aynı algoritmaları kullanıyoruz. Uçağın arkada bölümünde olan motorunu kanat altına aldık. Motorlar beraber iniş takımlarını da kanat altına taşıdık.

Kanat açıklığı 17 metreden 24 metreye çıktı. 750 kilograma kadar taşıma gücüne çıkardık. 10 saatlik bir uçuş eğitimi ile ANKA’yı kullanan pilotlarımız Aksungur’u uçurabiliyor.

Yıl sonuna kadar 6 adet Aksungur üretilecek

Yıl sonuna kadar 6 tane Aksungur’u üretmiş olacağız, 4 tanesini TSK’ya teslim etmeyi planlıyoruz. Şu anda testler devam ediyor. Önümüzdeki yıl da 8 tane üretim yapmayı programımıza aldık.

Orman Genel Müdürülüğüne yangın ihbar hizmeti veriyoruz. Adana’da bulunuyoruz ve gayet iyi gidiyoruz. Uçağımız sahada başarılı görevler icra ediyor.

Uçağın üzerindeki baz istasyonu entegrasyonu devam ediyor. Acil durumlarda sahada ekipler haberleşmeyi bu kanaldan sağlayabilecek. Mühimmat konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Kanatlı gümü kiti, lazer güdüm kiti var çalışmalar sürüyor ve atışlarda tam isabet sağladık.

1-2 ay içerisinde gerçekleştirilecek

Atış menzilini 45 km çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun da 1-2 ay içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.h

Tasarımı ve yazılımı yerli ve milli bizim tarafımızdan yapılıyor. Yurt dışına olan bir bağımlılık söz konusu değil. Pasif ve akustik dinleme yapan ekipmanları uçağımıza kazandıracağız. Bu da Deniz Kuvvetleri için ciddi bir destek olacak.”

“Bu durum Yunanistan’ı endişelendirmeli”

Azerbaycan’dan Libya’ya, yaşanan birçok çatışmanın kaderini değiştirerek büyük başarı kazanan Türk SİHA’ları dünya basınının gündeminde olmaya devam ediyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından üretilen ve geçtiğimiz gün test atışları sırasında 30 kilometreden hedefi vuran Aksungur SİHA Yunan medyasında geniş yer buldu. Skai TV muhabiri Manolis Kostidis, Aksungur SİHA’nın özelliklerini canlı yayında anlattı.

Aksungur SİHA’nın insansız aracın ANKA İHA modelinin gelişmiş versiyonu olduğunu kaydeden Manolis Kostidis, “Aksungur modeli uçak, ikmal veya herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan tam 40 saat uçabiliyor. 750 kilo faydalı yük, lazer güdümlü füzeler ve bombalar taşıyor ve tabii ki gözetleme kabiliyetine sahip. Bu durum Yunanistan’ı endişelendirmeli. Ayrıca mühendislerin dediklerini dikkate almalıyız. Türkler bununla çok ciddi tasarruf edecekler” dedi.

“Türkiye’nin silahları kafamızı karıştırıyor”

Kostidis’in açıklamaları stüdyoda bir an sessizliğe neden oldu. Sunucu, muhabir Manolis’e “Biliyor musunuz, Türkiye’nin silahları artık kafamızı karıştırıyor. Çünkü her ay yeni bir silah üretileceklerini açıklıyorlar. Onları daha dikkatlice izlemeliyiz” ifadesine yer verdi.

30 kilometreden hedefi vurmuştu

Aksungur Silahlı İnsansız Hava Aracı, geçtiğimiz gün önemli bir atış testi gerçekleştirdi. Aksungur SİHA, ilk kez attığı 340 kilogram ağırlığındaki mühimmatla 30 kilometre menzildeki hedefi başarıyla vurdu. Test atışının görüntülerini, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Twitter hesabından “Biz yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz” mesajıyla paylaşmıştı.

Aksungur Ankara’dan 340 kg ağırlığındaki KGK-SİHA-82 ile havalandı. Uydudan kontrol ile Sinop açıklarına giden Aksungur, 20 bin feet irtifada 30 kilometre menzilden hedefi başarı ile vurmuştu.

TUSAŞ geliştirdi! Tatbikata damga vurdu

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından özgün olarak geliştirilen Yüksek Hızlı Hedef Uçak Sistemi Şimşek, Mavi Vatan tatbikatında hedef uçak olarak görevlerine devam etti.

Doğu Akdeniz ve Kuzey Ege’de gemiye konuşlanarak tüm operasyonun gemide kurulan sistemlerle yürütüldüğü tatbikatta Şimşek toplam 8 sorti uçuş gerçekleştirdi. Şimşek, gemilerin hava savunma ve yakın hava savunma atışlarının gerçeğe yakın tehdit ortamında etkinlikle yapılmasına önemli katkı sağlamış oldu.

Hava aracı fırlatma aralığını 6-8 dakikalar mertebesine indirerek tatbikatın eğitim ve atış periyodunun etkinlikle kullanımına katkıda bulunan Şimşek Yüksek Hızlı Hedef Uçak Sistemi, gelecekteki hedef uçak ihtiyaçlarını da karşılamak üzere gelişen ve değişen kullanıcı ihtiyaçlarına kısa sürede cevap verebilecek şekilde geliştirilmeye devam ediyor.

Yerde veya deniz sathında bulunan hedeflere saldıran muharip uçakların ve füzelerin uçuş karakteristiklerine yakın özelliklere sahip hale gelen Şimşek, taşıdığı farklı faydalı yük konfigürasyonlarıyla ve 50-20,000 feet irtifa aralığında, değişik hızlarda uçuş yapabilmesine müsaade eden geniş uçuş zarfıyla, çok farklı uçak ve güdümlü füzeye benzeyerek uçuş yapabiliyor. Bu özellikleriyle yerdeki sistemlere karşı etkin bir hava tehdit benzetimi sağlıyor.


Hava savunma birlik ve sistemlerinin eğitim ve test ihtiyaçlarını karşılamak üzere TUSAŞ’ın öz kaynaklarıyla ARGE projesi olarak başlattığı Şimşek Yüksek Hızlı Hedef Uçak Sistemi, silahlı kuvvetlere hizmet sunmaya devam ediyor.

Temel Kotil duyurdu! Motorlu Hürjet sahneye çıkıyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Temel Kotil, “Hürjet Jet Tekamül Uçağı”nın bu yıl içerisinde gövdesine motoru takılmış halde görüleceğini belirtti.

Hürjet Programı kapsamında EUROJET EJ200 Turbofan Motoru, gündemden düşmüştü. Bu gelişme ışığında Hürjet’te, General Electric üretimi F404 Turbofan Motoru kullanılacak.

Hürjet Uçağı’nın, 2021 yılı içerisinde CDR denilen Kritik Dizayn İncelemesi’nin yapılması planlanıyor. 2021 yılında ise ilk prototipi; Statik Rüzgâr Tüneli testleri, Hava Alığı Rüzgar Tüneli testi gibi bir dizi zorlu test bekliyor.

Uçağın ilk prototipinin 2022 yılının Aralık ayında uçması, ikinci prototipinin de 2023 Ocak-Şubat aylarında uçuş yapması bekleniliyor. İlk uçağın Türk Hava Kuvvetlerine teslimatının ise 2025 yılının başında yapılması planlanıyor.

Şu ana kadar ise – 1/10 ölçekli model üzerinden – Statik Rüzgar Tüneli, Hava Alığı Rüzgar Tüneli, Düşük Hız Rüzgar Tüneli, Uçuş Kontrol Kanunları, Uçuş Simülasyon Modeli Geliştirme, 270 Derece Simülatör, İlk Yük Döngüsü ve İlk Yapısal Analiz Döngüsü faaliyetleri başarıyla gerçekleştirildi.

TUSAŞ; Jet Tekamül, Akrotim (Türk Yıldızları), Harbe Hazırlığa Geçiş ve Hafif Taarruz olmak üzere dört farklı HÜRJET konfigürasyonu geliştirecek. Programın doğuşunda da ana etken olan Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın Jet Tekamül Uçağı ihtiyacı sebebiyle çalışmalar, bu konfigürasyon odaklı bir şekilde ilerliyor.

Milli Muharip Uçak’ta kritik gelişme! Resmen başlıyor

TUSAŞ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Temel Kotil, geçtiğimiz gün ODTÜBİRDER’in canlı yayınına konuk oldu. Canlı yayın esnasında Milli Muharip Uçak Projesi kapsamında Ön Tasarım Gözden Geçirme (Preliminary Design Review / PDR) faaliyetlerine Nisan 2021’de başlanılacağını belirten Kotil, Eylül 2021’de ise ilk MMU prototipi için sac kesiminin gerçekleştirileceğini açıkladı.

Milli Muharip Uçak’ta, bol miktarda titanyum parça kullanılacak. TUSAŞ, 5×7 metre ebatlarındaki bir titanyum parçayı ise üç boyutlu yazıcı ile vakum altında imal edecek.

Dört ayrı fazdan oluşan MMU Programı kapsamında, 2022 yılı içerisinde tamamlanması planlanan PDR faaliyetle birlikte ‘Faz-1 Aşama-1’ aşaması da sona erecek ve “Faz-1 Aşama-2” aşamasına geçilecek.

Projenin geldiği nokta hakkında da bilgi veren Kotil, 20 bin çekirdekli Türkiye’nin en gelişmiş 2 bilgisayarının bu projede kullanıldığını bildirdi. Kotil, “Biz PDR diyoruz, Premier Design Review (Ön Tasarım Gözden Geçirme), inşallah Milli Muharip’in Nisan’da geliyor. İlk partiyi kesmeye de Eylül gibi başlıyoruz” dedi.

Kotil, MMU’nun 18 Mart 2023’de motorunu çalıştırarak hangardan çıkmasının, 2029’da da hizmete girmesinin planlandığını bildirdi. Motorla ilgili bir soru üzerine de Kotil, motor üretmenin uçak üretmekten zor olduğunu belirtti, MMU’yu şimdilik F-16 motorları üzerinden geliştirecekleri bilgisini verdi.

Kotil, MMU’nun en gelişmiş yazılım ve cihazlar kullanılarak, PLM denilen Ürün, Yaşam, Üretim Döngüsü (Product Lifecycle Management PLM) temel alınarak üretileceğini kaydetti, bunu da şöyle açıkladı:

“PLM öncesinde bilgisayar destekli çözüm vardı. Kişiler gidiyorlar, bilgisayarlarının başında oturuyorlar ve tasarım yapıyorlar. Biri kanadını, diğeri penceresini tasarlıyor vs. Bu eski adet. PLM’de ise bütün veri tek bir veri tabanı üzerinde. Dijital ikiz yapıyoruz. Herkes ağ üzerinden sisteme bağlanıyor. Yaptıkları, o network üzerinde çalışanlar tarafından görülüyor.”

Temel Kotil duyurdu: Yerli Gökbey helikopterinin teslim tarihi belli oldu

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, 2023 yılında Jandarma Genel Komutanlığı’na 3 adet yerli ve milli GÖKBEY helikopterinin teslim edileceğini duyurdu.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), 2023 yılında Jandarma Genel Komutanlığı’na 3 adet yerli ve milli GÖKBEY genel maksat helikopteri teslim edecek.

TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, TUSAŞ tarafından yürütülen programlarda gelinen son duruma ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Temel Kotil, GÖKBEY projesi kapsamındaki TUSAŞ çalışmalarına ilişkin yaptığı açıklamalarında yeni alınan bir kararla 2021 yılı itibariyle Jandarma Genel Komutanlığı için 3 adet GÖKBEY genel maksat helikopterinin üretimine başlayacaklarını ifade etti.

2020 yılında seri üretimine başlanan GÖKBEY helikopterlerinin de 2022 yılında teslim edileceğini aktaran Temel Kotil, 2023’ten itibaren ayda iki adet yılda ise 24 adet GÖKBEY üretecek kapasiteye ulaşacaklarını aktardı.

Gökbey sertifikasyon uçuşlarında

Aralık 2020’de, 12 kişilik kapasiteye sahip olacak uçağın askeri lojistik ve ambulans helikopteri olarak kullanılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Temel Kotil, Gökbey’in kendi sınıfında birinci olacağını vurgulamıştı.

Kotil, Aralık 2020 itibariyle Gökbey’in sertifikasyon uçuşları icra ettiğini bildirmişti. Söz konusu uçuşlarda tüm şartların denendiğini aktaran Kotil, bu sürecin uzun sürdüğünü ve gerektiği takdirde sürecin 2 yıl daha uzayabileceğini ifade etmişti. Kotil, Gökbey genel maksat helikopterinin, ayda 2 adet olmak üzere, yılda 24 adet üretilmesinin planlandığını aktarmıştı.

TS1400 TUSAŞ’a teslim edildi

“İlk Millî Helikopter Motoru TEI-TS1400’ün Teslimi ve Tasarım Merkezi Açılış Töreni” kapsamında TS1400’ün ilk prototipi Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ)’ne teslim edildi.

Törende konuşma yapmış olan TEI Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Faruk AKŞİT, Turboşaft Motor Geliştirme Projesi (TMGP) kapsamında emeği geçen tüm TEI çalışanlarına teşekkür etmişti.

Akşit konuşmasında proje süresince karşılaşılan tüm zorluklara rağmen motorun başarıyla geliştirildiğini ve böylece motorun ilk prototipinin de TUSAŞ’a teslim edildiğini dile getirmişti. Millî motor TS1400 prototipinin TUSAŞ’a teslim töreni öncesinde ise TS1400 çekirdek motoru Cumhurbaşkanı Erdoğan ve davetlilerin huzurunda başarıyla tekrar test edildi idi.

TEI tarafından yürütülen Turboşaft Motor Geliştirme Projesi (TMGP) kapsamında geliştirilerek yerli GÖKBEY genel maksat helikopteri ve T129 ATAK taarruz helikopterlerine güç vermesi planlanan TS1400 geliştirme motorunun ilk çalıştırılması Ekim 2020’de gerçekleştirilmişti.

Üretilecek ilk GÖKBEY genel maksat helikopterine motoru yetiştirmek için de TEI çalışmalarına devam ediyor. Akşit, muadillerine göre çok daha güçlü bir motor geliştirdiklerini açıklamış ve TS1400 motorunun, GÖKBEY’in testlerinde kullanılan ve mevcutta T129 ATAK taarruz helikopterlerimize güç veren motordan (LHTEC-CTS800-400A, 2 adet 1014 kW) 100-150 beygir kadar fazla güç ürettiğini söylemişti.

Temel Kotil’den Milli Muharip Uçak açıklaması

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, “Milli Muharip Uçak’ın fiziksel olarak yapılacağı, bir araya getirileceği yer ve mühendislerin çalıştığı ortam tümüyle dünyadan izole durumda” diye konuştu.

Türk savunma sanayisinin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri, bilgi güvenliği konusunda uyarıda bulundu ve bu alanın savunma sanayisi kadar önemli olduğunu bildirdi.

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi tarafından düzenlenen Milli Siber Güvenlik Zirvesi’nde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi moderatörlüğünde “Savunma Sanayiinde Yerli Siber Güvenlik Paneli” yapıldı.

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, buradaki konuşmasında, 2023’te hangardan motor çalıştırıp çıkacak, 2025’te ilk uçuşunu yapacak, 2029’da teslim edilecek Milli Muharip Uçak için oluşturulacak bilginin ülkenin bekası için çok önemli olduğunu söyledi.

“Milli Muharip Uçağın nasıl bir uçak olacağı bir tarafa, bilgi güvenliğinde en iyi olmak zorundayız.” diyen Kotil, burada kullanılacak ürünlerin yerli ve milli olması gerektiğini vurguladı.

Kotil, yurt dışından getirilen koruma tedbirlerinde bir “arka kapı” bulunacağını, bunun da “anahtarı vermek” anlamına geleceğini belirterek, “İş Milli Muharip Uçak gibi çok stratejik bir yere gelince tümüyle kapatıyoruz. Mühendislerin çalıştığı yeni bir bina var. Uçağın yapılacağı yeni hangarı da yakında yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla uçağın fiziksel olarak yapılacağı, bir araya getirileceği yer ve mühendislerin çalıştığı ortam tümüyle dünyadan izole durumda.” diye konuştu.

“Sonradan önlem almak çok zor”

HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, sistemlerin tümden durmasına, zafiyete uğramasına neden olabilecek çok entegre yeni teknolojilerle karşı karşıya bulunulduğunu bildirdi.

Tehditlerin projeler başlamadan öngörülerek önlem alınması gerektiğine işaret eden Nacar, siber güvenlik tasarlanmadan yapılan bir sisteme sonradan bunu entegre etmenin çok zor olduğunu dile getirdi.

Nacar, sistemlerin tehditler karşısındaki dayanıklılığının da çok kritik önem taşıdığını, ayrıca alınan tedbirlerin bağımsız bir göz tarafından kontrol edilmesi gerektiğini anlattı. Şirketin siber güvenlik alanındaki ürünleri ve hizmetlerine ilişkin bilgi veren Nacar, siber güvenlik tatbikatları üzerinde de çalıştıklarını bildirdi.

Nacar, “Bu alanda birbirine yakın çalışan birçok firma bulunuyor. Birbirimize destek olarak, el ele yapacağımız çalışmalarla ülkemizdeki siber güvenlik alanını dolduracağız. Bu alanda herhangi bir güvenlik zafiyeti oluşturmamamız, milli teknolojilere ağırlık vermemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Siber vatan”

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de siber güvenlik ve siber vatan kavramlarının önemini vurgulayarak, “Kendi verisine, bu veriyi işleme kabiliyetine sahip olamayan ülkeler geçmişte olduğu gibi bu kabiliyete sahip ülkelerin doğal pazarı haline gelecek.” değerlendirmesinde bulundu.

İkinci, bu alandaki kabiliyetlerin ve ihtiyaç duyulan insan kaynağının artırılması gerektiğini söyledi.

“Siber vatan” alanındaki yatırımların ve katma değerli ürünlerin çoğalacağına inandığını dile getiren İkinci, şunları kaydetti:

“Yaptığımız ürünlerin üzerinde çalışan sistem ve sensörlerin siber güvenliğinin sağlanması, iletişim mekanizmalarındaki algoritmaların milli ve yerli üretilmesi son derece ciddi önem arz ediyor. Siz ne kadar kabiliyetli sistemler yaparsanız yapın, iletişim mekanizmaları, algoritmaları milli olarak geliştirilmediği durumda karşı tedbirler alınması mümkün hale gelir. Bu verilerin güvenliğini sağlayamazsak, sistemler istediğimiz doğrultuda çalışmaktan ziyade, manipüle etme kabiliyetine sahip taraflara çıkar sağlar.”

Savunma ve karşı saldırı için iş birliği

STM Genel Müdür Yardımcısı Bülent Soydal, Türk savunma ve sivil siber güvenlik sanayisinin, Türkiye’nin korunmasına yönelik “kalkan yapısını” oluştururken ciddi bir iş birliği yapması ve yerlileştirmeyi mümkün olan her yerde en üst düzeye çıkarması gerektiğini söyledi. Soydal, karşı saldırı durumunda da bu yapının kurulmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Bayram Gençcan da şirketin kurulduğundan beri Türk Silahlı Kuvvetlerinin kritik sistemlerindeki bütün kriptolu haberleşme ihtiyaçlarını karşıladığını bildirdi.

Yıllardır kazandıkları tecrübeleri paydaşlarıyla paylaştıklarını belirten Gençcan, şunları kaydetti:

“Çoğunluk hissesine sahip olduğumuz Ulak şirketi ile 4,5G, 5G, gelecekte 6G’ye yönelik çok yoğun çalışmalar içindeyiz. Siber güvenlik çözümlerimizin hem yerli-milli hem de güvenilir olması gerektiğinden yola çıkarak, bütün regülasyonlarımızı bu temellere oturtuyoruz. Artık ufak bir tehdidin bile sonuçlarını öngöremeyeceğimiz boyutlarda olabileceğini düşünüyoruz. Kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin yanına bir de uzay ve siber kuvvetleri katarak alanımızı genişletiyoruz.”