PYD

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

PYD

Abdullah Ağar kritik detayı ilk kez paylaştı! ‘Gara o ülkenin kilit taşı’

Türkiye, Irak’ın kuzeyindeki PKK yapılanmalarına karşı hamlelerini sürdürüyor. Son olarak Gara Operasyonunu başlatan TSK, bölgeyi teröristlere dar ediyor. PKK’nın sözde devlet olarak gördüğü yerlerden biri olan Gara, bu zamana kadar terörist yapılanmanın en güvenli yerlerinden biri olarak görülürken, Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, yürütülen operasyona ilişkin çok önemli açıklamalar yaptı.

Haber7’nin haberine göre, Türkiye son dönemde teröre, teröriste karşı sıfır tolerans ilkesiyle ciddi operasyonlar gerçekleştiriyor. Özellikle yurt içinde PKK yapılanmalarını çökerten güvenlik güçleri, kaçan teröristlerin izlerini kovalayarak noktasal hassasiyette operasyonlarına devam ediyor.

PKK’nın Kandil’den sonraki en önemli merkezlerinden biri olan Sincar için son hazırlıklarını yapan Mehmetçik, Gara’ya operasyon düzenledi. Terörist yapılanmanın en önemli merkezlerinden biri olan ve sözde devletin en stratejik kentlerinden biri olan Gara için titizlikle yürütülen bir operasyona imza atan TSK, PKK’ya sahayı dar ediyor. devam etmekte olan operasyona ilişkin Haber7.com’a değerlendirmelerde bulunan Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, operasyonun şifrelerini verdi.

ABD’nin kirli oyunu

Gara’ya gerçekleştirilen operasyonun oldukça önemli bir hamle olduğunu belirten Güvenlik Uzmanı Abullah Ağar, bölgedeki PKK yapılanmalarının yalnızca terörist organizasyonu olmadığını, ABD’nin siyasal, ekonomik ve idari planlarının kilit taşlarından biri olduğuna değindi. Özellikle sosyolojik açıdan bölgedeki Kürt halkları ile PKK’yı birbirine entegre etmeye çalışıldığına dikkat çeken Ağar, sahada Türk düşmanlığının tohumlarının ekilmeye çalışıldığını belirtti:

“Amerika Birleşik Devletleri bölgede siyasi, ekonomik ve idari açıdan Kürt entegrasyonunu sağlamaya çalışıyor. Bunu başarabilirse bu orada kalmayacak. Irak’a da sıçrayacak, Türkiye’ye de sıçrayacak. Burada PKK’nın türevleri olan ENKS ve PYNK’yı birbirlerine entegre etmeye çalışıyorlar. Buna dair bir projesi var. Buradaki bir diğer mesele de ABD PKK’yı Kürt olarak tanımlıyor . YPG ve PYD’yi böyle tanımlamak çok büyük bir kurnazlığa karşılık geliyor. Terörü meşrulaştırmak ve halkları düşmanlaştırmak anlamına geliyor. Bu durum Türkiye ile halkaları karşı karşıya getirerek, sosyolojik bir kırılma oluşturmanın peşinde olduğu anlamına geliyor.”

Türkiye senaryo değiştirdi

Uygulamaya çalışılan bu oyunu Türkiye’nin girişiminin bozduğunu belirten Ağar, özellikle sahadaki faaliyet alanını Sincar öncesinde artıran Türkiye’nin, bu kirli oyuna karşı kendi senaryosunu yürürlüğe soktuğunu ve hamlesini yaptığını ifade etti:

“Gara konusunda değinmek gerekirse Türkiye, bu oyunu görüyor ve karşılık olarak adımlarını atıyor. Bir şekilde hem bölgesel hem de yerel iş birliklerini geliştiriyor. Hem de kendi başının çaresine bakmak için arayışta olan Türkiye, buna dair etkilerini uygun koşullarda ortaya koyuyor.”

 Mehmetçik hançeri sapladı

Gara’nın stratejik açıdan PKK adına önemli bir yer olduğuna dikkat çeken Güvenlik Uzmanı, bu noktada Türkiye’nin düzenlediği operasyon ile PKK’ya darbeyi indirdiğini ifade etti. Özellikle operasyonun başlatılma yönünün terör örgütünü şaşırttığını ifade eden Ağar, Mehmetçik’in bu hamlesiyle PKK’ya hançerin saplandığını söyledi:

“Gara PKK’nın kendisini dokunulamaz, erişilemez, ulaşılamaz diye düşündüğü, rahat ve güvende hissettiği, “Ben buralara devlet kurdum” dediği son derece zor bir arazidir. KDP’nin dahi giremediği bir yerdir. Şimdi Mehmetçik oraya hançerini sapladı. Teröristler burada ciddi anlamda rahattı. Büyük bir terörist yükü vardı burada, hava akınlarına karşı tedbirler geliştirmişlerdi burada. Burada var olmaya çalışıyorlardı ancak Mehmetçik buraya baskın yaptı. Baskını da Türkiye’den değil, Güney’den gelerek gerçekleştirdi. Bu hamle onları şoke etti, şaşırıp kaldılar.”

 Kendi içlerinde kavga ediyor olabilirler

ABD’nin SENTCOM üzerinden geçtiğimiz günlerde yapılan SDF açıklamasına da değinen Ağar, Washington yönetiminin terör örgütüne ödenen paralar nedeniyle kendi içerisinde bile büyük tartışmaların ve anlaşmazlıkların yaşandığını belirterek, SDF’nin tek başına bir yapı olarak bölgede bırakılması ihtimalini değerlendirdi.

“ABD’nin buna yönelik belli başlı çalışmaları var. SDF, kendi öz kaynakları ile ayakta durabilecek bir yapı değil. Orada bir irade ortaya koymaları imkansız. 130 bin PKK’lıya fon sağlıyor ABD. 40 bin tır buralara bu teröristlere destek için geldi. Onlara yiyecek, içecek, yaşam malzemeleri götürüyor. Yalnızca silah ve mühimmat değil her koşuluyla ABD bunlara bakıp besliyor. Bunlar ABD’nin beslemeleri. Ancak bu beslemelerden rahatsız olunduğuna dair duyumlar var. Bu noktada petrol gibi gelirleri onlara vererek siyasal entegrasyon sağlamaya çalışma girişimleri mevcut. ABD burada teröristler için ciddi paralar harcıyor. Kendi içerlerinde bunların kavgasını yapabiliyor olabilirler.”

Barzani’ler ve Gara operasyonu

Gara operasyonunun başlatılmasının hemen sonrasında hafta içinde Barzani’lerden de operasyona ilişkin peş peşe açıklamalar gelmişti. Özellikle PKK’nın buradaki varlığından duyulan rahatsızlığa ilişkin açıklamalar yapan Barzanilerin nasıl bir tutum alacağı merak konusuydu. Ağar IKBY ve KDP üzerinden Barzanilerin tavrını değerlendirdi.

“Barzani topa girmek istemiyor. Bire bir mücadeleye girmek istemedikleri görünüyor. Şunu da bilmeleri gerekiyor: PKK son derece sinsi siyaset ve stratejiler ile Barzani’nin altını oyuyor. Barzani hem sosyolojik hem ekonomik hem de silahlı yapılanma anlamında KDP’nin yapılanmalarına sızıyor. Bunu en iyi KDP biliyor ve bu durumdan da çok rahatsız. Ancak başka hassasiyetler nedeniyle herhangi bir hamle yapmak konusunda kararsız. “

PKK, Avrupa’daki Türkiye düşmanlarını sokaklara çağırdı

TSK’nın yurtiçi ve yurtdışında düzenlediği operasyonlarla darbe üzerine darbe alan, son olarak Pençe-Kartal operasyonu ile Sincar, Karacak, Kandil, Zap, Gara, Avaşin Basyan ve Hakurk’taki 81 terör yuvası yerle bir edilen PKK, operasyonların durdurulması için Avrupalı Türkiye düşmanlarını sokaklara çağırdı.

Türkiye’nin en başarılı operasyonlarından biri olarak tarihe geçen Pençe/Kartal operasyonundan ağır darbe alan terör örgütü PKK, operasyonların durması için Türkiye ve Avrupa’da gösteriler düzenlemeye hazırlanıyor. TSK ve MİT koordinasyonu ile düzenlenen sınır ötesi operasyonlarla neredeyse bitme noktasına gelen terör örgütü Sincar, Karacak, Kandil, Zap, Gara, Avaşin Basyan ve Hakurk’taki 81 terör yuvasının yerle bir edilmesini Avrupa’daki Türkiye düşmanlarına şikayet edecek. Ayakta durabilmek için Batılı ülkelerden ekonomik ve siyasi destek gören PKK, her köşeye sıkıştığında olduğu gibi yine çocukları, gençleri ve kadınları öne sürerek Batılı dostlarından destek almaya çalışıyor. Terör örgütünün sözde başkanlık divanı, Pençe/Kartal operasyonun hemen ardından örgütün medya aracılığı ile yandaşlarını Türkiye’de ve Avrupa’da sokaklara çağırdı.

“Suça ortak olmayın!”

Yapılan açıklamada, “Türk devletin topyekûn saldırılarına karşı ‘Her yer Kürdistan, her yer direniş’ şiarı ile tüm hafta topyekûn direnişi sürdüreceğiz. Uluslararası kurumlar bu saldırılara karşı sessiz. Tepkisizlikleriyle Türk devletinin suçuna ortak oluyorlar” denildi.

Her fırsatta kadın ve çocukların arkasına saklanan terör örgütü, yine sokak eylemlerinde kadın ve çocukların arkasında yer alacak. Salı gününden itibaren gençleri alanlara davet eden terör örgütünün Türkiye düşmanlarını sokaklara çağıran ifadeleri şöyle: “Gençlik öncülüğünde meşru demokratik eylemlerin her alanda yapılmasına, çarşamba günü tüm parlamento önlerinde işgal ve soykırım saldırılarının protesto edilmesine, bu protestolara enternasyonalist ve dostların katılımının örgütlenmesine, tüm parlamentolara soykırıma dönük dosyalar verilmesine. Perşembe ve cuma günleri saat 18.00’den sonra başlayacak gece eylemlerinin tüm bölgelerde kitlesel olarak yapılmasına. Demokratik güç birliği, Kürdistan ulusal birlik kurumları ve enternasyonal dostlarla birlikte hafta sonu tüm Avrupa ülkelerinde, Kanada ve Avustralya’da ülkeler, eyalet ve sahalarda kitlesel eylemler yapılmasına. Çarşamba günü Êzidîler öncülüğünde Almanya’nın Hannover ve çevresinin katılımı ile yürüyüşün yapılmasına. Cumartesi ise Oldenburg- Bremen katılımı ile Bremen’de yürüyüş ve mitingler yapılmasına karar verilmiştir” denildi.

Diyarbakır anneleri Kandil’i sarstı

Diyarbakır annelerinin HDP/PKK tarafından dağa kaçırılan evlatlarına kavuşma umuduyla 270 gün önce başlattıkları oturma eylemi, terör örgütüne ağır darbe vurdu.

Katılımın durma noktasına gelmesi ve onlarca kişinin kaçıp güvenlik güçlerine teslim olmasıyla sarsılan Kandil, şimdi de Almanya’da da başlatılan eylemin başka ülkelere yayılmasından korkuyor.

HDP/PKK tarafından kandırılarak dağa kaçırılan evlatlarına kavuşma umuduyla 3 Eylül 2019’da HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde başlatılan oturma eylemi 270’nci gününe girdi. Diyarbakır annelerinin oturma eylemi, kaçırılan 13 gencin yanı sıra onlarca teröristin de dağdan kaçarak güvenlik güçlerine teslim olmasına neden oldu. Acılı annelerin eylemi Türkiye’nin dört bir yanına yayılırken, terör örgütü PKK’ya destek veren Almanya’da da evladı kaçırılan anneleri harekete geçirdi.

Terör örgütü PKK’nın Kandil’deki yöneticilerini örgüt içerisindeki çözülmenin yanı sıra eylemin diğer ülkelere yayılma korkusu sardı.

Aylardır süren eylemlerin Kandil’i derinden sarstığını ve örgüte katılımı en aza indirdiğini ifade eden STK temsilcileri, Akit’e yaptıkları açıklamada Almanya’da benzer bir eylemin devam etmesiyle, PKK’ya karşı eylemlerin diğer ülkelere de sıçrayabileceğine dikkat çektiler.

Anneler, PKK zulmünü dünyaya gösterdi

Daha önce PKK’nın ismini dahi söylemekten korkan ailelerin, eylem ile birlikte PKK’nın zulmünü dünyaya haykırdığını ifade eden Şanlıurfa Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Yavuz, “Devlet millet el ele verilen mücadele, güvenlik güçlerinin şefkati ve başarısı ile Diyarbakır annelerinin eylemi, örgüte katılımı en aza indirdi. Almanya’da da bu tür eylemin başlaması diğer ülkelerdeki anneleri de harekete geçirebilir. Kandil bunun korkusunu yaşıyor” dedi.

Diyarbakır İnanç ve Özgürlük Platformu Başkanı İbrahim Gökdemir de, “Bu yürekli ve onurlu anneler, çocuklarını PKK’dan almak için aylardır mücadele ediyor. İnsan hakları dernekleri nerede, kadın üzerinde kirli siyaset yapanlar nerede, neden sessiz kalıyorlar? PKK’nın zulmü bitsin istiyorsak annelerimizin yanında olmalıyız. Almanya’da benzer bir durum var. Bu eylemler PKK’ya destek veren tüm ülkelere yayılabilir” dedi.

Sevdet Demir ise, “Ben çocuğumu PKK için yetiştirmedim. Bizim tek bir devletimiz var o da Türkiye Cumhuriyetidir. Evlatlarımızı geri alacağız. Almadan ayrılmayacağız” diye konuştu.