Kazakistan

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Kazakistan

Kazak uzmanlar Tokayev’in ‘Yeni Kazakistan` politikasını değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in başlattığı “Yeni Kazakistan” politikasının, sosyoekonomik altyapının kökünden değişeceği ve Kazakistan’ın yeni bir döneme adım attığı anlamına geldiği düşünülüyor.

Kazakistan, yaklaşık 225 kişinin ölümüyle sonuçlanan ve “Ocak Trajedisi” adı verilen olaylardan sonra yaralarını sarmaya çalışıyor.

Halihazırda anayasal düzen ile huzurun tamamen sağlandığı ülkede toparlanma süreci devam ederken bir yandan “Yeni Kazakistan’ın” temelleri atılıyor.

Söz konusu olaylardan sonra, ülkeyi yaklaşık 30 yıl yöneten Nursultan Nazarbayev’den tüm siyasi hakları devralan Cumhurbaşkanı Tokayev’in halka yaptığı “Yeni Kazakistan” çağrısı dikkati çekiyor.

Tokayev, 11 Ocak’ta Meclis’te yaptığı konuşmada, bundan sonra başlatacağı reformların habercisi olarak “Yeni Kazakistan’ı birlikte kurmaya çağırıyorum” sözlerini kullandı.

Kazak uzmanlar, Tokayev’in “Yeni Kazakistan” politikasının ne anlama geldiğine ilişkin değerlendirmede bulundu.

“Bu iktidar ile halk arasındaki yeni bir ilişki modelidir”

Kazakistan Cumhurbaşkanlığı Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkan Yardımcısı Sanat Kuşkumbayev, 2 Ocak’ta Janaözen kentinde sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) fiyatlarının artmasına karşı başlatılan, ardından diğer bölgelere yayılan protestoların aslında ülkede yıllardır üstü örtülen sosyoekonomik sorunların patlak vermesine neden olduğunu söyledi.

Kuşkumbayev, söz konusu olayı bağımsız Kazakistan tarihinin “en kapsamlı krizi” olarak nitelendirdi.

“Gizli işsizlik, gelir eşitsizliği, zengin ile fakir arasındaki uçurum ve bölgeler arasındaki gelişmede büyük dengesizlik gibi sorunlar ülke genelindeki isyanların ana kaynağıydı.” 

Kuşkumbayev, Ocak ayında yaşanan olayların iki sürece ayrılması gerektiğini vurguladı.

“Vatandaşların haklı sebeplerle başlattığı protestolar 2 ila 4 Ocak’ta gerçekleşti. Burada gündem sosyoekonomik sorunlardı. Ancak 5 Ocak’tan itibaren alanlarda durumun radikalleştiğini gördük. Kamu binalarını ele geçirme, özel mülkleri ateşe verme ve yağmalamalar meydana geldi. Silahlı gruplar protestocuların arkasına gizlenerek stratejik binaları ele geçirdi.”

Kuşkumbayev, barışçıl protestolara neden olan sosyoekonomik sorunların bazı gruplar tarafından kullanıldığına dikkati çekerek yeni oluşturulan Kazak hükümetinin ana görevinin gelecekte benzer olayların yaşanmasını engellemek olduğunu söyledi.

Kuşkumbayev, Cumhurbaşkanı Tokayev’in duyurduğu “Yeni Kazakistan” politikasının tesadüf olmadığına işaret etti. Söz konusu politikanın ülkedeki yeni siyasi sistemin habercisi olduğunu da ifade etti.

“Nazarbayev döneminin geride kaldığı anlaşıldı. Bunu kendisi emekli olduğunu belirterek açıkladı. İktidardaki transit sona erdi. 2022 itibarıyla Cumhurbaşkanı Tokayev’in iktidarı tamamen eline aldığını görüyoruz.”

“Kazakistan ekonomisindeki adaletsizlikler ocak trajedisine neden oldu”

Kazak Teknoloji ve İşletme Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Saparbay Jubayev de bugüne kadar ülke ekonomisindeki politikanın, halkın değil daha çok zengin grupların çıkarlarına hizmet ettiğini söyledi.

Jubayev, ülkesinin 30 yılda Orta Asya’nın en büyük ekonomisi konumuna yükselmesini sağlayan önemli yatırım projelerinin gerçekleştirildiğini ancak bundan gelen kazançları belli grupların elde ettiğini dile getirdi.

“Kazakistan ekonomisindeki adaletsizlikler ocak trajedisine neden oldu. Özellikle iktidardaki zengin gruplar ham maddeye yatırım yapmanın kendileri için avantajlı olmadığını bilerek ekonominin diğer türlerinin gelişmesine imkan yaratmadı.” 

Tokayev’in “Yeni Kazakistan” politikasıyla ülke ekonomisinde değişikliklerin yapılmaya başlandığına işaret eden Jubayev, “Bunun en büyük örneği, ülkenin tüm doğal zenginliklerini elinde bulunduran Samruk Kazına Ulusal Varlık Fonu’nda yenilenme sürecinin başlaması.” ifadesini kullandı.

Nazarbayev ilk kez konuştu: İktidar mücadelesi olduğu iddiaları yalan

Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, günler süren olayların ardından kameraların karşısına geçti. Eski Cumhurbaşkanı, ülkenin zirvesinde iktidar mücadelesi olduğu iddialarını yalanladı.

Kazakistan’ın kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, günler süren olayların ardından kameraların karşısına geçti.

2019 yılında cumhurbaşkanlığı yetkilerini Kasım Cömert Tokayev’e devrederek emekli olduğunu hatırlatan Mevcut Eski Kazakistan Cumhurbaşkanı Nazarbayev Tokayev’e desteğini yineledi.

“Tokayev Nur-Otan Partisi Genel Başkanlığı’na seçilecek”

Tokayev’in iktidardaki Nur-Otan Partisi genel başkanlığına seçileceğini belirtti ve reform ve modernleşme paketinin desteklenmesini istedi.

Protestolarla başlayıp şiddet olaylarına dönüşen son gösteriler de Nazarbayev’in gündemindeydi.Olayları kimin organize ettiğinin bulunması için soruşturmanın tamamlanması gerektiğine dikkati çeken Nazarbayev, Tokayev’in olaylar sırasında hızlı karar almasının ülkenin temellerinin sarsılmasının önüne geçtiğinin altını çizdi.   

Kazakistan’da yeni hükümet ilk toplantısını yaptı

Kazakistan’da yeni hükümet çalışmalarına başladı. Yeni bakanlar kurulu, Başbakan Alihan İsmailov’un başkanlığında ilk toplantısını yaptı. İsmailov, hükümetin belirlenen görevleri yerine getirmek için her türlü çabayı göstereceğini söyledi.

Kazakistan’da yeni bakanlar kurulu, Başbakan Alihan İsmailov’un başkanlığında ilk toplantısını yaptı.

Toplantıda Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in verdiği talimatlar doğrultusunda 3 hafta içerisinde yapılması gereken 2022 Eylem Planı’nın ana konuları belirlendi.

“Ordunun savunma kapasitesinin artırılması” vurgusu

Başbakan İsmailov, hükümetin belirlenen görevleri yerine getirmek için her türlü çabayı göstereceğini söyledi.

Güvenlik kurumlarının yeniden yapılandırılmasına ve ordunun savunma kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların da en kısa sürede başlayacağını vurguladı.

Yapılan çalışmalar, Güvenlik Konseyi’nin bir sonraki toplantısında değerlendirilecek.

Türk Devletleri Teşkilatı’ndan ‘Kazakistan’ açıklaması: Kardeş Kazak halkının…

Türk Devletleri Teşkilatı, Kazakistan’daki olaylara ilişkin açıklama yaptı. Kazakistan her türlü desteği vermeye hazır olduğunu belirten Teşkilat, “Kardeş Kazak halkının sağduyusuna ve normale dönüş konusundaki arzusuna güveniyoruz. Kazak yetkililerin barışçıl bir şekilde gerginliğin giderilmesi, düzen ve sükunetin yeniden tesis edilmesi kapasitesine sahip olduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türk Devletleri Teşkilatı, Kazakistan’da yaşanan şiddet olaylarına ilişkin açıklama yaptı.

Teşkilat’tan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkeleri olarak,

Kazakistan’daki son olaylar ışığında;

Kazakistan’da barış ve istikrara verdiğimiz önemi vurguluyor ve üye Ülkemiz Kazakistan’la güçlü dayanışmamızı ifade ediyoruz.

Kardeş Kazak halkının sağduyusuna ve normale dönüş konusundaki arzusuna güveniyoruz.

Kazak yetkililerin barışçıl bir şekilde gerginliğin giderilmesi, düzen ve sükunetin yeniden tesis edilmesi kapasitesine sahip olduğuna inanıyoruz.

Kazakistan hükümetine ve halkına ihtiyaç duyabilecekleri desteği vermeye hazır olduğumuzu beyan ediyoruz.

Olaylarda hayatını kaybedenler için taziyelerimizi sunuyor ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.”

Türk Devletleri Teşkilatı

Kazakistan, Türk Devletleri Teşkilatının Azerbaycan, Türkiye, Kırgızistan ve Özbekistan’la birlikte 5 üyesi arasında yer alıyor.

Teşkilatın gözlemci üyeleri arasında ise Türkmenistan ve Macaristan bulunuyor.

Türk Konseyi adıyla 2009’da kurulan örgüt, şu anki adını ise Kasım 2021’de Türkiye’de yapılan zirvede aldı.

Halk ayaklanması mı halkın ayalandırılması mı?

Türkiye gazetesi köşe yazarı Osman Sağırlı, Kazakistan’da yaşananların arka planı için şunları yazdı:

“Kazakistan’da öfkeli kalabalığın eylemleri ülkenin kurucu lideri Nursultan Nazarbayev’e yöneldi. Sokaklarda sistemin değişmesi, oligarkların hâkimiyetinin son bulması talepleri üzerine kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Tokayev, Kazakistan Güvenlik Konseyinin şimdiye kadarki başkanı olan ve ömür boyu başkanlık etme yetkisi alan Nazarbayev’in yerine Ulusal Güvenlik Konseyi başkanlığını kendisinin yapacağını açıkladı.

Kazakistan’da yaşanan gelişmeleri komplo teorilerine bağlamak şimdilik mümkün değil. Ancak eğer bir komplodan bahsedilecekse çok çeşitli argümanlar sıralanabilir. Örneğin Rusya; Rusça’nın devlet dili olmaktan çıkarılması, Latin alfabesine geçiş ve Türk Birliği gibi gelişmelerin Rusya’yı rahatsız ettiği, dolayısıyla Rusya’nın sokak hareketlerinin arkasında olduğu fikri bazı çevrelerce seslendiriliyor.

Kazakistan’da Rusya’nın 7.000’den fazla Rus-Kazak ortak müessesesi faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla buradaki gösterilerde Rusya’nın parmağından çok sopasını aramak gerekir. Zira doğabilecek her türlü sonuç Rusya’nın aleyhine şekillenecektir.

Ya da Avrupa ve Batı; Kuşak yol projesi tam da Kazakistan’ın ortasından geçiyor. Dolayısıyla buradaki olaylarda Rusya-Çin hesaplaşmasından çok ABD-Çin hesaplaşması olması gerekir. Zira bu proje özellikle batıdaki ticari pazarını Çin’e kaptırma tehdidi altındaki ABD’yi rahatsız etmekte.

Kazakistan’da yapılan gösterilerin başlangıcında dış dünya ile alakası olmadığı açık. Bundan sonra dış dünyanın etkisi nasıl olur orası muamma. Zaten dış dünya, Batı ve Doğu Nazarbayev yönetiminden son derece memnun. Rus, Çin ve Batı basını bunun en somut örneği.

Ama en azından şimdilik yansıyan görüntü şu; üç gündür sokaklardaki protesto eylemlerinde muhalefet lideri yok, parti yok, örgüt yok, medya yok. Sadece gençler ve halk var.

Bölgenin en önemli petrol ve gaz rezervi olan ülkesi Kazakistan’da halk şimdilik ülkede çıkan petrol ve doğalgazın kendileri için bir nimet olmadığını aksine külfet olduğunu düşünüyor. En azından sokaklarda seslendirilen bu.

Bunun yanında altın, bakır, tarım gibi çok büyük kaynakları olan bir ülke. Ama gelinen noktada halkın ciddi ekonomik, demokratik, insan hakları gibi konularda problemleri var.

Üstelik bu kadim toprakların ve bürokrasinin bir tarafını Çin, bir tarafını da Rusya sömürmeye çalışıyor. Batı ise nerede durduğunu şimdilik belli etmiyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kazakistan diplomasisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Dönem Başkanı olarak, Kazakistan’daki gelişmeler hakkında teşkilat üyesi ülkelerin liderleriyle telefonda görüştü.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile yaptığı telefon görüşmelerinde Kazakistan’daki son gelişmeler üzerine fikir teatisinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile görüşmesinde, dost ve kardeş Kazakistan’da yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, olaylarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara şifa diledi.

Türk Devletleri Teşkilatı: Kazakistan’a destek vermeye hazırız

Türkiye’nin Kazakistan ile dayanışma içinde olduğunu ifade eden Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatının da yaptığı açıklamada Kazakistan’a desteğin altını çizdiğini belirtti.

Kazakistan’da yeni hükümetin bir an önce kurulmasını ve gerginliğin kısa sürede sona ermesini temenni eden Erdoğan, Kazakistan halkının karşılıklı güven ve diyalog çerçevesinde sorunları aşacağına inandığını bildirdi.

Erdoğan, gerek duyulması halinde Türkiye’nin, her türlü teknik bilgi ve tecrübe paylaşımını gerçekleştirmeye hazır olduğunu kaydetti.

Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da OHAL ilan edildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev ile görüşmelerinde de Kazakistan’ın istikrarı ve güvenliğinin, komşuları başta olmak üzere tüm bölge için mühim olduğunu vurgulayarak, kardeş Kazakistan’ın diyalog yoluyla bu sorunu aşacağına emin olduğunu ifade etti.

Kazakistan’dan Türkiye açıklaması

TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile görüşen Kazakistan Senato Başkanı Maulen Ashimbayev, ‘Türkiye’nin Türkistan şehrinde başkonsolosluk açma konusunda karar verilmişti. Bu çok güzel bir karar’ değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Kazakistan Senato Başkanı Maulen Ashimbayev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, telefon konuşmasında, pandemi sürecinde salgının, tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye ve Kazakistan’ı da etkilediğini söyledi. Şentop görüşmede, “Türkiye- Kazakistan ilişkileri dost olmaktan öte kardeş iki ülke arasındaki ilişkiler. Bu bakımdan Kazakistan’ın bizim milletimizin gönlünde çok müstesna bir yeri vardır. İkili ilişkilerimizin daha geliştirilmesi için her seviyede kararlılık var, devlet başkanları ve parlamento başkanları düzeyinde” dedi. Şentop ayrıca, Kazakistan’ın ürettiği aşının Türkiye’de şişeleneceğini hatırlatarak, “Covid-19’a karşı geliştirdiğiniz yerli aşının nisan ayı sonu itibari ile kullanılmaya başlandığını, bu aşının bir kısmının Türkiye’de şişeleneceğini öğrendim. Bu alandaki başarınızı da tebrik ediyorum” diye konuştu.

‘Bu çok güzel bir karar’

Kazakistan Senato Başkanı Maulen Ashimbayev de, “Kazakistan kendi aşısını üretti ve onun bir bölümünün Türkiye’de şişelenecek olması için anlaşmıştık. Bu aşı kendi etkisini de gösteriyor. Biz ilerde daha çok üretim yaparak dış ülkelere de satmayı düşünüyoruz. Mart ayında Türkistan şehrinden İstanbul’a uçak seferleri olmaya başladı. Bu iki ülke arasında daha fazla vatandaşın gidip gelmesine imkan sağlayacaktır. Türkiye’nin Türkistan şehrinde başkonsolosluk açma konusunda karar verilmişti. Bu çok güzel bir karar” değerlendirmesinde bulundu.

İki Türk ülkesinden Komünizmin izlerini silen hamle! Bir ilk

Özbekistan’daki zirvede tarihi anlar yaşandı. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile Özbek mevkidaşı Şevket Mirziyoyev, ilk kez bir resmi görüşmede Rusça yerine Türkçe konuşmayı tercih etti.

Kırgızistan ve Özbekistan liderlerinin ikili ilişkileri görüşmek amacıyla buluştuğu zirvede dikkatlerden kaçmayan tarihi bir an yaşandı. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te 11-12 Mart’ta yaptığı resmi ziyaret sırasında Özbek mevkidaşı Şevket Mirziyoyev ile uzun zamandan sonra ilk kez resmi bir görüşmede Rusça yerine Türkçe konuştu. Yayınlanan görüntülerde iki liderin birbirlerine Türkçe hitap ettiği görüldü.

Kiril yerine Latin alfabesi

Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde son yıllarda Rus Kiril alfabesi yerine Latin alfabesinin kullanımına yönelik kararlar alındığı da biliniyor. Geçen ay Özbekistan hükümeti aşamalı olarak Latin alfabesine geçilmesine ilişkin yol haritasını içeren kararı onayladı. Karara göre, 1 Ocak 2023’ten itibaren ülkedeki tüm kurum ve kuruluşların faaliyetleri ile resmi yazışmaları, Kiril yerine Latin alfabesiyle yapılacak.

Ocak ayında da Kazakistan Ulusal Alfabe Komisyonu, 2023 – 2031 yılları arasında ülkede kademeli olarak kullanılmaya başlanacak Latin harflerine uyarlanan yeni Kazak alfabesinin tanıtımını yaptı. 1940’tan itibaren Kiril alfabesini kullanan Kazakistan, 2017’de kademeli olarak Latin alfabesine geçme kararı almıştı. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan aynı zamanda Türk Keneşi’ni oluşturuyor

Kazakistan’da uçak düştü

Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’dan Almatı’ya uçan AN-26 tipi bir nakliye uçağı iniş sırasında düştü.

İki kişinin kazadan kurtulduğu belirtilirken, uçakta bulunan dört kişinin ise hayatını kaybettiği açıklandı. Uçağın düşme sebebine ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Kazakistan, Türkiye ile anlaşma yapmak istiyor

Türkiye ile Kazakistan arasında savunma sanayii alanında işbirliği yapılması bekleniyor. İki ülke arasında yapılan görüşme sonrası Kazakistan’dan bir açıklama geldi.

Türkiye ile Kazakistan, savunma sanayi alanındaki iş birliğini güçlendirme konularını görüştü.

Kazakistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Milli Savunma Bakanı Yardımcısı Muhsin Dere, Kazakistan’a gerçekleştirdiği iki günlük çalışma ziyareti kapsamında Bakan Nurlan Yermekbayev ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki ülke arasındaki savunma sanayi alanındaki ortaklıkların yanı sıra askeri eğitim alanında iş birliği konuları ele alındı.

Kazakistan ile Türkiye’nin çok yönlü stratejik ilişkilerini geliştirmeye devam edeceği ifade edilen açıklamada, söz konusu görüşmede büyük Türk savunma şirketleriyle iş birliği konularının da gündeme geldiği aktarıldı.

Dere ve beraberindeki heyet, Kazakistan Sanayi ve Altyapı Geliştirme Bakanı Beibit Atamkulov’la da görüştü.

Kazak tarafının yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı mücadelede verdiği destekten dolayı Türkiye’ye teşekkür ettiği görüşmede, iki ülkenin ortak ürettiği optik ve radyo elektronik alanındaki askeri ürünlerin imalatındaki başarılara da vurgu yapıldı.

Milli Savunma Bakanı Yardımcısı Dere, yaptığı açıklamada, Kazakistan’ın Orta Asya’da Türkiye için önemli ortaklardan biri olduğuna dikkati çekerek, “Uzun ve verimli görüşmeler gerçekleştirdik. İki kardeş ülke arasında askeri ve teknik alanlarda birçok yeni anlaşmanın yapılması planlanıyor.” dedi.

Türk heyeti, ziyaretleri sırasında başkentte yer alan 4 savunma sanayi şirketi ile Nursultan Nazarbayev Ulusal Savunma Üniversitesi’nde incelemelerde bulundu.

Türkiye’ye üs verebiliriz! Kazakistan’dan topraklarına göz diken Rusya’ya uyarı

Rusya’da son zamanlarda popüler olan Rus topraklarının geri kazanılması tartışmaları çerçevesinde Rus siyasetçilerin sık sık Kazakistan’ın toprak bütünlüğüne yönelik saldırgan tutumları, iki ülke arasındaki ilişkileri germeye devam ediyor.

Kazakistan Eğitim ve Bilim Bakanlığı Tarih ve Etnoloji Enstitüsü Baş Araştırmacısı tarihçi Prof. Dr. Asilbek İzbairov ise tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. İzbairov, Rusya’nın ülkesinin topraklarına göz dikmeye devam etmesi durumunda Kazakistan’ın Türkiye’ye askeri üs kurması için izin vereceğini söyledi.

Rus toplumunda son zamanlarda çok popüler hale gelen ‘Rus topraklarının geri kazanılması’ anlayışı tüm kesimlerde yaygınlık kazanırken bu akım Rus siyasetçilerin komşu ülkelere olan bakış açılarına da yansıyor. Rusya meclisi Devlet Duması Milletvekili Vyaçeslav Nikonov, Rus devlet televizyonuna çıkarak Kazakistan hakkında “Kazakistan toprakları Rusya ve Sovyetler Birliği’nden büyük bir armağandır” şeklinde saldırgan ifadeler kullandı. Başka bir milletvekili Yevgeny Fedorov da Nikonov’u destekleyerek, Kazakistan’ın topraklarını Rusya’ya vermesi gerektiğini söyledi. Kazakistan Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı Tarih ve Etnoloji Enstitüsü Baş Araştırmacısı tarihçi Prof. Dr. Asilbek İzbairov Yeni Akit aracılığıyla, “Rusya’nın bu tür saldırıları artırması durumunda Kazakistan, Türkiye’nin ülkede üs kurmasına izin verebilir” diyerek Ruslara göndermede bulundu.

Ucuz konu, ucuz popülerlik sağlıyor

İzbairov, ‘Rusya neden Kazakistan’ın bağımsızlığına saygı göstermek istemiyor? Nereden çıktı bu toprak tartışmaları’ sorumuzu şöyle cevapladı: “Kazakistan’ın kuzey bölgelerinin Rusya’ya verilmesinin gerekliliğiyle ilgili ilk saldırılar, 1990 yılında Alexander Soljenitsin’in ‘Rusya’yı nasıl donatabiliriz?’ makalesiyle başladı. Sonra bu kapı, bu ucuz şovdan yararlanmaya karar veren diğer politikacılara yol açtı, ancak bir nedenle Rus toplumunda çok popüler olan ‘Rus topraklarının geri kazanılması’ teması yaygınlık kazandı. Bu ucuz retorik, hükümete yakın diğer politikacılar, özellikle de Rusya Liberal Demokrat Partisi lideri Jirinovsky tarafından benimsendi. Kazakistan’ın ‘kuzey bölgeleri’ ile ilgili anlaşmazlıklar konusuna ek olarak, Jirinovsky defalarca Ukrayna, Beyaz Rusya, Moldova ve diğer ülkelerin tam işgali için de konuştu. Gördüğümüz gibi, bu ucuz bir konu, zaman zaman öne çıkıyor ve bu konudaki birçok politikacı basitçe puan kazanıyor ve ucuz popülerliği tekrar ediyor. Kanal 1’deki ‘Büyük Oyun’ programında ‘Kazakistan toprakları Rusya ve Sovyetler Birliği’nden büyük bir armağandır’ diyen Rusya Devlet Duması milletvekilleri Vyaçeslav Nikonov da bu konunun tuzu biberi oldu. İkincisi, korkarım bu ucuz konu Kremlin’deki insanlara belli bir cazibe katıyor. Ve bazı sözde Rusya’daki iktidarın stratejileri ve ideolojileri, kitlelerin dikkatini başka soyut hedeflere çevirmek için ülkedeki ekonomik ve siyasi kriz koşullarında böyle konuların gündem olmasını gerektirebilir.”

Toprak ve akrabalık kazaklar için kutsaldır

İzbairov, “Rusya, Kazakistan’ın Türkiye ve Türk dünyası ile yakınlaşmasından mı rahatsız?” sorumuzu ise şöyle cevapladı; “Olabilir, ancak bu konuda Rus yetkililer şunu anlamalı: Öncelikle Türk dünyası bize kan bağıyla bağlıdır ve bizler her zaman akraba halklarımızla dostane ilişkiler içinde olacağız; ikinci olarak, Kazakistan bugün Rusya için neredeyse tek en yakın stratejik müttefik ve ortak. Ve bu tür sürekli saldırılar karşısında, Kazak toplumu ve Kazakistan’daki hükümet çevrelerinde, Rusya ile ilişkilerin kesilmesinin kızgınlığı ve destekçileri artacaktır doğal olarak. Ve bu tür senaryoların geliştirilmesi nihayetinde Kazakistan’ın zamanla ülkedeki stratejik ortağını değiştirebileceği gerçeğine yol açabilir. Bu ucuz temalar geri tepebilir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bir zamanlar ‘Seliger’ adlı gençlik forumunda konuşurken ‘Kazakların hiçbir zaman devlet olmadıkları’yla ilgili açıklamada bulundu. Kazakistan da bu açıklamalara cevaben, tarihi sürekliliği göstermek amacıyla Kazak Hanlığı’nın kuruluşunun 550. Yıldönümü ve Altınordu’nun kuruluşunun 750. Yıldönümü vesilesiyle büyük çaplı bir etkinlik düzenlendi. Kazakistan topraklarında devletler varolmuştur.

Dönemin Kazakistan Cumhurbaşkanı N. Nazarbayev ise Khabar TV kanalına verdiği röportajda ‘Astana hiçbir zaman Kazakistan’ın bağımsızlığına tehdit oluşturan kuruluşların bir parçası olmayacak’ ve ‘Kazakistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği üyeliğini reddetme hakkı vardır’ sözlerini de söyledi. Bunu da unutmamalılar. Üçüncüsü, Kazakistan’ın müttefikleri vardı ve hâlâ da var. Eğer gerek varsa, Kazakistan’ın yanında olmaya hazırlar. Bunlar hem Kazaklarla akrabalık bağı olan halklar hem de Kazaklara imanla yakın olan halklardır. Dördüncüsü, Kazakistan’daki son olayların da gösterdiği gibi, Kazaklar açlık dahil her şeye dayanmaya hazırlar, ancak ‘toprak’ ve ‘akrabalık’ kavramları onlar için kutsaldır ve bu da Kazak halkını derinden sarsabilir. Beşincisi, Rusya’nın Kazakistan’da askeri üsleri var ve bu saldırıların artması karşısında Kazakistan, Türkiye gibi diğer ülkelerin askeri tesislerini de ülkesinde konuşlandırabilir. Ve bu modern koşullarda ve Türkiye ile aile ilişkilerinin güçlendirilmesi açısından oldukça gerçekçidir ve gerçekleştirilebilir. Birleşik bir Türk askeri ordusunun oluşturulması konusundaki görüşün bugün gündem olması da boşuna değil.”

Nikonov’un sözlerine Kazakistan’da büyük tepki

“Nikonov’un Kazakistan’la ilgili açıklamaları halkın büyük tepkisine neden oldu ve birçok Kazak, Nikonov’u lânetledi. Bu tepkiler sosyal medyada da açıkça görülüyordu” diyen Asilbek İzbairov, şöyle devam etti: “Kazakistan Rusya Federasyonu Maslahatgüzarı Alexander Komarov, Kazakistan Dışişleri Bakanlığı’na davet edildi ve Dışişleri Bakanlığı durumla ilgili kendisine devletin notasını takdim etti. İşin kötü yanı şu, Rus resmi makamları, milletvekillerinin bu tür açıklamalarına izin vererek karşılıklı dostluk ilişkilerinin çökmesine neden oluyor. Kanımca bu ifade geniş bir bağlamda, yani Çin, Rusya, ABD üçgeniyle ve Kazakistan’ın bu süreçteki jeopolitik rolü ile bağlantılı olarak değerlendirilmelidir. Bugün, Amerika Birleşik Devletleri’nde Joe Biden liderliğindeki Demokratların iktidara geldiği zaman, Nikonov’un vermiş olduğu bu açıklama Rus siyasetçilerin bir kez daha Kazakistan’a ‘bölgede kimin güçlü olduğunu’ hatırlatma hamlesi. Bizi taraflardan birini seçmeye itme girişimi. Bu çok saygısızca bir davranış ve tatsız bir durum. Moskova ile Washington arasındaki kötüleşen ilişkiler bağlamında Rusya, beklendiği gibi, Ukrayna’daki Transdinyester hattı boyunca, Kırım hattı boyunca özellikle tartışmalı olduğu iddia edilen bölgelerin çevresine baskı uygulamaya çalışacaktır. Kafkasya’yı da bu listeye ekleyebiliriz. Ve tüm bunlar doğal olarak Nikonov gibi milletvekillerinin benzer açıklamaları olarak Rusya’nın tutumuna yansıyacaktır. Ancak yine de böyle bir oyuna başlayanlar için tam tersi bir tepki de oluşabilir. Bunu kimse unutmamalıdır.”