solunum cihazi

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

solunum cihazi

Türkiye’den Brezilya’ya maske desteği

Türkiye, Covid-19’un en fazla vurduğu ülkelerden olan Brezilya’da bir hastaneye maske yardımında bulundu.

Türkiye, koronavirüsle mücadele döneminde yüzü aşkın ülkeye yardım eli uzattı.

Türkiye’nin Sao Paulo Başkonsolosluğundan yapılan yazılı açıklamaya göre, ülkenin ticaret merkezi ve en kalabalık şehri Sao Paulo’da bir hastaneye maske yardımı yapıldı.

Açıklamada, “Covid-19 ile mücadele ve uluslararası dayanışma kapsamında, ülkemiz Brezilya’ya desteğini sürdürmektedir. Bu kapsamda, ülkemizce gönderilen 20 bin cerrahi maske Başkonsolosluğumuzca Tide Setubal Belediye Hastanesine teslim edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Covid-19 salgınından ABD’den sonra en çok etkilenen ülke Brezilya’da 54 bin 971 kişinin hayatına mal olan virüs, bugüne kadar 1 milyon 228 bin 114 kişide görüldü.

Geçtiğimiz haftalarda Türkiye, ABD’den sonra Covid-19’dan en fazla etkilenen Brezilya’ta yerli solunum cihazı desteğinde bulunmuştu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Brezilya’ya ihraç edilen yerli solunum cihazlarına atıfta bulunarak, binlerce kilometre uzakta “Made in TÜRKİYE” yazısını görmenin gurur verici olduğunu söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye’de üretilip Brezilya’ya ihraç edilen yerli solunum cihazlarının fotoğrafını paylaşarak, “Türkiye’den 11 bin kilometre ötede bir hastanede, ‘Made in TÜRKİYE’ yazısını görmek, sizce de gurur verici değil mi?” ifadelerini kullandı.

Varank, Twitter hesabından, Sao Paulo Valisi Joao Doria’nın eyaletin kamu hastanelerine dağıtılan Türkiye üretimli solunum cihazlarını içeren görselli mesajını paylaştı.

“MilliTeknolojiHamlesi” etiketiyle paylaşımda bulunan Varank, “Türkiye’den 11 bin kilometre ötede bir hastanede, ‘Made in TÜRKİYE’ yazısını görmek; Yabancı bir devlet adamının bizim ürünlerimizi paylaştığını görmek; Sizce de gurur verici değil mi?” değerlendirmesinde bulundu.

“Hiçbir Covid-19 hastası tedaviden mahrum kalmayacak”

Sao Paulo Valisi Joao Doria, “Made in Türkiye” baskılı solunum cihazlarının fotoğraflarına yer verdiği mesajında, 2 bin 72 solunum cihazının Sao Paulo eyaletindeki farklı kamu hastanelerine dağıtıldığını aktardı. Doria, solunum cihazlarının Taubate, Registro ve Bauru bölgelerine ulaştığı ve hastanelerde hizmete sunulduğunu belirtti.

Doria, Türkiye’den tedarik ettikleri solunum cihazlarıyla yoğun bakım ünitelerindeki yatak sayısını ikiye katlayabildiklerine işaret ederek, “Böylelikle Sao Paulo’da hiçbir yeni tip koronavirüs (Covid-19) hastası tedaviden mahrum kalmayacak.” açıklamasında bulundu. 

Aşama aşama yerli solunum cihazının üretimi

Kısa bir sürede seri üretimine başlanan Biyovent Yoğun Bakım Tipi Mekanik Ventilatör Cihazı’nın üretimi ve testleri, 7 gün 24 saat esasına göre devam ediyor.

Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının liderliğinde; Arçelik, ASELSAN, Baykar Makine ve Biosys şirketleri tarafından, “Milli Mücadele” ruhuyla geliştirilen yerli solunum cihazının üretim süreci görüntülendi.

Seri üretime geçiş öyküsü

Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Öztürk, cihazın seri üretime geçiş öyküsünü ve önümüzdeki takvimini anlattı.

Ocak ayında yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını başladığında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Biosys ile yoğun bir şekilde çalışmaya başladığını belirten Öztürk, “Biosys aslında TÜBİTAK desteği ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğini daha önceden almış bir start up’ımız. ASELSAN, Baykar ve Sanayi Bakanlığı bir araya geliyorlar ve ‘bu cihazı yüksek adette nasıl üretebiliriz?’ diye çalışıyorlar. Ve bu dönemde akıllarına Arçelik Garage geliyor” bilgilerini verdi.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Hızla çalışmaya başladık”

Arçelik Garage’ın dünyanın en iyi hızlandırma ve prototipleme merkezlerinden biri olduğunu anlatan Öztürk, şu bilgileri verdi:

“Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Mehmet Fatih Kacır bey beni aradı. ‘Böyle bir proje var, ne diyorsun Oğuz’ dedi. Ben dedim ‘Bakanım hemen gelin, konuşalım. Birlikte Garage’da buluştuk. Biosys ve Baykar’dan da arkadaşlarımız vardı. Hep birlikte gözden geçirdik ve hızla çalışmaya başladık. Kısa bir sürede bunu seri olarak üretebileceğimizi paylaştık.” 

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Her bir üründe 120 tane farklı fonksiyonu test ediyor”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kendilerine gece 2’ye randevu verdiğini anlatan Öztürk, Ankara’ya giderek Koca’ya projeyi anlattıklarını ve onay aldıklarını söyleyerek, şöyle konuştu:

“Bu proje ülkemizin zor bir durumda nasıl bir araya geldiğinin çok iyi bir örneği. Biosys firması, Baykar, ASELSAN ve Arçelik olmak üzere hep beraber tasarım ve üretim know-how’ımızı bunun üzerine koyduk ve iki haftada aslında o start up’ın geliştirdiği bir miktar prototip kabul edilen ürünü, güvenli ve seri üretime hazır hale getirdik.

Daha sonra da bu gördüğünüz üretim tesisini yaptık. Test sistemlerini geliştirdik. Buradaki test sistemleri akıllı test sistemleri. Her bir üründe 120 tane farklı fonksiyonu test ediyor. Parçalarını çok büyük oranda yerlileştirdik. Toplamda Arçelik’in, Arçelik’in yan sanayilerinin, Koç Grubu’ndaki otomotiv firmalarının, savunma sanayi, yan sanayileri dahil olmak üzere herkes buna emek veriyor.”

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Hepsi bir araya gelince ulusal karakterimiz de birleşiyor”

Öztürk, yerli ventilatörü seri üretime hazırlayana kadar 120 mühendisin gecesini gündüzüne kattığını belirterek, Agile çalışmanın önemine dikkat çekti. Öztürk, şunları anlattı:

“Şu anda bir start up ve 3 şirketin mühendisleri birlikte çalışıyorlar. Agile çalışıyorlar. Çok sayıda farklı grup her akşam telekonferansla konuşuyor. Biz mesela iftar nedeniyle 21.30’da yapıyoruz. Normalde 19.30’da. O gün ne yaptığımızı, yarın ne yapacağımızı her gün gözden geçiriyoruz. Her gün iş dağılımlarına ve ekiplerin dağılımına yeni baştan karar veriyor ve çalışıyoruz.

23 Nisan’dan itibaren buradaki arkadaşlarımız gündüz burada, gece Baykar’da, gündüz tekrar burada çalıştılar. Mühendislerin çalışma saatleri günde 18-20 saatlere yaklaşıyor ama insanlar yorgunluk duymuyor. Çünkü ülkeniz için bir şey yapıyorsunuz. Burası çok önemli.

Bugüne kadar Ar-Ge’ye yatırım yaptık, Ar-Ge’ye yapılan yatırımlar olmasa bugün bunların hiçbiri olmazdı. Hepsi bir araya gelince ulusal karakterimiz de birleşiyor ve çözüm çıkıyor. Ülkemizde herhangi bir problem olduğunda ve buna doğru liderlik edildiğinde taraflar hemen harekete geçiyor. Bakanlıklarımızın doğru liderliği, üç tane şirketin çok güçlü mühendislik yapısı, ülkeye olan sevgisi birleşince bu çıkıyor.”

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Bu muazzam yarış bugüne geldi”

Öztürk, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının sürece ideal bir şekilde liderlik ettiğini belirterek, Sağlık Bakanlığının da aynı şekilde destek verdiğini söyledi.

Yerli solunum cihazının çok kısa bir sürede seri üretime başlaması için Türkiye’nin bütün kaynaklarını seferber ettiğini anlatan Öztürk, “Bazı komponentler aslanın ağzında, bulamıyoruz. ASELSAN gücüyle bu komponentleri yerlileştirmeye çalışıyor. Bu komponentlerin bazılarını alabilmek için Sağlık Bakanlığımız büyükelçileri devreye soktu, Türk Hava Yolları (THY) devreye girdi. Yani muazzam bir yarış… Bu muazzam yarış bugüne geldi ve cihazlar seri üretiliyor” bilgilerini verdi.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Her vardiyada 50 teknisyen çalışıyor

Üretim tesisinin üç bölümden oluştuğunu anlatan Öztürk, ilk bölümde her parçayı tek tek ölçüp, kalibre ettiklerini, ardından da montaj işlemlerini yaptıklarını söyledi.

İkinci alanda çoklu sayıda test yaptıklarını belirten Öztürk, “Yerli solunum cihazının üretiminde üçüncü alanda 48 saat farklı modlarda performans testi yapılıyor. Ardından da paketlenip hastanelere gidiyor” diye konuştu.

Yerli solunum cihazının üretimi ve testlerinde şu anda 50 görevli teknisyenin çalıştığını söyleyen Öztürk, şunları anlattı:

“Şu anda her vardiyada 50 teknisyenimiz çalışıyor. Mayıs ayından itibaren burada 150 tane teknisyen arkadaşımız çalışacak. 150 tane teknisyen arkadaşımız günde 250’nin yani ayda 5 binin üstünde cihaz üretebilir hale gelecekler.” 

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Türkiye’de kullanılabilmesi için her tür sertifikasyonu var”

Öztürk, geliştirilen cihazın emsallerinden öne çıkan birçok fonksiyonu bulunduğunu vurgulayarak, “Geliştirdiğimiz cihazlarda muadillerine göre pek çok artı var. Bunlardan biri COVID-19 tedavisinde kullanılan çok yüksek oksijen debisi verebilmesi” dedi.

Öztürk, ventilatörün, ulusal ve uluslararası standart olan TS EN ISO 80601-2-12’ye göre üretildiğini ifade ederek, cihazın CE 93/42/EEC sertifikalı olduğunu söyledi.

Sertifikasyon süreçlerinin önemli kısmının daha önceden Biosys tarafından tamamlandığını anlatan Öztürk, şöyle konuştu:

“Biz de içimize mi doğmuş bilmiyorum, içinde bulunduğumuz Çerkezköy’de bulunan Televizyon İşletmesi’nin medikal cihazlar üretebilir sertifikasyonunu aslında böyle bir niyetimiz olmasa da böyle bir sertifikasyon sürecini tamamlamış, sonuna gelmiştik. Hepsi birbirinin üzerine geldi. Şimdi cihazın Türkiye’de kullanılabilmesi için her tür sertifikasyonu var. Şimdi arkadaşlarımız aynı zamanda bu cihazın dünyanın başka ülkelerinde kullanılabilmesi için o ülkelerin farklı standartları varsa o standartları da tamamlamaya çalışıyorlar.”

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Yeter ki ülkeye nefes olsun”

Oğuzhan Öztürk, proje ortaklığının finansal durumuna ilişkin de bilgiler verdi.

Sağlık Bakanlığının yüksek bir öngörüyle Biosys firmasının tasarım haklarını, bakanlığın kamu şirketi olan Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ’ye (USHAŞ) aldığını söyleyen Öztürk, şu bilgileri verdi:

“Tasarım haklarının alınmasıyla aslında USHAŞ, bu cihazı üreten diğer üreticilere, şu anda Arçelik üretiyor, ASELSAN çok yakın bir gelecekte üretmeye başlayacak. Bunlarla anlaşma yapabilir ve bunlara destek verebilir hale geldi. Bu anlaşma çerçevesinde Sağlık Bakanlığı lisans ücretini Biosys’e ödüyor. Bunun dışında kalan Baykar zaten üretici değil ama bütün mühendislik gücünü bu cihaza aktarmış durumda. Bu cihazlarda bulunan algoritmalar havacılık algoritmalarıyla çok uyumlu. Dolayısıyla Baykar’ın algoritma desteği çok kıymetli. Baykar’ın buradan herhangi bir beklentisi yok.

Biz de Arçelik olarak kullandığımız, yaptığımız yatırım, aldığımız malzemeler, yaptığımız işçilikler, bunların hepsinde oluşan maliyetler kadar fiyatlandırıyoruz. Bundan herhangi bir kar beklentimiz yok. Hatta bakanlıkla yaptığımız çalışmada da, zaman içinde maliyetlerimizi indirirsek, aynı şekilde fiyatlarımıza da yansıtacağımızı ilettik. ASELSAN da ulusal bir mesele olduğu için bu, bir kamu kurumu olduğu için, o şekilde yapıyor. Yani ASELSAN, Baykar ve Arçelik’in buradan maddi bir beklentileri yok, yeter ki ülkeye nefes olsun diye çalışıyorlar.”

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Dünyanın her yerinde hizmet edebilir bir cihaz olacak”

Öztürk, Sağlık Bakanlığı ile yaptıkları anlaşmaya göre, mayıs sonuna kadar 5 bin cihazı, bakanlığın gösterdiği hastanelere teslim edeceklerini söyledi.

Sağlık Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bu cihazın daha fazla üretilmesini istemesi halinde veya ihracata yeşil ışık yakması halinde üretimi sürdürebileceklerini anlatan Öztürk, “Üretime ihtiyaca göre biz de devam edebiliriz veya başka üreticiler de devam edebilir. Ama mayıs ayı sonunda bir start up’ın prototipi seri üretime tümüyle uygun hale getirilmiş, çok güvenli hale getirilmiş, yazılımı, tasarımı, donanımı… Çok önemli ölçüde yerlileştirilmiş olan bütün know-how’ı da bu 3 şirket zaten Sağlık Bakanlığı’na bedelsiz verecek. Yani Biosys’e vermiş olacak. Yani böylelikle dünyanın her yerinde hizmet edebilir, üretilebilir, ekonomik bir cihaz olacak” bilgilerini verdi.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Muazzam rekabetçi bir ürün”

Öztürk, pandemiyle beraber bu cihazların fiyatlarının çok fazla yükseldiğini söyleyerek, “Normalde 15-20 bin dolar arasında olan bu cihazları biz bunun yarısından daha az bir fiyata üretebiliyoruz” bilgisini verdi.

Sağlık cihazlarında ömürlü parçalarla eklentilerin pahalı olmasının büyük sıkıntı oluşturduğunu anlatan Öztürk, eklentileri de büyük oranda yerlileştirdiklerini söyledi. Öztürk, “Yerli ventilatörün ömürlü parçaları ve eklentilerindeki maliyet iyileşmesi 5 katından daha fazla. Bu anlamda muazzam rekabetçi bir ürün” dedi. 

O ülkeden Türkiye’ye flaş çağrı: Solunum cihazı istiyoruz

Türkiye koronavirüsle mücadelesine hız kesmeden devam ederken yerli solunum cihazına ilk talep Afrika’dan geldi. Çad, 300 adet solunum cihazı satın almak istediğini iletti. Çad bunun dışında 75 yataklı 6 mobil hastane, 30 yataklı 10 mobil hastane, 15 yataklı 30 çadır ve 600 oksijen konsantratörü ile tıbbi malzeme için Türk şirketleriyle temas kurmak istedi.

Koronavirüs salgınına karşı verdiği başarılı mücadeleyle dünyanın dikkatlerini çeken Türkiye, salgın sürecinde zamana karşı yarışarak ürettiği solunum cihazı ile de adından söz ettirdi. 14 gün gibi kısa bir süre içerisinde Türk mühendisler ve özkaynaklarla üretilen solunum cihazı, ilk olarak Başakşehir Şehir Hastanesi’nde kullanıma sokuldu. Dünyanın gerek sarf malzemesi gerekse solunum cihazı tedariki konusunda birbiriyle yarıştığı, zaman zaman başkasına ait ürünlere el koyduğu bir dönemde Türkiye, insani diplomasisini yardımlarla sürdürürken gerek hibe, gerekse satış konusunda birçok ülkeden talep aldı. Milli solunum cihazına ise ilk talep Afrika ülkesi Çad’dan geldi.

Mobil hastane siparişi

Yeni Şafak’ın haberine göre, 300 adet solunum cihazı satın almak isteyen Çad, bunun yanısıra 75 yataklı 6 adet mobil hastane, 30 yataklı 10 adet mobil hastane, 15 yataklı donanımlı 30 çadırla birlikte 600 adet oksijen konsantratörü ve tıbbi malzeme taleplerini Ankara’ya iletti. Çad, bu malzemeleri Türk şirketlerinden acilen temin etmek istediklerini belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinesinde, Sağlık Bakanlığının işbirliğiyle Arçelik, Aselsan, Baykar ve Biosys tarafından üretilen cihazın ihracatında son sözü Cumhurbaşkanı Erdoğan söyleyecek. Erdoğan’ın uygun görmesi halinde bu cihazın yurt dışına ilk ihracı gerçekleşecek.

Tam not almıştı

Yerli solunum cihazı ilk olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 Nisan’da açılışını yaptığı İstanbul Başakşehir Hastanesi’nde kullanımına sunuldu. İlk denemelerde hekimlerden tam not alan cihazın yurtdışından ithal edilen muadillerinden de üstün özellikleri bulunuyor. Cihazın dünya standartlarında olduğu belirtiliyor.

Yerli ve milli solunum cihazının hikayesi

Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla ürettiği solunum cihazının hikayesini anlatan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, yurt dışından taleplerin geldiğini belirterek, “Dünyada bu cihazları üreten 5-6 firmadan bazıları ülkemizle irtibata geçti” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle önem kazanan yoğun bakım solunum cihazları konusunda çalışma başlattıklarını belirterek, “Biosys ile yerli solunum cihazlarının seri üretiminin nasıl yapılacağıyla ilgili iletişime geçtik. Cihazın iyileştirilmesi ve seri üretimin hızlandırılması için Baykar, ASELSAN gibi milli şirketlerimiz her türlü desteği vermeye başladılar.” dedi.

Bakan Varank, Star TV’de 14 gün gibi kısa bir sürede seri üretime geçilen yerli yoğun bakım solunum cihazının başarı hikayesini anlattı.

100 yerli solunum cihazı teslim edildi

Türkiye’de virüs daha sınırlara gelmeden tedbirlerin alındığını belirten Varank, bunların en önemli ayaklarından birinin de ülkede ihtiyaç duyulabilecek ürünlerin tedariki olduğunu söyledi.

“Büyük bir özveriyle bu cihazın geliştirilip üretilmesini başarmış olduk”

Varank, virüsün akciğerlerde tutunması sebebiyle, COVID-19’un tedavisinde yoğun bakım solumun cihazlarının dünyada önem kazandığına işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Biz de buradaki ihtiyacı çok önce görerek arkadaşlarımızla bir çalışma başlattık. Ülkemizde ev tipi denilen taşınabilir solunum cihazları üretiliyordu. Ama yoğun bakım solunum cihazları konusunda daha önceden irtibatta olduğumuz Biosys firmamız vardı. Onlarla bu cihazın seri üretiminin nasıl yapılacağıyla ilgili iletişime geçtik. Cihazın iyileştirilmesi ve seri üretimin hızlandırılması için Baykar, ASELSAN gibi milli şirketlerimiz her türlü desteği vermeye başladılar.”

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Solunum cihazlarının yüzde 100 yerlilik oranına sahip olduğunu dile getiren Varank, seri üretimi de Arçelik’in sıfırdan üretim hattı kurarak gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Varank, yüksek teknoloji gerektiren cihazların üretiminin zorluğuna işaret ederek, “Girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin milli duruşu sayesinde büyük bir özveriyle bu cihazın geliştirilip üretilmesini başarmış olduk.” dedi.

Yurt dışı talepleri

Cihazın geliştirilmesinde emeği olan paydaşların bu işi ticari kaygılarla yapmadığına dikkati çeken Varank, cihazın bütün haklarının Sağlık Bakanlığına devredildiğini bildirdi.

Varank, cihaza ilişkin yurt dışından gelen taleplere değinerek şöyle konuştu:

“Büyükelçiliklerden bize talepler geliyor. Dünyada bu cihazları üreten 5-6 firmadan bazıları da ülkemizle irtibata geçti. ‘Biz talebe yetişemiyoruz, bizim adımıza üretim yapın bize yardımcı olun, beraber üretelim.’ taleplerini de alıyoruz. Bu cihazı bizden talep eden ülkelere ihracatını yapabileceğiz. Cihazın, almaya gücü yetmeyen ülkelere gönderilmesi de mümkün.”

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Türkiye’de 20 bin civarında solunum cihazı bulunduğunu söyleyen Varank, hedeflerinin mayıs sonuna kadar 5 bin cihaz üretmek olduğunu bildirdi.

Varank, mevcut solunum cihazların doluluk oranı düşünüldüğünde yeni üretilecek cihazlara ihtiyaç kalmayabileceğini belirterek, “Ama bu virüsün nasıl gelişeceğini dünya kestiremiyor. Dolayısıyla her şartta hazırlıklarımızı yapmış oluyoruz. İhtiyacımız olursa bu 5 bin cihazı da devreye sokabiliriz.” ifadesini kullandı.

“Milli Teknoloji Hamlesi” vizyonunu tüm Türkiye’nin gündemine sokmaya çalıştıklarının altını çizen Varank, Türkiye’yi sadece teknolojiyi kullanan değil, üreten ülke haline getirmek istediklerini vurguladı.

Yerli MR cihazı için çalışılıyor

Savunma sanayisinde yakalanan başarı ve yüksek yerlilik oranını, sağlık sektörü de dahil olmak üzere sanayinin tüm alanlarına yaymak istediklerine dikkati çeken Varank, şöyle devam etti:

“Manyetik Rezonans (MR) Görüntüleme Cihazı konusunda da ASELSAN’ın Bilkent Ulusal Manyetik Rezonans Araştırma Merkezi (UMRAM) ile prototip aşamasına getirdiği bir projesi var. Sağlık sektöründe de kendi kendine yeten bir ülke olmak için bu projeleri hızlandırdık. Bakanlık olarak tüm desteklerimizle bu alanda özellikle katma değerli ürün üretecek ve geliştirecek tüm firmalara destek vermeye devam edeceğiz. Bizim mühendislerimiz girişimcilerimiz hem emeğini hem yüreğini koydukça bizler de hükümet olarak onların önünü açacak politikalara hız verdikçe netice almamak için hiçbir neden yok.”

Varank, Türkiye’nin gelişmiş bir sanayi ülkesi olduğunu belirterek, Türkiye’nin her alanda üretim yapabildiğini söyledi.

Türkiye’nin özellikle temel ihtiyaçlar alanında ve sağlık ürünleri alanında da güçlü bir kapasitesi olduğuna vurgu yapan Varak, “Şu anda ülkemizin her türlü ihtiyacını kendimiz karşılayabilecek seviyedeyiz. Bunun yanında bize gelecek talepleri ihtiyacımız olmadığı müddetçe diğer ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde biz bu talepleri değerlendirip yerine getirmeyi değerlendiriyoruz.” diye konuştu.

Varank, altyapı ve Ar-Ge’ye gerekli yatırım yapıldığında, böyle kriz zamanlarında süreci daha rahat yürütülebildiğini ifade ederek, Türkiye’nin maske, tulum, koruyucu gözlük ve solunum cihazı üretme kapasitesinin ülkeyi besleyecek seviyede olduğunu dile getirdi.

“Milli seferberlik ruhu”

Baykar Teknik Müdürü ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da yaklaşık 1 ay önce başlayan yerli solunum cihazının seri üretimi projesinde tüm paydaşların seferberlik ruhuyla çalıştığını söyledi.

Gösterilen milli seferberliğin kendileri için de çok önemli olduğuna dikkati çeken Bayraktar, üretilen solunum cihazlarının yurt dışından ithal edilenlere göre daha düşük maliyetli olduğunu kaydetti.

Biosys Biyomedikal Kurucusu ve Genel Müdürü Cemal Erdoğan da girişimi, 2012 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının teknogirişim sermaye desteğiyle kurduklarını belirtti.

Geliştirdikleri solunum cihazı için 5 yıllık bir Ar-Ge süreçlerinin olduğunu ifade eden Erdoğan, ürünü daha sonra ticarileştirmeyi başardıklarını söyledi.

Erdoğan, sürecin TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle bu noktaya geldiğine işaret ederek, daha sonra cihazın özelliklerini tanıttı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle gözdağı verdi: Hesabını sorarız

Başakşehir Şehir Hastanesi’nin açılışında yerli solunum cihazını üreten ve Mayıs sonuna kadar 5 bin adet teslimat sözü veren firmalara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayda 5 bini üretemezseniz hesabını sorarız” dedi.

Başakşehir Şehir Hastanesi’nin ilk etabının açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; Baykar, Arçelik, ASELSAN, Biosis ve Sanayi Bakanlığı’nın destekleriyle üretilen yerli solunum cihazları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

İlk etapta 100 adet üretilen ve Mayıs sonuna kadar 5 bin adet üretim sözü veren firmalara seslenen Erdoğan, “Ayda 5 bini üretemezseniz bilmeniz gerekir ki hesabını sorarız” dedi.

Erdoğan konu hakkında şunları söyledi:

“Koronavirüs salgını sonrası yeniden kurulacak dünya düzeninde ülkemizi hak ettiği yere ulaştırmak için hep birlikte daha çok çalışacağız. Cumhur ittifakı bunun için var. Cumhur ittifakı ile beraber inşallah yeni dönemde yeni hizmetlerle ülkemizi hep bir adım daha yükseğe çıkaracağız.

Şimdi de yeni ufuklara yeni heyecanları kucaklayarak yol alacağız. Dünya ventilatör noktasında sıkıntılar yaşıyor ama biz bu süreci başarılı bir şekilde atlattık.”

“Ayda 5 bini üretemezlerse hesabını sorarız”

Az önce takdimi yapılan 115 ventilatör dışarıdan ithal edilerek geldi. Ama şu anda yerli ve milli olmak üzere 100 adet ventilatörü ekranda gördüğünüz bu kadro üretmiş durumda. Tabi ayda 5 bini üretemezlerse bilmeleri gerekir ki hesabını sorarız.

“Dünyaya örnek olacağız”

Dünyaya örnek olacağız. Şu anda Başakşehir şehir hastanemizin 115 ventilatörü geldi 100 de bugün teslimatı yapıldı. Başakşehir şehir hastanemizin böyle bir sıkıntısı yok.”

MEB’in ilk solunum cihazı Hatay’daki meslek lisesinde üretildi

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), koronavirüs önlemleri kapsamında yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucu ilk solunum cihazı, Hatay Şehit Serkan Talan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Ar-Ge atölyelerinde üretildi.

MEB, koronavirüs pandemisi süresince mesleki ve teknik Anadolu liselerinde üretim kapasitesini harekete geçirirken, bu kapsamda, temizlik ve dezenfeksiyon ürünlerinden maske üretimine, tek kullanımlık önlük ve tulumdan yüz koruyucu sipere kadar çok çeşitli ürünlerin seri üretimine geçti.

Özellikle maske makinesi ve solunum cihazı üretimi için bu cihazların tasarımına ve Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verildi. Bu kapsamda ultrasonik maske makinesi İstanbul’da üretilirken, yeni makineler sayesinde aylık maske üretim kapasitesi 10 milyona ulaştı.

Solunum cihazının seri üretimine başlanacak

Bu kapsamdaki çalışmaların bir diğer aşamasında da ilk solunum cihazı, Hatay Şehit Serkan Talan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Ar-Ge atölyelerinde üretildi. Solunum cihazı, İş Sağlığı ve Güvenliğine uygun tasarlandı ve Sağlık Bakanlığı Tıbbı Cihaz Yönetmeliği’ne uygun olarak imal edildi. Solunum cihazının tescilinin alınmasının ardından seri üretime başlanacak.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, pandemi sürecinde meslek liselerinin üretim kapasitesini harekete geçirdiklerini söyledi.

“Pilot seçtiğimiz illerimize ciddi Ar-Ge altyapı desteği verdik”

Temizlik ve dezenfeksiyon malzemelerinden cerrahi maske üretimine, tek kullanımlık önlük ve tulum üretiminden yüz koruyucu sipere kadar alt yapıyı güçlendirdikleri tüm alanlarda yoğun üretim yapıldığını belirten Özer, “Ayrıca seçtiğimiz illerde ihtiyaç duyulan biyomedikal cihazların üretimi için de Ar-Ge çalışmalarını koordine ediyoruz. Pilot seçtiğimiz illerimize ciddi Ar-Ge altyapı desteği verdik. Ar-Ge çalışmalarına fedakarca çalışan mesleki eğitim öğretmenlerimiz büyük emek verdiler” dedi.

İlk müjdeli haberi İstanbul’da Otomatik 3 Katlı Telli Ultrasonik Cerrahi Maske Makinesi üretilmesi ile verdiklerini hatırlatan Özer, şöyle devam etti:

“Hatay ve İstanbul’da solunum cihazının üretilmesi ile ilgili Ar-Ge çalışmaları başarılı bir şekilde devam ediyordu. İlk sevindirici haber, Hatay’dan geldi. Hatay İl Milli Eğitim Müdürümüzün koordinasyonunda çalışmalar başarıyla tamamlandı ve ilk solunum cihazı üretildi. Bu süreçte ihtiyaç duyulan makineleri mesleki eğitim olarak üretebilmek ve hizmete sunabilmekten büyük mutluluk duyuyoruz.”

“İstanbul’dan da solunum cihazı üretimine yönelik müjdeli haberi paylaşacağız”

Mesleki ve teknik eğitimde üretim kapasitesinin önemine dikkati çeken Özer, şunları kaydetti:

“Bu kapsamda, İstanbul, Hatay ve Bursa’da 3 Ar-Ge merkezimiz yoğun mesai harcıyorlar. Ar-Ge merkezlerimizi, altyapısı güçlü bazı illerimizde de önümüzdeki günlerde açacağız. İnşallah yakında İstanbul’dan da solunum cihazı üretimine yönelik müjdeli haberi sizlerle paylaşacağız. Bu süreçte Hatay’daki arkadaşlarımızın, yöneticilerimizin ve öğretmenlerimizin fedakarca çalışmaları her türlü takdirin ötesinde. Bu müjdeli haberi verebilmek için gece gündüz çalıştılar.”

Bakan Yardımcısı Mahmut Özer, Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Kahraman’a, Şehit Serkan Talan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mahmut Birol Gezer’e ve arkadaşlarına, projeye büyük emek veren öğretmen Nurullah Sarı ve ekibinde yer alan tüm öğretmenlere ve paydaşlara katkıları ve fedakarca gayretleri için teşekkür etti.

Süreci başarı ile koordine eden Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne de şükranlarını sunan Özer, “Ülkemizde tüm illerde fedakarca gayret gösteren tüm mesleki eğitim öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz tüm yöneticilerimizin koordinasyon ve destekleri ile mesleki eğitimin kara gün dostu olduğunu göstermeye devam ediyorlar” dedi.