Suleyman soylu

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Suleyman soylu

Bakan Süleyman Soylu’dan Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, Gara’da 13 vatandaşımızın şehit edilmesini siyaset malzemesi haline çeviren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na tepkisini dile getirdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara’da düzenlenen 107. Dönem Kaymakamlık Kursu Açılış Programı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, Gara’da 13 vatandaşımızın şehit edilmesini siyaset malzemesi haline çeviren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara’da 107. Dönem Kaymakamlık Kursu Açılış Programı’nda konuştu. Bakan Soylu, ”Bugün birileri eskiden yaşananları hatırlamıyor olabilir. Birileri rahatsız olsun, bunu her yerde söyleyeceğim. 1987’de yine 3 koldan saldırdıkları 30 sivil vatandaşımızı katlettikleri Pınarcık Köyü katliamı var. Bu nasıl vahşet diye kendi kendimize dövünüp dururduk.” dedi.

Bakan Soylu’nun konuşmasından satır başları şu şekilde:

Geçen hafta şehit olan kardeşlerimizin huzurunda eğiliyorum. O operasyonda şehit olan 2 Yüzbaşı ve Astsubayımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

Tarih zaman zaman insanlığın karşısına çıkardığı birbirine benzer fotoğraflarla aslında bir şey söyler. Hepiniz bilirsiniz 150 yıl önce Düyûn-ı Umumiye diye bir kurum vardı. Ne yazık ki IMF’den de 9-10 yıl önce kurtulabildik. 1 asır önce de bu millete Sevr’i dayadılar, bu topraklar bunu kabul etmediler. Bugün de Sevilla haritası denen bir ucubeyle geldiler, bu toprak bunu da kabul etmedi. Bizi sürekli dar alanlara çekmeye muhtaç bir hale getirmeye çalışıyorlar. Ekonomik olarak yoğun bakımda her an dokunduklarında yıkabilecekleri bir Türkiye istiyorlar. Kendi insanına mahcup, tarihimize, medeniyetimize, kültürümüze, değerlerimize uzak bir Türkiye istiyorlar. Etrafında olan bitene sağır bir Türkiye istiyorlar. Bu politikadan sala vazgeçmediler.

Göçmen sorunu

Geri kabul anlaşmalarında maddi yardım taahhütlerine uymadılar. Hiçbir çözüm önerimize yanaşmadılar. Göçmenler ülkelerine girmesin diye her türlü zalimliği yaptılar. Görmezden, duymazdan geliyorlar.

Uluslararası küresel göç rotasına baktığımızda gelir eşitsizliğinin buna yol açtığını görüyoruz. Binlerce km ailesiyle yola dökülenlerin aldıkları riskin Batı medeniyetinin umurunda olmadığını hepimiz biliyoruz. Kendi halklarına tehdit olarak gösterilen terör örgütleriyle masaya oturup anlaşma yapabilecek kadar tıynetsiz olduklarını biliyoruz. Nasıl bir coğrafyada görev yapacağınızı, bir gün dahi uyursanız memleketin geleceğine halel getireceğini anlatmak için bunları söylüyorum.

Uyuşturucudan en çok Avrupa gençliği zarar görüyor. 2020 Avrupa uyuşturucu raporuna göre AB’de bu oran 23.7. Sentetik uyuşturucular kendi gençliklerini öldürürken adamlar havaya bakıp ıslık çalıyor. Uyuşturucu onların işbirliği içinde olduğu PKK’nın ana gelir kaynağı. Terörün finansmanını böyle sağlıyorlar. Yıllık 1.5 milyon dolar gelir elde ettikleri tahmin ediliyor.

‘Birileri rahatsız olsun, bunu her yerde söyleyeceğim’

Gençliğinden vazgeçiyor terör örgütünden vazgeçmiyor. AB ülkelerinde evlilik dışı gerçekleşen canlı doğumların oranı 2016’da yüzde 43’e ulaşmış. OECD’nin verilerine göre bu oran yüzde 2 ile 3 arasında. OECD ülkeleri içinde en düşük oranın olduğu 3 ülkeden biri.

Bir takım protestoları yaparken sözde gündemi bir anda buna bağlamaları boşa değildir. Biz buna karşı çıkınca hep bir ağızdan bizi taşlamaları herhalde boş yere değildir. Hepsinin bir amacı var. Bugün birileri eskiden yaşananları hatırlamıyor olabilir.

1984’den bugüne 6021 sivil vatandaşı katletti PKK. Birileri rahatsız olsun, bunu her yerde söyleyeceğim.

1987’de yine 3 koldan saldırdıkları 30 sivil vatandaşımızı katlettikleri Pınarcık Köyü katliamı var. Bu nasıl vahşet diye kendi kendimizre dövünüp dururduk. Bunu bir insan yapmış olamaz. bunu yapanlar hayvanlardan aşağı mahluklardır.

Böyle bir şey sözkonusu olamaz. Aşağılık mahluklardır. Hep bu acılarla, dertlerle, fotoğraflarla büyüdük. Peçenek köyü katliamı sonrasında köye bağsağlığına gelenleri taşuıyan minibüsü havaya uçurdular, 3 sivil vatandaşımız şehit oldu.

1990’da Elazığ’ın Kovancılar beldesinde 9 mühendisimizi kurşuna dizerek katlettiler. Şehitlerimizden birinin evladı hala Bakanlığımızda görevlidir. 1993’te Erzincan’da Başbağlar köyünün etrafını 100 kişilik terörist grubu sardı, 20’si köye girdi, toplam 32 kişiyi katlettiler. Aynı yıl Van’da yine kurşuna dizmek suretiyle 14’ü çocuk, 8’si kadın 26 vatandaşımızı katlettiler. Bu liste çok uzun. Lütfen okuyun… Bitlis’te 93’te Yasemin öğretmenin nasıl katledildiğini… Alelade bir terör örgütüyle karşı karşıya değiliz. Bunu çiçek böcek görenlere tavsiyem şu katliam listesinin bir parçasını alıp okusunlar. Sonra da dişlerimizi sıktık diye bizi devlet adabı konusunda eleştirenler düşüncelerini tekrar ortaya koysun. Kulp’ta sadece para kazanmak için ormana giden işçiler acımazsızca katledildi. Bu cenazeleri biz kaldırdık.

HDP’den bu katliamların hiçbiri için kınama hatırlayan var mı? Ödleri patladı. PKK’nın insanlık, namus yoksunuz vahşi katli elebaşlarından sadece bir söz işiteceklerdi. Kalpleri mini minmnacıktır onların. Ürkerler ve korkarlar. Bu milletin ayakta kalmasının bir nedeni var, ürkmemek, korkmamak. Geçen yıl 28 sivil insanımızı katlettiler, aralarında işçiler, köylüler, esnaf vardı. Hangisi tepki verdi, hangisi utandı, hangisi üzüldü. Gündemlerine bile almadılar. Kızılay’da bir polis kimlik sorduğunda en ufak eksikliği, kötü niyeti olmasa bile kötü niyetliler tarafından TBMM dahil oralara iletilen meseleler karşısında bu kadar oluyor, bu kadar olay oluyor birinin kılı kıpırdamıyor. Soruşturma yapalım, komisyon kuralım demiyorlar. Daha doğrusu diyemiyorlar. Kimisi ortaklıklarından korkuyor, 2023 seçiminde acaba bir tane oy kaybederim, Kandil’i küstürürüm de…

Hesabı herkes açık açık konuşsun. Bize karşı farklı bir davranışları olur ölçüsüyle hareket ediyor. Herkesi yakar. bu dünyada da öteki dünyada da. Geçen hafta Gara’da 13 masum insanın kafasına kurşun sıktılar. 6 yıldır ellerinde işkence ettiler. Birilerinin dediği gibi misafir etmediler. doğrudan işkence ettiler, sonunda da öldürdüler. Üniversitelerde slogan atan devrim devrim diye kafa ütüleyen bayatlamış sol örgütlerden bir tane kınama var mı? yoktur. Olmaz da olamayacak da. Teröriste terörist diyoruz. Dediğimiz zaman bizi eleştiriyorlar. Öcalan için özgürlük yapan, eylem yapan insana biz ne diyelim. Geçenlerde sırf yalakalık olsun diye yine vekiller sözde tecrik kalksın özgürlüğk gelsin diye açıklama yapmaya kalktılar. Yapabilirler mi? Yaptırır mıyız? Buna müsaade eder miyiz? O siyasi partiye tepki verdiğimizde bunu diyemezsiniz, 6 milyon insanı temsil editor diyorlar. O temsil ettiğin insandan bazıları 537 gündür kapında bekliyor. Hakaret edeceğinize ilgilenseydiniz.

Bakan Soylu vatandaşa çağrı yaptı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 112 Acil Çağrı Günü’nde 70. merkez olan Karabük Acil Çağrı Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Soylu, “2020 yılında alınan 59 milyon 500 bin asılsız çağrının çok büyük bir rakam olduğunu belirterek, “Burada herkesten çok büyük bir katkı ve destek beklediğimizi de ifade etmek isterim” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Karabük 112 Acil Çağrı Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. Avrupa Birliği müktesebatına uygun bir şekilde adım attıklarını ifade eden Bakan soylu, tüm çağrıların 112 numarası ile tek çatı altında hizmete alındığını ifade etti.

Bakan Soylu, “Emniyet teşkilatımız hem jandarma hem sağlık teşkilatımız hem orman teşkilatımız, itfaiye teşkilatımızı bunun yanında diğer acil çağrı merkezlerimizin çağrı karşılayıcılarının bulunduğu bir merkez. Bu merkezin ülkemiz için anlamı şu. Şu anda ülkemizde 155, 156, 157 gibi birçok sahip birimlerin acil çağrı numaralarını tek çağrı numarası adı altında topluyoruz. Biz bu işlemi 2009 yılında Antalya, ardından da Burdur ilinde başladık. Ve 2016 yılına kadar da toplam 24 ili kendi vilayetlerinde 112 çağrı adı altında topladık. O tarihten itibaren tekrar Avrupa muktebesatına uygun bir şekilde bir adım daha attık.

81 vilayette 112 numarası adı altında tüm acil çağrıları toplamayı hedefliyoruz. Karabük’ün anlamı biz bugün 70. vilayetimizi Karabük’te 112 numarası adı altında tüm acil çağrılar için hizmete alıyoruz. Allah nasip ederse Haziran ayı sonunda da 112 numarası adı altında vatandaşımız 112’yi çevirdiğinde tüm acil çağrılara ulaşabilecek sistemi Haziran sonunda ulaşacağız. Nasip olursa, gayretimiz bu noktadadır.

Burada özellikle yeni bir hamle daha yaptık. Eğer her ilde kendi veri merkezini oluşturmuş olsaydık. Yaklaşık 20 katlık bir maliyetle karşı karşıya kalacaktık. Oysa 24 çağrı merkezinden sonra şöyle bir karar aldık. Bunu bulut sistemine çıkarttık. Her ile kendi veri merkezini yapmadık. Hem maliyetten, hem insan kaynağından onu iyi bir şekilde oradan kaçınıp maliyetini azaltıp hem de yatırımımızı da efektif bir hale getirip teknoloji ile bunu bütünleştirme imkanına sahip olduk.

Şunu ifade etmek gerekir ki 112 önce acil çağrı elemanlarımız bu çağrıları karşılıyor. Çağrıyı gönderen ve bir acil durumu olan vatandaşımızın hemen telefonundan eğer tespit edilebiliyorsa hem konumu hem de aynı zamanda adı soyadı tespit edilip ilgili bölüme hemen aktarılıyor. Burada da saniyelerle yarışan bir sisteme sahip olduğumuzu ifade etmek istiyorum” dedi.

Bakan Soylu’dan Boğaziçi paylaşımı: Devlet burada

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Valiliği’nin Kadıköy’de meydana gelen eylemlerde 65 şüphelinin gözaltına alınmasına ilişkin açıklamasını ‘devlet burada’ notuyla paylaştı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Twitter hesabından İstanbul Valiliği’nin yaptığı basın açıklamasını ‘devlet burada’ notu ile paylaştı. Valilik açıklamasında, dün Kadıköy İskele Meydanı’nda yasa dışı eylem yapan 65 şüphelinin gözaltına alındığı, bunlardan 58’inin farklı silahlı terör örgütleriyle iltisaklı, irtibatlı olduğu belirtildi.

‘Farklı silahlı terör örgütleriyle iltisak’

Açıklamada, “Gözaltına alınan 58 şüpheliden, 1 şahsın DHKP-C silahlı terör örgütü üyesi olduğu ve arandığı, 28 şahsın DHKP-C, MLKP, TKEP/L, TİKKO, THKPC, TKML terör örgütleriyle, 22 şahsın PKK/KCK silahlı terör örgütüyle ilgili geçmişte suç kayıtlarının bulunduğu, 7 şahsın farklı silahlı terör örgütleriyle iltisaklı oldukları tespit edilmiştir” denildi.

Diğer 7 kişinin ise herhangi bir suç kaydının bulunmadığı kaydedildi.

Soylu’nun paylaşımı şöyle:

Bakan Süleyman Soylu’dan “Boğaziçi Üniversitesi” uyarısı!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu sosyal medya hesabından Boğaziçi Üniversitesi’ndeki işgal girişimi ile bir paylaşımda bulundu.

Kabe fotoğrafına yapılan saygısızlığa ve rektörlük binasının basılma girişimine müsamaha gösterilmemesi gerektiği vurgulayan Soylu, “Boğaziçi’nin olan biteni izleyen sakinlerine bir sözüm var: Hayatta hiçbir başarının altında imzası olmayan, bir ajansın elinde oyuncak olan, solcu bile olamayan kart siyasetçilerin tuzağına düşmeyin.” dedi.

Soylu öğrencilere seslenerek, “sizden beklentimiz bilimsel başarı, okul başarısı ile Büyük ve Güçlü Türkiye’ye hazırlanmanızdır.” ifadelerine yer verdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Canan Kaftancıoğlu terör örgütlerinin soytarısıdır

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, daha önce DHKP-C propagandalığından ceza aldığını belirterek, “Kaftancıoğlu, terör örgütlerinin soytarısıdır.” dedi.

Bakan Soylu, DHKP-C ve PKK/KCK propagandası yapan Canan Kaftancıoğlu’na sosyal medya hesabı twitter üzerinden sert tepki gösterdi.

Soylu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Canan Kaftancıoğlu, terör örgütlerinin soytarısıdır. CHP İstanbul İl Başkanı DHKP-C, PKK/KCK ve MLKP terör örgütlerinin elemanıdır. DHKP-C ve PKK/KCK propagandası yapmaktan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesindeki 2019/171 esas nolu dosya kapsamında 1 yıl 8 ay ceza almıştır. MLKP’nin sözde kurucu liderlerinden Hasan Ocak, PKK’nın kurucularından Sakine Cansız, DHKP-C’li Ebru Timtik, sözde liderleştirdiği teröristlerden sadece birkaçıdır.”

İçişleri Bakanı Soylu: Devletimize karşı bir tezgahla karşı karşıyayız

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “Biz her zaman zorluklarla karşılaştık ama bugün etrafımızda devletimize karşı bir başka tezgahla karşı karşıyayız. Farklı kisveler altında demokrasiyi Truva atı olarak kullanarak tezgahlanmış, devletimizin saygınlığını, itibarını, bizatihi devletin kendisini hedef alan, milletin devletine olan sevgisini, sadakatini, inancını hedef alan çok cepheli taarruzla karşı karşıyayız.” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 31. Dönem Jandarma Komando Uzman Erbaş Temel Kursu Mezuniyet Töreni’nde konuştu.

Bakan Soylu’nun açıklamalar şöyle:

“Biz her zaman zorluklarla karşılaştık ama bugün etrafımızda devletimize karşı bir başka tezgahla karşı karşıyayız. Farklı kisveler altında demokrasiyi Truva atı olarak kullanarak tezgahlanmış, devletimizin saygınlığını, itibarını, bizatihi devletin kendisini hedef alan, milletin devletine olan sevgisini, sadakatini, inancını hedef alan çok cepheli taarruzla karşı karşıyayız.

Virüs salgınında baktılar ki yağma görüntüleri Türkiye’de yaşanmıyor. Kesme kırpma videolarla, yalan haberlerle bu kurumumuza saldırdılar.

Helikopter yalanını ortaya attılar.

Polisimiz başarılı olunca çıplak arama tezgahını ortaya koydular. En alçak iftiraları atmaktan utanmadılar. Teröristleri masum diye göstermekten çekinmediler.

Esnafımıza destek olan hükümetimizi, devletimizi türlü türlü yalanlarla başka alanlara çekmeye çalıştılar.

En yetkili ağızlardan açıklama yapıldı ama iftira atmaktan geri durmadılar.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki olaylar

2 gün önce rektör ataması üzerinden yine bu ülkeyi demokrasi dışı ülke göstermek için üniversitede olay çıkardılar.

Buradan sormak istiyorum, bir siyasi parti il başkanının, üniversitedeki bir rektör atamasında oranın önüne terörle iltisaklı militanlarıyla beraber gelenlerin içerisinde ne işi var? Bu ülke, çok badire geçirdi, çok zorluklardan geçti, bu tip militan ruhlu insanları da ülkenin huzurunu bozmak isteyen siyasileri de çok gördü. Ama bu tezgaha bu ülke bir kez daha düşmez. Vandallar gibi üniversitenin kapısını kırdılar, orası bilim yuvası.

Güvenliği sağlamaya çalışan polisimizi hedef tahtasına koydular. Polis üzerinden bu ülkeyi küçük düşürmeye çalıştılar. Polisi hele bir köşe yazarı 12 eylül darbecileri ile kıyasladılar. Bunun adı art niyettir. Bunun adı ‘kalem şeytanlığı’dır. Bunun adı Türkiye’nin birliğine beraberliğine operasyon çekmektir. Neye hazırlık yaptıklarını bilmiyor değiliz. Bir gazeteci bozuntusunun çıkıp darbe tarifi yapmasını alelade yorum olarak görecek değiliz.

Darbeler, terör bizi geciktirdi. İnatçıyız. 2200 yıllık devletin evlatlarıyız. 16 büyük devletimizle var olmayı kendine onur bilen insanların evlatlarıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, 15 Temmuz’da bunu başaramadılar. 17-25 Aralık’ta, Gezi’de, 25 Şubat’ta bunu başaramadılar. Terör örgütleriyle bunu başaramadılar. Bilmeliler. Biz bunu başaramayacaklar.

Dün Diyarbakır Anneleri’ni ziyaret ettim. Orada bir anne şöyle diyor… “Demirtaş’ın annesi diyor ki “Evladım devletin elinde, onu almak istiyorum” diyor. Peki o anne neden sormuyor, evladın PKK’nın elinde ve emrinde… Onu almak istiyorum diye neden sormuyor.”

Bakan Süleyman Soylu ifşa etti! Böyle şerefsizlik görülmedi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Yunanistan’ın düzensiz göçmenlere yaptığı zulmü sosyal medya hesabından ifşa etti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Yunanistan’ın düzensiz göçmenlere yaptığı zulmü sosyal medya platformu Twitter’da ifşa etti.

“Avrupa seyrediyor”

Bakan Soylu yaptığı paylaşımda, “Yunanistan, masum insanları ölüme itiyor, Avrupa seyrediyor… Türk Sahil Güvenlik Güçleri, can kurtarıyor… Her gün devam eden bu insanlık dışı davranışa ses çıkarmayan Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex ve Avrupa Parlamentosu’nu kınıyoruz…  Yunan Parlamentosu Üyesi Notis Mitarachi” ifadelerini kullandı.

Bakan Soylu Twitter üzerinden paylşatığı görüntülerde, Düzensiz göçmenler ait lastik bot Yunan karasularında Yunanistan Sahil Güvenliği’ne ait lastik bot düzensiz göçmen grubuna doğru intikal ediyor. Yunanistan unsuru düzensiz göçmenleri kurtarmak yerine Türk karasularına doğru itiyor. Düzensiz göçmenleri Türk karasularına geri iten Yunanistan unsuru bölgeden ayrılıyor. Düzensiz göçmenler Türk Sahil Güvenliği tarafından kurtarılığı görülüyor.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan AİHM’in kararına sert tepki: Selahattin Demirtaş teröristtir

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin terörden tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili “Tutukluluğu sonlandırın” kararına tepki gösteren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Selahattin Demirtaş teröristtir” dedi. Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Demirtaş’ın terör tutuklusu olduğunu vurgulayarak “Bu karar bizi bağlamaz” demişti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi terör tutuklusu HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili olarak “Tutukluluğu sonlandırın” kararı aldı. Skandal karar Türkiye’de tepki ile karşılandı. Son olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara’da ‘İl Emniyet Müdürleri ile Değerlendirme Toplantısı‘nda konuyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu.

“Selahattin Demirtaş teröristtir”

Soylu yaptığı açıklamada kararı sert bir dille eleştirdi ve “Selahattin Demirtaş teröristtir. AİHM’in, hangi sebeple olursa olsun, aldığı karar boşlukta bir karardır, hiçbir anlamı yoktur.” ifadesini kullandı.

Yıldırım Bestler-17 Operasyonu başlatıldı

Soylu burada yaptığı konuşmada Yıldırım Bestler-17 Operasyonu‘nun da başladığını bildirdi ve operasyona 3 bin 251 personelin katıldığını aktardı.

Ne olmuştu?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili “Tutukluluğu sonlandırın” kararı alırken, bu karar özellikle iktidar tarafından büyük tepki çekti.

“Karar bizi bağlamaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan da kararı sert ifadelerle eleştirmişti. Erdoğan yaptığı açıklamada, “AİHM terörle ilgili Türkiye’den giden her kararı onaylıyor. Daha kendi mahkemelerimizden bir karar çıkmadı. İç hukuk yolları tüketilmeden bu kararı alıyorlar. Türkiye aleyhine hareket ediliyor. Kendi adamlarını koruyorlar. Bu karar bizi bağlamaz” demişti.

“Onlarca insanın kanı elinde olan biri”

Dün partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AİHM’in kararını yine gündemine aldı ve eleştirdi. Erdoğan, “Bu mahkemeler iç hukuk yolları tüketilmeden istisnai olarak açıklamıştır. AİHM gibi mahkemeler bizim iç mahkemelerimizin yerine karar veremez. Terör örgütünün şiddet eylemini kınamamayı teröre destek olarak niteleyen bir mahkemenin 6-8 ekim olaylarının talimatını verene böyle bir karar alması çifte standarttır. Siyasetçi maskeli onlarca insanın kanı elinde olan biri olduğunu hatırlatıyorum. Bilmiyorlarsa biz bunu devamlı söyleyeceğiz. Bu iki yüzlülüktür” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Yeniakit

Bakan Soylu: TBMM bir kara lekeyi daha sildi

İçişleri Bakanı Soylu, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren teklifin kabulüne ilişkin, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, demokrasi, hukuk, siyaset ve devlet tarihindeki bir kara lekeyi daha sildi” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Twitter hesabından “Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifinin TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmasına ilişkin paylaşımda bulunarak, şunları kaydetti:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi, demokrasi, hukuk, siyaset ve devlet tarihindeki bir kara lekeyi daha sildi. Alınan Yassıada kararları dün için mühim olmakla birlikte asıl geleceğimize doğru tarih bırakmaktır. Yaşasın milli irade, yaşasın demokrasi.”

Soylu’nun istifa haberi Davutoğlu’cu ekibin ağzını sulandırdı!

PKK ve FETÖ’ye diz çöktüren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifa ettiği haberi Davutoğlu’cu ekibin ağzını sulandırdı. Ahmet Davutoğlu’na yakınlığı ile bilinen Ahmet Mancak Soylu’nun istifa etmesinin hemen ardından yerine kimin geçmesi gerektiğiyle ilgili Twitter hesabından anket düzenledi.

Düne kadar AK Parti’den aday olabilmek için taklalar atan Davutoğlucular, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘nun istifa etmesini fırsat bilip harekete geçti.

Hemen anket yaptı

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na yakınlığıyla bilinen Ahmet Mancak, Soylu’nun istifa etmesi ve bu kararın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmemesi arasında geçen kısa süre zarfında bile Soylu’nun yerine kimin geçmesi gerektiği konusunda Twitter’dan anket yaptı.

Davutoğlu’cu Mancak bu aymazlığının yanı sıra, CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nu bile paylaşacak kadar ilkesizliğe imza attı.