Sondakika

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Sondakika

Bilim Kurulu üyesi Ceyhan’dan kritik uyarı: O ilaçları kullananlar dikkat

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “Kronik kalp, akciğer, şeker, karaciğer, böbrek hastalığı risk oluşturuyor. Kortizonlu ilaçlar kullanıyorlarsa onlar da risk grubunda” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, koronavirüs salgınında risk grubunda olan kronik hastalıklara ilişkin Demirören Haber Ajansı’na (DHA) açıklama yaptı. Ceyhan, 60 yaş ve üstünün koronavirüs risk grubunda olduğunu anımsatarak, hastalıklar açısında grip ve zatürredekine benzer risk gruplarının olduğunu söyledi. Ceyhan,

“Koronavirüste kontrolsüz hipertansiyonun ciddi bir risk faktörü olduğu ortaya çıktı. Diğer hastalıklarda böyle bir durum yoktu. Kronik kalp hastalıkları, kronik akciğer hastalığı, şeker hastalığı, kronik karaciğer hastalığı, kronik böbrek hastalığı risk oluşturuyor. Bunlarda bağışıklık sistemi ciddi derecede etkileniyor ve az çalışıyor. Kanserli hastalar, kanser nedeniyle tedavi alanlar, başka nedenle bağışıklığı etkileyen ilaç alanlar risk grubunda. Bunlar eğer bağışıklığı azaltan bir ilaç kullanıyorsalar risk grubundalar, kullanmıyorlarsa risk grubunda değiller. Kortizonlu ilaçlar kullanıyorlarsa onlar risk grubunda.

Bağışıklığı baskılayan ilaçları alanlar da risk grubunda. Astım var çok sorulan; bu hastalıkta astım gripteki gibi ağır risk grubunda değil. 30 yaşında bu hastalıklardan birini taşıyanın riski ile 70 yaşında olup bu hastalıklardan birini taşıyanın riski aynı değil. Hem yaş hem hastalık bir araya gelince risk daha da yükseliyor” diye konuştu.

“Birinci dalga bitmeden ikinci dalga başlamaz”

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sonbaharda ikinci dalganın başlayabileceği yönündeki açıklamasını değerlendiren Prof. Dr. Ceyhan, “Birinci dalga bitecek ki ondan sonra bir ikinci dalgadan söz edebilesiniz. DSÖ tabiri yanlış kullanıyor. Dünya henüz daha birinci dalga ile boğuşuyor. Henüz daha birinci dalgayı bitirmiş bir ülke yok. Yeni Zelanda kutlama yaptı ‘bitti’ diye, vakalar çıkmaya başladı. Bunlar ikinci dalga değil, birinci dalganın dalgalanmaları. Bu salgınlarda düz çizgiler olmaz hep dalgalanarak seyreder. Biz de birinci dalganın bu azalmadan sonraki bir direnç ile karşılaştık, binler civarında bir rakam ile dağın eteğini yaşıyoruz. İnemedik daha aşağıya. İkinci dalga için önce salgının bitip bir süre sonra yeniden bir dalga ile çıkması gerekir. O da virüste bir mutasyon ile olur. Dünyadaki vakalar ciddi artış içinde. Ben sonbaharda azalmaya geçeceğini düşünüyorum. Bütün büyük nüfuslu ülkeler artış dönemini yaşıyor. Hiç müdahale etmezseniz aylar içerisinde azalmaya geçiyor. Benim bütün beklentim Hindistan ve etrafındaki büyük nüfuslu ülkelerdi. Onlarda da artışlar başladı. Hindistan, Pakistan, Bangladeş ciddi artışlar yaşıyor. Onlar da muhtemelen en geç sonbaharda azalma dönemine girecekler. Göreceğiz ki dünyada vakalar azalmaya başlamış. Tabi orada da dalgalanmalarla gidecek. Ne zamanki bir ülke aylarca vaka görmedi ama tekrar bir dalga çıktı ortaya, ona artık ‘ikinci dalga’ diyeceğiz” şeklinde konuştu.

‘Yetmezse başka tedbirler alınacaktır”

Prof. Dr. Ceyhan, tedbirler kaldırılmadan önce vakaların ne zaman azalacağına dair daha iyi tahminler yapabildiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Bu artışta 3 ilde maske zorunluluğu getirildi. Bu artışı kontrol etmeye ve vakaların binden de aşağıya gitmesine yetecek mi emin değilim. Yetmezse başka tedbirler alınacaktır. İnmemiz lazım. Bu çok da sistemi yoran bir şey. Ne insanlar, ne sağlık sistemi, ne de ekonomi rahatlayabiliyor. Bunun elden geldiğince belki biraz daha sert müdahalelerle aşağıya doğru indirilmesi lazım diye düşünüyorum. Tabi bu müdahalelerin de ekonomiyi çok olumsuz yönde etkilememesi lazım. Ekonomiyi etkilemeden dükkanları, fabrikaları, iş yerlerini kapatmadan yapılacak şeyler var. Mesailerin vardiyalaşması, evden çalışmaların teşvik edilmesi, maske takılmasının zorunlu hale getirilmesi gibi tedbirleri alırsak ekonomiyi de çok fazla kötü etkilemeden bunu daha kolay kontrol ederiz diye düşünüyorum.”

Yerli füze motoruyla savunma sanayiinde yeni bir dönem başlayacak

Geçtiğimiz günlerde tanıtılan ilk yerli füze motoru TJ300’ün yankıları devam ediyor. Uzmanlara göre salt bir motor üretiminden çok daha büyük anlamı olan bu adım, savunma sanayiinde yeni bir dönemin habercisi.

Eskişehir’deki törenle duyurulan Türkiye’nin orta menzilli ilk yerli füze motorunun (TEI-TJ300) test edilmesiyle birlikte kamuoyuna sunulan bilgiler, projenin gerçekleşmesi beklenen çok boyutlu yansımalarını da gündeme taşıdı.

Konuyla ilgili uzmanların da sınırlı bilgiye sahip olduğu TJ300 motorunun testlerinin başarıyla tamamladığının ilan edilmesi, savunma sanayii araştırmacıları arasında dahi ‘sürpriz’ olarak nitelendirildi.

Peki, Türkiye’nin ilk yerli füze motoru neleri değiştirecek, söz konusu ürün nerelerde kullanılacak ve savunma sanayiinde TJ300’ün getirdiği rüzgar nasıl bir dönüşümü beraberinde getirecek?

ürkiye'nin orta menzilli ilk yerli füze motoru (TEI-TJ300), Eskişehir'de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın da katıldığı törende test edildi. Foto: AA

[ürkiye’nin orta menzilli ilk yerli füze motoru (TEI-TJ300), Eskişehir’de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın da katıldığı törende test edildi. Foto: AA]

‘Motoru yerli mi?’ sorusuna TJ-300 yanıtı

Savunma sanayii araştırmacısı Fatih Mehmet Küçük, “TJ300 Türk savunma sanayii için ne anlama geliyor?” sorusunu yanıtlarken, kazanılan teknik altyapı ve yeteneklere dikkat çekiyor.

“Bu motor aynı zamanda Türk savunma sanayiinin projelerle ilgili imkan ve kabiliyetleri dahilinde planlama anlamında bir farklılaşmaya gittiğinin önemli bir göstergesi” diyen Küçük, şöyle devam etti:

“Savunma sanayiinde ne zaman bir ürün hayata geçirilse özellikle bazı kesimlerin ilk sorusu ‘Motoru yerli mi?’ oluyordu. Evet motor son derece önemli ancak bu soru, savunma sanayiinde yapılan işleri bir nevi küçük görme anlamına geliyordu.

TJ-300 ile bu sürecin değişimi için ilk adım başarıyla hayata geçirilmiş oldu. Kimi projelerde kamuoyunda ‘motor sıkıntısı’ olarak bilinen sorunların ardında savunma sanayii sektörüne yön veren kurum ve kuruluşlar farklı bir yöntem izlemeye başladı.

Ürün ortaya çıkmadan, altyapı çalışmaları yapıldı ve özellikle motorun yerlileştirilmesi konusu öncelikli olarak belirlendi.”

Savunma Sanayii Araştırmacısı Fatih Mehmet Küçük.

[Savunma Sanayii Araştırmacısı Fatih Mehmet Küçük.]

Öncelik altyapıya verildi

Geçtiğimiz yıllarda yaşanan sıkıntılardan Türk savunma sanayiinin gerekli dersleri aldığını ve yol haritasında buna göre değişiklikler yaptığını anlatan Küçük, şu bilgileri paylaştı:

“Önceden söz konusu platformu bir an önce kullanıma alabilmek amacıyla ve öte taraftan elde yeterli imkanın da olmaması sebebiyle kritik teknolojilerde hazır alım yoluna gidiliyordu. Artık bu durumun değişmesi için yoğun bir çaba sarf edilerek Savunma Sanayii Başkanlığınca büyük projeler öncesi elde edilmesi gereken altyapılara daha çok enerji harcanıyor. TJ300 de böyle bir düşüncenin ürünü.

Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre şekillendi

Bunun diğer örnekleri arasında Yeni Nesil Hafif Zırhlı Araçlar Projesi örnek gösterilebilir. Proje kapsamında 52 tipte 2 bin 962 araç üretilecek. Henüz bu projede üretici belirlenmeden önce 2017 yılında projede üretilecek araçların motorlarının yerli olarak karşılanması için sözleşme imzalandı. Dolayısı ile TJ300 aynı uygulamaların füze teknolojilerinde uygulanması anlamında önemli bir eşiği temsil ediyor.

Bununla birlikte TJ300’ün önemli olmasının bir diğer sebebi motorun farklı örneklerden esinlenerek veya örnek alınarak değil ülkemiz ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş olması. Motor ülkemiz ihtiyaçlarına binaen muadillerine göre daha güçlü ama daha dar bir hacimde üretildi.”

Norveç füzesinin yerini alacak

Fatih Mehmet Küçük, motorun kullanılacağı füzenin boyutunun 3.2 metre, ağırlığının ise 300 kilogram olduğunu hatırlatarak, söz konusu ürünün nerelerde kullanılabileceğine dair şu değerlendirmelerde bulundu:

“İlk açıklamalar ışığında yapılacak değerlendirmelerde Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan Norveç yapımı Penguin füzelerinin yerini alacak yerli bir füze olarak inşa edilebileceği değerlendirilebilir.

Törende yansıyan fotoğraflara göre ‘görüntüleyici kızılötesi’ arayıcıya sahip olacağı değerlendirilen mühimmat dışında farklı ürünlerde de bu motoru görebileceğimizi düşünüyorum. Keza üretecek olan mühimmat daha maliyet etkin olacağı için çeşitli senaryolarda hasmın savunmasını aşmak üzere hedefe çok sayıda ve eş zamanlı olarak kullanılabilir.

Ayrıca TJ300 kullanılarak üretilen mühimmat, uçaklara, İHA’lara, karakol botları ve çeşitli sınıfta muharip gemilere entegre edilebilir.” 

Füze motoru, boyutlarındaki zorlayıcı kısıtlar nedeniyle hava, deniz ve kara savunma sistemlerine uyacak şekilde tasarlandı. Foto: AA

[Füze motoru, boyutlarındaki zorlayıcı kısıtlar nedeniyle hava, deniz ve kara savunma sistemlerine uyacak şekilde tasarlandı. Foto: AA]

Yeni bir dönemi beraberinde getirecek

Fatih Mehmet Küçük, “Bu üretimi sadece motor sorunu açısından değerlendirmek eksik kalır. Türkiye’nin ambargo ya da gizli ambargo nedeniyle temin edemediği, ihracatta sorun çıkarılan farklı ürünler de oldu. Sektör bunları yakından takip etti. Atılan adımlar tüm bu sorunların çözümüne yönelik” diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu tür problemler hem ülkemizin imkan ve kabiliyetleri hem de geçmişteki çeşitli planlama problemlerinden ileri geliyordu. Bu noktada TJ300 hem teknik hem de planlama açısından sağlanan ilerlemelerin ete, kemiğe bürünmüş hali olması bakımından önemli.

Teknik anlamda TJ300 gibi ürünler, farklı gaz türbinli motorlar için ‘çekirdek motor’ olarak kullanılabilmesi açısından ciddi bir teknik altyapı imkanı da sağlıyor. Bu motorların çekirdek teknolojileri ile daha güçlü veya farklı biçimlerde varyasyonları türetilebilir.

Bu tür gelişmeler gelecek için özellikle altyapı, yetişmiş insan kaynağı için kritik öneme sahip. Bu noktada TJ300’ün deney düzeneğinin de TEI mühendisleri tarafından geliştirildiğinin altı çizilmeli. TJ300 gibi projeler sadece üretilecek silah sistemleri için ambargodan sakınma adımları değil sektörün ve geleceğin ambargolardan sıyırılması için önemli kazanımlar olarak tarihe geçecek.”

Barış Pınarı bölgesine sızmaya çalışan 10 terörist etkisiz hale getirildi

Barış Pınarı bölgesine 19 Mayıs gecesi sızma girişiminde bulunan 10 PKK/YPG’li terörist etkisiz hale getirildi.

Terörle mücadele başta olmak üzere Millî Savunma Bakanlığı’nın COVID19 salgınına karşı aldığı tedbirler, devam eden faaliyetler ve gündemdeki konulara ilişkin basın bilgilendirmesi yapıldı. 

19 Mayıs gece yarısı 10 terörist etkisiz hale getirildi

Barış Pınarı Bölgesine 19 Mayıs gece yarısı sızma girişiminde bulunan 10 PKK/YPG’li terörist, kahraman komandolarımız tarafından tespit edilerek etkisiz hale getirildi.

Böylece Barış Pınarı Bölgesinde son bir ayda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 66’ya yükseldi.

Yurt içi ve yurt dışındaki operasyonlar

1 Ocak’tan bu yana bütün operasyon bölgelerinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1445 oldu. 

Son bir ay içerisinde PKK/KCK terör örgütünün barınma alanlarına yönelik olarak yurtiçinde toplam 24 orta çaplı, 2 büyük çaplı operasyon gerçekleştirildi.

Son bir ayda 104 terörist etkisiz hale getirildi. Teröristler tarafından kullanıldığı tespit edilen 77 mevzi, sığınak, mağara ve depo ise tahrip edilerek kullanılamaz hale getirildi.

19 bin 495 personel FETÖ’den ihraç edildi 

FETÖ ile mücadele kapsamında 15 Temmuz 2016 tarihinden bugüne, toplam 19 bin 495 personel Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edildi.

4 bin 682 personel hakkında ise adli ve idari süreç devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çam ve Sakura Şehir Hastanesinin açılış töreninde konuştu. Erdoğan, “Sağlık sistemlerinin çöktüğü kamu düzenlerinin yara aldığı bir dönemde Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor.” dedi.
BASAKSEHIR DE YAPIMINA DEVAM EDILEN SEHIR HASTANESI SON DURUM HAVADAN FOTOGRAFLAR(FOTO ALI AKSOYER/ISTANBUL(DHA))

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılıyor.

Törene, Japonya Başbakanı Şinzo Abe de video konferans yöntemiyle iştirak ediyor.

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi açılıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar: 

Bu muhteşem eserin inşasında katkısı bulunan herkese teşekkür ediyorum. Geçmişte çok önemli altyapı projelerine imza attık. Bugün köklü ve çok boyutlu Türk-Japon dostluğuna yeni bir halka daha ekliyoruz. İsmi ile müsemma olması için hastanemizin çevresindeki 15 dönümlük alanı binden fazla çam ve kiraz çiçeği sakura ağacı ile donattık, donatmaya da devam edeceğiz. Sadece estetik bakımdan değil, teknolojik altyapısı, müştemilatı, konumu, imkanları ve diğer özellikleriyle İstanbul’un gurur abidelerinden biri olacak bir eseri daha ülkemize kazandırdık. Bunlar bizim dostluğumuzun kalıcı olması bakımından önem arz ediyor. Bu hastane şimdiden dünyanın sayılı hastaneleri arasına girdi. 

Bu hastane salgınla mücadelede kritik rol oynayacak. İstanbul uluslararası sağlık merkezi durumuna gelmiştir. Bunun özellikle başatı bu hastanedir. Onun yanında Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi, bir diğeri de Feriha Öz hastanesidir. Bunlar sahra hastanesi değildir. Bunları kalıcı özellikte inşa ettik. Muhteşem hastaneler oldu.

Kaliteli ve kapsayıcı sağlık hizmetinin değerinin çok daha iyi anlaşıldığı bir dönemde, burası sağlık turizminde Türkiye’nin marka eserlerinden biri olacaktır.

Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor. Son derece iyi bir konumdayız. Dün itibarıyla günlük vaka sayımızı binin altına düşürdük. Dİğer tüm göstergelerde de olumlu yönde gelişme var. Normalleşme adımlarını atarken tedbirleri elden bırakmıyoruz. Şu anda hiçbir eksiğimiz bulunmuyor. Kendi ihtiyaçlarımızı karşılamanın yanında dost ve kardeş ülkelere yardım göndermeye devam edeceğiz. 82 ülkeye tıbbi malzeme ve maske gönderdik. Elimizdeki imkanları tüm insalık için seferber etmeyi sürdüreceğiz. Çam ve Sakura Şehir Hastanesi bu mücadelemizde bize katkı sağlayacaktır. 

Değerli dostum sayın Abe’ye heyecanımıza ortak olduğu için teşekkür ediyorum. Salgında hayatını kaybeden Japon dostlarımız için taziyelerimi sunuyorum. Bu vesileyle Ramazan Bayramınızı özellikle şimdiden tebrik ediyorum, kutluyorum, nice bayramları dünyada beraber kutlayalım. 

Karantina günlerinde Avrupa’da ‘sübyancılık’ patladı

Koronavirüs salgını sebebiyle insanlar evlerinde karantinada kalırken Avrupa Birliği’nde online çocuk istismarında artış yaşandı. Okulların açılmasıyla sayının daha da artacağı düşünülüyor.

Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) Direktörü Catherine De Bolle’nin AB Parlamentosu’nda verdiği bilgiye göre Covid-19 döneminde evden çalışma ve alışveriş de dahil olmak üzere internette geçirilen vakit arttığından siber suçlarda belirgin bir artış yaşandığını açıkladı. De Bolle “En çok endişe veren ise internette çocuk cinsel istismar malzemeleri arayan kişilerin artması oldu.” dedi.#2

Foto - 27 ÜYE ÜLKEDE PEDOFİLİ FAALİYETİ ARTTI - Belçika Polisi Eski Başkanı De Bolle, 27 üye ülke tarafından bildirilen pedofil (sübyancılık) faaliyetlerinin arttığını bildirdi. Yasa dışı sitelere giriş yükselirken kapatılan, çocuk seks malzemelerinin değişimine yönelik online platformların sayısı da arttı.

27 ÜYE ÜLKEDE PEDOFİLİ FAALİYETİ ARTTI – Belçika Polisi Eski Başkanı De Bolle, 27 üye ülke tarafından bildirilen pedofil (sübyancılık) faaliyetlerinin arttığını bildirdi. Yasa dışı sitelere giriş yükselirken kapatılan, çocuk seks malzemelerinin değişimine yönelik online platformların sayısı da arttı.

OKULLAR AÇILINCA SAYI DAHA DA ARTACAK – De Bolle Avrupalı vekillere yaptığı açıklamada “Çocuklar okula gidip öğretmenleriyle konuşmaya başladığı zaman durumun daha da netleşmesini bekliyoruz.” diye konuştu.

Foto - Avrupa’da birçok ülkede salgın nedeniyle okullar kapalı. Çağrı merkezleri salgın döneminde daha fazla çocuk istismar ihbarı aldı. Özellikle İspanya’da mart ayında bu yönde gelen uyarılarda ciddi artış yaşandı.

Avrupa’da birçok ülkede salgın nedeniyle okullar kapalı. Çağrı merkezleri salgın döneminde daha fazla çocuk istismar ihbarı aldı. Özellikle İspanya’da mart ayında bu yönde gelen uyarılarda ciddi artış yaşandı.

Foto - Çocuk hakları derneklerinden ECPAT “İnterneti kullanarak çocukları cinsel olarak istismar etme her zamankinden daha kolay hale geldi.” uyarısı yaptı.

Çocuk hakları derneklerinden ECPAT “İnterneti kullanarak çocukları cinsel olarak istismar etme her zamankinden daha kolay hale geldi.” uyarısı yaptı.#6

Foto - Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı (UNHCR), koronavirüs salgını sırasında yerlerinden edilmiş kadınların cinsiyete dayalı şiddet riskiyle karşı karşıya bulunduğunu bildirmişti

Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı (UNHCR), koronavirüs salgını sırasında yerlerinden edilmiş kadınların cinsiyete dayalı şiddet riskiyle karşı karşıya bulunduğunu bildirmişti

Türkiye yeni dijital uygulamalara hazırlanıyor

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç, araçla ilgili her şeye bir noktadan erişilebilecek “araçlarım” uygulamasının hazırlandığını belirtti, bir video konferans uygulaması yapılmasına da önderlik ettiklerini söyledi.

Dijital Gündem tarafından düzenlenen Salgınla Mücadele ve Dijital Dönüşüm konulu üçüncü video konferansta Ali Taha Koç, Bilişim Medyası Derneği, Türkiye Bilişim Derneği, Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği, Bilişim Sanayicileri Derneği, Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği, Mobil Telekomünikasyon Operatörleri Derneği, Yazılım Sanayicileri Derneği, Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği, Teknolojide Kadın Derneği temsilcileriyle bir araya geldi.

Dernek temsilcileri konferansta, bilgi iletişim teknolojilerinde yaşanan sorunlar, bunlara ilişkin görüş ve önerilerini dile getirdiler.

Konferansta yaptığı konuşmada, salgın dolayısıyla tüm insanlığın yaşamı ve çalışma şeklinin değiştiğine işaret eden Koç, “Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını sadece bir sağlık riski olmaktan çıkıp siyasi, ekonomik ve sosyal boyutları olan benzersiz bir küresel imtihana dönüştü. Bütün ülkeler bu imtihandan başarıyla çıkamayacaklar. İnşallah Türkiye olarak bu imtihanı hızlı bir çıkışla atlatacağız.” dedi.

Bu süreçte dijital teknolojilerin kullanımının ciddi biçimde arttığını, bunun yanında kullanılan dijital uygulamaların güvenliği konusunun gündeme geldiğini dile getiren Koç, “Türkiye’nin dijital dönüşümü için milli ürünlerin kullanılması konusundaki kırmızı çizgimizin ne kadar doğru bir strateji olduğu kanıtlanmış oldu.” diye konuştu.

“Türkiye, e-devlet uygulamasında AB’de 4’üncü sıraya çıktı”

Türkiye’nin, Avrupa Birliği (AB) tarafından gerçekleştirilen ve birkaç hafta içinde yayımlanacak “AB 2020 Yılı e-devlet Endeks Çalışması’nda, kullanıcı odaklılık konusunda 34 ülke arasında 4’üncü sıraya yükseldiğini belirten Koç, bir önceki değerlendirmede Türkiye’nin 24’üncü sırada yer aldığını, vatandaşa ulaşan bir e-devlet anlayışı varlığının AB tarafından da onaylanacağını vurguladı.

Koç, e-Devlet Kapısının salgınla mücadelede sosyal izolasyonun sağlanmasında çok önemli rol oynadığını, birçok önlemin bu şekilde hayata geçirildiğini söyledi. Ali Taha Koç, “Operatörlerin elektronik abonelik konusunu da çalışıyoruz. Bir yasa tasarımız var. O da yakında gelecek, bu yıl içinde güzel haberlerimiz olacak inşallah.” dedi.

“Araçlarım” uygulaması geliyor

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Koç, gelecek hafta başına kadar konu bazlı bütünleşik hizmetlere de geçeceklerini bildirdi. Koç, şöyle konuştu:

“Birçok kurumun beraber verdiği hizmeti tek bir araçtan vereceğiz. İlk olarak “araçlarım” uygulaması geliyor. Aracınız varsa aracınızla ilgili her şeye bir noktadan erişebileceksiniz. HGS, OGS, emisyon, vergi, trafik cezası farklı kurumlar tarafından verilen hizmetlerdi. Artık vatandaşımıza konu odaklı ve bütünleşik hizmetler vererek. Endekslerdeki sıramızı daha da yükseltmek istiyoruz.”

“Siber saldırı kaynakları 2,5 kat arttı”

e-Devlet kullanıcı sayısının yaklaşık 47 milyona ulaştığı bilgisini veren Koç, son süreçte sosyoekonomik destek başvurularının yaklaşık 62, eğitim bilişim ağına (EBA) girişlerin yaklaşık 15, sosyal güvenlik kayıt belgesi gibi sorgulamaların yaklaşık 6 kat arttığını söyledi.

Yılın ilk 4 ayında yapılan işlem sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 arttığına işaret eden Koç, mart ve nisan aylarında birçok işlemin e-Devlet Kapısı üzerinden yapıldığını bildirdi.

Koç, dijital hizmetlerdeki bu artışla birlikte siber saldırıların da arttığını ve son 2 ayda siber saldırı kaynaklarında 2,5 katlık yükselme tespit edildiğini aktardı.

Türkiye’nin video konferans uygulaması planı

Ali Taha Koç, aşı çalışmalarına yönelik olarak bütün araştırmacılarla yakın çalışma halinde olduklarını, ortaya çıkan maske, yüz siperliği gibi ihtiyaçlara yönelik de birlikte iş yapabilme süreçleri oluşturduklarını ifade etti.

Yerli solunum cihazı örneğinde olduğu gibi farklı paydaşları bir araya getirerek Türkiye’nin bir video konferans uygulamasını oluşturmayı hedeflediklerini belirten Koç, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Video konferans, uzaktan eğitim, iletişim konusu artık hayatımızın olmazsa olmazı. Türkiye’de bunu yapabilen birçok kurumun beraber aynı masada oturup Türkiye’nin video konferans uygulamasını yapma planımız var. Dijital Dönüşüm Ofisi olarak buna önderlik edeceğiz. Bütün kurumları toplayıp ihtiyaçlarımızı gidereceğiz.

Milli İletişim Platformu dediğimiz bir platformla beraber e-mail, chat, bulut yazılımlarını birleştiren bir platform üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. COVID-19 süreci dolayısıyla her şeyi biraz ileriye attık. Önceliğimizi bu sürece verdik.”

Yapay zekayla hastalık tahmini

Büyük veri ve yapay zeka uygulamalarının da gündemlerinde olduğunu anlatan Koç, ofis olarak akciğer grafisi üzerinden hastalığa yakalanıp yakalanılmadığını tahmin eden bir algoritma geliştirdiklerini söyledi.

Koç, MR görüntülerinden beyin tümörü teşhisi konusunda bir algoritma geliştirip kullanmaya başladıklarını, bu tür uygulamaları karar süreçlerini desteklemek amacıyla gündeme aldıklarını belirtti.

Ayrıca, hız ve uçtan uca gecikme konusundaki ihtiyaçları fiber altyapı yatırımlarıyla karşılamayı amaçladıklarını kaydeden Koç, “Salgın süreci sonrasında Türkiye’de fiber altyapı yaygınlaştırma kampanyası yapmayı planlıyoruz, bu konuda çalışmalarımız sürüyor.” dedi.  

Adıyaman kırsalında 3 terörist etkisiz hale getirildi

Adıyaman kırsalında, hava destekli operasyonda 3 terörist etkisiz hale getirildi.

Açıklama İçişleri Bakanlığı’ndan yapıldı. İç güvenlik operasyonları kapsamında Adıyaman kırsalında, İl Jandarma Komutanlığı Özel Harekat birliklerince hava destekli operasyon düzenlendiği belirtildi.

Operasyonda 3 teröristin etkisiz hale getirildiği açıklandı.

Selçuk Bayraktar, CHP’li Ağbaba’nın iddialarına cevap verdi

Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın iddialarına cevap verdi. “Biz para almadık, 3 yılda 4 milyon 250 bin lira para harcadık” dedi.

İHA ve SİHA’ların mimarı Selçuk Bayraktar, CHP Genel Başkan Yardımcı Veli Ağbaba’nın iddialarına katıldığı televizyon programında cevap verdi.

Projeye 3 yılda 4 milyon 250 bin lira verdiklerini dile getiren Bayraktar, şu açıklamalarda bulundu:

“Eğitim görenler bir sınava giriyor. Onlardan çok az bir kesimi seçiliyor. Belediyenin yerinde bizim öğretmenlerimiz tarafından eğitim veriliyor. Biz destek veriyoruz ama destek almışız gibi gösteriliyoruz. Destek yok, biz destek verdik.”

“Biz bu işe hayatımızı vakfettik” diyen Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Benim 4 senem Güneydoğu’da geçti. 40 metrekare alanda 10 sene yaşadım. Zeytin Dalı Harekatı’nda hangarda 4 ay yattım. Uçağın başından 100 metre uzaklaşmadım.”

Bayraktar, projelerinin hedefini TEKNOFEST’i örnek vererek anlattı.

“Giriş ücretsiz. Hatta biz taşıma da ücresiz olsun diye seferber olduk. Gelsin uçağa dokunsun. Belki çocuk ileride ülkenin uzay programında çalışacak. Yani bu ruhla yapılıyor. Ondan sonra siz oturduğunuz yerden karalamaya kalkıyorsunuz.”

Bayraktar’a destek açıklamaları art arda geldi

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, sosyal medya hesabından CHP’ye tepki, Selçuk Bayraktar’a ise destek verdi. Gül, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Milli Teknoloji Hamlesinin bayraktarına selam olsun! İftiralar döner sahibini vurur, dualarımız ise kahramanlarla buluşur.”

İletişim Başkanı Fahrettin Altun da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin kararlılıkla başlatmış olduğu Milli Teknoloji Hamlesi projesinden bedeli ne olursa olsun dönülmeyeceğini, devletin ve milletin bekası için gerekli olan her türlü girişimi ve projeyi desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

Altun, paylaşımında şunları kaydetti:

“Savunma sanayii başta olmak üzere milli güvenliğimizi yakından ilgilendiren stratejik alanlarda öncü atılımlar yapan, baştan sona milli bir duruşla devletimize hizmet eden kişi ve kurumların sistematik bir şekilde yalan ve iftiralarla yıpratılmaya çalışılması kabul edilemez. Devletimiz, milletimizin geleceği için milli teknolojimizde çığır açacak fedakar, cesaretli, yenilikçi ve inançlı nice vatan evladının yetişmesi için tüm imkanlarıyla çalışmaya devam edecektir. Güçlü ve bağımsız Türkiye, hem bölgesel hem küresel barış ve istikrarın teminatıdır.” 

Son dakika haberleri… Türkiye’de ilk corona virüsü vakası! Tüm yakın çevresi gözetim altında…

Gelen son dakika haberine göre, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Corona virüsü şüphesi olan vatandaşımızın test sonucu pozitif çıktı” dedi. Bakan Koca, “Tanı, yüksek ateş ve öksürük şikayetinin sebebinin araştırılması sonucu konulmuştur. Hastanın virüsü Avrupa teması üzerinden aldığı bilinmektedir. Dış dünyadan tamamen izole edilmiştir. Hasta bir erkektir ve genel durumu iyidir. Aile bireylerinin hepsi ve yakın çevresindeki tüm bireyler bu anlamda gözetim altındadır ve her biri şüpheli kabul edilmiştir” dedi. Öte yandan, 29 sosyal medya kullanıcısı hakkında kamuoyunu endişeye düşürme amaçlı paylaşımları nedeniyle işlem başlatıldığı bildirildi.
Son dakika haberleri... Türkiye’de ilk corona virüsü vakası! Tüm yakın çevresi gözetim altında...

Dünyada hızla yayılan ve şu ana kadar 110’dan fazla ülkede görülen corona virüsü, Türkiye’de de ortaya çıktı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Corona virüsü şüphesi olan vatandaşımızın test sonucu pozitif çıktı” diyerek ilk vakayı resmen duyurdu. İşte dakika dakika Türkiye’de corona virüs ile ilgili tüm gelişmeler…

13.25: Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, Türkiye’deki ilk koronavirüs vakası ile ilgili “Tedirgin olalım ama panik olmayalım. Çok az kişiyle temas edip, çok fazla dışarıya çıkmayan birisi, o bakımdan şansımız var. Erken dönemde ateş ve öksürüğü olduğu dönemde yakalandı ve o sayede de çok az temaslısının olduğu bir dönemi yakaladık. Türkiye’de evet doğru, artık vakamız var; ama bu vaka ‘Türkiye’de virüs dolaşıyordur’a neden olmuyor” dedi.

Saldırı hazırlığındaki 13 terörist etkisiz hale getirildi

Tel Rıfat bölgesinden Fırat Kalkanı’ndaki bölgesine saldırı hazırlığında olduğu tespit edilen 13 PKK/YPG’li terörist, etkisiz hale getirildi.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Tel Rıfat bölgesinden Fırat Kalkanı’ndaki unsurlara saldırı hazırlığında olduğu tespit edilen 13 PKK/YPG’li teröristin etkisiz hale getirildiği belirtildi.