Misir

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Misir

Bakan Çavuşoğlu: Yunanistan ve Mısır arasındaki anlaşma bizim için yok hükmündedir

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Yunanistan ve Mısır arasındaki sözde kıta sahanlığı anlaşmasıyla ilgili olarak, “Bu anlaşma Türkiye’nin ve Libya’nin haklarını ihlal etmektedir. Bizim için yok hükmündedir. Kendi haklarımızı korumaya devam edeceğiz” dedi.

Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, Malta ve Libya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaretlerin yanı sıra Yunanistan ile Mısır arasında imzalanan sözde deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye, Malta ve Libya tarafından bugün yapılan ortak açıklamanın oldukça önemli olduğunu belirten Çavuşoğlu, bu açıklamayla Libya’da meşru hükümete verilen desteğin yanı sıra İrini Operasyonu’nun tek taraflı olduğunun ve haksız şekilde çalıştığının vurgulandığını kaydetti.

“Ticaretimiz 1 milyar doların üzerine çıktı”

Çavuşoğlu, Malta ile Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin ise çok iyi düzeyde olduğunu belirterek, “Ticaretimiz 1 milyar doların üzerine çıktı. Buradaki Türk firmaların yatırım miktarı 1,7 milyar dolar civarında” ifadelerini kullandı.

Malta’daki Türk firmaların çok önemli projeler üstlendiğinin altını çizen Çavuşoğlu, Türk firmaların başta tünel olmak üzere önemli projelere teklifler verdiğini söyledi.

Çavuşoğlu, Malta ziyareti kapsamında, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile de görüştüğüne değinerek, görüşmede, Türkiye ile AB arasında imzalanan 18 Mart Mutabakatının da gündeme geldiğini belirtti.

“Bu (anlaşma) maalesef, AB yüzünden tam olarak uygulanmadı, AB sözünde durmadı.” diyen Çavuşoğlu, yeni kapsamlı bir anlaşmanın nasıl yapılabileceği üzerinde çalıştıklarını aktardı.

Çavuşoğlu, Borrell’e, Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri normalleştirmek için ortaya koyduğu çabadan ötürü teşekkür ederek, Borrell’in Doğu Akdeniz’deki gerginliği azaltmak için de çaba gösterdiğini belirtti.

“Bu tür anlaşmalar veya iş birlikleri bizi yolumuzdan alıkoyamaz”

Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan ile Mısır arasındaki sözde deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmasının, özellikle AB tarafında da ciddi bir hayal kırıklığına sebep olduğunu dile getirdi.

Anlaşmanın metnini ve haritayı henüz görmediklerini aktaran Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fakat verilen bu koordinatlardan kolayca görüyoruz ki bu anlaşma hem Türkiye Cumhuriyeti’nin hem de Libya’nın kıta sahanlığını ve haklarını ihlal ediyor. Dolayısıyla bizim daha önce Birleşmiş Milletler’e (BM) bildirdiğimiz kıta sahanlığımızı ihlal eden bir anlaşma bizim için yok hükmündedir ve zaten bugüne kadar bu noktaya gelmemizin sebebi de Yunanistan’ın, Rum kesiminin, Mısır ve İsrail gibi ülkelerle Türkiye’yi yok sayarak anlaşmalar imzalamaya çalışması, adımlar atmasıdır.”

“Yok hükmünde olduğunu sahada da masada da göstermeye devam edeceğiz”

Bu sözde anlaşmanın yok hükmünde olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Bunun yok hükmünde olduğunu sahada da masada da göstermeye devam edeceğiz. Hem bunlara hem de tüm dünyaya.” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye’nin, kendi kıta sahanlığı içinde, kendi haklarını ve Kıbrıs etrafında da Kıbrıs Türklerinin haklarını kararlı şekilde sahada ve masada korumaya devam edeceğini belirterek, “Bu tür anlaşmalar veya iş birlikleri bizi yolumuzdan alıkoyamaz ve kimse bizim haklarımızı da gasbedemez. Buna hiçbir zaman müsade etmedik, etmeyeceğiz” dedi.

Libya Dışişleri Sözcüsü: Mısır Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları, BM Antlaşması’na aykırı

Libya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Muhammed el-Kablavi, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin Libya’ya yönelik beyanlarının, Birleşmiş Milletler Antlaşması’na ve BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) kararlarına aykırı olduğunu belirtti.

Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabı Twitter üzerinden yapılan açıklamaya göre Bakanlık Sözcüsü Kablavi, BM Antlaşması’nın, üye ülkeler arasında güç kullanma ya da bunun imasında bulunmayı yasakladığına işaret ederek, bu nedenle “Sisi’nin açıklamalarının antlaşmaya aykırı olduğunu” ifade etti.

BM Anlaşması’nın üye ülkelere, silahlı saldırıya hedef olması durumunda meşru savunma hakkı tanıdığını aktaran Kablavi, BMGK’nın 2441 sayılı kararının da üye ülkeleri, Libya hükümetine yardım sunmaya teşvik ettiğini kaydetti.

Libya hükümetinden bugün yapılan açıklamada, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin Libya’ya yönelik askeri müdahale tehdidi içeren beyanları, Libya’nın iç işlerine karışma ve “savaş ilanı” olarak nitelendirilmişti.

Sisi’den Libya’ya müdahale tehdidi

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi dün, Libya sınırı yakınlarındaki Hava Kuvvetleri birliklerini ziyareti sırasında, “Mısır ordusunun, gerek duyulması halinde ülke sınırları dışında askeri bir görevde bulunabileceği” mesajını vermişti.

Libya’daki kabileleri ve aşiretleri eğitip silahlandıracaklarını belirten Sisi, “Sirte ve Cufra kırmızı çizgidir. Libya’yı Libyalılardan başkası savunmayacaktır. Yardım etmeye ve destek vermeye hazırız. Sınırlarımız içinde veya gerekirse sınırlarımızın dışında herhangi bir görevi yerine getirmek için hazırlıklı olun.” demişti.

Mısır tarafının Türkiye itirafı gündem oldu: Erdoğan bunu yapacak

Mısır Temsilciler Meclisi üyesi Samir Gattas, Türkiye’nin Libya politikasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Erdoğan, buradan çıkmak için Libya’ya gelmedi. Yeni Osmanlı dediği bir projeye sahip. Girdiği hiçbir ülkeden ayrılmadı” ifadelerini kullandı.

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Forumu Başkanı Samir Gattas yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Libya ile yaptığı münhasır ekonomik bölge anlaşmasına ilişkin konuştu.

Serrac’ın Mısır girişimini kabul etmesinin uzak bir ihtimal olduğunu söyleyen Gattas, UMH’nin stratejik öneme sahip el-Cufta üssüne ulaşmak için Sirte şehrini ele geçirmeye çalışarak, sahada tepki verdiğini ifade etti.

“Erdoğan buradan çıkmak için ülkeye gelmedi”

Gattas, “Erdoğan, buradan çıkmak için Libya’ya gelmedi. Yeni Osmanlı dediği bir projeye sahip. Girdiği hiçbir ülkeden ayrılmadı. 1982 yılından bu yana Irak’ta bulunuyor. Duhok ve Erbil’de 19 üssü var. Somali’ye girdi, orada büyük bir üssü var ve ayrılmadı. Katar’da da Tarık bin Ziyad üssüne sahip, yeni bir üs inşa etmeye hazırlanıyor ve Yemen’de de şu an üsler kurmaya çalışıyor” dedi.

“Yunanistan, Mısır, Kıbrıs ve hatta İsrail’in Avrupa’ya gaz ihracatı yapma yolunu kesti”

Ortadoğu Forumu Başkanı ve Mısır Temsilciler Meclisi üyesi, “Erdoğan, sadece projesini genişletmek için değil, aynı zamanda ekonomik nedenlerle ülkeye girdi. Doğalgaz arıyor. Komşu ülkeler olan Yunanistan, Mısır, Kıbrıs ve hatta İsrail’in Avrupa’ya gaz ihracatı yapma yolunu kesti. Çünkü Akdeniz’de bir engelleme hattı inşa etti. Avrupa’ya geçmek isteyenler onu geçmek zorundadır. Aynı zamanda ABD’ye, Libya’daki Rus nüfuzu ile karşı karşıya olduğunu da söyledi” değerlendirmesinde bulundu.

Dışişlerinden Mısır, Yunanistan, GKRY, Fransa ve BAE’nin ortak bildirisine tepki

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Mısır, Yunanistan, GKRY, Fransa ve BAE’nin ortak bildirisiyle ilgili, “Hesapları Türkiye tarafından bozulduğunda hezeyana kapılan bir grup ülkenin ikiyüzlüğünün ibretlik bir örneğidir.” dedi.

Sözcü Aksoy, Mısır, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanları tarafından kabul edilen ortak bildiri hakkındaki Bakanlığa yöneltilen bir soruya yazılı cevap verdi.

Libya’dan 5 ülkenin ortak açıklamasına tepki

Aksoy, şunları kaydetti:

“Mısır, Yunanistan, GKRY, Fransa ve BAE Dışişleri Bakanlarının bugün Doğu Akdeniz ve Libya konusunda yayınladıkları ortak bildirinin, takip ettikleri politikalarla bölgesel kaos ve istikrarsızlık peşinde koşan, halkların demokrasi ümitlerini darbeci diktatörlerin fütursuz saldırganlığına kurban etmekte beis görmeyen, ancak hesapları Türkiye tarafından bozulduğunda hezeyana kapılan bir grup ülkenin ikiyüzlüğünün ibretlik bir örneğidir.”

Yunanistan ve GKRY’nin Doğu Akdeniz konusunda Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile diyaloğa girmek yerine, konuyla ilgisiz bölge dışı aktörlerden medet ummalarının, ancak mandacı ve sömürgeci bir mantığın eseri olabiliceğini belirten Aksoy, Türkiye’nin uluslararası hukuk temelinde meşru menfaatlerini korumak amacıyla attığı adımların haksız ve hukuksuz gerekçelerle çarpıtılmasının asla kabul edilemez olduğuna işaret etti.

Aksoy, aynı durumun Mısır için de geçerli olduğunu, bu ülke yöneticilerinin kendi halkının menfaatlerini ve haklarını korumak yerine, bunlardan çoktan feragat etmeyi tercih etmiş gözükmekte olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Doğu Akdeniz’le hiçbir alakası olmayan BAE’ni ise diğer ülkelerle bir araya getiren, Türkiye düşmanlığından başka bir şey değildir. Bu ülkenin hem bize, hem Libya’ya karşı sabıkası bellidir. Barış Pınarı Harekatımızla Suriye’de bir terör devletçiği kurma emellerine ağır bir darbe vurduğumuz Fransa’nın ise, bu ruh hali içinde Türkiye’ye karşı oluşturulan şer ittifakının hamiliğine soyunduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu ülkeleri aklıselime, uluslararası hukuka ve teamüllere uygun hareket etmeye davet ediyoruz. Bölgemizde barış ve istikrar şer ittifakları ile değil ancak samimi ve gerçek bir diyalog ve işbirliği ile tesis edilebilir.”

Ortak bildiri

Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Fransa, Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’e bağlı milislerin sivil can kayıplarına yol açan saldırılarına değinmeden “Libya’daki taraflara ateşkes çağrısı” yapmıştı.