Kemal Kilictaroglu

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Kemal Kilictaroglu

Kılıçdaroğlu İngiliz’e söz verdi: İktidara gelirsek S-400’leri geri vereceğiz

Cumhurbaşkanlığı adayı olabilmek adına sık sık diğer parti liderlerine göndermelerde bulunan Kılıçdaroğlu, bu kez ingiliz basınında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun S-400 konusundaki sözleri ise gündeme oturdu.

Londra merkezli Reuters’a demeç veren Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin, Washington’la ihtilafa neden olan S-400 sistemlerini satın alması için hiçbir neden görmediğini söyledi.

“S-400’leri kim için kullanacağız”

Kılıçdaroğlu, “S-400’leri kimin için kullanacağız? Bu sorunun cevabını henüz alamadık. Büyük miktarda para ödendi ve şu anda depoda bekliyor.” dedi.

Suriye meselesine ve Suriyeli mültecilerin durumuna değinen Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri halinde rejimin lideri Esad ile “diplomatik ilişkileri yeniden tesis edeceklerini ve milyonlarca mülteciyi geri göndereceklerini” söyledi.

Esad’dan yüzde 100 garanti alınmalı”

Kılıçdaroğlu, “Gerekirse Birleşmiş Milletler devreye girmeli ve Esad’dan yüzde 100 garanti alınmalı. Bu garanti, uluslararası anlaşmalara bağlanmalı: Esad mültecilere saldırmayacak, onların maddi ve can güvenlikleri korunacak.” ifadelerini kullandı.

Geçen yıl Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Esad arasında yapılan görüşmede, Suriye’deki “yabancı güçlerin” varlığı eleştirilmiş, söz konusu güçlerin “ülkede birliğin sağlanmasını engellediği” iddia edilmişti. Böyle bir dönemde CHP liderinin son açıklamaları, “Suriye’den olası bir geri çekilmenin işareti” şeklinde yorumlandı.

Kılıçdaroğlu ayar verdi! Akşener’e soğuk duş

Terör örgütü PKK’nın siyasi kolu HDP’nin başını çektiği CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nda gerilim yaşanıyor.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ‘Zillet‘ olarak tanımladığı ittifakta CHP ve İyi Parti arasında sert atışmalar devam ediyor.

TV100 ekranında Kerem Kırçuval’ın sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Millet İttifakı’nda çatlak var” iddiasına öyle bir cevap verdi ki Meral Akşener’in genel başkanlığını yürüttüğü İyi Parti cephesinde soğuk duş etkisi yapacak.

“Kimse kimseye mecbur değil”

İyi Parti milletvekillerinin açıklamaları hatırlatılan CHP lideri resti çekerek, “Milletvekilleri elbette kendi görüşlerini söylerler. Biz saygı duyarız. Kimse kimseye mecbur değil.” ifadeleriyla adeta ayar verdi.

Ekrem’in ipini kim çekti? O ismi duyunca şok olacaksınız

Yeni Şafak gazetesi yazarı İbrahim Karagül, İstanbul kar altındayken İngiliz büyükelçi ile balıkçıda gizlice buluşan Ekrem İmamoğlu’nun fotoğraflarını kimin sızdırdığına dair bomba bir tahminde bulundu.

Yeni Şafak gazetesi yazarı İbrahim Karagül, İstanbul kar altındayken İngiliz büyükelçi ile balıkçıda gizlice buluşan Ekrem İmamoğlu’nun fotoğraflarını kimin sızdırdığına dair bomba bir tahminde bulundu. İşte gündemi sarsacak o yazı:

“İstanbul’a bir kar yağdı, Ekrem İmamoğlu’nun bütün birikimlerini, 2023 hazırlıklarını, büyük büyük laflarını, hayallerini, siyasi planlarını süpürdü.

Özgüven patlaması, görgüsüzlük, kibir, pişkinlik, istihzalı gösteriler, güvendiği çevrelerin pohpohlamaları yerle bir oldu.

On binlerce insanın sabaha kadar yollarda kalması, yüzbinlerce insanın evinden çıkamaması, en basit belediye hizmetinin yapılmaması umurunda değildi.

BALIKÇI PAZARLIĞI VE EKREM’İN EGOSU: İSTANBUL BİR HİÇTİ!

Şehrin ana caddelerinin bile açılmaması, belediye otobüslerinin yollarda kalması, tuzlama araçlarının kendini bile kurtaramaması Ekrem’in egosunun yanında bir hiçti!

Böyle bir sorumluluk hissetmiyordu bile. Büyük bir kriz yaşanıyordu ve o nasılsa birkaç süslü lafla bunu da üstünden atardı. Rahattı. Çünkü bütün işlerini bugüne kadar öyle halletmişti.

İstanbullunun öfkesi burnundayken o gidip İngilizlerle rakı-balık yapıyordu. Nasılsa olağanüstü bir durum vardı. Nasılsa kimse dışarı çıkamazdı. Nasılsa kimse bu toplantıyı bilemezdi. Kimse fark etmezdi. Bir şeyleri gizlemeyi biliyordu. O bu konuda zaten mahirdi!

O PAZARLIK NEYDİ? AMA ‘GAZ’ PATLADI!

İstanbul çökerken o İngilizlerle Türkiye projeleri konuşuyor, büyük lider havaları estiriyor, kendini uluslararası kurtarıcı proje olarak pazarlıyor, ABD ile, Avrupa ile, İngiltere ile iş tutuyordu.

Başka ne pazarlıklar yapıyordu, bilmiyoruz. Tahminlerimiz elbette var. Ama bilmiyoruz!

Büyük adamdı, büyük kurtarıcıydı, yeni Atatürk’tü, Fatih’ti, Yavuz’du vs.. Öyle şişiriyorlardı, öyle besliyorlardı, öyle gazlıyorlardı. O da inanıyordu. Oysa sahip olduğu tek şey, kibri, egosu bir de beceriksizliğiydi.

“SİYASİ ŞAKLABANLIK” GÖSTERİSİ, ALAYCILIK..

Bu görgüsüzlüğü, çiğliği birileri kullanıyordu. Aslında kendisi değil, kendisine yüklenilen rol projeydi. Çünkü bu rol kendisinin değil, başkalarının hesabıydı. O, kendi hesabı zannediyordu. Onlar da onu öyle kullanıyordu. Bu bir alışverişti.

İstanbul, son yılların en kötü çaresizliğini yaşarken o, İstanbul’u, İstanbul halkını, kendine oy verenleri bile umursamıyor, mahcup ediyordu. Milletin tepkisini küçümsüyor, alaycı cevaplar veriyor, hâlâ sağa sola sataşıyordu.

Dünyanın en özel kenti İstanbul’u rezil bir durumda bırakırken bile yüzündeki alaycılık eksik olmuyor, bir tür “siyasi şaklabanlık” gösterisi yapıyordu.

İMAMOĞLU’NUN İPİNİ KILIÇDAROĞLU ÇEKTİ!

Balıkçıdaki görüşmeyi kim sızdırdı? O fotoları kim servis etti? Ekrem’i kim böyle kötü bir zamanda yakaladı? Bu oyunu ona kim kurdu?

Kendi beceriksizliği mi, basiretsizliği mi, güç zehirlenmesi mi? “Dümdüz giderim, kim ne yapabilir ki” düşüncesi mi? Bütün bunlar kendi partisinin, genel merkezinin kurduğu tezgâh olmasın!

Yoksa birileri ipini mi çekti? İçinde bulunduğu ittifak halkası, kendi partisi, kendi Genel Başkanı onu taşıyamaz hale mi geldi? Bir süredir Kemal Kılıçdaroğlu ile aralarında devam eden soğuk savaş sıcak savaşa, “adam harcamaya” mı dönüştü?

MERAL-EKREM DAYANIŞMASI DA NE OLUYOR? BU NE SESSİZLİK?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu neden sessiz kaldı? Ekrem’i neden savunmadı? İYİ Parti neden savunmadı? Meral Akşener neden destek vermedi? Hani ona “İstanbul’un fatihi” diyordu!

İttifak’ta yer alan diğer partiler, İstanbul rezilliği ile ilgili neden tek bir yorum yapmadı? Hepsi birden neden sustu? Olur olmaz her konuda, en basit konularda bile açıklama yapanlar bu sefer niye sustu?

Kılıçdaroğlu ile çatışma yaşarken Akşener’le dayanışması çarpıcıydı. Bu yakınlık nereden geliyordu? Hangi güçler, çevreler, hangi hedefler onları yakınlaştırmıştı?

Meral Akşener Ekrem’i, Kemal Kılıçdaroğlu Mansur’u öne çıkarıyor, aslında birbirlerine gözdağı veriyorlardı.

ADAM CHP’LİLERİ BİLE ALDATTI. YA MUHAFAZAKÂR MUHALEFET?

Peki, ne oldu? Muhalefet ittifakı bütünüyle neden sustu. Ekrem’e neden hiç destek vermedi. Neden onu bu çaresiz durumdan kurtaracak tek bir adım atmadı?

CHP medyası, sosyal medya ekipleri neden arkasında durmadı? Hatta yer yer eleştiriye geçti. Kendi çevresini bile aldattı, zor durumda bıraktı, yalancı çıkardı.

Kimsenin onu savunacak, sahip çıkacak, coşkuyla destek verecek mecali kalmadı. Erdoğan’a ders vermek için Ekrem’e oy veren “muhafazakâr muhalefet”in bile cümle kuracak hâli kalmadı.

EKREM’İN İPİNİ ÇEKTİLER

Ekrem’in ipini çektiler. O, Cumhurbaşkanı olacağını sanıyordu. Uluslararası pazarlıklara girişiyordu. Kendi partisini, genel başkanını yok sayıyor, eziyordu. Popülerlik, şöhret, şımartılmışlık bütün ölçüleri biçip atmıştı çünkü.

Ekrem’in adaylığı bir projeydi. O zamanlar bunları çok yazdık. Mesele parti, siyaset değildi. Kimin belediye başkanı olacağından çok daha öte bir meseleydi.

KILIÇDAROĞLU HARCADI! O BİR KUMARDI, OYNANDI, BİTTİ!

Başka endişelerimiz vardı. Davalar açıldı. Ama gelinen noktada bu endişelerin doğruluğu ortaya çıktı. Ekrem’i şimdi kendi partisi, kendi Genel Başkanı tehdit görüyor. O harcadı, harcıyor.

Bırakın Cumhurbaşkanlığını, o, bir daha İBB Başkanı bile olamayacak. Aday bile olamayacak. Bir kumardı, oynandı ve bitti.”

Bahçeli’den Kılıçaroğlu’na zor sorular

Partisinin grup toplantısında CHP Genel Başkanı’na yüklenen MHP Lideri Devlet Bahçeli “İmamoğlu hesabını veremeyeceği işlerinden dolayı korkuya kapılıyor. PKK’lı DİAYDER’in iştirakiyle İBB’ye işe girenlerin sorumlusu Kılıçdaroğlu’dur.

Buradan soruyorum, Cumhuriyet Savcılığı’nuın oluşturdğu iddianamede Kılıçdaroğlu’nun adı geçiyor mu? DİAYDER üyeleri ile katıldın mı katılmadın mı? Bunlara çık cevap ver. Kılıçdaroğlu Kandil’in tedarikçisidir. saklanma Kılıçdaroğlu, adamsan çık karşımıza mertçe söyle.” dedi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli Partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları;

Şehit babalarına veda ve minnet borcunu ödemeliyiz. Biz terör örgütüne eleman devşiren HDP’yi Türk siyasetinde görmeye bir saniye dayanamıyoruz. Terör kampalarında eğitim alacaklar, sonra karşımıza geçip insan hakları dersi verecekler. Bunlar ne utanmazlıktır, ne pervasızlıktır.

PKK’lı ile karanlık ilişkilere giren HDP’li vekilin dokunulmazlığı derhal kaldırılmalıdır.

İP’in genel başkanı , Şanlıurfa’da patlama sonucu şehit verdiğimiz kahraman mehmetçiklerimize rahmet diliyorum dedi. Burada patlayan nedir belli değil. Patlatan kimdir belli değil. PKK’ya YPG’ye tek bir açıklama yoktur. PKK bomba patlattı derseniz adam olursunuz.

Kılıçdaroğlu bunlara çık cevap ver

Tezkereye CHP hayır dedi mi, HDP hayır dedi mi? İP Meclis’te 2-3 kişiyle kerhen bu oyalmaya evet dedi mi? Kılıçdaroğlu mu terörle mücadeleyi destekliyor? Bu şahıs milleti kör zannediyor.

İmamoğlu hesabını veremeyeceği işlerinden dolayı korkuya kapılıyor. PKK’lı DİAYDER’in iştirakiyle İBB’ye işe girenlerin sorumlusu Kılıçdaroğlu’dur. Buradan soruyorum, Cumhuriyet Savcılığı’nuın oluşturdğu iddianamede Kılıçdaroğlu’nun adı geçiyor mu? DİAYDER üyeleri ile katıldın mı katılmadın mı? Bunlara çık cevap ver. Kılıçdaroğlu Kandil’in tedarikçisidir. saklanma Kılıçdaroğlu, adamsan çık karşımıza mertçe söyle. Tavsiyem iyi bir hafızaya sahip olman. böylece söylediğin yalanları unutmazsın.

“Karşımıza kim çıkarsa çıksın”

Karşımıza kim çıkarsa çıksın, Cumhur ittifakı olarak hepsine yeteriz. Terör bitecektir, bölücülük batağı kurutulacaktır. 22 Mart 2016 tarihinde grup toplantısında açıkladığım, terörle mücadele önerilerimi tekrar paylaşmaktan mutluluk duyacağım.

Önce olanı olmuşu ve olacağı bütüncül yaklaşımla terörle mücadele vizyonu geliştirilmelidir.

İkinci aşamada yapılacakların tamamın kavrandığı, terörle mücadele konsepti oluşturulmalıdır.

Üçüncü aşamada vizyondan beslenen konstepten çıkarılan terörle mücadele stratejisi ortaya konulmalıdır.

Dördüncü aşamada rsmi ve gayri resmi tüm kurullarla terörle mücadele stratejisi oluşturulmaldır.

Beşinci aşamadai terörle mücadele kitle kazanımı yapılmalıdır.

Terörle mücadele silahtan mayına, pusudan intihar eylemine kadar çok farklı değişiklikler gösterilmektedir. Bunlara ön alarak bir icra programı oluşturulmaldır.

Tutarlı dengeli istikrarlı terörle mücadele tanıtımı ortaya konulmaldır. Ekonomik sorunların tamamen gündemden çıkacağı. Adaletin önemli kılınacağı bir Türkiye gerçeğidir. Cumhur İttifakı ve MHP bunu ortaya koyacaktır.

İstiklal’inden yoksun bir milletin uşaklıktan başka bir şey olmayacağı ortadadır. Türk milleti bağımsızlık onuruna düşkün bir millettir. Bu meşale sönmedikçe istikbal irfanını sürdürecektir. Türkiye Cumhuriyeti bu meşale ile aydınlanmaktadır.

Kazakistan’daki olaylar

Kazakistan’da ırtaya çıkan olaylar basite alınamaz. Bize göre mağdur kitlelerin hak arayışı değildir.

Kemal Derviş’in yetiştirmeleri CHP’de köşe başlarını tutmuşlardır. Dün isim Bülent Ecevit’ti bugün hedef Recep Tayyip Erdoğandır. İsimler değişse de oyun aynı oyundur. Egemenliğin sahibi millettir. Demokrasi düşmanlarının sayın Cumhurbaşkanını göndermeye gücü asla yetmeyecek. Hükümeti ile devleti hedef alan sokak olaylarına canımızla kanımızla direnmeyi çok iyi biliriz

Son dakika! Bakan Özer’den Kılıçdaroğlu’na ‘görüşme’ yanıtı

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer‘den CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu‘na ‘görüşme’ yanıtı geldi. Özer, “Bakanlığımızın kapıları herkese açık. Kamuoyunu yanlış yönlendirerek maksadını aşan, emrivaki şekilde yapılacak görüşme talebini karşılamamız beklenmesin.” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Özer,, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun randevu talebiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Özer, “Bakanlığımızın kapıları herkese açık. Kamuoyunu yanlış yönlendirerek maksadını aşan, emrivaki şekilde yapılacak görüşme talebini karşılamamız beklenmesin.” ifadelerini kullandı.

BAKANLIKTAN AÇIKLAMA

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan da Kılıçdaroğlu’nun ‘mülakat’ iddialarıyla ilgili bir açıklama gelmişti. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “Mülakatlarda CHP Genel Başkanı’nın iddia ettiği gibi bir Danıştay kararı yoktur, kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir.” denilmişti.

Milli Eğitim Bakanlığı’nca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun atamalarla ilgili “Danıştay kararına uymuyorlar” açıklamasına ilişkin, “Atıfta bulunulduğu gibi bir Danıştay kararı yoktur. Kılıçdaroğlu’nu Milli Eğitim Bakanlığımızı uymamakla itham ettiği söz konusu Danıştay kararını açıklamaya davet ediyoruz” denilmişti.

Bakanlığın açıklamasında, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun 15 bin öğretmen atamasındaki sözlü sınav hakkında yaptığı açıklama üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereğinin ortaya çıktığı belirtildi. Kılıçdaroğlu’nun, açıklamasında “Danıştay’ın verdiği bir karar var. ‘Mülakatta artı 3 eksi 3 puan verebilirsiniz’ diyor. Bir puan aralığı belirliyor. Aldığı puanla yazılıda aldığı, KPSS’de aldığı puanla mülakatta verilecek puanın aralığını belirliyor. Buna uymuyorlar. Yani Danıştay kararına uymuyorlar” dediği hatırlatılarak, şunlar kaydedilmişti.

“Bu ifade ile kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir. Söz konusu ifadede atıfta bulunulduğu gibi bir Danıştay kararı yoktur. Milli Eğitim Bakanlığı, hukuk devleti ilkesine sıkı sıkıya bağlıdır. Sayın Kılıçdaroğlu’nu Milli Eğitim Bakanlığımızı uymamakla itham ettiği söz konusu Danıştay kararını açıklamaya davet ediyoruz.”

KILIÇDAROĞLU: MEB’E GİDECEĞİM

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, saat 13.00’te randevu talebine cevap vermeyen Milli Eğitim Bakanlığı’na gideceğini açıklamıştı.

CHP’nin Sedat Peker ikiyüzlülüğü ortaya çıktı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve Grup Başkanvekili Özgür Özel’in 2013’te suç örgütü lideri Sedat Peker ile cezaevinde görüştüğü ortaya çıktı. Peker’in görüşlerine de CHP Cezaevi Komisyonunun hazırladığı raporda yer veren CHP’lilerin söz konusu görüşmeye yönelik iddialara sessiz kalması ikiyüzlülüklerini ortaya çıkardı.

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in reklam yüzü olarak kullanıldığı Dubai merkezli kumpas sonrası Türkiye’yi erken seçim ortamına sürükleme görevini üstlenen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), aynı zamanda Peker ile AK Partiyi ilişkilendirmek için algı çalışmalarına başladı. Ancak ortaya çıkan detay, CHP’li isimlerin suç örgütü elebaşı ile olan ilişkini ifşa etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve Grup Başkanvekili Özgür Özel’in başını çektiği CHP heyeti, 2013 yılında Silivri Cezaevi’nde suç örgütü lideri Sedat Peker’i ziyaret etti. Görüşme, suç örgütü liderinin ifadesiyle kendisinin değil CHP’lilerin aldığı özel izinle gerçekleşti. Hatta içerisinde dönemin CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık’ında yer aldığı CHP Cezaevi Komisyonu, hazırladığı raporda suç örgütü liderinin ifadelerine bile yer verdi.

Kılıçdaroğlu’na sordu

CHP’li Özel ve Ağbaba’nın sıkı teması, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun 2015 yılında Peker’e yönelik ‘mafya’ demesi üzerine ortaya çıktı. Peker, 11 Ekim 2015 tarihinde yaptığı paylaşımda Kılıçdaroğlu’na, “Eğer ben mafyaysam parti yöneticilerinize, vekillerinize sormanız gerekmez mi, ‘Bir mafyaya neden ziyarete gidiyordunuz?’ diye” sorusunu yöneltti.

Bunun adı millete savaş açmaktır!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın pojesi Kanal İstanbul’a ilk kazmayı 26 Haziran’da vuracaklarını açıklarken, zillet ittifakının iki bileşeni CHP ve İP’ten gelen “İktidar değiştiğinde projeyi durduracağız ve alınan kredileri ödemeyeceğiz” şeklindeki açıklamalar ‘vatan-millet düşmanlığı’ olarak yorumlandı.

Hasan Eğrigöz  Ankara 

Türkiye ve millet lehine atılan her adıma karşı çıkan şer ittifakı, Türkiye’ye çağ atlatacak mega projeleri de aynı ağızdan dört kolla baltalamaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 26 Haziran’da ilk kazmanın vurulacağını açıkladığı Kanal İstanbul’a muhalefetin itirazı artıyor.

Tehdit ettiler

İyi Parti Lideri Meral Akşener, Kanal İstanbul ihalesine girmeyi düşünen yerli-yabancı şirketleri uyararak, “İktidar değişiyor. Demedi demeyin, 1 kuruş alamayacaksınız, ödemeyeceğiz” diyerek Türkiye’ye gelecek yatırımcıları tehdit ederken;  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da aynı ağızdan, “İktidara geldiğimizde Kanal İstanbul’u durdurup, krediyi ödemeyeceğiz, para veren ülkeyle de aramıza mesafe koyacağız” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan aynı Kılıçdaroğlu, “Türkiye’de hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur” diyerek de adeta yabancı yatırımcılara ve turistlere “Türkiye’ye gelmeyin” çağrısında bulundu.

Konuya ilişkin Akit’e konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, şu değerlendirmede bulundu: “Son dönemde ülkemize yönelik içeriden ve dışarıdan ciddi tehdit ve söylemler var. Bunlar kabul edilmez. Geçmişte de  bu tip halüsinasyon görenler olmuştur.

Rahmetli Menderes döneminde Vatan Caddesi yapılırken ‘Buna ne gerek var? Buraya uçak mı indireceksiniz?’ derken, bugün Vatan caddesi İstanbul’da yaşayanlar bilir, yetmiyor. Köprüler yapılırken de hep bu itirazlar olmuştur ama ilk geçenler kendileri olmuştur. Şimdi yapılan gelecekte başka iktidarlara, yeni nesillere kalacak. Kimse onu sırtına yükleyip götürmeyecek. Kanal İstanbul da bu bağlamda deniz güvenliği açısından çok önem arz eder.

Zihniyetleri çürümüş

Denizdeki can ve mal güvenliği açısından önem arz eder. Şu anda boğazdan geçildiğinde ücret ödenmiyor ve o ülkeler istediği gibi cirit atıyor ve bunu sürdürmek istiyorlar. Ondan rahatsızlar. Yurt dışı ve yurt içindeki uzantıları o minvalde yürümüştür.  Artık bu zihniyet çürümüştür. Bu zihniyete bu millet 20 senedir geçit vermemiştir. Son dönemde çıkan bu hezeyanlar, yine iftira makinelerinin beyanları, yapılan tahriklerin amacı erken seçime matuftur. Kimse buradan medet ummaya kalkmasın. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz bu filmi her zaman gördük. Gezi’yi gördük, 17-25 Aralık’ı gördük, 15 Temmuz’u gördük. Bu millet onların bütün hamlelerini ellerinin tersiyle itti. Bu da benzer bir hamle bunu da milletimiz elinin tersiyle itmeyi bilir.”

CHP ve ortakları ekonomi düşmanı

AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan da, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Türkiye’de hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur” şeklindeki ifadelerine tepki göstererek, şunları kaydetti:

“Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Türkiye’de hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur’ diyerek dolaylı yoldan yabancı yatırımcılara ve turistlere ‘Türkiye’ye gelmeyin’ çağrısı yaptı. Bu, milletin ve devletin ekonomisine savaş açmaktır. Ekonomimizin en büyük düşmanı CHP ve ortaklarıdır.”

Kılıçdaroğlu’ndan skandal Kanal İstanbul açıklaması: Şirketlerin parasını asla ödemeyeceğiz

Türkiye’nin yararına olacak her projenin önüne takoz koyan CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu iktidara gelmeleri durumunda Kanal İstanbul projesini durduracaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Kanal İstanbul Projesi’nde bulunan şirketlerin paralarını asla ödemeyeceğiz. Türkiye’de yatırım yapmalarının önünü keseceğiz” diyerek skandal sözler sarfetti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri halinde Kanal İstanbul projesini durduracaklarını ve projede bulunan şirketlerin paraları ödemeyeceklerini söyledi.

“Yatırım yapmalarını engelleyeceğiz”

Kılıçdaroğlu, “İktidara geldiğimizde Kanal İstanbul projesini durduracağız. Şirketlerin paralarını asla ödemeyeceğiz. Türkiye’de yatırım yapmalarının önünü keseceğiz. Ne demek Kanal İstanbul? Parayı yatırdığınız an zarar edeceksiniz. Türkiye’nin ne kazancı olacak bu projeden? Stratejik olarak ne kazancı olacak?” ifadelerini kullandı.

Erdoğan tarihe damga vuracak

Başkan Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu Habipler Kavşağı-Hasdal Kavşağı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada “Yakında ilk köprüsünün temelini atarak fiilen hayata geçirmeye başlayacağımız Kanal İstanbul da inşallah tarihe damgasını vuran bir eser olarak ülkemizin iftihar tablosu içerisindeki yerini alacaktır.” ifadelerini kullanmıştı.

Kin ve nefret siyasetine sarıldı

Türkiye’yi devler ligine taşıyacak projeleri bir bir iptal edeceğini vaat eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; bir yandan da suç örgütü elebaşı, PKK yandaşları ve FETÖ tetikçilerinin de dahil olduğu ‘erken seçime zorlama kumpası’ boşa düşünce nefret siyasetine soyundu. CHP lideri, Türkiye’nin Erdoğan’ı destekleyen yüzde 52.6’sını hedef alarak, “Selamı, sabahı kesin” dedi.

Amaç 2023 vizyonunu engellemek

Türkiye’yi, devasa projelerin meyvesinin alınacağı 2023’ten önce erken seçimle durdurmak için bir süre önce hayata geçirilen kumpas, Başkan Erdoğan’ın net duruşu ve MHP lideri Bahçeli’nin tavrıyla boşa düştü. Bu kez sokak çağrısı yapan terör destekçilerini de arkasına alan Kılıçdaroğlu, ‘kin’ dolu mesajlar vermeye başladı.

Yine FETÖ ağzıyla konuştu

Biden’ın “Muhalefeti Erdoğan’a karşı desteklemeliyiz” sözlerinden güç alan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a oy veren yüzde 52.6’ya adeta nefret kustu. FETÖ’nün ‘Haramzadeler’ suflesini tekrarlayan CHP lideri, hükümet ve Erdoğan’ı destekleyenleri kastederek, “Selamı, sabahı kesin” dedi. Kılıçdaroğlu’nun söylemi büyük tepki çekti.

Halka hizmet yolunda bir tek proje dahi üretemeyen ve iç siyasette gittikçe kan kaybeden muhalefet çareyi marjinalleşmekte buldu. Özellikle CHP lideri Kılıçdaroğlu, sandıkta üst üste aldığı yenilginin hıncını seçmenden çıkarmak istercesine öğretmeninden savcısına herkesi hedef tahtasına oturttu.

Emekli amirallerin muhtırası, 128 milyar algı oyunu, ikizdere çarpıtması derken son olarak mafya senaryolu küresel operasyonun argümanlarına sarılmaktan geri durmayan ana muhalefet milli her konuda eksen kayması yaşıyor.

Milli projelere alerjileri var

Karadeniz’de bulunan doğalgaz rezervinin 540 milyar metreküpe çıkmasını, ülkenin yerli ve milli savunmada SİHA teknolojisiyle dünyanın ezberlerini bozmasını, Çin’e ihracat treni göndermesini, uzaya beşinci uydusunu göndermesini ve daha bir çok alanda atılan müspet adımları içine bir türlü sindiremeyen CHP kendi ülkesinin menfaatlerine ters düşen bir siyaset dili sergiliyor.

CHP’li belediyelerin şehirlere diktiği ucube heykellerden başka icraat ortaya koyamayan muhalefetin devasa projeler hakkında ortaya attığı iddialarsa toplumu iki ayrı uç noktaya savrulmaya itiyor. Sürekli kendi ülkesinin kazanımlarına sevinemeyecek kadar hükümete düşmanlık eden bir kitleyi konsolide eden siyaset dili toplumu hem karamsarlığa sürüklüyor hem millet olmanın gereği olarak birlik ve berberliğe gölge düşürüyor.

Kendinden olmayanı ötekileştirme

Ülkeyi hezimete uğratmak pahasına hükümeti hedef alan söylemlerden bugüne kadar toplumun hemen her kesimi nasibini aldı. Kılıçdaroğlu kullandığı aşağılayıcı ifadelerle hem de tam Öğretmenler Günü’nde öğretmenleri hedef aldı. Partisinin grup toplantısında öğretmenler arasında açık ve net olarak ayrımcılık yapan Kılıçdaroğlu “Mevcut iktidarın peşinden giden öğretmen varsa, kimse kusura bakmasın ben ona öğretmen demem” şeklinde skandal sözler sarf etti. Bu sözleri üzerine Kılıçdaroğlu’na sosyal medyadan büyük tepki yağdı.

Hakim ve savcılara hakaret

Kılıçdaroğlu, yine benzer şekilde yargı camiasını da hedef aldı. CHP lideri, adı Gezi darbe girişimi olaylarına karışan Osman Kavala’ya, Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) tarafından soruşturma başlatılmasını değerlendirirken hakaretler yağdırdı. Yine bir grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu “Bu mudur adalet, insanlık, hak, hukuk? Buna aklı başında olan kişinin itiraz etmesi lazım. Bunun siyasi yönü yoktur. İnsani, vicdani, ahlaki bir meseledir. Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu, af edersiniz yüksek değil artık, hâkimler savcılar alçak kurulu diyebiliriz” şeklindeki skandal ifadeleri kullanmıştı.

CHP, HDP’nin kapatılmasına karşı! Kılıçdaroğlu akıl tutulması yaşıyor: Eline silah alıp…

Yargıtay’ın terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP’ye açtığı ikinci kapatma davasına karşı çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Şiddet, baskı uyguluyorsa kapatın, eyvallah. Partinin yöneticileri ellerine silah alıp ortalıkta geziyorsa zaten savcı harekete geçer.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Şiddet, baskı uyguluyorsa kapatın, eyvallah. Partinin yöneticileri ellerine silah alıp ortalıkta geziyorsa zaten savcı harekete geçer.” ifadelerini kullanarak askerimize, polisimize silah sıkan terör örgütü PKK’yı, açıkça destekleyen HDP’ye yönelik kapatma davasına karşı çıktı.

Yargıtay’dan ‘HDP’ başvurusu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) eksikliklerin tamamlanması istemiyle iade ettiği HDP’nin kapatılması istemli iddianame, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden hazırlanarak dün AYM’ye gönderildi.

Yaklaşık 500 partili hakkında siyasi yasak istenen iddianamede, partinin banka hesabına tedbir konulması da talep edildi.

HDP’ye açılan kapatma davasına karşı çıktı

Kılıçdaroğlu’nun gündeminde, HDP’ye açılan kapatma davası vardı. Davaya karşı çıkan CHP Genel Başkanı, “Demokrasinin savunulması gerektiği bir ortamda siz bir partiyi kapatamazsınız.” dedi.

“Ellerine silah alıp ortalıkta geziyorsa…”

“Şiddet, baskı uyguluyorsa kapatın, eyvallah. Partinin yöneticileri ellerine silah alıp ortalıkta geziyorsa zaten savcı harekete geçer.” diyerek akıl sınırlarını zorlayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Vatandaş, gider sandıkta istediği partiye oy verir. Bugüne kadar bizim Cumhuriyet tarihi süreci içinde kaç tane parti kapatıldı ve hangi sonuç elde edildi? Hiçbir sonuç elde edilmedi.

Düşünceyi ifade etmekten korkmayacaksınız. Bunu yaptığınız zaman demokrasiyi bu ülkeye gerçek anlamda getirmiş olursunuz. Eğer siyasi partileri düşman olarak görüp, ‘siyasi partiyi kapatın kardeşim’ diye harekete geçiyorsan orada demokrasi yoktur.”

Demokrasinin bütün partiler için olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Partiler düşüncelerini açıklar. Hakem halktır. Gider oyunu verir veya vermez. Asıl bunun üzerinde durmak gerekiyor. Parti kapatmaya yönelik her eylemi doğru bulmuyoruz veya partilerin seçime katılmasını engellemeye yönelik hiçbir hareketi doğru bulmuyoruz. Vatandaş gider, oyunu kullanır.” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu konuşmasının devamında şunları söyledi:

Demokrasi aynı zamanda adaletin kökleştiği bir rejim demektir. Demokrasi aynı zamanda haksızlığa karşı herkesin isyan ettiği bir idaredir. Ben isyan, itiraz ediyorum, düşüncelerimi söylüyorum. İsyan ediyorum derken, tarihteki isyanlar gibi değil. Düşünce olarak isyan ediyorum. Biz bir siyasi partiyi beğenmesek bile onun düşüncelerini açıklamasına ortam yaratmalıyız.

 

Kılıçdaroğlu’ndan gece yarısı videosu! Bakın ne istedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Twitter’dan videolu mesaj yayımladı. Her yerde erken seçim çağrısı yapacağını belirten Kılıçdaroğlu, vatandaşlardan destek istedi.

“Ülkemiz hasta”

Sözlerine “Sevgili anne babalar; bugün sizlerle konuşalım istedim” diye başlayan Kılıçdaroğlu “Ülkemiz hasta ve bu hastalık Kovid değil, Kovid geçer, Kovid’in aşısı var. Bu ülkeyi içeriden yiye kangrenle ilgili ne yapacağız? Bu güzel ülkenin, onu ayakta yutan erdemleri var. Bu kangren onları yok etmek üzere… İyi bir anne, iyi bir baba, iyi bir eş, iyi hısım, akraba olmanın erdemleri bunlar. Ülkemiz iktidardaki partinin, mafya ve çetelerle giriştiği magazinsel ilişkilerin elinde can çekişiyor. Beni en çok endişelendiren genç evlatlarımız… Önce geçlerimizi işsiz bıraktılar şimdi de gayrimeşruşulun magazinine maruz bırakıyorlar. Bu ortaya dökülen pislikler, yarın genç evlatlarımızı baştan çıkarabilir, evlatlarımızı yozlaştırabilir, kriminalize edebilir. Bunun karşısında güçlü ve dinç durmalıyız.” ifadelerini kullandı.

“Her yerde erken seçim isteyeceğim bana katılın”

Erken seçim çağrıları için destek isteyen Kılıçdaroğlu, “Sizden ricam, yalvarıyorum; bunların sofrasına oturmayı reddedin, selamı sabahı kesin. Türkiye’nin kaderini onlar tayin edemeyecek sevgili halkım, siz edeceksiniz. Makul anneler, babalar, ülkenin iyi insanları… Ülkenin geleceğini siz tayin edecek, siz belirleyecekseniz. Ben her yerde erken seçim isteyeceğim başka çarem kalmadı. Bana katılın. Her yerde bağıracağız; seçim hemen, hemen seçim.” şeklinde konuştu.