PKK-PYD

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

PKK-PYD

Coşkun Başbuğ bölge ismi verdi! “Buraya operasyon sonlarını getirir

Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, “Sincar’ı çok önemsiyoruz, buraya yapılacak bir operasyon artık terörün sonu demektir, ABD’de bu nedenle Sincar’a yapılacak operasyonu durdurmak için her yolu deniyor.” dedi.

Irak’ın kuzeyinde PKK’ya karşı düzenlenen Pençe Şimşek ve Yıldırım Harekâtı’nı değerlendiren Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, operasyonun Sincar’daki terör kaynaklarının kurutulmasına basamak oluşturacağına dikkat çekti.

Türk Silahlı Kuvvetleri, 24 Nisan’da Irak’ın kuzeyindeki PKK yapılanmasına karşı başlattığı Pençe Şimşek ve Pençe Yıldırım operasyonlarıyla teröre büyük darbe vurdu. Havadan İHA/SİHA’lar, karadan komandolar PKK’nın inlerini yerle bir etti. Güvenlik ve Terör Uzmanı Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, PKK terör örgütünü köşeye sıkıştıran operasyonunun detaylarını Diriliş Postası’na değerlendirdi.

Pençe Şimşek ve Pençe Yıldırım Operasyonları nasıl başladı ve nasıl devam ediyor?

Pençe Harekatları baharın başlamasıyla birlikte planlandı ve planlandığı gibi de gidiyor. Başlangıç tarihi yani (24 Nisan) olması bana göre anlamlı, ABD’ye burada verilen bir cevaptı, sözde ‘Ermeni Soykırımını’ tanıyacağına dair beklentiyi kuvvetle hasıl olduğu için o beklentiye bir cevap anlamında özellikle 24 Nisan’da başlatıldı ama harekat zaten planlanmıştı. Ve çokta başarılı devam ediyor, çok geniş bir coğrafya, müşterek bir harekat, Kara-Hava topçu birliklerinin de işin içine girdiği çok kapsamlı bir harekat. Şu ana kadar ne bir kaza ne bir hata, ne de bir yanlışlık eseri vurulan hedef olmadı, tek bir mermi boşa harcanmadı. Hedeflerin hepsi daha önceden çok iyi analiz edilmiş,çalışılmış ve 1200’e yakın hedef etkisiz hale getirildi. Her ne kadar 42 terörist etkisiz hale getirildi diyorsak da bana göre rakam çok daha yüksek, Devlet net gördüğü ele geçen rakamlarla konuşur ama bana göre sahadaki rakamlar çok daha fazla.

Pençe Şimşek ve Pençe Yıldırım Operasyonlarının derinliği ne kadar?

Bu operasyonun derinliği özellikle Metina bölgesinde 30 kilometreye kadar inen bir derinlik söz konusu, bu rastgele seçilmiş bir rakam değil, malum Suriye’nin kuzeyinde biz 30 kilometrelik bir derinlikte güvenlik koridoru oluşturmayı arzu ettik. Fakat ABD ve Rusya’nın ayak oyunlarıyla maalesef istediğimiz sonuca tam olarak erişemedik ama bu denklem Irak’ın kuzeyi için geçerli değil. Metina, Irak’ın kuzeyinde tam orta bölgede bulunan bir coğrafyaydı. Hakurk’ta başlayan, en Doğu’da başlayan operasyonlar neredeyse Suriye sınırına dayanmış durumdaydı, bir tek Metina’da sıkıntı vardı ve Metina’nın da alan hakimiyetini sağlamış olması ile bana göre güvenlik koridoru artık oluşmuş durumda. Suriye’de yapmak istediğimiz koridoru biz Irak’ta gerçekleştirdik, Suriye’de ki koridoru da en kısa zamanda gerçekleştirmek için hazırlıklar içindeyiz.

Metina, Avaşin-Basyan bölgelerine başlatılan operasyonlar Sincar için bir basamak olabilir mi?

Metina, Avaşin, Basyan bölgesine başlatılan operasyon Sincar için şüphesiz basamak, Sincar ve Kandil Türkiye Cumhuriyeti Devletinin şu an için ana hedefi. Buraları ele geçirip kontrol ettiğin an terör sonlandırıldı diyebiliriz. Metina, Avaşin, Basyan gibi bölgeler ara hedefler, ara hedefleri tamamen eli geçirmeden ana hedefe ulaşamayız. Şüphesiz Metina, Avaşin, Basyan bölgelerine başlatılan operasyonlar Sincar’ın alt yapısını hazırlayan operasyonlar, Kandil’de bu denkleme dahil.

Terör örgütü PKK’nın dağ kadrosu şu an ne durumda?

Terör örgütünün dağ kadrosu ve diğer kadroları zaten dağılmış durumda. Sözde lider kadronun bir çoğu Asos’a yani Kandil’in güney bölgelerine kaçmış durumda. Kandil’de bulunan bir çok sözde lider kadroda Süleymaniye bölgesine, şehirlere inmiş ve kaçmış durumda. Büyük bir bozgun söz konusu örgütte, zaten bunu yaptığımız harekatlarda da görebiliyoruz. Buralar terörist kaynayan yataklardı (Metina), bu rakamların artık buharlaştığını, kaçtığını görüyoruz. Bahsettiğimiz coğrafyanın tamamında da terör örgütü büyük bir panik içerisinde. Bunları hem telsiz konuşmalarından, hem de bölgede elde ettiğimiz maddi delillerden görüyoruz/öğreniyoruz.

“Sincar’a operasyon terörün sonunu getirir”

Terör örgütü PKK’nın kemik kadrosunun hangi bölgede olduğunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Terör örgütü PKK’nın esas ana yapısı Kandil’den ziyade daha çok Sincar’a konuşlanmış durumda, çünkü ABD bizim yaratmış olduğumuz harekatlardan sonraki baskılamayı orada bertaraf etmeyi denedi. Şu an Kandil’den kaçanlar, Irak’ın kuzeyinden kaçanlar ve hatta Suriye’den kaçanlar Sincar’da kümelenmiş durumda. Bu nedenle Sincar’ı çok önemsiyoruz, buraya yapılacak bir operasyon artık terörün sonu demektir, ABD’de bu nedenle Sincar’a yapılacak operasyonu durdurmak için her yolu deniyor.

Bölgede bulunan teröristlerin, dağ kadrosundan olduğu ve tecrübeleri olduğu söyleniyor. Ne düşünüyorsunuz?

Bölgede bulunan teröristler zaten şu an örgütün renkli kadrolarla anılan elemanları, yani piyon takım bitti. Geride, örgütün yıllardır sözde lider dediğimiz kadrolarda buluşturduğu kurucu yapı kaldı, bunları zaten sahaya sürmek durumunda örgüt. Ve bu nedenle biz operasyonlardan sonra renkli kotlarla anılan teröristlerin etkisiz hale getirildiğini konuşuyoruz. Artık piyon takım bitti, geride bahsettiğim yapılar kaldı ama bunların da kaçacak yeri yok, çünkü mağaralardan çıkamıyorlar ve hiç bir yere kıpırdayamıyorlar İHA/SİHA korkusuyla, bunlarında günleri sayılıdır demekte fayda var ve zaten sayıları çok az kaldı.

Sizce bu operasyon ne kadar süre alır?

Başlatılan operasyon (Metina) operasyonu, 1 hafta 10 gün sonra bitmiş olabilir ancak bu harekatların bittiği anlamına gelmez. Bölgede Metina ile başlayan harekatlar, genişleyerek muhtelif zamanlarda, muhtelif coğrafyalarda kış dönemine kadar devam edecektir. İmkan el verdiği takdirde kışa girene kadar ‘Sincar’ın ve Kandil’in de işin içinde olacağı büyük bir harekat alanı oluşabilir diye değerlendirmekte fayda var.’

Harekatın adı neden Pençe Harekatı?

Dağlık ve sert bir bölge olduğu için ancak kartallar uçar o bölgede diye ‘Pençe’ denmiş olabilir.

Bölgenin coğrafi yapısı hakkında bilgi verir misiniz?

Bölge, dünyadaki en zorlu coğrafyalardan biri. İnanılmaz dağlık, inanılmaz ters kompartman dediğimiz bir yapılanma söz konusu. Çokta dağlık dediğimiz kadar da, bir o kadar da mağaraların,inlerin olduğu bir coğrafya. Yani terör için dünyada bir yer seçmeye kalksanız doğrudan seçeceğiniz yer, şu an işte bu bahsettiğimiz coğrafyanın olduğu bölgeler. Buralara bir Hava-Kara operasyon/harekat düzenlemek, buralarda bu kadar başarılı bir operasyonları/harekatları yürütmek hiç bir babayiğidin harcı değil, Türk Mehmetçiği, Türk Ordusu hariç. Buraya bırakın bir harekat düzenlemeyi, türistik geziye çıkamaz bile diğer Dünya orduları. Ama biz buna rağmen gerçekten mükemmel bir başarıyla, inanılmaz zorlu bir coğrafyada, inanılmaz başarılı sonuçlar elde eden harekatlar yürütüyoruz, Allah nazar değdirmesin.

İstihbarat deşifre etti… Sınır ötesinde Türkiye’ye karşı harekete geçtiler!

El-Hol ve Roj kamplarında tutulan 114 DEAŞ’lı aile ile PKK, iki ay pazarlık yaptı. Anlaşma sağlanan 27 DEAŞ’lıya bombalı saldırı eğitimi verildi.

Terör örgütü PKK, Suriye’deki bir başka terör örgütü olan DEAŞ ile canlı bomba pazarlığı yaptı. Yapılan canlı bomba pazarlığının detaylarına ulaşıldı. Kamışlı ve Haseke’de iki farklı kaynaktan elde edilen bilgilere göre, pazarlıklar PKK’nın siyasi kolu olan Demokratik Toplum Hareketi (Tev-Dem) üyeleri tarafından yürütüldü.

“Eylem yapan serbest”

El-Hol ve Roj Kamplarında tutulan 114 DEAŞ’lı aile ile iki ay süren pazarlıklar sonucu ilk planda 27 DEAŞ’lı ile anlaşma sağlandı. Söz konusu DEAŞ’lılar bir hafta boyunca bombalı saldırı eğitimine alındı. Fırat Kalkanı, İdlib, Afrin, Resülayn ve Tel Abyad bölgelerine sızdırılacak sekizi kadın 27 DEAŞ’lıya eylem yeri ve eylem tarihini beklemeleri istendi. PKK-DEAŞ pazarlığında Türkiye’de eylem yapma planı da ele alındı ve bununla ilgili bir ekibin kurulması da görüşüldü.

Türk istihbaratı takipte

Haseke’de yapılan pazarlıklar ve TSK mensuplarının da yer aldığı terörden arındırılmış bölgeleri hedef alacak saldırı planı MİT tarafından takibe alındı. Harekete geçen ve sahaya sürülen DEAŞ’lı erkek ve kadınları izlemeye alan Türk istihbaratı, beş bombacı teröristi eylem hazırlığı yaptığı esnada yaptığı özel operasyonla sağ olarak ele geçirdi.

Çoğunluğu ithal terörist

Kurtarılmış bölgelerde yapılacak terör eylemlerinde yer almayı kabul eden DEAŞ’lılardan yedisi Suriye kökenli, yirmisi ise yabancı ülkelerden gelenlerden oluşuyor. Güvenlik kaynakları tarafından da doğrulanan bilgilere göre kadınlar daha çok patlayıcı, teçhizat taşımakta kullanılacak.

PKK’nın terör eylemleri konusunda anlaştığı DEAŞ’lıların aileleri, kamplardan alındı ve Kamışlı’da PKK militanları tarafından korunan çiftlik evlerine yerleştirildi. Bölgeye gönderilen kadınlardan üçünün kocasının hapiste olduğu ve PKK tarafından hücreye atıldığı bilgisine ulaşıldı.

İki terör örgütü arasında yapılan anlaşma sonrası verilen yedi günlük eğitimlere PKK destekçisi bazı yabancı istihbarat unsurları da destek veriyor. (Türkiye)

Meclis teröristlerden temizlenmeli

Sırtını PKK’ya dayayan HDP’nin, her konuda Türkiye aleyhine yaptıkları açıklamaların benzerini tekrarlayarak sözde Ermeni soykırımını tanıma çağrısında bulunmalarına tepki sürüyor. Yeni Akit’e konuşan şehit yakını ve gazi STK’ları, “Yüce Meclisimizden artık bu teröristler temizleyin” dediler.

Hasan Eğrigöz  Ankara 

Milletin vergilerinden kesilen paralarla vekilleri Meclis’te maaş alan ve her seçimde milyonlarca lira ödenek alan HDP, her olayda olduğu gibi bir kez daha Türkiye’nin karşısında durarak sözde soykırımı tanıma ve yüzleşme çağrısı yaptı. Terör örgütü PKK’nın siyasi ayağı HDP’nin soykırım yalanını ABD’den önce sahiplenmesi ve bunu dile getirmesi sert tepkilere neden oldu. Akit’e konuşan STK temsilcileri ve kanaat önderlerleri HDP’ye sert tepki gösterdiler.

Şehit yakını ve gazilerden çağrı

Meclis’in artık HDP’lilerden temizlenmesi çağrısı yapan Türkiye Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Orhan Kandemir, şunları dile getirdi: “Milletimizin verdiği vergilerle gazi meclisimizde maaş alanların 1915 olayları için ‘Soykırım’ ifadesini kullandığı bir yerde ABD başkanının o olaylar için ‘Soykırım’ demesine şaşırmamak lazım. ABD’ye tepki göstermeden önce gazi meclisimizdeki bu teröristleri artık temizlememiz lazım. Türkiye karşıtı her durumda, her olayda karşı cephede yer alan bu terör sözcüsü parti Türkiye Cumhuriyeti devletini her fırsatta karalamaya çalışıyor. Bu görmezden gelinemez, gelinmemeli.”

Aynı yalanda birleştiler

Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir de, şunları ifade etti: “HDP, PKK ve Amerika ortak bir ruh ikizi olduğunu milletimize bu isnad edilen iftira karşısında kendilerini açık etmişlerdir. Hep konuşulan bir şey vardı; bölgede Ermenilerin yarım kalan katliamları, soykırımlarını PKK terör örgütü devam ettiriyordu. 40 yıldır da Güneydoğu’daki Kürt vatandaşlarımızın, bölgedeki her kesimi 1915’te dış güçlerin kışkırtmasıyla ortaya konulan bu katliamları, köylerimizi yakarak, çocuklarımızı katlederek, insanlarımızı ibadet mekanlarında adeta soykırıma uğratarak yarım kalmış bu süreci devam ettiriyordu. HDP de tüm toplum kesimlerinin ‘terörle arana mesafe koy’ demesine rağmen bırakın terörle arasına mesafe koymayı, Ermenilerin buradaki yarım kalmış mücadelesini kendince soykırımının sözcülüğüne soyunmuş durumda. Bu durumu esefle kınıyoruz ama burada daha dikkat çekici olan Amerika ile aynı emelleri ortaya koymuş olmalarıdır. Bu da gösteriyor ki, önümüzdeki süreçte emperyalist odakların bu bölge üzerinde yeni hesapları var. Bunlara karşı da daha dikkatli ve daha uyanık olmamız lazım.”

HDP Kürt değil, katil Ermenidir

Güneydoğu Kanaat Önderlerinden İbrahim Gökdemir ise, şu değerlendirmede bulundu: “Ben Müslüman bir Kürt olarak, ABD’nin başındaki zatın, ‘Türkiye, Ermenilere soykırım uygulamıştır’ sözüne hiç şaşırmadım. Çünkü cani, zalim ve katil olan bir devletten ve bir kişiden bunlar beklenirdi. Ancak bizi düşündüren, Kürtlerin temsilcisi ve partisi olduklarını iddia edip, daha önce Diyarbakır’da, Dersim’de ve Zilan’da yüzlerce Kürdü katleden CHP ile ittifak yapan HDP/PKK’nın, Doğu ve Güneydoğu’daki Kürtleri yakıp katleden, katil, dinsiz ve vicdansız olan Ermenilere sahip çıkması, gerçek yüzünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. HDP, Kürtlerin yanında hiçbir zaman olmadı. Bu hakikati son olarak sözde ‘Ermeni soykırımı’ tavrında da göstermiş oldu. 1915 Olaylarında Ermeni çetelerin uyguladıkları mezalimiyetler bölgenin insanı ile birlikte büyük ölçekte Kürtlere yönelikti.”

“Soykırım” sizin uzmanlık alanınız

Türkiye’nin birçok yerinde STK’lar, ABD Başkanı Jeo Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelemesine tepki gösterdi… Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi üyeleri (SDİ), 1915’te Ermeni çetelerince kentte katledilen 2 bin 500 Müslüman anısına oluşturulan Zeve Şehitliği’nde bir araya gelerek şehitler için dua etti, ABD ve Ermenistan aleyhine sloganlar attı. Grup adına konuşan Memur-Sen İl Başkanı Mehmet Ali Uca, şunları dile getirdi, “Soykırım, ABD açısından kuruluşundan bugüne kendi ülkesinde ve dünyanın birçok bölgesinde icra etmekten imtina etmediği uzmanlık alanıdır. Soykırım yoluyla işgale, sömürü yoluyla kaynakları ele geçirmeye dair emperyalist politikalarla hareket eden ABD, Vietnam’da, Afganistan’da, Filistin’de, Irak’ta, Suriye’de doğrudan ve vekalet verdiklerinin eliyle dünyanın birçok ülkesinde kan dökmüş ve can almıştır. Ülke coğrafyasının yerleşik yerlilerine yönelik kapsamlı soykırım, siyahi vatandaşlarının insan onuruna yönelik saldırılar ve kültürel soykırım da dahil olmak üzere kuruluş sermayesi ‘soykırım’ olan ABD’nin de, Başkanının da 1915’e dair konuşma hakkı yoktur. Alınan bu kararların insanların acısını paylaşmaktan ziyade Türkiye’ye karşı koz olarak kullanılmak istendiği açıktır.” Türkiye’nin her bölgesinde birçok kent ve köyün Yunanlılar, Fransızlar, İngilizler ve özellikle Ermenilerin yaptığı katliamların izlerini taşıdığını vurgulayan Uca, Ermenilerin; Erzincan, Erzurum, Muş, Sivas, Bitlis, Diyarbakır ve Van’da 1910 ila 1922 yılları arasında 523 bin kişiyi katlettiğini unutmadıklarını ifade etti. Sivas, Erzurum, Ağrı, Muş, Hakkari, Ardahan’da da tepkiler vardı.

Türkiye ansızın vurdu! Operasyonun adını duyuran Erdoğan’dan flaş açıklamalar!

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Irak’ın kuzeyinde terör örgütüne yönelik düzenlenen “Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım Operasyonu” Komuta Merkezi’ne bağlandı. Erdoğan, “Amacımız, güney sınırlarımızda oluşturulmaya çalışılan terör varlığını tamamen ortadan kaldırmak ve tehditleri bertaraf etmektir” açıklamasında bulundu.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından dün akşam Irak’ın kuzeyinde yuvalanan PKK terör örgütüne yönelik Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonu başlatılmıştır. Karadan ve havadan sığınak-barınak ve mağaraların ateş altına alındığı operasyonda, şu ana kadar çok sayıda terörist etkisiz hale getirilmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım Operasyonu” merkezine bağlantı yaptı.

Kahraman ordumuzla iftihar ediyoruz

Bağlantı sırasında konuşan Erdoğan şunları söyledi:

“Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensupları, değerli kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Mazisi şanla ve zaferlerle dolu Türk Silahları Kuvvetlerimiz, bugün de milletimizin güvenliğini tehdit eden tehlikelere karşı azim ve kararlılıkla mücadelesini sürdürüyor. Bu tarihi mücadeleyi gerçekleştiren kahraman ordumuzla ve onun tüm mensuplarıyla iftihar ediyoruz.

‘Ölürsem şehit kalırsam gazi’ anlayışıyla yürütülen bu mücadelede, kahraman Mehmetçiğimizin karşısında dayanabilecek hiçbir güç tanımıyoruz. Türkiye, tarihinin her döneminde olduğu gibi bugün de mücadelesini hak, hukuk, adalet gibi insani değelerden en küçük bir sapma göstermeden yürütmektedir.

“vatandaşlarımızı terör belasından tamamen kurtarmakta kararlıyız”

“Amacımız, güney sınırlarımızda oluşturulmaya çalışılan terör varlığını tamamen ortadan kaldırmak ve ülkemize yönelik tehditleri bertaraf etmektir. Terörün kökünü kazımakta ve vatandaşlarımızı terör belasından tamamen kurtarmakta kararlıyız.

Kahraman ordumuzun son dönemde artık doğrudan terörün merkezine yönelen başarılı harekatları, bu hedefimize yaklaştığımıza işaret etmektedir. Bu çerçevede, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından dün akşam Irak’ın kuzeyinde yuvalanan PKK terör örgütüne yönelik Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonu başlatılmıştır. Karadan ve havadan sığınak-barınak ve mağaraların ateş altına alındığı operasyonda, şu ana kadar çok sayıda terörist etkisiz hale getirilmiştir. Komşumuz Irak’ın toprak bütünlüğüne saygılı bir şekilde icra edilen bu harekât, bölgede barış ve huzurunun tesis edilmesine de önemli katkılar sağlayacaktır. Burada bir kez daha ifade etmek isterim ki, ne Türkiye’nin, ne Irak’ın, ne de Suriye’nin geleceğinde bölücü terör örgütüne ve teröre asla yer yoktur”

“Bu katil sürülerinin kökünü kurutana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz”

“Uluslararası hukuktan doğan haklarımız çerçevesinde, bölgemize kan, gözyaşı ve yıkımdan başka bir şey getirmeyen bu katil sürülerinin kökünü kurutana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kahraman Mehmetçiğimizin başarıyla icra ettiği operasyonlarda azami oranda yerli ve milli savunma sanayii ürünlerimizin kullanılması da bizim için ayrı bir memnuniyet ve iftihar vesilesidir. Sözlerime son verirken bu operasyonda görev alan Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman personelinin her birini ayrı ayrı alınlarından öpüyor, sizlere muvaffakiyetler diliyorum.Allah yar ve yardımcınız olsun”

AK Partili Serap Yaşar HDP’li Meral Danış Beştaş’ı böyle rezil kepaze etti

Terör örgütü PKK tarafından küçük yaşta dağa kaçırılıp ölüme gönderilen çocuklar hakkında mecliste bir konuşma yapan AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar, HDP’li Meral Danış Beştaş’ı rezil rüsva etti.

Dün TBMM’de gündem dışı söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Serap Yaşar,  2016 yılında terör örgütü PKK tarafından 8 yaşındayken dağa kaçırılan Hamza Adıyaman hakkında konuştu.

Hamza Adıyaman’ın PKK tarafından okuldan kaçırıldığını aktaran Yaşar, eli kanlı örgütün kirli yüzünü bir kez daha ortaya koydu.

Örgütün kirli yüzünü ortaya koydu

“Sayın milletvekilleri bugün sizlere 5 yıl önce daha 8 yaşında, terör örgütü PKK tarafından okulundan kaçırılan Hamza Adıyaman ve küçük yaşta kaçırılarak örgüt içinde her türlü istismara uğrayan ve hayatlarının baharında çocuk savaşçı olarak ölüme gönderilen çocuklardan bahsedeceğim.” diyerek sözlerine başlayan Yaşar, Diyarbakır Anneleri’nin tam 591 gündür HDP Diyarbakır İl Binası önünde avlat nöbeti tuttuğunu da hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Hamza’nın annesi Rukeyda Adıyaman da terör örgütü tarafından kaçırılan oğluna kavuşmak ümidiyle Diyarbakır’daki evlat nöbetine katılıyor. Zap suyuna düştüğü söylenen Hamza, AFAD tarafından üç ay boyunca arandı ancak bulunamadı. Kız kardeşi, örgütün küçük yaştaki çocukları kaçırdığında neler yaptığını öğrenmek için internetten araştırmalar yaparken kardeşinin, elinde silahlı görüntüsünün bulunduğu bir videoya denk geliyor.

Ablanın ifadesinde ‘Olay üzerinden aylar geçtikten sonra yine evladı PKK tarafından kaçırılan bir baba Hakurk kampında kardeşime denk geliyor. Kardeşimle konuşuyor, kardeşim Hamza da Mehmet Adıyaman’ın torunu olduğunu söylüyor. Adam da dedem kanaat önderi olduğu için tanıdığını söylüyor. Kardeşim Hamza da adama ‘Benim için Zap suyunda boğuldu dediler ancak ben suya düşmedim. Aileme söyleyin, beni kurtarsınlar hatta olayın geçtiği gün ellerim, ayaklarım bağlı hâlde siyah bir aracın içindeydim, annemi görüyordum, ağzım bantlı olduğu için hiçbir şekilde bağıramıyordum’ dediği görülüyor ki çocuk hayatta ve PKK/KCK terör örgütünün elinde çocuk savaşçı olarak kullanılmakta.”

“Hamza gibi daha binlerce çocuk, bir o kadar da gözü yaşlı anne var” diyen Serap Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2016-2020 yılları arasında örgütten kaçarak teslim olanların yüzde 41’i 18 yaşın altındaki çocuklar yani yaş ortalamaları 16. PKK/KCK terör örgütünün, çocukları istismar faaliyetleri, örgütün kuruluş yıllarından itibaren sürdürdüğü terörist stratejinin bir parçası. Çocukların silahlı çatışmalarda kullanılması uluslararası sözleşmelerle yasaklanmasına rağmen Hamza Adıyaman örneğinde de görüldüğü gibi kaçırmalar ve çocuklardan terörist yetiştirme mekanizması hâlen işlemeye devam ediyor.”

HDP’li Meral Danış Beştaş’ı rezil kepaze etti

4 senedir Avrupa Konseyinde kayıp çocuklar meselesi üzerinde çalışmalar yaptığını belirten Yaşar, şunları kaydetti:

“Kaybolan ve kaçırılan çocukların başlarına neler geldiğini çok iyi biliyorum. Bu çocuklar terörist savaşçı hâline getiriliyorlar, taciz, tecavüz, kötü muamelenin öznesi oluyorlar; kundakçı, intihar eylemcisi olarak kullanılıyorlar. Meclisin hemen karşısında Merasim Sokak’ta bombalı araçla intihar saldırısı gerçekleştiren teröristin de örgüte katıldığında 16 yaşında bir çocuk olduğunu hatırlatmak isterim. Terör örgütü, sokak eylemlerinde ön saflara ittiği ve hukuki ehliyetsizliklerinden faydalandığı çocukları sabıkalı, aranır duruma gelmeleri hâlinde de örgütün dağ kadrosuna aktarıyor, burada da durumları çok vahim.

Ayrıca örgütün çocuk savaşçı kullandığı uluslararası kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ve farklı ülkelerin resmî makamlarınca hazırlanan pek çok raporda da yer almakta. Burada sizlerle birkaçını paylaşmak istiyorum:

15 Kasım 2013-Ağustos 2013 tarihli Birleşmiş Milletler raporlarında, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan 2015 tarihli İnsan Ticareti raporunda ve İnsan Hakları İzleme Örgütünün 22 Aralık 2016 tarihli raporunda PKK’nın küçük yaştaki çocukları zorla silah altına alarak çatışmalarda kullandıkları tespit edilmiştir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin 13 Ocak 2020 tarihli raporunda ise örgütün askerî operasyonlarda çocukları savaşçı olarak kullanmak üzere saflarına kattığına dair çok sayıda tespit yer almıştır. 15-16 yaş altındaki erkek, kız çocuklarının Halep’te, Haseke’de, Ayn el Arap ve Rakka’da çatışmalara katıldığına dair örnek olaylar belgelendirilmiştir. Komisyon tarafından elde edilen birçok olayda çocukların aktif olarak örgüte alındığı ve savaş alanlarında konuşlandırıldıkları da belirtiliyor. Hatta rapor kapsamında görüşülen bir kişi, on yaşındaki bir çocuğun, silah çok büyük olduğu için AK-47’yi taşıyamayıp sürüklediğine tanık olduklarını da ifade ediyor.”

HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın 26 Ocak 2021 tarihinde meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada Hamza’nın Zap Suyu’nda kaybolduğunu, ailesinin de getirilip HDP Diyarbakır İl Binası önünde oturtulduğunu iddia ettiğini sözlerine ekleyen Yaşar, “Hatta daha ileri giderek ailelere orada oturmaları için para teklif edildiğini söylüyor. Bir annenin acısını ve hasretini hiçe sayan bu açıklamayı yapmak, çocuklarını isteyen, aylardır evlat nöbeti tutan annelere böyle bir iftirayı atmak hangi vicdana sığar.” dedi.

“HDP’li Beştaş suçluları aklamaya çalıştı”

HDP’li Meral Danış Beştaş’ın Diyarbakır Anneleri’nin çabalarını küçümseyip hedef saptırma gayreti içinde olduğunu ifade eden Yaşar, “Uluslararası raporlarla tespit edilmiş bir suçu ve suçluyu gözden kaçırmaya ve aklamaya çalışmıştır. Bu da ayrıca bir suçtur. Tüm bu raporları biz biliyoruz da Sayın Beştaş bilmiyor mu? Gazi Meclisin kürsüsü tüm bu insanlık dışılığın, çocuk kaçırmanın, çocuk savaşçı yetiştirmenin, taciz, tecavüz ve infazların aklanma yeri değildir.” diyerek tepkisini dile getirdi.

Terör destekçisi HDP’li Meral Danış Beştaş’ı mecliste rezil kepaze eden Serap Yaşar sözlerini şöyle noktaladı:

“Milletin vekilinin yeri terör örgütünün, suçun ve suçlunun değil, milletin evlatlarının ve annelerinin yanıdır. Konuşmama burada son verirken hain terör örgütünün şehit ettiği askerlerimize, polislerimize, köy korucularımıza, öğretmenlerimize ve sivil vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, yüce Meclis’i saygıyla selamlıyorum.”

SİHA ile öldürülen teröristin ajandasından bakın neler çıktı!

SİHA ile öldürülen ‘Dr. Amara’ kod adlı terörist Müzeyyen Aydınlı’nın üzerindeki ajandadan saldırı planları çıktı. Teröristlerin İstanbul Adalet Sarayı, Yavuz Selim Polis Merkezi, Tuzla Piyade Okulu ve Bayrampaşa Çevik Kuvvet çevresinde keşif yaptıkları belirlendi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri terör örgütü PKK‘nın İstanbul’da saldırı düzenlemek istediği kamu kurum ve kuruluşlarının fotoğraflarını çeken 8 şüpheliyi yakaladı. İstanbul polisini PKK adına çalışan 8 şüpheliye götüren olay Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 3 Ekim 2020’de SİHA’lar tarafından etkisiz hale getirilen ‘Amara’ kod adlı teröristin üzerinden çıkan not defteri oldu. Yeni Şafak’ın haberine göre İçişleri Bakanlığı’nın terörden arananlar listesinde kırmızı kategoride 10 milyon lira ödülle aranan, PKK’nın sözde orta saha Amed Eyaleti Özel Güç Sorumlusu Dr. Amara kod adlı Müzeyyen Aydınlı’nın üzerinden kentlerde yaşayan işbirlikçilerin bilgileri çıktı.

Fotoğrafların ele geçirilmesinin ardından Amara kod adlı teröristin not defterinden çıkan isimler üzerinde araştırma yapan ekipler, teröristle bağlantılı işbirlikçilere ulaştı. İstanbul TEM ekipleri Diyarbakır’dan gelen bilgiler üzerine harekete geçti ve teröristle bağlantısını tespit ettiği şüphelileri izlemeye aldı. Şüphelilerin terörist Aydınlı’nın öldürülmesinden sonra sözde intikam almak için daha önceden fotoğraflarını çektikleri İstanbul Adalet Sarayı, Yavuz Selim Polis Merkezi, Tuzla Piyade Okulu ve Bayrampaşa Çevik Kuvvet Yerleşkesi etrafında keşif ve konumlandırma yaptığı tespit edildi.

Hatay’ın Belen, İskenderun ve Arsuz ilçeleri ile bazı illerde geçen yıl terör örgütü PKK/YPG unsurlarınca çıkarılan orman yangınların talimatını veren ‘Demhat Sperti’ kod adlı terörist Mesut Taşkın, MİT tarafından geçen yıl 20 Ekim’de gerçekleştirilen operasyonla etkisiz hale getirildi.

Taşkın’ın yanında örgüt mensubu da operasyonda vuruldu. İki teröristin etkisiz hale getirildiği operasyon, SİHA tarafından saniye saniye kaydedildi.

Taşkın’ın etkisiz hale getirilmesi ile PKK’nın yurt içine yönelik patlayıcı ve kadro aktarımına büyük darbe vuruldu.

Şüphelilere yönelik ilk operasyonu teröristin öldürülmesinden 25 gün sonra 28 Ekim 2020’de düzenleyen İstanbul polisi, şüphelilerle bağlantılı işbirlikçileri yakalamak için İstanbul’daki kamu kurum ve kuruluşlarının fotoğraflarını çeken 8 şüpheliyi yakalamak için 6 Nisan günü 5 ilçede operasyon düzenledi. Yakalanan şüphelilerin örgüt talimatıyla saldırı düzenlenebilecek yerlerin farklı açılardan fotoğraflarını çektikleri, krokiler hazırladıkları ve bu bilgileri de örgüt kuryeleri ile Lice kırsalına gönderdikleri belirlendi. Şüphelilerin sorgularının ardından İstanbul’da PKK adına çalışan işbirlikçilerin deşifre edileceği ve operasyonun büyüyeceği öğrenildi.

Türkiye’ye karşı iğrenç itiraf! “Eğittiğimiz en iyi grup…”

ABD’nin Suriye’de görevli en üst düzey bürokratı eski Büyükelçi William Roebuck, Türkiye’ye karşı savaşan terör örgütü PKK/SDG için “eğitip donattığımız en iyi grup” dedi.

Donald Trump döneminde ABD’nin Suriye’de görev yapan en üst düzey bürokratı olan, terör örgütü PKK ile Barzani’nin birleşmesi için görüşmeleri organize eden eski Büyükelçi William Roebuck, ABD kanalı CBSNEWS’ye ilginç açıklamalarda bulundu. Çalışmaları konusunda bilgiler veren Roebuck, Suriye’de görevinin ‘yerel ortak’ dediği PKK/YPG ile ilişkileri sağlamak olduğunu söyledi. Teröristlerle düzenli olarak bir araya geldiğini aktaran Roebuck, “Bazen her gün buluşurdum. Duruma göre bazen General Mazlum’la (terörist Ferhat Abdi Şahin’den bahsediyor) günde birkaç kez görüştüm” dedi.

Suriye’de İngiltere, Fransa, İtalya ve Almanya’nın kendilerine destek verip Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise fon sağladığını söyleyen Roebuck, PKK/SDG’li teröristlere de övgüler yağdırdı. Eski Büyükelçi “Konuştuğum ABD Özel Kuvvetleri mensupları, eğitip donattıkları en iyi grup olduklarını söylüyor. Onlar güvenliğimizin belkemiğiydi. Harika ortaklardı. Ordumuzla sorunsuz çalıştılar” diye konuştu.

PKK/SDG’lilerin siyasi talepleri ve meşruiyet arayışları olduğunu, bunun için de ABD ile ilişkiyi sürdürmek istediklerini vurgulayan Roebuck, Trump’ın Suriye’den çekilme kararından sonra örgütle ilişkilerde gerilim yaşadıklarını söyledi. Roebuck, “SDG ile ilişkilerimiz üzerinde baskı yarattı. General Mazlum ile inanılmaz derecede zorlu toplantılar yaptım. Büyükelçi Jeffrey de Mazlum ile bazı zorlu toplantılar yaptı. Washington’a döndüğümüzde, başkan biraz rotayı tersine çevirdi ve Suriye’nin kuzeydoğusunun yaklaşık yarısında varlığımızı kurtarmayı başardık. SDG ile ilişkimizi kurtardık” ifadelerini kullandı.

ABD’li temsilci, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’nı da eleştirdi. Türkiye’nin terörden arındırdığı Tel Abyad’ta demografik temizlik yapıldığını öne süren Roebuck, şehirdeki Kürtlerin göçe zorlandığı iftirasını attı.

Kaynak: Yeni Şafak

Irak’tan PKK’ya verilen süre doldu

Irak Hükümeti ile IKBY arasında imzalanan Şengal Anlaşması çerçevesinde terör örgütü PKK ve ona bağlı militanların Sincar’dan çekilmesi için verilen süre bugün doluyor.

Göksel Çağlav  Ankara 

Terör örgütü PKK’ya bağlı Şengal Savunma Birlikleri’ne (YBŞ) ait teröristlerin bölgeden çıkarılması için verdiği son süre bugün doluyor. Kürt Bölgesi Hükümeti (IKBY) ile Irak Hükümeti arasında imzalanan Şengal Anlaşması çerçevesinde, Şengal bölgesinde yerleşim alanlarını işgal eden PKK ve uzantılarını bölgeden çıkarılması kararı bugünden itibaren uygulamaya geçirecek. Irak ordusu bölgeye sevk ettiği ağır silahlı güçleri ile PKK ve bağlı güçlerin bölgeden çıkması için bölgeyi kuşatmış, çatışma çıkmaması için müdahale süresini 1 Nisan tarihine kadar uzatmıştı. Ancak PKK’ya bağlı silahlı grupların bir kısmı yerleşim merkezinde direnme kararı alarak çıkmayacaklarını açıklamışlardı. Irak yetkilileri, teröristlere verilen sürenin dolmasının ardından içeride bulunan terörist unsurların operasyonlar ile çıkarılarak, yerine 2 bin 500 kişilik yerel güçler konuşlandırılacağını deklare etmişlerdi. Anlaşmaya göre bölgenin güvenliğinden Bağdat yönetimi sorumlu olacak ve yeniden inşası için adımlar atılmaya başlanacak.

Irak ordusuna direnemeyeceğini bilen PKK da başta ABD olmak üzere Fransa, Almanya ve İngiltere dışişleri bakanları ile BM Irak Temsilciliği’ne mektup göndererek anlaşmanın iptal edilmesi için yardım dilenmeye başladı.

Azez’de PKK/YPG’li teröristlere ait 2 TOW füzesi, 24 Kalaşnikof ele geçirildi

Azez’de, Suriye Görev Gücü’nün yaptığı operasyonda 2 TOW füzesi, 24 Kalaşnikof piyade tüfeği, bir keskin nişancı tüfeği, 2 Doçka silah namlusu, 200 tetikleme kapsülü ele geçirildi.

İçişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, PKK terör örgütünün Suriye kolu PYD/YPG’nin, Türk Silahlı Kuvvetlerince Suriye’nin kuzeyinde terörden arındırılan bölgelerde, güvenlik güçlerine ait noktalar ve sivil halkın yoğun bulunduğu alanlara yönelik saldırılarda kullanmak üzere, çok miktarda silah ve bomba malzemesini örgütün kontrolündeki Münbiç’e götürmeye çalıştığı belirtildi.

Açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve TEM Dairesi Başkanlığı koordinesinde, Suriye Görev Gücü’nün Azez’de dün düzenlediği operasyonda, tank katili olarak bilinen 2 TOW füzesi, 24 Kalaşnikof piyade tüfeği, 1 keskin nişancı tüfeği, 2 doçka silah namlusu, 200 tetikleme kapsülü ele geçirildiği belirtilerek, TOW füzelerinin, Suriye’nin kuzeyini terörden arındırmak amacıyla bölgede harekat yapan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına karşı sıklıkla kullanıldığı hatırlatıldı.

Operasyonda Suriyeli 2 kişinin yakalandığı, zanlıların ilk ifadelerinde, “malzemeleri PKK/PYD/YPG terör örgütü mensuplarına ulaştırmak isterken yakalandıklarını” beyan ettikleri belirtildi.

Bakan Soylu’dan tebrik paylaşımı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da operasyona ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

Ele geçirilen malzemelerin fotoğraflarına yer veren Soylu, operasyonu yürüten güvenlik güçlerini tebrik etti.

Saldırı girişiminde bulundular! 11 terörist öldürüldü

Bakanlığın Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Terör örgütü PKK/YPG’nin Barış Pınarı bölgesindeki huzur ve güven ortamını bozmasına izin vermedik ve vermeyeceğiz.

Bölgede her türlü tedbiri alan kahraman komandolarımız, bir saldırı girişimini daha önleyerek 11 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hale getirdi.” bilgisi paylaşıldı.

Paylaşımda, operasyona ilişkin görüntülere de yer verildi.