Lozan

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Lozan

Yunanistan Lozan’ı delik deşik etti

İçimizdeki Batı aşığı emekli amiraller, monşer takımı ve zillet ittifakının bileşenleri “Tarihi zafer” olarak nitelendirdikleri Lozan Antlaşması’nı kutsamaya devam ederken, Yunanistan Lozan’ı hallaç pamuğu gibi atıyor. Son olarak Batı Trakya’da baş müftü atamaya kalkışan Yunanistan, tarih boyunca; Ege adaları, silahsızlanma, Batı Trakya’da dini lider seçimi, eğitim, nüfus, kıta sahanlığı ve vakıflar konusunda defalarca Lozan’ı ihlal etti.

Yavuz Selim  İstanbul 

İstiklalimizi ve bekamızı kahraman şehitlerimizin destansı mücadele azmine değil de 1923’teki Lozan Antlaşması’na bağlayan emekli amiraller, monşer takımı ve Zillet İttifakı Lozan Anlaşması’nı kutsamaya devam ederken, Yunanistan ise Lozan’ı hallaç pamuğu gibi silkeliyor. Son olarak Lozan’a aykırı biçimde Batı Trakya’da başmüftü atamaya kalkışan Yunanistan, tarih boyunca; Ege Adaları’ndaki hakimiyet, silahsızlanma, Batı Trakya’da dini lider seçimi, eğitim, nüfus, kıta sahanlığı ve vakıflar konusunda defalarca kez Lozan’ı ihlal etti. 1936 yılındaki Montro Sözleşmesi’yle birlikte Lozan’ın boğazları içeren maddesi tamamen çöp oldu. 98 yılda delik deşik bir milletlerarası anlaşma hüviyetine bürünen Lozan Antlaşması’nın defalarca kez ihlal edilen maddeleri şunlar:

Adalar silah üssü gibi

 Lozan’ın 13’üncü maddesi gereği Ege adalarında deniz üssü ve hiçbir istihkâm kurulamıyor. Ancak Yunanistan, 23 adanın 18’ini silahlandırarak cephanelik durumuna getirdi. Yunanistan’ın, adalardaki toplam asker mevcudu 50 ila 100 bin arasında.

Karasu ihlali  

6. maddeye göre deniz sınırları, kıyıdan 3 milden aşağı uzaklıktaki ada ve adacıkları kapsar. Yunanistan ise karasularını 3 milden 6 mile çıkararak ve kendisine ait olmayan adalarda egemenlik dışı faaliyetlerde bulunarak Lozan’ı ihlal ediyor. Yunan; Keçi Adası, Eşek adası gibi 17 ada ve bir kayalıkta hukuksuz olarak varlık gösteriyor.

Azınlıklar yok sayıldı

Lozan’ın 40. Maddesi azınlıklara dinî ve sosyal kurumlar, her türlü okullar ve benzer öğretim ve eğitim kurumları kurma, yönetme ile denetleme hakkı veriyor. Yunanistan son 25 yıldır Batı Trakya Türk azınlığına ait okulların faaliyetini, ülkedeki tasarruf tedbirleri ve öğrenci sayılarının yetersizliği bahanesiyle, azınlığa danışmadan sistematik olarak ‘geçici durdurma’ yoluyla kapatıyor. 25 yıl önce 231 olan Türk Azınlık ilkokullarının sayısı 107’ye düştü.

Türk okuluna müdahale

1923 Lozan Antlaşması’na göre Yunanistan, Batı Trakya’daki Türk azınlık okullarının yönetim ve eğitim kadrosuna müdahale etme hakkına sahip değil. Yunan, Batı Trakya’daki Gümülcine ve İskeçe’de bulunan medreselere Encümen Heyeti atamaları yapıyor. Encümen Heyetlerindeki Genel Sekreterlik görevlerine de hem Gümülcine’de hem de İskeçe’de Hristiyan Yunan vatandaşları atıyor..

Vakıflara izin yok

   Lozan Barış Antlaşması’nın 40-42. maddelerine göre, Türk azınlık, her türlü hayır kurumlarıyla dinsel ve toplumsal kurumları kurma, yönetme, denetleme hakkına sahip. Ancak Yunanistan, dini vakıf idarecilerinin atamasını devlet olarak yapıyor. Vakıf gelirleri vakıflara harcanmıyor. Türkler vakıf yöneticilerini kendisi seçemiyor. Adında ‘Türk’ ibaresi geçen STK’lara izin verilmiyor.

Vatandaşlıktan çıkardı

45. madde, Yunanistan topraklarında bulunan Müslüman Azınlığa geniş nüfus imkanları tanır. Ancak Lozan’ın imzalandığı tarihlerde Batı Trakya’nın yüzde 85’i Türk, geri kalanını Yunanlılar oluştururken, şimdi tam tersi. 1955 ile 1998 yılları arasında yaklaşık 60 bin Batı Trakya Türk’ü vatandaşlıktan çıkarıldı.

Müftüyü bile atıyorlar  

Lozan ve Atina Anlaşmasına göre müftüler, kendi görev çevrelerindeki Müslümanlar tarafından seçilecek ve müftüleri denetleyecek bir Başmüftü görev yapacaktı. Müftülerin seçimle işbaşına gelmesine dair hüküm yerine, 1920’den sonra Gümülcine, İskeçe ve Dedeağaç’ta görev yapan müftüler, Kraliyet iradesince atandılar. Başmüftü ise bu zamana kadar atanmazken, Yunanistan bu makama da devlet nezdinde atama yapmaya kalkışarak Lozan’ı çiğniyor.

Montrö ile çöp oldu

1936’da yürürlüğe giren Montrö Boğazlar Sözleşmesi ise Lozan’ın boğazları içeren 23’üncü maddesini tamamen ilga ederek Lozan’ı kısmen kadük duruma düşürmüştü.

Lozan Yunan için sakız

Lozan’ın 37, 38, 39 ve 40. maddeleri azınlık haklarını içeriyor. Yunanistan’da resmi örgüt adlarında ‘Türk’ kelimesi Lozan’a rağmen yasak. Türk bölgelerine altyapı yatırımı yapılmıyor, Türklerin devlet dairelerinde yükselmesine izin verilmiyor, Türk okullarındaki eğitim kalitesi düşük tutuluyor. Seçilmiş müftüler hapse atılıyor. Yanlış şekilde bir Yunanistan’a teslim ettiğimiz Ege adalarındaki haklar konusunda da Atina, defalarca ihlallerde bulunarak Lozan’ı sakız gibi çiğniyor.

‘Yunanistan antlaşmaları bozdu’ deyip açıkladı: 23 adanın devir şartı ortadan kalktı

Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı, son kitabında egemenliği Yunanistan’a bırakılan adaların antlaşmalardaki kesin hükümlere rağmen silahlandırıldığını yazdı. Yaycı, “23 ada gayri askeri statüde kalmak şartıyla devredilmişti. Bu devir artık tartışmalı hale geldi” ifadelerini kullandı.

Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Dr. Cihat Yaycı, “Yunanistan Talepleri (Ege Sorunları) Soru ve Cevaplarla” adlı kitabında önemli tespitlere yer verdi. Ege’de egemenliği Yunanistan’a bırakılan ‘23 Gayri Askeri Statüdeki Ada’da (GASA) yaşanan ihlallere değinen Yaycı, bu statünün adaların yakınındaki Türkiye’nin güvenliği için verildiğini hatırlattı.

Hava sahası da yasak

Akşam’ın haberine göre, Doğu Ege adaları, oniki ada ile Meis Adası’nın ‘1923 Lozan’ ve ‘1947 Paris’ antlaşmaları kapsamında askerileştirilmemesi şartıyla Yunanistan’a devredildiğini belirten Yaycı, “Yunanistan, adaların gayri askeri statüsünü bozdu. Bu durum egemenlik devir şartını ortadan kaldırdı” dedi. Kitaptaki şu bölümler dikkat çekti:

“GASA; Her türlü silah konuşlanmasını, tatbikat/eğitim dâhil askeri uçakların değişik amaçlı her türlü uçuşunu, transit geçişini, daimi/geçici konuşlanmasını yasaklamaktadır. Karasal kısımların yanı sıra karasuları ve hava sahasını da içermektedir.”

NATO kılıfıyla ihlal

“Yunan askeri uçakların hava yolu rotalarını kullanarak yaptıkları üst geçişler ve NATO görevleri bahane edilerek adaların hava sahasındaki gayri askerî statüsü ihlâl edilmektedir.

Yunanistan, askeri amaçlarla da kullanılabilecek havaalanı ve diğer tesislerin ilkini 1952’de Leros Adası’nda kurmuştur. Ancak, Yunan adalarının, 1974’ten sonra hızlanarak askerileştirdiği ve silahlandırıldığını kabul etmek uygun olacaktır.”

16 tanesi silahlandırıldı

Yunanistan GASA statüsünü ihlal ettiğini belirten Cihat Yaycı, “1960’lardan beri adalar askerileştirilmektedir. 23 adadan 16’sında yaşanan ihlaller açık kaynaklardaki haberlerden de anlaşılmaktadır” dedi. Söz konusu adalar tabloda kırmızı renkle gösterildi.

1- Taşoz

2- Bozbaba

3- İpsara

4- Semadirek

5- Limni

6- Midilli

7- Sakız

8- Ahikerya

9- Sisam

10- İstanbulya

11- Rodos

12- Herke

13- Kerpe

14- Çoban

15- İleki

16- İncirli

17- Kelemz

18- İleryöz

19- Batnoz

20- Lipso

21- Sömbeki

22- İstanköy

23- Meis