Misir

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Misir

Türkiye ve Mısır anlaştı! Yakın zamanda hayata geçirilecek

Türkiye ile Mısır arasında atılan diplomasi adımlarının ardından yeni kurulan TBMM Mısır Dostluk Grubu Başkanı İsmet Yılmaz, Mısır ile parlamenter diplomasinin hayata geçirileceğini söyledi.

Türkiye ile Mısır arasındaki yeni döneme parlamenter diplomasi hamlesi ekleniyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Mısır Dostluk Grubu Başkanı İsmet Yılmaz, Mısır ile yürütülen parlamenter diplomasinin detaylarına ilişkin bilgi verdi.

“Parlamenter diplomasiyi hayata geçireceğiz”

Mısır ile yeni bir köprü kurulduğunu söyleyen Yılmaz, “Her partiden temsilcilerimizle bu grubu oluşturduk. İnşallah Mısır tarafında da bu platform oluşturulduğunda muhakkak ki kamu diplomasinin yanında parlamenter diplomasiyi de hayata geçireceğiz” dedi.

“Dışişleri bakanlarımız görüşecek”

TRT Haber’in haberine göre, İsmet Yılmaz, parlamentolar arası ziyaret mesajı vererek, “Dışişleri Bakan Yardımcılarımız görüştü. Şimdi Dışişleri Bakanlarımız görüşecek. Maslahatgüzar seviyesindeki ilişkiler büyükelçilik seviyesine çıkarılacak. Bu arada parlamento grupları arasında da ziyaretler yapılacaktır” açıklamasında bulundu.

“Ticaret hacmi artacak”

Dostluk grubunun ekonomiye de katkısının olacağını vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Çok büyük bir ticaret hacmimiz var. Yine orada büyük miktarda Türk yatırımcısı var. İnanıyoruz ki bu parlamenter diplomasiyi de etkin şekilde işlettiğimizde bu ticaret hacmi de artacaktır. Kardeşlik ebedidir.”

Dostluk grubu 8 yıllık aranın ardından 20 Nisan’da kurulmuştu. Yönetimi ve üyeleri belli oldu. Şimdi gözler Mısır Meclisinde.

“Parlamenter diplomasinin öncü grubu dostluk gruplarımız”

Mısır ve Türkiye arasında normalleşme adımları birbirini izlerken bir adım Türkiye Büyük Millet Meclisinden gelmişti. Mısır ile diplomatik temaslarda açılacak yeni dönemin ilk sinyalini Meclis Başkanı Mustafa Şentop vermişti. Dostluk grubunun iki ülke ilişkilerinde faydalı olacağını belirten Şentop, “Mısır ve Libya için de bir dostluk grubunun kurulması önemli çünkü parlamenter diplomasinin öncü grubu dostluk gruplarımız” demişti.

AK Parti Grubu’nun nisan ayı sonlarına doğru TBMM Başkanlığına, Türkiye ile Mısır arasında 8 yıl aradan sonra Parlamentolar arası Dostluk Grubu kurulması konusunda yaptığı başvuru, 30 Nisan’da Genel Kurul’da oylanarak kabul edilmişti.

Dostluk grubunun kurulmasıyla, iki ülke ilişkilerindeki normalleşme sürecine parlamenter diplomasi ayağında da katkı sağlanması amaçlanıyordu.

Kuzey Afrika ülkesi Mısır ile Türkiye arasındaki normalleşme adımları uzun bir süredir devam ediyor.

Önce istihbarat seviyesinde başladı, sonra diplomatlar karşılıklı olarak bir araya geldi.

Ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısırlı mevkidaşı Samih Şükri ile telefonda görüştü.

İlk ziyaret

Ziyaretin olabileceğini ilk duyuran kişi Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu oldu.

Mevlüt Çavuşoğlu, siyaset ve diplomaside bazen kırgınlıklar olabileceği ancak ortak niyet konulduktan sonra ilişkilerin daha kolay ilerleyeceğini belirten açıklamalarının ardından, “Mısır Türkiye’den bir heyeti davet etti. Mayıs başında bir heyet Mısır’a gidecek” ifadelerini kullandı.

5 Mayıs’ta da Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmet Hafız sosyal medya sitesi Twitter’daki hesabından yaptığı paylaşımda, Mısır’ın başkenti Kahire’deki Dışişleri Bakanlığı konutunda başlayan siyasi görüşmelere Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hamdi Sanad Loza ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal’ın başkanlık ettiğini dile getirdi.

“Pozitif bir görüşme”

Bakan Çavuşoğlu da Türk ve Mısır heyetleri arasında Kahire’de yapılan görüşmelerin pozitif bir atmosferde geçtiğini anlattı.

“Daha önce Bakan Yardımcımızın başkanlığında Sedat Bey’in başkanlığında bir heyetimizin Mısır’ın daveti üzerine Kahire’ye gideceğini duyurmuştuk. Dün ve bugün arkadaşlarımız oradaydı. İstikşafi niteliğinde görüşmeler gerçekleştirildi. Ortak açıklamada vurgulandığı gibi pozitif bir atmosfer içinde görüşmeler yapıldı. İkili ilişkilerde neler yapılabilir, bunu ele aldı arkadaşlarımız. Ayrıca her iki ülkeyi ilgilendiren bölgesel konuları da ele aldılar.”

“Libya, Suriye, Irak, Doğu Akdeniz konusu hepimiz için önemli, Mısır için de önemli. Her zaman söylüyoruz. Mısır ile burada yapabileceğimiz bir iş birliğinden Mısır da çok karlı çıkacaktır. İlişkiler o noktaya geldiğinde bunları da elbette görüşürüz.”

“Görüşmeyi iki tarafta değerlendirecek”

“Bu 2 günlük görüşmeyi her iki taraf da değerlendirecek. Arkadaşlar döndükten sonra konuşacağız. Daha sonra hangi adımlar atılabilir, bu konularda da yine birlikte görüş alışverişinde bulunacağız. Şimdi Kahire’de bir görüşme oldu. Dışişleri Bakanı Semih Şükrü ile biz zaten geçmiş dönemlerde de New York marjında, Uluslararası Suriye Destek Grubu Toplantıları marjında, İslam İşbirliği Toplantıları marjında, Türkiye’de yaptığımız, gerçekleştirdiğimiz bazı toplantılara da katılmıştık. Zaten bu anlamda her zaman görüştüğümüz bir arkadaşımız. En son ramazan tebriği için de beni aramıştı. Bu gemi kazasında ben kendisini aramıştım, yapabileceğimiz bir şey var mı diye. Önümüzdeki süreçte tabii ilişkileri normalleştirmek için atılabilecek adımlar konusunda görüşmeler devam edecektir.”

“Mısır’ın önemini her zaman vurguladık”

Çavuşoğlu, çarşamba akşamı katıldığı TRT Haber yayınında da iki ülke ilişkileriyle ilgili şöyle konuştu:

“Aşamalı bir şekilde önce istihbaratlar arasında bir kanal açıldı. Tekrar Dışişleri Bakanları düzeyine geldi. Görüşmeler iyi geçti. Bundan sonra Bakanların görüşmesi, büyükelçilerin karşılıklı olarak atanması, ilişkilerin iyi olması iki tarafın da beklentisi. Geçmişte onlar Hafter tarafındaydı. Biz meşru hükümet tarafındaydık. Şu anda tek bir meşru hükümet var. Ayrı taraflarda değiliz. Onlar Hafter’i destekledir ama şimdi bu bitti. İş birliği yapabileceğimiz alanlardan biri bu. Filistin tarafı da bir başkası. Mısır’ın önemini her zaman biz vurguladık. Şimdi de vurguluyoruz. İlişkilerimiz normalleşirse iş birliğimize ihtiyacı olan birçok ülke var.”

Türkiye-Mısır ilişkileri

Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler 2013’ten bu yana karşılıklı olarak maslahatgüzar düzeyinde sürdürülüyor.

Bu süreçte iki ülke dışişleri bakanları arasında çeşitli vesilelerle kısa görüşmeler gerçekleştirilirken, Mısır’ın Ankara Büyükelçiliğiyle İstanbul Başkonsolosluğu ve Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliğiyle İskenderiye Başkonsolosluğu faaliyetlerine devam ediyor.

Mısır’dan beklenmedik hareket! Filistinlilere kapıları açtılar

Son günlerde Türkiye ile yakınlaşan Mısır, Kuzey Sina’daki Refah Sınır Kapısı’nı İsrail saldırılarında yaralanan sivilleri taşımak için Filistin halkına kapıları açtı. Mısır yönetimi aynı zamanda bu sınır kapısından Gazze’ye insani yardım malzemesi de gönderiyor.

Mısır, İsrail ablukası altındaki Gazze‘de yaşanan insani krizin ardından Refah Sınır Kapısı‘ndan yardımların geçişine müsaade ederek, Filistinlilere kapıları açtı.

Sınır kapısından, 263 kişiyi taşıyan 3 otobüsün geçtiği ifade edildi. Kahire yönetimi, İsrail bombardımanında yaralanan ve acil ameliyata alınması gereken kişiler için 16 ambulansı sınır kapısına gönderdi.

Yerel medya, Gazze’deki yaralıların Mısır hastanelerinde tedavi edilmesi için alındığını aktardı. Refah Sınır Kapısı’nda Mısırlı doktordan oluşan heyetin, hazır bulunduğu ifade edildi.

Mısır’ın Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler için hazırladığı insani yardım malzemelerini taşıyan konvoy Refah Sınır Kapısı’na doğru hareket etti.

Mısır resmi ajansı MENA’nın haberinde, söz konusu yardımların Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin talimatı doğrultusunda Gazze’deki Filistinliler ile koordinasyon çerçevesinde gönderildiği ifade edildi.

Haberde, Refah Sınır Kapısı’na doğru yola çıkan yardım konvoyunun Gazze’ye ne zaman ulaşacağı ve yardım malzemelerinin içeriği hakkında detaylı bilgi verilmedi.

İsrail’in 10 Mayıs’tan bu yana hava ve karadan vurmaya devam ettiği abluka altındaki Gazze Şeridi’nde tablo giderek ağırlaşıyor.

İsrail saldırılarında şu ana kadar 58’i çocuk, 34’ü kadın olmak üzere 197 kişi hayatını kaybetti, 1235 kişi yaralandı, onlarca bina ise tamamen yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi.

Bölgede kritik gelişme! Libya ile Mısır anlaştı! Türkiye de uzlaşmıştı

Türkiye ile Mısır’ın normalleşme adımlarının ardından Libya ile Kahire yönetimi arasında 8 yıllık aradan sonra ortak konsolosluk komitesinin çalışmalarına yeniden başlandığı duyuruldu.

Libya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Libya-Mısır ortak konsolosluk komitesinin, 13. oturumunu salı ve çarşamba günleri Kahire’de gerçekleştirdiği belirtildi.

Açıklamada, oturumda, iki ülke vatandaşlarının vize işlemelerinin kolaylaştırılması, giriş prosedürlerinin sadeleştirilmesi ve giriş ücretlerinin kaldırılması konularının görüşüldüğü belirtildi.

Mısırlı yetkililer, 22 Nisan’da Libyalı mevkidaşları ile başkent Trablus ve Bingazi’deki diplomatik misyonlarını mümkün olan en kısa sürede yeniden açma konusunda anlaştıklarını duyurmuştu.

 Ankara ve Kahire’den son dönemde birbiri ardına gelen olumlu mesajlar sonrası, Türkiye ile Mısır arasında karşılıklı ve eşzamanlı resmi açıklamalarla duyurulan görüşme dün başladı. İki ülke temsilcileri 8 yıl sonra yüz yüze ilk yüksek düzeyli teması gerçekleştirdi.

5-6 Mayıs tarihlerinde Kahire’de yürütülen bu görüşmelerin ardından, iki ülke Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ile Samih Şükri’nin resmen bir araya gelmesi gündeme geldi.

Başkan Erdoğan’ın mesajı

Hatırlanacağı gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da kısa bir süre önce, “Mısır ile istihbari, diplomatik, ekonomik olarak zaten işbirliği sürecimiz devam ediyor. Bu en üst düzeyde değil de en düzeyin şöyle bir tık altında devam ediyor. Gönlümüz ister ki Mısır ile olan bu süreci çok daha güçlü bir şekilde devam ettirelim. Onun için bu istihbari, diplomatik ve siyasi görüşmeler netice verici olduktan sonra biz bunu daha ileri kademelere taşırız” demişti.

İki ülke önemli arasında önemli başlıklar

Türkiye ile Mısır arasında üç önemli başlık bulunuyor. Libya, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanı sınırlarının belirlenmesi ve Mısır’ın terör örgütü ilan ettiği Müslüman Kardeşler’e yaklaşım.

LİBYA: Türkiye, Libya’da BM’nin meşru saydığı Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne destek verirken Mısır, meşru hükümeti devirmek için mücadele eden Halife Hafter’den yana pozisyon almıştı. Türkiye’nin desteğiyle meşru hükümet Hafter’i başkent Trablus kapılarında püskürtmüştü. Libya’da yeni kurulan Ulusal Birlik Hükümeti çerçevesinde yıl sonunda seçimleri gidilmesi öngörülüyor. İki ülkenin işbirliği Libya’da istikrarın sağlanmasına katkıda bulunabilir.

DOĞU AKDENİZ: Mısır, şubat ayında kendi deniz yetki alanında ihaleye çıkarken Türkiye’nin yetki alanını tanımıştı. Türkiye’nin Libya ile olduğu gibi Mısır ile de bir deniz yetki sınırı anlaşması yapması Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin maksimalist talepleri karşısında bir denge unsuru sağlayabilir.

MÜSLÜMAN KARDEŞLER: 2013’te Savunma Bakanı olan Abdülfettah el Sisi, Müslüman Kardeşler destekli Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi darbeyle devirmiş, sonra da seçimle cumhurbaşkanı olmuştu. Darbeye karşı çıkan Türkiye, Kahire ile ilişkileri maslahatgüzar seviyesi indirmişti. Kahire, Müslüman Kardeşleri terör örgütü ilan ederken birçok İhvan mensubu çareyi Türkiye’ye sığınmakta bulmuştu. (Hürriyet Gazetesi)

Ankara ile Kahire 6 başlıkta uzlaştı

Dışişleri Bakanlığı heyetinin Kahire temasları öncesinde, MİT’ten en üst seviyede bir heyetin Kahire’ye giderek istihbari düzeydeki son görüşmeleri yaptığı öğrenildi. MİT heyetinin, Mısırlı muhatapları ile gerçekleştirdiği görüşmelerde, Türkiye-Mısır ilişkilerinin daha sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için 6 ana başlıkta uzlaşıldığını ifade edildi. (Habertürk)

Mısır ile ilk temas başladı

Türkiye ve Mısır dışişleri bakanlıkları heyetleri arasındaki siyasi istişareler Kahire’de başladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmet Hafız, Dışişleri Bakanlığı konutunda başlayan siyasi görüşmelere Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hamdi Sanad Loza ile Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Sedat Önal’ın başkanlık ettiğini belirtti. Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da, “İstikşafi görüşmeler iki ülke arasındaki ilişkilerin ikili düzeyde ve bölgesel bağlamda normalleşmesine yol açabilecek gerekli adımlar üzerinde odaklanacaktır” denildi. Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, Türkiye ve Mısır arasında, önce istihbaratlar arasında açılan kanalın, dışişleri bakanlıkları aracılığıyla devam etmesinde mutabık olunduğunu söylemişti.

Oğuzhan Gültekin  Ankara 

Mısır ve Türkiye ilişkilerin normalleşmesi için 8 yıl aradan sonra ilk defa önemli bir adım atıldı. Yapılan istikşafi görüşmelerde, iki ülke arasındaki ilişkilerin ikili ve bölgesel bağlamda normalleştirilmesine yönelik atılması gereken adımlar üzerinde durulurken, normalleşme sürecinin bölgede oluşturacağı etkileri uzmanlar Akit’e değerlendirdi. Mısır ile ilişkilerin normalleşmesinin iki ülke açısından önemli bir kazanım olacağını söyleyen Milli Savunma Üniversitesi ve Beykent Üniversitesi öğretim üyesi Stratejist Doç. Dr. Mehmet Naci Efe, “Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkiler eğer Libya ile kurulan dostluk düzeyine çıkarılırsa ve buna müteakiben iki ülke arasında bir deniz yetki anlaşması imzalanırsa Türkiye’nin, Akdeniz üzerindeki varlığı daha da kuvvetlenecektir ve Yunanistan, Fransa gibi ülkelere karşı daha etkin bir politika izlememize yardımcı olacaktır” dedi. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Kıbrıs Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emete Gözügüzelli de, “Malum Mısır da geçmişte bölgede enerji devi olmak için çalışmalar yaptı. Ancak şimdiye kadar yapılan bütün enerji planları Türkiye üzerinden gerçekleştiği için Mısır’ın da Türkiye ile yakınlaşmaya ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

Cihat Yaycı’dan Yunanistan’ı çıldırtacak açıklama

Mısır ve Türkiye arasındaki olası ittifakı değerlendiren Cihat Yaycı, “Mısır, Türkiye ile uluslararası hukuk prensipleri doğrultusunda bir sınır anlaşması imzalarsa çok daha fazla deniz alanı kazanabilir” diye konuştu

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı Cihat Yaycı, Mısır ile Türkiye’nin ortak menfaatleri açısından yakın gelecekte masaya oturmasının muhtemel olduğunu belirterek, “Mısır, Türkiye ile uluslararası hukuk prensipleri doğrultusunda bir sınır anlaşması imzalarsa çok daha fazla deniz alanı kazanabilir.” dedi.

Yaycı, Türkiye ve Mısır’ın ekonomi, güvenlik, deniz yetki alanları başta olmak üzere bir çok alanda ortak menfaatlerinin bulunduğu potansiyel iş birliği alanları olduğunu söyledi.

Mısır’ın Doğu Akdeniz’de hidrokarbon çalışmaları için çıktığı ihalede Türkiye’nin kıta sahanlığını dikkate alarak bir sınır çizmesinin iyi ilişkiler kurulması niyeti olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Yaycı, “Yunan hak iddiasında 18. parselin Yunanistan münhasır ekonomik bölgesinde kalmasına rağmen, bizim öngördüğümüz sınırlara göre bu parselin Mısır münhasır ekonomik bölgesinde kalması da Mısır’ın bizimle bir anlaşma yapması dahilinde kazançlı çıkacağının göstergesidir. Mısır ile Türkiye’nin ortak menfaatleri açısından yakın gelecekte masaya oturması muhtemeldir” diye konuştu.

Yaycı, Mısır gibi büyük kıyı uzunluğuna sahip bir ülke ile GKRY arasında 2003’te yapılan anlaşmada uluslararası hukukun orantılılık prensibine uyulmadığını vurgulayarak, “Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yerine Türkiye ile bir sınırlandırmaya giderse 11 bin 500 kilometrekare daha, yani Kıbrıs Adası yüzölçümünden fazla, deniz alanı kazanacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Yunanistan’ın Mısır ile deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşması imzalaması durumunda Mısır’ın 15 bin kilometrekare deniz alanı kaybedeceğine dikkati çeken Yaycı, şöyle devam etti:

“Öte yandan, Mısır Türkiye ile uluslararası hukuk prensipleri doğrultusunda bir sınır anlaşması imzalarsa çok daha fazla deniz alanı kazanabilir. Mısır ve Türkiye’nin hak ve menfaatleri aynı noktaya çıkmaktadır. Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeritlerine sahip ülkeler olan Mısır ve Türkiye’nin anlaşma yapması önemli ve gereklidir. Böylelikle, iki devlet hak ettikleri büyüklükte deniz yetki alanına ve dolayısıyla enerji kaynaklarına sahip olacaklardır. Türkiye ile Mısır, aralarında geliştirecekleri iyi ilişki ve iş birliği sayesinde Doğu Akdeniz ve dünya enerji piyasasında etkili güç olacaklardır.”

“Anlaşma durumunda Türk şirketleri Mısır sularında hidrokarbon arayabilecek”

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü Öğretim Görevlisi Muhammed Süleyman Al-Zawawy de Doğu Akdeniz’de olası Türkiye-Mısır ittifakının iki ülke için yeni kapılar açacağını belirterek, “Türk şirketleri Mısır sularında hidrokarbon aramaları için ihalelere katılabilecek. Bu durumda kimse enerji pazarından aslan payını alan Batılı şirketlerle adaletsiz kontratlar imzalamak zorunda kalmayacak.” dedi.

Mısır’ın, teknolojide bölgesel bir güce dönüşen Türkiye ile iş birliğine gitmesinin önemine işaret eden Al-Zawawy, bu kapsamda Türkiye’den enerji teknolojilerinin ithal edilebileceğini söyledi.

Al-Zawawy, iki ülke arasında beklenen anlaşmanın Türkiye, Mısır ve Libya’nın deniz sınırlarını ihlal eden EastMed Doğalgaz Boru Hattı Projesi’ni de aksatacağına dikkati çekerek, “Kahire’nin son 10 yılda Doğu Akdeniz’de kurduğu ittifakları değiştirmesi bölgedeki tüm denklemi yeniden şekillendirebilir. Hatta İsrail, Güney Kıbrıs Rum yönetimi ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz gazını İtalya üzerinden Avrupa’ya ihraç etmek için planladığı 6 milyar dolarlık boru hattı projesi sebebiyle Mısır’ın bölgedeki politikasında bir değişme olduğunu söyleyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu durumda, boru hattına ortak olmayan Mısır’ın önünde iki seçenek kaldığını aktaran Al- Zawawy, LNG terminallerinde sıvılaştırdığı gazı tankerlerle Avrupa’ya taşıma seçeneğinin maliyetli olduğunu ve Mısır’ın enerji merkezi olma hedefini engelleyeceğini ifade etti.

Al- Zawawy, diğer seçeneğin ise Mısır gazını Ürdün, Lübnan ve Suriye üzerinden Türkiye’ye ulaştıracak Arap Doğalgaz Boru Hattı Projesi olduğunu belirterek, “Bu seçenekle Mısır hem büyük bir enerji tüketicisi olan Türkiye’ye hem de Türkiye üzerinden Avrupa’ya gazını iletebilir. Söz konusu hattın önünde başka engeller olsa da Ankara ve Kahire bu seçeneği değerlendirmek için birlikte çalışmalı.” diye konuştu.

Öte yandan, Mısır’a karşı İsrail’in enerji sektörünü destekleyen Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Mısır’a büyük bir darbe vurduğunu dile getiren Al-Zawawy, şunları kaydetti:

“BAE, Süveyş kanalını baypas ederek İsrail’in Aşkelon Limanı ile Körfez’i birleştiren bir hat üzerinde İsrail ile anlaştı. Ancak bu hızlı dönüşümler nihayetinde Kahire ve Ankara’nın önderliğinde yeni bir eksen oluşumunu destekleyecektir. Yine de Mısır’ın isteklerine karşın birçok dış etken mevcut. Mısır, bölgedeki hidrokarbon aramalarını Batı teknolojisine bağımlı olarak yürütürken, Türkiye yabancı şirketlerin taahhütü altına girmekten ziyade kendi imkanları ve yeteneklerini kullanıyor.”

Türkiye ile Mısır arasındaki görüşmenin detayları ortaya çıktı! Türkiye teklif etti, Kahire yönetimi…

Türkiye ile Mısır arasında normalleşme adımları çift taraflı devam ediyor. Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Mısırlı mevkidaşı Semih Şukri arasında geçen görüşmeyi aktardı.

Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, bugünkü yazısında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Mısırlı mevkidaşı arasındaki görüşmenin ayrıntılarını yazdı. Çekirge, “Umarım Türkiye’nin uzattığı bu dost eli Akdeniz’in doğusundan batısına kadar görülür” ifadelerine yer verdi.

Hürriyet gazetesi yazarı Fatih Çekirge, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Mısırlı mevkidaşı Semih Şukri arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesini yazdı.

Türkiye’nin teklifi

“Süveyş Kanalı’nın tıkandığı günlerde, dünya lojistik sektörünün krize girdiği haftada, Mısır’ın kanal geçişinden büyük zararlar ettiği bir dönemde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü’yü arıyor” diyen Çekirge, Çavuşoğlu ile Şükrü arasında yaşanan diyaloğun şu şekilde gerçekleştiğini aktardı:

Ve aralarında şöyle bir diyalog geçiyor:

Çavuşoğlu: Sayın Bakan çok geçmiş olsun… Umarım bir an önce kanal açılır. Bu arada bizim yapabileceğimiz bir şey var mı diye sormak istedim. Bizim donanımlı kurtarma gemilerimizden yardım için gönderebiliriz.

Şükrü: Sayın Çavuşoğlu. Nazik teklifiniz için çok teşekkür ederim. Şimdi değerlendiriyoruz. İhtiyaç olursa sizi mutlaka arayacağım.

Çekirge ayrıca, daha sonra Şükrü’nün de Çavuşoğlu’nu aradığını söyledi ve şunları söyledi:

“Ve önceki gün Mısır Dişişleri Bakanı Şükrü, Bakan Çavuşoğlu’nu arıyor.

– Sayın bakan size yardım talebiniz için çok teşekkür etmek istedim. Neyse ki sorun çözüldü. Bu vesileyle mübarek ramazan ayınızı tebrik etmek istedim…

Çavuşoğlu’nun cevabı:

– Sağolun Sayın Şükrü, ben de ramazan ayınızı tebrik ederim.

İşte diplomasinin en güzel örneği.”

“Aslında bu telefonun çok daha gerisinde ve derinlerinde diplomasinin ‘kuyumcu işi’ çabaları vardı” diyen Çekirge ayrıca “20 Ocak’ta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Ankara’da gazetecilerle yaptığı sohbette çok önemli mesajlar vermişti. Ben de 21 Ocak günü şöyle yazmıştım:

‘Devletler arasındaki krizler kamuoyu önünde şiddetli bir gerilim olarak devam etse de, karşılıklı keskin ve suçlayıcı açıklamalar olsa da, alt tarafta diplomasinin engin, derin ve ıssız sularında bir temas vardır.”

‘Takvim 20 Ocak’ta verilmişti’

Bakan Çavuşoğlu’nun 20 Ocak’ta takvim verdiğini de söyleyen Çekirge ayrıca şunları söyledi:

“Bugün ne oldu, Çavuşoğlu’nun mesajından 4 ay sonra Fransa ile yeniden bahar havası oluştu. Neden? Çünkü yazının başında dediğim gibi, ‘İki tarafı da rencide etmeden çözüm bulma sanatçıları’ olan diplomatlar sessiz ve derinden çalışıyorlardı. Mısır’a gelirsek… Yine aynı dönemde Bakan Çavuşoğlu aynen şöyle demişti, ‘Mısır ile Türkiye arasında dışişleri bakanlıkları ve istihbarat yetkilileri arasında diplomatik düzeyde temaslar var’. Ve en kuvvetli vurgu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan gelmişti:

“Mısır’la istihbari, diplomatik, ekonomik olarak zaten işbirliği sürecimiz devam ediyor. Bu en üst düzeyde değil de şöyle bir tık altında devam ediyor. Gönlümüz ister ki Mısır ile olan bu süreci çok daha güçlü bir şekilde devam ettirelim. Onun için bu istihbari, diplomatik ve siyasi görüşmeler netice verici olduktan sonra biz bunu daha ileri kademelere taşırız.”

İşte Erdoğan’ın aylar önce söylediği bu sözler, Mevlüt Çavuşoğlu ile Mısırlı Bakan Şükrü arasındaki telefon görüşmesiyle resmen netlik kazanmış oldu.

Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz bunu daha ileri kademelere taşırız” sözünün anlamı daha da önemli bir hale geliyor.”

“Bakan Çavuşoğlu, 20 Ocak’ta yaptığı açıklamada İsrail’le ilişkilerimiz için de çok önemli bir mesaj vermişti” diyen Çekirge’nin yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

‘İsrail’le ilişkilerin normal seyredebilmesi için İsrail’in saldırgan politikasından vazgeçmesi lazım. İsrail’le ilişkilerimizde normalleşme olursa elbette karşılıklı büyükelçi atayabiliriz. İsrail’in ihraç edebilecek miktarda doğalgazı olursa bunun Türkiye üzerinden geçişini görüşebiliriz.’

Bu “doğalgaz vurgusu” İsrail’e uzatılmış bir elin mesajıydı. Dedim ya: Diplomasi derinlerde sessizce süren ‘kuyumcu işi’ bir sanattır. Türkiye, kendisini Doğu Akdeniz’de yalnızlaştırıp, bir kıyıya sıkıştırmak isteyenlere karşı muazzam bir mücadele veriyor. Başarıyor da. Bunun diplomatik karşılığı Süveyş Kanalı için açılan bir telefonla resmen hayat buldu. Umarım Türkiye’nin uzattığı bu dost eli Akdeniz’in doğusundan batısına kadar görülür.”

Mısır’dan kritik Türkiye açıklaması

Mısır Dışişleri Bakanı, ülkesinin Türkiye ile iki tarafın da faydasına olacak diyalog ve uluslararası hukuk kurallarına uygun ilişkiler kurulmasında istekli olduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şukri, Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesine ilişkin yerel bir televizyon kanalında yaptığı açıklamada, ‘Türkiye’nin son dönemdeki açıklamaları ve jestlerinin takdir edildiğini’ söyledi.

Siyasi göstergeler aşamasından, ilişkilerin çerçevesini belirleyen siyasi açılım aşamasına geçilmesine önem verildiğini belirten Şukri, Çavuşoğlu ile ramazan ayının gelişi münasebetiyle tebrikleşme kapsamında bir görüşme yaptıklarını ifade etti.

Şukri, görüşmenin ‘Türkiye’nin Mısır’ın önemiyle alakalı yaptığı açıklamalar ve verdiği sinyaller üzerine gerçekleştiğini’ kaydetti.

“Mısır, her iki tarafın da faydasına olacak bir diyalog ve çıkarlara zarar verilmeden uluslararası hukuk kurallarına uygun ilişkiler kurulmasında istekli” diyen Şukri, gerekli zemin oluştuğu zaman bunların siyasi görüşmeler şeklinde yapılmasına da önem verdiklerine işaret etti.

Çavuşoğlu, 10 Nisan’da Mısır Dışişleri Bakanı Şukri ile ramazan ayını tebrik etme amacıyla telefon görüşmesi gerçekleştirmişti.

Mısır’dan Türkiye açıklaması

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri, Türkiye ile yakın zamanda temas kurduklarını açıkladı. Şukri, ikili ilişkilerin henüz sınırlı olduğunu kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri iki ülke arasındaki ilişkilerin normale dönebilmesi için Türkiye’nin Mısır’ın prensipleri ve hedeflerine uygun adımlar atması gerektiğini söyleyerek tepki çekti.

Şukri yıllar süren gerilimin ardından Ankara ve Kahire arasında yeniden irtibat kurulduğunu onayladı ama diyaloğun henüz sınırlı olduğunu belirtti.

İki ülke arasındaki ilişkiler ülkenin demokratik seçimle iş başına gelen ilk devlet başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müttefiği olan Muhammed Mursi’nin 2013 yılında bir darbe ile görevden alınmasının ardından donma noktasına gelmişti.

Meclis Dış İlişkiler Komisyonunda konuşan Şukri “Normal diplomatik çerçevenin dışında bir iletişim yok. Eğer Türkiye’den Mısır’ın prensipleri ve hedeflerine uygun gerçek adımlar gelirse ilişkilerin normale dönmesi için temeller atılabilir” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz hafta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu diplomatik görüşmelerin yeniden başladığını duyurmuş ve işbirliğini daha da arttırmak istediklerini açıklamıştı. Erdoğan da irtibatın en üst seviyede değil ama onun hemen bir altında kurulduğunu belirtmişti.

Mısır istihbarat kaynakları Türkiye’nin işbirliğini görüşmek için bir toplantı önerdiğini aktarmıştı.

‘Katar’dan olumlu işaretler var’

Şukri ayrıca Katar ve Mısır arasındaki ilişkilerin ivme kazanması için Katar’dan olumlu işaretler aldıklarını belirtti.

Katar’daki kardeşlerimizden, ilişkilerin tüm siyasi ve ekonomik yönleriyle yeniden ivme kazanmasını istedikleri ve bu konuda kararlı olduklarına dair olumlu bir mesaj var.” ifadesini kullanan Şukri, Suudi Arabistan’daki Ula Zirvesi’nde alınan kararların uygulanması için çaba sarf edildiğini aktardı.

Katar’ın uzlaşı anlaşmasının yükümlülüklerini yerine getirmesini beklediklerini kaydeden Şukri, Ula zirvesinin sonuçlarına ilişkin kesin bir şey söylemek için erken olduğunu bildirdi.

Anlaşmayı takip komitesinin, sonuçları incelediğini kaydeden Şukri, “Yükümlülükler yerine getirilmezse başka bir sayfa açarız.” ifadesini kullandı.

Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, 3 Mart’ta Mısır’ın başkenti Kahire’ye bir ziyarette bulunmuş, ülkesi ve Mısır aralarındaki sıcak ilişkileri canlandırmaya çalıştığını söylemişti.

Kaynak: Euronews

Mısır’dan sonra şimdi de Körfez ülkeleri! Çıldıracaklar

Mısır’ın, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin yetki alanını gözettiği algısına yol açan adımıyla birlikte iki ülke arasında yeşeren ilişkileri canlandırmak için diplomasi devrede. Normalleşmenin Ankara ayağında Büyükelçi Çağatay Erciyes ile Mısır maslahatgüzarı, Kahire’de ise askeri ataşe üzerinden diyalog kanalları işliyor. Bu adımların Körfez ülkeleriyle de devam etmesi isteniyor.

Mısır ile 2020 yılının sonunda yoğunlaşan ilişkilerde normalleşme arayışları bir üst aramaya taşındı.

Mısır, hidrokarbon arama ihalesine çıktığını duyurduğu Doğu Akdeniz’de, ihale alanını Türkiye’nin BM’ye bildirdiği kıta sahanlığı sınırlarını dikkate alarak belirledi. Bu hamle Yunanistan’da, “Mısır’ın Türkiye ile anlaşmaya açık kapı bıraktığı” şeklinde yorumlanırken, Mısır’ın gösterdiği hassasiyetin olumlu yankı bulduğu Ankara’dan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın nezdinde karşı adım geldi. Üç isim de ilişkilerin onarılması konusunda Türkiye’nin hazır olduğu mesajı verdi.

Karşılıklı jestler

İki ülke arasında karşılıklı jestlerle olumlu seyir sürdüğü sırada ise dün Mısır’dan bir geri adım geldi. Mısır’ın, Türkiye kıta sahanlığı sınırlarını dikkate alarak belirlediği hidrokarbon arama bölgesini 28 derece doğu boylamı batısına çekerek Yunanistan-Mısır anlaşmasıyla uyumlu hale getirdiği iddia edildi. Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme arayışlarını hazmedemeyen Yunanistan’ın girişimleriyle söz konusu hamlenin geldiği değerlendiriliyor. Mısır, Türkiye’nin tepkisine konu olan, Yunanistan ile Girit adası üzerinden imzaladığı deniz yetki alanları sınırlandırma anlaşmasında da Türkiye’nin kıta sahanlığını ihlal etmemeye özen göstermişti.

Diyalog kanalları açık

Ankara, bir ileri bir geri adımlar olsa da normalleşme arayışlarının devamını önemsiyor. Halen normalleşmenin Ankara ayağında Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdürü Büyükelçi Çağatay Erciyes ile Mısır maslahatgüzarı arasında Doğu Akdeniz üzerinden, Kahire’de ise Türkiye’nin maslahatgüzarı ve askeri ataşe üzerinden diyalog kanalları işliyor. İki ülke, uluslararası platformlarda da karşı karşıya gelmeme ilkesine uygun bir diplomatik pozisyon alıyor.

Sonraki aşama yol haritası

Karşılıklı jest adımları, uluslararası platformlarda bir süredir atılıyor. Başta Libya olmak üzere sahada karşı karşıya olunan bölgeler konusunda ve iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi kapsamında da uzunca bir süredir istihbarat düzeyinde temaslar bulunuyor. Normalleşme çabalarında ileri bir noktaya gelinmesi halinde iki ülke bir yol haritası üzerinde çalışmaya başlayacak.

Ardından körfez ülkeleri

Türkiye, ilişkilerin gerildiği ülkelere yönelik normalleşme çabalarında Avrupa Birliği yanı sıra Mısır ile normalleşmeyi ilk aşama olarak görüyor. Bu adımların Körfez ülkeleriyle de sürmesi isteniyor. Yine Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerde tesis edilmek istenen yumuşamanın Türkiye ile bölge ülkeleri ilişkilerine de yansıması bekleniyor.

Üç kanaldan diyalog

Mısır’ın Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e bildirdiği kıta sahanlığı sınırlarını dikkate alarak hidrokarbon arama ihalesine çıktığını duyurması ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Deniz yetki alanlarını müzakere ederek bir anlaşma imzalayabiliriz” derken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da “Bu çok önemli bir gelişme bunun devam etmesini bekliyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Son olarak Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Mısır’la Doğu Akdeniz, Libya ve dünyanın unutmuş gibi göründüğü Filistin meselesinde iş birliği yapmak istiyor ve ikili ilişkilerimizi görüşmek istiyoruz” sözleriyle diyalog kapısını aralamıştı.

Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler 2013 yılından bu yana maslahatgüzar düzeyinde sürdürülüyor. Afrika kıtasında Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olan Mısır’da halen 3 bin 500 Türk vatandaşı ikamet ediyor. Türk ve Mısırlı müteşebbisler arasında sık sık görüşmeler ve karşılıklı ziyaretler gerçekleştiriliyor. Yine 2010 yılında Kahire’de açılan Yunus Emre Kültür Merkezi faaliyetlerine devam ediyor. (Yeni Şafak)

İsrail ve Mısır’dan Türkiye adımı! Her an yapabilirler

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine karşı Doğu Akdeniz’de oluşturulan ittifak çatırdamaya başladı. Uzmanlar “Mısır, İsrail ve Lübnan Doğu Akdeniz için her an kapımızı çalabilir” diyor.

Komşu ülkeler ve uluslararası aktörlerin yürütmüş oldukları hidrokarbon arama faaliyetleri, Doğu Akdeniz’de derin bir mücadeleyi de beraberinde getiriyor.

Öte yandan ülkelerin yanı sıra dünyanın en büyük enerji şirketleri bölgeye gelerek, enerji arama ve iletim projelerinde birbirleriyle yarışa girişmiş durumda.

Doğu Akdeniz’in Levant adı verilen bölgesinde yaklaşık 3,5 trilyon metreküp doğal gaz ve 1,7 milyar varil civarında petrol rezervi olduğu tahmin ediliyor.

Kalkan oluşturulmuştu

Bu denli büyük rezerve sahip alan da ister istemez ittifak kapılarını da aralıyor. Son olarak bu kapsamda Mısır, İsrail, Yunanistan, Kıbrıs, İtalya ve Ürdün’ün oluşturduğu Doğu Akdeniz Gaz Forumu Türkiye’nin rakiplerini bir araya getirmişti. Bu hamleye karşı Türkiye ise Libya’yla vardığı deniz yetki alanları sınırlandırılması anlaşması sayesinde Yunanistan’la Kıbrıs ve Mısır arasında bir kalkan oluşturarak münhasır ekonomik bölgesinin batı sınırını oluşturmuştu.

Mısır ile anlaşma imzalanabilir

Bölgeyle ilgili sürpriz çıkışı ise Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yaptı. Mısır’ın Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama-çıkarma faaliyetleri için ilan ettiği ruhsat sahalarından 18. saha ile Türk kıta sahanlığının sınırlarını kabul ettiğine dair yorumları değerlendiren Bakan Çavuşoğlu, Türkiye ve Mısır’ın Doğu Akdeniz’de en uzun karası ve sınırları olan iki ülke olduğuna dikkati çekerek, “İlişkilerimizin seyrine göre biz de Mısır’la deniz yetki alanlarını müzakere ederek bir anlaşma imzalayabiliriz” dedi.

Bakan Çavuşoğlu’nun açıklamalarını yorumlayan enerji uzmanları ise Türkiye’nin deniz yetki alanlarını dikey hatlar üzerinden oluşturmaya çalışması ve Mısır ile bu tür bir anlaşma yapma düşüncesinde olmasının bu adımın önemli sinyallerinden biri olduğuna dikkat çekiyor.

Sırda İsrail ve Lübnan mı var?

Temel niyeti barış ve işbirliği ile bölgenin istikrarını korumak olan Türkiye’nin İsrail ve Lübnan gibi ülkelerle de benzer anlaşmalar yapabileceğini kaydeden Enerji Uzmanı Dr. Rahmi İncekara, ”Türkiye, Doğu Akdeniz’de en uzun sahil şeridine sahip ikinci ülke olan Mısır ile ikili ilişkilerini geliştirerek, bir Münhasır Ekonomik Bölge sınırlandırma anlaşması imzalamayı istemektedir. 2015 yılında Zohr sahasında bulunan 850 milyar metreküplük doğalgaz rezervi, yıllık 30 milyar metreküplük üretim kapasitesi, Mısır’a Doğu Akdeniz’de uluslararası bir aktör rolü vermiştir.” dedi.

İttifak çatırdıyor

Mısır’ın Doğu Akdeniz’de 24 parsele ayırdığı bölgeyi petrol ve doğalgaz arama ve üretim faaliyetleri için 18 Şubat’ta ihaleye çıkardığını ve 18’inci parsel olarak duyurduğu alanı da Türkiye’nin kıta sahanlığını dikkate alarak belirlediğine yönelik iddiaların Yunanistan cephesinde tepkiye neden olduğuna da vurgu yapan İncekara, ”Mısır, Doğu Akdeniz’deki doğalgazı Avrupa Birliği’ne ulaştıracak boru hattı güzergâhından “Kıbrıs Adası” bölgesinin çıkarılmasını İsrail, Mısır, Libya üzerinden Girit adasına ulaşmasını teklif etmiştir. Rum ve Yunan tarafında şiddetli tepki ile karşılanan fikir sonrasında, bölgede Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine karşı oluşturulan ittifakta çatlamalar başladı.” dedi.

Türkiye’nin kapısını çalabilirler

Bölgede yer alan aktörlerin Türkiye ile müzakere ve işbirliği noktasında girişimlerde bulunarak, daha az maliyetli, daha güvenli ve daha hızlı bir doğalgaz boru hattı projelerine yönelmeleri söz konusu olacağını da kaydeden İncekara, ”Doğu Akdeniz’deki istikrar, barış ve diyaloğun tesisinde öncülük eden Türkiye’nin enerji çalışmalarına ilaveten ittifaklar ve yeni doğalgaz boru hattı projelerinde aktif rol oynaması kaçınılmaz olacaktır.” dedi.