Libya

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Libya

Türkiye ile normalleşme adımları atıyordu! Sisi’den skandal adım: Gizlice..

Libya ordusu, Mısır’dan gelen iki uçağın silah taşıdığını duyurdu. Silah ve cephanelerin ilaçların altına gizlendiği kaydedildi.

Libya ordusu, Mısır’dan gelerek Sebha bölgesine iniş yapan iki uçağın silah taşıdığını açıkladı.

Libya ordusuna bağlı Sirte ve Cufra Operasyon Dairesi Sözcüsü General Abdulhadi Dırah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkenin güney batısındaki Uluslararası Sebha Havalimanı’na iniş yapan uçakların silah taşıdığı bilgisini verdi.

Mısır ne yapmaya çalışıyor?

Dırah, Mısır’dan gelen iki uçakta ilaçların altına gizlenmiş silah ve cephanelerin bulunduğunu ifade ederek, “İki uçakta bir kısım ilaçlar var, ancak kargonun çoğu silah ve mühimmat.” dedi.

Libya Sağlık Bakanlığı, dün Facebook sayfasında yaptığı açıklamada, Mısır tarafından gönderilen iki ilaç ve tıbbi malzeme sevkiyatının Sebha Uluslararası Havaalanı’na geldiğini duyurmuştu.

Darbeci General Halife Hafter’e yakınlığıyla bilinen El-Hades televizyon kanalı ise Hafter ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin iş birliğiyle Sebha’ya tıbbi malzeme sevkiyatının ulaştığını aktarmıştı.

Uzun süredir istikrarsızlıkla boğuşan Libya, darbeci Halife Hafter’in Nisan 2019’da milislerine başkent Trablus ve yönetimi ele geçirmek için saldırı emri vermesiyle şiddet sarmalına sürüklenmişti.

Miço’nun Libya ziyareti Yunanistan’da gündem oldu: Bizi aşağıladılar

Libya ziyaretiyle tüm dünyaya rezil olan Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in içler acısı hali Yunan medyasında gündem oldu. Yunan Profesör İonnis Mazis, “Yunanistan Libya’da küçük düşürüldü” dedi.

yeniakit.com.tr 

Türkiye’nin Libya ile anlaşması üzerine Doğu Akdeniz’deki kirli planları suya düşen Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, dönemin Atina büyükelçisi Muhammed el-Menfi’yi anlaşmayı savunduğu gerekçesiyle ülkeden kovmuştu.

Türkiye karşısında çaresiz kalan Miçotakis, geçtiğimiz günlerde Yunanistan-Libya ilişkilerini düzeltmek umuduyla ülkeden kovduğu Libya’nın Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi’nin tıpış tıpış ayağına gitti.

Miçotakis ayrıca Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile de bir görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmede Libya ve Türkiye arasında yapılan deniz sınırı anlaşmasının iptal edilmesini isteyen Miçotakis olumsuz bir cevap alarak eli boş şekilde ülkesine döndü. Buna rağmen kuyruğu dik tutmaya çalışan Miçotakis küstah açıklamalarda bulunarak anlaşmanın Yunanistan için “yok hükmünde” olduğunu söyledi.

Miçotakis, “Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanlarını belirleyen mutabakatı tanımıyoruz” dedi.

Yunanistan’da gündem oldu

Tüm dünyaya rezil kepaze olan Miçotakis’in bu içler acısı durumu Yunanistan’da gündem oldu.

Yunan Profesör İonnis Mazis canla bağlantıyla katıldığı bir televizyon programında Yunanistan’ın Libya’da küçük düşürüldüğünü söyleyerek “Miçotakis Libya’da çok kötü aşağılandı” dedi.

“Bu durum Miçotakis’in danışmanlarının beceriksizliğinin bir sonucudur” diyen Mazis, “Onlar sınır dışı edilen eski Libya büyükelçisinin tepkisinin içeriği hakkında Miçotakis’i bilgilendirmeliydi. Yani kısaca bu durum Miçotakis’in genel merkezdeki danışmanlarının beceriksizliği kanıtlıyor.” ifadelerini kullandı.

Miçotakis’in Libya’yı yanlış bir zamanda ziyaret ettiğini aktaran Mazis sözlerinin devamında şunları söyledi:

“Bunu bilmemiz gerekiyordu. Ziyarete karşı değil hatta bir ziyaretten yanayım ancak bu ziyaret uygun şekilde hazırlanmalıydı. Bu ziyaret uygun şekilde hazırlanmış olsaydı kabul edilmesi gerektiğini düşündüğüm bir şey olurdu. O zaman tabii ki ziyaret gerçekleşmeli ancak bu gezinin gerektiği gibi hazırlanmadığı kanıtlanmıştır. Miçotakis mevkidaşı tarafından kabul edilemez bir diplomatik davranışla hazırlıksız yakalandı.”

Görüşmede yaşananlar

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile görüşmesi sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, “İlişkilerimizde yeni bir sayfayı yazarken, eski sayfadaki yanlışları da silme fırsatı bulacağız. Olumsuz şeyleri geride bırakalım” dedi.

Libya ve Türkiye arasında yapılan anlaşmanın geçersiz olduğunu ileri sürerek anlaşmanın iptal edilmesini isteyen Miçotakis, “Güya devletler arası anlaşma gibi gösterilen, oysa hukuki hiçbir geçerliliği bulunmayan yasa dışı belgelerin iptal edilmesi bizim için önemlidir” ifadelerini kullandı.

Bunun yanında Miçotakis, Yunanistan ile Libya arasında deniz yetki sınırlarının belirlenmesine ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılmasını talep etti.

Miçotakis’in suratına bakarak teklifi reddeden Dibeybe, “Türkiye ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Biz başka ülkelerin değil, Libya’nın çıkarları doğrultusunda hareket ediyoruz” dedi.

Aldığı bu cevap karşısında neye uğradığını şaşıran Miçotakis, tüm dünyanın gözleri önünde rezil olarak ülkesine döndü.

‘120 milyar dolar Türkleri bekliyor’ diyerek Türkiye’ye çağrı yaptılar

Türk-Libya İş Adamları Derneği Başkanı Murtaza Karanfil, Libya’nın iş yapma kültürüne en hakim ülke olduklarını belirtti.

TULİB’den yapılan açıklamaya göre, Libya’da yeni geçiş yönetimiyle birlikte farklı ülkelerden liderler, ülkeyi ziyaret ederek birçok alanda iş birliğini geliştirmek için görüşmeler gerçekleştiriyor.

Uzun yıllar süren iç çatışmalardan sonra BM gözetiminde geçiş yönetimine geçilmesi ve ülkede istikrarın sağlanması çabalarının, yıllardır ihmal edilen birçok alanda yatırımı da beraberinde getirmesi bekleniyor.

Türkiye’nin son yıllarda siyasi, diplomatik ve ekonomik alanlarda sıkı iş birliğinde olduğu Libya’daki yeni yatırımlarda en çok pay alması beklenenler arasında Türk iş insanları ve yatırımcılar bulunuyor.

Libya’da yatırım imkanlarının bulunduğu alanlar ve hayata geçecek projelere ilişkin Türk yatırımcıları bilgilendirmek üzere TULİB tarafından uluslararası kuluçka merkezi BINA Incubator iş birliğiyle “Yatırım Zirvesi” düzenlendi.

Zirvede, ülkedeki yatırım fırsatları ele alınırken, Türk iş insanlarının ülkeyle ilgili soruları yanıtlandı.

“Libya’da yatırım yapılarak çok ciddi avantajlar elde edilebilir”

Zirvede konuşan TULİB Başkanı Murtaza Karanfil, Libya’nın her şeyi ithal eden bir ülke olduğunu ve ülkede her türlü iş koluna ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Libya’nın, Afrika’nın yanı sıra Orta Doğu ve Avrupa’ya da yakınlık açısından çok önemli avantajları bulunduğunu aktaran Karanfil, “Bu ülkede üretim yaparak çok ciddi avantajlar elde edilebilir. Libya’da birçok üretim malzemesi Çin’den bile ucuza mal olabiliyor. Bu ülkenin içinde bulunan ham maddelerin kullanıldığı alanlara yönelirsek dünyadaki rakiplerimizden yüzde 50’ye varan oranlarda düşük maliyetle üretim yapabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Libya’da lojistik sektöründe ciddi avantajlar sağlanabileceğini kaydeden Karanfil, “Müteahhitlikten sanayiye, üretimden ticarete her türlü potansiyele hakimiz. Libya; Akdeniz’e 3 gün, Afrika’nın her yerine kara ulaşımında 10 günlük mesafede. Lojistik maliyetini ve süresini çok kısaltıyor.” ifadelerini kullandı.

“Yatırım kapasitesi 120 milyar doların üzerinde”

Murtaza Karanfil, müteahhitlikten sanayiye, üretimden ticarete her türlü potansiyele hakim olduklarını, Libya’nın Türk iş insanlarını beklediğini aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye’nin, dünyada müteahhitlikte 500 milyar dolara yakın bir iş hacmi var. Bunun ilk deneyimini biz Libya’da yaptık. Bu ülkede 29 milyar dolarlık bir proje gerçekleştirdik. Libya’da böyle bir potansiyel var. Orada 2011’den bu yana özel sektör de gelişti. Libyalı iş adamları, görüşmemiz sonucunda tahmini yatırım kapasitesinin yaklaşık 120 milyar doların üstünde olduğu ilettiler”

Karanfil, Libya’da bir lojistik üs kurmak için çalıştıklarını, 50 bin metrekarelik kapalı alanı bulunacak üssün inşaatına 1-2 ay içerisinde başlayacaklarını, 30 milyon doların üzerinde yatırımları olacağını, üssün dünya standartlarında bulunacağını bildirdi.

“Libya’nın iş kültürüne en hakim ülkeyiz”

TULİB Başkanı Karanfil, Türk iş insanlarının Libya’da uzun yıllardır iş yaptığını, müteahhitlerin 1972’den beri bu ülkede proje üstlendiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Dolayısıyla Libya’nın iş yapma kültürüne en hakim ülkeyiz. Orta Doğu ve Afrika coğrafyası çok farklı. O kültürü bilen ve hakim olan kişi hep bir adım öndedir. Türkiye de bir adım önde. Libyalıların da Türkiye’den beklentisi büyüktür. Tüm iş insanlarımızı ve yatırımcılarımızı bu ülkeye yatırım yapmaya çağırıyoruz. Çok ciddi avantajlar ve fırsatlar barındıran, güzel getiri sağlanabilecek sektörler bulunuyor. Libya’da on milyarlarca dolarlık yatırım potansiyeli Türk yatırımcıları bekliyor. Bu konuda tüm yatırımcılarımıza dernek olarak yardımcı olmaya da hazırız.”

“Libya’nın kalkınması için Türklere ihtiyaç var”

BINA Incubator Yöneticisi Muhammed Yasin El Madid ise zirve ile Libya ve Türkiye arasında ekonomik köprü oluşturduklarını belirterek, Libya’daki yatırım imkanlarını anlattı.

Madid, “Teknoloji, inşaat, inovasyon ve start-up gibi alanlarda çağrı yapmak istiyoruz. İki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesini hedefliyoruz. Türk iş insanları Libya’da umut vadediyor. Libya’nın kalkınması için Türklere ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

Yunanistan’dan skandal Libya açıklaması

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki anlaşmasının yok hükmünde olduğu öne sürerek küstah bir açıklama yaptı.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye’nin 2019 yılında Libya ile imzaladığı deniz yetki alanlarını belirleyen mütabakatın Yunanistan tarafından tanınmadığını ve yok hükmünde olduğunu söyledi.

6 Nisan’da Libya’ya gerçekleştirdiği ziyaret sonrasında temaslarını Yunanistan’da yayın yapan Star TV kanalına değerlendiren Miçotakis, söz konusu mutabakatla Yunanistan’ın egemenlik haklarının bütünüyle göz ardı edildiğini ifade etti.

Avrupa Komisyonu’nun Yunanistan’ın bu görüşlerine katıldığını da belirten Miçotakis, “Libya’nın komşusu Türkiye değil, Yunanistan’dır” diye konuştu ve bu durumu Libya’nın geçici Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus Menfi’ye de anımsattığını aktardı.

Bu konuda Menfi ile iki ülke arasındaki deniz yetki alanlarını belirleyecek ortak bir heyet oluşturulması konusunda mutabık kalındığını vurgulayan Miçotakis, yaklaşık 10 yılın ardından Libya’ya gerçekleştirilen ziyaretin oldukça başarılı olduğunu söyledi.

Röportajda “Türkiye Yunanistan ilişkilerinde 2020 benzeri bir gerginliği bekleyip beklemediği” yönündeki bir soruya ise Miçotakis, “Oruç Reis araştırma gemisinin tekrar bir gerginlik olacağına inanmadığını” söyledi.

Türkiye ile AB arasında yeniden başlayan istikşafi görüşmelerde ortaya konan pozitif gündemin, her an değişebileceğinin de bahseden Miçotakis, görüşmelerin seyrini bunun Ankara’nın Yunanistan ve Kıbrıs’a yönelik tutumunun belirleyeceğini savundu.

Yunanistan Libya’nın Atina Büyükelçisi olan Menfi’yi “istenmeyen kişi” ilan etmişti

Libya’da 2014’te Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa’nın da desteğiyle ülkenin doğusunda bazı bölgeleri ele geçiren General Halife Hafter, Trablus’taki hükümete karşı silahlı mücadele başlatmıştı.

Bu tarihten sonra ülkede Trablus ve Tobruk merkezli iki meclis, iki yönetim, iki askeri güç ve hatta iki merkez bankası çalışmaya başladı.

27 Kasım 2019’da Türkiye, Birleşmiş Milletler’in meşru kabul ettiği Trablus hükümetiyle askeri işbirliği ve deniz yetki alanları anlaşması imzaladı.

Bu anlaşmaya Yunanistan, Akdeniz’deki çıkarlarına ters olduğu gerekçesiyle karşı çıktı.

İç savaşta Halife Hafter’i destekleyen Atina hükümeti, Libya’nın Atina Büyükelçisi Muhammed Yunus Menfi’yi “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etmişti.

Kaynak: BBC Türkçe

Çok konuşulacak fotoğraf! Miçotakis Türkiye nedeniyle kovduğu ismin ayağına gitti

Libya’ya ziyaret düzenleyen Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Türkiye ile yapılan anlaşma nedeniyle sınır dışı edilen Libya’nın eski Atina Büyükelçisi, şimdiki Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi’nin ayağına gitti.

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, ülkesinin Libya ile bozulan ilişkilerini düzeltmek amacıyla, dün Trablus’a giderek geçici yönetimin başkanı Muhammed Menfi ve Başbakan Abdülhamid Dibeybe ile görüştü. Miçotakis’in bu temasları, Yunanistan’ın 2019’da Türkiye-Libya anlaşmasının imzalanması üzerine, o dönemde Atina’da büyükelçi olan Muhammed Menfi’yi sınır dışı etmiş olması ve meşru Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne karşı silahlı mücadele yürüten darbeci Halife Hafter’e destek vermesi nedeniyle önemli bir politika değişikliğine işaret ediyor.

Olumsuz şeyleri geride bırakalım”

Miçotakis, Libya ile ilişkilerin normalleşmesi yolunda attığı bu ilk adım çerçevesinde, 7 yıldır kapalı olan Yunanistan’ın Trablus Büyükelçiliği’ni de yeniden açtı.

Dibeybe ile görüşmesi sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında Miçotakis, “İlişkilerimizde yeni bir sayfayı yazarken, eski sayfadaki yanlışları da silme fırsatı bulacağız. Olumsuz şeyleri geride bırakalım” dedi. Türkiye-Libya anlaşmasına dair de, “Güya devletler arası anlaşma gibi gösterilen, oysa hukuki hiçbir geçerliliği bulunmayan yasa dışı belgelerin iptal edilmesi bizim için önemlidir” ifadesini kullandı, ayrıca Yunanistan ile Libya arasında deniz yetki sınırlarının belirlenmesine ilişkin müzakerelerin tekrar başlatılması niyetini dile getirdi.


Dibeybe ise Miçotakis’e cevaben, “Türkiye ile ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz. Biz başka ülkelerin değil, Libya’nın çıkarları doğrultusunda hareket ediyoruz” dedi.

Trablus’a ziyaretler sürüyor

Libya’da geçici yönetimin işe başlamasının ardından uluslarası ziyaretler devam ediyor. AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in pazar günkü ziyaretinin ardından dün de İtalya Başbakanı Mario Draghi Trablus’a gitti. İtalya, özellikle mülteci göçünün önlenmesi konusunda Trablus ile işbirliğine önem veriyor. Draghi ilk yurt dışı gezisini yaptığı Libya’da, Miçotakis ile de görüştü.

Yunan basını: Türkiye’nin Libya’daki etkisi sona ermedi

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye ile Libya’nın meşru hükümeti arasında imzalanan deniz yetki anlaşmasının ardından sınır dışı ettiği Libya’nın eski Atina Büyükelçisi Muhammed Menfi’nin ayağına gidiyor.

Bugün Libya Başkanlık Konseyi Başkanı olan Muhammed Menfi ile görüşecek olan Miçotakis’e, Dışişleri Bakanı Nikos Dendias da eşlik edecek.

Söz konusu gelişmeyi masaya yatıran Yunan basını, “Uluslararası siyaset, gerçekçilik üzerine kuruludur. Bir hata yapıldığında, doğru hamlelerle o hatayı düzeltmek gerekir.” diye yazdı.

“Geçmişte Hafter’e verilen destek yeni ilişkilerin önünde engel olmamalıdır”

Yunanistan’ın Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter’e verdiği desteğin “geçmişte kaldığını” yazan gazete, “Bu durum, iki ülkenin ortak çıkarları üzerine inşa edilecek bir ilişkinin önünde engel olmamalıdır.” ifadelerine yer verdi.

“Türkiye’nin Libya’daki etkisi sona ermedi”

Libya’nın Fayiz Serrac’dan sonraki yönetiminde yer alan Muhammed Menfi ve Abdülhamid Dibeybe’nin Ankara ziyaretlerini hatırlatan gazete, “Türkiye’nin Libya üzerindeki etkisi sona ermiş değil, fakat her türlü zorluğa rağmen Yunanistan’ın stratejik hedeflerine ulaşması gerekiyor.” diye yazdı.

Büyükelçiliği yeniden açacak

Öte yandan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in Türkiye ile Libya arasında imzalanan anlaşmanın ardından kapattığı Trablus Büyükelçiliğini yeniden açacağı belirtildi.

Türkiye ile Libya arasında 27 Kasım 2019’da Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair mutabakat muhtırası imzalanmıştı. Atina yönetimi, bunun üzerine o dönem Libya’nın Atina Büyükelçiliği görevini yürüten Muhammed Menfi’yi “istenmeyen kişi” ilan ederek ülkeden sınır dışı etmişti.

Komşudan sinsi adım! Hafter’den desteği kestiler: Türkiye’nin destek verdiği isimle anlaşacaklar

Doğu Akdeniz’de çıkış yolu arayan Yunanistan sinsi adımlarını devam ettiriyor. Atina yönetimi önce Mısır ile daha sonra ise Libya ile anlaşma yoluna gidecek.

Yunanistan, Türkiye’nin tepkisine rağmen İsrail ve GKRY ile yaptığı anlaşmayı Mısır’da da yapacak. Miçotakis, Hafter’e desteği kesip Dibeybe ile görüşecek.

Yunanistan, Mısır ile denizaltı elektrik hattı inşası için harekete geçti. İki ülke enerji bakanları dün gerçekleştirdikleri telekonferans görüşmesinde, elektrik hattı inşası için niyet anlaşması yapmakta uzlaştı.

AB’nin de onayını alan Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile denizaltı elektrik hattı inşası için 8 Mart’ta Lefkoşa’da iyi niyet anlaşması imzalamıştı.

Türkiye, proje güzergahının kıta sahanlığından geçmesi nedeniyle Yunanistan, İsrail ve AB’ye nota vermişti.

Miçotakis, Libya’ya gidiyor
Öte yandan Atina, Doğu Akdeniz’deki hayallerinin suya düşmesinde önemli rol oynayan Libya ile ilişkilerini düzeltme çabasına girdi.

Bir dönem darbeci Halife Hafter’e açık destek veren Yunanistan, şimdi de geçici yönetime yaklaşıyor.

Başbakan Kiriakos Miçotakis, haftaya Libya’yı ziyaret ederek ülkenin yeni başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile görüşecek.

Ziyaret sırasında, yaklaşık 10 yıldır kapalı olan Yunan büyükelçiliğinin tekrar açılması da planlanıyor.

Hafter’den sürpriz ‘Türkiye’ kararı!

Libya’da darbeci Hafter’e bağlı sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, elinde tuttuğu limanlara gönderdiği yazıda, Türk bayrağı taşıyan ticari gemilerin yasal prosedürler ve mevzuatlara uygun bir şekilde limanlara girişlerine izin verilmesi talimatı iletti. Daha önce Hafter idaresi, Türk bayraklı gemilere el konulması yönünde skandal bir çağrı yapmıştı.

Libya‘nın doğusundaki gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter‘e bağlı sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Türk gemilerinin kendi kontrolleri altındaki Bingazi Limanı’na girişine karşı olmadıklarını açıkladı.

Hafter yanlısı Libya el-Hades televizyonunun Facebook hesabında yayınlanan habere göre, sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Bingazi kentindeki Liman ve Deniz Taşımacılığı İdaresine bir yazı gönderdi.

Yazıda, “Türk bayrağı taşıyan ticari gemilerin yasal prosedürler ve mevzuatlara uygun bir şekilde limanlarınıza girişlerine herhangi bir itirazımız yok” denildi.

Haziran 2019’da Hafter, kendisine bağlı güçlere yönelik yayınladığı talimatla, Libya karasularındaki Türk gemilerinin hedef alınması ve Türk şirketleri ve karargahlarının meşru hedefler olarak görülmesi emri vermişti.

Libya’da BM himayesinde 23 Ekim 2020’de ateşkes anlaşması sağlandı ve Hafter milisleri zaman zaman ateşkesi ihlal ediyor.

Libya’da BM öncülüğünde şubat ayı başında gerçekleştirilen Libya Siyasi Diyalog Forumu’nda, Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanlığı’na Muhammed el-Menfi, Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanlığına Abdulhamid Dibeybe seçilmişti.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe’nin kabinesi, 10 Mart’ta Sirte’de toplanan Temsilciler Meclisinden 132 kabul, bir çekimser oy ile güvenoyu almıştı.

Dibeybe başkanlığındaki Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Tobruk kentindeki Temsilciler Meclisinde dün yemin etmişti.

Dibeybe hükümetinin güvenoyu alması, Türkiye tarafından da memnuniyetle karşılanmıştı.

Türkiye’den Libya kararı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın dün yaptığı açıklamada Ankara ve Trablus arasındaki anlaşmaya göre ve Libya hükümeti talep ettiği sürece Türk askeri kuvvetlerinin Libya’da kalamaya devam edeceğini söyledi.

Reuters’ın haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Ankara’nın Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı güçlere askeri eğitim verdiğini ve önce diğer yabancı güçlerin çekilmesi halinde Türkiye’nin kuvvetlerini Libya’dan çekeceğini açıkladı.

TRT Haber televizyon kanalına açıklamalarda bulunan Kalın, Türk firmalarının Libya’nın yeniden inşası çabalarında aktif bir rol alacağına ve Ankara’nın yeni seçilen geçici hükümete destek olacağını söyledi.

Uzman isimden çarpıcı açıklama: Türkiye’nin stratejisi kazandı

Uzmanlar, Libya’da sahada olduğu gibi masada da Türkiye’nin belirleyici olduğunu ve Cenevre’deki beş günlük süreçte etkin bir rol oynadığını ifade etti. Libyalı gazeteci İslam en-Nuvaysiri, Türkiye’nin ikinci turda kim kazanırsa kazansın zaten kazanan taraf olduğunu ve Ankara’nın Libya’daki çıkarlarını dikkate alarak masada kazanmayı garantiye aldığını söyledi.

Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğündeki Libya Siyasi Diyalog Forumu tarafından yapılan oylama sonucunda 5 Şubat’ta yeni Ulusal Birlik Hükümeti’nin seçilmesi Libya’da ve uluslararası arenada memnuniyetle karşılanırken sonuçlar sürpriz olarak değerlendirildi.

Ülkenin doğusundaki silahlı gayrimeşru güçlerin lideri Halife Hafter’e bağlı milislerin sözcüsü Ahmed el-Mismari’nin seçimlerden bir gün sonra yaptığı görüntülü açıklamada yeni hükümete başarılar dilemesi de Libya sokağına olumlu yansıdı.

Seçimleri Tobruk’taki Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve İçişleri Bakanı Fethi Başağa’nın listesinin kazanması bekleniyordu. Araştırma ve anket yapılmayan ülkede uzmanların değerlendirmeleri ve medyaya yansıyan paylaşımlar bu yöndeydi.

Fakat Abdulhamid Dibeybe’nin başbakan adayı olduğu listenin seçimleri kazanması, başkent Trablus’ta ve ülkenin batısında yaşayan Libyalılar açısından rahatlatıcı bir sonuç olarak değerlendirildi. Trablus sokağı “Akile Salih Bakanlık Konseyi Başkanı olsaydı Trablus’a girişinde ciddi sıkıntılar yaşanabilir, çatışmalar dahi çıkabilirdi” diyor.

Sürpriz sonuçta İhvan’ın siyasi kanadı Adalet ve Bina Partisi’nin rolü

Libya’nın en güçlü partisi olarak bilinen, 2014 yılındaki seçimlerde birinci sırada yer alan Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın (İhvan) siyasi kanadı Adalet ve Bina Partisi’nin (ABP) Başkanı Muhammed Savvan seçimlerin yapıldığı tarihlerde Libya dışındaydı.

Adayların müstakil olarak katıldığı seçimlerin ilk turunda Akile Salih ülkenin Doğu bölgesinde 9 oy alarak birinci olurken, Batı bölgesinde birinciliği 8 oy ile Halid el-Mişri aldı. Batı bölgesinin diğer güçlü adayı Savunma Bakanı Salahddin Nemruş ise 4 oy almıştı. İttifakların oluşturulduğu ve listeler halinde seçime girilen ikinci turda ABP’ye yakınlığı ile bilinen Halid el-Mişri çekildi. Partiye yakın kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, çekilme taktik bir adımdı.

Öte yandan Hafter’e karşı net tavır takınan ve eleştirmekten geri durmayan Savunma Bakanı Selahaddin Neruş da çekildi. İki isim de Türkiye’ye yakınlığı ile tanınıyor. Mişri’nin oyları Başağa’ya giderken Nemruş tarafı ve diğer iki gruba oy veren üyelerden bazıları da Hafter’in adamı olarak nitelendirilen “Salih’e tepki” olarak oylarını Dibeybe’ye verdi.

Libya hükümetine yakın düşünce kuruluşu Kamu Politikası Destek Ofisi’nin Planlama ve Takip Müdürü Enes Atıyye Salim seçimlerde ilk turda Akile Salih’in en fazla oy alacağının tahmin edildiğini ancak ikinci turda yaşananların ve alınan sonucun tam olarak öngörülemediğini söyledi. Akile Salih’in Trablus’a Hafter tarafından yapılan saldırıyı desteklediğinin altını çizen Salim, ikinci turda Muhammed el-Menfi ve Abdülhamid Dibeybe listesinin seçilmesinde tepki oylarının etkili olduğunu kaydetti.

Zaviye kentinin neredeyse tamamı, Misratalıların ise yarısının Salih’i tamamen reddettiğini kaydeden Salim sonuçları şu sözlerle değerlendirdi:

“Ülkenin batısında yaşayan insanların bir bölümü bazı tutumlarından dolayı İçişleri Bakanı Fethi Başağa’ya da tepkiliydi. İkinci turda oyaların Salih ve Başağa listesine karşı birleşmesi anlaşılabilir bir durumdur. Ama ilk turda ne olacağı tam olarak kestirilemiyordu. İlk turda ve ikinci turda alınan oyalardan gördük ki üyeler Menfi ve Dibeybe’nin bulunduğu ittifak listesini seçmeyi tercih etti.”

ABP’nin Fethi Başağa’yı desteklediğini ifade eden Salim, Başağa’nın Salih ile ittifak kurmasını parti çevrelerinin “siyasetin cilvesi” olarak yorumladığını kaydetti.

Seçimlerde Türkiye’nin rolü ve etkisi

Türk asıllı Libyalıların çoğunluk olarak bulunduğu Misrata başkent Trablus’un savunmasında çok önemli bir rol oynadı. Bu nedenle seçimlerde ikinci tura kalan iki listede de başbakan adayı Misratalıydı.

Libya’nın batısı ve güneyinde kontrolün Trablus hükümetine geçmesinde Türkiye’nin çok etkili bir rol oynadığını hatırlatan Libyalı uzmanlar, Libya’da sahada olduğu gibi masada da Ankara’nın belirleyici olduğunu ve Cenevre’deki beş günlük süreçte etkin bir rol oynadığını düşünüyorlar.

Libyalı gazeteci İslam en-Nuvaysiri, Türkiye’nin çatışmalar esnasında sahada olduğu gibi seçim sürecinde de etkili olduğunun altını çizerek “Türkiye bütün yumurtaları tek sepete koyacak bir ülke değil” dedi.

Türkiye için asıl önemli olanın Libya ile yapmış olduğu stratejik anlaşmalar olduğunun altını çizen Nuvaysiri, Türkiye’nin Salih ve Başağa’nın bulunduğu listeyi de desteklediğini, çünkü Salih’in Libya’nın doğusunda çok etkili bir siyasetçi olduğunu kaydetti. “Başağa’nın ise Libya’nın batı bölgelerinde en kudretli isim olduğu konusunda herkes hemfikir” diyen Libyalı gazeteci, Başağa’nın uluslararası arenada da tanındığını hatırlatarak, kaybetmesine ikinci turda yapılan siyasi manevralar ve kendisinin son dönemdeki bazı tutumlarının sebep olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Dibeybe’nin başbakan adayı olduğu listeyi de haliyle desteklediğine dikkat çeken Nuvaysiri, Türkiye’nin ikinci turda kim kazanırsa kazansın zaten kazanan taraf olduğunu ve Ankara’nın Libya’daki çıkarlarını dikkate alarak masada kazanmayı garantiye aldığını söyledi. Libyalı gazeteci ülkenin en güçlü partisi olan ABP’nin de Salih-Başağa listesini destekleyenler arasında olduğunun altını çizdi.

Çatışmalar esnasında sahada yer alan Libya ordusu resmi sözcüsü Albay Muhammed Kununu gibi bazı önemli isimlerin seçimlerin yapıldığı 1-5 Şubat tarihleri arasında Türkiye’de olduğuna dikkat çeken gözlemciler, Ankara’nın Libya’da “sahadaki kazanımları masada kaybetmeme stratejisi üzerine oyun kurduğunu” söylüyorlar.