Rus

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Rus

ABD darbeci Hafter saflarında savaşan Rus paralı askerlerin sayısını açıkladı

ABD Afrika Kuvvetleri Komutanlığı (AFRICOM), Rus güvenlik şirketi Wagner’e bağlı paralı 2 bin askerin ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri darbeci Hafter saflarında savaştığını açıkladı.

AFRICOM Halkla İlişkiler Sorumlusu Nicole Kirschmann Trablus merkezli February televizyon kanalına yaptığı açıklamada, bölgede güvenliğin sağlanması için Libya’nın huzur ve istikrara kavuşması gerektiğini belirtti.

Kirschmann, “AFRICOM, Libya’da halihazırda Rus Wagner şirketine bağlı 2 bin kişinin faaliyet gösterdiğini tahmin ediyor.” dedi.

Kremlin destekli Rus şirketlerinin Afrikayı istikrarsızlaştırdığını belirten Kirschmann, Libya’da çözümün siyasi yollardan sağlanması gerektiğini vurguladı.

Hafter güçlerinin destekçisi Rus Wagner şirketi

Kremlin Sarayı’nın yemek işini yönettiği için “Şef” lakabıyla anılan Yevgeny Prigozhin’e ait güvenlik şirketi Wagner grubu, Suriye, Ukrayna, Libya ve Afrika ülkelerinde paralı askerleri ve siyasi faaliyetleriyle tanınıyor.

Rusya’nın Kırım’ı yasa dışı ilhakı ve Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı gruplara Moskova’nın desteği sırasında ismi sıkça duyulan Wagner, Birleşmiş Milletler raporlarına göre 1000’den fazla paralı askeriyle Trablus’un sıcak cephe hatlarında Hafter için savaşıyor.

Libya hükümeti, Trablus’un güneyindeki cephelerde ele geçirdikleri bir yabancı paralı askerin cesedine ilişkin soruşturma başlattıklarını, tahkikatın sonuçlarını uluslararası toplumla paylaşacaklarını duyurmuştu.

Rus uçaklarına karşı F-16’lara yükledik! Dikkat çeken mesaj

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Akdeniz’de gerçekleştirdiği tatbikatta, F-16 savaş uçaklarının havadan havaya atılan füzelerle donatılması dikkati çekti.

Rusya’nın, Suriye’den Libya’ya savaş uçakları intikal ettirdiği iddiaları gündemdeyken, “hava-hava” füzelerinin kullanılmasının buna yönelik bir mesaj olduğu yorumları yapıldı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Libya için kararlık mesajı verdiği Akdeniz’deki açık deniz eğitimi, 2 bin kilometrelik rotada 8 saat sürdü.

Göreve, 17 uçak ile sekiz fırkateyn ve korvet katıldı. Eğitime, “Barış Kartalı” olarak bilinen E-7T havadan erken uyarı ve kontrol uçağı (HİK) da katıldı.

11 Haziran’da gerçekleştirilen eğitime katılan F-16 savaş uçaklarının tam savaş yüküyle donatıldığı görülürken, F-16’larda hava-hava füzesinin bulunması ise dikkati çekti.

F-16 savaş uçaklarında, AIM-120 AMRAAM Görüş Ötesi Hava Hava Füzesi ve AIM-9 Sidewinder Görüş İçi Hava Hava Füzesinin yüklü olduğu görüldü.

Söz konusu füzeler yalnızca, hava kuvvetleri tarafından havadan gelebilecek tehditlere karşı kullanılıyor.

Rusya’nın Suriye’den Libya’ya Mig-29 ve SU-24 savaş uçakları intikal ettirdiği iddiaları gündemde sıcaklığını koruyor.

Milliyet’ten Seyfettin Ersöz’ün haberine göre, Eğitimde “hava-hava” füzelerinin kullanılması da buna yönelik bir mesaj olarak yorumlandı.

TSK, İdlib’deki Bahar Kalkanı Harekâtı’nda Suriye Rejimi’ne ait Rus menşeli iki SU-24 savaş uçağını ve L-39 tipi savaş uçağını da “hava-hava” füzesiyle vurmuştu.

F-16 savaş uçağının pilotu, düşman radarlarına tespit edilmemek için kendi radarını kapatmıştı.

HİK uçağından gelen radar görüntüsünü kullanarak SU-24 savaş uçaklarına fark edilmeden, iki uçağı havadan havaya atılan füzeyle imha etmişti.

“Türk SİHA’ları Rus efsanesini sona erdirdi”

Rusya’nın “İdlib’de hava savunma sistemlerimiz zarar görmedi” açıklaması hayretle karşılandı. Uzmanlar Türk SİHA’ların başarısının ardından Rusya’nın silah güvenilirliğinin ve dolayısıyla bu alandaki ihracatının tehlikeye girebileceği görüşünde.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün gazetecilere yaptığı “İdlib’de 8 Pantsir’i SİHA’larla yok ettik” açıklamasına Rusya’dan gelen “Sistemlerimiz vurulmadı” yanıtı savunma sanayii çevrelerinde şaşkınlığa yol açtı.

Türk SİHA’lardan ‘mikro cerrahi’ operasyon

Vurulan hava savunma sistemlerinin görüntülerinin çok farklı açılardan defalarca yayınlanmasına ve bu videoların dünya genelinde milyonlarca kez izlenmesine rağmen Rusya’nın bunu neden reddettiği sorusu gündeme geldi.

Bilindiği üzere Türk SIHA’ları Bayraktar TB2 ve ANKA-S harekat boyunca çok kritik görevler üstlenmiş, her iki siha da hedeflerini nokta atışla vurarak etkisiz hale getirmişti.

 ‘Rusya’nın görüntülere rağmen neden böyle bir yol izlemiş olabileceği?’ sorusunun yanıtını savunma alanında uzman olan isimlerle konuştuk.

Türk SİHA'lar İdlib'deki başarısıyla adını dünyaya duyurdu.

[Türk SİHA’lar İdlib’deki başarısıyla adını dünyaya duyurdu.]

Rusya’nın avcıları İdlib’de avlandı

Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz, Pantsir’lerin Türk SİHA’ları tarafından bu kadar rahat şekilde vurulmasının önce Rus hava savunma sistemlerine, sonra da tüm Rus silahlarına olan güveni zedeleyebileceği görüşünde.

İdlib’de yaşananları “Rusya’nın 40 yıldır üzerinde adım adım çalışarak oluşturduğu ‘Rus savunma sistemleri vurur ama vurulmaz’ efsanesi 40 saatte çöktü” diyerek özetleyen Oğuz, şöyle devam etti:

“Şunu bir kere net olarak belirtelim; İdlib’de avcı avlandı. Hem de en küçümsediği SİHA’lar tarafından. Yaşanan olumsuz vakalar önce yılda 25 milyar doları hedefleyen Rus silah ihracatını baltalayabilir. Bu durum mevcut petrol fiyatlarında şok yaşayan Rusya ekonomisi için yeni ve güçlü bir olumsuz etki anlamına gelir. Belki de bu iki sıkıntının daha da ötesi de yaşanabilir. Rusya’dan silah temin eden ülkelerin başka silahlara, dolayısıyla başka ülkelere yönelmesi de olası.”

SİHA’ların ‘yeni çağı’ Türkiye ile başladı

Rusya’nın etki alanı küçülebilir

Oğuz, silah satan ve o silahı alan ülkenin neredeyse 40 yıla varan iyi ilişkiler kurması gerektiğine dikkat çekerek, “Çünkü büyük silahların 40 yıla varan kullanım ömürleri süresince yedek parça, bakım, yarı ömür modernizasyonu derken satıcı ile alıcı arasında sürekli irtibat gerekir. Bu da alıcı ülkenin bir nevi 40 yıl satıcı ülkenin etki alanına girmesi anlamına gelir. Tüm bunların sonucunda, tehlikede olan bir tek Pantsir’in güvenilirliği değil. Uzun vadede Rusya’nın etki alanının küçülmesi sonucuna varabilecek önemli bir tehdit söz konusu. Rusya’nın agresif bir şekilde ‘sistemlerimiz düşürülmedi’ demesinin asıl sebebi burada aranmalı” dedi.

ANKA-S sahip olduğu imkan ve kabiliyetlerle sahadaki dengeleri değiştiriyor.

[ANKA-S sahip olduğu imkan ve kabiliyetlerle sahadaki dengeleri değiştiriyor.]

Bu konu Rusya’nın ‘yumuşak karnı’

Savunma Sanayii Araştırmacısı Hakan Kılıç ise Rusya’nın savunma sanayi ve askeri teknolojileri konusunda dürüst davranmadığı ve kendi ürünlerini abarttığını savundu.

“Bugüne kadar dünyada hava savunma sistemlerini SİHA ile vurmak zorunda kalan ülke olmamıştı. Türkiye, İdlib’de bunu başardı” diyen Kılıç, şunları söyledi:

“Diğer çok önemli nokta ise bu sistemler yani SA-17 BUK, SA-22 Pantsir ve SA-3 gibi Rus hava savunma sistemleri tasarlanırken dünyada bir SİHA tehdidi olmadığı gibi elektronik harp de bu kadar gelişmemişti.

Dünya hava savunma sistemlerinin SİHA’lar karşısında zayıf kalabileceği gerçeğini, SİHA’ların yeni bir kullanım şeklini, KORAL’ın elektronik karıştırma ile Rus HSS ve radar sistemlerini nasıl saf dışı ettiğini, ANKA-S ve ANKA-I’nın istihbarat, gözetleme ve sinyal istihbaratı ile hava savunma sistemleri üzerine etkisini, küçücük ve motorsuz süzülen bir mühimmat olan MAM-L’nin hem füze hem top sistemi barındıran Pantsir ürerindeki etkisi gördü.”

Türk SİHA'lar tarafından vurulan Rus yapımı hava savunma sistemlerinin çok sayıda farklı görüntüsü var.

[Türk SİHA’lar tarafından vurulan Rus yapımı hava savunma sistemlerinin çok sayıda farklı görüntüsü var.]

Rusya gerçeği kabul etmekte zorlanıyor

Kılıç, Pantsir, BUK gibi kendi başına görev yapabilen ve çok gelişmiş olduğu iddia edilen sistemlerin bile merkezi bir komuta kontrol ve radar ağına entegre olmadığı takdirde ne kadar zayıf olduklarının görülmesi açısından İdlib’de yaşananların kritik olduğuna da değindi.

“Hava savunmanın 2020’li yıllarda kademeli ve entegre bir hava savunma şemsiyesinin parçası olduğunda hangi ülke ve şirketin ürünü olursa olsun muhakkak aşılabileceği gerçeğini dünya görmüş oldu” diyen Kılıç, “Rusya da bu gerçekle ilk kez yüz yüze kaldığı için durumu kabul etmekte zorlanıyor” şeklinde konuştu.