PKK-PYD

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

PKK-PYD

Saldırı girişiminde bulunan 19 terörist etkisiz hale getirildi

Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 6, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı, Barış Pınarı ve Zeytin Dalı bölgelerinde 13 olmak üzere toplam 19 terörist etkisiz hale getirildi.

Milli Savunma Bakanlığı, Suriye’nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı, Barış Pınarı ve Zeytin Dalı bölgelerinde saldırı hazırlığında olduğu tespit edilen ve taciz ateşi açan 13 PKK/YPG’li teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Irak’ın kuzeyinde 6 terörist etkisiz hale getirildi

Bakanlıktan yapılan bir başka açıklamada, “Teröristler için ne Irak’ın ne de Suriye’nin kuzeyi güvenli! Irak’ın kuzeyinde başarıyla devam eden Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 6 PKK’lı terörist etkisiz hâle getirildi. Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız.” denildi.

İsveç Dışişleri Bakanı PKK’yı destekleyen Sol Parti’ye tepki gösterdi

İsveç’ten, terörle mücadele konusunda beklenen adımlar gelmeye başladı. İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, bir toplantıda terör örgütü PKK’yı simgeleyen paçavraları açıp propagandasını yapan Sol Parti’ye tepki gösterdi.

İsveç, NATO üyeliği karşılığında PKK terör örgütüne karşı tavır alma sözünü yerine getirmeye başladı.

Bunun ilk örneği, İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde’den geldi. “Türkiye, Finlandiya ve İsveç arasında yapılan mutabakatı onurlandıracağız” diyen Linde, ilk fırsatta bu açıklamasının gereğini yerine getirdi.

Linde, bir toplantıda terör örgütü PKK’yı simgeleyen paçavraları açıp, propaganda yapan Sol Parti’ye tepki gösterdi.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Sol Parti’ye seslenen Ann Linde, “Bu kesinlikle kabul edilemez” dedi.

İsveç Dışişleri Bakanı, PKK’nın, 1984 yılında Olof Palme hükümeti tarafından terörist örgüt ilan edilen ve birçok masumun canına kıyarak vicdanları yaralayan bir örgüt olduğunu vurgulayarak, Sol Parti’nin PKK’ya desteğini derhal sona erdirmesi gerektiğini belirtti.

Adalet ve İçişleri Bakanı Morgan Johansson da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, Sol Parti’yi uyardı.

Teröre büyük darbe: 39 terörist etkisiz hale getirildi

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye ve Irak’ın kuzeyinde gerçekleştirilen operasyonlarda 39 terörist etkisiz hale getirildi.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, ” Teröristler için ne Irak’ın ne de Suriye’nin kuzeyi güvenli! Irak’ın kuzeyinde başarıyla devam eden Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 10 PKK’lı terörist etkisiz hâle getirildi. Terörü kaynağında kurutmakta azimliyiz, kararlıyız…” denildi.

29 terörist etkisiz

TSK, teröristlerin taciz ve saldırı girişimlerine de misliyle karşılık vermeye devam ediyor.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Suriye’nin kuzeyindeki Barış Pınarı, Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı bölgelerine taciz ateşi açan 29 PKK/YPG’li terörist başarılı bir operasyonla etkisiz hale getirildi.

Suriye’nin kuzeyinde 29 terörist etkisiz hale getirildi

Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı bölgelerine saldırı girişiminde bulunan 29 PKK/YPG’li terörist etkisiz hale getirildi.

Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Mehmetçik, terör örgütü PKK’ya yurt içinde ve sınır ötesinde darbe vurmaya devam ediyor.

Suriye’nin kuzeyindeki, Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı bölgelerinde toplam 29 terörist etkisiz hale getirildi.

Bakanlığın açıklamasında şunlar kaydedildi;

“Her terörist için kaçınılmaz son bellidir! Fırat Kalkanı bölgesine saldırı girişiminde bulunan 28 PKK/YPG’li terörist ile Barış Pınarı bölgesine saldırı hazırlığındaki 1 PKK/YPG’li terörist Kahraman Komandolarımız tarafından etkisiz hâle getirildi. Mücadelemiz sürüyor/sürecek!”

1 Ocak’tan bu yana 316 terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı, 1 Ocak’tan itibaren düzenlenen 18 operasyonda 316 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği Analiz ve Değerlendirme Subayı Binbaşı Pınar Kara tarafından Bakanlık’taki Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Basın Bilgilendirme Merkezi’nde bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Toplantıda konuşan Kara, MSB’nin tüm birlik ve kurumlarının, ülkenin ve asil Türk milletinin güvenliği için görevlerini azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam ettiğini söyledi.

316 terörist etkisiz hale getirildi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) terörle mücadelenin yanı sıra “mavi vatan”da ve semalarda hak, alaka ve menfaatleri koruduğunu, dünyanın birçok coğrafyasında bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamayı sürdürdüğünü kaydeden Kara, FETÖ, PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ başta olmak üzere tüm terör örgütlerine karşı mücadelenin artan bir şiddet ve tempoda, terörü ve teröristleri kaynağında etkisiz hale getirme anlayışıyla devam ettiğini belirtti.

Terörle mücadele harekatlarına ilişkin bilgi veren Kara, “1 Ocak’tan itibaren 5’i büyük, 13’ü orta çaplı olmak üzere 18 operasyon icra edilmiş ve 316 terörist, 24 Temmuz 2015’ten bugüne kadar ise Irak ve Suriye’nin kuzeyi dahil toplam 33 bin 584 terörist etkisiz hale getirilmiştir” dedi.

Binbaşı Kara, TSK’nin Irak ve Suriye’nin kuzeyinden Türk halkına ve güvenlik güçlerine yönelik terör saldırılarını bertaraf etmek ve hudut güvenliğimizi sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) Antlaşmasının 51’inci maddesinden doğan meşru müdafaa hakları doğrultusunda, komşuların toprak bütünlüğü ve haklarına saygılı olarak, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde bulunan ve teröristler tarafından üs olarak kullanılan Derik, Sincar ve Karacak bölgelerindeki terör yuvalarına “Kış Kartalı Hava Harekatı”nı gerçekleştirdiğini ifade etti.

Harekatın, çok geniş bir alanı kapsadığını ve zorlu iklim koşullarında yapıldığına işaret eden Kara, harekatla 165 kilometre derinlikteki Karacak, 85 kilometre derinlikteki Sincar ve 9 kilometre derinlikteki Derik’te bulunan teröristlere ait 80’e yakın hedefin büyük oranda yerli ve milli mühimmat kullanılarak tam isabetle vurulduğunun altını çizdi.

“Bizim için terörist neredeyse hedef orasıdır”

Harekatla hangi isim altında olursa olsun birbirinden farkı olmayan teröristlere ağır zayiat verdirildiğini vurgulayan Kara, harekatla terör örgütünün dün olduğu gibi bundan sonra da yuvalandıkları bölgelerde rahat edemeyeceklerinin açıkça gösterildiğini kaydetti.

Kara, açıklamasına şöyle devam etti:

“Ülkemize yönelik 40 yıldır var olan terör tehdidine karşı icra ettiğimiz tüm operasyonlarımız, uluslararası hukuka uygun, başta Irak olmak üzere tüm komşularımızın sınırlarına, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygılı, meşru müdafaa hakkı kapsamında ve sadece bölgedeki terörist unsurlar hedef alınarak yapılmaktadır. Sadece ülkemizin ve milletimizin güvenliğine değil aynı zamanda bölgede yaşayan masum insanlar ile tüm dini ve etnik grupların güvenliğine de büyük önem verilmektedir. Operasyonlarımızda tarihi ve kültürel dokular başta olmak üzere, çevrenin korunmasına da azami dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için sivil halk, çevre, tarihi, dini ve kültürel yapılar dokunulmazdır. Tek hedefimiz teröristlerdir. Bizim için terörist neredeyse hedef orasıdır. Yapılan etkili terörle mücadele operasyonları sonucunda terör örgütünde çöküş hızlanmış, bu durum elebaşları tarafından da açıkça ifade edilmeye başlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerimize karşı teröristleri koruyacak barınak, sığınak ve korunak yoktur.”

Eksi 40 derecelere varan ve 3 bin metre rakıma ulaşan zorlu iklim ve arazi şartlarına rağmen halihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarda TSK’nin kahramanlık ve fedakarlıkla görev yaptığını belirten Kara, TSK’nin, asil Türk milletinden aldığı güçle ülkenin ve milletin güvenliği için terörle mücadeleye en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar azim ve kararlılıkla devam edeceğini söyledi.

İran sınırından geçmeye çalışan 94 kişi yakalandı

Kara, hudutlarda kaçakçılığın, yasa dışı ve düzensiz göçmen akınının engellenmesi, teröristle mücadelede etkinliğin artırılması kapsamında, sınırlarda teknolojik vasıtalarla desteklenmiş fiziki güvenlik sistemlerinin tesis edildiğini, hudut birliklerinin imkan ve kabiliyetleri sürekli geliştirilerek sınır güvenliğinde etkin tedbirler alındığını ifade etti.

Hudutların, modüler üs bölgesi, sedde, yüksek güvenlikli tel çit, modüler beton duvar, hudut devriye yolu ve hendeklerle Cumhuriyet tarihinin en yoğun tedbirleriyle korunduğunu bildiren Kara, şöyle devam etti:

“İçinde bulunduğumuz 2022 yılında İran sınırında 2 bin 831 kişi engellenmiş, 94 kişi yakalanmıştır. Alınan ilave ve etkin tedbirler sayesinde ocak ayında, tüm hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 296 kişi yakalanmıştır. Bu kişilerden 12’si FETÖ mensubu olmak üzere 28’i teröristtir. 33 bin 397 kişi ise hududu geçemeden engellenmiştir. Yine bu dönemde icra edilen operasyonlarda, 7 kilogram uyuşturucu, 2 bin 500 paket sigara ve 76 adet muhtelif silah ele geçirilmiştir.”

“Harekat bölgelerimize 102 taciz ve saldırı gerçekleştirildi”

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarıyla, Suriye’nin kuzeyinde yaratılan terör oluşumlarının daha büyük sıkıntılara mahal vermeden engellendiğini ve engellenmeye devam edildiğini kaydeden Kara, harekatlarla bölge halkının huzur ve güvenliğinin de sağlandığını dile getirdi.

Bölgede hayatın normalleşmesi için insani yardım ve altyapıyı destekleme faaliyetlerinin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla koordineli yürütüldüğünü ifade eden Kara, bu faaliyetler sonucu 470 binden fazlası İdlib’e olmak üzere 1 milyondan fazla Suriyelinin evlerine gönüllü, güvenli ve saygın bir şekilde döndüğünü kaydetti.

Suriye’de istikrarın bir an önce sağlanması, insani trajedilerin son bulması için her türlü gayret gösterildiğini belirten Kara, şu ifadeleri kullandı:

“Ancak terör örgütlerinin, başta Tel Rıfat, Münbiç ve Fırat’ın doğusu olmak üzere diğer bölgelerden de sivillere ve birliklerimize saldırı arayışları sürmektedir. 1 Ocak’tan itibaren harekat bölgelerimize terör örgütü tarafından 102 taciz ve saldırı gerçekleştirilmiş, kahraman komandolarımızın anında müdahalesi ile gerekli karşılık verilerek 272 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Birliklerimizin güvenliği için gerekli her türlü tedbir alınmaktadır. Suriye’nin kuzeyindeki harekat bölgelerinde yapmış olduğumuz mutabakatlara uyuyor, muhataplarımızdan da uymalarını bekliyoruz. DEAŞ’la mücadele adı altında uluslararası kamuoyunda kendini meşrulaştırmaya çalışan eli kanlı PKK/YPG terör örgütü başta olmak üzere, bölgede sağlanan barış ve istikrarı bozmak maksadıyla sivillerin yaşam hakkını ellerinden alanlara karşı, masum ve mazlumları gözeterek Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğimizi, dünyanın da bu insanlık suçuna sessiz kalmaması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz.”

“Yunanistan adalara yönelik 229 ihlal gerçekleştirdi”

TSK’nın Ege ve Akdeniz’de ülkenin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak, alaka ve menfaatlerini korumaya, Kıbrıs Adası’nda uluslararası garanti ve ittifak antlaşmaları doğrultusunda barış ve güvenliğin teminatı olmaya devam ettiğine işaret eden Kara, tüm sorunların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde çözümü için büyük çaba harcandığını bildirdi.

Kara, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkileri ve müttefiklik ruhu içindeki tüm iyi niyetli ve samimi yaklaşımlarına rağmen Yunanistan gerginliği tırmandırıcı, saldırgan söylem, tahrik ve hukuk tanımaz eylemlerine maalesef devam etmekte, yaptığımız tüm diyalog ve görüşme çağrılarımızın karşılığında Türkiye’ye karşı yönelttiği temelsiz suçlamalarını sürdürmektedir. Yunanistan, 2022 yılında askeri deniz ve hava araçları ile Gayri Askeri Statüdeki Adalar’a yönelik 229 ihlal gerçekleştirmiştir. Ayrıca Doğu Ege Adaları Lozan ve Paris Antlaşmaları ile Gayri Askeri Statüde kalmaları şartı ile Yunanistan’a devredilmiştir. Yunanistan’ın Gayri Askeri Statüdeki Adalar’a yönelik askeri faaliyetleri, söz konusu antlaşmaların ‘esastan ihlali’ anlamına gelmektedir. Bu konudaki hukuksuzluğu her türlü platformda muhataplarımıza iletiyoruz ve iletmeye devam edeceğiz. Yunan yöneticilerin hukuka aykırı, provokatif ve saldırgan tutumuna karşı diplomatik kanallardan gerekli girişimlerde bulunulmakta, mütekabiliyet kapsamında gerekli karşılık verilmektedir.”

“Göçmenlerin donarak hayatını kaybetmesi, insanlık dışı uygulamaların son örneği”

Yunanistan’ın göçmenlere karşı Avrupa Birliği’nin (AB) savunduğunu iddia ettiği ortak değerlere ve evrensel ilkelere aykırı ve insanlık dışı uygulamalar sergilediğine dikkati çeken Binbaşı Kara, Yunanistan’ın Ege Denizi’nde kadın ve çocuklar dahil olmak üzere göçmenleri acımasız bir şekilde geri itmeye devam ettiğini söyledi.

Yunanistan’ın geri ittiği göçmenlerin görüntülerini sildirmekten, delilleri yok etmekten çekinmediğini ve yaptığı hukuksuzluğu gizlemeye çalıştığını belirten Kara, 2 Şubat’ta Türkiye-Yunanistan sınırında İpsala bölgesinde Yunan Sınır Birlikleri tarafından geri itilen 19 göçmenin donarak hayatını kaybetmesinin, Yunan yöneticilerin insanlık dışı uygulamalarının son örneği olduğunu ifade etti.

Kara, Yunanistan’ın İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini ihlalden vazgeçmesi, kendi halkı dahil tüm insanlık için utanç kaynağı olan bu muamelelerine derhal son vermesi ve AB’nin de tüm bunları artık görmesi gerektiğini vurguladı.

“4. görüşme için Yunan heyeti Ankara’ya bekliyoruz”

Yunanistan’dan hukuk tanımaz tutumundan ve üçüncü tarafları sorunlara dahil etme çabalarından vazgeçmesini, uluslararası hukuk zemininde, iyi komşuluk ilişkilerine dayalı diyalog ve barışçıl yöntemlerle sorunların çözümüne yönelik samimi gayret göstermesini beklediklerini söyleyen Kara, bu çerçevede, Güven Artırıcı Önlemlere ilişkin görüşmelerin 4. turu için davet ettikleri Yunanistan Savunma Bakanlığı heyetini Ankara’ya beklediklerini bir kez daha ifade etti.

Türkiye’nin hiç kimse için tehdit olmadığını, aksine dost ve ortakları için güçlü, etkin ve güvenilir bir müttefik olduğunu anlatan Kara, şu ifadeleri kullandı:

“Temennimiz, Türk ve Yunan halklarının bölge zenginliklerinden de adil bir şekilde istifade ederek barış, refah ve güven içinde yaşaması, Ege Denizi’nin Türkiye ve Yunanistan arasında dostluk denizi olmasıdır. Bir diğer önemli husus da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Ada’daki durumudur. Bugüne kadar denenmiş ve bir sonuç alınamayacağı tüm taraflarca görülmüş yöntemlerle bir çözümün mümkün olmadığı açıkça görülmelidir. Kıbrıs’ta egemen, eşit, bağımsız iki devlet tek çözümdür.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bu çözüm yolunu benimsemesi, Ada’nın huzur ve refahı için faydalı olacağı gibi terör örgütlerine yasal zemin ve kılıf oluşturma gayretleri ile dini hassasiyetlere yönelik provakatif eylemlere göz yumması ise Ada’da arzu edilen huzur ve refaha ulaşılmasını engellemekte ve sorunları derinleştirmektedir. Bir kez daha vurgulamak isteriz ki, Kıbrıs, bizim milli meselemizdir. Garanti ve ittifak antlaşmaları doğrultusunda geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıslı kardeşlerimizin yanındayız. Türkiye garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalar ve uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklar çerçevesinde Kıbrıs’ta barış, huzur ve güvenliğin teminatı olmaya devam edecektir.”

Envantere giren yeni silah sistemleri

Savunma sanayisinde yerli ve millilik oranının yüzde 80’lere yükseldiğine işaret eden Kara, “mavi vatan”ın en iyi şekilde savunulmasına ve ülkenin hak, alaka ve menfaatlerinin kararlılıkla korunmasına yönelik toplam 194 firmanın katkılarıyla yerli ve milli olarak üretilen “TCG UFUK”un, geçen ay envantere girdiğini anımsattı.

Türkiye’nin halihazırda dünyada bir savaş gemisini milli olarak tasarlayan, inşa eden ve idamesini gerçekleştirebilen 10 ülke arasında yer aldığını belirten Kara, çeşitli cins ve miktarda harp silahı ve araç-gereçlerinin de geçen ay envantere dahil edildiğini bildirdi.

FETÖ ile mücadele

Bakanlığın tüm birimlerinin gerekli hassasiyeti göstererek yeni bilgi, belge ve veriler ışığında FETÖ ile mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Kara, “15 Temmuz 2016’dan bugüne kadar 24 bin 280 personel ihraç edilmiş, 1079 personel hakkında ise idari süreç devam etmektedir. 1 Ocak-4 Şubat 2022 tarihleri arasında 113 personel ihraç edilmiş, 52 emekli personelin rütbeleri geri alınmış, 37 personel göreve iade edilmiş, 4 emekli personelin rütbesi/unvanı iade edilmiştir” dedi.

“Son dönemin en kapsamlı harekatı”

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, “Kış Kartalı Tatbikatı”nın sonuçlarına ilişkin soru üzerine, “Kış Kartalı Harekatı, son dönemlerin yapılmış en kapsamlı harekattır” ifadesini kullandı.

Harekat kapsamında uçakların, sınırdan 165 kilometre derinlikteki Karacak ve 85 kilometre derinlikteki Sincar ile 9 kilometre derinlikteki Derik’teki hedefleri eş zamanlı olarak tam isabetle vurduğunu vurgulayan kaynaklar şunları söyledi:

“Harekat sonucunda terör örgütüne büyük bir darbe vuruldu. Bu PKK/YPG’nin son dönemde yapmaya çalıştığı saldırılardan da anlaşılıyor. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin operasyonlarında tarihi ve kültürel dokular başta olmak üzere çevrenin korunmasına da azami dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için sivil halk, çevre, tarihi, dini ve kültürel yapılar dokunulmazdır. Harekatların hem planlama aşamasında hem icrasında hem de sonuçların değerlendirmesinde büyük bir hassasiyetle davranıyoruz. Bu kadar büyük bir harekatın değerlendirme süreçleri devam ediyor. Aranan teröristler listesindeki her renkten çok sayıda terörist harekat sonucunda etkisiz hale getirildi. Harekatın sonuçları hem terör örgütünü hem de onların destekçilerini rahatsız edecek düzeyde.”

ABD ile devam eden “F-35 görüşmelerinin” takvimine ilişkin soruya da kaynaklar, “İlk toplantı Ankara’da 27 Ekim’de yapıldı. İkinci toplantı için ABD tarafından bu ay içinde davet bekliyoruz” yanıtını verdi.

F-16 tedariki ve modernizasyonuna ilişkin çalışmaların da devam ettiğini aktaran kaynaklar, Türkiye ve ABD Savunma Bakanlıkları arasındaki Yüksek Düzeyli Savunma Grup Toplantısı’nın ikincisinin de planlama aşamasında olduğunu söyledi.

ABD’nin DEAŞ liderine yönelik Suriye’nin kuzeyindeki operasyonun detaylarına ilişkin soru üzerine kaynaklar, operasyonun teknik detaylarına yönelik ABD raporu açıklanmadan yorum yapmanın doğru olmayacağını belirtti.

Bakan Akar’ın sağlık durumu

Koronavirüse yakalanan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın sağlık durumuna ilişkin soru üzerine de kaynaklar, “Sağlık durumu çok iyi, hafif semptomlarla hastalığı atlatıyor. Şu anda gerekli tedbirler alınarak faaliyetlerini uzaktan sürdürüyor.” yanıtını verdi.

Kaynaklar, Akar’ın gelecek hafta Brüksel’de yapılacak NATO Savunma Bakanları Toplantısı’na katılmasının planlandığını kaydetti.

Ukrayna-Rusya arasındaki gerilimin sorulması üzerine Bakanlık kaynakları, şunları kaydetti:

“Türkiye olarak Karadeniz’de kıyıdaş ülkelerin barış, huzur, refah içinde yaşamasına yönelik duruşumuzu her zaman ortaya koyuyoruz. Bunun sağlanmasına yönelik Montrö de önemli bir anlaşma olarak yer alıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Türkiye sorunların diyalog ve barışçıl yöntemlerle çözümüne yönelik iradesini ortaya koydu. Bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti üzerine düşeni yaptı, bundan sonra da yapmaya devam edecek. Hem Ukrayna hem Rusya ile iyi ilişkilere sahip Türkiye, NATO üyesi olarak da sorumluluklarını yerine getiriyor. Sayın Bakanımız da geçen haftalarda askeri gerginliğin artırılmasının kimseye fayda getirmeyeceği ve bundan kaçınılması gerektiğini ifade etmişti.”

Kaynaklar, gelişmeleri yakından takip ettiklerini de vurguladı.

“AB sessiz kalmakta ve görmezden gelmektedir”

Yunanistan’ın geri itmelerine de değinen kaynaklar, “İpsala bölgesinde Yunan Sınır Birlikleri tarafından geri itilen 19 göçmenin donarak hayatını kaybetmesi Yunan yöneticilerin insanlık dışı uygulamalarının son örneği olmuştur. Yunanistan’ın AB değerlerini ve İnsan Hakları Beyannamesi’ndeki kuralları ihlal etmesine AB sessiz kalmakta ve görmezden gelmektedir.” ifadelerini kullandı.

Afganistan’da havalimanının işletilmesine yönelik gelinen son noktaya ilişkin soru üzerine kaynaklar, hem diplomatik faaliyetlerin yürütülmesi hem de uluslararası yardımların ulaştırılmasına yönelik havaalanlarının önemine işaret etti. Katar ve Türkiye’nin bu konudaki ortak çalışmasını hatırlatan kaynaklar, çalışmanın nihayete ulaşmasıyla Kabil başta olmak üzere Mezar-ı Şerif, Kandahar ve Herat’ta havaalanlarının işletilmesinin planlandığını bildirdi.

Afrin’de canlı bomba saldırısını Hatay polisi önlendi

Münbiç’ten Afrin’e gelen terör örgütü PKK/PYD-YPG mensubu 1 erkek, 3 kadın, 13 kilogram ağırlığındaki C4 patlayıcı ile yakalandı.

Suriye Görev Gücü Afrin İstihbarat Görevlilerinin yaptığı çalışma neticesinde, Münbiç’ten Afrin’e gelen PKK/PYD-YPG terör örgütü üyesi 4 terörist, saldırıda kullanacakları patlamaya hazır 13 kilogram C4 patlayıcı ve telefon düzenekli 4 adet canlı bomba yeleği ile birlikte yakalandı.

Ayrıca, Afrin Özel Harekat yerleşkesinin keşif-istihbarat amaçlı fotoğrafını çeken bir şahıs da gözaltına alındı.

Şahsın, ifadesinde fotoğrafları para karşılığında terör örgütüne göndermek üzere çektiğini itiraf ettiği kaydedildi.

Teslim olan terörist, terör örgütleri arasındaki iş birliğini anlattı

Gaziantep’te ikna yoluyla teslim olan terörist, terör örgütleri MLKP ile PKK/YPG arasındaki ilişkiyi anlattı. Terörist F.Ş, terör örgütü MLKP’nin Suriye’deki en önemli destekçisinin PKK/YPG olduğunu söyledi.

Yurt içinde özellikle güvenlik güçlerini ve sivil halkı hedef alan saldırılarda ortak hareket ettiği bilinen terör örgütleri MLKP ve PKK/YPG’nin yurt dışındaki iş birliği de ikna çalışmaları sonucu 25 Aralık 2021’de Habur Kara Hudut Kapısında güvenlik güçlerine teslim olan MLKP’li terörist F.Ş’nin ifadesine yansıdı.

Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesi alınan F.Ş, arkadaşı İsmet Ş. ile 2015’te Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde HDP binasında bir görevliyle görüştükten sonra Suriye’ye geçtiklerini söyledi.

F.Ş, Suriye’de terör örgütü MLKP’nin kamplarına götürüldüğünü belirterek, çatışma bölgelerine MLKP flaması ile katıldığını ancak kendilerinden sorumlu olan teröristin PKK/YPG mensubu olduğu bilgisini paylaştı.

“MLKP terör örgütünün Suriye’deki en önemli destekçisi PKK/YPG terör örgütüdür”

“Terör örgütü MLKP içerisinde eğitim aldığım için YPG içerisinde herhangi bir eğitim almadım.” diyen F.Ş, şunları anlattı:

“Her iki örgüt birlikte hareket ettiği için eğitim verme gereği duymamış olabilirler. MLKP terör örgütünün Suriye’deki en önemli destekçisi PKK/YPG terör örgütüdür. KCK/PKK/YPG terör örgütüne açıklamaları ve söylemleri ile en çok destek veren partinin Türkiye’de HDP olduğunu biliyorum. MLKP’nin yasal siyasi uzantısı ESP’nin eski başkanı Figen Yüksekdağ’ın HDP’ye katılması sonrasında MLKP’nin de PKK ve HDP etkisi altında olduğunu ve onların söylemlerine göre hareket ettiğini biliyorum. HDP’nin açıklamalarının PKK’nın söylemleri ve ideolojilerinin aynısı olduğunu, hatta HDP içerisindeki siyasetçilerin PKK’nın talimatları doğrultusunda eylemlere katıldığını biliyorum. Yönetim, işleyiş ve diğer tüm bakımlardan belirgin bir fark yoktur. Son dönemde MLKP tamamen PKK terör örgütünün bir parçası olarak faaliyet yürütmektedir.”

Terör örgütlerin yeni isim ve yapılanmalarla eski kötü imajlarını gizlemeye çalıştıklarını aktaran F.Ş, “İsimleri değişse de eylem, idealleri ve emellerinin değişmediğini aldığım örgütsel eğitimlerde de gördüm.” ifadelerini kullandı.

Türkiye sınırına güvenlik amacıyla yapılan duvarların terör örgütlerine katılımı sıfır seviyesine düşürdüğünü anlatan F.Ş, örgüte birlikte katıldığı arkadaşının çatışmada yanarak öldüğüne şahit olduğunu, bu olaydan sonra örgütten kaçma fikrinin ortaya çıktığını bildirdi.

F.Ş, yaşanan olayın ardından ailesiyle iletişime geçtiğini ve yine ailesi aracılığıyla görüştüğü polisin de ikna çalışmaları sonucunda terör örgütünden kaçtığını sözlerine ekledi.

Rum kesiminden skandal PYD adımı

Güney Kıbrıs Rum yönetimi, terör örgütü PKK’nın siyasi kolu PYD’ye temsilcilik açma izni verdi. KKTC Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, skandal adıma sert tepki gösterdi. Eli kanlı katillerin dayanışma içinde olmasının kendisini şaşırtmadığını belirtti.

Dış siyasetini Türkiye düşmanlığı üzerine kuran Kıbrıs Rum yönetimi, terör örgütüyle işbirliği yapmaktan çekinmiyor.

Rum yönetimi, terör örgütü PKK’ nın siyasi kolu PYD’ye temsilcilik açma izni verdi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, skandal adıma sert tepki gösterdi. 

Ertuğruloğlu, Kıbrıs’ta Türklere toplu katliam yaparak Ada’yı kana bulayan, terör destekçisi GKRY’nin tahrik edici girişimlerinin sürdüğünü belirtti.

“Kıbrıs Rum yönetimi ateşle oynadığını bilmelidir”

GKRY İçişleri Bakanlığının, 12 Ocak’ta yapılan bir başvuruyla terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı olan PYD’ye Rum kesiminde temsilcilik açtığını Rum basın kaynaklarından da duyurulduğunu aktaran Ertuğruloğlu, şunları söyledi:

Avrupa Birliği (AB) üyesi GKRY’nin bu tahrikkar girişiminin bölgemizde ve Doğu Akdeniz’de barışa hizmet etmeyeceği aşikardır. AB’nin, bir üyesinin terör örgütüne koruyuculuk yapması karşısında ne tavır alacağını da görmek istiyoruz. Türkiye’ye karşı her türlü düşmanca faaliyetin içinde olan terör örgütüne Güney Kıbrıs’ta temsilcilik açtıran ve teröristleri koruması altına alan Kıbrıs Rum yönetimi ateşle oynadığını bilmelidir.

Sözde temsilciliğin başına getirilen PKK’lı terörist Çerkez Korkmaz, Güney Kıbrıs’ın terör örgütüne desteğinden övgü ile bahsederek, Rum yönetimin terör örgütü PKK’ya geçmişte de nasıl destek verdiğini yeniden gözler önünde sermiştir.”

Sözde derneğin adına “Rum-PKK Dayanışma Derneği” denmesinin gerçeğin ifadesi olacağına işaret eden Ertuğruloğlu, Rum kesimi ve PKK’nın eli kanlı iki taraf, masum insanların katili, kadın-çocuk, yaşlı-genç demeden Türk katili olduklarını söyledi.

“Kurdukları düzende başlarına geleceklerin bilicinde olmaları gerekir”

Ertuğruloğlu, “Eli kanlı katillerin dayanışma içinde olması bizi şaşırtmadı. Zaten dayanışma içinde oldukları biliniyordu, şimdi resmen dernek kurarak bunu deşifre etmiş oldular. Şunu bilmeleri gerekir ki; kurdukları düzende başlarına geleceklerin bilicinde olmaları gerekir” açıklamasını yaptı.

Türk milletinin kimsenin düşmanı olmadığını ancak kendisine düşmanlık edenlere de ders vermesini çok iyi bildiğini belirten Ertuğruloğlu, bu atılan adımın, Rum-PKK terör dayanışması olduğuna, bunun sahiplerine, akıl hocalarına ve destekçilerine de baş ağrısı olacağına dikkati çekti.

Şehitlerin kanı yerde kalmadı: 6 terörist etkisiz hale getirildi

Pençe-Yıldırım operasyon bölgesinde teröristlerin saldırısı sonucu 3 asker şehit oldu. Bölgede düzenlenen hava harekatında 6 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi.

Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Yıldırım operasyon bölgesinde, teröristlerin saldırısı sonucu 3 asker şehit oldu. 

Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada bölgede tespit edilen hedeflere hava harekatı düzenlendiği belirtildi. 

Bölgede ilk belirlemelere göre 6 terörist etkisiz hale getirildi.

Operasyonlar sürüyor
MSB’nin açıklamasında bölgede operasyonların sürdüğüne dikkat çekildi ve  “Şehitlerimizin kanı yerde kalmadı, kalmayacak! Kahraman komandolarımız teröristlerin inlerini yerle bir etmek için operasyonlara devam ediyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, değerli ailelerine başsağlığı ve sabır dileriz” denildi.
 

Bakan Hulusi Akar bizzat yüzüne söyledi: PKK eşittir YPG’dir

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer baş başa görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Akar, “PKK eşittir YPG! Bunun her türlü açık delille ortada olduğunu, gerçek olduğunu ve buna göre hareket etmemiz gerektiğini de Sayın Bakan’a ifade ettim” diye konuştu.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer ile bir araya geldi. Akar, Türkiye’ye karşı lisans ihraç kısıtlamasına ilişkin, “Kısıtlamalar konusunda bazı somut adımlar atılması, kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini sayın bakana söyledik” dedi.

Akar’ın Milli Savunma Bakanlığında askeri törenle karşıladığı Karrenbauer, tören kıtasını selamlamasının ardından Şeref Defteri’ni imzaladı. İki bakan baş başa gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından açıklamalarda bulundu.

Akar, “Dostumuz, ortağımız, NATO’daki en önemli müttefiklerimizden biri” diye nitelendirdiği Almanya’nın Savunma Bakanı’nı Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Alman mevkidaşı ile güzel bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktardı.

Türkiye ile Almanya arasındaki tarihi ve kültürel bağlara vurgu yapan Akar, “Şubat ayında Berlin’de yaptığımız ziyaret sırasında olduğu gibi burada da son derece yapıcı, olumlu, karşılıklı anlayış ve yaklaşım birliği içinde görüşmemizi tamamladık” diye konuştu.

Akar, görüşmenin karşılıklı güven ve samimiyet içinde geçtiğini belirterek, “İkili, bölgesel, küresel konularla ve NATO içinde karşılıklı görüş ve bilgi alışverişinde bulunduk. Belirli konulardaki değerlendirmelerimizi samimiyetle paylaştık. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Sayın Şansölye Merkel ile yaptığı görüşme, onların çizdiği çerçeve işimizi kolaylaştırdı.” ifadelerini kullandı.

Daha önce ABD Savunma Bakanı Llyod James Austin ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini, Polonya Savunma Bakanı Mariusz Blaszczak ve Letonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Artis Pabriks ile ayrı ayrı görüştüğünü, İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace ve İtalya Savunma Bakanı Lorenzo Guerini ile Sicilya Adası’nda üçlü toplantıda bir araya geldiklerini anımsatan Akar, şunları söyledi:

“Hem ikili ilişkilerimiz hem de NATO bakımından yapmamız gereken ne varsa bunları görüşmeler, bu tür temaslarla en üst düzeyde bilgiye sahip olmak suretiyle ortak aklı faal hale getirmeye çalışıyoruz. Milli Savunma Bakanlığı olarak, Türkiye olarak daima diyalogdan yana olduğumuzu, görüşmeler yoluyla birçok problemin çözülebileceğine inandığımızı her fırsatta dile getirdik ve buna göre faaliyetlerimizi uyguluyoruz. Bu görüşmeler sırasında, bugün de aynı şekilde, uluslararası hukuka uygun, meşru müdafaa çerçevesinde yaptığımız terörle mücadele konusunda sayın bakana gerekli bilgileri verdik. Terörle mücadele yaparken, diğer taraftan da dost ve kardeş ülkelere askeri, eğitim iş birliği ve yardım çalışmalarımız olduğunu ve bunların da nasıl işlediğini de yine karşılıklı olarak bilgi alışverişinde bulunarak görüşme fırsatı bulduk. 40 yıldan beri ülkemize zarar veren, ülkemizin enerjisini tüketen terörü bitirmek konusunda kararlı olduğumuzu, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemizin devam edeceğini burada yine vurguladık. 84 milyon vatandaşımızı, 40 bin masum insanımızın hayatına mal olan bu terör belasından kurtarmak için elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğimizi açık ve net bir şekilde masaya koyduk.”

“PKK eşittir YPG”

Türkiye’nin mücadelesinin her türlü terör ve teröristle olduğunu vurgulayan Akar, “Bizim Kürt kardeşlerimizle, herhangi bir etnik, dini yapı ile asla mücadelemizin söz konusu olmadığını, Kürtlerin bizim kardeşimiz olduğunu gündeme getirdik” ifadesini kullandı.

“PKK eşittir YPG” diyen Akar, şöyle konuştu:

“Bunun her türlü açık delille ortada olduğunu, gerçek olduğunu ve buna göre hareket etmemiz gerektiğini de sayın bakana ifade ettim. Türkiye’nin mülteci konusunda büyük fedakarlıklar, büyük çalışmalar yaptığını da görüşme sırasında gündeme getirdik. 4 milyonu ülkemizde, 5 milyon Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere toplam 9 milyon Suriyeli kardeşimizin güvenliğini ve insani ihtiyaçlarını karşılamak durumunda olduğumuzu görüştük. 5 milyon Suriyeli kardeşimizin herhangi bir şekilde Suriye’nin kuzeyinde güvenliği ve insani ihtiyaçları sağlanamazsa yeni bir mülteci akımına sebep olacağına ve bunun da hem Türkiye hem Avrupa için ciddi sıkıntılar doğuracağında da karşılıklı olarak mutabık kaldık.”

“Kısıtlama Türkiye’nin dolayısıyla da ittifakın zaaflara düşmesine sebebiyet verebilir”

Akar, görüşmede savunma sanayi ile askeri eğitim, iş birliği konularında da yapılanların gözden geçirildiğini belirterek, savunma ve güvenlik alanında ilave somut olarak neler yapılabileceğini de görüştüklerini söyledi.

Türkiye ve Almanya arasındaki savunma sanayi alanındaki yakın iş birliğine dikkati çeken Akar, şöyle devam etti:

“Birçok silah, araç, gereç konusunda ortak çalışmalarımız var. Önümüzdeki dönemde bu yaptığımız faaliyetlerin, ortak çalışmaların daha da gelişebilmesi için bazı konularda, özellikle kısıtlamalar konusunda bazı somut adımlar atılması gerektiğini kendilerine ifade ettim. Kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini sayın bakana söyledik. NATO’nun bir müttefiki olarak, NATO’nun içinde, merkezinde görev yapmakta, kendisine düşen gerekli sorumlulukları karada, denizde, havadaki faaliyetleri çalışan, tatbikatlarda, operasyonlarda her türlü katkıyı sağlayan Türkiye’ye karşı lisans ihraç kısıtlamalarının sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda ittifakın da bir takım sıkıntılar yaşamasına sebep olduğunu da sayın bakanla görüşme, konuşma, izah etme fırsatı bulduk. Belirli ölçülerde de olsa, bu tür kısıtlamaların ülkemizin ve dolayısıyla NATO’nun da etkinliği ve caydırıcılığı bakımından çok ciddi, olumsuz etkiler yaptığını söylemek yanlış olmayacak. TSK sadece kendi ülkesinin değil, aynı zamanda NATO’nun AB’nin ve Avrupa’nın 70 yıldan beri güney ve güneydoğu sınırlarını korumaktadır. TSK aynı zamanda NATO’da tatbikatlara, kuvvet yapısına ve diğer kadrolara da ciddi şekilde katkı sağlamaktadır. Herhangi bir kısıtlama Türkiye’nin dolayısıyla da ittifakın bir takım zaaflara düşmesine sebebiyet verebilir.”

FETÖ ile mücadele

NATO Zirvesi’nde gündeme gelen NATO’nun 2030 yılı planını desteklediklerini de karşılıklı olarak görüştüklerini aktaran Akar, “FETÖ konusunda da, Almanya’da FETÖ varlığı olduğunu, onların bir takım faaliyetlerde bulunduklarını, bu Savunma Bakanlıklarının konusu olmamakla beraber iki ülke arasındaki önemli konu başlıklarından biri olduğunu da sayın bakana ifade ettik” diye konuştu.

Karrenbauer’in ziyaretinden duyduğu memnuniyeti yineleyen Akar, “Görüştüğümüz konularda ciddi şekilde bir anlayış ve yaklaşım içinde olduğumuzu müşahede ettiğimizi, bundan da çok memnun olduğumuzu da bir kez daha ifade etmek istiyorum. İlişkilerimizin önümüzdeki dönemde de ikili çerçevede ve NATO içinde artarak devam edeceğini, bunun da hem ülkelerimiz bakımından hem silahlı kuvvetlerimize hem de NATO ittifakına çok ciddi katkılar sağlayacağına inancımı da belirtmek istiyorum” dedi.

Akar, sözlerinin sonunda 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda (EURO 2020) Almanya Futbol Milli Takımı’na başarı dileklerini de iletti.

Almanya Savunma Bakanı Kramp-Karrenbauer

Almanya Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer de gösterilen sıcak ev sahipliği dolayısıyla teşekkür ederek konuşmasına başladı.

Türkiye ve Almanya’nın uzun bir tarihle birbirine bağlandığını belirten Karrenbauer, yaşanmışlıkların da bu bağı güçlendirdiğini, bunların en önemli örneklerinden birinin BioNTech aşısını bulan bilim insanları Uğur Şahin ve Özlem Türeci olduğunu ifade etti.

“Berlin’de yapmış olduğumuz görüşmenin devamını burada çok büyük bir açıklıkla ve yoğun bir şekilde sürdürebildiğimiz için büyük bir sevinç duydum” diyen Karrenbauer, “İyi ortaklar birbirlerini dinlerler ve her türlü pozisyonlarını anlamaya çalışırlar her ne kadar sonunda her pozisyona da ‘evet’ demeseler. Bugün yapmış olduğumuz görüşmede aslında genel anlamda büyük çoğunlukla mutabık kaldığımızı da gördük.” dedi.

NATO’ya karşı ortaya çıkan tehditlerin giderek çeşitlenmeye başladığını, bunların birlikte göğüslenmesinin gerektiğini belirten Karrenbauer, “Bir tarafta uluslararası terörizmle ilgili alan var, diğer taraftan da Rusya’dan gelen tehdit var. Bunları da görüştük. Rusya ile ilgili olarak bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacımız var.” ifadesini kullandı.

NATO’nun doğu kanadı ile ilgili olan bir değerlendirmeye ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Karrenbauer, şöyle konuştu:

“Almanya olarak NATO’nun doğu kanadında da olmak üzere daha fazla katkı yaptığımızı ve çok uluslu olmak üzere Romanya’da katkılarımızın olduğunu, hava polisliği çerçevesinde de iki Eurofighter ile birlikte destek sunduğumuzu da ifade ettik. Bu konudaki desteklerimiz ile Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi konusundaki desteğimize de devam edeceğimizi ifade ettim. Türkiye’nin hemen sınır bölgeleri, komşularıyla ilgili olarak da görüşme fırsatımız oldu. Önümüzdeki hafta Berlin’deki bir konferansta Libya’daki durumun daha da istikrarlı hale gelmesi için gerekli görüşmeler de yapılabilir diye umuyorum. Umarım Irak’taki durum, özellikle NATO’nun oradaki pozisyonu itibarıyla da daha iyi yönde kendini bulabilir, gelişmesi sağlanabilir. Kuzey Irak ile ilgili olarak da konuşma fırsatımız oldu.”

Afganistan’daki gelişmeler

Görüşmede Afganistan’daki gelişmelerin de ele alındığını aktaran Karrenbauer, şöyle devam etti:

“İster Türkiye ister Almanya olsun başka birçok ülke de 20 yıldan beri Afganistan’da mücadele ediyor. Baktığımızda birçok insanımızı kaybettik. Önemli derecede harcamalar sağlandı. Şu anda gelinen nokta orada edinilmiş kazanımların bundan sonra da devam ettirilmesi yönünde. NATO’nun Kararlı Destek Misyonu’nu tamamlayarak bu şekilde bir gelişmenin ortaya çıkmasıyla birlikte bizler oranın güvenliğinin sağlanması, oranın altyapısı ile ilgili yapılması gereken çalışmalar ve yatırımların yapılmasıyla ilgili olarak, diplomatik temsilciliklerin de güvenliğinin sağlanması gibi konularda destek vermemiz gerekiyor. İlk adım da tabii ki diplomatik misyonların orada muhafaza edilmesi gerektiğini ifade ettik ve mutabık kaldık. Güvenliğin, ilk etapta havaalanının güvenliğinin sağlanması gerekiyor.

Altyapının da desteklerle inşa edilmesi gerekiyor. Türkiye’nin önemli bir rol üstlenme yönünde adım atması durumunda müteşekkir olacağımızı ifade ettim. Ama tek başına Türkiye’nin tabii ki bunu yapabilmesi söz konusu olamayacaktır. Türkiye’ye tüm ittifak ülkelerinin de destek vermesi gerektiğini de ifade etmiş olduk. İttifak içerisinde ortaklar olarak ilke bakımından herhangi bir çatışma söz konusu ise sorunlar varsa bunu uluslararası hukuk çerçevesinde ve temelinde müzakere ederek çözümün sağlanması yönünde görüşümüzü bildirdik. Bu tabii ki özellikle Doğu Akdeniz’deki sorunlu alanlar ve konularla ilgili bir durum. Hem Türkiye’ye hem de Yunanistan’a geçmiş dönemde yeniden görüşmeleri başlatmasından dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bu görüşmelerin devam ettirilmesinin önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Almanya olarak biz diyaloğun desteklenmesi gerektiği yerde desteğe hazırız. Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Şansölye arasındaki görüşmede de bu konu geçmişti.”

2020 Avrupa Futbol Şampiyonası

Karrenbauer, görüşmede Türkiye ve Almanya arasındaki ikili ilişkileri de ele aldıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Özellikle ortak eğitimlerle ilgili görüşme fırsatımız oldu. Bu çerçevede karşılıklı olarak savunma sanayi ile ilgili olan alanlardan da bahsettik. Almanya’da bu konuda ihracat söz konusu olduğu takdirde çok katı kurallar var. Sınırlamalar getirilebilmektedir. Bu konunun hükümet nezdinde toplamda ele alınarak değerlendirilip belli bir prosedür çerçevesinde kararlaştırılması gerekiyor. Özellikle tedarik noktasında, nereden tedarik sağlanması gerektiği ile ilgili bunun çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü zayıflatılmış veya güçsüzleştirilmiş bir NATO devletler açısından da olumsuz bir etki yapacaktır. Bu konuda özellikle birlikte çalışarak ve neler yapabileceğimiz noktasında da yine birlikte görüşerek mutabık kaldığımızı ifade etmek istiyorum.”

Karrenbauer, Akar’a Almanya Milli Futbol Takımı’na yönelik iyi dilekleri için teşekkür ederek, “İlk maçtan sonra bu dileklere çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum” karşılığını verdi.