Kazakistan

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Kazakistan

Kazakistan’dan Türkiye açıklaması

TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile görüşen Kazakistan Senato Başkanı Maulen Ashimbayev, ‘Türkiye’nin Türkistan şehrinde başkonsolosluk açma konusunda karar verilmişti. Bu çok güzel bir karar’ değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Kazakistan Senato Başkanı Maulen Ashimbayev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, telefon konuşmasında, pandemi sürecinde salgının, tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye ve Kazakistan’ı da etkilediğini söyledi. Şentop görüşmede, “Türkiye- Kazakistan ilişkileri dost olmaktan öte kardeş iki ülke arasındaki ilişkiler. Bu bakımdan Kazakistan’ın bizim milletimizin gönlünde çok müstesna bir yeri vardır. İkili ilişkilerimizin daha geliştirilmesi için her seviyede kararlılık var, devlet başkanları ve parlamento başkanları düzeyinde” dedi. Şentop ayrıca, Kazakistan’ın ürettiği aşının Türkiye’de şişeleneceğini hatırlatarak, “Covid-19’a karşı geliştirdiğiniz yerli aşının nisan ayı sonu itibari ile kullanılmaya başlandığını, bu aşının bir kısmının Türkiye’de şişeleneceğini öğrendim. Bu alandaki başarınızı da tebrik ediyorum” diye konuştu.

‘Bu çok güzel bir karar’

Kazakistan Senato Başkanı Maulen Ashimbayev de, “Kazakistan kendi aşısını üretti ve onun bir bölümünün Türkiye’de şişelenecek olması için anlaşmıştık. Bu aşı kendi etkisini de gösteriyor. Biz ilerde daha çok üretim yaparak dış ülkelere de satmayı düşünüyoruz. Mart ayında Türkistan şehrinden İstanbul’a uçak seferleri olmaya başladı. Bu iki ülke arasında daha fazla vatandaşın gidip gelmesine imkan sağlayacaktır. Türkiye’nin Türkistan şehrinde başkonsolosluk açma konusunda karar verilmişti. Bu çok güzel bir karar” değerlendirmesinde bulundu.

İki Türk ülkesinden Komünizmin izlerini silen hamle! Bir ilk

Özbekistan’daki zirvede tarihi anlar yaşandı. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov ile Özbek mevkidaşı Şevket Mirziyoyev, ilk kez bir resmi görüşmede Rusça yerine Türkçe konuşmayı tercih etti.

Kırgızistan ve Özbekistan liderlerinin ikili ilişkileri görüşmek amacıyla buluştuğu zirvede dikkatlerden kaçmayan tarihi bir an yaşandı. Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te 11-12 Mart’ta yaptığı resmi ziyaret sırasında Özbek mevkidaşı Şevket Mirziyoyev ile uzun zamandan sonra ilk kez resmi bir görüşmede Rusça yerine Türkçe konuştu. Yayınlanan görüntülerde iki liderin birbirlerine Türkçe hitap ettiği görüldü.

Kiril yerine Latin alfabesi

Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde son yıllarda Rus Kiril alfabesi yerine Latin alfabesinin kullanımına yönelik kararlar alındığı da biliniyor. Geçen ay Özbekistan hükümeti aşamalı olarak Latin alfabesine geçilmesine ilişkin yol haritasını içeren kararı onayladı. Karara göre, 1 Ocak 2023’ten itibaren ülkedeki tüm kurum ve kuruluşların faaliyetleri ile resmi yazışmaları, Kiril yerine Latin alfabesiyle yapılacak.

Ocak ayında da Kazakistan Ulusal Alfabe Komisyonu, 2023 – 2031 yılları arasında ülkede kademeli olarak kullanılmaya başlanacak Latin harflerine uyarlanan yeni Kazak alfabesinin tanıtımını yaptı. 1940’tan itibaren Kiril alfabesini kullanan Kazakistan, 2017’de kademeli olarak Latin alfabesine geçme kararı almıştı. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan aynı zamanda Türk Keneşi’ni oluşturuyor

Kazakistan’da uçak düştü

Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’dan Almatı’ya uçan AN-26 tipi bir nakliye uçağı iniş sırasında düştü.

İki kişinin kazadan kurtulduğu belirtilirken, uçakta bulunan dört kişinin ise hayatını kaybettiği açıklandı. Uçağın düşme sebebine ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

Kazakistan, Türkiye ile anlaşma yapmak istiyor

Türkiye ile Kazakistan arasında savunma sanayii alanında işbirliği yapılması bekleniyor. İki ülke arasında yapılan görüşme sonrası Kazakistan’dan bir açıklama geldi.

Türkiye ile Kazakistan, savunma sanayi alanındaki iş birliğini güçlendirme konularını görüştü.

Kazakistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Milli Savunma Bakanı Yardımcısı Muhsin Dere, Kazakistan’a gerçekleştirdiği iki günlük çalışma ziyareti kapsamında Bakan Nurlan Yermekbayev ile bir araya geldi.

Görüşmede, iki ülke arasındaki savunma sanayi alanındaki ortaklıkların yanı sıra askeri eğitim alanında iş birliği konuları ele alındı.

Kazakistan ile Türkiye’nin çok yönlü stratejik ilişkilerini geliştirmeye devam edeceği ifade edilen açıklamada, söz konusu görüşmede büyük Türk savunma şirketleriyle iş birliği konularının da gündeme geldiği aktarıldı.

Dere ve beraberindeki heyet, Kazakistan Sanayi ve Altyapı Geliştirme Bakanı Beibit Atamkulov’la da görüştü.

Kazak tarafının yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı mücadelede verdiği destekten dolayı Türkiye’ye teşekkür ettiği görüşmede, iki ülkenin ortak ürettiği optik ve radyo elektronik alanındaki askeri ürünlerin imalatındaki başarılara da vurgu yapıldı.

Milli Savunma Bakanı Yardımcısı Dere, yaptığı açıklamada, Kazakistan’ın Orta Asya’da Türkiye için önemli ortaklardan biri olduğuna dikkati çekerek, “Uzun ve verimli görüşmeler gerçekleştirdik. İki kardeş ülke arasında askeri ve teknik alanlarda birçok yeni anlaşmanın yapılması planlanıyor.” dedi.

Türk heyeti, ziyaretleri sırasında başkentte yer alan 4 savunma sanayi şirketi ile Nursultan Nazarbayev Ulusal Savunma Üniversitesi’nde incelemelerde bulundu.

Türkiye’ye üs verebiliriz! Kazakistan’dan topraklarına göz diken Rusya’ya uyarı

Rusya’da son zamanlarda popüler olan Rus topraklarının geri kazanılması tartışmaları çerçevesinde Rus siyasetçilerin sık sık Kazakistan’ın toprak bütünlüğüne yönelik saldırgan tutumları, iki ülke arasındaki ilişkileri germeye devam ediyor.

Kazakistan Eğitim ve Bilim Bakanlığı Tarih ve Etnoloji Enstitüsü Baş Araştırmacısı tarihçi Prof. Dr. Asilbek İzbairov ise tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. İzbairov, Rusya’nın ülkesinin topraklarına göz dikmeye devam etmesi durumunda Kazakistan’ın Türkiye’ye askeri üs kurması için izin vereceğini söyledi.

Rus toplumunda son zamanlarda çok popüler hale gelen ‘Rus topraklarının geri kazanılması’ anlayışı tüm kesimlerde yaygınlık kazanırken bu akım Rus siyasetçilerin komşu ülkelere olan bakış açılarına da yansıyor. Rusya meclisi Devlet Duması Milletvekili Vyaçeslav Nikonov, Rus devlet televizyonuna çıkarak Kazakistan hakkında “Kazakistan toprakları Rusya ve Sovyetler Birliği’nden büyük bir armağandır” şeklinde saldırgan ifadeler kullandı. Başka bir milletvekili Yevgeny Fedorov da Nikonov’u destekleyerek, Kazakistan’ın topraklarını Rusya’ya vermesi gerektiğini söyledi. Kazakistan Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Bakanlığı Tarih ve Etnoloji Enstitüsü Baş Araştırmacısı tarihçi Prof. Dr. Asilbek İzbairov Yeni Akit aracılığıyla, “Rusya’nın bu tür saldırıları artırması durumunda Kazakistan, Türkiye’nin ülkede üs kurmasına izin verebilir” diyerek Ruslara göndermede bulundu.

Ucuz konu, ucuz popülerlik sağlıyor

İzbairov, ‘Rusya neden Kazakistan’ın bağımsızlığına saygı göstermek istemiyor? Nereden çıktı bu toprak tartışmaları’ sorumuzu şöyle cevapladı: “Kazakistan’ın kuzey bölgelerinin Rusya’ya verilmesinin gerekliliğiyle ilgili ilk saldırılar, 1990 yılında Alexander Soljenitsin’in ‘Rusya’yı nasıl donatabiliriz?’ makalesiyle başladı. Sonra bu kapı, bu ucuz şovdan yararlanmaya karar veren diğer politikacılara yol açtı, ancak bir nedenle Rus toplumunda çok popüler olan ‘Rus topraklarının geri kazanılması’ teması yaygınlık kazandı. Bu ucuz retorik, hükümete yakın diğer politikacılar, özellikle de Rusya Liberal Demokrat Partisi lideri Jirinovsky tarafından benimsendi. Kazakistan’ın ‘kuzey bölgeleri’ ile ilgili anlaşmazlıklar konusuna ek olarak, Jirinovsky defalarca Ukrayna, Beyaz Rusya, Moldova ve diğer ülkelerin tam işgali için de konuştu. Gördüğümüz gibi, bu ucuz bir konu, zaman zaman öne çıkıyor ve bu konudaki birçok politikacı basitçe puan kazanıyor ve ucuz popülerliği tekrar ediyor. Kanal 1’deki ‘Büyük Oyun’ programında ‘Kazakistan toprakları Rusya ve Sovyetler Birliği’nden büyük bir armağandır’ diyen Rusya Devlet Duması milletvekilleri Vyaçeslav Nikonov da bu konunun tuzu biberi oldu. İkincisi, korkarım bu ucuz konu Kremlin’deki insanlara belli bir cazibe katıyor. Ve bazı sözde Rusya’daki iktidarın stratejileri ve ideolojileri, kitlelerin dikkatini başka soyut hedeflere çevirmek için ülkedeki ekonomik ve siyasi kriz koşullarında böyle konuların gündem olmasını gerektirebilir.”

Toprak ve akrabalık kazaklar için kutsaldır

İzbairov, “Rusya, Kazakistan’ın Türkiye ve Türk dünyası ile yakınlaşmasından mı rahatsız?” sorumuzu ise şöyle cevapladı; “Olabilir, ancak bu konuda Rus yetkililer şunu anlamalı: Öncelikle Türk dünyası bize kan bağıyla bağlıdır ve bizler her zaman akraba halklarımızla dostane ilişkiler içinde olacağız; ikinci olarak, Kazakistan bugün Rusya için neredeyse tek en yakın stratejik müttefik ve ortak. Ve bu tür sürekli saldırılar karşısında, Kazak toplumu ve Kazakistan’daki hükümet çevrelerinde, Rusya ile ilişkilerin kesilmesinin kızgınlığı ve destekçileri artacaktır doğal olarak. Ve bu tür senaryoların geliştirilmesi nihayetinde Kazakistan’ın zamanla ülkedeki stratejik ortağını değiştirebileceği gerçeğine yol açabilir. Bu ucuz temalar geri tepebilir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bir zamanlar ‘Seliger’ adlı gençlik forumunda konuşurken ‘Kazakların hiçbir zaman devlet olmadıkları’yla ilgili açıklamada bulundu. Kazakistan da bu açıklamalara cevaben, tarihi sürekliliği göstermek amacıyla Kazak Hanlığı’nın kuruluşunun 550. Yıldönümü ve Altınordu’nun kuruluşunun 750. Yıldönümü vesilesiyle büyük çaplı bir etkinlik düzenlendi. Kazakistan topraklarında devletler varolmuştur.

Dönemin Kazakistan Cumhurbaşkanı N. Nazarbayev ise Khabar TV kanalına verdiği röportajda ‘Astana hiçbir zaman Kazakistan’ın bağımsızlığına tehdit oluşturan kuruluşların bir parçası olmayacak’ ve ‘Kazakistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği üyeliğini reddetme hakkı vardır’ sözlerini de söyledi. Bunu da unutmamalılar. Üçüncüsü, Kazakistan’ın müttefikleri vardı ve hâlâ da var. Eğer gerek varsa, Kazakistan’ın yanında olmaya hazırlar. Bunlar hem Kazaklarla akrabalık bağı olan halklar hem de Kazaklara imanla yakın olan halklardır. Dördüncüsü, Kazakistan’daki son olayların da gösterdiği gibi, Kazaklar açlık dahil her şeye dayanmaya hazırlar, ancak ‘toprak’ ve ‘akrabalık’ kavramları onlar için kutsaldır ve bu da Kazak halkını derinden sarsabilir. Beşincisi, Rusya’nın Kazakistan’da askeri üsleri var ve bu saldırıların artması karşısında Kazakistan, Türkiye gibi diğer ülkelerin askeri tesislerini de ülkesinde konuşlandırabilir. Ve bu modern koşullarda ve Türkiye ile aile ilişkilerinin güçlendirilmesi açısından oldukça gerçekçidir ve gerçekleştirilebilir. Birleşik bir Türk askeri ordusunun oluşturulması konusundaki görüşün bugün gündem olması da boşuna değil.”

Nikonov’un sözlerine Kazakistan’da büyük tepki

“Nikonov’un Kazakistan’la ilgili açıklamaları halkın büyük tepkisine neden oldu ve birçok Kazak, Nikonov’u lânetledi. Bu tepkiler sosyal medyada da açıkça görülüyordu” diyen Asilbek İzbairov, şöyle devam etti: “Kazakistan Rusya Federasyonu Maslahatgüzarı Alexander Komarov, Kazakistan Dışişleri Bakanlığı’na davet edildi ve Dışişleri Bakanlığı durumla ilgili kendisine devletin notasını takdim etti. İşin kötü yanı şu, Rus resmi makamları, milletvekillerinin bu tür açıklamalarına izin vererek karşılıklı dostluk ilişkilerinin çökmesine neden oluyor. Kanımca bu ifade geniş bir bağlamda, yani Çin, Rusya, ABD üçgeniyle ve Kazakistan’ın bu süreçteki jeopolitik rolü ile bağlantılı olarak değerlendirilmelidir. Bugün, Amerika Birleşik Devletleri’nde Joe Biden liderliğindeki Demokratların iktidara geldiği zaman, Nikonov’un vermiş olduğu bu açıklama Rus siyasetçilerin bir kez daha Kazakistan’a ‘bölgede kimin güçlü olduğunu’ hatırlatma hamlesi. Bizi taraflardan birini seçmeye itme girişimi. Bu çok saygısızca bir davranış ve tatsız bir durum. Moskova ile Washington arasındaki kötüleşen ilişkiler bağlamında Rusya, beklendiği gibi, Ukrayna’daki Transdinyester hattı boyunca, Kırım hattı boyunca özellikle tartışmalı olduğu iddia edilen bölgelerin çevresine baskı uygulamaya çalışacaktır. Kafkasya’yı da bu listeye ekleyebiliriz. Ve tüm bunlar doğal olarak Nikonov gibi milletvekillerinin benzer açıklamaları olarak Rusya’nın tutumuna yansıyacaktır. Ancak yine de böyle bir oyuna başlayanlar için tam tersi bir tepki de oluşabilir. Bunu kimse unutmamalıdır.”

Kazakistan ‘Moskova’nın gözü topraklarımızda’ diyerek ilan etti: Asla izin vermeyeceğiz

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Rusya’nın Kazak topraklarına göz diktiğini ifade ederek Moskova yönetime tepki gösterdi.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kazak topraklarının asla yabancılara satılmayacağını bildirdi.

Kazakistan topraklarının babalarından miras kalan en büyük hazine olduğunu belirten Tokayev, “Büyük Kazak topraklarını bize kimse hediye bırakmadı. Bizim tarihimiz 1991 ile sınırlı değil. Halkımız, Kazak Hanlığı döneminde de onun öncesi olan Altın Ordu, Türk Kaganatı, Hun, Saka devirlerinde bile bu topraklarda yaşadı, büyüdü. Kısacası milli tarihimizin temeli, kadim zamanlara dayanıyor.” ifadesini kullandı.

Tokayev, Kazakistan’ın toprak bütünlüğüne şüpheyle bakan ve komşuluk ilişkilerine zarar vermek isteyen bazı yabancılara hem resmi hem toplumsal olarak tepki gösterileceğine işaret ederek, “Bir kez daha ulusal çıkarlarımızı her türlü koruyacağımızın altını çizmek istiyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Bağımsız Kazakistan sınırlarının uluslararası düzeyde tanındığını, buna kimsenin itiraz edemeyeceğini vurgulayan Tokayev, önceki günlerde ülkede bazı Rus milletvekillerince Kazakistan topraklarına ilişkin iddialarının gündeme geldiğini anımsattı.

“Kazak toprağı asla satılmayacak”

Gelecek yıl ülkede yabancılara arazi satılmasına yönelik moratoryumun sona ereceğini belirten Tokayev, “Kazak toprağı asla yabancılara satılmayacak. Bunu artık her vatandaşımızın bilmesi şart.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tokayev, her vatandaşın devlet dili olan Kazakçayı bilmekle yükümlü olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu konuda tüm Kazakistanlılara, hala Kazakça bilmeyen vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum. Gençlerin, istediklerinde İngilizce veya başka dilleri tez zamanda öğrendiklerini görüyoruz. Halkımız ‘Geç hiçten iyidir’ diyor. Dili öğrenmek için niyet etmek yeterlidir.”

Rusya’ya nota vermişlerdi

Rusya Devlet Duması Milletvekili Vyaçeslav Nikonov, Rus devlet televizyonunda Kazakistan toprakları ve tarihi hakkında konuşmuştu.

Nikonov, “Kazakistan toprakları Rusya ve Sovyetler Birliği’nden büyük bir armağandır” ifadesini kullanmıştı.

Bir diğer Duma Milletvekili Yevgeny Fedorov da Nikonov’u destekleyerek, Kazakistan’ın, topraklarını Rusya’ya vermesi gerektiğini söylemişti.

Tepki çeken açıklamaların ardından Kazakistan Dışişleri Bakanlığı’na çağrılan Rusya Federasyonu Maslahatgüzarı’na nota verildi.

Kazakistan Dışişleri Bakanı Muhtar Tuluberdi, Rus milletvekillerinin sözlerini “saçmalık” olarak değerlendirdi.

Tuluberdi, bu tür konularda, öncelikle tarihçilere ve bilim insanlarının bilgilerine dayanmak gerektiğini vurguladı.

“Dışişleri Bakanı olarak, bu durumun Rusya Federasyonu’nun resmi pozisyonuna uymadığını söylemek isterim ” dedi.

Türkiye’den o ülkeye cevap: Sunulan fırsatı kabul etmediniz

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün, THY’nin 24 Nisan tarihli uçuşuna Kazakistan vatandaşlarının kabul edilmediği iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Aksoy, “Kazakistan vatandaşlarının Türkiye’den tahliyelerine tüm makamlarımız bugüne kadar her türlü kolaylığı göstermiştir. Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği, ülkemizin Kazak vatandaşları için sunduğu fırsatı kabul etmemiştir.” dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Kazakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün THY’nin 24 Nisan tarihli uçuşuna Kazakistan vatandaşlarının kabul edilmediğine yönelik iddiaları hakkındaki soruya yazılı cevap verdi.

Kazakistan vatandaşlarının Türkiye’den tahliyelerine tüm makamların bugüne kadar her türlü kolaylığı sağladığına dikkati çeken Aksoy, Kazakistan makamlarının da bu durumu bildiğini belirtti.

Aksoy, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliğinin Türk vatandaşlarını tahliye etmek üzere Kazakistan’a gidecek THY’nin 24 Nisan tarihli uçuşu ve Kazakistan vatandaşlarının da söz konusu uçuşla ülkelerine dönebileceği konusunda zamanında bilgilendirildiğini aktararak, şunları kaydetti:

“Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliğinin talebi üzerine THY, Türk vatandaşlarının da ödediği bilet fiyatı üzerinden Kazak vatandaşlarını ülkelerine götürülebileceğini Büyükelçiliğe bildirmiştir.

Bununla birlikte Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği, bilet fiyatını uygun bulmamış ve Kazakistan’ın kendi uçağını getireceğini beyan ederek, ülkemizin Kazak vatandaşları için sunduğu bu fırsatı kabul etmemiştir.”