kilictaroglu

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

kilictaroglu

Demirtaş’ı sahiplenen Kılıçdaroğlu’na tepki

Hasan Eğrigöz  Ankara 

CHP Genel Başkanı Kemal KılıçdaroğluHDP’nin terör soruşturmalarından cezaevinde bulunan eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ı savunmayı sürdürüyor. Kılıçdaroğlu’nun, Demirtaş’a ‘haksızlık’ yapıldığını belirterek “İçeride boşu boşuna yatıyor” demesi tepkilere neden oldu. Demirtaş’ın terör bağlantılarını hatırlatan İç Anadolu Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Zeki Dilmen,  şunları dile getirdi:

Yazıklar olsun sana!

“Selahattin Demirtaş hapiste boşuna yatıyor da biz 40 bini geçgin şehit vermişiz, bu verdiğimiz 40 bin şehidin vurulması sırasında orada başlarından Abdullah Öcalan denen alçak vardı, o alçağa destek veren Demirtaş değil miydi? Kim diyorsa benim hakkım hepsine haram olsun.  Meclis’in sıralarında oturmanın tek bir sebebi var; şehitlerin canı, gazilerin kanıdır. Orada otururken birileri hâlâa bunları savunuyorsa, yazıklar olsun onlara.”

HDP’nin kuyruğunu bırakmıyor

Doğu Anadolu Bölgesi Gaziler ve Şehit Aileleri Federasyonu Genel Başkanı Abdurrahman Er de, şunları kaydetti: “Şehitlerimizin katili kim? Yasin Börü ve arkadaşlarının katili kim? 6-7 Ekim Kobani olaylarında halkı galeyana getiren kim. Boşu boşuna diye bir şey yok. Tabi burada Kemal Kılıçdaroğlu, HDP ile gelecek seçimde kol kola gitmek için onları sevindirecek şeyler söylemeye çalışıyor.”

CHP, İmamoğlu söylentilerinden rahatsız oldu! “Kılıçdaroğlu’nu çok uğraştıracak”

Hürriyet gazetesi Abdulkadir Selvi, ‘İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hesabı CHP’yi geriyor’ başlığıyla yayımlanan yazısında İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na çıktığı her televizyon yayınında mutlaka Cumhurbaşkanlığı sorusunun yöneltildiğini belirtti.

İmamoğlu’nun şu ana kadar “Cumhurbaşkanı adayı değilim” demediğini ifade eden Selvi, “İmamoğlu’na son çıktığı yayında da cumhurbaşkanı adaylığı soruldu. İmamoğlu, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tarzıyla yanıt verdi. Kılıçdaroğlu ve Akşener’e ‘Beni aday gösterin’ mesajını verdi. ‘Ben İstanbul ilçe başkanıydım, ilçe başkanlığına adayım demedim, önerildim. İlçe belediye başkanı adayı olduğumda da yine adayım demedim. Önce seçim yapıldı, ilçe belediye başkanı adayı oldum. Büyükşehir belediye başkanlığı konuşuldu, benden bir şey duydunuz mu?’ dedi” hatırlatmasında bulundu. Selvi, şöyle devam etti:

Ekrem İmamoğlu’nun her defasında Cumhurbaşkanı adaylığı ile gündeme gelmesinin CHP Genel Merkezi’ni rahatsız ettiği söyleniyor. İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığıyla ilgili her açıklamasının Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresinde kaşların çatılmasına neden olduğu ifade ediliyor. İmamoğlu’nun sürekli olarak Cumhurbaşkanı adaylığını gündemde tutarak CHP yönetimine bir dayatmada bulunduğu düşünülüyor. Kılıçdaroğlu belediye başkanlarının hizmete odaklanmalarını istemişti. Ama İmamoğlu hizmete değil, Cumhurbaşkanı adaylığına odaklanmış durumda.

Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanlığı kavgasının CHP’yi karıştırmasının önünü kesmek için cumhurbaşkanı adayı olabileceği yönünde mesajlar verdiğini savunan Selvi, bu noktada 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’la ilgili bir paylaşımda bulundu.

Özal, kendisinden sonra ANAP’ın başına geçecek isim için 18 Türk büyüğünün ismini ortaya atmıştı. ANAP ondan sonra iflah olmadı” diyen Selvi, devamında “Abdullah Gül, yeniden Cumhurbaşkanı yapılmadığı için ya da başbakanlık verilmediği için muhalefetin adayı olarak Erdoğan’ın karşısına çıkmaya çalıştı. Sonra gitti, partisini kurdurdu. Muharrem İnce Cumhurbaşkanı adaylığı sonrası Kılıçdaroğlu’ndan CHP’yi istedi ama alamayınca şimdi kendi partisini kuruyor” ifadesini kullandı.

Selvi, şunları kaydetti:

Cumhurbaşkanlığı uğruna nice darbeler yapıldı, nice partiler parçalandı. Eski Cumhurbaşkanı Demirel’in dediği gibi, ‘Cumhurbaşkanlığı hiçbir faninin elinin tersiyle iteceği bir makam değildir.’ Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda yöneltilen bir soruya, ‘İki arkadaşımız da son derece başarılı. Bu başarıları hazmedemeyen bir siyasal iktidar var. Bunu da gayet iyi biliyorum. Ama Cumhurbaşkanı adayını belirlerken tek başımıza belirlemeyeceğiz. İttifakla birlikte belirleyeceğiz’ yanıtını verdi. İmamoğlu’na adres olarak millet ittifakını gösterdi.

Selvi, cumhurbaşkanı adayını belirlemede İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘in belirleyici olacağının gözlendiğini söyledi.

Bunun gerekçelerini “Yükseliş içinde olan Akşener’in millet ittifakının ortak adaylığı için eli güçleniyor. Akşener, kadın aday olmanın avantajına da sahip“, “Akşener kendi aday olmasa da kimin aday olacağını belirleme gücünü elinde tutuyor. Abdullah Gül’ün ortak aday olmasını engelleyen Akşener 2023 seçimlerinde ise ortak adayı belirleyecek altın hisseyi elinde bulunduruyor“, “Akşener faktörü Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın aleyhine olur mu? Olmaz. Akşener kendi aday olmazsa İmamoğlu ve Yavaş’ı destekleyebilir” olarak üç maddeyle sıralayan Selvi, şunları yazdı:

Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da tekrarlanan seçimlerden sonra Cumhurbaşkanlığı için yanıp tutuştuğu belli. 23 Haziran gecesinden itibaren tek hedefi var. O da Cumhurbaşkanı adaylığı. Kürt oylarını almadan seçilemeyeceğini biliyor. O nedenle HDP desteğini yanında tutuyor. İmamoğlu aday gösterilmediği takdirde kolay pes edeceğe benzemiyor. Kılıçdaroğlu’nun en çok uğraştıracak isim olacağı kesin. Ekrem İmamoğlu, CHP’yi karıştırır.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili kulisleri hareketlendirecek iddia! Kemal Kılıçdaroğlu’ndan sonra o da…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adaylığı için “İttifak öyle bir karar verirse ondan kaçamazsınız” ifadelerini kullanması Ankara kulislerini hareketlendirmişti.

Meral Akşener‘den Kemal Kılıçdaroğlu yorumu

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışının ardından gözler İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e çevrilmiş, Akşener de yaptığı açıklamada “Aday olmayı düşünebilir, burada bir sakınca yok” demişti.

Akşener aday olur mu?

Bir gazetecinin “Sizin gönlünüz adaylıktan yanaydı” hatırlatması üzerine İYİ Parti lideri, “Ben öyle bir şey demedim. Bugüne kadar hiç duydunuz mu ağzımdan? Biz millet odaklı bir çalışma yapıyoruz. Milletin dertlerini dinliyoruz, milletin dertlerini kamuoyunun gündemine getiriyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

Millet İttifakı’nın iki liderinden gelen peş peşe açıklamalar gündem yaratırken, Yeni Şafak gazetesi yazarı Mehmet Acet; İYİ Parti’nin 2019 yılındaki yerel seçimlerde ‘fedakarlık’ yaptığını bu sebeple 81 ilde bir tane bile belediye başkanı çıkaramadığını hatırlattı.

‘Çok istiyor’

Acet, bu yüzden İYİ Parti lideri Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adayı olmak istediğini iddia ederek “istiyor, hem de çok istiyor” diye yazdı.

Devlet Bahçeli’den Kemal Kılıçdaroğlu’na olay çağrı: Bunu yap, partimize üye ol

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sert eleştirilerde bulundu.

Bahçeli’nin sosyal medyadan yaptığı açıklamalar şöyle:

CHP Genel Başkanı, alem bir insan. Allah’ı var, sıkıntılı anlarda insanımızı iyi güldürüyor! Kara mizahta ustalaştı, epey de mesafe kat etti. Kabak tadı verse bile, siyasi eğlenceye dönüşen grup toplantılarında kurusıkı atışın, yalan edebiyatının inceliklerini sahneliyor.

“Ahlak yok”

Dün yine tutulmuş aklıyla, kararmış vicdanıyla haykıran gerçeklere, meydan okuyan hakikatlere sırtını döndü. Tek gündem konumuzun kendisi olduğunu dile getirdi. İnsan ne kadar az düşünürse o kadar çok konuşurmuş, ağız var, dil var, fakat akıl ve ahlak derseniz işte o yok.

Kılıçdaroğlu gerçek milliyetçi, gerçek vatanseverin kendileri olduğunu söylemiş. Aslına bakarsınız önemli bir gelişmeyle, kritik bir itirafla karşı karşıyayız. Gerçi bu çıkışından memnuniyet duyduğumu da saklayamam. En azından altı okun içindeki milliyetçiliği hatırlamış!

“Partimize üye olabilir”

Madem gerçek milliyetçi olduğunu söylüyor, o halde gereğini ve gerçeğin sorumluluğunu da bir an önce yapmak zorundadır. FETÖ ve PKK’yla bütün bağlarını keserek işe başlamalıdır. Bu da yetmez, HDP’yle ittifakı bitirdiğini, zilletin batağından derhal çıkacağını duyurmalıdır.

Kılıçdaroğlu bunları yaparsa, gelip partimize dahi üye olabilir. Siyasi mücadelesini aramızda sürdürebilir. Hatta açık çek veriyorum, 2023 Haziran ayında Tunceli’den milletvekili adayımız olmasında bile engel yoktur. Temizlensin, nedamet göstersin, buyursun gelsin.

“Kılıçdaroğlu’na bile yer var”

Bu vaadimiz ve vaki davetimiz Kılıçdaroğlu’nun milliyetçiliği kadar gerçekçidir! Zira bizim herkese kapımız açıktır, bizim yüreğimizde yenilenmiş ve yüklerinden kurtulmuş Kılıçdaroğlu’na bile yer vardır. Onu sevgiyle kucaklayacak, geçmişini unutturacak hoşgörümüz ortadadır.

Bir diğer ele alınması gereken konu ise şudur: Kılıçdaroğlu, HDP’li işbirlikçileri ve İP’li yoldaşları devamlı Sonbaharda seçim olabileceğini konuşuyorlar. Yok diyoruz, anlamıyorlar. Seçim zamanında olacak diyoruz, zihni melekeleri tıkalı olduğundan algılayamıyorlar.

“Haftalık ücret mukabilinde yorum yapan bildik isimler…”

Daha ilginci, televizyon ekranlarında sabit ama haftalık ücret mukabilinde yorum yapan bildik isimler, Kılıçdaroğlu’ndan aldıkları asparagas sufleleri cansiperane savunuyorlar, servis ediyorlar, nöbetleşe gündem işgaline soyunuyorlar. Ne söylesek nafile, hep aynı havadalar.

“Tetikçilere üzülüyorum, kendilerini paralıyorlar”

Mesela, Necdet Saraç, Şaban Sevinç, Ali Haydar Fırat, Hakan Bayrakçı, Orhan Bursalı ve Sevilay Yılman’a varıncaya kadar farklı televizyon ekranlarda CHP’nin hem sözcülüğünü hem seçim kulisi yapan ücretli tetikçilere üzülüyorum, durmadan yırtınıp kendilerini paralıyorlar.

Bunların karşısında beşlik simit gibi dizilen bazı gazeteci ve eski siyasetçiler de evet haklısınız, ama diyerek söze başlayıp acayip gerdan kırıyorlar. Erken seçim siparişini Okyanus ötesinden mi berisinden mi aldıkları muamma olsa da, kukla gibi oynatılıyorlar.

Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçiminin nasıl olacağı, bu konudaki gerek ve yeter şartların nelerden teşekkül ettiği bu hacıyatmazlar tarafından ya bilinmiyor ya da bilinse de gerçeğin üzeri örtülüyor.

“Bunun neresi demokrasi?”

TBMM’de seçim kararının alınması için ihtiyaç duyulan çoğunluğa sahip olmadan, Cumhurbaşkanı’nın da bu konuda net tavrı bilinmesine rağmen, Sonbaharda seçim olabilir demek Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve toplumsal huzurunu hançerlemek isteyenlere hizmettir.

Peki, bunun neresi demokrasidir? Neresi özgürlüktür? Neresinde adamlık ve ahlak vardır? Televizyon sahipleri acaba, Kılıçdaroğlu’nun seçim spekülasyonun gündemde kalması için gizil ve gizemli bir destek mi vermektedir? Boş lafa, boş tantanaya, boşuna çabaya karnımız toktur.

“Sıkıyorsa gelsin üstümüze bassın”

Kılıçdaroğlu, bizim halı olduğumuzu söylemiş. O halde sıkıyorsa, yiyorsa, cesareti varsa gelsin de üstümüze bassın. Halı değiliz, ama haya sahibiyiz, vatan ve millet sevdalısıyız. Bu iftirayı atanların haysiyetlerinin kimler tarafından çiğnendiğini hem biz hem de millet biliyor.

“Kılıçdaroğlu’na çocuklara anlatır gibi öğreteceğim”

Süleyman Şah Türbesi konusunda bize laf eden Kılıçdaroğlu, eğer aramıza katılırsa, zincirlerinden kurtulup bize doğru akarsa, geçmişte neler söylediğimizi, nasıl bir duruş gösterdiğimizi tek tek, heceleye heceleye, okumayı yeni öğrenen çocuklara anlatır gibi öğreteceğim. Söz.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ciddiyetsiz ve itibarsız sözlerine karşı esasen siyasi üslubuma çok da uygun olmayan bir tarzda cevap vermek durumunda kaldım. Hiç kimse kusura bakmasın, ama hak edene hak ettiği gibi davranmak görevimizdir.

Bakan Süleyman Soylu’dan Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, Gara’da 13 vatandaşımızın şehit edilmesini siyaset malzemesi haline çeviren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na tepkisini dile getirdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara’da düzenlenen 107. Dönem Kaymakamlık Kursu Açılış Programı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, Gara’da 13 vatandaşımızın şehit edilmesini siyaset malzemesi haline çeviren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara’da 107. Dönem Kaymakamlık Kursu Açılış Programı’nda konuştu. Bakan Soylu, ”Bugün birileri eskiden yaşananları hatırlamıyor olabilir. Birileri rahatsız olsun, bunu her yerde söyleyeceğim. 1987’de yine 3 koldan saldırdıkları 30 sivil vatandaşımızı katlettikleri Pınarcık Köyü katliamı var. Bu nasıl vahşet diye kendi kendimize dövünüp dururduk.” dedi.

Bakan Soylu’nun konuşmasından satır başları şu şekilde:

Geçen hafta şehit olan kardeşlerimizin huzurunda eğiliyorum. O operasyonda şehit olan 2 Yüzbaşı ve Astsubayımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

Tarih zaman zaman insanlığın karşısına çıkardığı birbirine benzer fotoğraflarla aslında bir şey söyler. Hepiniz bilirsiniz 150 yıl önce Düyûn-ı Umumiye diye bir kurum vardı. Ne yazık ki IMF’den de 9-10 yıl önce kurtulabildik. 1 asır önce de bu millete Sevr’i dayadılar, bu topraklar bunu kabul etmediler. Bugün de Sevilla haritası denen bir ucubeyle geldiler, bu toprak bunu da kabul etmedi. Bizi sürekli dar alanlara çekmeye muhtaç bir hale getirmeye çalışıyorlar. Ekonomik olarak yoğun bakımda her an dokunduklarında yıkabilecekleri bir Türkiye istiyorlar. Kendi insanına mahcup, tarihimize, medeniyetimize, kültürümüze, değerlerimize uzak bir Türkiye istiyorlar. Etrafında olan bitene sağır bir Türkiye istiyorlar. Bu politikadan sala vazgeçmediler.

Göçmen sorunu

Geri kabul anlaşmalarında maddi yardım taahhütlerine uymadılar. Hiçbir çözüm önerimize yanaşmadılar. Göçmenler ülkelerine girmesin diye her türlü zalimliği yaptılar. Görmezden, duymazdan geliyorlar.

Uluslararası küresel göç rotasına baktığımızda gelir eşitsizliğinin buna yol açtığını görüyoruz. Binlerce km ailesiyle yola dökülenlerin aldıkları riskin Batı medeniyetinin umurunda olmadığını hepimiz biliyoruz. Kendi halklarına tehdit olarak gösterilen terör örgütleriyle masaya oturup anlaşma yapabilecek kadar tıynetsiz olduklarını biliyoruz. Nasıl bir coğrafyada görev yapacağınızı, bir gün dahi uyursanız memleketin geleceğine halel getireceğini anlatmak için bunları söylüyorum.

Uyuşturucudan en çok Avrupa gençliği zarar görüyor. 2020 Avrupa uyuşturucu raporuna göre AB’de bu oran 23.7. Sentetik uyuşturucular kendi gençliklerini öldürürken adamlar havaya bakıp ıslık çalıyor. Uyuşturucu onların işbirliği içinde olduğu PKK’nın ana gelir kaynağı. Terörün finansmanını böyle sağlıyorlar. Yıllık 1.5 milyon dolar gelir elde ettikleri tahmin ediliyor.

‘Birileri rahatsız olsun, bunu her yerde söyleyeceğim’

Gençliğinden vazgeçiyor terör örgütünden vazgeçmiyor. AB ülkelerinde evlilik dışı gerçekleşen canlı doğumların oranı 2016’da yüzde 43’e ulaşmış. OECD’nin verilerine göre bu oran yüzde 2 ile 3 arasında. OECD ülkeleri içinde en düşük oranın olduğu 3 ülkeden biri.

Bir takım protestoları yaparken sözde gündemi bir anda buna bağlamaları boşa değildir. Biz buna karşı çıkınca hep bir ağızdan bizi taşlamaları herhalde boş yere değildir. Hepsinin bir amacı var. Bugün birileri eskiden yaşananları hatırlamıyor olabilir.

1984’den bugüne 6021 sivil vatandaşı katletti PKK. Birileri rahatsız olsun, bunu her yerde söyleyeceğim.

1987’de yine 3 koldan saldırdıkları 30 sivil vatandaşımızı katlettikleri Pınarcık Köyü katliamı var. Bu nasıl vahşet diye kendi kendimizre dövünüp dururduk. Bunu bir insan yapmış olamaz. bunu yapanlar hayvanlardan aşağı mahluklardır.

Böyle bir şey sözkonusu olamaz. Aşağılık mahluklardır. Hep bu acılarla, dertlerle, fotoğraflarla büyüdük. Peçenek köyü katliamı sonrasında köye bağsağlığına gelenleri taşuıyan minibüsü havaya uçurdular, 3 sivil vatandaşımız şehit oldu.

1990’da Elazığ’ın Kovancılar beldesinde 9 mühendisimizi kurşuna dizerek katlettiler. Şehitlerimizden birinin evladı hala Bakanlığımızda görevlidir. 1993’te Erzincan’da Başbağlar köyünün etrafını 100 kişilik terörist grubu sardı, 20’si köye girdi, toplam 32 kişiyi katlettiler. Aynı yıl Van’da yine kurşuna dizmek suretiyle 14’ü çocuk, 8’si kadın 26 vatandaşımızı katlettiler. Bu liste çok uzun. Lütfen okuyun… Bitlis’te 93’te Yasemin öğretmenin nasıl katledildiğini… Alelade bir terör örgütüyle karşı karşıya değiliz. Bunu çiçek böcek görenlere tavsiyem şu katliam listesinin bir parçasını alıp okusunlar. Sonra da dişlerimizi sıktık diye bizi devlet adabı konusunda eleştirenler düşüncelerini tekrar ortaya koysun. Kulp’ta sadece para kazanmak için ormana giden işçiler acımazsızca katledildi. Bu cenazeleri biz kaldırdık.

HDP’den bu katliamların hiçbiri için kınama hatırlayan var mı? Ödleri patladı. PKK’nın insanlık, namus yoksunuz vahşi katli elebaşlarından sadece bir söz işiteceklerdi. Kalpleri mini minmnacıktır onların. Ürkerler ve korkarlar. Bu milletin ayakta kalmasının bir nedeni var, ürkmemek, korkmamak. Geçen yıl 28 sivil insanımızı katlettiler, aralarında işçiler, köylüler, esnaf vardı. Hangisi tepki verdi, hangisi utandı, hangisi üzüldü. Gündemlerine bile almadılar. Kızılay’da bir polis kimlik sorduğunda en ufak eksikliği, kötü niyeti olmasa bile kötü niyetliler tarafından TBMM dahil oralara iletilen meseleler karşısında bu kadar oluyor, bu kadar olay oluyor birinin kılı kıpırdamıyor. Soruşturma yapalım, komisyon kuralım demiyorlar. Daha doğrusu diyemiyorlar. Kimisi ortaklıklarından korkuyor, 2023 seçiminde acaba bir tane oy kaybederim, Kandil’i küstürürüm de…

Hesabı herkes açık açık konuşsun. Bize karşı farklı bir davranışları olur ölçüsüyle hareket ediyor. Herkesi yakar. bu dünyada da öteki dünyada da. Geçen hafta Gara’da 13 masum insanın kafasına kurşun sıktılar. 6 yıldır ellerinde işkence ettiler. Birilerinin dediği gibi misafir etmediler. doğrudan işkence ettiler, sonunda da öldürdüler. Üniversitelerde slogan atan devrim devrim diye kafa ütüleyen bayatlamış sol örgütlerden bir tane kınama var mı? yoktur. Olmaz da olamayacak da. Teröriste terörist diyoruz. Dediğimiz zaman bizi eleştiriyorlar. Öcalan için özgürlük yapan, eylem yapan insana biz ne diyelim. Geçenlerde sırf yalakalık olsun diye yine vekiller sözde tecrik kalksın özgürlüğk gelsin diye açıklama yapmaya kalktılar. Yapabilirler mi? Yaptırır mıyız? Buna müsaade eder miyiz? O siyasi partiye tepki verdiğimizde bunu diyemezsiniz, 6 milyon insanı temsil editor diyorlar. O temsil ettiğin insandan bazıları 537 gündür kapında bekliyor. Hakaret edeceğinize ilgilenseydiniz.

Başkan Erdoğan’dan çok sert tepki: Sen ne yüzsüz adamsın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Ankara İl Kongresinde önemli açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle;

Bugün Ankara İl Kongremizle beraber, Ordu ve Şanlıurfa il kongrelerimizi de gerçekleştiriyoruz. Kuruluşundan bugüne teşkilatlarımızda görev almış tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Bugünkü il kongrelerimizle birlikte 72 il kongremizi tamamlamış oluyoruz. 24 Şubat’ta İstanbul İl Kongresi’yle bu işi sona erdireceğiz. Mart sonunda 7’nci Olağan Büyük Kongremize yoğunlaşacağız. Kongrelerimzii arzu ettiğimiz şekilde yapamasak da coşkumuzda, heyecanımızda hiçbir eksiklik yaşanmıyor.

Cumhur İttifakı her geçen gün güçleniyor

Kongrelerimiz vesilesiyle bir taraftan kardeşliğimizi güçlendirirken, diğer taraftan kadrolarımızı yenilemeye çalışıyoruz. Bir kez daha gördüm ki AK Parti, Türkiye’nin en dinamik, en kuşatıcı 11 milyon üyesiyle temsil kabiliyeti en yüksek siyasi hareketidir. Her seferinde iftiranın dozunu biraz daha artırsalar da milletimizin teveccühünün önüne geçemiyorlar. AK Parti’de siyaset yapmak isteyenlerin sayısı giderek artıyor. Birlik ve beraberliğimizin güvencesi olan Cumhur İttifakı da her geçen gün daha da güçleniyor.

Kılıçdaroğlu’na sert tepki: Terbiyesiz adam

Biz bu yolda dağları teröristlere dar eden kahramanların cesaretiyle yürüyoruz. Biz Diyarbakır annelerinin sabrıyla yürüyoruz. Bay Kemal o Diyarbakır annelerinin feryatlarını duydun mu? Utanmadan sıkılmadan 13 şehidimizle ilgili bunun sorumlusunu Cumhurbaşkanı diyorsun. Ya sen ne yüzsüzsün, sende yüz var mı? Terbiyesiz adam

Kılıçdaroğlu koronavirüs aşısı oldu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, koronavirüs aşısı olduğunu açıkladı.

Kılıçdaroğlu, “Sıramız geldi ve eşim Selvi Hanım ile birlikte, Aile Hekimimizde Covid-19 aşımızı yaptırdık. Tüm vatandaşlarımıza bir an önce güvenli bir şekilde aşılarının yapılmasını ve bu salgının son bulmasını diliyorum.” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 100 bin lira manevi tazminat ödeyecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasında kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan 100 bin lira manevi tazminat kazandı.

Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesindeki duruşmaya, taraf avukatları katıldı.

Avukatların beyanlarının ardından hakim, davayı kısmen kabul ederek, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a 100 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmettiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın’ın açtığı davanın dilekçesinde, Kılıçdaroğlu’nun 26 Kasım 2019’da CHP TBMM Grup Toplantısı’nda Tank Palet Fabrikasına ilişkin açıklama yaparken Erdoğan’ın kişilik haklarına saldırıda bulunduğu belirtilmişti.Davada, Kılıçdaroğlu’ndan 250 bin lira manevi tazminat talep edilmişti.

Kılıçdaroğlu’nun kaynak sorununa bulduğu çözüm ‘pes’ dedirtti: Borç alırım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında Türkiye’nin sorunları için kendince bir takım çözüm önerileri getirdi. Kılıçdaroğlu “Gerekirse Türkiye daha düşük bedellerle borçlanabilir” dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın Çalar Saat programına konuk oldu. Türk halkının bayramını kutlayarak konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, hem  İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtladı hem de gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye borçlanabilir

İktidarın nasıl olması gerektiğine dair fikirlerini ileten Kılıçdaroğlu’na Küçükkaya, bu ülkenin ihtiyaçları için nasıl kaynak oluşturabileceğini sordu. CHP Lideri kaynaklar için “Türkiye zengin bir ülke. Türkiye’de kaynak da var. Gerekirse Türkiye daha düşük bedellerle borçlanabilir. Türkiye’nin bereketli toprakları, çalışan insanları var. En büyük kaynak gençlerimiz. İstihdamı devleti yönetenler yaratacak.” ifadelerini kullandı.

MHP’den Kılıçdaroğlu’na olay sözler

MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na sert tepki gösterdi.

MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na sert tepki gösterdi.

“Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatla açıklama yaptığını iddia edebilecek kadar alçalan; PKK, FETÖ ve ABD’nin sesi Kılıçdaroğlu, şunu aklına sok: ‘MHP Genel Başkanı kimseden emir almaz.’ ifadelerini kullanan Büyükataman, “Ancak sana dair derin şüphelerimiz var:” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Kılıçdaroğlu: Afrin’e girilmesini doğru bulmuyorum.
PKK/PYD: Türkleri Afrin’e girdiğine pişman ederiz.
ABD: Türkiye, Afrin’e yönelik adım atmamalı.
FETÖ’cü sözde gazeteciler: Savaşa Zeytin Dalı adını vermişler. Türkiye Kürtleri öldürecek. Afrin Savaşına Hayır

Devlet Bahçeli – 6 Ağustos 2012: Küresel çevrelerden izinle vakit kaybetmeksizin batı ucu Afrin’i ve doğu ucu Kandil’i içine alacak biçimde tesis edilecek hilal şeklindeki güvenlik kuşağı bir an önce sağlanmalıdır.

Devlet Bahçeli – 20 Ocak 2018: Allah, ordumuzu muvaffak etsin.

Devlet Bahçeli; tutarlılıktır, Türk milletinin sarsılmaz imanının yansımasıdır.

Devlet Bahçeli; kapalı kapılar ardında Türk milletinin birliğine, dirliğine, refahına operasyon çekmeye kalkanların anlayamayacağı kadar millî ve millet iradesinin vücut bulmuş hâlidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesinin aziz mirasını sömürüp CHP’yi terör örgütlerinin ve dış mihrakların operasyon alanı hâline getiren Kılıçdaroğlu’nun ne partisinde ne de büyük Türk milletinde bir karşılığı kalmamıştır.

Allah ıslah etsin!”