Katar

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Katar

BAE’nin Türkiye’yi hedef alan sözlerine Katar’dan tokat gibi cevap

Katar Dışişleri Bakanlığı Enformasyon Ofisi Müdürü Ahmed er-Rumeyhi, BAE Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş’ın Türkiye’ye yönelik sözlerine çarpıcı bir cevap verdi.

Katar Dışişleri Bakanlığı Enformasyon Ofisi Müdürü Ahmed er-Rumeyhi, ülkesinin Körfezin geleceği ve birliğine olumlu baktığını söyledi.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Enver Gargaş‘ın açıklamalarına karşı Twitter hesabından cevap veren Rumeyhi, “Körfez’deki olumlu uzlaşı havasının bozulması için marjinal girişimlerin olmasının beklendiğini” belirtti.

Uzlaşıyı bozma girişimlerine yüz vermeyeceklerini belirten Rumeyhi, “Maalesef Enver Gargaş gibi yetkili bir devlet bakanı uzlaşı için gösterilen çabalara layık olmayan açıklamada bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

Amerikan CBC televizyon kanalına geçen perşembe açıklama yapan Gargaş, diplomatik ilişkilerin tamamıyla geri dönmesinin zaman alacağını, bunu da Katar’ın İran, Türkiye ve İslamcı aşırı cemaatlerle gelecekte kuracağı ilişkilerine bağlı olduğunu dile getirmişti.

Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Mısır, 5 Ocak’ta, 3,5 yıldır Katar’a uygulanan ambargonun kaldırılması anlaşması için Suudi Arabistan’ın El-Ula kentinde bir araya gelmişti.

El-Ula zirvesinin ardından Katar’a yönelik ambargoyu sonlandıracak bir anlaşmaya da imza atılmıştı.

Erdoğan’ın bir zaferi daha! Rus yazarın Katar-Suudi yorumu

Suudi’nin başını çektiği Körfez ülkelerinin Katar’a uyguladığı 3.5 yıllık ablukanın bitişini yorumlayan Igor Pankratenko, “Erdoğan’ın bir zaferi daha” dedi.

Levent Sonat 

Suudi’nin başını çektiği Körfez ülkelerinin 3.5 yıllık ablukayı kaldırıp Katar’la anlaşması ve sınırları açması tüm dünya gibi Azerbaycan’da da yankı buldu. Rusça yayın yapan Azeri sitesi haqqin.az’ın yazarı Igor Pankratenko, olayı “Erdoğan’ın bir zaferi daha” diyerek yorumladı. Rus yazar analizinde şu ifadelere yer verdi: “Mayıs 2017’de, bir dizi Körfez ülkesi (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri) ve müttefikleri (Mısır) ile Bahreyn ve Maldivler gibi uydular, Katar liderliğine 14 maddelik bir ültimatom sundular. Amaçları İran’ı şeytan olarak görmeyen Katar’ın Türkiye ile bağını koparmaktı. O günlerde Doha, sadece Ankara’nın sert ve tamamen tartışmasız konumuna güvenerek dayanmayı başardı, çünkü Erdoğan, Katar’daki askeri varlığını hızla artırdı ve ateşli Arap adamlara mesajı verdi: ‘Sadece denebilir ama hiçbir şey yapamazsın’ dedi.

Suudi ve BAE için ayıp

Ankara-Doha ikilisi, sadece ablukayı kırmayı değil, bu çatışmadan galip çıkmayı da başardı. Suudi Arabistan yönetimi ve Birleşik Arap Emirikleri (BAE) bunu çok iyi biliyorlar ve ilişkilerin normalleşmesi için imzalanacak anlaşmanın aslında bir yenilgi eylemi, ayıp ve ciddi bir prestij kaybı olduğunu da biliyorlar.

İşte bu yüzden kaybeden taraf, artık ablukanın ulaşamadığı hedeflere barışçıl bir şekilde ulaşmaya çalışarak, ‘Katar’ı kucağında boğmak’ için her şeyi yapacak ve Katar ile Türkiye arasını açmaya çalışacak.

Ancak hem Türkiye hem de Katar, kimin kime dost olduğu konusunda derslerini iyi öğrendi. Ve Körfez hükümdarlarının dostluğunun ne olduğunu iyi biliyor.”

Katar 3 yıldır süren ablukada binlerce insan hakları ihlaline maruz kaldı

Katar’daki Ulusal İnsan Hakları Komitesi (NHRC), 3 yıldır abluka uygulayan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in 4 bin 275 kere insan haklarını ihlal ettiğini duyurdu.

Komite tarafından yapılan açıklamada, Arapça, İngilizce ve Fransızca olmak üzere üç dilde hazırlan kitapçıkta, ablukanın başlamasından bu yana Katar’a karşı işlenen insan hakları ve özgürlükleri ihlalleri belgelendiği bildirildi.

Kitapçıkta, üç Körfez ülkesinin abluka süre since komite tarafından izlenen ve belgelenen 4 bin 275 insan hakları ihlaline yer verildiği belirtilerek, bunların başında hareket, ikamet, mülkiyet, eğitim, sağlık, düşünce ve ifade özgürlüğü, keyfi gözaltı, zorla kaybettirme, şiddet ve nefrete teşvik etme gibi ihlallerin yer aldığı vurgulandı.

Son olarak da kitapçıkta, komite tarafından belgelenen, Katar’a yönelik, Suudi Arabistan’ın 2 bin 448, BAE’nin 1225, Bahreyn’in ise 602 işlediği ihlallerin yer aldığı kaydedildi.

Ne olmuştu?

Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’ın 5 Haziran 2017’de “terör gruplarını desteklediği” suçlamasıyla Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleri ve bu ülkeye ekonomik abluka uygulamaları, Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.

Katar, söz konusu ülkelerin suçlamalarını reddederek uluslararası hukuka aykırı hiçbir talebin kabul edilmeyeceğini bildirmişti.

Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, 15 Şubat’ta, taraflar arasında 2017’den bu yana devam eden Körfez krizinin çözümüne ilişkin çalışmaların durdurulduğunu duyurmuştu.

Merkez Bankası ile Katar arasında swap anlaşması

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Katar Merkez Bankası arasında 17 Ağustos 2018’de imzalanan ikili para takası (swap) anlaşması tadil edildi.

TCMB, Katar Merkez Bankası ile imzalanan swap tadil anlaşmasına ilişkin bir duyuru yayımladı.

Yapılan değişiklikle swap anlaşmasının tutarı 5 milyar ABD doları karşılığı Türk lirası ve Katar riyalinden 15 milyar ABD doları karşılığı Türk lirası ve Katar riyaline yükseltildiği belirtildi.

Duyuruda, para takası anlaşmasının temel hedefinin yerel para birimleri üzerinden gerçekleştirilen ticareti kolaylaştırmak ve iki ülkenin finansal istikrarına destek sağlamak olduğu vurgulandı.

Katar’da darbe girişimi oldu, darbeci generali Türk Subayı vurdu’ iddiası

Arap medyasında yer alan iddialara göre, Katar’da yaşanan darbe girişiminde üst düzey Katar Askeri yetkilisi, Türk subayı tarafından başından vurularak öldürüldü. İHA’nın haberine göre, Arap medyasına yansıyan haberlerin ardından Türk askeri kaynaklar ise, söz konusu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu vurguladı.

Arap medyası Katar’da 15 Temmuz hain darbe girişimine benzer bir kalkışma yaşandığını iddia etti. İddiaya göre tıpkı kahraman şehit Ömer Halisdemir gibi, Katar’da da bir Türk subayı, darbe girişiminde bulunan generali başından vurarak öldürdü.

News’in Doha’dan geçtiği haber göre, Türk subay, Lakhouya Kuvvetleri Komutan Yardımcısı General Mohammed bin Abdulaziz bin Nasser Al-Ateya’yı başından vurdu. Habere göre; Türk yetkili, resmi izin olmadan Al-Wajba Sarayı’na girmeye çalıştığı için generali öldürdü. İddia sosyal medyada da geniş yankı buldu; Twitter kullanıcıları #Turkish_kills_Qatari-officer başlığı açarak olay hakkında çok sayıda mesaj paylaştı.

Türk subayın, generali saraydan içeri almamak için başlayan arbedenin ardından vurduğu ileri sürüldü. Katar medyası, 60 yaşındaki General Al-Ateya’nın geçtiğimiz cuma günü öldüğünü öne sürerken, sosyal medyadaki haberlerle ilgilidoğrulama ya da yalanlama yapılmadı. Türk askerleri; Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır’dan oluşan Arap dörtlüsünün Katar rejimine ambargo kararı almasının hemen ardından, 19 Haziran 2017’de Doha’ya gelmiş ve ülkede kurulan Türk üssüne yerleşmişti.

Türk askeri yetkilileri yalanladı

İHA’nın haberine göre, Arap medyasına yansıyan haberlerin ardından Türk askeri kaynaklar, söz konusu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu vurguladı.

İddialar Türk medyasında yankılandı

Arap medyasında yer alan bu iddialar Türkiye’de de geniş yankı buldu. Sabah gazetesi yazarı Haşmet Babaoğlu ve Diriliş Postası Genel Yayın Yönetmeni Erem Şentürk konuyla ilgili paylaşımlarda bulundu.

İşte o tweetler: