Ramazan

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Ramazan

Joe Biden Ramazan mesajında Nûr Suresi 35. ayeti paylaştı

ABD Başkanı Joe Biden, Müslümanlara karşı ön yargı ve saldırıların kabul edilemez olduğunu ve durması gerektiğini vurgulayarak, “Çin’deki Uygurlar, Myanmar’daki Arakanlı Müslümanlar ve tüm dünyadaki Müslüman toplumlar da dahil insan haklarını savunmaya devam edeceğim.” açıklamasında bulundu.

Biden, Ramazan ayının başlaması münasebetiyle yaptığı yazılı açıklamada, “Eşim Jill ve ben, ABD’deki ve tüm dünyadaki Müslüman toplumlara en içten tebriklerimizi ve dileklerimi gönderiyoruz. Hayırlı Ramazanlar.” ifadesini kullandı.

Bu yılın pandemi nedeniyle zor olduğunu ve insanların bir araya gelerek bu ayı kutlayamayıp sevdikleriyle iftar sofralarına oturamadığını belirten Biden, “Ancak Müslümanlar, yeni umutlarla aydınlanma ayına başlıyor.” değerlendirmesini yaptı.

Biden, Müslüman Amerikalıların ülkenin kurulduğu günden bu yana ülkeyi zenginleştirdiklerine dikkati çekerek, “Müslümanlar, aşı geliştirmesinde başrol oynayarak ve ön saflarda yer alan sağlık çalışanları olarak Kovid-19 ile mücadelemizi yönlendirdi.” değerlendirmesinde bulundu.

“Amerika’da hiç kimse inancını korku içinde yaşamamalı”

Müslümanların, girişimcilik, ilk müdahale ekibi, eğitim ve kamu hizmeti gibi alanlarda önemli rollerde olduğuna işaret eden Biden, şöyle devam etti:

“Ancak Müslümanlar hala zorbalığın, bağnazlığın ve nefret suçlarının hedefi oluyor. Bu önyargı ve bu saldırılar yanlış. Bunlar kabul edilemez. Bunlar durmalı. Amerika’da hiç kimse inancını korku içinde yaşamamalı.”

Biden, göreve geldiği ilk günde bazı Müslüman ülkelere yönelik seyahat yasağını bitirmekten gurur duyduğunu vurgulayarak, “Çin’deki Uygurlar, Myanmar’daki Arakanlı Müslümanlar ve tüm dünyadaki Müslüman toplumlar da dahil insan haklarını savunmaya devam edeceğim.” ifadesini kullandı.

“Allah göklerin ve yerin nurudur” 

Önlerinde umut dolu günler olduğunu belirten Biden, Kur’an-ı Kerim‘den “Allah göklerin ve yerin nurudur.” ayetini aktardı.

Bu yıl Beyaz Saray’daki bayram kutlamasının sanal ortamda gerçekleşeceğini bildiren Biden, eşi Jill ile geleneksel Beyaz Saray Bayram Kutlaması’nı gelecek yıl yüz yüze yapmayı dört gözle beklediklerini bildirdi

Merakla bekleniyordu! Ramazan tedbirleri açıklandı

çişleri Bakanlığından valiliklere “Ramazan Tedbirleri” genelgesi gönderildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, genelgede, ramazanda öteden beri uygulanması nedeniyle geleneksel hale gelen bazı davranış, etkinlik ve uygulamaların, toplumsal hareketliliği artırmasından dolayı salgınla mücadele ve toplum sağlığı açısından risk oluşturacağı belirtildi.

Bu çerçevede, genelgede, bugün kılınacak ilk teravih namazıyla beraber idrak edilecek ramazanda alınacak tedbirlere yer verildi.

Buna göre, vatandaşların toplu katılım gösterdiği iftar, sahur gibi kalabalık grupları bir araya getiren her türlü etkinliğe ve iftar çadırlarına müsaade edilmeyecek. Bu noktada son dönemlerde salgının yayılımında ev içi bulaşma oranının yüksekliği hususu da göz önünde bulundurularak vatandaşların iftar veya sahurlarda misafir kabul etmemeleri konusunda farkındalıklarını artıracak faaliyetler ve duyurulara önem verilecek.

Diyanet İşleri Başkanlığının duyurusuna uygun şekilde, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da teravih namazlarının evde kılınmasına devam edilecek. Salgının oluşturduğu riskin artırılmaması açısından teravih namazı nedeniyle evler başta olmak üzere çeşitli yerlerde bir araya gelinmemesi gerektiği konusu vatandaşlara sık sık duyurulacak.

Pide ve ekmek üretimi iftardan 1 saat önce sonlandırılacak

Ramazan süresince iftar saati ve hemen öncesinde oluşabilecek pide kuyrukları ve yoğunluğun neden olacağı riskin önlenmesi amacıyla fırınlardaki, özel sipariş üretimi de dahil pide ve ekmek üretimi iftardan 1 saat önce sonlandırılacak ve iftar saatine kadar sadece satış yapılabilecek. İftardan sonra fırınlarda üretim, satış ve diğer hazırlık işlemlerine devam edilebilecek.

Ramazanın huzur ve güven ortamında geçmesi için her il kendi dinamiklerini değerlendirecek ve bu süreçte oluşması muhtemel yoğunluklar göz önünde bulundurularak il genelinde gerekli önlemler alınacak.

Ramazanla beraber türbe ziyaretlerinde yaşanabilecek artış ve bu şekilde oluşabilecek kalabalıkların oluşturacağı riske karşı yetkili birimlerce fiziki mesafe kurallarının eksiksiz uygulanması başta olmak üzere gerekli önlemlerin alınması sağlanacak.

Toplu taşımada araç ve sefer sayıları artırılacak

İftar vakitlerinin öncesinde oluşabilecek trafik yoğunluğu dikkate alınarak iftar saatinin en az 3 saat öncesinden itibaren belediyeler ile gerekli koordinasyon sağlanarak toplu taşımada kullanılan araç ve sefer sayıları artırılacak.

Ramazan boyunca yoğunlaşan mezarlık ziyaretlerinin kontrollü olarak yapılabilmesi için mezarlıklara giriş ve çıkışlar ayrı olarak planlanacak, fiziki mesafe kuralı ve maske kullanımına ilişkin kontrollere ağırlık verilecek.

Ramazan öncesi ve süresince alışveriş yoğunluğunun artabileceği göz önünde bulundurularak başta market ve pazar yerleri olmak üzere kalabalıkların oluşabileceği alanlarda fiziki mesafe koşullarının korunmasına yönelik her türlü tedbir alınacak. Bu kapsamda, daha önce illere gönderilen genelgelerde belirtildiği üzere, her alışveriş merkezi ve semt pazarı için aynı anda kabul edilebilecek müşteri sayısının il ya da ilçe umumi hıfzıssıhha kurulları kararıyla ayrı ayrı belirlenmesine ve denetimlerin buna göre gerçekleştirilmesine devam edilecek.

Ramazan ayını fırsat bilerek fahiş fiyat uygulaması yapan firma ve işletmelere yönelik denetimler artırılacak, aykırı durumlarla karşılaşılması halinde gerekli adli ve idari işlemler ivedilikle yapılacak.

Dar gelirli vatandaşlara destek olunacak

İçerisinde barındırdığı şefkat ve merhamet duygularıyla birlikte bir sosyal sorumluluk ayı da olan ramazanda vali ve kaymakamlarca ilgili kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanacak, başta öksüz ve yetim çocuklar olmak üzere ihtiyaç sahibi tüm vatandaşlara her türlü desteğin verilmesi hususunda azami gayret gösterilecek.

Salgının yayılım hızının kontrol altında tutulması ve ülke genelinde günlük vaka sayılarının tekrar düşürülebilmesi için alınan tedbir ve belirlenen kurallara toplumun tüm kesimlerince eksiksiz uyulması ve dinamik denetim modeli çerçevesinde geniş katılımlı, etkin, planlı ve sürekli şekilde denetim faaliyetleri sürdürülecek.

Bu esaslar doğrultusunda, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27’nci ve 72’nci maddeleri uyarınca il ve ilçe umumi hıfzıssıhha kurulları kararları ivedilikle alınacak.

Ramazan’da uyku düzeni nasıl olmalı?

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Zerrin Pelin, ramazanda sağlıklı uyku için iftar saatinden yaklaşık 4 saat sonrasının yatış saati olarak belirlenmesi gerekiyor diyor.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle çoğunluğun evden çıkmadığı süreçte, uyku saatlerinde de değişiklikler yaşanıyor.

Ramazanda sahura kadar beklemeyi alışkanlık haline getirenler, uyku saatlerindeki bu sapmadan olumsuz yönde etkilenebiliyor.

“Uykunun yetersiz olması vücudumuzun güçsüz düşmesine neden olabilir”

Uyku hakkında araştırmalar yürüten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Zerrin Pelin, uyku düzeninin bağışıklık sistemi üzerinde önemli etkilerinin olduğunu söyledi.

“Yaklaşık 50 gündür koronavirüs nedeniyle evlerdeyiz. Evde bulunduğumuz bu dönemde, uzunca bir süre televizyon seyretmek, bilgisayar ve cep telefonu gibi teknolojik aletlerle vakit geçirmeyi tercih eden kişilerde, bu aletlerin yarattığı ışık etkisi nedeniyle uyku saatleri gecenin ilerleyen saatlerine doğru kayma gösterdi. Ramazanın gelmesiyle de sahura kalkmaktansa sahuru bekleyerek uyumayı tercih edenlerin sayısı hiç de az değil. Oysa ki bağışıklığımızın güçlü olmasını istediğimiz bu dönemde, kendi vücut ritmimize uymayan bir uyku ritmine bedeni zorlamak, beraberinde hem metabolik olarak hem de bağışıklık sistemimizin zayıflaması anlamında sıkıntıları da beraberinde getirebilir.Uykusuz kalmak iştahı kontrol eden hormonları etkilediğinden, aç kalınan sürede zorluk çekilmesine, iftar sonrasında da yağlı ve karbonhidratlı gıdalara yönelmeye neden olabilir. Uykuda, vücudun savunma sisteminin yapı taşlarını oluşturan sitokin adını verdiğimiz doğal koruyucuların yapımı söz konusudur. Uykunun yetersiz olması, saatlerdeki kaymalardan ötürü sağlıklı uykunun sağlanamamasına, dolayısıyla vücudumuzun güçsüz düşmesine neden olabilir.”

“İftar saatinden yaklaşık 4 saat sonrası yatış saati olarak belirlenmelidir”

“Ramazanda normal bir uyku ritmi sağlayabilmek, sahura kalkıldığı için zor olmaktadır. Ancak normale yakın bir uykuyu, belli kurallar dahilinde oluşturabilmek de mümkündür. Yatış ve kalkış saatlerini organize edip, gün içerisinde uyumaya elverişli saatler adını verdiğimiz, vücut ritmine uygun saatlerde uyuyup eksikleri tamamlayarak ramazan ayı içerisinde daha sağlıklı bir uykuya sahip olmamız sağlanabilir. İftar saatinden yaklaşık 4 saat sonrası yatış saati olarak belirlenmelidir.

Sahur bitimine 1 saat kala kalkılıp, yarım saat sonrasında yatılarak çalışanlar için 2-2,5 saat sonrasında, evde kalanlar için 3-3,5 saat sonrasında mutlaka yataktan çıkılmalıdır. Evde olanlar 12.00-14.00 saatleri arasında yarım saat kadar uyumalı, çalışanlar iftar öncesinde 30 dakika-1 saat arasında uyumalıdır. Uyunan ortamın karanlık ve sessiz olması sağlanmalıdır.”

Sağlıklı uyku için alınan gıdalar önemli

Sağlıklı uyku için alınan gıdaların önemli olduğunu söyleyen Pelin, “İftar sofralarının ağır, yüksek kalorili ve şekerden zengin gıdalardan oluşması, vücudun bu gıdaları sindirmek için yoğun bir şekilde çalışmasına dolayısıyla uykunun sindirme süreci sırasında bölünmesine neden olur. Bu nedenle iftarda seçilen gıdaların çok yağlı, şekerli gıdalardan oluşmamasına dikkat edilmelidir. Boş mide hassaslaşır, iftarda aşırı baharatlı gıdaların tüketilmesi midenin hassas halinde reflüye ve gaza yol açarak uykuda bozulmalar yaratabilir.

Baharat konusunda da ölçülü olmak gerekir. İftar sırasında ve sonrasında çay, kahve, asitli içecek gibi içeceklerin tüketilmesi, uykuya dalmayı güçleştireceği gibi gece içerisinde sık tuvalete kalkma ihtiyacı yaratarak uykuyu da bölmektedir. Sıvı hakkımızı su ya da bitkisel çay şeklinde kullanmak iftar sonrası daha uygun bir seçenek olacaktır” ifadelerini kullandı.

“Gün ışığı almak, uyku halinizi engellemek için en iyi araçtır”

Gündüz uykularının gece uykuya dalış süresini ileri tarihe ertelediğini söyleyen Prof. Dr. Zerrin Pelin, “Bağışıklık sisteminde vücudu enfeksiyonlara karşı koruyacak sitokin adını verdiğimiz protein yapısında maddeler bulunmaktadır. Bu sitokinlerin pek çoğunun yapımı uykunun derin uyku adını verdiğimiz döneminde gerçekleşmektedir. Uykusu sağlıklı olmayan kişilerde derin yavaş uyku yeterli miktarda uyunamadığından, bu maddelerin salgılanmasında azalma ortaya çıkmakta ve kişiler enfeksiyonlara karşı daha zayıf konuma gelmektedirler.

Derin yavaş uyku adını verdiğimiz uyku dönemi, gündüz uyanık kalınan süre ile orantılı olarak artmaktadır. Yani gündüz ne kadar uyanık kalırsanız, gece o kadar derin uyumak mümkün hale gelmektedir. Salgın döneminde evde kalan insanlar, gün içerisinde de uyuma alışkanlığı edinmiş olabilirler.

Gün içerisinde uyunan uykular, gece uykuya dalmamızı ileri saatlere doğru ötelerken, derin uykumuzu da azaltmaktadır. Bu nedenle evde kaldığımız dönemde, gündüz uyumamalı, uykunun gelmesi halinde pencere kenarında ya da balkona çıkarak gün ışığı alınmalıdır. Gün ışığı almak, uyku halinizi engellemek için en iyi araçtır” dedi.

Çocukların ve gençlerin biyoritmindeki kaymaya dikkat

“Çocuklar ve gençler bu süreçte en çok etkilenen grup oldu. Cep telefonu ve bilgisayar kullanımının zaten yoğun olduğu bu grupta, evde kalınan dönemde bu süreler daha da uzadı. Özellikle akşam saatlerindeki kullanımlar, karanlıkta salgılanan ve melatonin adını verdiğimiz hormon düşmesine, bu düşmeyle birlikte uykuların gece geç saatlere hatta ergenlik dönemindekilerde sabaha karşı saatlere kaymasına neden oldu. Geç yatışlar beraberinde geç saatlerde kalkışı da beraberinde getirdi.

İnsanların aydınlığa ve karanlığa göre ayarlanmış bir biyoritmi bulunmaktadır. Bu ritm uykumuzu düzenlediği gibi vücut ısısı ve bazı hormonların salınması bu ritm eşliğinde gerçekleşmektedir. Geç yatmak ve geç kalkmak, bu ritmlerde de kaymaya yol açmaktadır. Bu ritmlerde ortaya çıkan kayma, salgın zamanında pek problem olarak algılanmasa da salgın sonrasında bu, çocuklarda ve gençlerde uykuya dalma güçlüğü ve sabah uyanma zorluğu, ertesi gün konsantrasyon problemleri ve gündüz uyku hali olarak karşımıza çıkacaktır. Evde kalınan dönemde, sabah kalkış saatlerinin sabah erken saatlere sabitlenmesi ve gün içi uykularının yapılmaması ile yavaş yavaş uyku ritminde düzeltmelerin başlatılması önemlidir.”

65 üstü kişiler gün içerisinde uyanık kalmalı 

“65 yaş üzerindekilere gün içerisinde uyumamalarını, akşam mümkün olduğu kadar geç saatlere kadar beklemelerini öneriyorum. Yaşla birlikte uyku ihtiyacı azaldığından, erken saatlerde yatış söz konusu olduğunda sabaha karşı uyku bitmekte ve zaten evde kalmaktan sıkılmış olan bu kişilerde vakit geçirme güçlüğü ve kaygı gibi süreçlerin artışı söz konusu olabilmektedir. Uyku saatlerini gece yarısı ile sabah 06.00-07.00 saatleri arasında tutabilirlerse bu dönemi daha sağlıklı bir şekilde götürebilmeleri mümkün olacaktır.”

Sağlık Bakanlığından oruç tutanlara beslenme önerileri

Sağlık Bakanlığı, salgın sürecinde oruç tutanların dengeli beslenmeleri, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için A, C, E ve D vitaminlerinden zengin yiyecekleri tüketmeye özen göstermeleri gerektiğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığı tarafından enfeksiyon kontrol önlemleri kapsamında, COVID-19’un seyrine ilişkin dünyada ve Türkiye’de yaşanan bilimsel gelişmeler doğrultusunda, oruç tutanlar için beslenme önerilerinde bulunuldu.

Oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenilmeye özen gösterilmesi gerektiğinden bahsedilen önerilerde, sıvı tüketiminin önemine dikkat çekildi ve günde ortalama 2 litre su içilmesinin önemine vurgu yapıldı.

Susama hissi duyulmasa bile iftar ve sahur arasında sık sık su içilmesi, süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çaylarının tercih edilmesi gerektiği vurgulandı.

Beyaz ekmek, pirinç pilavı, kızarmış patates tercih edilmemeli

Sahur öğününün kesinlikle atlanmaması önerildi. Diğer öneriler ise şöyle sıralandı:

– İftar ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler (tam tahıllı buğday ekmeği, çavdar veya kepek ekmeği), kuru baklagiller (kuru fasulye, mercimek, nohut), süt ürünleri (yoğurt, ayran, süt kefir, cacık), yumurta, bal, taze sebze ve meyve/kuru meyveler, şekersiz hoşaf veya komposto, hurma, ceviz, kavrulmamış fındık veya badem tercih edilmeli. Rafine ürünlerden, beyaz undan yapılmış kek, poğaça ve kurabiye gibi hamur işleri ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalı.

– İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanıp, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmeli.

– Hem enerji veren hem de kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı, kızarmış patates gibi yiyecekler tercih edilmemeli. Bunların yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna yenilmeli.

– Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonlar şeklinde beslenilmeli.

– Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılmalı, iyi pişmiş yiyecekler tercih edilmeli.

– İftardan sonra sütlaç, güllaç, muhallebi gibi sütlü tatlılar veya meyve, hoşaf ve kompostolar tüketilmeli.

Vitaminlerle ilgili öneriler

– Oruç tutarken bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi önem taşıyor.

– E vitamini de bağışıklık sistemini güçlendiriliyor, soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırıyor. E vitaminin iyi kaynakları yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve fındık, ceviz gibi yağlı tohumlardır. Bu nedenle, günlük olarak mevsimine uygun 3 porsiyon sebze, 15-20 adet fındık (30 gr) veya 5-6 adet ceviz (30 gr) ve haftada 2-3 defa kurubaklagil (mercimek, kurufasulye, nohut) tüketilmeye özen gösterilmeli.

– Bağışıklık sisteminde D vitamini de önemli rol oynuyor. D vitamini güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamin ve besinlerde pek fazla bulunmuyor. Özellikle kış mevsimde havanın güneşli olduğu zamanlarda mümkün olduğunca güneşten faydalanılmalı. Güneşten faydalanmasının mümkün olmadığı hallerde besin desteği olarak D vitamini alınabilir. Balık D vitamini, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum, iyot mineralleri ve E vitamini içerir. Bu nedenle kış aylarında haftada 2-3 kez balık tüketilmeli.

– Ayrıca prebiyotik besinler, pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, soğan, sarımsak, kuşkonmaz gibi sebzeler, nohut, mercimek, fasulye gibi kuru baklagiller, tam buğday, yulaf, arpa, kepekli pirinç gibi tam tahıllar, ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlar, zeytin, muz, çilek, elma gibi meyveler ve probiyotik ürünler kefir, yoğurt, ayran, boza, tarhana, şalgam suyu, turşular bağışıklık sistemini olumlu etkiler. Ancak bunlar içinde şalgam suyu ve turşu gibi çok tuzlu gıda tüketimine yüksek tansiyon hastaları dikkat etmeli.

– İftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapılarak sindirime yardımcı olunmalı.

– Tütün ve tütün ürünleri kullanılmamalı.

– İftardan sonra ve sahurda dişler fırçalanmalı.

“Gıdaların son kullanma tarihi kontrol edilmeli”

Gıda güvenliği kapsamında da önerilerde bulunuldu. Gıda güvenliğini sağlamak için temizlik, pişmiş besinlerle çiğ besinlerin ayırılması, uygun pişirme, besinlerin uygun sıcaklıklarda saklanması, güvenilir gıda ve su kullanılması ilkelerine mutlaka uyulması gerektiğine dikkat çekildi.

Gıdalar satın alınırken etiketlerinin okunmasının önemine işaret edilerek, diğer yapılması tavsiye edilen öneriler şöyle sıralandı:

– Gıdaların son kullanma tarihi ve besin değerleri kontrol edilmeli.

– Çabuk bozulabilen et, tavuk, balık gibi besinler alışverişin sonunda alınmalı. Bunların çiğ tüketilecek besinlerle teması önlenmeli ve soğuk zincirin bozulmaması için en fazla iki saat, sıcak havalarda en fazla bir saat içinde olmak koşuluyla buzdolabına yerleştirilmeli.

– Besinlerin hazırlandığı, pişirildiği alanların ve bu süreçte kullanılan her türlü araç-gereçlerin temiz ve hijyenik olmasına dikkat edilmeli.

– Yiyecek-içecek hazırlarken kişisel hijyene dikkat edilmeli. Ağız, burun ve saça dokunulmamalı.

– Öksürme ve hapşırma sırasında kağıt mendil veya kol içi kullanılmalı.

– Yemeklerin tat kontrolleri yemeğin karıştırıldığı kaşıkla değil, ayrı bir kaşık
ile bir tabağa koyarak yapılmalı.

– Eller her işin başında, çiğ besinlere dokunduktan sonra, tuvaletten her çıkışta, yemekleri servis etmeden önce ve mendil kullandıktan, paraya ve kirli araç-gereçlere dokunduktan, öksürüp-hapşırdıktan, çöplere dokunduktan sonra mutlaka hijyenik bir şekilde yıkanmalı.

– Saçlar, yemeğe düşmesi engellenecek şekilde toplanılmalı ya da bone takılmalı. 

Sağlık Bakanlığı ramazan tedbirlerini koronavirüse göre güncelledi

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan enfeksiyon kontrol önlemleri kapsamında, COVID-19 hastalığının seyri ve bilimsel gelişmelere göre, ramazanda alınması gereken tedbirler de güncellendi.

Ramazanda insanlar arasındaki iletişim ve temasın daha fazla olduğu ve bu durumun COVID-19 salgınının seyrini olumsuz yönde etkileyebileceği vurgulanan enfeksiyon kontrol önlemlerinde, dini vazifelerin yerine getirilmesinde sağlığın korunması adına dikkat edilmesi gereken bazı tedbirler ve uyarılar sıralandı.

Sağlıklı insanların istedikleri takdirde bu ramazan boyunca önceki yıllarda olduğu gibi oruçlarını tutabileceği belirtildi.

65 yaş üstü olanlar ve kronik hastalığı bulunanlar hekimlere danışmalı

– Oruç tutmayı düşünen 65 yaş üstü veya diyabet, yüksek tansiyon gibi hastalığı olanlar hekimlerine danışarak karar vermeli.

COVİD-19 oruç tutmaya engel mi?

– Oruç tutmanın COVID-19 enfeksiyonu riskini artırdığıyla ilgili yapılmış çalışma bulunmuyor. COVID-19 hastaları da diğer hastalıklarda olduğu gibi bu konuda hekimlerine danışmalı.

Eğlence, fuar, çarşı ve türbe ziyaretleri yapılmamalı

– Çok sayıda insanın bir araya gelmesi ve sosyal mesafenin korunamaması nedeniyle ramazanda yapılan etkinlikler, eğlence ile fuar ve çarşı faaliyetleri ile türbe ziyaretleri yapılmamalı. Bu konuda televizyon ve sosyal medya desteğiyle faaliyetler yapılmalı.

İftar çadırları ve organizasyonlar gerçekleştirilmemeli

– Gerçek ve tüzel kişiler tarafından iftar çadırları ve iftar organizasyonları gerçekleştirilmemeli. Bunlar yerine önceden hijyen kurallarına uygun olarak paketlenmiş gıdalar, porsiyon yemekler evlere dağıtılabilir. Bu dağıtımın organizasyonunda sosyal mesafe ve hijyen kuralları ön planda tutulmalı.

Dağıtımda görev alacakların uyacağı kurallar

– Dağıtımda görev alacak kişiler el hijyeni, maskenin doğru kullanımı ve sosyal mesafe konularında önceden bilgilendirilmeli ve bu kişilerin kullanacakları maske, el antiseptiği gibi malzemeler sağlanmalı. Bu kişiler, ellerini sık sık su ve sabunla yıkamalı ya da alkol bazlı el antiseptiği ile temizlemeli. Ateş, öksürük, nefes darlığı olanlar yardım çalışmalarına alınmamalı.

– Dağıtım görevlileri yardımları, hane içine girmeden kapıdan teslim etmeli.

Evde iftar daveti verilmemeli

– Salgın devam ettiği müddetçe sosyal izolasyon kuralı çerçevesinde başkalarıyla temastan kaçınmalı, bu doğrultuda akraba, komşu ve dostlarla beraber evde iftar yemekleri düzenlenmemeli.

Toplu ibadetler yapılmamalı

– Camiler kapalı olduğu için teravih namazları, mukabeleler ve dualar gibi ibadetleri herkes kendi evinde yapmalı. Bu faaliyetler için televizyon, radyo, dijital ve sosyal medya gibi platformları kullanarak sanal alternatifler oluşturulabilir. Ev, apartman, bahçe, site ya da mahalle gibi yerlerde toplu ibadetler yapılmamalı.

– İbadetler sırasında kullanılan seccade, tespih gibi malzemeler kişiselleştirilmeli ve herkes kendisine ait malzemeyi kullanmalı.

Sosyal mesafe kuralına uyulmalı

– Ramazan ayı boyunca yapılacak zekat, sadaka, fitre, bağış gibi her türlü ayni ve nakdi yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması esnasında maske takılmalı ve sosyal mesafe kuralına uyulmalı.

– Evden çıkmanın zorunlu olduğu durumlarda kişilerle temasta en az 1 metrelik sosyal mesafe korunmalı, maskeler uygun şekilde kullanılmalı, tokalaşmadan kaçınılmalı, uzaktan selamlama yapılmalı.

Ekmek ve pide sırasında en az 1 metre ara

– Ekmek ve pide sıralarında maske takılmalı ve en az 1 metre aralıkla durulmalı.

Rum lider Anastasiadis’ten skandal Ramazan mesajı!

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, sosyal medya hesabında, Kıbrıslı Türkler için Ramazan ayı yerine ‘Ramazan Bayramı’ mesajı yayınladı. Kıbrıslı Türkler, mesaja tepki gösterince, Rum lider Anastasiadis paylaşımını silmek zorunda kaldı.

Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, Kıbrıslı Türklere ve İslam alemine yönelik Ramazan Ayı için bir mesaj yayınladı. Anastasiadis mesajını, sosyal medyada hesabında ilk önce Yunanca olarak paylaştı. Anastasiadis, Yunanca mesajında, Kıbrıslı Türklere hayırlı bir Ramazan ayı geçirmeleri dileğinde bulundu. Rum lider daha sonra Türkçe olarak mesajını yayınladı. Ancak Türkçe çeviride, “Ramazan ayı” yerine “Kıbrıslı Türklerin Ramazan Bayramı’nı kutlandığı” mesajını paylaştı. Bunun üzerine Kıbrıslı Türkler, ‘Ramazan Ayı, Ramazan Bayramı değil’ diyerek Anastasiadis’e tepki gösterdi.

‘Danışmanlarınızı değiştirin’

Tepki gösterenler arasında yer alan KKTC Cumhurbaşkanlığı eski danışmanlarından Deniz Birinci, “Danışmanlarınızı değiştirmelisiniz. Ramazan ayındayız, bayram bir ay sonra” dedi. Başbakanlık Eski Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ahmet Muratoğlu da tepkisini Yunanca paylaştı. Muratoğlu, “Bay Nikos, bayram değil, yarın oruç. Bayram Mayıs’ta. Türkçe çeviriniz iyi değil” yorumu yaptı. Anastasiadis de bir müddet sonra Türkçe yayınlanan mesajını sildi. Rum liderin, sosyal medya hesabında sadece Yunanca, Ramazan Ayı kutlama mesajı kaldı.

Ramazan

Ramazan, Hz. Ömer zamanında düzenlenen Ay takvimine göre dayalı takvim olan Hicri takvime göre yılın 9. ayı ve İslamiyette kutsal sayılan aydır.

Arap Yarımadası’nda Persler’in, Romalılar’ın ya da başka medeniyetlerin kullnadığı Güneş ve Ay takvimleri kullanlıyordu. Arap Yarımadası’nda Hicaz-Asir bölgesinde hem Güneş hem de Ay takvimi kullanılıyordu, kullanılan Ay takviminde Ramazan 7. ay idi. Hz. Ömer zamanında Muharrem ayı Rebiülevvel yerine ilk ay yapılınca 9. ay olmuş oldu.

Ramazan kameri yılın 9. ayı. Hz. Ömer zamanında düzenlenen Ay takvimine dayalı takvim olan Hicri takvime göre yılın 9. ayı ve İslamiyette en kutsal sayılan aydır. Arap Yarımadası’nda Persler’in, Romalılar’ın ya da başka medeniyetlerin kullnadığı Güneş ve Ay takvimleri kullanlıyordu. Arap Yarımadası’nda Hicaz-Asir bölgesinde hem Güneş hem de Ay takvimi kullanılıyordu, kullanılan Ay takviminde Ramazan 7. ay idi. Hz. Ömer zamanında Muharrem ayı Rebiülevvel yerine ilk ay yapılınca 9. ay olmuş oldu.

Bakara Suresi’nde anlatıldığı üzere Kur’an’ın Yer’e indirilmesi Ramazan ayında başlamıştır, bu ay içinde “oruç” tutmak inananlara borç kılınmıştır.

Ramazan kelimesi Sanskritçe’nin Brahmi dalından Arapça’ya geçmiş bir sözcüktür. “rama” sözcüğüi “Lütfedeni keyifle dolduran, zevke-tat almaya sebep olan” demektir. “dharma” sözcüğü kavram olarak Sanskritçe’de “buyruk, karar, adet, bir şeyin varlığı-niteliği” demektir ama sözcüğün kökü “dhr” “tutmak, dayanmak, tahammül etmeki sadık kalmak…” tır, bu yüzden anlamı “tutan, dayanan, tahammül eden” dir.

Kavram olarak Bharatça’da, “Evrenin sonsuz,sürekli yasası”, “Nesnelerin tabiatinin doğuştan olan özelliği”, tinsel anlamda ” adaletin, dürüstlüğün, gerçeğin karakteri-ilkesi” demektir.

Arapça olmadığı halde, Arapça kökle yazılırsa (RMDh رمض) kökünden “ramadan رمضان) diye yazılır. Halen kelime içindeki (z) harfinin keskin (z) ile söylenen hali Arapça köke göre; yanmak anlamıyla geçerli kullanıma sahiptir. İslam inancına göre oruç tutulan ve Kuran‘ın indiği ay olan ramazan ise bu yanmak kelimesine bağlı olarak, orucun tüm günahları yakıp mahvettiğine inanılmıştır.

Kur’an’da şimdiki bildiğimiz kulluk yöntemlerinin İbrahim SS zamanında belirlendiği yazılıdır. Bakara Suresi, 128. ayette İbrahim SS ile İsmail SS “Kabe”nin temellerini yaparken şöyle dua ederler “… bize menseklerimizi/kulluk yöntemlerimizi göster …”. Konumuz olan Ramazan ayında oruç tutulması da gene Bakara Suresi, 183. ayetinde “Ey o iman edenler! Size oruçlar borç kılındı (yazıldı), sizden öncekilere borç kılındığı (yazıldığı) gibi…” Ramazan ayı bu adını Hazreti İbrahim zamanında almıştır. “Ramazan” sözcüğü için Arap kökenbilimcilerin kökü ile ilgili farklı yorumlarının sebebi budur. O sırada Ay yılı ile Güneş yılı, ikisi de 360 gün idi. Daha sonra Yer’in Güneş çevresindeki yörüngesi eliptikleştikçe Ay yılı 354 güne geriledi, Güneş yılı da 366 güne çıktı. Şimdi ise Ay yılı 354,36705… gün, Güneş yılı ise 365,2422… gündür

Ay takvimindeki tüm aylar (Arapça, Şühur-i kameriyye. İngilizce, lunar months) gibi Ramazan ayı da, “yeniay” ile başlar. Yeniayın hesabı çok kolaydır; Ay yılı ayı (kameri ay, lunar month) 29,53… gündür. Dolunay, kabaca ayın ortasına denk düşer, dolunay saati üzerine 14 tam gün eklendiğinde, 15. gün muhakkak bir sonraki ayın ilk günüdür. Bunu okuma-yazması olmayan bile hesaplayabilir. Hac Suresi, 78 ayeti gereği ” Allah size dinde zorluktan bir şey bile kılmadı”.

Örnek olarak, 2006 yılı için Türkiye’de Ramazan ayı 22 Eylül’de öğleyin 13:46’da başlar, Bakara Suresi, 187 ayeti gereği oruç, gündoğumundan önceki alacakaranlık (tan ağarması, şafak sökmesi, şafak sökmesi) ile gecenin başlaması anı arası (günbatımından sonraki alacakaranlık başlangıcı, tan kararması) tutulacağından, 23 Eylül günü oruç tutulmaya başlanır. Şevval ayı, 22 Ekim günü alacakaranlık ile gündoğumu arasında 7:15’de başladığından, 22 Ekim günü Ramazan bayramıdır.

Kur’an’a göre Ay takvimindeki bir ayın başlangıcı için “rüyeti hilal” (rü’yet-i hilal) “hilali görmek” diye bir ölçüt yoktur. Bu uydurulmuş hadislerin gereğidir. Üstelik hadisçilerce, doğru hadis (sahih hadis) diye tanımlanan hadislerde bile konu ile ilgili birbirinden farklı üç görüş vardır. Bu bir saçmalıktır. Yeniay görülemez, bu sırada Ay kapkaranlıktır. Bütün fıkıhçılar bilirler ki dolunay, Ay ayının ( kameri şehr, şehri kameri, lunar month) tam ortasıdır, bu da 14. günden sonra 15. güne yakındır. Öyleyse dolunay saati üzerine 14,76 gün (14 gün 16 saat) eklendiğinde bir sonraki ayın ilk günü olacaktır, ama nedense fıkıhçıların ayın ilk günü buna hiç uymaz. Üstelik, fıkıhçılara göre “hilal görmek” eskisi için de şart olduğu için, teleskopu olmayan insanların açık havada, yapay ışık olmayan bir yerde çıplak gözel görmesi demek olur ki, buna göre bir dolunay ayın 11. ya da 12. günü, bir sonraki dolunay bundan 17 gün sonra olur, bu saçmalık böyle sürer gider.

Daha da tuhaf olan konu ise 27-30 Kasım 1978’de İstanbul’da müslüman ülkelerin yaptığı “Rü’yet-i Hilal Konferansı” bildirgesinde oybirliği alınmış karara göre, “açık havada, yapat ışık olmayan yerde, çıplak gözle ince bir yay biçiminde Ay’ı görmek” şart kabul edilmiştir. Ancak bu uygulamayı yalnızca Hindistan, Pakistan, Afganistan, Bangladeş gibi ülkelerde dağlılar-köylüler yapmaktadır, bu yüzden de Ramazan’a 3 gün sonra başlayıp, 3 gün sonra Bayram yapmaktadırlar.

Ayrıca burada bir tutarsızlık daha vardır, Arapça’da tefsircilerin, fıkuhçıların kullandığı “Ay” anlamında kullandığı “kamer” sözcüğü yoktur. Kur’an yoluyla gelen bir sözcüktür ve aslı “Kumara” sözcüğüdür, parlak yüzlü demektir. Kur’an gelmeden önce Ay Tanrısı için kullanılan eril bir sözcüktür. Arapça’da “Ay” için “hilal” denir, bunun açık kanıtı Arapça’daki, şu cümledir; ” akmara l hilalü ” “hilal kamerlendi” cümlesinin anlamı “Ay dolunay oldu” demektir. Buradan da görüleceği gibi “Ay” sözcüğü Arapça’da “kamer” değil, “hilal”dir.

  • Ramazan 1 İslam’da oruç ayının başlangıcı.
  • Ramazan 27 Kadir Gecesi

iğer anlamları

ramazan

Türkçe ramazan kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Ramadan] n. Ramadan


ramazan

ay takviminin dokuzuncu ayı, üç ayların sonuncusu, oruç tutulan ay.


ramazan

Türkçe ramazan kelimesinin Fransızca karşılığı.
ramadan [le]


ramazan

Türkçe ramazan kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Ramadan


ramazan

Osmanlıca ramazan kelimesinin Türkçe karşılığı.
Mübarek ayların en mühimmi ve mübarek üç ayların sonuncusu. Kur’an-ı Kerim’in nâzil olmağa başladığı oruç ayı.

Arabî ve Kamerî olan takvime göre 9. ay. Oruç tutanın günahlarını yaktığı, mahveylediği için bu isim verildiği rivayet edilir.

(Ramazan-ı Şerif’te mü’minler, derecatına göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, mânevi sürurlara mazhar oluyorlar. Kalb ve ruh, akıl, sır gibi letâifin o mübârek ayda oruç vasıtasiyle çok terakkiyat ve tefeyyüzleri vardır.

Midenin ağlamasına rağmen onlar masumâne gülüyorlar. M.)(İşte Ramazan-ı Şerif, âdeta bir âhiret ticareti için gayet kârlı bir meşher, bir pazardır.

Ve uhrevi hasılat için gâyet münbit bir zemindir. Ve neşv ü nema-i a’mâl için, bahardaki mah-i nisandır. Saltanat-ı Rububiyet-i İlâhiyeye karşı ubudiyet-i beşeriyenin resm-i geçit yapmasına en parlak, kudsi bir bayram hükmündedir.

Ve öyle olduğundan yemek, içmek gibi nefsin gafletle hayvani hâcatına ve mâlâyani ve hevâperestane müştehiyata girmemek için oruçla mükellef olmuş.

Güya muvakkaten hayvaniyetten çıkıp melekiyet vaziyetine veyahut âhiret ticaretine girdiği için, dünyevi hâcâtını muvakkaten bırakmakla uhrevi bir adam ve tecessüden tezahür etmiş bir ruh vaziyetine girerek, savmı ile Samediyete bir nevi âyinedarlık etmektir.

Evet, Ramazan-ı Şerif; bu fani dünyada, fani ömür içinde ve kısa bir hayatta bâki bir ömür ve uzun bir hayat-ı bakiyeyi tazammun eder, kazandırır.Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir.

Leyle-i Kadir ise nass-ı Kur’ân ile bin aydan daha hayırlı olduğu, bu sırra bir hüccet-i katıadır. M.)


ramazan

(Arapça)Erkek ismi – Hicri (kameri) ayların dokuzuncusu, oruç ayı. Kur’an’da Bakara suresi 185. ayette ismi geçen ay ismi.

ABD Başkanı Trump’tan ramazan mesajı

ABD Başkanı Donald Trump, ramazan mesajında, “Hem ABD’deki hem de tüm dünyadaki Müslümanlara bereketli ve huzurlu bir ramazan diliyorum.” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, hem ABD’deki hem de tüm dünyadaki Müslümanlara bereketli ve huzurlu bir ramazan temennisinde bulundu.

Trump, ramazan ayı dolayısıyla yayımladığı mesajda, ramazanın tüm dünyadaki milyonlarca Müslüman için oruç tutarak, Kur’an okuyarak, ihtiyaç sahiplerine yardım ederek ve iyilik yaparak, manevi yolculuklarının amacı konusunda bir tazelenme ve inançlarında güçlenmeleri için fırsat olduğunu belirterek “Bu eylemler, İslam inancının öne çıkardığı barış, nezaket, diğerlerine karşı sevgi ve saygı gibi evrensel değerlerle yakından ilişkilidir.” ifadelerini kullandı.

Son aylarda, zor zamanlarda dua etmenin gücünü bir kez daha gördüklerine işaret eden Trump, şunları kaydetti:

“Hem ABD’deki hem de tüm dünyadaki Müslümanlara bereketli ve huzurlu bir ramazan diliyorum. Mübarek ramazan ayının başladığı bu günde, bu kutsal zamana inananlara rahatlamaları ve inançlarını yenilemeleri için dua ediyorum. Ramazan mübarek olsun.

Yurt genelinde Ramazan uygulaması

İçişleri Bakanlığı’nca yapılan denetimlerde 6 bin 434 kişiye ve 326 iş yeri sahibine idari ve adli işlem uygulandı.


İçişleri Bakanlığı 4 günlük sokağa çıkma kısıtlaması ve Ramazan ayı öncesi 31 il başta olmak üzere ülke genelinde dün Türkiye Güven Huzur uygulaması düzenledi.
52 bin 220 personelin katıldığı uygulamada, marketler, süpermarketler, pazar yerleri, fırınlar ile vatandaşların yoğun olarak bulunduğu cadde ve sokaklarda koronavirüs tedbirleri ve sosyal mesafe denetimleri gerçekleştirildi.

Denetimlerde, sosyal mesafe kuralını ihlalden 3 bin 205 kişiye, sokağa çıkma yasağına tabi 20 yaş altı 2 bin 424 kişiye ve 65 yaş üstü 805 kişiye olmak üzere toplam 6 bin 434 kişiye idari ve adli işlem uygulandı.

Uygulamada 9 bin 932 park-bahçe, 2 bin 950 mesire-yürüyüş alanı ile 99 bin 965 iş yeri kontrol edildi. Bu kontrollerde süresiz kapatılma kuralını ihlal eden 24, belirlenen çalışma saatleri dışında faaliyet yürüten 186 ve sosyal mesafe kuralını uygulamayan 116 olmak üzere toplam 326 iş yeri sahibine veya işletmecisine idari ve adli işlem uygulandı.

Koronavirüs hastaları oruç tutabilir mi? Kimler oruç tutmalı? Din İşleri Yüksek Kurulu açıkladı…

Din İşleri Yüksek Kurulu, koronavirüs salgını nedeniyle Ramazan ayı ve oruç ibadetiyle ilgili vatandaşlardan gelen sorular üzerine, kimlerin oruç tutup kimlerin tutamayacağına dair bir açıklama yaptı. Koronavirüs hastaları oruç tutabilir mi?
Koronavirüs hastaları oruç tutabilir mi? Kimler oruç tutmalı? Din İşleri Yüksek Kurulu açıkladı…
Koronavirüs hastaları oruç tutabilir mi? Kimler oruç tutmalı? Din İşleri Yüksek Kurulu açıkladı…

ABONE OL

Din İşleri Yüksek Kurulu, koronavirüs salgını nedeniyle Ramazan ayı ve oruç ibadetiyle ilgili vatandaşlardan gelen sorular üzerine, kimlerin oruç tutup kimlerin tutamayacağına dair bir açıklama yaptı. Koronavirüs hastaları oruç tutabilir mi?

Din İşleri Yüksek Kurulu, koronavirüs salgını nedeniyle Ramazan ayında, kimlerin oruç tutup kimlerin tutamayacağına dair bir açıklama yaptı.

“Rahmet ayı Ramazan-ı Şerif’in gölgesinin üzerimize düştüğü şu mübarek günlerde içinden geçtiğimiz koronavirüs  küresel salgını sebebiyle vatandaşlarımız tarafından oruç ve Ramazan’la ilgili Din İşleri Yüksek Kurulu’na pek çok soru yöneltilmesi üzerine aşağıdaki hususların vatandaşlarımızla paylaşılması uygun görülmüştür.” denildi

Grafik: Hafize Yurt

[Grafik: Hafize Yurt]

Oruç ertelenebilir mi? Kimler oruç tutmalı?

“Yüce dinimizin ilkelerine göre her ibadetin ifa edileceği zaman, mekân ve şartlar vahiyle belirlenmiştir. Ramazan ayında sağlıklı olan her müminin oruç tutması Allah Teâla’nın emriyle (el-Bakara, 2/183-185) farz kılınmıştır. Bu ibadetin topyekûn ertelenmesi mümkün değildir.”

Oruç tutmak koronavirüs açısından risk oluşturuyor mu?

​ “Alan uzmanlarından alınan bilgilere göre sağlıklı bireylerin oruç tutmaları, hastalığın yayılması bakımından özel bir risk oluşturmamaktadır. Ayrıca oruç tutmanın bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğine dair kanıta dayalı tıbbi bir tespit bulunmazken aksine oruç tutmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler meydana getirdiğine ilişkin bilimsel yayınlar mevcuttur.”

Oruç ne zaman kazaya bırakılabilir?

“İslam dini, emir ve yasakların ifasında kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler koymuştur. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucunu, belli şartlara bağlı olarak kazaya bırakma konusunda bazı ruhsatlar tanınmıştır.

​Kur’an-ı Kerim’de Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan temel mazeretlerden biri olan hastalık halinde, orucun daha sonra kaza edilmesine izin verilmiştir (el-Bakara 2/185). İslam âlimleri, oruç tutulması halinde hasta olunması, hastalığın uzaması veya artması ihtimalini de bu kapsamda değerlendirmişlerdir.”

Kimler orucu kazaya bırakabilir?

​-Koronavirüs teşhisi konulmuş olup doktoru tarafından oruç tutması sakıncalı görülenler

-Oruç tuttuğu takdirde hastalığı daha ağır geçireceği doktorlarca belirtilenler

​-Oruç tutamayacak derecede yaşlı olanlar

​-Oruç tutmaya engel kronik hastalığı bulunanlar

-Oruç tutmaları hâlinde hem sağlıklarının bozulmasından hem de sağlık hizmetlerinin aksamasından endişe eden sağlık çalışanları

​-Hamile veya emziren kadınlar

​-Ağır ve meşakkatli işlerde çalışıp sağlıklarının bozulacağından endişe edenler, mazeretleri devam ettiği sürece daha sonra kaza etmek üzere oruç tutmayabilirler.

Sağlık durumudan dolayı oruçlarını tutmayacaklar ne yapmalı?

Sağlık durumları hiçbir şekilde kaza oruçlarını tutmaya el vermeyenlerin tutamadıkları her bir gün için fakirlere bir oruç fidyesi ödemeleri gerekir.