ROKETSAN

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

ROKETSAN

‘SOM’ füzesine entegre edilecek! İmzalar atıldı

ROKETSAN ve Meteksan arasında “SOM” seyir füzelerini daha da güçlü kılacak Radar Altimetrelerin entegrasyonu için sözleşme imzalandı. Yüzde 100 yerli imkanlarla askeri standartlara uygun şekilde Meteksan Savunma Sanayii tarafından geliştirilen Radar Altimetreler; uçak, İHA, helikopter gibi çeşitli hava araçlarında kullanılan güdümlü mermilerin manevra ve yüksek hız esnasında dahi hassas irtifa ölçümlerini gerçekleştirebiliyor.

Meteksan’ın resmi sosyal medya hesabından ROKETSAN ile anlaşma imzaladıklarını duyurdu buna göre, Meteksan Savunma Sanayii A.Ş. tarafından geliştirilen ve çeşitli platformlarda kullanılan Radar Altimetre, daha da geliştirilerek Stand-Off Mühimmatı (SOM) seyir füzesine entegre edilerek yüksek hassasiyette seyir ve hedefleme yapmasına katkı sağlayacak.

Tamamen askeri standartlara uygun olarak milli imkânlarla Meteksan Savunma tarafından tasarlanan, geliştirilen ve üretilen radar altimetreler; uçak, helikopter, İHA gibi hava araçları ve güdümlü mermilerin alçak irtifa, yüksek hız ve manevra altında dahi hassas irtifa ölçümlerini gerçekleştiriyor.

Düşük çıkış gücü, geniş bir frekans bandında çalışması ve irtifaya göre otomatik olarak ayarlanan güç kontrol mekanizması ile düşük algılanma olasılığına sahip olan radar altimetreler, çevre koşulları ve uçuş testlerinden başarı ile geçerek kalifiye edilmiş olması ve hacim, ağırlık, güç ve maliyet etkin yapısı ile rakiplerine üstünlük sağlıyor.

CRA Radar Altimetre ürün ailesinin son yıllarda gerek yapılan testlerde gerek sıcak temaslarda elde ettiği başarı sonucu yapılan ihracatlarla yurt içi kullanımın yanında yurt dışında da büyük ilgi görüyor.

ROKETSAN müjdeyi verdi: Uzay sınırını aştık

ROKETSAN Genel Müdürü İkinci tarafından yapılan açıklamada, “Ülkemizin uzaya bağımsız olarak erişmesi konusunda, 2012 yılında, Savunma Sanayii İcra Komitesi’nde alınan karar doğrultusunda düğmeye basıldı ve Türkiye’yi uzay ligine taşıma görevi Roketsan olarak bizlere verildi.

Sayın Cumhurbaşkanımızın 2023 Vizyonları ve Savunma Sanayii Başkanlığımız öncülüğünde yürüttüğümüz bu çalışmalarda, milli teknolojilerle uzaya fırlatılan ilk yerli sonda roketleri ile 2018 yılında 130km ve 2020 yılında ise 136km irtifaya ulaşarak, uzayın sınırı olarak kabul edilen 100 km çizgisini aştık. Tamamen yerli ve milli imkanlarımızla geliştirdiğimiz teknolojilerle uzaya ilk adımımızı atmış olduk.

Bu bizim için önemli bir dönüm noktası; çünkü bu sayede sıvı yakıtlı roket motorlarının geliştirilmesi yolunda önemli bir aşama kaydetmiş olduk ve ülkemizin uzaydaki bilimsel çalışmaları başlatılmış oldu. Mikro Uydu Fırlatma Sistemi Projemiz kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda nihai hedefimiz, 100 kilogramlık bir uyduyu 400 kilometrede yörüngeye oturtabilmek.

Bunu yaptığımız zaman uzaya kendi uydusunu gönderebilen ülke statüsüne geçeceğiz. Tabii bütün bunlarla birlikte, derin uzay ve uzayın keşfi aşamasıyla, dünya dışı gezegenlere erişim, uzay madenciliği gibi birçok gelişmekte olan alanda söz sahibi olmak için önemli bir adım atacağız.

Roketsan olarak yerli ve milli teknolojilerimizle uzay liginin kritik oyuncularından biri olmak, milletimizin ve insanlığın geleceğine ışık tutmak istiyoruz” ifadelerine yer verildi.

TSK’ya yeni OMTAS teslimatı

ROKETSAN, kabul faaliyetlerine müteakiben Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik olarak yüksek miktarda Orta Menzilli Tanksavar (OMTAS) Füze Sistemi teslimatı gerçekleştirdi.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda Roketsan tarafından geliştirilen tanksavar füze ailesinin üyeleri, seri üretim aşamasına geçerek envantere girmeye başladı. Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi OMTAS’ın ikinci seri üretim kafile kabul faaliyeti sonucunda; yüksek miktarda silah sistemi ve mühimmat, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine kazandırıldı.

Asıl görevi olan tank avcılığının yanı sıra karada ve su üstünde ortaya çıkabilecek diğer hedeflere karsı da etkili olması için tasarlanan OMTAS, kızılötesi görüntüleyici arayıcı baslık sayesinde gece/gündüz ve her türlü hava koşulunda görev yapabiliyor. OMTAS Silah Sistemi; fırlatma sistemi (füze, atış platformu, atış kontrol ünitesi), taşıma sandıkları ve eğitim simülatöründen oluşuyor.

Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 4 kilometre menzile sahip OMTAS Füzesi’ni hem üç ayak üzerinden hem de KAPLAN/PARS Silah Taşıyıcı Araçlar (STA) üzerinden ateşlenecek şekilde kullanmakta.

OMTAS füzesinin teknik özellikleri

Sahadaki dengeleri altüst edecek! ROKETSAN yine yaptı yapacağını

Yerli/milli SİHA’ların başarısında büyük katkısı olan MAM-L füzesinin lazer güdümlü versiyonunda menzil uzatılarak 15 km’ye yükseltildi. Uzmanlar, bu adımı yeni dönemin işret fişeği olarak değerlendirerek sahadaki dengelerin değişeceğini vurguladı.

Dünyada büyük ses getiren Türk SİHA’larının en önemli parçalarından birisi de MAM-L füzesi… ROKESTSAN tarafından güncellenen füzenin menzili 15 km’ye kadar yükseltildi. Sahadaki dengelerin değişeceğini özellikle belirten uzmanlar, Rusların ve NATO’nun kullandığı kısa menzilli HSS’lerin etki alanından çıkıldığının altını çizdi.#2

Foto - TRT Haber'de yer alan habere göre İhtiyaçlara göre üretilen, sahadan geri dönüşlerle sürekli geliştirilen bu mühimmatların içinde şüphesiz MAM-L füzesinin ayrı bir yeri var. MAM-L kullanıldığı hemen her yerde sağladığı yüksek vuruş kabiliyeti, maliyet etkin üretimi ve Türk SİHA’ları ile sağladığı uyumla öne çıkan bir mühimmat.

TRT Haber’de yer alan habere göre İhtiyaçlara göre üretilen, sahadan geri dönüşlerle sürekli geliştirilen bu mühimmatların içinde şüphesiz MAM-L füzesinin ayrı bir yeri var. MAM-L kullanıldığı hemen her yerde sağladığı yüksek vuruş kabiliyeti, maliyet etkin üretimi ve Türk SİHA’ları ile sağladığı uyumla öne çıkan bir mühimmat.

Foto - Güncelleme geldi menzil uzadı ROKETSAN tarafından üretilen füzenin menzili; küresel konumlandırma sistemi (KKS) destekli ataletsel navigasyon sistemi (ANS) üzerinden 14 kilometre idi. Ürünün lazer güdümlü versiyonu da 8 kilometre menzil değerine sahipti. ROKETSAN son yaptığı güncelleme sonucunda lazer güdümüyle menzilin 15 kilometreye çıkarıldığını duyurdu.

Güncelleme geldi menzil uzadı ROKETSAN tarafından üretilen füzenin menzili; küresel konumlandırma sistemi (KKS) destekli ataletsel navigasyon sistemi (ANS) üzerinden 14 kilometre idi. Ürünün lazer güdümlü versiyonu da 8 kilometre menzil değerine sahipti. ROKETSAN son yaptığı güncelleme sonucunda lazer güdümüyle menzilin 15 kilometreye çıkarıldığını duyurdu.#4

Foto - Yeni dönemin işaret fişeği Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz, bu adımı önemli bir dönüşümün işaret fişeklerinden olarak kabul etmekle birlikte, uzayan menzil kadar füzenin çoklu başlık kullanmasının da üzerinde durulması gerektiği görüşünde. Çoklu başlık kavramını detaylandıran Oğuz şunları söyledi: “Füzenin başlığında hem KKS/ANS ile hem de gerekirse lazer arayıcı başlıkla yolunu bulabilecek bir sistem var. Biri olmazsa diğerini kullanıyor” Çok daha ileri teknolojiye sahip ürünler de yolda Bu durumun Türk SİHA’larının ana mühimmatı olan MAM-L’leri hemen her hava koşulunda kullanabilme avantajını beraberinde getirdiğini anlatan Oğuz sözlerini şöyle sürdürdü: “Operasyon yapmama ihtimali ortadan kalkıyor. Eskiden yoğun bulut veya kar-yağmur gibi çok zorlu hava koşullarında harekata ara veriyorduk. Şimdi gündüz veya gece, her türlü hava koşulunda hedefleri çok daha hassas bir şekilde vurabileceğiz. Bu noktada bir parantez açalım ve Türk savunma sanayiinin çok daha ileri teknolojili mühimmatlar üzerinde çok yoğun şekilde çalıştığını da aktaralım” Kısa menzilli hss’lerin etki alanından çıkıyoruz 15 kilometreden her şeyi vuracağı anlamına gelmiyor” diyen Oğuz, şöyle devam etti: “Bu ürün ‘en iyi şartlarda maksimum 15 kilometreden hedefi vurur’ olarak yorumlamak daha doğru. Şimdi ROKETSAN’ın 15 kilometrelik menzil güncellemesini bu bilgiyle beraber okuyalım. Türk SİHA’ları bu adımla kısa menzilli HSS’lerin etki alanının dışına çıktı. Onlar bizi vuramadan bizim onları vurabileceğimiz bir ortamdan bahsediyorum. Rusların ve NATO’nun kullandığı kısa menzilli HSS’lerin etki alanından çıkmış olduk.” Yunanistan için ege’de işler daha da zorlaşacak Turan Oğuz, aslında işin bir de Mavi Vatan boyutu olduğuna işaret ederek, “Karada hareket eden araçlar varsa denizde de hareket eden gemiler var. Neden bunları göz ardı edelim ki?” dedikten sonra şunları söylüyor: “Öncelikle şunu net bir şekilde söyleyelim; MAM-L bir savaş gemisini batırmaz. Ancak köprü üstü, radar, silah lançeri gibi noktaları hedef alırsanız gemi muhabere yeteneğini kaybeder ve savaş sahasından çekilmek zorunda kalır. Peki 15 kilometre menzile ulaşan MAM-L mühimmatlar taşıyan SİHA Ege ve Doğu Akdeniz'de ne ifade eder? Örneğin Yunan donanmasına ait 30’a yakın hücumbot ve gambotun menzili dışına çıkarsınız. Bu da büyük bir taktik üstünlük anlamına gelir.” Türk siha’ları ‘oyun kurucu’ olma yolunda Türk SİHA’larının MAM-L ile beraber farklı coğrafyalarda ‘oyun değiştirici’ olduğunu ve bunun dünya tarafından kabul edildiğini hatırlatan Oğuz, Türk mühendislerin aralıksız bir şekilde çok daha gelişmiş sistemler ve yöntemler üzerinde çalıştığının altını çizdi. “Bir süre sonra Türk SİHA’lar oyun değiştiricinin de ötesinde ‘oyun kurucu’ olarak anılacak” diyen Oğuz, “Menzili uzayan MAM-L ile her gün daha da gelişen Türk SİHA’ları, onlara karşı savunma yapacak ülkelerin harekat planlarını sil baştan değiştirecek bir güce kavuşuyor” şeklinde konuştu.

Yeni dönemin işaret fişeği Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz, bu adımı önemli bir dönüşümün işaret fişeklerinden olarak kabul etmekle birlikte, uzayan menzil kadar füzenin çoklu başlık kullanmasının da üzerinde durulması gerektiği görüşünde. Çoklu başlık kavramını detaylandıran Oğuz şunları söyledi: “Füzenin başlığında hem KKS/ANS ile hem de gerekirse lazer arayıcı başlıkla yolunu bulabilecek bir sistem var. Biri olmazsa diğerini kullanıyor” Çok daha ileri teknolojiye sahip ürünler de yolda Bu durumun Türk SİHA’larının ana mühimmatı olan MAM-L’leri hemen her hava koşulunda kullanabilme avantajını beraberinde getirdiğini anlatan Oğuz sözlerini şöyle sürdürdü: “Operasyon yapmama ihtimali ortadan kalkıyor. Eskiden yoğun bulut veya kar-yağmur gibi çok zorlu hava koşullarında harekata ara veriyorduk. Şimdi gündüz veya gece, her türlü hava koşulunda hedefleri çok daha hassas bir şekilde vurabileceğiz. Bu noktada bir parantez açalım ve Türk savunma sanayiinin çok daha ileri teknolojili mühimmatlar üzerinde çok yoğun şekilde çalıştığını da aktaralım” Kısa menzilli hss’lerin etki alanından çıkıyoruz 15 kilometreden her şeyi vuracağı anlamına gelmiyor” diyen Oğuz, şöyle devam etti: “Bu ürün ‘en iyi şartlarda maksimum 15 kilometreden hedefi vurur’ olarak yorumlamak daha doğru. Şimdi ROKETSAN’ın 15 kilometrelik menzil güncellemesini bu bilgiyle beraber okuyalım. Türk SİHA’ları bu adımla kısa menzilli HSS’lerin etki alanının dışına çıktı. Onlar bizi vuramadan bizim onları vurabileceğimiz bir ortamdan bahsediyorum. Rusların ve NATO’nun kullandığı kısa menzilli HSS’lerin etki alanından çıkmış olduk.” Yunanistan için ege’de işler daha da zorlaşacak Turan Oğuz, aslında işin bir de Mavi Vatan boyutu olduğuna işaret ederek, “Karada hareket eden araçlar varsa denizde de hareket eden gemiler var. Neden bunları göz ardı edelim ki?” dedikten sonra şunları söylüyor: “Öncelikle şunu net bir şekilde söyleyelim; MAM-L bir savaş gemisini batırmaz. Ancak köprü üstü, radar, silah lançeri gibi noktaları hedef alırsanız gemi muhabere yeteneğini kaybeder ve savaş sahasından çekilmek zorunda kalır. Peki 15 kilometre menzile ulaşan MAM-L mühimmatlar taşıyan SİHA Ege ve Doğu Akdeniz’de ne ifade eder? Örneğin Yunan donanmasına ait 30’a yakın hücumbot ve gambotun menzili dışına çıkarsınız. Bu da büyük bir taktik üstünlük anlamına gelir.” Türk siha’ları ‘oyun kurucu’ olma yolunda Türk SİHA’larının MAM-L ile beraber farklı coğrafyalarda ‘oyun değiştirici’ olduğunu ve bunun dünya tarafından kabul edildiğini hatırlatan Oğuz, Türk mühendislerin aralıksız bir şekilde çok daha gelişmiş sistemler ve yöntemler üzerinde çalıştığının altını çizdi. “Bir süre sonra Türk SİHA’lar oyun değiştiricinin de ötesinde ‘oyun kurucu’ olarak anılacak” diyen Oğuz, “Menzili uzayan MAM-L ile her gün daha da gelişen Türk SİHA’ları, onlara karşı savunma yapacak ülkelerin harekat planlarını sil baştan değiştirecek bir güce kavuşuyor” şeklinde konuştu.

Savaşların boyutunu değiştirecek! İşte Türkiye’nin yeni nesil silahı

Türkiye’nin savunma sanayiinde önde gelen markalarından biri olan ROKETSAN, ALKA yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi’ni geliştirdi. ALKA ile vurulması güç drone ve insansız hava araçları tek bir kurşun dahi atılmadan imha edilebiliyor.

Konvansiyonel roket, füze ve mühimmat alanında teknolojinin sınırlarını zorlayan ROKETSAN, yenilikçi silah sistemlerine yönelik çalışmalarını da sürdürüyor.

Şirket yeni nesil tehditleri yenilikçi silah sistemleriyle engelleme ihtiyacı üzerine bu sefer de ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi’ni geliştirdi. Kısa adı YESS olan sistem elektromanyetik enerjiyi ve lazer enerjisini belirli bir alana yönlendiriyor. Bu da terör saldırılarında sıkça kullanılan patlayıcı yüklü hava araçları ile el yapımı patlayıcılara karşı güvenlik güçlerinin elini güçlendiriyor. 

Üç kademeli savunma yeteneği

ALKA, sahip olduğu elektromanyetik karıştırma sistemi, lazer tahrip sistemi ve elektromanyetik tahrip sistemi sayesinde, kullanıcıya üç kademeli bir savunma yeteneği kazandırıyor.

Uzaktan imha

Elektromanyetik enerjiyi ve lazer enerjisini belirli bir alana yönlendirebilen ALKA, elektromanyetik karıştırma yeteneği ile tek veya sürü halindeki droneları etkisiz hale getirirken, lazer tahrip yeteneğiyle de droneların ve el yapımı patlayıcıların güvenli mesafeden imha edilmesine imkan sağlıyor. 

Maliyeti çok düşük

ALKA, yönlendirilmiş enerjiyi hedef üzerinde yüksek hassasiyetle yoğunlaştırdığından, hedefi istenen noktasından da vurabiliyor ve bu sayede, harici hasar oluşmasının da önüne geçiliyor. Işık hızında reaksiyon gösteren ve gece ve gündüz şartlarında kullanılabilen sistemin atım başı maliyeti ise klasik mühimmatlara göre çok daha düşük kalıyor.

4 kilometreye kadar karıştırma yapabilen sistem, 500 metreye kadar havada ve karadaki hedefleri imha edebiliyor.

Mobil ve sabit olarak kullanılıyor

ALKA, kullanıcı ihtiyaçlarına göre mobil veya sabit olarak da kullanılabiliyor. Mobil sistem, intikal halindeki veya sahada konuşlu birliklerin savunması ile meskun mahal operasyonlarında kullanılıyor. Sabit sistem ise gemi, karargah, üs-liman, kalekol ve benzeri kritik tesislerin nokta hava savunması için ideal bir çözüm olarak değerlendiriliyor.

Birden fazla hedef takibi

ALKA, üzerinde bulunan radar ve elektro optik sistemlerle aynı anda birden fazla hedefin takibi ve imhası da gerçekleştirebiliyor. ALKA ile elde edilen yüksek hedef isabet oranıyla amaç dışındaki hasar ve kayıplar da en aza indiriliyor.

Test ve geliştirme çalışmaları sürüyor

İlk kez 14’üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF) sergilenen ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi’nde test ve geliştirme çalışmaları ise devam ediyor. Testlerde ALKA, döner ve sabit kanatlı dronelarla yapılan sınır ihlallerinde hedefleri başarıyla izleyip imha ederken lazer atışlarıyla el yapımı patlayıcıları da etkisiz hale getirdi.

Yeni silahıyla dünyada bir ilk olmayı hedefleyen ROKETSAN bir tesisini ise olası drone saldırılarına karşı ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi ile koruyor.

Savaşların boyutunu değiştirecek

Yönlendirilmiş Enerji Silahları (YES), sahip olduğu operasyonel potansiyeliyle savaşların da boyutunu değiştirecek. Kinetik ve kimyasal güçteki silahların yüksek maliyetli olmasının yanında günümüz savaşlarında yetersiz kaldığına dikkat çeken uzmanlar, Yönlendirilmiş Enerji Silahları’nın çok üstün özelliklere sahip olduğuna dikkat çekiyor.

Bir atışın maliyeti bir dolar

En hızlı füze 8346 km/s hızla hareket ederken, YES ise ışık hızında yani saatte 300 bin kilometre hızla tepki veriyor. Mühimmatı da sınırsız olan yeni nesil silah YES’ler enerji kaynağı kesilmedikçe sürekli atış yapabiliyor. Atış, tamir ve bakım maliyetleri kinetik ve kimyasal silahlara göre oldukça düşük olan Yönlendirilmiş Enerji Silahları ile bir atışın maliyeti Patriot füzesinin fırlatması 3.3 milyon dolarken, sadece bir dolar olarak ifade ediliyor.

Savunma uzmanları frekans ve enerji miktarı ayarı ile hedefteki zararın belirlendiği YES’ler ile ölümcül ve barışçıl çözümler üretebileceğine de vurgu yapıyor.

Dışa bağımlılığı bitirecek bomba! ORKA başlatıldı

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için “324 Milimetre Torpido Geliştirilmesi Projesi” başlatıldı. ROKETSAN’ın ana yükleniciliğinde geliştirilecek ORKA ile bu alandaki dışa bağımlılık sona erecek.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) öncülüğünde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için “324 Milimetre Torpido Geliştirilmesi (ORKA) Projesi” başlatıldı. SSB’de düzenlenen protokol imza törenine Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Milli Savunma Bakanlığı, SSB, ROKETSAN ve ASELSAN temsilcileri katıldı. 

Projeyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın envanterinde bulunan ve envanterine alınabilecek su üstü platformlar ile deniz hava araçlarından denizaltılara karşı kullanılacak ORKA torpido silah sistemi yerli ve milli olarak geliştirilecek. Hassas güdüm, navigasyon, gelişmiş arama ve hücum kabiliyetlerine sahip olacak ORKA, aldatma ve karıştırmaya karşı direnciyle hedef üstünde yüksek etkinlik sağlayacak.

ROKETSAN’ın önümüzdeki yıl teslim edilmesi hedeflenen AKYA Ağır Sınıf Torpido Projesi‘nde edindiği tecrübe ORKA Projesi’ne de aktarılacak. ORKA Projesi‘nde ise ana yüklenici ROKETSAN’ın yanı sıra ASELSAN da ana alt yüklenici olarak yer alacak. ORKA, mavi vatanın korunmasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücüne milli bir unsur olarak güç katacak.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Sayın Cumhurbaşkanımızın savunma sanayiinde iki misli daha hızlı çalışacağız sözünü esas alarak çalışmalarımızı hızlandırıyoruz. Artık durmak zamanı değil, geçen her gün değerli. Güvenlik güçlerimizin bir ihtiyacı olduğunda onu dışarıdan almak yerine, bizim kendimizin temin etmesi gerekiyor. Onun için her projede olduğu gibi, bunda da projeyi yürütecek firmalarımız süreyi hızlandıracaklardır. ORKA, bizi bu alanda dışarı bağımlı olmaktan da kurtaracaktır. Projede çalışacak bütün ekibe muvaffakiyetler diliyor, gayretlerinin artarak devam etmesini temenni ediyorum” dedi.