Kanser

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Kanser

Dr. Ender Saraç: Orucun kansere iyi geldiği tespit edildi

Uzman Dr. Ender Saraç, orucun sağlıklı kişiler için beden sağlığının ve maneviyatın korunması açısından çok önemli olduğunu belirterek, kansere iyi geldiğini söyledi.

Uzman Dr. Ender Saraç, Ramazan ayında oruç ve beslenmeye ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) pandemi sürecinde hastalıkları olan kişilerin oruç tutmasının riskli olabileceği uyarısında da bulunan Saraç, bu kişilerin mutlaka hekim onayı ile hareket etmeleri gerektiğini söyledi.

Bu yıl Ramazan’ın tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgınına denk geldiğini anımsatan Saraç, bu dönemde fiziksel ve ruhsal sağlığın korunmasına çok dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

“Bu dönemi dönüşüm için kullanmalıyız”

Pandemi sürecinde insanların evde kaldıkları zamanı, “bir yandan fiziksel sağlıklarını koruma diğer yandan da öz eleştiri yapma için fırsata dönüştürebilecekleri” değerlendirmesinde bulunan Saraç, bunu tırtılın kelebek olma sürecine benzetti. 

Saraç, sözlerine şöyle devam etti:

“Tırtıl gibi dünyaya geldik diyebiliriz. Tırtıl ona atılan format gereği sürünerek ilerler, sürekli yaprak yer ve belli bir an geldiğinde artık yaprak yemez ve ağzından ağ çıkartmaya başlar. Sonrasında ise ağı rastgele püskürtmez, mimarlık harikası olarak bir yere çekilir ve kozasını örer. Kozanın içine girerek yemez, içmez, ilişkide bulunmaz yani hiçbir şey yapmaz. Tüm yediği yapraklardan ördüğü ağ ile ördüğü kozanın içinde adeta kendine göre dönüşüm hatta belki de bir tefekkür yaşar. Tam gününde kozayı deler, kısa bir mesafede dakikalar içinde zar zor ilerleyen tırtıl, artık kanatları olan muhteşem bir canlı olmuştur. Bir saatte gidemediği yeri bir saniyede uçar, 2 boyutlu algıdan üç boyuta geçer.

Hem COVID-19 pandemisinin hem de Ramazan’ın olduğu bugünlerde tırtılın yediği yapraklar bizim deneyimlerimizdir. Evdeyiz ve Allah bizi adeta kozamıza soktu. Şimdi, tefekkür, öz eleştiri zamanı. Bu zaman, kendimizi dönüştürme zamanı. Pandemi bittiğinde bir kelebek olarak çıkabiliriz. Bu dönemi tesadüf olarak düşünmemeli, bunu dönüşüm için kullanmalıyız.”

Grafik: AA

[Grafik: AA]

Risk grubundaki kişilerin oruç tutması için hekim onayı şartı

Saraç, orucun da hem bedensel hem ruhsal sağlığın korunmasında önemli bir yer tuttuğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

“Oruç, sağlıklı kişiler için beden sağlığının ve maneviyatın korunması açısından oldukça önemlidir. Ancak, özellikle salgın sürecinde bazı kişilerin oruç tutması risklidir. COVID-19 geçirmiş, çok yaşlı olan ve genel bir düşkünlük hali içindekiler, böbrek yetmezliği olanlar, diyaliz tedavisine girenler, ciddi karaciğer hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar, belli saatlerde tansiyon, kalp-damar hastalıkları dolayısıyla ilaç kullananlar, ağır depresyon bozukluğu bulunan hastalar, epilepsisi olanlar, kronik tıkayıcı hava yolu hastalığı bulunanlar (KOAH), insüline bağlı şeker hastalarının oruç tutmaları sakıncalı olabilir.

Riskleri bulunanların ısrarla oruç tutmak istemeleri halinde ise onları tıbbi anlamda tanıyan, bilen ve aynı zamanda hayat görüşüne de saygı duyan bir hekimden onay almaları şarttır.”

Dr. Saraç, bu kişilerin kendilerini manevi açıdan rahat hissetmeleri için belli günlerde oruç tutabileceklerini anlatarak, “Örneğin, Ramazan’ın başı, ortası, sonu ya da Kadir Gecesi gibi günlerde oruç tutabilir. Sağlığı iyi olduğunda kaza yapabilir” ifadelerini kullandı.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

“Orucun kansere iyi geldiği tespit edildi”

Risk grubunun dışındaki kişiler için “oruç tut sağlık bul” sözünün çok doğru olduğunu belirten Saraç, “2016 yılında Nobel Tıp Ödülü’nü alan Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi tarafından orucun kansere iyi geldiği tespit edildi. Yaklaşık 16 saat açlıkta insanın lehine çalışan vücuttaki katil hücrelerin açığa çıktığı ortaya konularak, oruç sürecinde vücut tarafından sağlıklı ve genç hücrelerin yapıldığı belirlendi” bilgisini verdi. 

Saraç, bu çalışmanın, dünyada oruca bakışı çok değiştirdiğinin altını çizerek, “Bu noktadan sonra aralıklı oruç uygulanmaya başlandı. Bilimsel araştırma ile orucun kansere karşı koruyucu olduğu, romatizma, kronik hastalıklar, ağır metal birikmesine karşı faydalı olduğu belirlenince Batı dünyasında da popüler hale geldi” diye konuştu.

“COVID-19 bir sigara içenleri bir de kan şekerinin yükselmesini çok seviyor”

Bu Ramazan’da, COVID-19 pandemisinin devam edeceğinden iftarda ve sahurda beslenme esaslarına ilişkin önerilerde bulunan Saraç, şunları söyledi:

“İftarda, sahurda ve arada kan şekeri yükseltilmemeli. Çünkü, COVID-19 bir sigara içenleri bir de kan şekerinin yükselmesini çok seviyor. Uzun süreli açlık sonrası iftarda birden sigaraya yüklenildiğinde kalbe, akciğerlere, damarlara büyük baskı yapılıyor. O nedenle kesinlikle iftardan hemen sonra sigara içilmemeli. Sigaranın yanında koyu kahve ya da koyu çay içilmemeli. Çin ve ABD’de yapılan araştırmalara göre, Çin’de ölenlerin yüzde 80’i, ABD’de ölenlerin ise yüzde 85’i sigara içenler. Çin’de ve ABD’de iyileşenlerin yüzde 90’ı sigara içmeyenler.

Kan şekerinin yükselmesi COVID-19’un yanı sıra mantar ve bakterilerin de en sevdiği şey. Bu dönemde sigara, alkol ve kan şekerini yükselten gıdalardan uzak durulmalı.”

Saraç, sosyal izolasyon döneminde birçok kişinin evde hamur işlerine ağırlık vermeye başladığını belirterek, bunun da kan şekerinin yükselmesine neden olduğuna işaret etti. 

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Sosyal izolasyon sürecinde obeziteye dikkat

COVID-19 sürecinde en büyük tehlikelerden birinin sağlıksız ve sık beslenmeye bağlı obezite riski olduğuna dikkati çeken Saraç, “Eğer dikkat edilmezse koronavirüse bağlı ölümlerden çok daha fazlası obeziteye bağlı hastalıklar nedeniyle olacaktır” dedi.

Saraç, sosyal izolasyon döneminde evde kalınan süreçte sağlıklı beslenmeye özen gösterilmesi ve Ramazan’da buna göre sofra hazırlanması gerektiğini aktardı.

Fiziksel aktivitenin de artırılması gerektiğini ifade eden Saraç, evde yürüyüşe ağırlık verilmesinin, basit egzersizler yapılmasının uygun olduğunu vurguladı. Saraç, “Bu yıl teravih namazı da yapılamıyor. Mutlaka namaz kılanlar namazları evde kılmalı, kılmayanlar ise 45 dakika ev içinde yürüyüş yapmalı” önerisinde bulundu.

Saraç, bağışıklık sisteminin ve vücudun güçlenmesi için uyku düzenine de önem verilmesi gerektiğine işaret etti.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

İftarda neler yenmeli?

Dr. Saraç, örnek iftar menüsü olarak da şunları paylaştı:

– Oruç bir iri ya da üç küçük hurma ile açılmalı.

– Bir bardak ılık su yarım tatlı kaşığı bal karıştırılarak içilmeli.

– Ardından bir kase sebze, posalı mercimek ya da tarhana çorbası tüketilmeli.

– Sonrasında 7-8 dakika beklenilmeli. Bu süreçte namaz kılınabilir. Namaz kılmayanlar ise dik bir şekilde 7-8 dakika evde yürüyüş yapılmalı. Bu şekilde olduğunda sofraya dönüldüğünde aşırı yemek yenilmeyecektir. Hurma ve bal kan şekerini dengeleyecek, çorba ve su bağırsakların su ihtiyacını karşılayacaktır.

– Sonrasında ise genellikle hayvansal protein, vejeteryan ya da veganlar ise bitkisel protein almalı. Bir porsiyon et, köfte, serbest gezen tavuk yenilebilir. Bu Ramazan’da Omega3 alımı için haftada 2 kez mutlaka balık tüketilmeli. Kızartma yapılmadan pişirilmiş balığın yanında bol yeşillik yenilmeli. Çok küçük bir parça da nefsi köreltmek için Ramazan pidesi yenilebilir.

– Tok karnına tatlı ya da şekerli meyve yenilmemeli. İftardan 1,5 saat sonra hafif yürüyüş yapılmalı ve sonrasında güllaç, armut, elma, ayva gibi fırınlanmış meyve tatlıları tüketilebilir. Kakao çekirdeği hem kan şekerini dengeliyor hem de magnezyum eksikliğine iyi geliyor. Üç-dört kakao çekirdeği hurma ya da kayısının içine konularak tatlı olarak yenilebilir. Bunun dışında az şekerli kivi, yeşil elma, erik gibi meyveler yenilebilir. İftarda 3-4 tane de ceviz yenilmeli.

– Reflüsü olanlar için rezene çayı, sarı leblebi, kudret narı hapı alınabilir. Bundan sonra bir şey yenilip içilmemeli.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Sahurda nasıl beslenilmeli?

– Mutlaka bir tane katı yumurta, 3-4 yemek kaşığı çökelek ya da az yağlı beyaz peynir yenilmeli. Bunlar, kalsiyum ve B vitamini açısından çok önemli.

– Yanında 2 ince dilim tost ekmeği büyüklüğünde ekşi maya ile yapılmış tam buğday, çavdar gibi doğal ekmek yenilebilir. Arada Ramazan pidesi de yenilebilir. Bol limonlu yeşil salata tüketilmeli. Hararet yapmasın diye salatalık ve taze nane yenilmeli.

– Bunların dışında bir tatlı kaşığı kuşburnu marmelatı, bir tatlı kaşığı bal, 7-8 tane tuzsuz zeytin yenilmeli. Zeytinin üzerine zahter, kekik ve zeytinyağ konulabilir.

– Haftada bir kez sahurda börek, iftarda kebap ya da mantı ile yine ara öğünde tatlı gibi yiyecekler tüketilebilir.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

– İftar ve sahur arasında bol su tüketilmeli. Mineral desteği sağlanması açısından maden suyu da içilebilir. Hazım için yasemin, canlanma için yeşil, spazm için rezene, kabızlık için de rezene, barut ağacı kabuğu ve bir iki yaprak sinameki çayı içilebilir. Ayrıca, bağışıklığın korunması için mürver, ebegümeci çiceği, zencefil, ıhlamur ve ekinezya ile karışım çayı yapılabilir. 

Kanser tedavisinde COVID-19 önlemleri genişletildi

Sağlık Bakanlığı koronavirüs tedbirlerini artırdı. Bundan sonra, kanser hastalarının takip ve tedavileri yeniden planlanacak.

Sağlık Bakanlığı tarafından, kanser hastalarına bakım veren merkezlerde enfeksiyon kontrol önlemleri güncellendi.

Önlemler kapsamında, COVID-19 ile mücadele doğrultusunda hasta, sağlık çalışanı, bekleme alanı (triaj), takip ve tedavi süreci yer alıyor.

Buna göre hasta ve yakınları, hazırlanan poster, broşür gibi materyallerle COVID-19 belirtileri ve korunma yöntemleri hakkında bilgilendirilecek. Hasta ve yakınları, ayaktan kemoterapi üniteleri, klinik ve poliklinik başvurusu öncesinde COVID-19 belirtileri açısından sorgulanacak. Ateş ve solunum semptomları olan hastaların, tedavi aldıkları merkezi arayarak bildirmesi teşvik edilecek. Hastalar ve yakınları, merkeze maske takarak gidecek.

Sağlık çalışanı standart, temas ve damlacık izolasyon önlemleri alacak

Hastaların tedavisinin kesintisiz olarak devam etmesi gerektiğinden, kemoterapi veya radyoterapi bölümlerinde çalışan hekim, hemşire, sekreter, temizlik personeli, hasta bakıcı gibi sağlık personeli başka birimlerde görevlendirilmeyecek.

Kemoterapi veya radyoterapi hizmetinin kesintisiz devam edebilmesi için, bu iki uygulamada dönüşümlü sisteme geçilerek, tedavi ekiplerinin birbirinden ayrılması sağlanacak. Sağlık çalışanları, COVID-19 belirtileri ve temas öyküsü açısından her gün sorgulanacak.

Hastaların takip edildiği yataklı ve ayakta ünitelerde, daimi personel dışında üniteye kimse alınmayacak ve mümkünse çalışan personel sayısı kısıtlanacak. COVID-19 hastasına bakım veren sağlık çalışanı standart, temas ve damlacık izolasyon önlemleri alacak.

Çok kullanımlık tekstil önlükler yıkanıp tekrar kullanılabilecek

Kişisel koruyucu ekipman olarak eldiven, önlük, tıbbi maske ve gerekli işlemlerde N95/FFP2 maske kullanılacak, gözlük, yüz koruyucu takılacak.

Kişisel koruyucu ekipmanlar giyilirken ve çıkartılırken kurallara uygun şekilde sırayla giymeye dikkat edilecek. Özellikle maskenin istasyondan çıkınca, en son çıkarılması ve sonrasında el hijyeni uygulanması ihmal edilmeyecek.

Kullanılan eldiven, önlük, tıbbi maske ve tek kullanımlık yüz koruyucu, tıbbi atık kutusuna atılacak. Tek kullanımlık olmayan gözlük ve yüz koruyucu gibi malzemeler, yüzde 70’lik alkol ile dezenfekte edilerek tekrar kullanılabilecek. Çok kullanımlık tekstil önlükler yıkanıp tekrar kullanılabilecek.

Grafik: AA

[Grafik: AA]

Masalar arası en az 1 metre olacak

Personel yemekhane ve dinlenme alanlarında, masalar ve sandalyeler arası mesafe en az 1 metre, tercihen 2 metre olacak şekilde düzenlenecek. Temaslı takibinin kolay yapılabilmesi için yemek saatleri gruplara göre belirlenecek ve mümkünse aynı kişilerin aynı masada yemek yemeleri sağlanacak.

Kemoterapi veya radyoterapi gören hastalara hizmet veren personelde COVID-19 pozitifliği saptanması durumunda, diğer personelin yönetimi, “Teması Olan Sağlık Çalışanlarının Değerlendirilmesi” algoritmasına göre ilgili bölüm tarafından planlanacak.

Hasta personel ile yakın temaslılar saptanıp İl Sağlık Müdürlüğünce takip edilecek. Merkez, hastalara hizmet vermeye devam edecek.

Dezenfektanın yüzeyde en az 1 dakika kalması sağlanacak

Bekleme alanı (triyaj) biriminde enfeksiyon kontrol önlemleri kapsamında, hasta randevuları, işlemden önce en az süre bekletilecek şekilde düzenlenecek.

Hasta ve yakınları bekleme alanında, hastanın her yönüne en az 1 metre olacak şekilde yerleştirilecek. Ulaşılabilir yerlere alkol bazlı el antiseptikleri konulacak. Bekleme alanlarının sık ve düzenli temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri yapılacak. Temizlik ve dezenfeksiyon, özellikle elektrik düğmeleri, kapı kolları gibi elle sık temas edilen yerlere yoğunlaştırılacak.

Temizlik, su ve deterjan ile yapıldıktan sonra dezenfeksiyon belirtilen oranlarla hazırlanan karışımla yapılacak. Dezenfektanın temizlenen yüzeyde en az 1 dakika kalması sağlanacak.

Hastalara refakatçisiz kabul edilmesi önerisi

COVID-19 hastası varlığında, hasta ayrıldıktan hemen sonra temizlik ve dezenfeksiyon yapılacak. Semptomları sorgulamak için ayrı giriş yeri veya triyaj alanı oluşturulacak. Bu alanda çalışacak personel uygun tıbbi maske, gözlük, yüz koruyucu, önlük giyecek. İhtiyacı olmayan hastaların refakatçisiz olarak kabul edilmesi önerilecek.

Poliklinik sekreteryası ile en az 1 metre mesafenin korunması ve hastanın maske kullanımı zorunlu olacak. Sekretarya ile temas öncesi el antiseptiği kullanılması gerekli olacak. Burada çalışan personel, maske, gözlük kullanacak. Sekreter, mümkünse cam paravan arkasında hasta kabullerini yapacak.

Takip ve tedavi yeniden planlanacak

Takip ve tedavi sırasında, klinik vizitler sırasında her muayenede eldiven, maske, gözlük, bone ve önlüklerin değiştirilmesi önerilecek. Hasta viziti yapan kişiler sayıca sınırlandırılacak.

COVID-19 pandemisi süresince hastaların tedavileri konusunda hekim, hasta ve yakını ile mevcut riskleri beraberce gözden geçirecek, takip ve tedavi yeniden planlanacak.

İzolasyon önlemleri alınacak

COVID-19 enfeksiyonu şüphesi olmayan hastalarda, kanser tedavisine başlanması ve devam edilmesi önerilebilecek. Bununla birlikte yeni tanı almış hastalarda tedaviye başlama kararı, tedavi hedefleri, hastanın genel durumu, tedaviyi tolere edebilmesi ve COVID-19 enfeksiyon riski göz önüne alınarak, hekim tarafından hasta özelinde karar verilecek.

Hastaların poliklinik vizitleri mümkün olduğu kadar azaltılacak. Hastalar, tedavi almaya gelirken, mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını kullanmamaları konusunda bilgilendirilecek.

COVID-19 şüpheli bir hasta tespit edildiğinde, hastanenin COVID-19 takibini yapan bölümlere yönlendirilecek. Kemoterapi veya radyoterapi gören, kanser tedavisi alan hastalarda virüsün pozitif saptanması durumunda, gerekli izolasyon önlemleri alınarak söz konusu klinikte onkoloji tedavi hizmetlerine devam edilebilecek.

Radyolojik tetkikler ertelenebilecek

Kemoterapi veya radyoterapi görmekte olan bir hastada COVID-19 pozitifliği saptanması durumunda, onkolojik tedaviye devam, ara verme veya tedaviyi bitirme kararı onkoloji tedavisini yapan hekimi tarafından verilecek. Olası, kesin COVID-19 hastasında onkolojik tedavi devam edecekse, mutlaka diğer hastalardan ayrı bir saatte tedaviye alınması, hastaya tıbbi maske takılması, işlem sonrasında gerekli temizlik ve dezenfeksiyonun uygulanması gerekecek.

Oda temizliği ve yer yüzey dezenfeksiyonu yapılacak ve oda havalandırılacak. Temizlik ve dezenfeksiyon, özellikle elle sık temas edilen yerlere yoğunlaştırılacak. Temizlik, su ve deterjan ile yapıldıktan sonra dezenfeksiyon yapılacak.

Olası ve kesin COVID-19 hasta odasını temizlerken temizlik görevlisi tıbbi maske, gözlük, yüz koruyucu, steril olmayan önlük ve eldiven kullanacak, işlem öncesinde ve sonrasında el hijyenine uyması sağlanacak.

Bu dönemde gerekli olmadıkça temas nedeniyle yüksek bulaş riski olan, ultrasonografi başta olmak üzere, tomografi gibi radyolojik tetkikler ertelenebilecek.