Milli Muharip Uçağı

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Milli Muharip Uçağı

Temel Kotil’den Milli Muharip Uçak müjdesi! “Teslim ediyoruz” diyerek duyurdu

Milli Muharip Uçak Projesi’ndeki son durumu paylaşan TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, “Türkiye’nin en önemli projesi açık ara Milli Muharip Uçak’tır. 18 Mart 2023’te motor çalıştırıyor, hangardan çıkıyor ancak bunu uçurmak için 2 yıllık test süreci var. Uçak havaya kalktığı zaman geriye dönüşü yok. 2028’de Hava Kuvvetlerine bu uçağı yerli ve milli olarak teslim ediyoruz” dedi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından “Havacılık Sanayiinde Yerlilik Vizyonu ve Türkiye’nin Milli Projeleri” başlığıyla düzenlenen “SUBÜ Konuşmaları”na video konferansla katıldı.

SUBÜ Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Çay, moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte konuşan Kotil, hedeflere ulaşmak için çok çalışmanın önemine değindi.

Kariyerindeki gelişmelerden bahseden Kotil, TUSAŞ’ın kuruluş amacını ve faaliyet alanlarını anlattı.

TUSAŞ bünyesinde yaklaşık 4 bin mühendisin çalıştığını söyleyen Kotil, 2028 itibarıyla bu sayının 10 bine çıkacağını, bunların çoğunun genç mühendislerden oluşacağını aktararak, “Bize gelecek arkadaşlardan tek istediğimiz, süper İngilizce’ye sahip olmaları. Kullandığımız tüm dokümanlar İngilizce. Önümüzdeki yıl son sınıf öğrencilerini okullarını bitirmeden işe alacağız.” dedi.

Milli Muharip Uçak Projesi’ndeki son duruma ilişkin gelen soruyu cevaplayan Kotil, “Türkiye’nin en önemli projesi açık ara Milli Muharip Uçak’tır. 18 Mart 2023’te motor çalıştırıyor, hangardan çıkıyor ancak bunu uçurmak için 2 yıllık test süreci var. Uçak havaya kalktığı zaman geriye dönüşü yok. 2028’de Hava Kuvvetlerine bu uçağı yerli ve milli olarak teslim ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Helikopter üretiminin kendilerinin en güçlü saha olduğunu vurgulayan Kotil, T129 sayesinde mühendislerin ve teknisyenlerin helikopterci olarak yetiştiğini, Gökbey’le de bu sürecin pekiştiğini dile getirdi.

TUSAŞ’ın hedeflerinden bahseden Kotil, “Elde ettiğimiz ciro açısından baktığımızda dünyada ilk 50’lerdeyiz. Amacımız 2028 itibarıyla TUSAŞ’ın ilk 10’a girmesi. Bunu Türk Hava Yollarında Allah nasip etti, bu sefer TUSAŞ olarak gerçekleştirmek istiyoruz.” ifadesini kullandı.

“F-35’in verilmemesi daha çok çalışmamız anlamına geliyor”

Türkiye’nin haberleşme ve gözetleme uydu çalışmalarının devam ettiğine değinen Kotil, F-35 programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Türkiye’ye F-35 vermeyeceğini açıkladığını hatırlatan Kotil, kararın doğru olmadığını vurguladı.

Konunun ikinci boyutunun endüstriyel iş birliği olduğuna işaret eden Kotil, şöyle konuştu:

“F-35, 5. nesil bir savaş uçağı. Milli Muharip Uçak ise 5. nesil bir savaş uçağı ama ondan biraz farklı. Amerikalıların iki tip savaş uçağı var; F-22 ve F-35. Aslında F-22, bir saldırı uçağıdır. Havadan havaya yeteneği daha yüksektir. F-35, daha çok havadan karaya hedefleri vurmak için yapılmıştır. Milli Muharip Uçak, ikisinin ortasına oturuyor. F-35’in verilmemesi, daha çok çalışmamız anlamına geliyor. Zaten bunu yapmaya kararlıydık ama bu sefer kararın ötesinde mecburuz artık.”

Kotil, hava sanayisinde yazılımların önemli olduğunu bildirerek, gençlerin yazılıma yönlenmelerini tavsiye etti.

Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi isimlerin geçmişte gösterdikleri gayretlerin kendilerine enerji olduğunu aktaran Kotil, “Bugün bu kadar çalışıyorsak, onların payı çoktur. Allah onlardan razı olsun.” dedi.

Milli Muharip Uçak’ta kritik gelişme! Resmen başlıyor

TUSAŞ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Temel Kotil, geçtiğimiz gün ODTÜBİRDER’in canlı yayınına konuk oldu. Canlı yayın esnasında Milli Muharip Uçak Projesi kapsamında Ön Tasarım Gözden Geçirme (Preliminary Design Review / PDR) faaliyetlerine Nisan 2021’de başlanılacağını belirten Kotil, Eylül 2021’de ise ilk MMU prototipi için sac kesiminin gerçekleştirileceğini açıkladı.

Milli Muharip Uçak’ta, bol miktarda titanyum parça kullanılacak. TUSAŞ, 5×7 metre ebatlarındaki bir titanyum parçayı ise üç boyutlu yazıcı ile vakum altında imal edecek.

Dört ayrı fazdan oluşan MMU Programı kapsamında, 2022 yılı içerisinde tamamlanması planlanan PDR faaliyetle birlikte ‘Faz-1 Aşama-1’ aşaması da sona erecek ve “Faz-1 Aşama-2” aşamasına geçilecek.

Projenin geldiği nokta hakkında da bilgi veren Kotil, 20 bin çekirdekli Türkiye’nin en gelişmiş 2 bilgisayarının bu projede kullanıldığını bildirdi. Kotil, “Biz PDR diyoruz, Premier Design Review (Ön Tasarım Gözden Geçirme), inşallah Milli Muharip’in Nisan’da geliyor. İlk partiyi kesmeye de Eylül gibi başlıyoruz” dedi.

Kotil, MMU’nun 18 Mart 2023’de motorunu çalıştırarak hangardan çıkmasının, 2029’da da hizmete girmesinin planlandığını bildirdi. Motorla ilgili bir soru üzerine de Kotil, motor üretmenin uçak üretmekten zor olduğunu belirtti, MMU’yu şimdilik F-16 motorları üzerinden geliştirecekleri bilgisini verdi.

Kotil, MMU’nun en gelişmiş yazılım ve cihazlar kullanılarak, PLM denilen Ürün, Yaşam, Üretim Döngüsü (Product Lifecycle Management PLM) temel alınarak üretileceğini kaydetti, bunu da şöyle açıkladı:

“PLM öncesinde bilgisayar destekli çözüm vardı. Kişiler gidiyorlar, bilgisayarlarının başında oturuyorlar ve tasarım yapıyorlar. Biri kanadını, diğeri penceresini tasarlıyor vs. Bu eski adet. PLM’de ise bütün veri tek bir veri tabanı üzerinde. Dijital ikiz yapıyoruz. Herkes ağ üzerinden sisteme bağlanıyor. Yaptıkları, o network üzerinde çalışanlar tarafından görülüyor.”

Temel Kotil’den Milli Muharip Uçak açıklaması

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, “Milli Muharip Uçak’ın fiziksel olarak yapılacağı, bir araya getirileceği yer ve mühendislerin çalıştığı ortam tümüyle dünyadan izole durumda” diye konuştu.

Türk savunma sanayisinin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri, bilgi güvenliği konusunda uyarıda bulundu ve bu alanın savunma sanayisi kadar önemli olduğunu bildirdi.

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi tarafından düzenlenen Milli Siber Güvenlik Zirvesi’nde, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi moderatörlüğünde “Savunma Sanayiinde Yerli Siber Güvenlik Paneli” yapıldı.

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, buradaki konuşmasında, 2023’te hangardan motor çalıştırıp çıkacak, 2025’te ilk uçuşunu yapacak, 2029’da teslim edilecek Milli Muharip Uçak için oluşturulacak bilginin ülkenin bekası için çok önemli olduğunu söyledi.

“Milli Muharip Uçağın nasıl bir uçak olacağı bir tarafa, bilgi güvenliğinde en iyi olmak zorundayız.” diyen Kotil, burada kullanılacak ürünlerin yerli ve milli olması gerektiğini vurguladı.

Kotil, yurt dışından getirilen koruma tedbirlerinde bir “arka kapı” bulunacağını, bunun da “anahtarı vermek” anlamına geleceğini belirterek, “İş Milli Muharip Uçak gibi çok stratejik bir yere gelince tümüyle kapatıyoruz. Mühendislerin çalıştığı yeni bir bina var. Uçağın yapılacağı yeni hangarı da yakında yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla uçağın fiziksel olarak yapılacağı, bir araya getirileceği yer ve mühendislerin çalıştığı ortam tümüyle dünyadan izole durumda.” diye konuştu.

“Sonradan önlem almak çok zor”

HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, sistemlerin tümden durmasına, zafiyete uğramasına neden olabilecek çok entegre yeni teknolojilerle karşı karşıya bulunulduğunu bildirdi.

Tehditlerin projeler başlamadan öngörülerek önlem alınması gerektiğine işaret eden Nacar, siber güvenlik tasarlanmadan yapılan bir sisteme sonradan bunu entegre etmenin çok zor olduğunu dile getirdi.

Nacar, sistemlerin tehditler karşısındaki dayanıklılığının da çok kritik önem taşıdığını, ayrıca alınan tedbirlerin bağımsız bir göz tarafından kontrol edilmesi gerektiğini anlattı. Şirketin siber güvenlik alanındaki ürünleri ve hizmetlerine ilişkin bilgi veren Nacar, siber güvenlik tatbikatları üzerinde de çalıştıklarını bildirdi.

Nacar, “Bu alanda birbirine yakın çalışan birçok firma bulunuyor. Birbirimize destek olarak, el ele yapacağımız çalışmalarla ülkemizdeki siber güvenlik alanını dolduracağız. Bu alanda herhangi bir güvenlik zafiyeti oluşturmamamız, milli teknolojilere ağırlık vermemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“Siber vatan”

ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de siber güvenlik ve siber vatan kavramlarının önemini vurgulayarak, “Kendi verisine, bu veriyi işleme kabiliyetine sahip olamayan ülkeler geçmişte olduğu gibi bu kabiliyete sahip ülkelerin doğal pazarı haline gelecek.” değerlendirmesinde bulundu.

İkinci, bu alandaki kabiliyetlerin ve ihtiyaç duyulan insan kaynağının artırılması gerektiğini söyledi.

“Siber vatan” alanındaki yatırımların ve katma değerli ürünlerin çoğalacağına inandığını dile getiren İkinci, şunları kaydetti:

“Yaptığımız ürünlerin üzerinde çalışan sistem ve sensörlerin siber güvenliğinin sağlanması, iletişim mekanizmalarındaki algoritmaların milli ve yerli üretilmesi son derece ciddi önem arz ediyor. Siz ne kadar kabiliyetli sistemler yaparsanız yapın, iletişim mekanizmaları, algoritmaları milli olarak geliştirilmediği durumda karşı tedbirler alınması mümkün hale gelir. Bu verilerin güvenliğini sağlayamazsak, sistemler istediğimiz doğrultuda çalışmaktan ziyade, manipüle etme kabiliyetine sahip taraflara çıkar sağlar.”

Savunma ve karşı saldırı için iş birliği

STM Genel Müdür Yardımcısı Bülent Soydal, Türk savunma ve sivil siber güvenlik sanayisinin, Türkiye’nin korunmasına yönelik “kalkan yapısını” oluştururken ciddi bir iş birliği yapması ve yerlileştirmeyi mümkün olan her yerde en üst düzeye çıkarması gerektiğini söyledi. Soydal, karşı saldırı durumunda da bu yapının kurulmasına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Bayram Gençcan da şirketin kurulduğundan beri Türk Silahlı Kuvvetlerinin kritik sistemlerindeki bütün kriptolu haberleşme ihtiyaçlarını karşıladığını bildirdi.

Yıllardır kazandıkları tecrübeleri paydaşlarıyla paylaştıklarını belirten Gençcan, şunları kaydetti:

“Çoğunluk hissesine sahip olduğumuz Ulak şirketi ile 4,5G, 5G, gelecekte 6G’ye yönelik çok yoğun çalışmalar içindeyiz. Siber güvenlik çözümlerimizin hem yerli-milli hem de güvenilir olması gerektiğinden yola çıkarak, bütün regülasyonlarımızı bu temellere oturtuyoruz. Artık ufak bir tehdidin bile sonuçlarını öngöremeyeceğimiz boyutlarda olabileceğini düşünüyoruz. Kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin yanına bir de uzay ve siber kuvvetleri katarak alanımızı genişletiyoruz.”