TSK

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

TSK

Köşeye sıkışan PKK Kürtleri tehdit etti

YENİ AKİT / ANKARA 

Terör örgütü PKK’nın sözde elebaşları son günlerde verdikleri ağır kayıpları açıklayamazken, aldıkları darbelere karşı dirençlerinin düştüğünü yardım çığlıklarıyla getirmeye başladılar. 

Kahraman Mehmetçik tarafından, Pençe serisi operasyonların devam ettiği son günlerde terör örgütü PKK’da kayıplarını açıklamakta güçlükler çekiyor. Örgütün elebaşlarından Cemil Bayık, “Zap, Avaşin ve Metina’da devam eden operasyonlarda son edindiğim bilgilere göre 6 kayıp verdik. Türk devletinin Medya Savunma Alanlarına yönelik işgal saldırıları hala devam ediyor. PKK, düşman hangi parçaya saldırırsa saldırsın buna karşı gelmiştir. Ulusal görevini, tarihi grevini yerine getirmiştir. Kim ki ben Kürdüm, yurtseverim, devrimciyim, sosyalistim, demokratım, faşizme, soykırıma karşıyım, özgürlük ve demokrasi için savaşıyorum diyorsa ve Zap, Metina ile Avaşin’deki direnişi görmüyorsa, o direnişte yer almıyorsa, onları yurtsever, demokrat hatta Kürt olarak bile göremeyiz. Bu dönemde, bu tarihi direnişte yerini almayan insanları kimse affetmemeli. Çünkü yürütülen mücadele Kürdistan’ın, Kürt halkının mücadelesidir, insanlığın kazanımlarını korumak için verilen bir mücadeledir.” sözleriyle fırsat bulduklarında tüm Kürtlerden hesap sorulacağı tehdidinde bulundu.

FETÖ’nün TSK yapılanmasına operasyon! Yüzlerce gözaltı var

İzmir ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ortak soruşturma kapsamında FETÖ‘nün örgütsel iletişim modeline uygun aranma kaydı suretiyle terör örgütüne özgü örgütsel iletişim ağına dahil oldukları tespit edilen ve bir kısmı hakkında örgüt mensubu olduklarına dair itirafçı beyanı gibi deliller bulunan 459’u muvazzaf 532 kişiye yönelik operasyon başlatıldı.

62 ilde operasyon

İzmir ve İstanbul merkezli 62 ilde yapılan çalışmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, 61’i Jandarma Genel Komutanlığı, 122’si Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 30’u Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 22’si Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı, 22’si Milli Savunma Bakanlığı’na mensup 4’ü albay, 1’i yarbay, 9’u binbaşı, 24’ü yüzbaşı, 32’si üsteğmen, 3’ü teğmen, 142’si astsubay, 1 uzman çavuş toplam 216 muvazzaf asker ile 42 darbe girişimi sonrası ilişiği kesilen askeri okul öğrencisi olmak üzere 258 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Soruşturma kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca ise 97’si Jandarma Genel Komutanlığı, 111’i Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 16’sı Hava Kuvvetleri Komutanlığı, 19’u Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na mensup 235’i astsubay, 8’i uzman çavuş muvazzaf konumda 243 şüpheli ile 31 darbe girişimi sonrası ilişiği kesilen askeri okul öğrencisi olmak üzere toplam 274 kişinin gözaltına alınmasına yönelik karar çıkarıldı.

Mehmetçik vurdukça, PKK Avrupa’ya yalvarmaya başladı

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Kuzey Irak’a yönelik gerçekleştirdiği harekatı duyurmasının ardından terör örgütü PKK’nın kalesinden ses gelmeye başladı. Örgüt adına yapılan açıklamada TSK’nın vurmaya devam ettiği belirtilerken bir kez daha Kürtler üzerinden rant devşirme amacı güdülerek “Kürt halkımız, devrimci, demokrat, aydın, Avrupa ve dünya halklarını bu işgal ve ilhak saldırılarına karşı alanlara inmeye çağırıyoruz” denildi.

yeniakit.com.tr 

Terör örgütü PKK’nın kuzey Irak’taki üs ve yapılanmalarına yönelik Mehmetçiğin düzenlediği geniş çaplı harekat önce hava harekatı ardından özel kuvvetler (Bordo bereliler) ve komandoların bölgeye indirilmesiyle devam ediliyor. Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) ve İnsansız Hava Araçlarının da (İHA) destek verdiği harekata savaş uçakları, helikopterler ve uzun namlulu obüs ve top atışları da katılıyor. Bölgede sadece Metina ve Avaşin bölgesinde değil Zap’a bağlı bölgelerde de harekat sürdürülüyor. Dün gece saat 22:00 sularında hava saldırıları ile başlatılan harekatın sabah saatlerinde de devam etmesi üzerine terör örgütünün karargahı Kandil’den açıklamalar gelmeye başladı.

KCDK-E’den yapılan açıklamada, “Türk devleti Zap’a bağlı Qela Bêdewê, Dola Nêrwe ve Kinyaniş alanlarına saldırı başlattı. Dün Metina ve Avaşin’e dönük başlayan saldırı sabah saatlerinde Zap’a bağlı Qela Bêdewê, Şehît Munzur, Dola Nêrwe ve Kinyaniş alanlarına kapsayacak şekilde sürmektedir. Türk ordusu karadan ve havadan yoğun bombardıman gerçekleştirmekte. Başta ABD olmak üzere Avrupa ve uluslararası güçlerin onayı dahilinde gerçekleştirilen bu ilhak saldırısı Kürt halkının özgür Kürdistan hedeflerini yok etmeye dönük bir saldırıdır. Kürt halkı topraklarını işgali hedefleyen, varlık-yokluk anlamına gelen bu saldırıya karşı ayağa kalkarak, sokağa ve alanlara çıkarak karşı koymak için an itibarıyla harekete geçmelidir. ABD, Avrupa’nın iki yüzlü tutumlarını teşhir etmek için Avrupa kamuoyunu harekete geçmeye çağırmalıdır. KCDK-E olarak topraklarını savunma görevi ile karşı karşıya olan Kürt halkımız, devrimci, demokrat, aydın, Avrupa ve dünya halklarını bu işgal ve ilhak saldırılarına karşı alanlara inmeye çağırıyoruz.” diyerek harekatın ne kadar etkili olduğunu itiraf etmiş oldular.

Kuzey Irak’ta PKK hedefleri karadan ve havadan vuruluyor!

Gelen son dakika haberine göre, Kuzey Irak’ta bulunan Metina bölgesindeki terör örgütü PKK hedeflerine yönelik operasyon düzenleniyor. Operasyon kapsamında kara harekatı da yürütülüyor.TSK, Kuzey Irak’ta geniş çaplı bir operasyon başladı. Terör örgütü mensuplarına yönelik Metina, Zap, Avaşin, Basyan ve Kandil’e operasyon düzenlendiği bildirildi.

Kandil kutladı” diyerek saldırdı! 15 Temmuz kahramanı Tümgeneral Davut Ala’ya küstah sözler!

Kahraman Mehmetçik’in namaz kılarken çekilen görüntüleri üzerinden ortalığı birbirine katmaya çalışan Kemalistler iyice çıldırdı. Cumhuriyet paçavrası, “Tümgeneral Davut Ala kandil kutladı” ifadesini kullanarak, TSK bünyesinde görev alan bir askerin dini hassasiyet taşımasını eleştirdi.

yeniakit.com.tr 

Cumhuriyet paçavrasının şirazesi iyice kaydı. İslam düşmanlığını farklı boyutlara çıkaran Cumhuriyet, bugüne kadar yaptığı tüm skandal yayınların üstüne tüy diken bir habere imza attı.

AK Parti karşıtlığı yüzünden terör örgütü PKK’nın sözcülüğünü bile yapmaktan imtina etmeyen Cumhuriyet, 15 Temmuz kahramanı, Erzincan Garnizon Komutanı Tümgeneral Davut Ala’nın Miraç Kandili’nde bir mesaj yayımlamasını eleştirdi.

Laiklik kılıfıyla İslam düşmanlığı yapmayı görev bilen paçavra, “Laik orduda olmaması gereken bir uygulamaya imza atan Ala…” nitelemesi yaparak Tümgeneral Ala’yı açıkça hedef gösterdi.

Ayrıca Ala’nın “Cümlemiz faniyiz; Lakin devlet-ü millet ve vatan bakidir” demesi de Cumhuriyet’in tepkisine neden oldu.

İşte o rezil haber:

İslam üzerinden şov yapana çıt çıkarmıyorlar

Ayrıca Cumhuriyet’in dindarları hedef alması, ikiyüzlülüğünü de gözler önüne seriyor. Katıldığı müzayedede Kur’an-ı Kerim’e belediye kasasından 1 milyon 700 bin TL ödeyerek büyük bir israfa imza atan ve dindarların gözünü boyamaya çalışan şovmen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na tek bir kelime söylemeyen Cumhuriyet, İslam’ı göz boymak için kullanmayan gerçek dindarlara saldırdıkça saldırıyor. TSK’nın sınır ötesi harekatları sırasında terör örgütü PKK’nın yaptığı açıklamaları manşetine taşıyarak Türkiye’yi hedef alan Cumhuriyet’in, TSK’daki kahraman askerlere saldırması da konumunun iyi görülmesi açısından büyük önem taşıyor!..

Teröristbaşı Murat Karayılan’ın Gara için verdiği alçak talimat ortaya çıktı

Teröristbaşı Murat Karayılan’ın, TSK’nın operasyonundan önce PKK’nın Gara’daki elebaşlarıyla toplantı yaptığı, mağaranın sorumlusu Ataman’a “Operasyon olursa hiç kimseyi sağ teslim etmeyin” diye emir verdiği ortaya çıktı.

Gara‘da 53 teröristin öldürüldüğü “Pençe Kartal-2” operasyonunda sağ olarak yakalanan 2 PKK’lının Şırnak’ta Jandarma Komutanlığı‘nda ifadeleri alındı. Sabah gazetesi, Merkaz Botan kod adlı Doğan Geçgel (25) ile Şervan Korkmaz kod adlı Osman Acer’in (27) ifadelerini yayınladı.

İşte Geçgel ve Acer’in ifadeleri:

Doğan Geçgel: Mayıs 2019’dan beri Gara’daki hapishanede görevliydim. Alıkonulanlar Mart 2017’de Cemci adındaki cezaevinden Gara’ya getirildi. Iraklı kişi de Türkiye’ye yardım ettiği için tutuluyordu. Bazı örgüt üyeleri ara ara onları görmeye gelirdi. 4 yıldır 3 girişi bulunan mağarada kilitli odalarda kalıyorlardı.

Mağarada 8 kişi görevliydik.Tünellerde mağara sorumlusu Soreş kod adlı Kamuran Ataman ile Şervan, Avareş, Cudi, Erdal, Bawer ve Argeş ile beraber bulunuyorduk. Cezaevinde bir bölümde 11, diğer bölümde Irak uyruklu vatandaş ile 1 Türk vatandaşı vardı. 10 Şubat’ta savaş uçaklarının bombalaması ile saat 05.30’da herkes uyandırıldı. Mağara sorumlusu Soreş ve Avareş mağaraya girmek için indirme yapan helikopterden inen 4 askeri vurduklarını söyledi.

Savunma pozisyonuna geçilerek mağaranın 3 giriş kapısı tutuldu. Soreş, teslim olursak ‘hepimizi öldürürler’ diyerek herkesi korkuttu. Operasyon esnasında tutulan 13 kişinin odalarının anahtarı Kamuran Ataman’da olması gerekirken Cudi kod adlı teröriste teslim etti.

İçeride bulunanları kontrole gittiğimde hepsinin öldüğünü gördüm. Soreş kod adlı Kamuran Ataman ve Argeş kod adlı iki teröristin cezaevinde tutulan 13 kişiyi vurduktan sonra intihar ettiklerini gördüm. Dışarıdan içeri gaz atılarak “Teslim olun” çağrısı yapılıyordu. Ancak çağrılara cevap vermeyerek savunma pozisyonuna devam ettik.

Osman Acer: 2012’de Şırnak’ta örgütün dağ kadrosuna katıldığını anlattı. 2020 sonuna doğru Gara’daki mağara cezaevinde görevlendirildim. Mağara sorumlusu Soreş, Gara-Meyruke bölgesinde Üyesi Murat Karayılan’ın katılımıyla sözde Gara eyalet sorumlusu Cuma Biliki kod adlı Ramazan Aybi ile birlikte toplantı yaptı.

Ataman, Karayılan’ın kendisine operasyon yapılması halinde hiç kimsenin sağ teslim edilmemesi talimatını verdiğini bize söyledi. Bundan dolayı kendisi de rehineleri öldürürek intihar etti.

Mağara sorumlusu Ataman sivil katliamlar yaptı

PKK’NIN Gara infazcısı “Soreş Goyi” kod adlı Kamuran Ataman‘ın, Hakkari ve Şırnak kırsalında da sivil katliamlar yaptığı ortaya çıktı.

Şırnak’taki Goyan aşiretine mensup olan ve 2004’te, güvenlik korucusu babasına zimmetli Kalaşnikof tüfeği gasp ederek PKK’nın dağ kadrosuna katılan Ataman, bu tarihten itibaren Şırnak ve Hakkâri kırsalındaki Kato Jirki ve Kato Marinos dağlarında, 10 milyonluk kırmızı listede aranan “Masiro” kod adlı Bedirhan Abo’ya bağlı sözde hareketli takım sorumlusu olarak faaliyet yürüttü.

Ataman’ın mağara hapishanesinde birlikte görevli olduğu örgüt arkadaşı Osman Acer’in ailesinden 10 kişiyi 2007’de içinde bulundukları minibüsü tarayarak öldürdüğü öğrenildi.

Ataman 2008’de de Kato Dağı’ndaki bir festivali koruyan 5 korucu kardeşi başlarından vurarak katletti.

TSK hakkındaki kanun Meclis’ten geçti

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Personel Yasası değişikliği Meclis’ten çıktı. Başta özel eğitimli komandolar olmak üzere uzman askeri personelin özlük hakları iyileştirildi.

Profesyonel ordu yapılanmasında bir aşamayı daha tamamlayan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Personel Yasası değişikliği Meclis’ten çıktı. Özellikle terörle mücadele ve yurtdışı harekâtlarda hayatları pahasına görev yapan başta özel eğitimli komandolar olmak üzere uzman askeri personelin özlük hakları iyileştirildi.

Yeni düzenlemeyle uzman erbaşların emeklilik yaş sınırı 55 oldu. Uzman erbaşların sözleşme süreleri 55 yaşa kadar uzatılacak ve yaş sınırını doldurdukları yılın ağustos ayı içinde emekliye ayrılacaklar. Olağanüstü hal veya terörle mücadeleden kaynaklanan zorunlu hallerde ihtiyaç duyulanların sözleşmeleri, talebe bakılmaksızın, kuvvet komutanının onayıyla birer yıl süreyle uzatılabilecek. Emekli uzman erbaşlar, seferde gerekli görülmesi ve sağlık durumlarının elverişli olması halinde 60 yaşına kadar yeniden orduya alınacaklar.

Aylık iyileştirildi

Uzman erbaşların, emekliliğe kadar sivil memur olarak çalıştırıldığı uygulama kaldırıldı. Artık bu görevdekiler uzman çavuşluktan emekli olacak. Uzman erbaşlardan devlet memuru iken emekli olanlar ile halen devlet memuru olarak çalışanların hak kaybı önlenecek. Bu durumdakilerin aylık farkları, uyum hesabıyla kaldırılacak. Subaylar ve astsubaylar gibi uzman erbaşlar için de Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Derneği kuruldu.

Komando branşında istihdam edilen uzman erbaşlardan 40 yaşını dolduranlar, istihdam edildikleri sınıfların uygun görev yerlerine atanacaklar. Atama işlemi 40 yaşını doldurdukları yıl içerisinde tamamlanacak. Komando kalmak isteyenler devam edebilecek. Bunun için 2 yılda bir sağlık kurulu raporu istenecek. Böylece yıllarca tehlikeli operasyonlara katılan özel birliklerdeki askerler, emekliliğe kadar 15 yılı geri görevde tamamlayabilecek.

Operasyonda prim ekleme

Yurtiçi ve yurtdışındaki harekâta katılan birliklerdeki askerlerin hizmet süresine ekleme yapılacak. Bunun için askeri personelin kesintisiz en az 30 gün operasyona katılması şartı aranacak. Bu personelin devlet hizmeti yükümlülüğü süresinin hesaplanmasında, fiilen harekât bölgesinde geçirilen sürenin 1.5 katı alınacak.

Görevde olan 88 bin 975 uzman erbaşa yerli üretim tabanca verilecek. Eski yasada, uzman erbaşlık görevine başladıktan 2 yıl sonra kendi paraları ile silah almak isteyenler alabiliyorlardı. Şimdi ilk 5 aylık dönemini tamamlayanlara devlet bütçesinden tabanca temin edilecek.

6 ay pandemi görevi

TSK ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’na atanan sivil tabipler harekât, salgınla mücadele ve benzeri ihtiyaçlar kapsamında yurtiçi ve yurtdışında 2 aya kadar doğrudan görevlendirilebilecek. Bu süre olağanüstü durumlarda Sağlık Bakanı’nca 6 aya kadar uzatılabilecek.

Genç yaşta seçilen milletvekillerinin askerlik görevleri, TBMM üyelik sıfatlarının sona ereceği tarihe kadar ertelenecek. Anayasa’ya göre 18 yaşından itibaren milletvekili seçilebiliniyor. Askeralma Yasası’na, “TBMM üyelerinin askerlikleri üyelik sıfatlarının sona erdiği tarihe kadar ertelenir” hükmü eklendi. Bu konu milletvekilinin tercihine bırakılmadı. Teklif sahipleri yasanın görüşme sürecinde, yasama üyesinin yürütmenin emrine girmesi “kuvvetler ayrılığı” ilkesine uygun olmadığından milletvekili görevi boyunca askerlik yapılmayacağını vurguladı.

Yasanın diğer maddelerine göre, yurtdışında yaşayan vatandaşların dövizle askerlik bedeli, yurtiçindeki bedelli askerlik hizmetine tabi yükümlülerle aynı olacak.

Kaynak: Hürriyet

Abdullah Ağar kritik detayı ilk kez paylaştı! ‘Gara o ülkenin kilit taşı’

Türkiye, Irak’ın kuzeyindeki PKK yapılanmalarına karşı hamlelerini sürdürüyor. Son olarak Gara Operasyonunu başlatan TSK, bölgeyi teröristlere dar ediyor. PKK’nın sözde devlet olarak gördüğü yerlerden biri olan Gara, bu zamana kadar terörist yapılanmanın en güvenli yerlerinden biri olarak görülürken, Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, yürütülen operasyona ilişkin çok önemli açıklamalar yaptı.

Haber7’nin haberine göre, Türkiye son dönemde teröre, teröriste karşı sıfır tolerans ilkesiyle ciddi operasyonlar gerçekleştiriyor. Özellikle yurt içinde PKK yapılanmalarını çökerten güvenlik güçleri, kaçan teröristlerin izlerini kovalayarak noktasal hassasiyette operasyonlarına devam ediyor.

PKK’nın Kandil’den sonraki en önemli merkezlerinden biri olan Sincar için son hazırlıklarını yapan Mehmetçik, Gara’ya operasyon düzenledi. Terörist yapılanmanın en önemli merkezlerinden biri olan ve sözde devletin en stratejik kentlerinden biri olan Gara için titizlikle yürütülen bir operasyona imza atan TSK, PKK’ya sahayı dar ediyor. devam etmekte olan operasyona ilişkin Haber7.com’a değerlendirmelerde bulunan Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, operasyonun şifrelerini verdi.

ABD’nin kirli oyunu

Gara’ya gerçekleştirilen operasyonun oldukça önemli bir hamle olduğunu belirten Güvenlik Uzmanı Abullah Ağar, bölgedeki PKK yapılanmalarının yalnızca terörist organizasyonu olmadığını, ABD’nin siyasal, ekonomik ve idari planlarının kilit taşlarından biri olduğuna değindi. Özellikle sosyolojik açıdan bölgedeki Kürt halkları ile PKK’yı birbirine entegre etmeye çalışıldığına dikkat çeken Ağar, sahada Türk düşmanlığının tohumlarının ekilmeye çalışıldığını belirtti:

“Amerika Birleşik Devletleri bölgede siyasi, ekonomik ve idari açıdan Kürt entegrasyonunu sağlamaya çalışıyor. Bunu başarabilirse bu orada kalmayacak. Irak’a da sıçrayacak, Türkiye’ye de sıçrayacak. Burada PKK’nın türevleri olan ENKS ve PYNK’yı birbirlerine entegre etmeye çalışıyorlar. Buna dair bir projesi var. Buradaki bir diğer mesele de ABD PKK’yı Kürt olarak tanımlıyor . YPG ve PYD’yi böyle tanımlamak çok büyük bir kurnazlığa karşılık geliyor. Terörü meşrulaştırmak ve halkları düşmanlaştırmak anlamına geliyor. Bu durum Türkiye ile halkaları karşı karşıya getirerek, sosyolojik bir kırılma oluşturmanın peşinde olduğu anlamına geliyor.”

Türkiye senaryo değiştirdi

Uygulamaya çalışılan bu oyunu Türkiye’nin girişiminin bozduğunu belirten Ağar, özellikle sahadaki faaliyet alanını Sincar öncesinde artıran Türkiye’nin, bu kirli oyuna karşı kendi senaryosunu yürürlüğe soktuğunu ve hamlesini yaptığını ifade etti:

“Gara konusunda değinmek gerekirse Türkiye, bu oyunu görüyor ve karşılık olarak adımlarını atıyor. Bir şekilde hem bölgesel hem de yerel iş birliklerini geliştiriyor. Hem de kendi başının çaresine bakmak için arayışta olan Türkiye, buna dair etkilerini uygun koşullarda ortaya koyuyor.”

 Mehmetçik hançeri sapladı

Gara’nın stratejik açıdan PKK adına önemli bir yer olduğuna dikkat çeken Güvenlik Uzmanı, bu noktada Türkiye’nin düzenlediği operasyon ile PKK’ya darbeyi indirdiğini ifade etti. Özellikle operasyonun başlatılma yönünün terör örgütünü şaşırttığını ifade eden Ağar, Mehmetçik’in bu hamlesiyle PKK’ya hançerin saplandığını söyledi:

“Gara PKK’nın kendisini dokunulamaz, erişilemez, ulaşılamaz diye düşündüğü, rahat ve güvende hissettiği, “Ben buralara devlet kurdum” dediği son derece zor bir arazidir. KDP’nin dahi giremediği bir yerdir. Şimdi Mehmetçik oraya hançerini sapladı. Teröristler burada ciddi anlamda rahattı. Büyük bir terörist yükü vardı burada, hava akınlarına karşı tedbirler geliştirmişlerdi burada. Burada var olmaya çalışıyorlardı ancak Mehmetçik buraya baskın yaptı. Baskını da Türkiye’den değil, Güney’den gelerek gerçekleştirdi. Bu hamle onları şoke etti, şaşırıp kaldılar.”

 Kendi içlerinde kavga ediyor olabilirler

ABD’nin SENTCOM üzerinden geçtiğimiz günlerde yapılan SDF açıklamasına da değinen Ağar, Washington yönetiminin terör örgütüne ödenen paralar nedeniyle kendi içerisinde bile büyük tartışmaların ve anlaşmazlıkların yaşandığını belirterek, SDF’nin tek başına bir yapı olarak bölgede bırakılması ihtimalini değerlendirdi.

“ABD’nin buna yönelik belli başlı çalışmaları var. SDF, kendi öz kaynakları ile ayakta durabilecek bir yapı değil. Orada bir irade ortaya koymaları imkansız. 130 bin PKK’lıya fon sağlıyor ABD. 40 bin tır buralara bu teröristlere destek için geldi. Onlara yiyecek, içecek, yaşam malzemeleri götürüyor. Yalnızca silah ve mühimmat değil her koşuluyla ABD bunlara bakıp besliyor. Bunlar ABD’nin beslemeleri. Ancak bu beslemelerden rahatsız olunduğuna dair duyumlar var. Bu noktada petrol gibi gelirleri onlara vererek siyasal entegrasyon sağlamaya çalışma girişimleri mevcut. ABD burada teröristler için ciddi paralar harcıyor. Kendi içerlerinde bunların kavgasını yapabiliyor olabilirler.”

Barzani’ler ve Gara operasyonu

Gara operasyonunun başlatılmasının hemen sonrasında hafta içinde Barzani’lerden de operasyona ilişkin peş peşe açıklamalar gelmişti. Özellikle PKK’nın buradaki varlığından duyulan rahatsızlığa ilişkin açıklamalar yapan Barzanilerin nasıl bir tutum alacağı merak konusuydu. Ağar IKBY ve KDP üzerinden Barzanilerin tavrını değerlendirdi.

“Barzani topa girmek istemiyor. Bire bir mücadeleye girmek istemedikleri görünüyor. Şunu da bilmeleri gerekiyor: PKK son derece sinsi siyaset ve stratejiler ile Barzani’nin altını oyuyor. Barzani hem sosyolojik hem ekonomik hem de silahlı yapılanma anlamında KDP’nin yapılanmalarına sızıyor. Bunu en iyi KDP biliyor ve bu durumdan da çok rahatsız. Ancak başka hassasiyetler nedeniyle herhangi bir hamle yapmak konusunda kararsız. “

TSK’ya yeni nesil tank avcısı! Düşmanların gözünü korkuttu

TSK’nın yeni nesil tank avcıları Kaplan ve Pars sahadaki yerlerini almaya başladı. Uzmanlara göre özellikle Suriye gibi bir muharebe sahasında anti-tank füzesi ile teçhiz edilen PARS/KAPLAN gibi zırhlı platformların önemi bir kez daha anlaşıldı.

Yerli ve milli savunma sanayii Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yapılan teslimatlar tüm hızıyla devam ediyor. Bunların başında gelen Kaplan ve Pars sahadaki yerlerini almaya başladı. İkili hem de üzerlerine takılı yerli füzelerle sahada Mehmetçik için önemli roller üstlenecek.

TRT haberde yer alan habere göre silah Taşıyıcı Araçlar (STA) Projesi de devam eden çalışmalardan biri… Burada temel amaç TSK’nın ihtiyaç duyduğu anti tank araçlarının envantere girmesiydi. Geçtiğimiz yıllarda yapılan ilk teslimlerin ardından süreç adım adım ilerledi ve kısa bir süre önce yeni bir parti daha teslim edildi.

Kaplan ve Pars sahadaki yerini aldı

Kaplan ve Pars isimli araçların önemini, bu araçların sahaya etkilerini ve üzerlerindeki füze sistemlerini anlatan Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin, öncelikle Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde, M113 ve ZMA-15 gibi platformlara Anti-Tank Güdümlü Füze (ATGM) entegre edilmesi ile oluşturulan zırhlı tanksavar araçların mevcut olduğunu hatırlattı.

Ancak bu araçlardan en modern olanlarının dahi yaklaşık 20 sene önce envantere alındığı ve tamamında ithal tanksavar füzeler kullanıldığı bilgisini veren Şahin, Kaplan ve Pars’ın sahip oldukları yeni teknolojiler düşünüldüğünde bu projenin neden önemli olduğunun ortaya çıkacağı görüşünde.

Pars STA kendi alanında tek

FNSS tarafından geliştirilen Kaplan STA’nın halen kullanılan M113 ve ZMA-15 gibi platformların yerini alacağını ya da bunları destekleyecek şekilde konumlandırılabileceğini anlatan Şahin şunları söyledi:

 “Pars STA ise taktik tekerlekli yapıda olması sebebi ile TSK envanterinde muadili bulunmayan bir sistem olarak öne çıkıyor. TSK envanterinde taktik tekerlekli yapıda çok sayıda araç var ancak anti-tank konfigürasyonundaki taktik tekerlekli tek araç PARS STA oldu”

Suriye gibi sahalar için son derece önemli

Türkiye’nin silah taşıyıcı araçlarının nerede kullandığına cevap veren Anıl Şahin, öncelikle kamuoyundaki bir yanlış algıya dikkat çekiyor.

“Anti-tank araçlarının sadece ana muharebe tanklarına karşı kullanıldığı oldukça yanlış bir düşünce” diyen Şahin, şöyle devam etti:

“Anti-tank güdümlü füzeler, muharebe sahasındaki duruma göre zırhlı veya zırhsız bütün hedeflere karşı kullanılabiliyor.

Özellikle Suriye gibi bir asimetrik muharebe sahasında anti-tank füzesi ile teçhiz edilen PARS/KAPLAN gibi zırhlı platformların önemi bir kez daha anlaşıldı.

Hatırlayalım; Suriye’de çoğunlukla DEAŞ tarafından gerçekleştirilen ve SVBIED diye tabir edilen zırhlandırılmış bombalı araçlarla saldırılar düzenlendi. Bu araçlar zaten zırhlı olmasına rağmen DEAŞ’lı teröristler tarafından çevresi çelik, demir ve benzer şeylerle daha da güçlendirilerek hedefe yönlendiriliyordu.

Bu tür intihar saldırılarında farklı çaplardaki toplar savunma için yetersiz kalmış, tank atışlarının da başarısız olması sebebi ile maalesef şehitlerimiz olmuştu. Sadece bu örnek bile sahada her an kullanılabilecek, mürettebatı zırhlı bir platform tarafından korunan, gelişmiş sensörler ve haberleşme sistemleriyle teçhiz edilmiş anti-tank sistemlerinin önemini ortaya koyuyor.”

Üstlerinde yerli ve milli füzeler olacak

Teslim edilen araçların Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Anti-Tank Güdümlü Füze (ATGM) ile donatıldığı ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulunan Şahin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Teslim edilen Kaplan ve Pars STA’ların ilk kafileleri Rusya Federasyonu tarafından daha önce tedarik edilen ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan KORNET-E tipi tanksavar füzeleri ile donatıldı. Bu füzeler 5,5 kilometre menzile sahip ve lazer güdümlü. Şu anda ise ROKETSAN tarafından milli imkanlarla geliştirilen OMTAS füzesi entegre edilmiş STA’ların teslimatları sürüyor. OMTAS, 4 kilometre menzile sahip ancak Görüntüleyici Kızılötesi (IIR) başlığı var. IIR güdüm, lazer güdüme göre pek çok avantajı bünyesinde barındırıyor.”

Tüm hava koşullarında hedefi buluyor

Öte yandan Mehmetçik OMTAS ile tüm hava koşullarında görev yapabilme yeteneğine kavuştuğunu belirten Şahin şunları ifade etti:

Yerli ve milli OMTAS sabit ve hareketli hedeflere karşı kullanılıyor, ateşlendikten sonra dahi hedef güncelleme imkanı sunuyor ve en önemlisi ise sütre gerisinden atış ve at-unut özelliklerine sahip.… OMTAS’ın çok daha farklı özellikleri de var. Burada bir noktanın daha altını çizmekte fayda görüyorum. Türkiye, sadece araçtan atılan OMTAS’ı üretmedi. Ayrıca üç ayak üzerinden atılan OMTAS füzeleri de çalışıldı ve bunların da teslimatı devam ediyor. Bunlara ek olarak, 8 kilometre menzilli L-UMTAS ve UMTAS füzelerinin de teslimatları sürüyor. Hepsini alt alta koyduğumuzda Türkiye’nin bir alanda daha çok değerli bir atılım yaptığı net bir şekilde görülüyor.”

TSK’dan teröristlere 7 maddelik bildiri

Türk askeri Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü mensuplarının teslim olmalarını sağlamak amacıyla ‘Gelin kardeş olalım’ başlıklı 7 maddelik bildiri dağıttı.

Güvenlik güçlerince düzenlenen son yılların en kapsamlı operasyonlarıyla bitme aşamasına gelen terör örgütü PKK’lıların teslim olmalarına yönelik faaliyetler de sürdürülüyor. 2020 yılında yürütülen ikna çalışmalarıyla çözülme sürecine giren PKK’dan 243 örgüt mensubu, kaçarak, güvenlik güçlerine teslim oldu.

7 maddelik bildiri

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde olumsuz hava şartlarına rağmen teröristlere yönelik operasyonlar da devam ediyor. Güvenlik güçleri, bir yandan operasyonlarını sürdürürken bir yandan da PKK’lıların teslim olmaları için barınma alanlarına, geçiş güzergahlarına, kırsal alanlar gibi birçok bölgeye 7 maddelik bildirileri bıraktı. ‘Gelin kardeş olalım’ başlıklı, teröristlerin teslim olmaları için hazırlanan 7 maddelik bildiri şöyle:

“Amerika’nın ve Haçlı zihniyetinin maşası olma,

Kaya oyuklarında, mağaralarda, inlerde pis hayvan gibi yaşama. Rabbim kainatı insan için yaratmıştır,

Sizi buraya mahkum edenler lüks villalarda yaşıyor,

Unutma bu coğrafyada oynanan bütün oyunlar kendi insanı üzerinedir,

Bu kaçışın sonu yok devletimizin şefkatine güven,

Etkin pişmanlık yasasından faydalan, hayatını yaşa,

Hayat senin hayatın. Hiçbir şey için geç değildir.”