Terör

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Terör

İçişleri Bakanlığı’ndan flaş Boğaziçi açıklaması

İçişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Çataklı, başta Boğaziçi protestoları olmak üzere gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Çataklı’nın açıklamalarının satırbaşları şu şekilde:

159 kişiden 79’unun terörle irtibatı tespit edildi. Marjinal grupların kışkırtmasına asla müsaade etmeyiz. Hiç kimseye, devletimizin gücünü sınamasını tavsiye etmiyoruz.

Halen İstanbul’da 28 kişinin işlemleri devam etmektedir. Gözaltına alınan 45 kişiden 22’sinin terör örgütleriyle irtibatlı oldukları kesinleşmiştir.

Bu verilerden de anladığınız üzere resim gayet nettir. Netice itibariyle Boğaziçi Üniversitesi ülkemizin en güzide eğitim kurumlarından birisidir. Vatandaşlarımız hiç merak etmesin, bu grupların bütün çabalarına karşı teyakkuzdayız.

‘İran’ın da başı belada’ diyerek duyurdu! ‘Türkiye ile operasyon düzenlemeliyiz’

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşat Salihi, terör örgütü PKK konusunda İran’a uyarıda bulunarak, ‘Irak, Türkiye ve İran ortak hareket etmeli’ dedi.

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşat Salihi, terör örgütünün son dönemde Kerkük bölgesindeki silahlı faaliyetlerinin Türkmenlerin can güvenliğini tehdit ettiğini, bölgedeki varlığına son verilmesi için Irak, Türkiye ve İran’ın ortak hareket etmesi, güç birliği yapması gerektiğini anlattı.

Irak Anayasası’nın önemli maddelerinden birinin ülke içinde terör örgütlerinin barındırılmaması ve komşu ülkeleri etkilememesi için gereken mücadelenin yapılması olduğunu belirten Salihi, şöyle konuştu:

“Merkezi Irak hükümetinin bu konuya çok önem vermesi gerekiyor. Terör örgütünün Irak topraklarını kullanması, hem ülke için hem de komşuları olan Türkiye ve İran için güvenlik boşluğuna neden olur. Maalesef PKK terör örgütü son dönemde Irak Türkmenlerinin can güvenliğini tehdit ediyor. Suikast saldırıları, Türkmenlerin özellikle iş yerlerine yönelik tehditler gerçekleşiyor. Türkmenlerin tehdit edilmesi, özellikle Türkmen cephesine yönelik suikastların arkasında PKK terör örgütünün arkasında olduğu belli. İki yıl önce ofis müdürümüz terör örgütü tarafından öldürüldü. Ancak emniyet güvenlik güçleri bunu ortaya çıkartmakta sınıfta kaldı. Bu durum Iraklı yetkillerin de bilgileri dahilinde. Son günlerde de terör örgütü uyuşturucu madde ticaretini Kerkük ve yakın bölgesine taşıdı. Biz bunları bilgi ve belgelere dayalı olarak konuşuyoruz.”

Irak istihbaratının geçen yıl temmuz ayında Kerkük’te önemli bir uyuşturucu şebekesini ele geçirdiğini belirten Salihi, “Uyuşturucu tacirlerinin Ranya ve Kalar bölgesinden oldukları öğrenildi. Kerkük polis teşkilatı soruşturmayı başlattıktan sonra, başka tarafların baskısı sonucu bir uyuşturucu taciri serbest bırakıldı. PKK terör örgütü, bu gibi uyuşturucu teşkilatlarıyla uyuşturucu maddeleri Kuzey Irak’tan Kerkük’e, Kerkük’ten de Güney Irak’a intikal ettiriyor. Örgütün uyuşturucu ticaretinin Irak hükümeti ve yerel hükümetler tarafından dikkate alınması gerekiyor” dedi.

“Teröristler Kerkük’e taşınabilir”

Örgütün Kerkük’teki terör eylemlerinin durdurulması için ciddi bir mücadele verilmediğini söyleyen Salihi, Sincar anlaşmasından sonra bölgeden çıkartılan teröristlerin Kerkük’e getirilmesi ihtimali olduğunu da ifade etti. ITC Başkanı Salihi, “Bu durum daha büyük sıkıntı olur, polis ve güvenlik teşkilatları bu gibi konularda daha ciddi olmalılar, merkez hükümetten daha fazla destek almaları gerekiyor. Terör örgütü Sincar’dan çıkartıldığı zaman Mahmur’a getirilebilirler, o bölge Kerkük’e çok yakın. Süleymaniye hükümeti daha aktif olmalı, Garmiyan, Kifrei ve Kalar bölgesinde terör örgütüne ciddi bir şekilde fırsat verildi. Bu durumdan Kuzey Irak yönetimi de zarar görüyor. Merkezi hükümet de biliyor, Erbil ve Süleymaniye hükümetleri de buna vakıftır” diye konuştu.

“Terör örgütü bölgede uyuşturucu satıyor”

Örgütün bu bölgedeki faaliyetlerinin sadece Irak, Türkiye, İran ve Suriye değil AB’nin de sorunu olduğunu söyleyen Salihi, “Terör örgütü Avrupa ülkelerinde haraç toplayıp burada Türkmenler’e yönelik suikastlar yapıyor. Bu durumda Avrupa ülkeleri de suçludur. İnsan hakları örgütlerine de sesleniyorum. O uyuşturucuların, silahların, Irak Türkmenlerine karşı kullanılmasında AB ülkeleri de dikkat etmelidir. Çünkü yeri geldiğinde belki de uluslararası taraflara da dava açarız. Avrupa ülkelerinden terör örgütü PKK’ya yardım eli uzatıldığında, onların kurşunlarıyla Irak vatandaşları, Türkmenler, Sünni Araplar ve Yezidilere suikastler gerçekleşiyor. AB ülkeleri kendilerini suçlu hale getiriyor” dedi.

“Irak, Türkiye ve İran ortak hareket etmeli”

Irak’ın ordusu ve istihbarat birimleri, polis teşkilatının güçlü olduğunu ancak bu gibi bir meselenin tek başına Irak hükümeti ile çözülemeyeceğini belirten Salihi “Irak, Türkiye ve İran istihbaratıyla birlikte ortak operasyonlar gerçekleşmeli. İran kendini uzak tutarsa onun da gelecekte başı belaya girer. Nasıl ki İran’a karşıt olan Halk Mücahitleri denilen örgüt oradan çıkartılıp başka ülkelere gönderilmiştir. PKK terör örgütünün Irak toplarından çıkartılmaları elzemdir” dedi.

Terör örgütünün planını Batman polisi bozdu

Batman’ın Gercüş ilçesinde cinsel istismar sonucu hamile kalan 14 yaşındaki P.Ö. üzerinden terör örgütüne yakın sosyal medya hesaplarından yapılan kara propagandayı, Batman Emniyet Müdürlüğü ekipleri bozdu.

Polis, babası güvenlik korucusu olan P.Ö.’nün yaşadığı köyünde, erkek arkadaşı M.A. (19) tarafından evlilik vaadiyle cinsel ilişkiye zorlandığını ortaya çıkardı. P.Ö. hakkında köyde dedikodu çıkardığı da saptanan M.A., sevk edildiği adliyede tutuklandı.

Edinilen bilgiye göre, babası güvenlik korucusu olan P.Ö., 12 Kasım 2020 günü Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunarak, aynı köyde yaşadığı erkek arkadaşı M.A.’nın kendisini evlilik vaadiyle cinsel ilişkiye zorladığını bildirdi. Başlatılan soruşturma kapsamında Batman Çocuk Şube Müdürlüğü ve Gercüş İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince pedagog eşliğinde ifadesi alınan P.Ö., “M.A., benimle evleneceğini söyledi, birlikte olduk. Daha sonra beni bir yakınıyla birlikte olmaya zorladı. Sonrasında, evlenmeyeceğini söyleyince durumu aileme bildirdim” dedi. Gözaltına alınan M.A. da ifadesinde P.Ö. ile ilişkiye girdiğini itiraf etti.

KÖYDE DEDİKODU ÇIKARDI

M.A.’nın, daha sonra köyde, kız arkadaşıyla ilgili dedikodu çıkardığı da ortaya çıktı. M.A. sevk edildiği adliyede, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

HALKI GALEYANA GETİRMEK İSTEDİLER

Yaşanan cinsel istismar olayı, terör örgütü PKK yandaşı sosyal medya hesaplarından ise kara propaganda için kullanıldı. Güvenlik uzmanları, paylaşımlar ile kent halkını galeyana getirme amacının taşındığını belirlerken, mercek altına alınan sosyal medya hesaplarından daha önce de bir kafeye denetime giden polis ekipleri için, “Polis Kürtçe şarkı söylenen kafeleri basıyor”, ailesi tarafından dilendirilen bir çocuğun koruma altına alınmasının ardından “Polis Kürt çocuklarını gözaltına alıyor” şeklinde paylaşımlarda bulunulduğu belirlendi.

Kaynak : Milliyet

Vefa ekibi saldırısı ile ilgili 38 gözaltı

Van’ın Özalp ilçesinde 2 sivilin şehit olduğu vefa ekibi saldırısı ile ilgili 38 kişi gözaltına alındı. Aralarında 6 HDP’li’nin de olduğu zanlıların sorgusu sürüyor.

Açıklamayı Van Valiliği yaptı. Salgın tedbirleri kapsamında karantinaya alınan Özalp ilçesi Eğribelen Mahallesi’ne yardım götüren vefa sosyal destek ekibine düzenlenen saldırı ile ilgili ilçe merkezi ve çevre mahallelerde birçok adrese baskın düzenlendi.

Biri ilçe başkanı 6 HDP’li de gözaltında

Güvenlik güçleri, olayla ilgisi olduğu değerlendiren 38 kişiyi gözaltına aldı.
HDP Özalp ilçe başkanının da bulunduğu 6 HDP’linin de gözaltına alınanlar arasında olduğu belirtildi. Zanlıların sorguları sürerken bölgede operasyonlar da devam ediyor.

Uzun namlulu silahlarla taramışlardı

Dün meydana gelen saldırıda Özalp ilçesi Eğribelen Mahallesi’ne Vefa Sosyal Destek Grubu kapsamında yardım götüren Özalp Belediyesi ekibi köye yardım dağıtıp ilçe merkezine dönüşe geçti. Mehmetalan Mahallesi yakınlarında saat 12.00 sıralarında arkalarından yaklaşan bir araç içerisinde bulunan ve PKK’lı oldukları değerlendirilen kişiler tarafından uzun namlulu silahlarla saldırı gerçekleştirildi.

Yardım için araca almışlardı

Saldırıyı gerçekleştirenler kaçarken bir belediye çalışanı ile ilçe merkezine dönerken yoldan aldıkları bir sivil vatandaş olay yerinde hayatlarını kaybetti. Yaralanan belediye çalışanının ise Özalp Devlet Hastanesi’nde tedavisi sürüyor.

Türkiye taktik değiştirdi terör örgütü tarihi çöküş yaşadı

Ülke içindeki terörist sayısı hızla düşüyor, PKK’ya katılım tarihin en düşük seviyesinde seyrediyor. Uzmanlara göre bu tabloda Türkiye’nin istihbarattaki gelişimi, taktik değişimi ve imkan-kabiliyetlerinin artması gibi birçok unsur etkin.

İçişleri Bakanlığının açıkladığı son verilere göre Türkiye’nin sınırları içindeki terörist sayısı ilk kez 500’ün altına düşürüldü. Bu yıl örgüte katılım da 13 kişi ile sınırlı kalarak bugüne kadarki en düşük seviye görüldü.

Yurt içindeki terörist sayısı ilk kez 500’ün altına düştü

Peki Türkiye terörle mücadelede bu başarıyı nasıl sağladı? Emekli Tuğgeneral Fahri Erenel hem bu denklemin bileşenlerini değerlendirdi, hem de örgüte yeni katılım oranındaki düşüklüğün temelinde hangi unsurların yattığını anlattı.

Sadece yurt içindeki operasyonlar düşünülmesin

Türkiye’nin terörle mücadelede son yıllarda ciddi bir paradigma değişikliğine gittiğini hatırlatan Erenel, geçmiş dönemde kısıtlı zamanlarda ve sınırlı alanlarda atılan adımların yerine yurt içi ve yurt dışını kapsayan oldukça kapsamlı bir terörle mücadele konseptine geçildiğine işaret etti.

Mücadelenin sadece iç güvenlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerde teröristlerle mücadeleyle sınırlı kalmadığını belirten Erenel, “İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerin yanı sıra Anadolu’nun dört bir yanında DEAŞ, FETÖ ve diğer tüm terör örgütlerine yönelik çok kapsayıcı bir yaklaşım ortaya kondu” dedi.

Emekli Tuğgeneral Fahri Erenel.

[Emekli Tuğgeneral Fahri Erenel.]

Şehirler, dağlar ve sınır ötesi aynı potada

Fahri Erenel, yakın bir geçmişe kadar terörle mücadelenin kırsalda PKK’ya endekslendiğini, şehirlerde de emniyet güçlerinin bir şeyler yapmaya çalıştığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Daha sonra Türkiye farklı bir yol seçti. ‘Terörü ve teröristi bulunduğu yerde, kaynağında yok edebilmek’ üzerine kurulu bu yaklaşımla beraber şehirler, dağlar ve sınır ötesi merkezi bir planlama ile tek potada görüldü ve mücadele tüm bu satha yayıldı.

Terörle mücadele ediyorsanız bu tehdidi bulunduğu yerde yok edebilmek çok önemli bir konu. Türkiye bunu başarabilmeye başladı. Sadece yurt içinde ya da sınırımıza yakın ülkelerde değil, dünyanın çok farklı bölgelerinden size tehdit bir unsuru etkisiz hale getirebilmek değerli bir güç. Hemen yakın geçmişten bir örnek vereyim, 22 Nisan’da Türkiye, İsveç’ten ‘Zibo’ kod adlı teröristi getirdi. Bu terörist, örgütün gençlik yapılanmasında sözde sorumlulardan biriydi. Öte yandan FETÖ mensuplarına dair de bu tür adımları biliyoruz. Bunları alt alta koyduğunuzda terörle mücadelede son zamanlarda kazanılan başarıların sac ayaklarından birini görüyorsunuz.”

Güvenlik güçleri yurt içinde ve sınır ötesinde operasyonlara aralıksız devam ediyor. Foto: AA

[Güvenlik güçleri yurt içinde ve sınır ötesinde operasyonlara aralıksız devam ediyor. Foto: AA]

Kalıcı ve sürdürülebilir başarı dönemi başladı

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’nin terörle mücadelede kimi dönemlerde çok ciddi başarılara imza attığını hatırlatan Erenel, yeni süreçteki başarıların geçmişten farklarını şu sözlerle anlattı:

“Eskiden belirli hatlar üzerinde, hava şartlarının uygun olduğu zaman kısmen etkili bir mücadele ortaya konur ancak bu durum kalıcı olmazdı.

Yaşanan paradigma değişimi ve sahip olunan imkan ve kabiliyetlerle birlikte 4 mevsim boyunca durmayan, istediği her nokta son derece etkin operasyonlar düzenleyebilen bir yapıya kavuştuk.

Durum böyle olunca PKK’nın sahip olduğu avantajları da tersine çevirdik. Eskiden sürekli aynı noktalarda kalan unsurlarımız saldırıya maruz kalıyordu. Şimdi baskıyı kuran taraf tamamen biziz. TSK ve Jandarma bu yeni yaklaşıma göre teşkilatlandı, profesyonel bir yapılanma sağlandı, komandolarımızın ve diğer askerlerimizin sahip oldukları imkanlar artırıldı. Ve tüm bunların meyvesi alınmaya başlandı.”PKK’nın sözde sorumlusu MİT operasyonuyla Türkiye’ye getirildi

İstihbaratların birleştirilmesi dönüm noktası

Türkiye’nin terörle mücadelede sergilediği başarılı performansın en önemli kolonlarından birinin ‘istihbarat’ olduğunun altını çizen Erenel, bu alandaki değişimlerin sahaya yansımalarına dair şunları söyledi:

“Eskiden güvenlik güçleri kendi istihbaratlarını topluyor, bunları gerekli zamanda gerekli şekilde diğer güçlerle paylaşmıyor ve dağınık bir görüntü sergileniyordu. Daha sonra güvenlik güçlerinin istihbarat havuzu birleşti ve herkes elde edilen bilgiye erişebilir oldu. Kurumlar birbiriyle son derece değerli bilgileri paylaştı. İstihbaratın tek elde toplanması sahadaki değişimin kritik dönemeçlerinden biri oldu.

Bir diğer önemli nokta ise istihbari dönüşüm oldu. Eskiden stratejik istihbarat üzerinden gidiliyordu. Yani daha uzun süreli yaklaşımlara göre adımlar atılıyordu. Savunma sanayiinin yerli ve milli imkanlarla yaptığı atılımla birlikte altın değerindeki taktik istihbarata kavuştuk. Yani sahadan anlık olarak elde edilen bilginin çok hızlı bir şekilde analiz edilmesi ve hemen reaksiyon alınarak operasyon düzenlenebilmesi kabiliyetine sahip olduk.

Tüm bunlara milli teknoloji hamleniz ile yaptığınız silahlarınızın, drone’larınızın, atış destek sistemlerinizin ve sürekli genişleyen istihbarat ağınızın yansımalarını da eklerseniz terör örgütünün neden tarihinin en kötü dönemlerinden birini yaşadığını rahatlıkla görebilirsiniz.”

Güvenlik güçlerinin operasyonlarına 'annelerin' de desteği eklenince örgüte katılım tarihin en düşük seviyesinde kaldı. Foto: AA

[Güvenlik güçlerinin operasyonlarına ‘annelerin’ de desteği eklenince örgüte katılım tarihin en düşük seviyesinde kaldı. Foto: AA]

Güvenlik güçlerinin başarısı örgüte katılımın önündeki en büyük engel

Emekli Tuğgeneral Fahri Erenel, örgüte bu yıl sadece 13 kişinin katılmasına konusunda ise “PKK’ya katılımın bu seviyeye düşmesi son derece önemli. Güvenlik güçlerimizin başarılarını sadece biz değil dünya görüyor. Örgüte sempati duyanlar da bu gerçekle yüzleşti. Dağa çıkması halinde başına geleceğin farkında. Ayrıca Diyarbakır Anneleri ile başlatılan süreç de katılımın düşüklüğünde değerli bir simge oldu” ifadesini kullandı. 

Kırmızı bültenle aranan terörist etkisiz hale getirildi

Kırmızı bültenle aranan PKK/KCK’nın sözde Mahmur-Kerkük eyalet sorumlusu Yahya Duman, MİT ve TSK’nın Sincar’daki operasyonuyla etkisiz hale getirildi.

Interpol tarafından kırmızı bültenle aranan “Sabri Tori” kod adlı Yahya Duman’ın terör örgütü PKK’ya 1993’te katıldığı, Siirt ve Şırnak kırsalındaki eylemlerde bulunduğu, 2016’da Mardin/Dargeçit Dibekli karakoluna yapılan saldırıyı yönettiği tespit edildi.

MİT ve TSK tarafından Irak’ın Sincar bölgesinde gerçekleştirilen operasyonda etkisiz hale getirilen teröristin PKK’nın Irak’taki sözde özel kuvvetler okullarından ideolojik ve askeri eğitim verdiği, 2019 yılından bu yana da sözde Mahmur-Kerkük eyalet sorumlusu olarak görev yaptığı öğrenildi.