Turizim

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Turizim

Türkiye’ye gelen Ruslar şaşkına döndü

Rus heyeti, kendilerine Türkiye tarafından verilen seyahat programının dışına çıkarak gelişigüzel hareket etti. Denetimlerini rastgele gittiği otellerde gerçekleştiren Ruslar, Türkiye’nin aldığı üst düzey tedbirler ile şaşkına uğradı.

Türkiye’ye en fazla turist gönderen ülke olan Rusya, seyahat kısıtlamasını geçtiğimiz günlerde kaldırmıştı. Rus turist akını yarın başlıyor. Turizm sektöründe büyük sevinçle karşılanan karar öncesi enteresan gelişmeler yaşandı. Rusya’nın, Türkiye’deki sağlık şartlarını incelemek üzere gönderdiği ve 5 profesör ile 4 devlet görevlisinden oluşan ekip, geldikten sonra kendilerine verilen seyahat programına uymayarak spontane hareket etti. Âdeta ‘Rus ruleti’ oynayan heyet, daha önceden belirlenmiş olan otel programını değiştirdi ve kendi belirledikleri tesislere gideceklerini belirtti. Rus heyetin program dışına çıkmak istemesi, Türk yetkililer tarafından memnuniyetle karşılandı. Yetkililer, heyetin amacının “program dışındaki otellerde de güvenlik tedbirlerinin alınıp alınmadığını öğrenmek” olduğunu ifade etti.

Rusya’ya dönmeden kararlarını verdiler

Sektör yetkilileri “Bunu İspanya veya İtalya’ya yapamazsınız. Belli kurallar dâhilinde hareket etmeniz gerekecektir. Ancak biz ülkemize güveniyoruz. İstedikleri oteli ve destinasyonu gezebilirler ve öyle de oldu. Biz bu tedbirleri Rusya için almadık, 1,5 yıldır çalışıyoruz. Ülkemizin her noktası sağlıklı ve güveniyoruz” diye açıklama yaptı. Rus heyet de kendi belirledikleri otellerde denetimleri yaptıktan sonra, mevcut programa devam ederek, tüm temaslarını tamamladı. Yalnızca sağlık tedbirlerini değil, kullanılan dezenfektanların içeriğinden maske markalarının üretim yerlerine kadar birçok konuyu detaylı incelediler. Heyet, Türkiye’deki tedbirlerden memnun kalınca, Rusya’ya dönmeden onay kararını verdi.

Kremlin’e tepki

Türkiye’ye uçuş yasağının kaldırılması Rusya’da sevinçle karşılanırken, sosyal medyada bazı tepkilere de sebep oldu. Rus halkı, hükûmeti, geç aldığı kararla ilgili eleştirirken; Türkiye açılmayacak diye farklı ülkelerden tatil aldıklarını ve bu tatil programlarının iptali için kolaylık sağlaması gerektiğini savundu. Yapılan paylaşımlarda “Karadeniz kıyılarına tur satın aldık. Hem de fahiş fiyatla. Şimdi ne onu iade etme şansımız var ne de Türkiye’ye gitme… Bu kadar talihsizlik olmaz” denildi. Bazı yorumlarda ise “Karadeniz kıyılarında fiyatlar Türkiye’nin iki katını bulmuştu. Son yaşanan yağmurlarla her yeri su bastı ve insanların tatili zehir oldu” ifadeleri yer aldı.

Rusya’nın büyük acentelerinden Level Travel; yasağın kaldırılması ile Türkiye’ye ilginin yedi kat arttığını açıkladı. Çağrı merkezi telefonları kilitlendi. Türkiye’ye bir haftalık, iki kişilik tur için en düşük fiyat 27 bin rubleden (yaklaşık 3.250 TL) başlıyor. Bu fiyata uçak, üç yıldızlı otelde kahvaltılı konaklama, transfer ve sağlık sigortası dâhil… Bu paket 4 yıldızlı bir otelde 33 bin ruble (yaklaşık 3.965 TL), 5 yıldızlı her şey dahil otelde 42 bin rubleden (yaklaşık 5.050 TL) başlıyor.

Alman akını olacak

Alman turizm devi TUI, yaz rezervasyonlarının haftalık bazda 2019’un aynı dönemini aştığını belirtti. En çok tercih edilen destinasyonların Türkiye, İspanya ve Yunanistan olduğunu kaydeden TUI Başkanı Marek Andryszak “Tam kapasiteye ulaştık. Tüketici iyimserliği artıyor” ifadelerini kullandı. Almanya’nın ardından Fransa da Türkiye’yi kırmızı listeden çıkardığı açıklamıştı. Bu pozitif gelişmelerle birlikte 30 milyon yabancı turist hedefine ulaşılacağı belirtiliyor.

Türkiye’de konaklama sektörü 2021’in 4 aylık döneminde 1,1 milyar TL bütçeli 57 otel yatırımı için teşvik aldı. Bunlardan 37 adedi yeni otel olacak. 20 tesis de yenileme yapacak. Öte yandan Accor Grubu Bodrum’da 35 milyon dolar yatırım yapacağını, 2023’e kadar Türkiye’de 15 otel açılacağı açıkladı. Antalya Göynük’te inşa edilen NG Phaselis Bay Otel için de 1,5 milyar TL yatırım yapıldı. Kilit Grup da 21’inci otelini 1 milyar TL’lik yatırımla Antalya’ya açacak.

Kaynak: Türkiye Gazetesi

Rezervasyon patlaması yaşanıyor: Akın akın Türkiye’ye geliyorlar!

SunExpress Üst Yöneticisi Max Kownatzki, Almanya’nın Türkiye’yi “çok yüksek riskli” ülke statüsünden çıkarıp “riskli ülkeler” listesine dahil etmesinin rezervasyonlara olumlu yansıdığını söyledi.

Almanya’dan Türkiye’ye uçak bileti rezervasyonlarında patlama yaşanıyor. Almanya’nın Türkiye’yi “çok yüksek riskli” ülke statüsünden çıkarıp “riskli ülkeler” listesine dahil etmesi sonrası onbinlerce Türkiye kökenli seyahat ajendalarına hücum etti. Yaz tatili için uçak bileti rezervasyonları tavan yaptı.

“Karar, özgürce seyahatin önünü açtı”

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress’in Üst Yöneticisi Kownatzki, Almanya’nın kararı sonrası seyahat kısıtlamalarında ciddi anlamda rahatlama sağlandığını belirtti. Düzenlemeye göre, seyahat tarihinden 14 gün önce her iki doz aşı yaptırıldığı, son 6 ayda Kovid-19 hastalığı atlatıldığı ya da test sonuçları negatif olduğu sürece Almanya’ya girişlerde artık karantinaya maruz kalınmayacağını ifade eden Kownatzki, aşı uygulamasında kaydedilen iyileşmelerin umut verici olduğunu dile getirdi. Kararın özgürce seyahatin önünü açtığını söyledi.

“Türk turizmi salgından daha güçlü çıkacak”

Almanya’nın, Türkiye’den ülkeye dönüşlerde karantina uygulanmayacağı kararını almasıyla bu yaz güçlü bir sezon yaşanacağına işaret eden Kownatzki, şunları kaydetti: “Rezervasyonlarımız gayet iyi gitmeye başladı. Haftada 150 binden fazla rezervasyon almaya başladık. Gelirlerimiz pozitife dönmeye başladı. 2019 ile kıyaslarsak bu dönem rezervasyonlarda yaşanan artış, salgın öncesi 2019’un aynı dönemini de geride bıraktı.

“Son 2-3 senedeki sayılara çok yakınız”

Öte yandan Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Krefeld şehrinde bulunan Başlar Seyahat Acendası Sahibi Sinan Baş, konuyla ilgili Camia Haber’e konuşurken, oluşan talebi karşılamakta çok büyük zorluklar çektiklerini belirtti. Yoğun bir şekilde tüm ekiplerimizle çalıştıklarını da ifade eden Baş, “Son 2-3 senedeki sayılara çok yakınız. Türkiye bu sezon tüm tatil beldelerinde yoğunluğunu yakalayacak. Alıştığımız, güzel tatillere yakınız.” diye kaydetti.

Rusya az önce duyurdu: Türkiye ile anlaşmaya vardık

Rus Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Türk meslektaşlarımızla görüşmelerimizde, karşılıklı uçuşların başlamasının öneminde mutabık kaldık” denildi.

Rusya ve Türkiye dışişleri bakanlık yetkililerinin, yaptıkları görüşmelerde, pandemi nedeniyle ülkeleri arasında durdurulan uçuşların, durum normale dönünce yeniden başlatılmasının çok önemli olduğunu kaydettikleri belirtildi.

Ayrıntılar geliyor…

Tarih verip duyurdu! Türkiye’ye gelmek istiyorlar

Rusya Federal Turizm Ajansı (Rosturizm) Başkanı Zarina Doguzova, Rus turistlerin temmuz ayı itibariyle Türkiye’de tatil yapma olanağı bulmasını umduklarını söyledi.

Rusya Federal Turizm Ajansı (Rosturizm) Başkanı Zarina Doguzova, Rus NTV kanalında yaptığı açıklamada, yaklaşık 1 milyon Rus vatandaşının Türkiye’de tatil yapmak için tur satın aldığını söyledi.

Türkiye ile uçuşlarda uygulanan kısıtlamalarla ilgili kararın Kovid-19’la mücadele merkezi tarafından alındığını anımsatan Doguzova, “(Kovid-19) Türkiye’de olumlu sürecin devam etmesini, Rus turistlerin en azından yaz ortası, temmuz ayı itibarıyla Türkiye’de tatil yapma olanağı bulacağını umuyoruz.” dedi.

Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezi, 31 Mayıs’ta aldığı kararla Türkiye ile uçuşlara yönelik 15 Nisan’da başlayan kısıtlamaların 21 Haziran’a kadar uzatıldığını duyurmuştu.

Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) Başkan Yardımcısı Dmitriy Gorin, 25 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, uçuşların kısıtlanmasının ardından Rus turistlerin yüzde 60’tan fazlasının Türkiye tatilini iptal etmeyerek ertelediğini söylemişti.

Bakan ‘Rusya’ müjdesini resmen duyurdu!

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Rusya ile Türkiye arasındaki uçuşların kısa sürede karşılıklı olarak başlayabileceği müjdesini verdi.

Türkiye, koronavirüs pandemisinden en çok yara alan sektörlerden biri olan turizmin bu sene verimli geçmesi için çaba gösteriyor. Türkiye, ülkeye en fazla turist gönderen ülkelerden biri olan Rusya ile uçuşların haziranda açılması için diplomasi trafiğini de sürdürüyor. Bu bağlamda Rusya’dan gelecek heyet, Türkiye ile uçak seferlerini yeniden başlatma imkanlarını değerlendirmek üzere ziyarette bulunacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sputnik’e önemli açıklamalarda bulundu. “Önümüzdeki haftalarda bir toplantı daha yapıp kendilerinin Türkiye’ye geliş tarihlerini netleştireceğiz, sevindirici olan vaka sayılarının düşmeye devam etmesi” diyen Bakan Ersoy, Rusya ve Türkiye arasında uçuşlarının açılması için yapılan görüşmeleri ve görüşmelerden beklentilerini şu şekilde anlattı:

“Türkiye’ye geliş tarihlerini netleştireceğiz”
“Moskova’ya giden heyetin başında ben vardım zaten. Yaptığımız toplantılar sonucunda, biliyorsunuz, Türkiye tam kapanma sürecinden çıkmıştı. Haliyle, onlar da normalizasyon döneminde sayıları izlemek istediklerini, tam kapanmanın olumlu sonuçlarını kendilerinin de gözlemlediğini ama normalleşme sürecinde vakalar artacak mı, tekrar aşağıya inmeye devam edecek mi diye gözlemlemek istediklerini, sonrasında da Türkiye’ye kendilerinin de heyet gönderip bizim sunduğumuz bütün detayların yerinde tespitlerini yapmak istediklerini söylediler. Muhtemelen önümüzdeki haftalarda bir toplantı daha yapıp kendilerinin Türkiye’ye geliş tarihlerini netleştireceğiz. Sevindirici olan, söylediğimiz gibi Türkiye’de vaka sayılarının inmeye devam ediyor olması. Çünkü Türkiye tam kapanmadan hemen bir normalleşmeye geçmedi. Kısmi kapanmaya geçti. Bu da sayıların yukarıya değil, aşağıya doğru gitmesini sağlıyor.

‘Vaka sayıları Türkiye ortalamasının yüzde 50 altında’
İlk hedefimiz 10 binin altına düşmesiydi, 2 gündür 10 binin altında seyrediyor. İnşallah bizim hedefimiz, vaka sayılarının 1 Haziran’a kadar, 5 binin altına düşmesi. Bu hedefe Türkiye iyi bir şekilde gidiyor. Sevindirici bir haber daha var. Özellikle Rus turistlerin ziyaret ettiği Antalya, Bodrum, Marmaris, Dalaman gibi destinasyonlarda vaka sayıları çok daha aşağıda. Türkiye ortalamasının yüzde 50 daha aşağısında gerçekleşiyor güney kentlerinde. Bu da turistik bölgeler açısından sevindirici, ne kadar güvenli olduğunu gösteren sonuçlar.”

‘Türkiye güvenli turizm sertifikasyon programını başlatan ilk ülkelerden’
‘Türkiye’deki yeni turizm sezonu hazırlıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz’ sorusunu cevaplayan Bakan Ersoy “Türkiye diğer ülkelerden farklı olarak, güvenli turizm sertifikasyon programını geçen sene başlatan ilk başlatan ülkelerdendi. Dünyadaki ilk ülkelerden biri, Avrupa da ise tek ülkeydi başlangıçta. Çok detaylı bir program bu. Geçen bir yıllık sürede kriter sayılarını artırdık. 136 kriterle başlamıştık.

Bu sene kriter sayısı 171’e çıktı. Geçtiğimiz sene konaklama tesislerinde 50 yatak ve üzerindeki yerlerde bu sertifikayı almak mecburiydi. Bu sene bu 30 oda ve üzeri şeklinde revize edildi. 30 odanın altındaysa gönüllü, değilse mecburi. Sonuç olarak bu sertifikasyon programının hem kriter sayıları arttı hem de daha fazla tesise yaygınlaştırılmış oldu. Göstergeler de bunu gösteriyor, bu sene 9 bin 800’den fazla tesis sertifikasyon programına dahil edildi” dedi.

‘Turizm bölgelerinde de çok iyi örgütlenmiş durumdayız’
Türkiye’deki sağlık altyapısının çok kuvvetli olduğuna işaret eden Ersoy “Özellikle son 10 yılda açılmış olan büyük Şehir Hastaneleri, modern hastaneler Türkiye genelinde bu süreci hastane hizmetleri konusunda çok yeterli bir şekilde Türkiye’nin atlatmasını sağladı. Turizm bölgelerinde de çok iyi örgütlenmiş durumdayız. Özel hastaneler ve oteller protokolle birbirlerine bağlılar. En ufak bir sıkıntı yaşanmıyor. Güvenli turizm sertifikasının uygulanma sonuçlarını da aslında biz 2020’de test etme imkanı bulduk. Özellikle bize söylenen, biliyorsunuz geçen 2.1 milyon turist Türkiye’yi Rusya’dan ziyaret etti. 2.1 milyon içinde Rusya’ya dönüp de enfekte olan sayısı 417 civarında olduğunu söylediler. Bakıldığı zaman çok çok düşük bir oran. Bu da sistemin ne kadar iyi çalıştığını gösteriyor. Birçok Avrupa ülkesinde de biz bunu test ettik. Onların dışişleri bakanlığından aldığımız veriler de çok önemli. Türkiye’den gelen turistlerde ciddi bir sıkıntı olmadığını, çok düşük oranlarda enfekte oranı olduğunu gösteriyor” dedi ve ekledi:

‘En kısa sürede uçuşları Rusya ile karşılıklı olarak başlatırız diye düşünüyorum’
‘Tatil bölgelerindeki güvenli turizm sertifikası beklentinin de üzerinde iyi sonuçlar veriyor, çok iyi çalışıyor. İnşallah Rusya’dan gelecek heyet de yerinde tespitlerle bizim kendilerine sunduğumuz raporları test etme, gözlemleme ve deneyimleme imkanına sahip olacaklar. En kısa sürede de tekrar uçuşları karşılıklı olarak yaygın bir şekilde başlatırız diye düşünüyorum.’

‘Bizim Rusya’nın herhangi bir şehriyle alakalı kısıtlamamız söz konusu değil’
Uçak seferlerinin başlatılması halinde Rusya’nın her şehrinde turist kabul edileceğini ifade eden Ersoy “Rusya’nın bütün şehirlerinden biz kabul ederiz, sıkıntı yok. Çünkü verilerine bakıyoruz biz Rusya’nın. Son birkaç aydır oldukça kontrol altında gidiyor. Bu yüzden bizim Rusya’dan trafik başlatmak gibi bir sıkıntımız yok. Ama Türkiye’nin 50-40 gün önceki verileri ile şu anki verilerini kıyasladığımızda Türkiye’nin verilerinde de çok ciddi bir düzelme olduğu görülüyor. Günlük vaka sayılarında 14 Nisan ile kıyasladığınızda dünkü sayılar ile yüzde 88 azalma var. Özellikle Rus misafirlerin ağırlıklı ziyaret ettiği yerlerde bu oranlar çok çok daha düşük. Çok hızlı, sert bir kapatma uyguladı Türkiye. Peşinden de kısmi kapatmayla devam ettiği için iddialı hedefler de koydu. Hedeflere ulaşmak için sıkı sıkıya da uyguluyor. İnşallah iyi sonuç alırız diye düşünüyorum ben. Bizim Rusya’nın herhangi bir şehriyle alakalı kısıtlamamız söz konusu değil. Çünkü Rusya’nın genel verileri iyi. Bizim için de hava trafiği başlatmak için yeterli. Onlar başlatmak istedikleri an, Türkiye’deki verileri yeterli bulduğu an hızlı bir şekilde başlatırız” diye konuştu.

Rus turistlerin ülkeye girişlerinde PCR testi zorunluluğu kaldırılabilir mi?
‘Rus turislerin Türkiye’ye giriş yapmaları için PCR testi zorunluluğunun kaldırılması beklenebilir mi’ sorusunu üzerine Bakan Ersoy “Şimdi zaten Avrupa Birliği’nde de birçok çalışma var, Türkiye’de de var. Biz PCR testi uygularken, kaldırırken Sağlık Bakanlığımız birkaç kritere bakıyor. En önemli kriter toplam yolcu gönderen ülkedeki aşılanma oranına bakıyor. Günlük yeni vaka oranına bakıyor. Bunlar belli bir seviyenin altındaysa zaten PCR testi almamıza gerek kalmıyor, orada zaten pandemi, salgın kontrol altına alınmış demektir. Bu bağlamda birçok ülkeden de yavaş yavaş PCR test zorunluluğu da kalmaya başladı. Avrupa Birliği’nin geçen hafta aldığı bir mutabakat var. 2 kere aşılanmış kişilerden herhangi bir PCR test belgesi almadan seyahat izni verilecek diye, ispat etmesi kaydıyla. Onlar Rus aşısını kabul etmiyor, bizim için Rus aşısı geçerli biliyorsunuz. Türkiye’de kabul ediliyor Sputnik V aşısı, Sinovac aşısı da kabul ediliyor, diğer Avrupa Birliği aşıları da kabul ediliyor, geçerlilik almış durumda” ifadelerini kullandı ve ekledi:

“Ben Rusya’dan hava trafiği başladığı zaman herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Zaten Rusya’da da başarılı bir şekilde pandemi yönetiliyor. Hem vaka sayıları düşüyor hem de her geçen gün aşılanmış vatandaş sayısı ciddi bir şekilde artıyor. Bir sıkıntı yaşamayız diye düşünüyorum. Keşke o aşamaya gelelim.”

Almanya’dan Türkiye kararı! Resmi açıklama geldi

Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs sonrası bazı ülkeler seyahat etme konusunda sınırlamalar getirdi. Almanya ise ikinci doz koronavirüs aşısı yaptıranlara 15 gün sonra diledikleri gibi seyahat etme hakkı tanınacağını duyurdu. Listede Türkiye de yer aldı.

Almanya, ikinci doz aşısını yaptıranlara, aşıdan 15 gün sonra diledikleri gibi seyahat etme hakkı getiriyor. Listede Türkiye de bulunuyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tatillerini yurt dışında geçirmek isteyenlere kısıtlama getirmeyeceği yönündeki açıklaması sonrası bir açıklamada Almanya’dan geldi

Almanya’da koronavirüs aşılarının 2. dozunu yaptıranların bu bilgiyi aşı pasaportlarına işletmeleri halinde seyahat özgürlüğüne kavuşacağı belirtildi. Aşı pasaportuna sahip turistler, AB sınırları içi ve dışında seyahat edebilecek.

Akşam Gazetesi’nin haberine göre, Almanya’da 4.5 milyon kişi 2. doz aşısını aldı. Aşı ve toplum sağlığı sürecini yürüten Robert Koch Enstitüsü, “2. dozu alanların 15. günden sonra test ve karantina yükümlülüğü olmayacağını” belirten bir rapor hazırladı.

​Sağlık Bakanı Spahn, aşılanmış kişilere, “Akdeniz ve ülke içi seyahat” sözü verdi. 

Türklerin durumu

Türkiye bu sene Almanların en çok tatil yapmak istediği yerler arasında. Türklerin Almanya’ya seyahati ise muğlaklığını koruyor. Çünkü Alman aşı pasaportunda, Almanya ve AB’de onaylanmış aşılar yer alacak. Bunlar; Pfizer/BioNTech, Moderna, AstraZeneca ve Johnson & Johnson. Türkiye’de Biontech aşısının uygulanmasına yeni başlandığı için sürecin nasıl ilerleyeceği henüz belirsiz.

Sürpriz gelişme! Almanlardan Türkiye kararı

Koronavirüs aşısının bulunmasıyla yaz aylarında virüsün etkinliğini kaybedeceği düşünülürken Türkiye’de yaz turizmi konusunda çalışmalara başladı. Birçok otel Güvenli Turizm Sertifikası alırken Almanya’da yapılan ‘Türkiye tercihi anketi’ güzel gelişmelerin olacağına işaret etti.

Tüm dünyanın 1 yılı aşkın süredir mücadele verdiği korona virüs sürecinde, aldığı önlemler ve Güvenli Turizm Sertifikası ile dünyaya örnek olan Türkiye’ye önümüzdeki 3 yılda Almanya’dan 20 milyon turist bekleniyor. Turizmci Recep Yavuz, “Almanlar ‘Önümüzdeki 3 yıl için hangi ülkeleri tatil için düşünürsünüz’ sorusuna yüzde 7 oranında Türkiye cevabı vermiş. Bu da en az 5 milyon Alman turist demek. Yurt dışındaki vatandaşlarımızı da buna eklersek 2021-2023 süresini kapsayan 3 yıllık süre içinde Almanya’dan 20 milyon ziyaretçimiz olabilir” dedi.

Seyahat edenlerin sayısının 2020 yılında 30 yıl gerilediğini söyleyen NBK Genel Müdürü, turizmci Recep Yavuz, “Korona yılı olarak geçen 2020 yılında Almanya’da yurt içi ve yurt dışı olmak üzere 50,5 milyon seyahat gerçekleşti. Her ne kadar geçen seneye göre yüzde 30 civarında bir düşüş olsa da yine de korona gölgesinde 50 milyon seyahat dünyada herhalde çok az ülkede gerçekleşmiştir. Bu seyahat edenler kişi başı 892 Euro harcamışlar. Bu seyahatlerin yarıya yakını ülke içinde ve kısa süreli olduğu için kişi başı harcama 1000 Euro dan aşağıya düşmüş. Bununla birlikte 1970’lerden itibaren sürekli yukarıya doğru yükselen Seyahat edenlerin sayısı 2020 yılında 30 yıl gerileyerek 50,5 milyon seyahat ile 1990 yılların seviyesine inmiş. Korona Almanya’yı turizmde Batı Almanya Doğu Almanya günlerine geri döndürmüş. Bununla birlikte korona, yasaklar, engellemeler arasından sıvışan Almanlar, kısıtlı da olsa bir yerlere kaçmışlar” dedi.

“2020 yılında 9 ülkeye 10 milyon Alman gitti”

2020 yılında Almanların ziyaret ettiği ülkelerden bahseden Yavuz, “2020 yılında Almanların neredeyse yarıya yakını arabasıyla, karavanı ile kendi ülkesinde seyahat etmiş ve Almanya tarihinde ilk kez iç turizm toplam seyahat edenlerin yüzde 45’ine gelmiş. Almanya için seyahat oranı yıllardır yüzde 3033 arasında değişiyordu. Yunanistan, Arnavutluk, Karadağ, Hırvatistan, Slovenya, İtalya, Fransa, İspanya, Portekiz hattındaki 9 ülkeye 10 milyon Alman seyahat etmiş. Bizim bulunduğumuz ve Kuzey Afrika’yı da kapsayan bölgeyi 3 milyon Alman seyahat gerçekleştirmiş. 9 milyon kişi de Avrupa’nın diğer ülkelerine seyahat etmiş. Korona Almanya’da yurt dışı seyahati 24,4 milyon azaltırken, iç turizmde 4 milyon seyahat artışı gerçekleşmiş. Bundan da en çok yararlanan 2 milyon ziyaretçi ile en çok korona vakasının gerçekleştiği Bavyera eyaleti oldu” diye konuştu.

“Yunanistan’a gelen turistin iki katı Alman Türkiye’ye geldi”

Yunanistan’a gelen Alman turistin iki katının Türkiye’ye geldiğini söyleyen Recep Yavuz, “Yurt dışında ülkelere göre bakılınca klasik resim korona yılında da değişmemiş. 27,7 milyon yurt dışı seyahatin, ülkelere göre ilk 10 sıralaması şöyle; İspanya, İtalya, Avusturya, Türkiye, Hollanda, Hırvatistan, Polonya, Yunanistan, Fransa, Danimarka. Neredeyse Yunanistan’ın iki katı Alman Türkiye’ye geldi” şeklinde konuştu.

“Turizm ihtiyaçlarda beslenmeden sonra ikinci sırada”

Yapılan ankette turizmin beslenmeden sonra ikinci sırada yer aldığını söyleyen Yavuz, “Almanya’da yapılan bir ankette katılımcılara ‘ihtiyaç öncelikleriniz nelerdir?’, ‘Hangileri için para harcardınız? ‘Sorusu yöneltilmiş. İlk sırada yeme içme, beslenme gelirken ikinci sırada tatil ve seyahat gelmiş. Tatile ve seyahate bu kadar düşkün bir millet bastırılmış, dizginlenmiş tatil hakkını coşkuyla yaşamak isteyecektir. Birçok Almanda ‘Mart 2021 de, Mart 2020 ye göre daha iyi, daha bilinçli, daha bilgili durumdayız’ diyerek, tedbirlerini alıp tatiline gitmek istiyor. Peki, korona sonrası nereye gitmek istiyorlar? Aslında bırakın korona sonrasını, sorulan soruda ‘önümüzdeki 3 yıl için hangi ülkeleri tatil için düşünürsünüz’ sorusunun bile cevabı belli. Yani en az 5 milyon Alman önümüzdeki 3 yıl içinde her yıl Türkiye’ye gideceğini belirtmiş. Yurt dışındaki vatandaşlarımızı da buna eklersek 20212023 süresini kapsayan 3 yıllık süre içinde Almanya’dan 20 milyon ziyaretçimiz olabilir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye övgü dolu sözler: Güven veriyor

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) Eski Genel Sekreteri ve Dünya Turizm Forumu Enstitüsü Genel Sekreteri Talep Rifai, Türkiye’nin, salgın sürecinde turizmde aldığı önlemlerin çok iyi olduğunu belirterek, “Türkiye yerli ve yabancı ziyaretçilere güven veriyor. Bu güven aktarımının sürmesi halinde 2021 yılının 2020’den daha iyi olacağı kanaatindeyim.” dedi.

BM Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) Eski Genel Sekreteri Talep Rifai, Ocak 2021 itibarıyla Dünya Turizm Forumu Enstitüsü’nün (World Tourism Forum Institue-WTFI) Genel Sekreteri olarak göreve başladı.

Salgın sürecinde turizmdeki gelişmelere ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Talep Rifai, “Seyahat yoksa turizm de yoktur” diyerek, şu anda salgın nedeniyle seyahatlerin yok denecek kadar az olduğunu anımsattı.

Bu nedenle birçok destinasyonda yüzde 100 kısıtlamanın olduğuna işaret eden Rifai, “Hükümetler kısıtlamaları kaldırsa bile insanlar hemen seyahate başlamayacak. Sorun güven ve güven algısından biridir.” diye konuştu.

Talep Rifai, aşının turizme mutlaka olumlu etkisinin olacağını belirterek, “Aşı, insanların güvene ihtiyacı olduğu için turizme pozitif bir etki sağlayacaktır, ancak turizmde toparlanmak için aşılamaların hızlıca yapılması ve teşvik edilmesi önemlidir. Hükümetlerin burada sağladığı başarı turizme yansıyacaktır.” dedi.

Dünya nüfusunun çoğunluğunun aşılanması ve bu konudaki yüksek başarının da turizm sektörü için elzem olduğunu anlatan Rifai, aşı kadar önemli bir konun da hızlı ve uygun fiyatlı test yapılması olduğunu, bu testlerin de teşvik edici olacağını aktardı.

“Türkiye yerli ve yabancı ziyaretçilere güven veriyor”

Talep Rifai, dünya için 21. yüzyılın birçok açıdan başarı hikayesiyle dolu olduğuna dikkati çekerek, çok sayıda kriz görüldüğünü, bunların nasıl atlatılacağının öğrenildiğini dile getirdi.

Turizm sektörünün tek başına krizlere karşı dayanamayacağını ifade eden Rifai, ülke yönetimlerinin de turizm konusunda istek ve inancının önemli olduğunu vurguladı.

Rifai, koronavirüs salgınının yol açtığı krizlerin diğer tüm krizlerden daha ağır olduğunu ifade ederek, “Türkiye’yi bu süreçte öne çıkartan koordinasyon ve iyi yönetim. Geçen yıl Türkiye rakiplerine göre turizmde iyi sonuçlar elde etti. Bu yıl için ziyaretçileri nasıl koruyacağına dair verdiği vaatler önemli olacaktır. Türkiye’nin salgın sürecinde turizmde aldığı önlemler çok iyiydi. Türkiye yerli ve yabancı ziyaretçilere güven veriyor. Bu güven aktarımının sürmesi halinde 2021 yılının 2020’den daha iyi olacağı kanaatindeyim.” diye konuştu.

“İyi günlere dönüşün 2022’de yaşanacağını düşünüyorum”

Rifai, dünyanın “iyi eski günlere” dönüşünün kısa vadede zor olduğunu ifade ederek, “Koronavirüs sırasında bu kadar ders öğrendik ancak 2022’de eski günlere geri dönüşün başlayacağını ve o iyi günlere dönüşün 2022’de yaşanacağını düşünüyorum.” dedi.

Salgın bittikten sonra dünya turizminde en öne çıkacak destinasyonların, turiste güven telkin eden, iletişimi iyi yapan ve akıllı hedefler koyan destinasyonlar olacağına dikkati çeken Rifai, şunları kaydetti:

“Salgın sonrası yeni bir norm ve yeni seyahat alışkanlıkları olacaktır. Aile ve daha küçük gruplarla seyahat sayıları artacaktır. İnsanlar daha az kişiyle daha bireysel tatil yapmak isteyecektir. Özellikle açık hava ve dış mekan turizmine ilgi daha yüksek olacaktır. Daha uzun konaklamalar ve yurt dışında evden çalışan “dijital nomadlar (çalışan ama aynı anda da seyahat edenler)” daha popüler olacaktır. Bu tür değişikliklere hazırlıklı olmalıyız.”

İngiliz turist yaz tatili için Türkiye’yi seçiyor

Alman turizm devi TUI, İngiltere’de uygulanmaya başlayan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılmalarının cesaret vermesiyle 50 yaş üstü İngiliz turistlerin tatil rezervasyonlarında artış görüldüğünü, en çok tercih edilen ülkeler arasında Türkiye’nin yer aldığını bildirdi.
İngiliz turist yaz tatili için Türkiye’yi seçiyor

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen TUI İngiltere ve İrlanda Direktörü Andrew Flintham, “50 yaş ve üzeri tatilci grubundan daha önce görmediğimiz bir ilgiyle karşı karşıyayız. Bunun aşılamalara ilişkin pozitif haberlerin etkisiyle olduğunu düşünüyoruz.” İfadelerini kullandı.

“Son dönemde internet üzerinden yapılan önemli rezervasyon artışı var. Özellikle Yunanistan’da, Türkiye’de ve İspanya’nın Balear Adaları’nda güneşli bir yaz tatilini özleyenler tarafından söz konusu rezervasyonlar yapıldı.” diyen Flintham salgın kısıtlamaları nedeniyle tatil yapamayan İngilizlerin, 2020 yılı için 10-14 gece arası önceki yıllara kıyasla daha uzun süreli rezervasyon yaptıklarının altını çizdi.3.1KFurkan Palalı konuştu I Bir Zamanlar Çukurova I Fikret I

İngiltere’de bakım evlerinde Kovid-19 aşılamaları 16 Aralık 2020’de başlamıştı. Ülkede en yaşlı ve hassas durumdaki nüfus öncelikli olmak üzere, haftada 2 milyon kişinin aşılanması planlanıyor.

İngiltere’de sürecin daha hızlı şekilde sürdürülebilmesi amacıyla sağlık personelini destekler mahiyette 80 bin kişi işe alınmıştı.

COVID-19’un turizme etkisinden en çok hangi ülkeler zarar gördü?

Ekonomisi turizme dayalı ülkeler, koronavirüs salgını nedeniyle can çekişiyor. İspanya ve İtalya bunlar arasında ilk sıralarda. Peki, COVID-19 vakalarının en çok görüldüğü ülkelerde turizm ne kadar önemli? İşte, 2019 verileriyle ortaya çıkan tablo…

14 Nisan itibarıyla 200 bine yaklaşan vaka sayıları ile her iki ülke, salgının yeni merkezi haline gelen Amerika Birleşik Devletleri’ni izliyor. Ancak tabii bu ülkeler, ABD’ye kıyasla (331 milyon) çok daha küçük nüfuslara sahip. İtalya’da yaklaşık 60, İspanya’da ise neredeyse 46 milyon kişi yaşıyor.

Dünya çapında 120 binden fazla insanın ölümüne sebep olan ve neredeyse tüm dünyada hayatı durma noktasına getiren ölümcül koronavirüs salgını nedeniyle bu ülkeler zor günler geçiriyor.

İtalya ile Avrupa Birliği arasında yardım gerilimi büyüyor

ABD’de can kaybı 26 bini aşmışken, İtalya’da bu sayı 21 bini geçti. İspanya’da ise 18 binden fazla kişi salgın nedeniyle hayatını kaybetti.

Türkiye’den İspanya ve İtalya’ya tıbbi malzeme yardımı

Salgının etkisi yeterince can yakmamış gibi, ekonomiler de pandemiden büyük yara alıyor.

Özellikle COVID-19 vakalarının en çok olduğu ülkelerde ekonomi de kötü etkileniyor.

Avrupa’nın “Birliği” koronavirüse direnemedi

Aslında İtalya ve İspanya, salgından önce de yüksek kamu borcu ve işsizlik oranlarıyla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında büyük bir mücadelenin içindeydi. 

Salvini: Avrupa Birliği çakallar ve yılanlar mağarası2019 yılını yüzde 0,3 büyüme oranıyla kapatan İtalya’da hükümet, 2020 için yüzde 0,6’lık büyüme öngörüyordu. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s de salgının bu yılın ikinci çeyreğinde ekonomiyi olumsuz etkilemesinin beklendiğini belirterek, İtalya’nın büyüme tahminini yüzde 0,5’ten eksi 0,5’e düşürmüştü. OECD 2 Mart’taki raporunda, ülkenin 2020 için büyüme tahminini 0,4 puan azaltarak sıfıra çekerken, 2021 için yüzde 0,5’te sabit tutmuştu. Ülkede koronavirüs acil durumunun baş göstermesinden kısa bir süre sonra basına konuşan İtalya Merkez Bankası Başkanı Ignazio Visco da virüsün gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) yüzde 0,2’nin üzerinde etki edebileceğine dikkat çekmişti.

Bu iki ülke, son haftalarda duran ve yakın zamanda hareketlenmesi de beklenmeyen seyahat ve turizme büyük ölçüde güvenen iki ülke. Tam da bu nedenle ekonomileri alarm veriyor. Zira ülkeler, salgının yayılmasını önlemek için seyahatleri yasaklamış durumda. Önceden milyonlarca ziyaretçi ağırlayan turistik yerler bomboş.

Koronavirüsle yok olan kalabalık

İtalya’nın her yıl milyonlarca turist ağırlayan ve Dünya Turizm Örgütüne göre en çok ziyaret edilen 5’inci ülke olduğunu da vurgulayalım.

Dünya Turizm ve Seyahat Konseyinin (WTTC) son verilerine bakacak olursak…

Buna göre, turizm ve seyahatin geçen yıl İspanya ve İtalya ekonomilerine katkısı sırasıyla yüzde 14,3 ve 13. Buna oteller, seyahat acenteleri, havayolu şirketleri, restoranlar gibi işletmelerin doğrudan katkılarının yanı sıra turistlerin kıyılarına getirdiği milyarlarca dolar ya da euro dalgalanmalarının etkileri de dahil.

Örneğin ABD’de turizm ve seyahatin toplam etkisi, GSYİH’nin yüzde 8,6’sı gibi bir oran.

Dünya Turizm ve Seyahat Konseyine göre, daha düşük oranda da olsa, turizm ve seyahat ABD’de 6 milyondan fazla işi doğrudan destekliyor ve istihdama toplam katkısı 16,8 milyon iş.

COVID-19 salgınının çıkış noktası ülke olan Çin’de de geçen yıl turizm ve seyahatin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı yüzde 11,3’tü. Almanya’ya bakıldığında bu oranın yüzde 9,1, İngiltere’de yüzde 9, Fransa’da yüzde 8,5 olduğu görülüyor.