SARS-COV-2

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

SARS-COV-2

Müslümanlar ayağa kalktı! Orhan Aydın’dan skandal sözler

Koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan 17 günlük tam kapanma kararıyla tekel bayilerinin muaf olan işyerleri arasında bulunmaması sonucu alkol satışı da yapılamayacak. Alkolün 17 gün boyunca satılamayacak olmasına bazı kesimler tepki gösterirken, lağımdan beslenen sözde oyuncu Orhan Aydın sosyal medya hesabından kararla ilgili skandal bir açıklamada bulundu.

Koronavirüs pandemisinde rakamlarının giderek artmasının ardından tedbirler daha da arttırıldı. Yarından itibaren tüm Türkiye 17 günlük kapanma sürecine giriyor. Vatandaşlarımızı korumak için alınan bu kararla birlikte tekel bayilerinin açılacak işyerleri arasında olmamasından dolayı alkol satışı da 17 gün boyunca yapılamayacak.

Skandal sözler

Alkol satışının yapılamayacak olmasının ardından mübarek Ramazan ayında olmamıza bile aldırış etmeyen kesim ayağa kalktı. Bu isimlerden birisi de lağımdan beslenen sözde oyuncu Orhan Aydın oldu. Aydın konuya ilişkin sosyal medya hesabından skandal sözler sarf ederek İslam’a da saldırdı. Aydın, Twitter’dan yaptığı paylaşımda “İçki satışı yasağının iki adı var biri şeriat diğer faşizm.. İkisi de aynı lağımdan beslenir” ifadelerini kullandı.

Sosyal medya ayağa kalktı: Cezasız kalmasın

Alkol yasağını bahane ederek, İslam’a saldıran Orhan Aydın’ın skandal sözleri duyarlı Müslümanları ayağa kaldırdı. Sözde oyuncuya tepki gösterenler #OrhanAydınTutuklansın etiketiyle kampanya başlattı. hashtag kısa sürede Türkiye gündemine girerek TT oldu. Müslümanlar, şeriatın Allah’ın koyduğu emir ve yasaklar olduğunu; dolayısıyla İslam’dan ayrı düşünülemeyeceğini hatırlattı. Orhan Aydın’ın, şeriatı “faşizm”le bir tutma densizliğine ve “lağım” olarak niteleme alçaklığının kabul edilemez olduğuna vurgulayan vatandaşlar, İslam’ın kutsallarına hakaret etmenin cezasız kalmaması gerektiğine dikkat çektiler.

Türk bilim insanı başardı! Koronavirüsü 48 saatte öldürüyor

Türk bilim insanı Dr. Serhat Gümrükçü’nün ABD’de yaptığı koronavirüs ilaç çalışmasından güzel haber geldi. Dr. Gümrükçü’nün geliştirdiği sprey, normal insana göre 10 kat virüs enfekte edilen hayvanı 6 günde iyileştirdi.

İzmir’de 1982 yılında dünyaya gelen, ilk, orta ve lise eğitiminin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanan Serhat Gümrükçü, Rusya First Moskow State Medical University’deki genetik uzmanlığının ardından immünoloji ve onkoloji alanında doktora yaptı.

ABD’de 2013’ten bu yana kanser ve enfeksiyon hastalıkları alanında hücre ile gen tedavisi araştırmalarını sürdüren Gümrükçü, 2018’den itibaren merkezi Güney Kaliforniya’nın Los Angeles şehrindeki Seraph Research Institut’ta kendi adını taşıyan laboratuvarda çalışmalarına devam etti.

Gümrükçü, klinik araştırma direktörlüğünü üstlendiği merkezde, ekibiyle birlikte “içinde bulunan bileşenleri kullanarak virüsü hücresel düzeyde yok edebilmeyi hedefleyen tedavi yöntemi” hazırladı.

Virüsü 48 saat içinde etkisizleştirdi

Serhat Gümrükçü’nün başkanlığında, SARS-CoV-2’lerin kendi ana protein enzimlerini kullanılarak geliştirilen Hijack RNA adlı yöntemin, hayvanlar üzerinde yapılan denemesinde virüsü 48 saat içinde etkisizleştirip yok ettiği sonucuna ulaşıldı.

İnsan denemeleri için başvuru

Retroviruses and Opportunistic Infections (Retrovirüs ve Fırsatçı Enfeksiyonlar) adlı uluslararası konferansta klinik sonuçları açıklanan araştırma kapsamında, insanlar üzerinde deneme için FDA onayı başvurusunda bulunuldu. 

Kullanımı nasıl olacak?

Yöntemin, insanlar üzerinde başarılı olduktan sonra, 9-10 ay gibi aralıklarla ilacın ağza bir kez sıkılmasıyla hem tedavi edici hem de koruyucu olarak kullanılması hedefleniyor.

Ayrıca, bu yöntemle SARS-CoV-1, mutasyona uğrayacak SARS virüsleri, koronavirüs kaynaklı salgınların önlemesi hedefleniyor.

“Virüse ‘kendini öldür’ sinyali veren bir mekanizmaya sahip”

Serhat Gümrükçü, araştırmasının, yeni tip koronavirüsü kendi içinde bulunan bileşenleri kullanarak yok etmeye odaklandığını söyledi. Hijack RNA adını verdiği tedavi yönteminin çalışma mekanizmasını anlatan Gümrükçü, çalışma sürecine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Normalde viral enfeksiyonla savaşırken bilim insanları virüslerin enzimlerini hedef alıp bloke etme amaçlı ilaçlar geliştirmeye çalışırlar. Bundan 3 yıl önce farklı bir etki mekanizması geliştirilebileceğini düşündüm. Bir tedavi modeli geliştirdim. Bu modelde, ilaç enzimle etkileşip hücreye ve virüse ‘kendini öldür’ sinyali veren bir mekanizmaya sahip. Hepatit B enfeksiyonlarında denemeye başladık. Koronavirüs salgını çıktı. Dünyadaki tüm araştırma laboratuvarları gibi ben de bu virüsü araştırma çalışmalarıma ekledim.

Hepatit B için geliştirdiğim mekanizmayı, ilacın genetik şifresini ve protein kodunu değiştirerek koronavirüsü hedef alacak şekilde yeniden tasarladım. İlacın tasarımını bitirip hücre çalışmalarına başladım.”

Gümrükçü, uluslararası bilim kongrelerinde tanıttığı mekanizmanın çok olumlu tepkiler aldığını ve bu süreçte bazı üniversitelerin, iş birliğiyle hayvanlar üzerinde denemelere başladıklarını kaydetti. 

“10 bin katı virüsü virüs enfekte edilen hayvan 6 günde iyileşti”

Hayvan denemeleri sonrasında tek doz ilaçla koronavirüsü 6 günde ortadan kaldırabildiklerine işaret eden Gümrükçü, “Hayvan çalışmalarında enfeksiyon dozajı ve virüs miktarı insanlara göre çok daha yüksek yapılır. Hayvanları koronavirüsle enfekte ettiğimizde bir insana bulaşan virüs miktarının yaklaşık 10 bin katı virüsle enfekte ediyoruz. Hayvandan insana bunun tercümesi daha farklı oluyor. Bu yüksek virüs oranıyla 6 günde hayvanlar iyileşebiliyorsa insanlardaki iyileşme etkisinin 2-3 gün olacağını tahmin ediyoruz.”

Dr. Gümrükçü, hayvan çalışmalarında fare, sıçan ve tavşanların kullanıldığını, bir ay içinde FDA onayı alıp insan çalışmalarına başlamayı planladıklarını açıkladı.

Dünya bilim insanlarıyla iş birliği

Çalışmasını mart ayında Retroviruses and Opportunistic Infections (Retrovirüs ve Fırsatçı Enfeksiyonlar) konferansında dünyanın önde gelen bilim insanlarına duyurduğunu anlatan Gümrükçü, ünlü araştırmacılardan ortak çalışma için teklif aldığını aktardı.

Teksas Üniversitesi, Fransa Sağlık Enstitüsü, Melbourne Üniversitesi ile çalışmalara başladıklarını belirten Gümrükçü, “Bizim geliştirdiğimiz ilaç, virüsün kendi yaşamını devam ettirmesi için çok önemli olan enzimi hedef aldığı için mutasyonların kurtulması mümkün değil. Çünkü enzim mutasyona uğrarsa virüs yaşayamaz. Virüsü tam beyninden vurup mutasyonları ve gelecekteki mutasyonları da engelleyeceğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

Sprey olarak kullanılacak

İlacı sprey olarak formüle ettiklerini, tek doz sıkım ile 9-10 ay etki göstermesini beklediklerini kaydeden Gümrükçü, “Bu senenin sonundan önce ilacın piyasaya çıkmasını bekliyoruz. Ciğerler ve solunum sisteminizde ilaç aylarca kalıyor. Bu da sadece tedavi amaçlı değil koruyucu amaçlı da kullanılabileceğini gösteriyor. Bütün varyantlara karşı etkili olacak ve virüs bizden bir adım önde olmayacak, biz virüsten bir adım önde olacağız.” ifadelerini kullandı.

Tüm ülkelere eşit dağıtım hedefi

Gümrükçü, ilaç geliştirme konusunda 4-5 uluslararası şirketten teklif aldıklarını, enstitünün hayır amaçlı çalıştığını, ilacın maddi durumu iyi olan veya olmayan tüm ülkelere eşit şekilde dağıtılmasını hedeflediklerini belirtti.

Bir Türk olarak bilim dünyasında adını duyurmaktan büyük gurur duyduğunu da ifade eden Gümrükçü, “Belki gelecek senelerde Türkiye’ye dönüp büyük bir araştırma enstitüsü kurup araştırmalarımı ülkemde devam ettiririm.” değerlendirmesinde bulundu.

Koronavirüste endişelendiren haber! Testlerde de görünmüyor

Koronavirüsün mutasyon geçiren yeni örnekleri çoğalarak tüm dünyaya yayılırken, Finlandiya’da görülen yeni bir mutasyonun testlerde ortaya çıkmadığı açıklandı.

Finlandiya’da Kovid-19’un enzim testlerinde gizlenebilecek yeni bir mutasyonu keşfedildi

Finlandiya’da, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19), Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testlerinde görülmeme ihtimali olan yeni bir mutasyonunun keşfedildiği bildirildi.

Finlandiya kamu yayın kurumu YLE’nin haberine göre, Helsinki’de Vita Laboratuvarları Kovid-19’un daha önce rastlanmayan, “benzersiz” bir mutasyonunun tespit edildiğini açıkladı.

“Fin-796H” adı verilen mutasyona uğramış Kovid-19 tipinin, daha önce İngiltere’de ve Güney Afrika’da görülen mutasyonlarla bazı özellikleri paylaştığı fakat tamamıyla yeni bir genetik kombinasyona sahip olduğu belirtildi.

Finlandiyalı bilim insanları, benzersiz yapıdaki virüsün, boğaz ve burun sürüntülerinde Kovid-19 RNA’sına özgü genetik sekansları arayan PCR testlerinden gizlenebileceği uyarısında bulundu.

Henüz daha bulaşıcı veya bağışıklığa daha dirençli olup olmadığı bilinmeyen yeni mutasyonun, Kovid-19 vaka sayısının görece düşük olduğu Finlandiya’ya yurt dışından geldiği sanılıyor.

Finlandiya’da bugüne kadar İngiltere’de ortaya çıkan Kovid-19 mutasyonu 422 vakada, Güney Afrika mutasyonu 22 vakada, Brezilya mutasyonu ise 1 vakada görüldü.

Ülkede toplam 52 bin 209 vaka görülürken, virüs nedeniyle 725 kişi hayatını kaybetti.

Bilim insanları duyurdu! Mutasyonlu virüs laboratuvarda üretildi

BioNTech/Pfizer ile ABD’deki Teksas Üniversitesi ortaklığında bilim insanları laboratuvar ortamında Güney Afrika’dan çıkan mutasyonu taşıyan virüs üretti.

DHA’nın haberine göre araştırmanın sonuçları New England Journal of Medicine’de yayınlandı. Araştırma sonucunda bilim insanlarının laboratuvar ortamında üretilen G.Afrika mutasyonuna karşı üretilen virüsün aşı olan kişilerin kan örneklerinde test ettiği belirtildi.

Antikor oranını üçte ikiye kadar düşürüyor

Bilim insanları, G.Afrika mutasyonuna karşı üretilen virüsün ABD’de mutasyonlu virüsün yaygın olarak görülen türüyle kıyaslandığında antikor oranının üçte ikiye kadar düştüğünün fark edildiği belirtildi.

Şu ana kadar virüse karşı ne ölçüde antikorun koruma sağladığı konusunda bir sınır tespit edilmemesi nedeniyle antikor düzeyinde üçte ikilik azalmanın bu varyant karşısında aşıyı etkisiz hale getirip-getirmeyeceği ise bilinmiyor. Araştırmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Teksas Üniversitesi uzmanlarından Pei-Yong Shi, BionTech/ Pfizer aşısının varyanta karşı koruma sağlamasının da mümkün olduğunu kaydetti.Pei-Yong Shi, açıklamasını şu sözlerle sürdü: Minimum etkisiz hale getirme sınırını bilmiyoruz. Aşının oluşturduğu bağışıklık yanıtının koruma sağlamak için gereken düzeyin çok üzerinde olduğunu söyleyebilirim” ifadelerine yer verdi.

31 ülkede görülmüştü

Birçok ülkede “seyahatle ilişkili vakalar” şeklinde görülen Güney Afrika varyantı, şu ana kadar 31 ülkede saptanmıştı. Bunların bazılarında başta İngiltere, Fransa ve İsrail olmak üzere seyahat öyküsü olmayan vaka kümelenmelerine neden olduğu belirlenmişti.

Fahrettin Koca ‘Kimse olmadı’ diyerek güzel haberi verdi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin’den getirilen koronavirüs aşısının ilk sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Bakan Koca, aşının ağır hastalığı önlediğini kaydetti.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin’den gelen koronavirüs aşısıyla ilgili ilk sonuçları açıkladı. Bakan Koca’nın verdiği bilgiler büyük müjde niteliğinde. Bakan Koca, şu ana kadar aşılanan 2 milyon kişiden entübe olana rastlanmadığını, kullanılan aşının ağır hastalığı önlediğini ve mutasyondan en az etkilenen olduğunu kaydetti. Koca, Türkiye’de aşı kaynaklı ölüm vakasının yaşanmadığının da altını çizdi.

Yeni Şafak yazarı Mehmet Acet Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı makamında ziyaret edip, kamuoyunda merak edilen konularla ilgili kendisine sorular yöneltti. Bakan Koca koronavirüsün seyri ve aşı ile ilgili olarak önemli değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Koca’nın yaptığı açıklamalardan öne çıkan başlıklar şöyle:

Tek bir entübe dahi yok

Şu ana kadar aşı olup, üzerinden 10 gün geçtikten sonra entübe olan tek bir kişi dahi yok. Bu istatistik aşı olan ilk 2 milyon kişiyi kapsıyor.

Ağır hastalığı önlüyor

Kullandığımız aşı, virüse yakalananların ‘ağır hasta’ durumuna gelmesini önlüyor.

Mutasyondan en az etkilenen aşı

Sinovac aşısı, virüsün mutasyona uğramış halinden en az etkilenen aşı.

Aşı kaynaklı ölüm vakası yaşanmadı

Aşılamaya bağlı ağır bir durum ya da herhangi bir ölüm vakası yaşanmış değil.

Bakan Koca: 17 ilde 128 kişide mutant virüs görüldü

İngiltere’de ortaya çıkan mutasyon virüsün 17 ile yayıldığını söyleyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 128 kişide virüsün tespit edildiğini açıkladı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İngiltere’de ortaya çıkan mutasyon virüsün Türkiye’de 17 ile yayıldığını açıklayarak, “Ülkemizde mutasyonlu virüs tespit edilen vatandaş sayısı 128’e yükselmiştir” dedi.

Mutasyon virüs 17 ile yayıldı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Mutasyon tehdidine karşı dikkatli olmalıyız. Avrupa’daki vaka artışlarının arkasındaki etmenlerden biri virüsün mutasyonlu varyantı. Ülkemizde mutasyonlu virüs tespit edilen vatandaş sayısı 128’e yükselmiştir. 17 şehrimizde İngiltere varyantı görüldü. Virüsün mutasyona uğramış olması şimdilik aşı çalışmalarını etkilememektedir. Ancak yeni mutasyonlar aşı çalışmalarını da zorlayabilir. En büyük silahımız halen maske ve mesafe kuralına uymak. Vaka sayılarını kontrol etmek elimizde. Kontrol elimizdeyken kıymetini bilerek temkinli hareket etmeli ve kalabalık ortamlardan uzak durmalıyız” ifadelerine yer verdi.

DSÖ’den kritik salgın uyarısı: Daha şiddetlisine karşı hazırlanmalıyız

Dünya Sağlık Örgütü Acil Durumlar Programı Direktörü Ryan, koronavirüs salgınına ilişkin, “Bu bir uyarı alarmıdır. Gelecekte daha da şiddetli olabilecek bir şeye (salgına) karşı hazırlanmalıyız” uyarısında bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dünyanın gelecekte yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından daha da büyük bir salgınla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, DSÖ’nün İsviçre’nin Cenevre kentindeki merkezinde, video konferans yöntemiyle 2020’nin son basın toplantısını düzenledi.

Ghebreyesus, geçen yıl bu hafta DSÖ’nün Vuhan’da yayımlanan bir bülten aracılığıyla şehirde “nedeni bilinmeyen zatürre” vakalarını öğrenmesinden bu yana bir yıl geçtiğini söyledi.

Kovid-19 salgınında örgütün politikalarını savunan Ghebreyesus, “Küresel dayanışma oluşturmak için dünyanın dört bir yanından binlerce muhteşem bilim insanıyla çalıştık. Her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Bazen iyi, bazen zorlayıcı, bazen tam anlamıyla şaşırtıcı ama hepsi faydalı.” dedi.

Bir yıl boyunca DSÖ basın toplantılarını takip eden gazetecilere teşekkür eden Ghebreyesus, “Hiçbirimiz bir salgını kendi başımıza bitiremeyiz ama bu salgını birlikte bitireceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Kovid-19 en büyük salgın değil”

Basın toplantısında soruları cevaplayan DSÖ Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan, günümüz dünyasının bilim ve aşılar konusunda ileri bir safhada olduğunu vurguladı.

Ryan, Kovid-19 salgınının şiddetli olduğunu ve küresel çapta hızla yayıldığını belirterek “Muhakkak ki bu salgın en büyük olanı değil. Bu virüs çok bulaşıcı, insanları öldürüyor ve pek çok kişiyi sevdiklerinden mahrum ediyor.” ifadelerini kullandı.

Kovid-19 vaka sayısının dikkate alındığında salgındaki ölüm oranlarının ortaya çıkan diğer hastalıklara kıyasla düşük olduğunu vurgulayan Ryan, “Bu bir uyarı alarmıdır. Gelecekte daha da şiddetli olabilecek bir şeye (salgına) karşı hazırlanmalıyız.” uyarısında bulundu.

Koronavirüsle ilgili şok eden detay! İlk belirti olabilir

Dünyayı kasıp kavuran koronavirüsün bir belirtisi daha ortaya çıktı. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya baş ağrısının koronavirüsün ilk belirtisi olabileceğini söyledi.

Yüksek ateş, halsizlik, öksürük ve nefes darlığı gibi hastalığın sık bilinen belirtileri olmadan; baş ağrısı, tat ve koku alamama, baş dönmesi, dengesizlik, görme kayıpları, bilinç bulanıklığı veya kaybı, ani gelişen unutkanlık, felçler, el ve ayaklarda ilerleyici kuvvet kaybı ve uyuşma, nöropatik ağrı gibi nörolojik belirtiler COVID -19 enfeksiyonunun ilk sinyali olabiliyor.

Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya özellikle akciğer enfeksiyonunun ağır seyrettiği hastalarda diğer bulgulara ek olarak nörolojik belirtilerin tabloya eklenebildiğine dikkat çekerek, “Hastalığın nörolojik belirtilerinin toplum tarafından tanınması, hastaların tedavi olanaklarına zaman kaybetmeden ulaşmalarında en önemli faktördür.” diyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, Covid-19’un 7 nörolojik sinyalini anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Baş ağrısı Covid-19’un oldukça yaygın görülen belirtilerinden birini oluşturuyor. Öyle ki hastalarda görülme sıklığı yüzde 40’a kadar yükselebiliyor.

“Covid-19’a bağlı gelişen baş ağrısında daha önce olmayan şekilde ve şiddette tüm başta ağırlık hissi oluşur, bazen de bıçak saplanır gibi keskin karakterlidir.” uyarısında bulunan Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilen ağrının genelde ağrı kesiciyle geçmediğini vurguluyor.

Covid-19 enfeksiyonu nedeniyle gelişen baş ağrısının migrenden daha farklı özellik sergilediğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, “Bu ağrı çift taraflı, tüm başı tutan, ağrı kesiciye rağmen azalmayan, dirençli bir ağrıdır. Günlerce devam eder ve şiddeti günler içinde artabilir.” diyor.

Yaygın kas ağrıları

Yaygın kas ağrıları da Covid-19 enfeksiyonunun sık görülen belirtileri arasında yer alıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya bu hastalığa bağlı kas liflerinde gelişen iltihabi tutulum nedeniyle nadir de olsa kas hücrelerinde kayıp ve güç kaybı da gelişebileceğini belirtiyor.

Ağrı kesicilerle azalmayan vücutta, kol ile bacak kaslarında ve eklemlerde şiddetli ağrı, dokununca hassasiyet gibi şikayetler Covid-19 enfeksiyonu iyileştikten günler sonra bile devam edebiliyor.

Kol ve bacaklarda yaygın uyuşma

Covid-19 enfeksiyonunun erken veya geç döneminde kol ve bacaklarda yaygın uyuşma, ağrı ve güç kaybı şikayeti ile gelişen nöropati, bir başka deyişle vücuttaki sinir uçlarında tahribat gelişmesi belirtileri ortaya çıkabiliyor.

Nöropati yürüme güçlükleri, ellerini kullanmakta zorluk, el ve ayaklarda yanma, karıncalanma gibi duyu bozuklukları ve ağrılara neden olabiliyor. Bazı Covid-19 hastalarında ani başlayarak hızla ilerleyen, bacaklardan kollara, hatta solunum kaslarına kadar tutulum gösteren Guillain Barré Sendromu da gelişebiliyor.

Ani gelişen unutkanlık

İleri yaşta, özellikle demansı olan hastalarda ve aynı zamanda komorbid, başka deyişle daha önce felç geçirme, hipertansiyon, diyabet veya kalp hastalığı olduğu bilinen Covid-19 hastalarında bilinç değişiklikleri de gelişebiliyor.

Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya ani oluşan unutkanlık, davranış değişiklikleri ve hafıza kusurları gibi belirtilerin Covid-19 hastalığında genellikle ileri yaştaki kişilerde ilk belirti olarak ortaya çıkabileceği uyarısında bulunarak, şunları söylüyor:

“Covid-19 enfeksiyonu doğrudan beyin hücresini etkilemesi dışında; vücutta yaratmış olduğu yoğun iltihabik olaylar nedeniyle meydana gelen metabolik bozukluklar ve oksijenlenmedeki azalmaya bağlı değişikliklere yol açıyor.

Bunun yanı sıra virüs tarafından tetiklenen sitokin fırtınası sonucu oluşan çoklu organ yetmezliğinin gelişmesi de ensefalopati olarak tanımlanan tabloya neden oluyor”

Uyku bozuklukları

Covid-19 pandemisi nedeniyle evde uzun süre zaman geçirmek ve stres uykunun süresi ile kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Kaya, pandemi sürecinde toplumda uykuya dalma güçlüğü ve uykusuzluk sorunlarının daha fazla görüldüğünü belirterek, “Covid-19 çevresel ve sosyal koşullara bağlı olarak uyku ve uyanıklık ritminin bozukluğu gibi uykuyla ilişkili hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabileceği gibi, daha önce var olan uyku hastalıklarının kötüleşmesine de yol açabiliyor. Uyku bozuklukları ileri yaşta ve özellikle demans hastalarında Covid-19 ‘un habercisi olabiliyor. Daha önce var olmayan sürekli uyku hali gelişmesi, gece gelişen halüsinasyon ve yer ile zaman karışıklığı gibi durumlar hastalığın belirtisi olarak karşımıza çıkabiliyor.” diyor.

Baş dönmesi ve dengesizlik

Covid-19 enfeksiyonu işitme ile denge sinirinde hasar yaparak kulak çınlaması ve baş hareketleriyle tetiklenen baş dönmesi veya sallantı hissi gibi şikayetlere yol açabiliyor. Aynı zamanda ani işitme kayıplarına da neden olabiliyor.

Tat ve koku kaybı

Covid-19 enfeksiyonunun başka bulguları olmadan; tek belirtisi olarak tat ve koku kaybı gelişebiliyor. Bu enfeksiyonun diğer koku alma bozukluğu yapan viral enfeksiyonlardan farkı, burun tıkanıklığı olmadan ciddi koku alamama sorunu yaşatması.

Araştırmalarda bunun nedeninin ACE-2 olarak adlandırılan bir enzimin burun içindeki koku alma alanında yüksek miktarlarda bulunması ve koronavirüsün vücuda girişine izin veren kapı işlevi görmesi olduğu ortaya kondu. Covid-19 enfeksiyonuna bağlı tat ve koku kaybı bazen yaklaşık 2-4 hafta içerisinde tamamen düzeliyor.

İnmeye neden olabiliyor

İnme, Covid-19 enfeksiyonunun nörolojik belirtileri arasında yer alıyor. Covid-19 enfeksiyonu hem doğrudan vücudun nörolojik yapılarını hem de kanın pıhtılaşma özelliklerini ve damar yapısını etkileyerek inmeye neden olabiliyor.

İleri yaş, hipertansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği ve kalp hastalıkları gibi faktörler inmeyi tetikliyor. Ancak Covid-19 enfeksiyonunda genç kişilerde de hiçbir risk faktörü olmadan beyin damar tıkanıklıklarına bağlı inme gelişebiliyor.

Dünyayı tedirgin eden koronavirüsün yeni türüne karşı müjdeyi açıkladılar

Amerika Birleşik Devletleri merkezli ilaç firması Moderna, ürettikleri koronavirüs aşısının İngiltere’de ortaya çıkan Kovid-19 virüsünün daha bulaşıcı türüne karşı koruyucu olabileceğini açıkladı.

ABD ilaç firması Moderna, ürettikleri yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının İngiltere’de ortaya çıkan Kovid-19 virüsünün daha bulaşıcı türüne karşı koruyucu olabileceğini belirtti.

Firmanın internet sitesinden yapılan açıklamada, aşının mutasyona uğradığı belirtilen virüse karşı etkinliği hususunda emin olunduğu ancak yine de testler yapılacağı kaydedildi.

Açıklamada, “Mevcut verilere dayanarak, Moderna Kovid-19 aşısının sağlayacağı bağışıklığın, yakın zamanda İngiltere’de ortaya çıktığı aktarılan SARS-CoV-2 virüsüne karşı da koruyucu olması bekleniyor.” ifadesi kullanıldı.

BioNTech/Pfizer Kovid-19 aşısından sonra geçen hafta Moderna’nın aşısı da ülkede ABD Gıda ve İlaç Dairesinden (FDA) onay alan ikinci aşı olmuş, hafta sonundan itibaren öncelikle sağlık çalışanlarına uygulanması için dağıtımına başlanmıştı.

Mustasyona uğrayan virüs ile ilgili çarpıcı açıklama! 4 ülkede daha yayıldı

İngiltere’nin bildirdiği bulaşma riski yüzde 70’lerde olan ve mutasyona uğrayan virüse ilişkin açıklama geldi.

Avrupa Kontrol Merkezince yayımlanan raporda, dünyayı sarsan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) İngiltere’de mutasyona uğrayarak daha hızlı yayılan bir tipine “SARS-CoV-2 VUI 202012/01 (Variant Under Investigation, year 2020, month 12, variant 01) ismi verildiği ve etkilerinin araştırılmaya başlandığı bildirildi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19’un, İngiltere’de yüzde 70 artırabilen mutasyonlara uğradığı ancak hastalık yapma özelliğinde bir değişiklik yapmadığı yönündeki açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Koronavirüs ailesinde yer alan Kovid-19’un yıl içinde çok kez mutasyona uğrağını anımsatan Balık, ancak kesin bilgilerin yapılacak bilimsel incelemeler ile tam olarak netlik kazanabileceğini söyledi.

Balık, İngiltere’den bildirilen mutasyonla ilgili dün gece yarısı Avrupa Hastalık Kontrol Merkezince rapor yayımlandığını vurgulayarak, “Bu mutanta şimdilik SARS-CoV-2 VUI 202012/01 (Variant Under Investigation, year 2020, month 12, variant 01) ismi verildi.” ifadelerini kullandı.

Kovid-19’un mutasyona uğrayarak daha hızlı yayılan tipine ilişkin kapsamlı inceleme yapılmasının önemine işaret edilen raporda, ilgili virüsün araştırılmaya başlandığını ifade eden Balık, şu bilgileri verdi,

“Mutasyona uğrayarak daha hızlı yayılan bir tip olan virüse ilişkin inceleme yapılıyor. Bu kapsamda, ‘Virüs, hangi ülkelere yayılıyor?’, “Piyasadaki PCR testleri ile tespitten kaçıyor mu?’, ‘Kullanılan antikor ya da plazma tedavilerinden etkilenmiyor mu?’, ‘Halihazırdaki aşıları etkisiz bırakacak mı?’, ‘Daha ağır hastalık yapacak mı?’, ‘Hastalığı geçirmiş olanlarda ikinci enfeksiyon geçirilme oranını artıracak mı?’ başlıklarında araştırılıyor.”https://7911402ac5064e5c892de40a318150fe.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-37/html/container.html

4 ülke daha etkisi altında

Virüsün İngiltere dışında başka ülkelerde de görüldüğünün raporlandığına işaret eden Balık, “Şu ana kadar Hollanda, Belçika, Danimarka ve Avustralya’da da tespit edildiği raporda yer aldı.” dedi.

“Virüste ‘Çoklu Spike protein mutasyonu’ tespit edildi”

Prof. Dr. Balık, “Bu mutasyonun İngiltere’de son günlerdeki salgının büyümesine etki ettiği düşünülmektedir.” bilgisinin de raporda yazıldığına değindi.

Daha hızlı yayılan bir tip olan virüste “Çoklu spike protein mutasyonu” tespit edildiğini aktaran Balık, şöyle konuştu,

“Çoklu spike protein mutasyonu, virüsün insan hücresine girmesini sağlayan dıştaki dikensi kısmında bir çok noktada mutasyon olması. Daha önce görülen mutasyonlar genelde tek noktada olmuştu. Şu anki bilgiler bu yeni mutantın eski virüsten fazla farkının olmadığı, sadece bulaşma gücünü artırdığını göstermektedir.”

“Uçuşlarla ilgili geçici durdurma kararı”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gelişmeler üzerine dün gece İngiltere, Danimarka, Hollanda ve Güney Afrika’dan Türkiye’ye uçuşlarda geçici durdurma kararı alındığını bildirmişti.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Koca, “Koronavirüsün mutasyonuyla İngiltere’de bulaş hızının arttığı bildirilmiştir. Cumhurbaşkanımızın talimatı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın koordinasyonu ile tedbiren İngiltere, Danimarka, Hollanda ve Güney Afrika’dan ülkemize olan uçuşlarda geçici durdurma kararı alınmıştır.” açıklamasında bulunmuştu.

Koca ayrıca, İngiltere kaynaklı mutasyon riski üzerine alınan tedbirler kapsamında halen yolda olan uçuşlar için tüm yolculara test yapılacağını ve karantina kurallarının uygulanacağına da değinmişti.

Bu kapsamda Sağlık Bakanı Koca, “İngiltere kaynaklı mutasyon riski üzerine alınan tedbirler kapsamında halen yolda olan uçuşlar için tüm yolculara test yapılacak ve karantina kuralları uygulanacaktır. Tedbirler tam koordinasyonla yürütülmektedir.” paylaşımında bulunmuştu.