Recep Tayip erdogan

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Recep Tayip erdogan

ABD’den Türkiye açıklaması: Normale dönüyor

ABD Başkanı Biden ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmesini değerlendiren ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, “Türkiye ile normal diyebileceğimiz bir ilişkiye dönülmekte olduğu söylenebilir” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın NATO zirvesi çerçevesinde pazartesi günü ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı ilk yüz yüze görüşmenin yankıları sürüyor.

Ilımlı mesajlar

Erdoğan görüşmede S-400’ler konusunun da gündeme geldiğini, dışişleri ve savunma bakanlarının bu konuda görüşmelere devam edeceğini açıklamıştı. Ayrıca Türkiye’nin ABD çekildikten sonra Afganistan’daki Kabil havalimanının işletilmesi konusunda da bir mutabakat olduğunu söylemişti. Biden da “Olumlu ve verimli bir toplantı oldu. Ekiplerimiz görüşmeleri sürdürecek. İlerleme sağlanacağından eminim” demişti.

Önemli bir görüşme

Liderlerin mesajlarını VOA Türkçe’den Begüm Dönmez Ersöz’e değerlendiren ABD’nin eski Türkiye Büyükelçisi James Jeffrey, görüşmenin gerçekleşmesinin başlı başına önemli olduğunu vurguladı. Merkezi Washington’da bulunan düşünce kuruluşu Wilson Center’ın Ortadoğu Programı Başkanı olan James Jeffrey, “İlişkilerde 3 önemli konuya dönüp duruyoruz. S-400, YPG ve Gülen. Türkiye artık Gülenci bir kalkışmayla karşı karşıya değil, Gülen de Türkiye’ye gitmiyor. Suriye Demokratik Güçleri de Türkiye’yi tehdit edecek bir pozisyonda değil. Türkiye ile vardığımız bir ateşkes de var. Burada önemli olan İdlib gibi Suriye’ye ilişkin daha geniş konularda Türkiye ile koordineli çalışmak.”

Umut verici bir hava

“S-400 konusunu tamamen çözmek çok zor olacak ama önemli olan bu durumun Türkiye’ye tüm silah satışımızı baltalamasına izin vermemek. Ukrayna’da işbirliği yapıyoruz. Afganistan konusu var. Biden Türkiye’nin Kabil’de kalma konusundaki duruşundan çok memnun. O nedenle bence Türkiye ile normal diyebileceğimiz bir ilişkiye dönülmekte olduğu söylenebilir” sözleriyle görüşmeyi değerlendirdi. Amerikan İlerleme Merkezi’nden Alan Makovksy ise Kabil önerisinin Biden-Erdoğan görüşmesinden önce gündeme gelmesinin umut verici bir hava oluşmasına imkân verdiği görüşünü dile getirdi.

Başkan Erdoğan neden ‘Hamdolsun’ dedi? Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından açıklama geldi

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, NATO Zirvesinde yaşananlar ile alakalı yazdığı köşe yazısında, Erdoğan’ın Biden, Macron, Johnson ve Merkel ile yaptığı yapıcı görüşmelerin kendisini heyecanlandırdığı söyleyerek, “Türkiye’nin Batı dünyası ile ilişkileri açısından yeni bir sayfa açılabileceği yönündeki umutlarımı arttırdı” dedi.

Fotoğraf ve ‘hamdolsun’ açıklaması üzerinden algı

Bir fotoğraf üzerinden yürütülen algı operasyonuna da tepki gösteren Selvi, “Vay efendim neymiş Erdoğan, Biden’ın elini öper gibi yapmış. Erdoğan’ın ayağına gelen Biden. Bir Amerikan Başkanı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nın ayağına kadar gelmesi Türkiye açısından gurur verici bir durum. Ama gözleri Erdoğan düşmanlığından başka bir şey görmeyenler anlık fotoğraf karesi üzerinden algı operasyonu yapmaya soyunuyorlar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından ‘hamdolsun’ açıklaması

NATO Zirvesi ile alakalı sözü Erdoğan’ın “soykırım” sorusuna verdiği “hamdolsun” ile başlayan cevabına getiren ve konu ile alakalı Cumhurbaşkanlığından aldığı bilgiyi aktararak Hürriyet yazarı, köşesinde şu ifadeleri kullandı:

“Bir de “hamdolsun” meselesi var. Biden görüşmesinden sonra Erdoğan’a, 1915 olaylarıyla ilgili Biden’ın soykırım açıklaması soruldu. Erdoğan, “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi” dedi.

Biden, 24 Nisan’daki açıklaması ile bizi üzmüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan da görüşmede Biden’a bu konudaki tepkimizi ileteceğini söylemişti.

O nedenle bu yanıt şaşırtıcı oldu.

O andan itibaren, görüşmede sözde soykırım iddialarının gündeme gelip gelmediğini ve “Hamdolsun!” ifadesinin neyin yanıtı olduğunu araştırdım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Brüksel’e hareket ederken düzenlediği basın toplantısında, “Temenni ederim ki bu görüşmelerimizi aynı hassasiyet içerisinde yaparak 24 Nisan’ı unutturacak adımları da atmış oluruz” demişti.

Biden’la görüşmesinden sonra düzenlediği basın toplantısında Erdoğan’a, “’24 Nisan’ı unutturacak bir görüşme olmasını umuyorum’ demiştiniz. Bu konu gündeme geldi mi?” diye soruldu.

Erdoğan bu soruya, “Hamdolsun” diye başlayan bir cümle ile karşılık verdi. “Hamdolsun hiç gündeme gelmedi” dedi.

Cumhurbaşkanlığı kaynakları Erdoğan’ın, görüşmenin Biden’ın 24 Nisan’daki açıklamasını unutturacak kadar olumlu bir atmosferde gerçekleştiğini anlatmak için, “Hamdolsun” dediğini ifade ediyor. Yoksa hamdolsun 1915 olaylarını hiç gündeme getirmedi, anlamında değil.

Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Biden’la görüşmede 24 Nisan’daki açıklamasını gündeme getirdi mi?

Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Biden’ın 24 Nisan’daki talihsiz açıklamasını gündeme getirmiş.

Erdoğan, 1915 olayları hakkındaki açıklamanın Türkiye’yi hayal kırıklığına uğrattığını iletmiş. Tarihin siyasete alet edilmemesi gerektiğinin altını çizmiş. Türkiye-ABD ilişkilerinde tahribat yaratacak adımlardan kaçınılması gerektiği mesajını vermiş.

Ama iki lider 24 Nisan’daki açıklamanın gölgesinde kalmadan hatta onu aşmayı başararak iki ülke ilişkilerini verimli bir noktaya taşımayı başarmışlar.

Erdoğan onun için “Hamdolsun” demiş.”

Erdoğan-Biden görüşmesi öncesinden ABD basınından uyarı geldi

Bugün Brüksel’de yapılacak NATO Zirvesi’nde gözler, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Biden arasındaki kritik görüşmeye çevrildi. Masada önemli başlıkların konuşulacağı bilgisi kaydedilirken, geçtiğimiz hafta Wall Street Journal’da yayınlanan “Karşınızda dedelerinizin Türkiye’si yok” isimli makale de dikkatlerden kaçmadı. Söz konusu makalede, Türkiye’nin eskisi gibi olmadığı ifade edilerek ülkeyi artık daha modern bir gözle anlamak gerektiği kaydedildi.

Günlerdir merakla beklenen NATO Zirvesi bugün Brüksel’de gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden’ın görüşmesinde ise Afganistan, Suriye ve Libya konularının konuşulacağı ifade edildi.

ABD basınından dikkat çeken hamle

Kritik görüşme öncesi geçen hafta Wall Street Journal’da (WSJ), ABD dış politikası konusunda uzman bir akademisyen olan Walter Russell Mead’ın kaleminden çıkan makale dikkat çekti. “Burası dedenizin dönemindeki Türkiye değil” başlıklı makaleyi Milliyet’ten Didem Özel Tümer köşesine taşıdı.

Yeni bir düşünce gerekli

Ankara’da, WSJ’deki bu makalenin Beyaz Saray’da ilgilileri tarafından mutlaka dikkatle okunmuş olduğuna vurgu yapıldı. Yazı bu yönüyle sadece başlığıyla değil, ABD Başkanı’na “Erdoğan ile görüşmeye hazırlanırken, bu önemli ilişki hakkında yeni bir düşünce şekli geliştirmesi gerekir” demesi ve bunun nedenlerini Türklerin bakış açısından tek tek sıralaması nedeniyle de önemli.

Biden’ın işi yeni bir ittifak temeli atmak

Yazısının son cümlesi “Biden’ın Erdoğan ile görüşmesindeki işi, eski ABD-Türkiye ittifakını kurtarmak değil, yeni bir ittifakın temelini atmak” olan Mead, görüşme öncesinde Biden’a adeta bir Türkiye’yi anlama rehberi sunuyor.

Farklı bir bakış açısı izlenmeli

Türkiye’nin dış politikasında daha farklı bir bakış açısı izlenmesi gerektiği iddia edilen makalede özellikle Türkiye’nin daha girişimci ve modern bir anlayış benimsediğine dikkat çekildi.

Gündeme bomba gibi düşen iddia! İşte ABD’nin Türkiye hakkında alacağı karar

Washington’da Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Çağaptay, Ankara ile Washington arasında krize neden olan S-400’ler konusunda iki ülke arasında orta yol bulunduğunu belirterek, “Biden, S-400’lere yönelik yaptırımlardan vazgeçecek’ iddiasında bulundu.

Washington’da Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay, ABD ile Türkiye arasında krize neden olan Rus S-400’ler konusunda ilginç bir iddiada bulundu.

Çağaptay, Ankara ile Washington arasında krize neden olan Rus savunma sistemi S-400’lerin “Türkiye-ABD ortak gözetimine alınacağını” iddia etti.

Biden ile Erdoğan arasında 14 Haziran’da yapılacak görüşmeye atıfta bulunan Çağaptay, “Erdoğan, S-400’leri ABD-Türkiye orta gözetimine alacak. Bu bir NATO tesisinde olacak. ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sonrası Kabil havaalanının kontrolü Türkiye’ye verilecek. Böylece koalisyon ülkelerinin elçiliklerinin güvenliği sağlanmış olacak. Buna karşılık Biden, S-400’lere yönelik yaptırımlardan vazgeçecek.” dedi.

Söz konusu iddia ABD’li yetkililer tarafından resmi olarak dile getirilmiş değil. Türkiye, S-400’ler nedeniyle Trump yönetimi tarafından F-35 yeni nesil savaş uçağı projesinden çıkarılmıştı.

Ayrıca ABD Hazine Bakanlığı, CAATSA yaptırımları kapsamında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve Başkanlık yetkililerinden Mustafa Alper Deniz, Serhat Gençoğlu ve Faruk Yiğit’i yaptırım listesine almıştı.

Ankara daha sonra F-35 programında kalmak için Washington DC’nin en prestijli hukuk firmalarından biri olan Arnold & Porter’la anlaşmıştı.

Blinken: Türkiye, NATO müttefiki gibi davranmıyor

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde yapılan ve bakanlığın 2022 bütçesinin ele alındığı oturumda ABD’nin dış politika önceliklerine ilişkin soruları yanıtladı. Blinken, daha önce sarfettiği “Türkiye bir NATO müttefiki gibi davranmıyor” sözlerini yineledi.

Türkiye hakkında da senatörlerin sorularına yanıt veren Dışişleri Bakanı, Doğu Akdeniz’deki son durum, insan hakları, hapisteki gazeteciler ve Rusya’dan S-400 alımı gibi birçok başlığı Başkan Joe Biden’ın 14 Haziran’da görüşeceği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a ileteceğini söyledi.

Senato’da Komisyon Başkanı Robert Menendez’in Türkiye hakkındaki sorusunu yanıtlayan Bakan Blinken, Senatör’ün uluslararası hukuk ihlalleri hakkındaki endişelerini paylaştığını belirtti ve Türkiye’nin bazı dış politikalarını “sorunlu” olarak nitelendirdi.

Kaynak: Euronews

Erdoğan’dan BioNTech sorusuna dikkat çeken cevap: Ben oldum, antikor da oluştu, tavsiye ederim!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü doz aşı açıklamasını bugünkü köşesinde değerlendiren Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, AK Parti MKYK toplantısında gündeme gelen “BioNTech’le ilgili bir endişe var mı?” sorusuna “Ben oldum. Antikor da oluştu. Tavsiye ederim” dediğini aktardı.

14 Ocak’ta kameralar karşısında ilk doz aşısını yaptırarak aşı kampanyasını başlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarihler 1 Haziran’ı gösterdiğinde 3. doz aşısını olduğunu açıkladı.

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir açıklamasını köşesine taşıdı.-

Selvi’nin aktardığına göre Erdoğan, Covid-19 için BioNTech aşısı olduğunu söyledi ve “Antikor da oluştu. Tavsiye ederim” dedi.

Selvi’nin bugünkü köşe yazısının ilgili kısmı şöyle:

“Koronavirüsle mücadelede vatandaşlarımızın aşı olması için büyük bir çaba gösteriliyor. Maske, mesafe ve temizlik kuralının yanı sıra bir yandan da kısıtlamalarla sonuç alınmaya çalışılıyor. Ama maskeleri çıkarıp bu salgından kurtulmak için aşıya umut bağlanmış durumda.

Vatandaşlarımızın kafasını karıştırmaya çalışanlara inat Cumhurbaşkanı Erdoğan, aşı konusunda öncülük yapıyor. İlk aşıyı Erdoğan vurdurmuştu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile aşıların temini ve hızlı bir aşılama takvimi için seferberlik ilan etmiş gibi çalışıyor. Ama aşı karşıtları da milletin kafasını karıştırmak için çaba göstermekten geri durmuyorlar. AK Parti MKYK toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Alman aşısı BioNTech’le ilgili bir endişe var mı?” diye soruluyor. Erdoğan çok net bir cevap veriyor: “Ben oldum. Antikor da oluştu. Tavsiye ederim” diyor.”

Ahmet Şık’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a skandal tehdit!

lk olarak HDP’den milletvekili olduğu günden bu yana TBMM’de çıkardığı kavgalarla gündem olan, marjinal terör gruplarına verdiği destekle de tanınan TİP Milletvekili Ahmet Şık, İstanbul Kadıköy’de dün provokatif eylemlerde bulundu.

Şık, HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu’yla birlikte eylemlerin yasak olmasına polise zorluk çıkardı.

Polisin eyleme izin vermemesi sonrası Şık, burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a yönelik skandal tehditlerde bulundu.

Cumhurbaşkanına tehdit

Eylemlerde sokağa çıkma çağrısı yaparak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tehdit eden Şık, “Recep Tayyip Erdoğan, sen oradan aşağı ineceksin. Hepiniz yargılanacaksınız.” diyerek skandal ifadeler kullandı.

Yunanistan’da panik havası! Saat hesabı yapıyorlar

YunanistanCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Haziran’da Brüksel’deki NATO Zirvesi sırasında, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ile yapacağı görüşmeye, günler öncesinden odaklandı. Erdoğan’ın, aynı gün ABD Başkanı Joe Biden ile de görüşmesinin programlanması, Atina’da endişe meydana getirdi.

Yunan başkentinde Erdoğan-Biden görüşmesinin Erdoğan-Miçotakis görüşmesinden önce ya da sonra yapılmasının bile büyük önem taşıdığı ileri sürüldü. Haftalık Yunan Real News gazetesi, “Erdoğan, eğer Biden’dan önce Miçotakis ile görüşürse, kartlarını açmak için Biden ile görüşmeyi bekleyecek. Eğer Miçotakis’ten önce Biden ile görüşürse, o zaman da bu görüşmenin sonucu, Miçotakis ile görüşmesini büyük ölçüde etkileyecek” diye yazdı.

‘Farklı olacak’

Kathimerini gazetesi ise Brüksel’deki Erdoğan-Miçotakis görüşmesinin, iki liderin önceki görüşmelerinden farklı olacağını belirtti. Gazeteye göre hazırlıklar iki liderin sadece birer çalışma arkadaşının da hazır bulunacağı bir ortamda baş başa bir araya gelmeleri istikametinde.

NATO zirvesi

Yunan Kathimerini, “Erdoğan ile Miçotakis’in gerek Eylül 2019, gerekse Aralık 2019’daki görüşmelerinde kalabalık heyetler de hazır bulunmuştu. Adeta monolog şeklinde tezlerini dile getiren heyetlere, iki lider sadece başkanlık etmekle yetinmişti” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Miçotakis ile 4 Aralık 2019’da Londra’daki NATO Zirvesi esnasında yaptığı son görüşmeye, Türkiye ile Libya arasında 29 Kasım 2019’da imzalanan deniz yetki sınırlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırası damgasını vurmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile en son 4 Aralık 2019’da Londra’daki NATO Zirvesi sırasında yüz yüze görüşmüştü.

Yunanistan’da Berlin’e ‘Libya’ öfkesi büyüyor

Bu arada Almanya’nın 23 Haziran’da Libya konusunda düzenleyeceği İkinci Berlin Konferansı’na da Yunanistan’ı davet etmemesine tepki büyüyor. Resmen açıklanmamakla birlikte Miçotakis’in geçtiğimiz günlerde Almanya Başbakanı Angela Merkel ile telefon görüşmesinde, bu gelişmeden duyduğu memnuniyetsizliği dile getirdiği belirtildi. Daha önce, Dışişleri Bakanı Nikos Dendias da, Alman mevkidaşı Heiko Maas’a Yunanistan’ın şikayetlerini iletmişti. Yunan Proto Thema gazetesi, “Libya için Alman kalleşliği” başlıklı haberinde, “Almanya, Berlin Konferansı konusunda Türkiye ile hemfikir. Anlaşılan Merkel, Yunanistan’ın kendisinden onay almadan, Mısır ile deniz yetki sınırlarını belirleyen anlaşma (6 Ağustos 2020) imzalamasını hâlâ hazmedemedi” diye yazdı.

(Hürriyet)

Yeni müjdeyi uluslararası ajanslar son dakika geçti

Türkiye’nin geçen yıl Karadeniz’de 405 milyar metreküplük gaz keşfinin ardından Sakarya Gaz Sahası’nda bulunan Amasra 1 kuyusunda 135 milyar metreküplük bir doğal gaz rezervi keşfi daha yapıldı. Müjdeli haberin sinyalini günler öncesinden veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Zonguldak’ta katıldığı Filyos Doğal Gaz İşletme Tesisi’nin temel atma törenindekeşfin detaylarını paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasının ardından müjdeli haber dünya gündemine oturdu.

Son dakika koduyla duyurdular

Reuters, müjdeyi “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin güney Karadeniz’de 135 milyar metreküp ek doğal gaz keşfettiğini ve bölgedeki toplam keşfi 540 milyar metreküpe çıkardığını söyledi.” ifadesiyle duyurdu. Haberde, geçen yıl Fatih sondaj gemisinin ülkenin en büyük keşfi olan Batı Karadeniz bölgesinin Sakarya sahasında 405 milyar metreküp doğal gaz keşfettiği hatırlatıldı.Dünyaca ünlü ajans haberinde, Zonguldak’ta düzenlenen açılış töreninde konuşan Erdoğan’ın, ‘‘Türkiye’nin Amasra-1 sahasında ek keşif yaptığını ve bölgeden daha fazla iyi haber beklediği” ifadelerine yer verdi.

Daha fazla müjde gelebilir

‘Yunan medyası, Bloomberg’in dün “Konuya yakın kaynaklar, Türkiye’nin Karadeniz’de daha fazla doğalgaz rezervi keşfettiğini açıklayabilir” haberine yer verdi. Haberde, Türkiye’nin ilk nükleer reaktörünün 2023’te Akkuyu’da faaliyete geçeceği ve bunu yakında diğer projelerin takip edeceği bilgisine yer verildi.

Yunan basını

Yunan Kathimerini gazetesi, haberinde “Türkiye, saha gelişimini hızlandırmak için üç sondaj gemisinden ikisini kullanıyor. Enerji Bakanı Fatih Dönmez, her sondajdan sonra rezervlerin boyutunun artacağının bir işareti olarak, geçen ay bir sondaj gemisinin rezerv rakamlarını değerlendirmek için yeni test kuyuları açacağını, ikincisinin ise test kuyularını üretim durumuna yükselteceğini söyledi.” dedi.Haberde, ” Ankara, 2027 veya 2028’de başlayan sürekli plato üretimiyle 2023’te Sakarya sahasından ana şebekesine gaz pompalamayı hedefliyor. Dönmez, dört aşamalı bir kalkınma planının ardından sahanın tam üretim durumuna ulaşacağını söyledi” ifadeleri kullanıldı.

Müjde, Arab NEWS’te de gündem oldu

Erdoğan, Türkiye’nin Karadeniz’de 135 milyar metreküp doğal gaz bulunduğunu açıkladı” başlıklı haberinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “bölgeden daha fazla iyi haber gelmesini bekliyoruz” ifadelerini ön plana taşıdı.

Başkan Erdoğan müjdeyi duyurdu: Borçları erteliyoruz

Zonguldak’ta “MFA Kocayusuf Maske Fabrikası Açılış Töreni”nde konuşan Başkan Erdoğan, “Kuraklığın oluştuğu bölgelerde hasar tespit çalışmalarının sonuçlarına göre çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarını erteliyoruz” açıklamasında bulundu.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, MFA Kocayusuf Maske Fabrikası Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmaya vatandaşları selamlayarak başladı.

Emeğin başkenti Zonguldak’ta açılışlarla, eserlerle ve müjdelerle dolu müstesna bir gün geçirdiklerini belirten Erdoğan, cuma namazından sonra hizmete açtıkları Uzun Mehmet Camisi’nin Zonguldak’a çok yakıştığını, 12 bin metrekare arazi üzerine inşa edilen, aynı anda 7 bin 500 kişinin ibadet edebileceği, mimarisi, konumu ve müştemilatıyla göz dolduran bu eserin hayırlı olmasını diledi.

Erdoğan, şimdi de şehrin gelişen ve güçlenen sanayisini temsil eden modern bir tesisi Zonguldak’a kazandırmanın bahtiyarlığı içinde olduklarını söyleyerek, açılışı yapılan MFA Maske Fabrikası yeni üretim tesisinin hayırlara vesile olmasını temenni etti, üretim tesisinde çalışan ve çalışacak herkese başarılar diledi.

Fabrikanın, istihdamla beraber şehrin ihracatının gelişmesine de katkılarının olacağına inandığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“‘Türkiye’nin Sağlıklı Nefesi’ sloganıyla 2008’de kurulan MFA Maske firmamız, kısa zamanda çok önemli işlere imza attı. Daha salgın başlamadan önceki üç yıllık sürede şirket, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Türkiye’nin en hızlı büyüyen 30’uncu şirketi olarak seçildi. Kendilerini tebrik ediyorum, kutluyorum. Firmamızın giderek yükselen bu başarı grafiğinde Ar-Ge faaliyetlerinin ve yenilikçi yaklaşımlarının elbette önemli payı bulunuyor. Tamamen yerli imkanlarla geliştirdikleri, Türkiye’nin ilk biyo maskesiyle emniyet teşkilatımızın kullanımı için özel olarak üretilen tam ve yarım yüz gaz maskeleri bu ürünlerden sadece birkaçıdır.”

“Türk sanayicisi, ekonomimizin tökezlemesini umanlara inat çalışmaya devam ediyor”

Erdoğan, firmanın salgın döneminde artan talebi karşılamak için büyük gayretle çalıştığını, salgının en yoğun yaşandığı 2020’de yüzde 60’ı ihracat olmak üzere toplam 250 milyon liranın üzerinde bir ciroya ulaştığını ifade ederek, bu rakamla Zonguldak’ın en fazla ihracat yapan şirketi olduğunu söyledi.

Açılışını yaptıkları fabrikanın sadece üretim modeli ve teknolojik altyapısıyla değil, aynı zamanda mimarisiyle de örnek bir tesis olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“Fabrikamızın kurulu gücü 1 megavat olan çatı güneş panelleriyle yenilenebilir enerjiden çevre dostu bir üretim yapması da takdire şayandır. Kocayusuf isimli bu fabrika yıllık 45 milyon partikül tutucu, solunum koruyucu profesyonel maske, yıllık 240 bin farklı niteliklerde tam ve yarım yüz gaz maskesi, yıllık 910 bin tam ve yarım yüz gaz maskesi filtresi üretecektir. Görüldüğü gibi Türk sanayicisi, ekonomimizin tökezlemesini umanlara inat, çalışmaya, üretmeye, insanımız için istihdam oluşturmaya devam ediyor. Ben bunu biraz daha değiştiriyorum. Önce yatırım, istihdam, üretim diyorum ve son olarak da ihracat diyorum. Şimdi MFA bunların dördünü de yapıyor. Yatırımsa yatırım, istihdamsa istihdam, üretimse üretim ve Slovakya başta olmak üzere ihracatsa ihracat. Bu, tabii yetmez, daha ne yapacağız? Bunu yayılmacı bir ihracat anlayışıyla geliştireceğiz.”

“Türkiye ekonomisine güvenen herkese biz de sahip çıkıyoruz”

Erdoğan, Türkiye’nin üretim kapasitesinin yerli ve uluslararası yatırımlarla günden güne güçlendiğini, kendilerinin de her sektör için özenle çalışılmış destek, teşvik ve hibe programlarıyla ülkeye destek katan tüm yatırımcıların yanında olduklarını gösterdiklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Yerli-yabancı ayrımına gitmeden, kimseyi ayırmadan, ötekileştirmeden Türkiye ekonomisine güvenen herkese biz de sahip çıkıyoruz. Üreten, ihraç eden, özellikle insanımıza iş ve aş imkanı sunan, ekonomimize güç katan her müteşebbisin başımızın üstünde yeri vardır.”

Fabrikanın açılış ve genişleme sürecinde MFA Maske’yi de devletin sağladığı destek, teşvik ve hibelerden faydalandırdıklarını ve Türkiye’nin ilk ve en büyük maske üreticilerinden olan şirketin yeni yatırımların arifesinde bulunduğunu öğrenmekten bahtiyarlık duyduğunu belirten Erdoğan, şunları dile getirdi:

“Hemen bu tesisin yanında, 70 milyon liralık yatırımla yüksek katma değerli ürünler üretecek yeni filtre fabrikasının da en kısa zamanda devreye girmesini temenni ediyorum. Koronavirüs salgını dolayısıyla küresel ekonominin belirsizlik girdabına sürüklendiği bir dönemde yatırımlarına hız kattıkları için kendilerine ülkem ve milletim adına, tüm Zonguldaklılar adına teşekkür ediyorum. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı, Sayın Bakan ve ekibini de Türkiye’nin gücüne güç katan bu tür yatırımlara destek oldukları için tebrik ediyorum.”

“Yardım, destek ve hibelerin büyüklüğü 661 milyar lirayı buldu”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınının tüm dünya ile Türkiye’yi de olumsuz etkilediğini, özellikle turizm, yeme-içme ve hizmetler sektöründe kısıtlamalardan kaynaklı olarak insanların zorluklar, ekonomik, maddi manevi kayıplar yaşadığını belirterek, nerede yaşarsa yaşasın, hangi sektörde faaliyet gösterirse göstersin 84 milyonun derdine derman olmayı kendilerine görev bildiklerini vurguladı.

Şimdiye kadar salgının ekonomik etkilerini en aza indirmek amacıyla yaptıkları yardım, destek ve hibelerin büyüklüğünün 661 milyar lirayı bulduğunu söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hani ‘Hükümet nerede?’ diyorlar ya 661 milyar lira destek verdik. Kime? Tüm yatırımcılarımıza, esnafımıza. Bu rakamla Türkiye, salgın sürecinde vatandaşlarına ve iş dünyasına en fazla destek sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinin dahi maske savaşına tutuştuğu, solunum cihazı kıtlığının çekildiği, yaşlı bakımevlerinin adeta morga dönüştüğü bir dönemde biz, birinci sınıf sağlık hizmetini insanımıza ücretsiz sunduk.

Bugün ‘Benim’ diyen ülkeler, bakıyorsunuz 100 avro, 150 avro, bu tür paralarla maske veriyor. Biz ise bunu ücretsiz veriyoruz. Muhalefet bizim bunlardan bihaber değil, çok iyi biliyorlar ama işlerine gelmiyor. Sağlık alanında acil ihtiyaç duyulan ürünlerin tedarikinden başlayarak birçok konuda hızlı ve etkili çözümler ürettik. Uluslararası piyasalardan temin edilmesi zora giren maske, koruyucu ekipman, eldiven ve solunum cihazı gibi ürünlerin yerli ve milli imkanlarla üretimine yönelik projeleri hızlandırdık.”

Erdoğan, Sanayi Sicil Sistemi kayıtlarına göre salgının başladığı dönemde Türkiye’de 14 maske üreticisi varken bugün bu sayının 424’e yükseldiğini, üretici sayısındaki bu artış neticesinde tıbbi ve cerrahi maske ihracatının 100 kat artış gösterdiğini, 2019’da yaklaşık 2 milyon dolarken 2020’de 212,5 milyon dolara çıktığını söyledi.

Dünyadan büyük talep gören bu malzemelerin sürdürülebilir kalitesi için Koruyucu Tekstil Test Merkezi’ni tamamlayıp hizmete açtıklarını anlatan Erdoğan, “Salgının en yoğun yaşandığı, dünyada çarkların adeta durma noktasına geldiği dönemlerde bile Türkiye ekonomisi kontak kapatmadı. Üretim ve sanayide uyguladığımız esnek çalışma modellerinin karşılığını hem ihracatta hem de büyüme rakamlarında katbekat aldık.” dedi.

“G-20’de sanayi üretimi en çok artan devletler arasında yer aldık”

Özel sektörün gayreti ve devletin verdiği destekler sayesinde 2020’de Türkiye’nin yüzde 1,8’lik oranla Çin’in ardından G-20 içinde en yüksek büyümeyi kaydeden ülke olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Yine bu dönemde G-20’de sanayi üretimi en çok artan devletler arasında yer aldık. 2021 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 7 gibi rekor bir büyüme oranına Çin’den sonra biz ulaştık. İmalat sanayisinin yüzde 12,2 büyüyerek büyümeye en çok katkı sağlayan sektör olması bizi ziyadesiyle mutlu etmiştir. Sanayi sektörümüzde bu yılın ilk çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre 338 bin kayıtlı istihdam artışı olması büyümenin sağlıklı ve istihdam dostu olduğunun işaretidir.”

Erdoğan, Türkiye’nin üretim üsleri olan organize sanayi bölgelerinde de pozitif gelişmelerin kaydedildiğine işaret ederek, organize sanayi bölgelerindeki istihdamın 2 milyonu geçtiğini, salgına rağmen 2021’in ilk 5 ayında organize sanayi bölgelerindeki elektrik tüketiminde geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 20 artış görüldüğünü açıkladı.

Sanayiciye tüm destekleri verirken esnafı, çiftçiyi ve sanatçıyı da asla ihmal etmediklerini vurgulayan Erdoğan, şu bilgileri paylaştı:

“Bu sene salgının sebep olduğu sıkıntılar yanında dünyanın birçok yerinde maalesef meteorolojik açıdan kuraklık yaşanıyor. Kuraklığın etkilerini azaltmak üzere basınçlı sulama sistemi kuran çiftçilerimize bu yıl 150 milyon lira ilave hibe desteğini zaten başlatmıştık. Kuraklığın oluştuğu bölgelerde il, ilçe hasar tespit çalışmaları sahada hızla devam ediyor. Bu çalışmaların sonuçlarına göre çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarını erteliyoruz.

Kuraklık sigortasında TARSİM devlet desteğini önümüzdeki yıla özel yüzde 70’e, hasar ödeme oranını da yüzde 80’e çıkartıyoruz. Ayrıca kuru tarımın yapıldığı bölgelerde kuraklıktan etkilenen buğday, arpa, yulaf, tritikale, çavdar, nohut ve mercimek üreticilerimize verim kayıplarına göre dekara 100 liraya kadar doğrudan ödeme yapacağız. Böylece kuraklıktan verim kaybı yaşamış buğday üreticimiz mazot, gübre desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği ile toplamda dekara 151 liraya kadar destekleme ödemesinden yararlanabilecek.”

Erdoğan, salgının yol açtığı kısıtlamadan dolayı zorlu günler geçiren sanat emekçilerine de sahip çıktıklarının altını çizerek, “İnşallah önümüzdeki süreçte 31 bin sanatçıya 250 milyon liraya ulaşan destek vereceğiz. Sancılı dönem yaşayan tiyatro sektörümüze de 25 milyon tutarında turne desteği sağlayacağız. Açıkladığımız tüm desteklerin çiftçilerimize ve sanat emekçilerimize hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın talimatı sonrası harekete geçildi! Zincir marketler ve AVM’ler için yeni şartlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın talimatı sonrası küçük esnafı korumak için yapılacak düzenlemede düğmeye basıldı. Yeni dönemde zincir marketler, bakkalların 200 metre yanında açılamayacak. Yeni açılan AVM’ler arasında ise en az 5 kilometre mesafe olacak. İşte yeni düzenlemeye ilişkin tüm detaylar…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın daha önce yaptığı alışveriş merkezleri ve zincir marketler ile ilgili kuralları belirleyen yasa teklifinin çalışmalarının hızlandırılması talimatı üzerine hükümet harekete geçti. Küçük esnafı korumak için yapılacak düzenleme kapsamında zincir marketler, mahalle bakkalının 200 metre yanında olamayacak. Bulvar üzerinde ise zincir marketler ile mahalle bakkalı arasında 2 kilometre olacak.

Pazar günleri için iki formül var

Düzenlemede öne çıkan başlıklardan biri ise zincir marketlerin çalışma saatleri. Bu kapsamda küçük esnafın ve çalışanların korunması açısından zincir marketler pazar günleri saat 11’den önce açılamayacak. Pazar günleri zincir marketlerin tamamen kapalı olması formülü de gündemde. Ancak AVM’lerin de haftanın bir günü kapalı olması formülünün koronavirüs tedbirleri kapsamında yaşanan sıkıntılar nedeniyle bir süre daha ertelenebileceği üzerinde duruluyor.

AVM’ler arasında en az 5 kilometre mesafe olacak

Öte yandan, yeni açılacak AVM’ler arasında ise en az 5 kilometre mesafe olacak. Hükümetin hazırladığı düzenlemede zincir marketlerdeki ürün çeşitliliği de ele alınacak. Alanı bin 500 metre karenin altında olan zincir marketlerde tütün mamulü, mobilya, cep telefonu, elektronik eşya ve beyaz eşya gibi ürünlerin satışı yapılmayacak.

Bin 500 metre kareden büyük zincir marketler ise bu ürünlerin satışını yapabilecek.