Suleyman soylu

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Suleyman soylu

Anket sonuçları yayınlandı! Sonuç yüzde 82 çıktı

İçişleri Bakanlığı, mayıs ayında yapılan vatandaşların Bakanlık hizmetlerinden duyduğu memnuniyet anketinin sonuçlarını yayınladı. Ankette vatandaşların hizmetlerden duyduğu memnuniyetin yüzde 82 olduğu belirtildi.

İçişleri Bakanlığı, mayıs ayında yapılan ankete göre vatandaşların Bakanlık hizmetlerinden duyduğu memnuniyet oranının yüzde 82 olarak belirlendiğini, uygulanan politikalar arasında en yüksek memnuniyetin yüzde 85,89 ile terör örgütleriyle mücadeleden duyulduğunu bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, bağlı birimlerinde verilen hizmetlere yönelik vatandaş memnuniyetini ölçmek amacıyla 2020 yılının mayıs ayından bu yana her ay düzenli olarak Interactive Voice Response (IVR-Etkileşimli Sesli Yanıt) robot teknolojisi yardımıyla “Vatandaş Memnuniyeti Anket Uygulaması” gerçekleştiriyor.

Seslerin yazıya, yazıların da sese dönüştürülmesi temeline dayalı yapay zeka teknolojisi sayesinde günlük 8 bin arama kapasitesiyle uygulamadan daha doğru sonuçlar elde edilebiliyor.

Ana dilleri farklı olan kişilerin görüşlerinin de sonuca dahil edildiği anket kapsamında verilen cevaplar anonimleştirildiğinden kişisel veriler ihlal edilmiyor.

Hizmetlerden duyulan memnuniyet yüzde 82

Bu kapsamda, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve bağlı kuruluşları ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ve valiliklerce verilen hizmetlerin vatandaş memnuniyetini ölçmek amacıyla yapılan anketler, “hizmetler” ve “politikalar” başlıklarından oluşuyor.

“Hizmetler” başlığında alınan hizmetten genel memnuniyet, personel ilgisi, personel bilgi düzeyi ve işlemin tamamlanma süresi ile birimin fiziki ortamı sorgulanıyor.

Geçen mayıs ayında bu başlıkta 205 bin 330 kişiye düzenlenen ankette genel memnuniyet oranı yüzde 82 olarak ölçüldü.

En yüksek memnuniyet, terörle mücadeleden duyuluyor

“Politikalar” başlığında ise terör örgütleriyle mücadele, trafik güvenliği uygulamaları, uyuşturucuyla mücadele, hırsızlık, dolandırıcılık gibi asayiş olaylarıyla mücadele, kaçak göçle mücadele, afetlere hazırlık, kimlik kartı, sürücü belgesi ve pasaport belgesi dahil nüfus işlemlerinden duyulan memnuniyet derecesi tespit edilmeye çalışılıyor.

Mayıs ayında bu başlıkta 100 bin 291 kişiye düzenlenen ankette genel memnuniyet oranı yüzde 75,08 oldu.

Bakanlığın uyguladığı politikalar arasında en yüksek memnuniyetin, yüzde 85,89 ile terör örgütleriyle mücadeleden duyulduğu belirlendi.

Bunu yüzde 84,08 ile kimlik kartı, sürücü ve pasaport belgesi dahil nüfus işlemleri, yüzde 77,79 ile uyuşturucuyla mücadele politikaları izledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu verdiği örnekle kirli oyunu gözler önüne serdi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Türkiye’nin güçlenmesini, ayakta durmasını istemeyenler, haksızlığa karşı çıkmasını, söz söylemesini istemeyenler, geçmişten bugüne yapmak istedikleri oyunları yapmak, Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi ortaya koymaya çalışıyor. Bunlara fırsat vermemek için; güçlü, iri, diri, bir ve kardeş olmalıyız.” dedi.

Soylu, bir dizi programa katılmak üzere geldiği Afyonkarahisar’da, belediye önünde toplanan kalabalığı selamladı.

Burada konuşma yapan Soylu, zaferlerin ve kahramanların şehrinde olmaktan onur duyduğunu, milletin emrine amade olduğunu vurguladı.

Önemli bir sözün zihinde ve gönülde de yer aldığına işaret eden Soylu, “Cumhurbaşkanımızın güzel bir cümlesi var, o ölçümüzdür; ‘durmak yok, yola devam’. Çünkü etrafımızdaki coğrafyayı, dünyayı görüyorsunuz. Türkiye’nin güçlenmesini, ayakta durmasını istemeyenler, haksızlığa karşı çıkmasını, söz söylemesini istemeyenler, geçmişten bugüne yapmak istedikleri oyunları yapmak, Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi ortaya koymaya çalışıyor. Bunlara fırsat vermemek için; güçlü, iri, diri, bir ve kardeş olmalıyız.” diye konuştu.

Türkiye’nin büyümesini istemeyenlere fırsat vermemek için savunma sanayisinde yerliliğin yüzde 80’e kadar geldiğini anlatan Soylu, şöyle devam etti:

“Hedef, bütün dünyaya parmak ısırtacak savunma sanayisini oluşturana kadar durmak yok, yola devam. Karadeniz’de toplam 540 milyar metreküp doğal gaz buluşumuz… Biz ne kadar bulursak onlar, o kadar çatlayacak. Varsın çatlasınlar, patlasınlar. Tarımda, enerjide, savunma sanayisinde, insan kaynağıyla kendine ve etrafındaki coğrafyaya yeten bir Türkiye…. Millete minnettarız. Siz olmasaydınız Suriye’de insanlar katledilecekti, siz olmasaydınız Doğu Akdeniz’de Libya’da dünyada bir tek ses çıkmayacaktı, siz olmasaydınız etrafımızdaki coğrafyada ve yıllardır gönlümüze saplanan Karabağ meselesi çözülmeyecekti. Sizin 50 gramlık oy pusulanız ve demokrasi iradeniz olmasaydı, birlik ve beraberlik iradeniz olmasaydı, 21. yüzyılda bu güçlü adımları atmamış olsaydık bilmenizi istiyorum ki, Türkiye’nin başına; 60 darbesini, 71’i, 80’i nasıl getirmişlerse, 17-25 Aralık’ta ve 15 Temmuz’da muvaffak olacaklardı, bugün eli böğründe yaslı yaslı duracaktık. Afyonkarahisar’da şunu söylemek istiyorum; sadece gazete manşetlerine değil aynı zamanda Allah’a şükürler olsun 15 Temmuz’da tanklara ve uçak bombalarına direnen bir milletin evlatlarıyız.”

Kirli oyunu gözler önüne serdi

Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın liderliğinde bugün Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu güçlü iradeyle, Türkiye’nin şehirlerinde huzur ve güven olduğunu vurguladı.

Ülkede, terör örgütünün kaçacak delik aradığını anlatan Soylu, şunları kaydetti:

“Hiç merak etmeyin bugün ülkemizin her tarafında nasıl huzur varsa aynı şekilde ülkemizin doğusunda ve güney doğusunda huzur var. PKK terör örgütünün millete gelip, haraç aldığı ve çökmeğe çalıştığı günler tarihte kaldı. Şimdi çocuklar orada okuyorlar, kimisi hayvancılık yapıyor kimisi de çalışıyor. Amerika 850 milyon dolar bütçesinden PYD’ye yardım yapma kararı alıyor. Oyunun ne kadar büyük olduğunu anlıyoruz değil mi? Orada onlara yardım ediyorlar. Gıda, silah, mühimmat teçhizat, eğitim yardımı hepsini orada o ülkeler gerçekleştiriyorlar. Şu milleti tanımıyorlar. Topu bir araya gelsin, onları bitireceğiz. 2023, 2053 ve 2071’e güçlü bir şekilde gireceğiz inşallah.”

Soylu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘ye de minnet ve hürmetini sunarak, şöyle devam etti:

“İkide bir gelip diyorlar ki ‘parlamenter sisteme geri dönelim’. Böyle bir fiskeyle yıkılabilecek hükümetlere geri dönelim istiyorlar. Geçti mi o günler. Bugün ayakta kalabilmemizin en önemli sebeplerinden biri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir. Parlamenter hükümet sisteminde de eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile yan yana bakanlık yaptık. Burada da şimdi bakanlık yapıyoruz. Şimdi nasıl biliyor musunuz? Hızlı tren gibi. Dertleri şu; ‘acaba Türkiye’yi tökezletebilir miyiz?’ Tökezletemeyeceksiniz. Güçlü, zengin ve büyük olacağız. Etrafımızdaki coğrafyaya huzur ve istikrar getireceğiz. Dünyaya medeniyetimizi nakşedeceğiz. Yapacak çok işimiz var. Milletimizin, ülkemizin ve Cumhur İttifakı’nın yapacağı çok iş var. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağı çok iş var. Durmak yok, yola devam.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Talimatım budur

Kadına şiddet konusunda açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bir kadın gidecek, polise, ‘Ben sıkıntıdayım, yardım et’ diyecek. Polis ona ‘Git müracaat et’ dedikten sonra görevden alınmayla karşı karşıyadır. Talimatım budur.” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, kadına yönelik şiddet konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Soylu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Bir kadın gidecek, polise, ‘Ben sıkıntıdayım, yardım et’ diyecek. Polis ona ‘Git müracaat et’ dedikten sonra görevden alınmayla karşı karşıyadır. Talimatım budur. Ona yardımcı olacak, aile için şiddetle mücadeleye yönelik birime götürecek, teslim edecek yardımcı olacak. Aklı da orada kalacak.

112, 156’yı arandığında bir savsaklama varsa hesabını sorarım, arkadaşlarım da sorar.https://e0dd7b5b75c6286dda2567d113a32d62.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-38/html/container.html

16.11.2020 tarihinden itibaren KADES’i indiren kişi sayısı, yüzde 317 oranında artış ile 2 milyon 293 bin 289 olmuştur. İhbar sayısı yüzde 194 artarak 138 bin 978 oldu.

Bakan Soylu açıkladı: ‘Sedat Peker’ operasyonu işte böyle başladı!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Soylu, Sedat Peker operasyonuna ilişkin, “Bundan 1.5 yıl duran operasyonu harekete geçiren benim. Bursa’daki operasyonun yöneticisi benim. Köfteci Yusuf’a çökmeye çalışıyorlar. Bana vekillerimizle geliyorlar, ben de operasyonu başlatıyorum. Teknik dinleyemeye alınıyor sonra operasyona dönüyor” dedi.

Sedat Peker operasyonunda yönelik Bakan Soylu, “Allah yakışan iftiradan korusun. Diyorlar ki şöyle oldu böyle oldu… Ben söyledim, tekrar söylüyorum. Hayatımda en nefret ettiğim mafya tipli örgütlenmelerdir. Bunlarla mücadele etmek bizim namusumuzdur. Bu operasyonu yapan benim. Benim diyorum” dedi.

Köfteci Yusuf’a çökeceklerdi

Bakan Soylu sözlerine şöyle devam etti:

“Bundan 1.5 yıl duran operasyonu harekete geçiren benim. Bursa’daki operasyonun yöneticisi benim. Köfteci Yusuf’a çökmeye çalışıyorlar. Bana vekillerimizle geliyorlar, ben de operasyonu başlatıyorum. Teknik dinleyemeye alınıyor sonra operasyona dönüyor. İstanbul’un başlangıcını bilmiyorum, aylar sonra başlatan benim yine. 17-25’ten sonra işler değişti.”

Bakan Soylu’dan Cumhuriyet gazetesine tepki

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Twitter hesabından Cumhuriyet gazetesine tepki gösterdi.

Bakan Soylu, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Bir mafya pisliğinin hezeyanlarıyla terörle mücadele tarihimizin en Şanlı Komutanına çamur atan, ortakları HDPKK için intikam alan, Cumhuriyet gazetesi; Sizin tarihiniz, derin, kirli ve karanlık ilişkiler tarihidir Türkiye eski Türkiye değil Hesabını hukuk önünde vereceksiniz.”

Süleyman Soylu duyurdu: Kandil’e geçiş hattını kapatıyoruz

Kuzey Irak’ta terör örgütlerine yönelik operasyonların devam edeceğini vurgulayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bu bölge Kandil’e geçiş hattı, bu hattı kontrol altında tutacağız” dedi. Metina bölgesinin stratejik olarak çok önemli bir konumda bulunduğuna dikkat çeken Soylu, buraya askeri bir üs kurarak bölgenin denetimini sağlayacaklarını sözlerine ekledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti MKYK üyelerine terörle mücadele konusunda yapılan operasyonlar hakkında bir sunum yaptı. Soylu, daha önceki operasyonların İstanbul, Ankara ve İzmir’deki TSK mensuplarının ankesör telefon bağlantılarını inceleme sonucunda yapıldığını hatırlattı.

Soylu, “Son dönemlerde ortaya çıkartılan yeni kripto FETÖ’cülere yönelik operasyonlar, ankesörlü telefon konuşmalarına ilişkin taramayı tüm Türkiye’ye yaymaktan kaynaklanıyor. Daha önce İstanbul, Ankara ve İzmir’deki ankesör konuşmalarını incelemiştik. Artık tüm illeri bu kapsama aldık. Türkiye genelindeki tüm ankesörlü konuşmalar taranmaya başladı. Son dönemde artan operasyonlar da ve gözaltılar da bu yeni çalışmadan kaynaklanıyor” dedi.

Metina’ya üs kurulacak

Kuzey Irak’taki Metina, Zap, Avaşin-Basyan ve Kandil’deki PKK hedeflerine yönelik son operasyonlar hakkında da bilgi veren Bakan Soylu “Kuzey Irak’taki operasyonlar sürecek. Metina bölgesi önemli bir yer. Tıpkı Suriye’de olduğu gibi, burada üs kuracağız ve bölgenin denetimini yapacağız. Bu bölge Kandil’e geçiş hattı, bu hattı kontrol altında tutacağız” dedi.

İçişleri Bakanı Soylu: Yeni bir seferberlik başlatıyoruz

Sokağa çıkma kısıtlamasına dair açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bu hafta sonundan itibaren valilerimiz, kaymakamlarımız, kolluk ve denetim ekiplerimiz için yeni bir seferberlik başlatıyoruz.” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, koronavirüs tedbirleri kapsamında uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına dair açıklamalarda bulundu.

Bakan Soylu’nun açıklamaları şu şekilde:

(İkamet sahibi yabancıların pasaportlarıyla kısıtlamada dışarı çıkmaları) Açık söylüyorum, kim ikamet sahibi ve pasaportuyla bu işi istismar etmeye kalkarsa ikametini iptal ederim hemen. Elimde böyle bir yetki var. İptal ederim, acımam da. Çünkü insanlar evde kalacaklar, siz pasaportunuzla beraber ‘Pasaportum var’ diye turist kılığında, imkanında bunu istismar edeceksiniz. Buna da müsaade etmeyiz.

Bu hafta sonundan itibaren valilerimiz, kaymakamlarımız, kolluk ve denetim ekiplerimiz için yeni bir seferberlik başlatıyoruz. Tüm gücümüzle sahada olacağız. Özellikle muafiyetlerin kötüye kullanılıp kullanılmadığını gerekirse tek tek arkadaşlarımız kontrol edecekler.

Sokağa çıkma kısıtlamasıyla ilgili kimsenin genel bir muafiyeti söz konusu değildir. Bu tarzdan muafiyetler, muafiyet nedeni, buna bağlı olarak zaman ve güzergahlarla sınırlıdır. ‘Ben kamu görevlisiyim, ben avukatım, ben mali müşavirim, muhasebeciyim, ben çiftçiyim’ deyip, gün boyu kısıtlamalardan muaf olduğunu sanan, istediği yere istediği gibi gidebileceğini zanneden, ‘Bakkala, markete gidiyorum’ deyip tüm şehri gezmeye kalkan olursa buna kesinlikle müsaade etmiyoruz.

Bakan Soylu sert konuştu: Tarihin en büyük bedelini ödeteceğiz

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Bugün PKK’nın yurt içindeki silahlı eleman sayısı 300’ün altına düşmüştür. Teker teker hadlerini bildireceğiz, bu yıl onlara tarihin en büyük bedelini ödettireceğiz.” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Uzman Erbaş Komando Temel Kursu Mezuniyet Töreni’nde açıklamalarda bulundu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamalarından satır başları;

“Geçen yıl 243 kişi dağdan indirildi. Bu yıl Türkiye içinden katılım 6, 5 kişi de yurtdışından katılmıştır. 40 terör örgütü elemanı ülkemize teslim olmuştur.

Türkiye genelinde 4627 yol kontrol noktasında da görev yapar, Afganistan’da da Libya’da da görev yapar. Nasıl sınırlarımızı muhafaza ediyorsak, deniz sınırlarımızı da ülkemizin her tarafında ülkemizi koruyacak sistemler kurduk, kurmaya da devam edeceğiz. Denizi kirletenleri de yakalar, Libya’ya kadar uyuşturucu kaçakçısını da kovalar.

“Bu yıl onlara tarihin en büyük bedelini ödettireceğiz”

Bugün PKK’nın yurt içindeki silahlı eleman sayısı 300’ün altına düşmüştür. Teker teker hadlerini bildireceğiz, bu yıl onlara tarihin en büyük bedelini ödettireceğiz.

Onlara haddini bildirmek, bizin namus borcumuzdur. Kutlu bayrağımıza, şehidimize, şerefiyle yaşayan gazimize borcumuzdur. Bu 300’ün altına düşen rakamın kıymetini, bu sayının nerelerden nereye geldiğini PKK’ya destek verenler de çok iyi bilmektedirler. Bize bu tezgahı kuranlar çok iyi bilmektedirler. Türkiye’nin terörle mücadelede gittiği yol, izlediği politika bellidir. Terörü her yerde bitirmeye kararlıyız.”

1 terörist teslim oldu

İçişleri Bakanlığı, terör örgütü PKK’dan kaçan 1 örgüt mensubunun güvenlik güçlerine teslim olduğunu duyurdu.

İçişleri Bakanlığı koordinesinde Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen ikna çalışmaları sonucunda; terör örgütü PKK’dan kaçan 1 örgüt mensubu daha bugün yurda giriş yaparak güvenlik güçlerine teslim oldu. Teslim olan örgüt mensubunun 2014 yılında terör örgütüne katıldığı ve Suriye’de faaliyet yürüttüğü tespit edildi. Yürütülen ikna çalışmaları sonucunda 2021 yılında teslim olan örgüt mensubu sayısının 40’a yükseldiği belirtildi.

Süleyman Soylu’dan Avrupa’ya tarihi sözler

Katıldığı bir etkinlikte Orta Doğu ülkelerinde ve Suriye’de yaşanan insanlık dramına değinen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Avrupa ülkelerine sitem ederek, ”Çok güzel takım elbiselerimiz var, giymeye devam edelim. Avrupa’da şaşalı toplantılar yapalım, bittikten sonra neşeyle hayatımıza devam edelim. Bu çocukların hakkını dünya nasıl ödeyecek? ‘Mış’ gibi yaparak ödeyemeyiz. Avrupa vur patlasın, çal oynasın devam etsin. Kusura bakmayın bunlar çıplak gerçekler” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara’da Türk polisi ve diğer kolluk kuvvetlerinin seyahat belgesi sahteciliği tespiti ve risk analizi kapasitesinin güçlendirilmesi projesi açılış konferansına katıldı.

Bakan Soylu’nun açıklamasından satırbaşları:

“Orta Doğu coğrafyası ciddi bir istikrarsızlık, terör ve çatışma sorunu yaşıyor. İnsanlar gıdaya, suya, sağlık ve adalet hizmetlerine erişimde sorun yaşıyor ama en önemlisi can güvenliği sorunu yaşıyor. 10 yılda bu tabloda ne yazık ki arzu ettiğimiz gelişmeyi gösteremedik. Hiç bir çabayı küçümsemiyorum. 2014’den bu yana 21 bin göçmenin Akdeniz’de hayatını kaybetmesi, daha geçen hafta Yunanistan’ın 7 göçmeni çıplak halde bırakması, 10 yılın sonunda göç meselesinde biz bunları yaşıyorsak hem attığımız adımları hem de 21. yüzyıl medeniyet değerlerini sorgulamalıyız. Korunmaya ihtiyaç duyanların bireysel değerlendirmesi yapılmadan kişilerin girişlerinin otomatik olarak engellenmesi uluslararası normlara uymamaktadır.

“Yanı başımızda yaşananlar 21. Yüzyılda insanlığın yüz karasıdır”

İnsanları hangi anlayışla ellerini kelepçeleyip denize atıyorsunuz, ölüme mahkum ediyorsunuz. En ufak meselede daha kamuoyunu ayağa kaldıranlar niçin sessiz kalıyor. Avrupa’ya sesleniyorum; annelerinizi babalarınızı unuttunuz mu? Aylan bebek fotoğrafı yeterince zihinlerinizi etkilemedi mi? Bu kadar kendi içine gömülmüş bir düşünceyi nasıl meşrulaştırmaya, bunları kendi içinizde legalleştirmeye çalışıyorsunuz. Suriye iç savaşı bölgemiz ve Avrupa için turnusol kağıdı olmuştur.Gücümüz dünyanın zengin ülkelerinden az olduğunu biliyoruz ama gücümüzün üzerinde kaynak ayırdığımızı söylemek isterim. Hemen yanı başımızda İdlib, Cerablus, El Bab var. Orada yaşananlar 21. yüzyılda insanlığın yüz karasıdır. Bunları motto kelimeler olarak algılamayın, İdlib’e pek çok kez gitmiş birisi olarak söylüyorum. Çok güzel takım elbiselerimiz var, giymeye devam edelim. Avrupa’da şaşalı toplantılar yapalım. Video konferans bittikten sonra neşeyle hayatımıza devam edelim. Biz bu dünyanın öteki tarafı olduğunu bilenlerdeniz. Bu çocukların hakkını dünya nasıl ödeyecek. ‘Mış’ gibi yaparak ödeyemeyiz. Milletimiz üzerine düşeni büyük bir sorumlulukla yerine getirmeye devam edecektir.

“Dramlara sessiz kalanları lanetleyecekler”

Eğer dünyanın gelişmiş ülkeleri ve Avrupa kartlarını yeniden karmaz ve insanlık adına işlenen cinayetleri hep birlikte haykırmazsa gelecek nesillerimiz 21. asrın bu ilk çeyreğinde yaşanan dramlara sessiz kalanları lanetleyecektir. Hukukun üstünlüğü vaat edenler maalesef sınıf ta kamışlardır. Biz Afrika’dan Bangladeş’e, Ortadoğu’dan Orta Asya’ya kadar milyonlarca insanın göç ettiği, 1000-2000-4000 bin dolarları göçmen kaçakçılarına vermek zorunda olduğu bir tabloyu yaşıyoruz. Her birimiz bir ailenin parçasıyız. Ne olur biraz empati kuralım. Kim eşini çocuğunu alarak savunmasız şekilde dağları aşarak, kim denizlerin dalgalı haline ilkel botlarla girerek neden başka ülkeye göç etmek ister. Çünkü su yok. Çünkü Afganistan yıllardan beri dünyanın büyük devletlerinin çatılma alanı haline getirildi. Çünkü insanlık yok.

“Kusura bakmayın bunlar çıplak gerçekler”

Biz Ağrı’da Van’da karların altında kalan cesetleri toplayacağız. Bu cesetler Afganistan’dan Pakistan’dan yürüyerek gelip sınırı geçtiğini düşündükten sonra kar tipisinin altında hayatlarını kaybedenler. Biz akşamları şaşalı yemeklerimize devam edelim. Avrupa vur patlasın, çal oynasın devam etsin. Kusura bakmayın bunlar çıplak gerçekler. Türkiye olarak en başından beri göçü engellemeyi değil göçü yönetme anlayışını benimsedik, bundan da hiç pişman olmadık. Elbette zorluklar yaşadık.

“Bu bölgelerle ilgilenen bir kişi izahatını yapsın”

Iğdır’da göçmen kaçakçılığı en alt seviyeye düştü, neredeyse yok denecek kadar az. Ağrı’nın aydınlatmalarına başlayacağız, duvarları bitti. Birbiri ardına gelen çok önemli güvenlik sistemi oluşturduk. Elektrooptik inşa çalışmaları 323 noktada başlanmış ya da önemli ölçüde tamamlanmıştır. 10 yılda 3774 organizatör tutuklandı. 2 yılda 2 katından fazla bir gözaltı sayısına ulaşılmıştır. Bu operasyonlarda bir çok Avrupa ülkesine ait seyahat belgesi ele geçiriyoruz. Ülke dışında da yürüttüğümüz sıla yolu projemiz var. Sırbistan’da bulunan vatandaşlarımızın yoğun olarak kullandığı sınır kapılarında Türk polisi kesintisiz hizmet yapmaktadır. Bir haksızlıkla daha karşı karşıya kaldık. Dendi ki Türkiye yabancı terörist savaşçılarla ilgili farklı pozisyon alıyor dendi. Rakka boşaldıkça, DEAŞ’la PYD’nin nasıl anlaştığı, ne oldu oradaki DEAŞ’lılar uçtular mı, nereye gittiler? Bu bölge ile ilgilenen bir kişi izahatını yapsın ya. Tek bir kurşun atılmadan nasıl Rakka’yı boşalttılar. Bu anlaşmanın arkasında kim var? İçerde hangi bölgelerde kalıyorlar. Bilmediğimizi mi sanıyorlar?”