SIHA

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

SIHA

“Türk SİHA’ları Rus efsanesini sona erdirdi”

Rusya’nın “İdlib’de hava savunma sistemlerimiz zarar görmedi” açıklaması hayretle karşılandı. Uzmanlar Türk SİHA’ların başarısının ardından Rusya’nın silah güvenilirliğinin ve dolayısıyla bu alandaki ihracatının tehlikeye girebileceği görüşünde.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün gazetecilere yaptığı “İdlib’de 8 Pantsir’i SİHA’larla yok ettik” açıklamasına Rusya’dan gelen “Sistemlerimiz vurulmadı” yanıtı savunma sanayii çevrelerinde şaşkınlığa yol açtı.

Türk SİHA’lardan ‘mikro cerrahi’ operasyon

Vurulan hava savunma sistemlerinin görüntülerinin çok farklı açılardan defalarca yayınlanmasına ve bu videoların dünya genelinde milyonlarca kez izlenmesine rağmen Rusya’nın bunu neden reddettiği sorusu gündeme geldi.

Bilindiği üzere Türk SIHA’ları Bayraktar TB2 ve ANKA-S harekat boyunca çok kritik görevler üstlenmiş, her iki siha da hedeflerini nokta atışla vurarak etkisiz hale getirmişti.

 ‘Rusya’nın görüntülere rağmen neden böyle bir yol izlemiş olabileceği?’ sorusunun yanıtını savunma alanında uzman olan isimlerle konuştuk.

Türk SİHA'lar İdlib'deki başarısıyla adını dünyaya duyurdu.

[Türk SİHA’lar İdlib’deki başarısıyla adını dünyaya duyurdu.]

Rusya’nın avcıları İdlib’de avlandı

Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz, Pantsir’lerin Türk SİHA’ları tarafından bu kadar rahat şekilde vurulmasının önce Rus hava savunma sistemlerine, sonra da tüm Rus silahlarına olan güveni zedeleyebileceği görüşünde.

İdlib’de yaşananları “Rusya’nın 40 yıldır üzerinde adım adım çalışarak oluşturduğu ‘Rus savunma sistemleri vurur ama vurulmaz’ efsanesi 40 saatte çöktü” diyerek özetleyen Oğuz, şöyle devam etti:

“Şunu bir kere net olarak belirtelim; İdlib’de avcı avlandı. Hem de en küçümsediği SİHA’lar tarafından. Yaşanan olumsuz vakalar önce yılda 25 milyar doları hedefleyen Rus silah ihracatını baltalayabilir. Bu durum mevcut petrol fiyatlarında şok yaşayan Rusya ekonomisi için yeni ve güçlü bir olumsuz etki anlamına gelir. Belki de bu iki sıkıntının daha da ötesi de yaşanabilir. Rusya’dan silah temin eden ülkelerin başka silahlara, dolayısıyla başka ülkelere yönelmesi de olası.”

SİHA’ların ‘yeni çağı’ Türkiye ile başladı

Rusya’nın etki alanı küçülebilir

Oğuz, silah satan ve o silahı alan ülkenin neredeyse 40 yıla varan iyi ilişkiler kurması gerektiğine dikkat çekerek, “Çünkü büyük silahların 40 yıla varan kullanım ömürleri süresince yedek parça, bakım, yarı ömür modernizasyonu derken satıcı ile alıcı arasında sürekli irtibat gerekir. Bu da alıcı ülkenin bir nevi 40 yıl satıcı ülkenin etki alanına girmesi anlamına gelir. Tüm bunların sonucunda, tehlikede olan bir tek Pantsir’in güvenilirliği değil. Uzun vadede Rusya’nın etki alanının küçülmesi sonucuna varabilecek önemli bir tehdit söz konusu. Rusya’nın agresif bir şekilde ‘sistemlerimiz düşürülmedi’ demesinin asıl sebebi burada aranmalı” dedi.

ANKA-S sahip olduğu imkan ve kabiliyetlerle sahadaki dengeleri değiştiriyor.

[ANKA-S sahip olduğu imkan ve kabiliyetlerle sahadaki dengeleri değiştiriyor.]

Bu konu Rusya’nın ‘yumuşak karnı’

Savunma Sanayii Araştırmacısı Hakan Kılıç ise Rusya’nın savunma sanayi ve askeri teknolojileri konusunda dürüst davranmadığı ve kendi ürünlerini abarttığını savundu.

“Bugüne kadar dünyada hava savunma sistemlerini SİHA ile vurmak zorunda kalan ülke olmamıştı. Türkiye, İdlib’de bunu başardı” diyen Kılıç, şunları söyledi:

“Diğer çok önemli nokta ise bu sistemler yani SA-17 BUK, SA-22 Pantsir ve SA-3 gibi Rus hava savunma sistemleri tasarlanırken dünyada bir SİHA tehdidi olmadığı gibi elektronik harp de bu kadar gelişmemişti.

Dünya hava savunma sistemlerinin SİHA’lar karşısında zayıf kalabileceği gerçeğini, SİHA’ların yeni bir kullanım şeklini, KORAL’ın elektronik karıştırma ile Rus HSS ve radar sistemlerini nasıl saf dışı ettiğini, ANKA-S ve ANKA-I’nın istihbarat, gözetleme ve sinyal istihbaratı ile hava savunma sistemleri üzerine etkisini, küçücük ve motorsuz süzülen bir mühimmat olan MAM-L’nin hem füze hem top sistemi barındıran Pantsir ürerindeki etkisi gördü.”

Türk SİHA'lar tarafından vurulan Rus yapımı hava savunma sistemlerinin çok sayıda farklı görüntüsü var.

[Türk SİHA’lar tarafından vurulan Rus yapımı hava savunma sistemlerinin çok sayıda farklı görüntüsü var.]

Rusya gerçeği kabul etmekte zorlanıyor

Kılıç, Pantsir, BUK gibi kendi başına görev yapabilen ve çok gelişmiş olduğu iddia edilen sistemlerin bile merkezi bir komuta kontrol ve radar ağına entegre olmadığı takdirde ne kadar zayıf olduklarının görülmesi açısından İdlib’de yaşananların kritik olduğuna da değindi.

“Hava savunmanın 2020’li yıllarda kademeli ve entegre bir hava savunma şemsiyesinin parçası olduğunda hangi ülke ve şirketin ürünü olursa olsun muhakkak aşılabileceği gerçeğini dünya görmüş oldu” diyen Kılıç, “Rusya da bu gerçekle ilk kez yüz yüze kaldığı için durumu kabul etmekte zorlanıyor” şeklinde konuştu.

Fransız gazeteden Türkiye’ye ‘SİHA’ övgüsü: Bizi geçtiler

Fransız L’Opinion gazetesinin haberinde Türkiye’nin 10 yıldır ulusal sanayi kapasitesini geliştirdiği ve SİHA alanında Fransa gibi ülkelerin önüne geçtiği belirtildi.

Haberde, Türkiye’nin, Bahar Kalkanı Harekatı’nı, Esed rejiminin İdlib’i ele geçirmesini önlemek için düzenlediği vurgulandı.

Türkiye’nin, NATO’nun standartlarında operasyon düzenlediği aktarılan haberde, “Bir haftadır, Türk ordusu SİHA konusundaki kapasitelerini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Türkiye 10 yıldır ulusal sanayi kapasitesini geliştirdi. Türkiye net olarak bu alanda Fransa gibi ülkeleri geçti.” ifadeleri kullanıldı.

Haberde, bu SİHA’ların Fransız ordusunun kullandıklarından daha küçük ancak maliyetinin daha düşük ve etkili olduğu kaydedildi.

Türkiye’nin gökyüzündeki başarı imzası: Yerli İHA ve SİHA’lar

Türkiye’de şu an performansı daha yüksek SİHA’ların üretildiği belirtilen haberde, Türk ordusunun elektronik savaş alanındaki kapasiteleri sayesinde Rusların desteği olmadan operasyon düzenleyebildiğini ortaya koyduğunun altı çizildi.

Türk SİHA’larının başarısı dünya gündeminde!

Türk ordusunun kullandığı silahlı insansız hava araçlarının Esed rejimi güçlerini yerle bir etmesi dünya gündeminde ses getirdi. Rejime ağır darbe vuran Türk SİHA’larının nokta atışlarını yayınlayan yabancı basın, ‘Ankara teknolojik gücünü gösterdi’ dedi.

İdlib’de yerli ve milli SİHA’ların rejime ağır kayıp vermesi dünya medyasında da geniş yankı buldu.

ABD’li merkezli medya kuruluşu Bloomberg, Türk SİHA’ların başarısını “Ankara teknolojik gücünü gösterdi” sözleriyle yansıttı.

Haberde benzeri görülmemiş sayıda uçağın eşgüdüm içinde hareket ettiğine dikkat çekildi.

İlk kez bir ülkenin geniş bir hava sahasını drone sürüsü kullanarak yönettiği aktarıldı.

“Düzinelerce uzaktan kontrol edilen uçak, Suriye üslerini, kimyasal savaş depoları ve iki Su-24 savaş uçağını vurdu” denildi.

Voice of America da Türk SİHA’larının yaptığı nokta atışların görüntülerini yayınladı.

‘TÜRKİYE’NİN HAREKATI REJİME İVME KAYBETTİRDİ’

İngiliz The Guardian gazetesi ve France 24’te yer alan haberlerde de rejim unsurlarının Türk dronlarıyla etkisiz hale getirildiği duyuruldu.

Türk SİHA’ların rejime vurduğu darbeyi İngiliz devlet televizyonu BBC’de gündemine taşıdı.

BBC, Guardian’ın “Türkiye’nin harekatı rejime ivme kaybettirdi ” haberine de geniş yer verdi.

‘ORTADOĞU’NUN KADERİNİ DEĞİŞTİREN ADAM’

Türk İHA ve SİHA’ların büyük başarısıyla ilgili yabancı politikacılardan da çarpıcı yorumlar geldi.

Portekizli siyaset bilimci ve Amerikan Hudson Enstitüsü Araştırmacısı Bruno Maçaes, Türkiye’nin Suriye’deki büyük askeri başarısından övgüyle söz etti.

Bruno Maçaes, sosyal medya hesabından “Türkiye, nasıl silahlı drone süper gücü haline geldi?” diye sordu ve dronları üreten Baykar Savunma Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar için ”Ortadoğu’nun kaderini değiştiren adam” nitelemesinde bulundu. (Kaynak: TRT Haber)