sahte hesaplar

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

sahte hesaplar

Bakan Koca’dan sonra şimdi de Bilim Kurulu üyeleri adına hesaplar açılıyor

Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan ve yeni tip koronavirüs ile mücadelede öneri ve tavsiye kararları alan Koronavirüs Bilim Kurulu’nun üyeleri, son dönemde sosyal medyada kendi adlarına açılan sahte hesaplardan müzdarip.

u hesaplardan zaman zaman halkı korku ve paniğe sevk edecek paylaşımlar yapılması, salgın konusunda halkı bilgilendirmek için ekranlara çıkarak yoğun çaba harcayan Bilim Kurulu üyelerini sıkıntıya soktu. Adına sahte hesap açılanlardan Bilim Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi ve Bilim Kurul Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, Kovid-19 salgını öncesinde sosyal medyayı çok fazla kullanan birisi olmadığını söyledi.

Bu süreçte bir arkadaşının aramasıyla adına sahte hesap açıldığını öğrendiğini ifade eden Prof. Dr. Kara, “Baktım Twitter’da bir hesap ve o hesabın da 10 binin üzerinde takipçisi var. Bir iki yorum farklı anlaşılabilirdi, onlar çok doğru değildi. O bakımdan açıkçası ben rahatsız oldum, yani ismimin o şekilde kullanılması çok hoşuma gitmedi. Sosyal medya hesaplarının böyle kullanılmasının çok doğru olmadığını düşünüyorum” dedi. Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Eraslan, Bilim Kurulu üyelerinin bazılarının adına çok sayıda fake hesabı olduğunu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın aynı şekilde 14 kadar sahte hesabını saptadıklarını söyledi. Prof. Dr. Eraslan, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini belirtti. Eraslan, sahte hesap açmanın yanı sıra bu hesaptan yapılan paylaşımları tekrar dolaşıma sokanların da suç işlediğinin altını çizerek, “TCK’nın 135 ve 136’ncı maddesinde ‘kişisel verileri kaydetme’ suçu var, burada, 1 yıldan 4 yıla kadar hapis var” dedi. (Yenişafak)

Hainler bu kez koronavirüsü kullanıyor: Sahte hesaplarda FETÖ izleri

Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında kurulan Bilim Kurulu üyelerinin isimleri kullanılarak açılan sahte hesaplardan halkı korkuya sevk eden paylaşımlarda bulunuluyor. İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yusuf Özkır, yaptığı açıklamada, olağanüstü dönemlerde sosyal medyayı terör örgütlerinin bazı yöntemlerle kullandığını söyledi.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyeleri adına açılan sahte sosyal medya hesapları, algı kampanyalarının bir parçası olarak kullanılıyor. Bilim Kurulu üyeleri de sahte hesapların farkında ve bu durumdan rahatsız.

Twitter’da Prof. Dr. Tevfik Özlü adına açılan iki hesap bulunuyor. Her ikisinin de adresi @drtevfikozlu. Tevfik Özlü’nün gerçek hesabında takipçi sayısı 35 bin 200. Sahte hesabı ise 42 bin 900 kişi tarafından takip ediyor. Her iki hesapta kullanılan fotoğraflar aynı. Tevfik Özlü’nün gerçek hesabı ağustos 2019’da, sahte olan ise Aralık 2019’da açılmış. “Sokağa çıkma yasağı ilan edilsin” kampanyalarının yürütüldüğü 21 Mart haftasında Tevfik Özlü adına açılan sahte hesaptan atılan mesajlar dikkat çekici…

ahte hesap: İtalya’dan kötü durumdayız

O hafta sosyal medyada “İtalya’dan daha kötü durumdayız” havası oluşturuldu, ardından “Sokağa çıkma yasağı ilan edilsin” kampanyası yürütüldü. Tevfik Özlü adına açılan sahte hesaptan 21 Mart’ta “Ülkemizin durumu İtalya’dan çok kötü. İstatistiklerde İtalya’ya oranla bizde 2 kat artış olmaktadır. Çok geç olmadan hemen yarın sokağa çıkma yasağı gelmeli! Pazartesi geç olabilir!” mesajı paylaşıldı. Ardından gelen mesajlar şöyle:

22 Mart: Tüm ülkeler için sokağa çıkma yasağı kararı vermek kolay değil. Bakın hepsi başta öneride bulundu hepsi sonra mecburen getirmek zorunda kaldı. Böyle giderse er geç yasak çıkacak! Peki neyi bekliyoruz! Diğer ülkeler gibi salgının artmasını mı!

22 Mart: Çok değil, şu bir hafta sokağa çıkma yasağı gelirse salgını önleyebiliriz, bu şekilde kontrol etmemiz mümkün değil.

Sahte hesaptan sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 10 Nisan gecesi de, büfelerin önünde biriken insan fotoğraflarının yer aldığı mesajlar paylaşıldı. Sahte hesap işi o kadar ileri boyuta götürdük ki, anket çalışması bile yaptı. 5 bin kişinin katıldığı ankete yönelik sahte hesaptan yapılan çağrı şöyle: Sokağa çıkma yasağı gelmeli mi? Tüm vatandaşlarımızın bu ankete katılıp, RT yapmasını rica eder; bilim kuruluna sunacağımı da bildirmek isterim.

Sahte hesaplar arası paylaşım

Sahte hesaptan sokağa çıkma yasağının başladığı 10 Nisan gecesi atılan “Uzun süre evde kalmaya hazır olun. Bu süreç biraz uzayabilir” mesajı, bir başka Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz’un sahte hesabı tarafından da alıntılanıp paylaşıldı.

Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, sahte hesapla ilgili, yapılan paylaşımları tasvip etmediğini söyledi.

Gerçek hesap:

Eldiven kullanmayı önerdi

Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz’un gerçek hesabı @serapsimsekyvz. @ProfSerapSimsek hesabı ise sahte. Sahte hesaptaki takipçi sayısı 16 bin. Yavuz’un gerçek hesabındaki takipçi sayısı 6 bin 278. Sahte hesaptaki son mesaj, virüsün sıcakta duracağına ilişkin somut veri olmadığı, yavaşlama ihtimalinin olduğu yönünde. Bilim Kurulu’nun eldiven kullanımını doğru bulmadığını biliyoruz. Ancak sahte hesapta sık sık eldiven kullanımı öneriliyor.

Prof. Dr. Ateş Kara’nın gerçek hesabı @AtesAtesKara, sahte olan ise @drateskara… Prof. Dr. Levent Yamanel’in Twitter’da hesabı bulunmuyor. Yamanel adına açılan @PYamanel hesabı sahte. Prof. Dr. Levent Akın adına açılan @LeventProf hesabı da sahte. Akın, sahte olan hesabı şikayet ettiğini söyledi.


İlk aşamada bazı bilim adamlarının gerçek hesabındaki iletileri paylaşarak takipçilerini artıran sahte hesaplardan daha sonra salgınla ilgili halkı paniğe sevk edebilecek mesajlar paylaşılıyor. Bu hesaptan yapılan açıklamalar, teyit edilmeden bazı basın organları ve haber siteleri tarafından haberleştirilebiliyor.

Tanınmış kişilerin adına açılan bu hesapların büyük bölümünün terör örgütleri tarafından kullanıldığını ifade eden uzmanlar, bilgi kirliliği oluşturan sahte hesaplar konusunda vatandaşları uyarıyor.

İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yusuf Özkır, yaptığı açıklamada, olağanüstü dönemlerde sosyal medyayı terör örgütlerinin bazı yöntemlerle kullandığını söyledi.

Gazetelerin evrensel kurallarına göre bir haberin kamuoyuyla paylaşılabilmesi için haberi muhataplarına doğrulatmanın temel şartlardan biri olduğunu belirten Özkır, teyit mekanizmasının habercilikte önemli bir işlev gördüğünü kaydetti.

Koronavirüs salgını ile mücadelede önemli görevler üstlenen Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu üyeleri ile tıp alanında uzman bazı akademisyenler adına açılan sahte hesapların gazeteciler tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını kaydeden Özkır, “Hesapların gerçek sahiplerinin de zaman zaman gerçeği sosyal medya üzerinden anlatmasına rağmen, hala bu şekilde sahte içeriklerle yalan haberlerin yapılıyor olması gazetelerin inandırıcılığını ve güvenilirliğini zedeliyor.” diye konuştu.

Özkır, sahte hesapla ilgili, daha açılmadan çok önce dezenformasyon sürecinin planlandığını, sosyal medyada haberin dolaşıma sokulma hızı ve etkileşimine çok dikkat edildiğini söyledi.

“Fake hesapların çoğalması, bot hesapların yaygınlığı ve trolleşme süreçlerinin ortaya çıkarttığı negatif bir atmosfer var.” diyen Özkır, şunları kaydetti:

“Bazı yapılar, oluşan yeni pozitif durumları negatife çekmek ve kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak için örgütlü bir şekilde bu süreçleri tasarlıyor ve planlıyorlar. Türkiye’de yayın yapan basın kuruluşlarının da bunu düşünerek, hareket etmesi gerekir. Bir bilgiyi habere dönüştürüp dönüştürmeyeceğine o noktadan hareketle karar verilmesi lazım. Çünkü hepimiz biliyoruz ki FETÖ var, PKK var, DHKP-C ve aynı şekilde Türkiye’nin zarar görmesini, bu süreçte toplumun bir arada olmasını istemeyen birtakım farklı güç merkezleri de söz konusu. Gazeteciler, muhalif olsa bile bu tür yalan haberlere karşı dikkatli olmalı.”

Özkır, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) dezenformasyon için açtığı hesapların bazı ortak özelliklerinin olduğunu söyledi.

Bu hesapların salgın döneminde aktif kullanıldığına dikkati çeken Özkır, “Sahte hesapların dezenformasyon yöntemlerinin başında gerçek dışı ses kayıtlarının hızlıca yayılması önemli bir yer teşkil ediyor. Bunun ardından da sahte belge üretip sosyal medyada gerçekmiş gibi yayınlamak geliyor. ‘Koronavirüsü, Türkiye’den Çin’e giden birisinin bulaştırdığı’ şeklinde paylaşımlarda bile FETÖ izleri görülüyor. Bu sürecin başından itibaren sahte hesaplarla vaka ve ölümlerin gizlendiği de yayılmaya çalışılıyor. Bilim Kurulu üyeleri ve virüs konusunda uzman isimlerin adına benzeyen bazı hesaplar da bu süreçte yoğun olarak açılıyor. “ diye konuştu.

“Tanınmış kişilerin resmi hesapları olmalı”

Medya-İletişim Uzmanı Ümit Sanlav ise sosyal medya hesaplarının dijital kimlik olduğunu, marka değeri taşıyan isimler başta olmak üzere herkesin bu mecrayı kullanması gerektiğini söyledi.

Tanınmış kişilerin sosyal mecralarda bulunmaması nedeniyle markalarını yönetmede sıkıntılar yaşayabileceğini ifade eden Sanlav, “Siz bu alanda yer almadığınız takdirde bu alandaki marka ve itibar yönetiminizin kontrolünü başka isimlere bırakmış oluyorsunuz. Ayrıca siz o mecrada olmadığınız için birilerine sizin adınıza hesap açma imkanı da tanımış oluyorsunuz.” diye konuştu.

Sanlav, siber güvenlik uzmanları ve savcılık kanalı ile yapılan müracaatlar sonucunda yapılan teknik takiple bu hesapların çıkış noktasının bulunabildiğini belirtti.

Sahte hesapların sahiplerini bulmak için bazı kolay yöntemlerin olduğunu ifade eden Sanlav, “Sahte hesap olduğunu düşündüğü hesabın kullanıcı adı üye giriş paneline yazılıp, ‘şifremi unuttum’ seçeneğine tıklanırsa o hesaba ait mail adresinin bir bölümü çıkar. Bu da o hesap hakkında fikir verebilir. Asıl olan, kanaat önderi olabilecek, bilgisi ve fikri ile toplumda söz sahibi olabilecek isimlerin mutlaka sosyal medyada kendi markalarını ve isimlerini temsil etmeleridir.” şeklinde konuştu.

Sahte hesaplarla gerçeği nasıl ayırt edebilirler?

Sosyal medya uzmanı Cem Karahüseyin de hesapların resmi hesap veya gerçek kişi olup olmadıklarını anlamak için iletinin diliyle paylaşımda imla kurallarına uyulup uyulmadığına bakılması gerektiğini söyledi.

Karahüseyin, kişisel hesaplarda takipçilerin etkileşim durumunun incelenmesini tavsiye ederek, “Bir hesap, eski olduğu halde paylaşımları en az 2-3 ay gibi bir süreçte devam ediyorsa söz konusu hesabın daha önce başka bir amaç için kullanıcı adının değiştirildiği düşünülebilir.” değerlendirmesini yaptı.

Sahte hesapların tanınmış kişilerin isimlerinde yapılan harf değişikleriyle faaliyet gösterdiğine dikkati çeken Karahüseyin, şöyle devam etti:

“Hesap ismi oluştururken genelde harfleri ve sembolleri değiştirebilirler. Örneğin; hesap adı uzantısı alırken ‘L’ harfleri aslında büyük ‘ı’ harfleri ile oluşturulur. Sahte hesaplar, ünlü kişilerin basında gündemde olmasını fırsata dönüştürmek için kullanılır. Sahte hesapları kontrol eden kişiler, ilk önce ünlülerin resmi hesapları olup olmadığını kontrol eder. Yoksa öncelikle kullanıcı adlarını alırlar. Sonrasında ünlülerin adıyla paylaşımların ardından bazı yan programlar ile bu hesapların etkileşimlerini artırmasını sağlarlar. Buradaki amaç güven algısı oluşturmaktır.”

Kaynak: https://www.yeniakit.com.tr/