IYIPARTI

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

IYIPARTI

Millet İttifakı’nda derin çatlak! Karamollaoğlu kararını verdi

Millet İttifakı’nın ortaklarından CHP ve İYİ Parti’nin darbeci Hafter yanında saf tuttuğu Libya konusunda Saadet Partisi’nden aykırı açıklama geldi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Şu anda iktidarın Libya’da takındığı tavır isabetli. Libya’yı bölünmeye götürme tehlikesi arz eden ve Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde meşru olmayan Hafter ve yandaşlarının bir an önce bu savaştan çekilmesinin Libya’nın geleceği yönünden büyük önem arz ettiğinin kanaatindeyiz” dedi.

SP lideri Temel Karamollaoğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Karamollaoğlu, hükümetin Libya politikasına destek vererek, şunları kaydetti:

Libya’daki tavrımız isabetli

“Şu anda iktidarın Libya’da takındığı tavır isabetli bir tavır. Libya’yı bölünmeye götürme tehlikesi arz eden ve Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde meşru olmayan Hafter ve yandaşlarının bir an önce bu savaştan çekilmesinin Libya’nın geleceği yönünden büyük önem arz ettiğinin kanaatindeyiz.

Libya petrol zengini

Libya, Kuzey Afrika’da nüfusu fazla olmayan, ama petrol zengini bir ülke. Batılıların Libya’ya önem vermelerinin tek sebebi Libya’nın petrol kaynakları.

Fransa geçmişi ile yüzleşsin

Hele burada Fransa’nın küstahça çıkıp birtakım açıklamalar ve kışkırtmalarda bulunmalarını telin ediyorum. Fransa, önce kendi geçmişi ile yüzleşmelidir.”

CHP’li Engin Altay’dan skandal Libya açıklaması

İYİ Parti ve HDP ile birlikte Libya ile yapılan anlaşmaya ret oyu verdiklerini söyleyen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Erdoğan Libya petrollerinin peşinde” diyerek akılalmaz sözler sarfetti.

Milli meselerde hükümetin attığı tüm adımların karşısında yer alan CHP, Libya ile yapılan anlaşmaya ilişkin bildik tavrını gösterdi. Daha önce Meclis’te yaptığı bir konuşmada “Bu hükümet dünyanın en iyi işini de yapsa alkışlayacak değiliz” diyen Engin Altay bir skandal açıklamaya daha imza attı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fayiz es-Serrac’ın Türkiye ziyareti sonrasında “Libya ile yeni işbirliği geliştirmeyi kararlaştırdık. Doğu Akdeniz’deki doğal zenginliklerinden faydalanmak üzere arama ve sondaj dahil işbirliğimizi genişletmeyi hedefliyoruz. Türkiye hakkın ve haklının yanında olmayı sürdürecektir. Libya’nın istikrara kavuşması, bu ülkenin komşuları ve Avrupa başta olmak üzere tüm bölgelerin yararınadır.” ifadelerini kullanmıştı.

Ancak görünen o ki, Türkiye’nin tüm dünyanın sömürmek için iç savaşa göz yumduğu Libya’nın doğal zenginliklerinden faydalanacak olma ihtimali bile CHP’yi rahatsız etmeye yetti.

Bunu sağlayacak anlaşmaya ilişkin açıklamalarda bulunan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, “Dışişleri Komisyonu’nda Cumhuriyet Halk Partisi, İyi Parti ve Halkların Demokratik Partisi, Libya ile yapılan uluslararası anlaşmaya ret oyu verdik. Erdoğan Libya petrolünün peşinde buna izin vermeyeceğiz” sözleri ile hükümetin attığı ve Türkiye’nin milli menfaatlerini ilgilendiren kritik adımın karşısında mevzilendiklerini ilan etmiş oldu.

Akşener yüksekten uçtu… Bakın Erdoğan’la masaya oturma şartı neymiş

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ancak parlamenter sisteme geri dönülmesi halinde masaya oturacağını açıkladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Fox TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Çalar Saat Programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Siyasette ittifak ile ilgili konuşan Akşener parlamenter sisteme geçmek kaydıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan ile masaya oturacağını belirtti.

Akşener şunları söyledi;

“Bunların hepsi olabilir, diyorum ki yanlış. Dürüst bir biçimde ‘Meral Hanım sizinle görüşebilir miyim dese?’ buyrun derim. Fikirlerini bana anlatsa, benim ona söyleyeceğim şey şu; 2010 referandumu Türkiye’yi felakete götürecek dedim.

Evren’e öyle şeyler oldu ki, başörtüsü ile dövüşerek çıktı, ayet hadis okuyarak çıktı. 82 Anayasası’nı siz hazırladınız kardeşim.

O zaman şöyle dediler; “Biz bu anayasası Allah korkusu ile hazırladık besmele ile hazırladık” Ben dedim ki herkesi götürecek bu, keşke haklı çıkmasaydım, haklı çıktım. Gençliğinizden beri tanıyoruz birbirimizi.

En karanlık gecem 2016 Nisan referandumu gecesi. Türkiye’nin geleceği adına kaygılandım.

Ben Erdoğan’a derim ki parlamenter sisteme geçmek kaydıyla masaya otururum. Ben prensipler ve ilkeler üzerinden yürüyorum.

Cumhur İttifakı olmadan da bu masa toplanabilir. Ben çok çağrı yaptım. Londra lobisi bize saldırıyor dediklerinde bir beraberlik fotoğrafı lazım gelir.

Sadece Sayın Erdoğan’a çağrı yapmadım, Sayın Bahçeli’ye, Sayın Kılıçdaroğlu’na. Cumhur ittifakı birleşenlerine çağrıda bulundum.”

Satışlar Başladı önce HDP sonra İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu’nun HDP’lilere “Size layık olmaya çalışıyorsam ne mutlu bana. HDP’lilerin başımın üstünde yeri var” demesi karşısında sustular.

O kadar sustular ki, şimdi yüzlerine vurulunca “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. İP’liler Türk milletine karşı o kadar ihanet içinde oldular, yanlış kişilerle iş birliği yaptılar ki, herhalde utançlarından her meselede “Biz aslında yoğuz, biz aslında yaşamıyoruz” sahnesini oynuyorlar.

İP isimli parti öyle bir çuvalladı ki, seçim öncesi hangi ilişkiye girdiler, hangi iş birliğini yaptılarsa hepsini bir bir inkâr etmeye başladılar. Alenen gerçekleşen CHPHDP- İP ittifakını bile inkâra kalkışıyorlar. Herhalde ne kadar inkâr edersek o kadar etkili olur diye düşünüyorlar. İP isimli parti, HDP ile ittifak pisliğini temizlemek uğruna kendini öyle kaptırdı ki, en son geldikleri noktada Ekrem İmamoğlu’nu bile inkâra kalkıştılar.

İP isimli partinin Toplumsal Politikalar Başkanı ve Ankara Milletvekili Şenol Sunat, geçtiğimiz gün televizyon ekranlarından “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” dedi. Hiç güleceğimiz yoktu. Dünyanın tek cümlelik, çok komik fıkrası gibi… Yarın Ekrem İmamoğlu, İP kontenjanından müdür ve şef yaptıklarını kapının önüne koysa hakkıdır.

Bugün “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” diyenler seçimden önce CHP’den, HDP’den, Kandil’den daha çok Ekrem İmamoğlu’nu sahipleniyordu. Kimi “Ekrem İmamoğlu’nun babası şöyle milliyetçi, amcası şöyle Ülkücü” diye Ülkücüleri etkileme masalları anlatıyorlardı. Etkilenen oldu mu? Elbette oldu. Ama Ekrem İmamoğlu’nun gönlü daha ziyade terörist Demirtaş’a ve HDP’ye kaymıştı. Partisi CHP’nin politikası da bu yöndeydi.

Ekranlarda Ekrem İmamoğlu’nun PKK/ HDP ilişkisi tartışılırken onu savunamayıp “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” demek hem mensubu olduğunuz CHP-HDP ittifakına ayıp, hem de Türk milletinin aklıyla dalga geçmektir.

İstanbul Çatalca’da Ekrem İmamoğlu ile beraber miting yapıp, orada “Hepimiz Ekrem İmamoğlu’na oy vermiş, oyu murdar edilmiş seçmen olarak buradayız. 23 Haziran’da Ekrem Başkanıma mazbatasını yeniden vererek ve o sandıkları oyla patlatarak yeniden seçmek için buradayız” diyen Meral Akşener’de İP’in Genel Başkanı değil o halde?

Kemal Kılıçdaroğlu, İP Genel Merkezi’nde Meral Akşener’i ziyaret ettiği gün, kameraların karşısına geçip “Biliyorsunuz bizim İstanbul’da adayımız yok ve yine olmayacak. Dolayısıyla Sayın Ekrem İmamoğlu’nu dün desteklemiştik, bugün de elimizdeki tüm imkânları kullanarak destekleyeceğiz” diyen Meral Akşener, Şenol Sunat’ın neyi oluyor?

Meral Akşener’in ve parti yöneticilerinin Ekrem İmamoğlu’ndan 3 müdürlük, 2 şef kadrosu kapmak için nasıl canla başla çalıştığını bilmeyen mi var?

Kaldı ki, Ekrem İmamoğlu’nun mazbata dilekçesini tüm terör örgütlerine selam çakmasıyla meşhur CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile aynı arabada giderek veren İP İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu kim? Yoksa korsan il başkanınız mı var? HDP ile ittifak yapıyorlar “Biz yokuz” diyorlar.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne destekliyorlar “Biz yokuz” diyorlar.

Bunların “Biz yokuz” komedilerini izleyince Avrupa Yakası isimli dizideki Burhan Altıntop karakterinin komşusunu çıldırtmak için, onun karşısında dondurma yediği ve konuştuğu halde ona söylediği “Ben aslında yoğum, ben aslında yaşamıyorum” dediği sahne aklıma geliyor. Her türlü ihanetin içinde ol, her türlü haini destekle şimdi çık “Biz aslında yoğuz, biz aslında yaşamıyoruz” de…

Bunlar yakında “İP bizim partimiz değildi, Meral Akşener bizim genel başkanımız değildi” diye açıklama yaparsa şaşırmamak lazımdır.

Şimdi bunlara Tunç Soyer’i sorun, onu da desteklemediklerini söyleyeceklerdir. Oysa seçim öncesi CHP’den, HDP’den çok Tunç Soyer’i bunlar savunuyordu. Tunç Soyer’in babası Nurettin Soyer’in 12 Eylül 1980 dönemi Ülkücülere işkence zulümlerini örtbas etmek için en fazla Meral Akşener ve Müsavat Dervişoğlu mücadele vermiş… “Babam Nurettin Soyer’in hukukçuluğuyla gurur duyuyorum” diyen Tunç Soyer’i “Suç babadan oğula mı geçer?” diye savunmuşlardı. Tunç Soyer’in HDP-PKK sevdasına daha hiç girmiyorum.

Ekrem İmamoğlu’nu satan, Tunç Soyer’i hayli hayli satar. Ekrem İmamoğlu’nun karakteri, görev ahlakı, sözüne güvenirliliği, HDP-PKK sevdası patlayınca herhalde biz bunu tanımayalım moduna girdiler.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu’nun “Demirtaş’ın siyasetteki çizgisini çok beğeniyorum” sözüne sustular.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu “Demirtaş’ın suçu nedir? Niçin cezaevinde? Uygun bir zamanda ziyaretine gideceğim” dediğinde sustular.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu’nun terör örgütüne yardım ve yataklıktan dolayı kayyum atanan HDP’li belediye başkanlarına destek için ziyarete gitmesi, Fransa’da yaptığı konuşmayla Türkiye’yi bu yüzden Avrupa’ya şikâyet etmesi karşısında sustular.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu’nun HDP’lilere “Size layık olmaya çalışıyorsam ne mutlu bana. HDP’lilerin başımın üstünde yeri var” demesi karşısında sustular.

O kadar sustular ki, şimdi yüzlerine vurulunca “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. İP’liler Türk milletine karşı o kadar ihanet içinde oldular, yanlış kişilerle iş birliği yaptılar ki, herhalde utançlarından her meselede “Biz aslında yoğuz, biz aslında yaşamıyoruz” sahnesini oynuyorlar. Ama CHP kontrolünde kurulmuş bu parti çatısı altında kalanlar, siyasi menfaatleri için yine aynı davranışı yapmaya devam edeceklerdir. Onlar sadece anı ve günü kurtarıyorlar.

Yoksa “İYİ Partiyi, CHP ve HDP ile yan yana getirme çabalarını çok çirkin ve ayıp buluyorum” dedikten aylar sonra CHP ile genel seçimlerde, HDP ile yerel seçimlerde ittifak yapan Meral Akşener değil miydi?

Dua edin de “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” dediğiniz için İstanbul Büyükşehir Belediyesine gönderdiğiniz üç müdürü, iki şefi kapının önüne koymasınlar…

Biz aslında yoğuz yoğ” tiyatronuz nereye kadar sürecek ibretle izliyoruz bakalım…

HaberKaynagi : turkgun

İttifakı deşifre olan İYİ Parti, HDP’yi MHP’ye yamamaya çalıştı

Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile işbirliği deşifre olan İYİ Parti, HDP’yi MHP’ye yamamaya çalıştı. İYİ Partili ismin yapmaya çalıştığı ‘kurnazlığa’ Gazeteci Fazıl Duygun’dan cevap geldi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “HDP’yi terör örgütü PKK’nın uzantısı” olarak nitelemesi kapalı kapılar ardında ittifak yaptığı HDP’yi sinirlendirdi. Eski HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, İYİ Parti ile işbirliği yaptıklarını duyurdu. Önder, İYİ Parti’nin seçim döneminde kendilerinden hangi bölgede kiminle çalışılması konusunda fikir aldığını bildirdi.

İttifak deşifre oldu, HDP’yi MHP’ye yamamaya çalıştı

İttifakın deşifre olmasının ardından İBB İYİ Parti Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, kendi partisini aklamak için MHP’ye çamur atmaya çalıştı.

BengüTürk TV’nin Sırrı Süreyya Önder’in HDP-İYİ Parti ittifakıyla ilgili itiraflarını haber yapmasına, “Bunu da gördük” diyen İYİ Partili Özkan’a cevap Gazeteci Fazıl Duygun’dan geldi.

“Siyasi kurnazlık yapacak ama zeka yerlerde sürünüyor”

Duygun, İYİ Parti ve HDP heyetlerinin görüşmesinin fotoğraflarını yayınlayarak şu ifadeleri kullandı:

“Kendi partisinin, HDPKK ile olan ittifakını gizleyebilmek için, MHP’li BengüTürk TV’nin HDP’li Süreyya Önder’in itiraflarını haber yapmasına, ‘Önder, Bengi Türk kanalında, bugünleri de gördük ya(!)’ demiş. Siyasi kurnazlık yapacak ama zeka yerlerde sürünüyor. İP-HDP aşkı 3. fotoda.”

İşte o tweetler:

HDP’li Önder’den Akşener’e ‘aracı’ cevabı: Eğer açıklarsam…

İttifak ortağı İYİ Parti ve HDP arasında çıkan kriz, Önder’in “Bize aracı gönderdiler” çıkışıyla yeni bir boyut kazandı. İYİ Parti lideri Akşener’in “Kim o isimler açıklayın” sözlerine HDP’li Önder’den sitem dolu bir cevap geldi. Önder “Hatırları hoş olsun diye isim verecek değilim. Açıklarsam ‘suç’ olduğunu benim de kabul etmem anlamına gelecektir” dedi.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin HDP’ye bazı konularda danıştığı yönündeki açıklamalara ilişkin HDP’li Sırrı Süreyya Önder’e ‘O isimleri açıkla’ çağrısı yapmıştı.

Foto - Önder, konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada özet olarak şu ifadeleri kullandı:

Önder, konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada özet olarak şu ifadeleri kullandı:

Foto -

“Spekülasyon işimiz değildir, bilmeyiz. Şimdi herkes, görüşmenin “suç” olduğunda milli birlik ve beraberlik sağlamış, bizden de failini istiyorlar.#4

Foto - Hatırları hoş olsun diye isim verecek değilim, böyle bir yaklaşım bunun “suç” olduğunu benim de kabul etmem anlamına gelecektir. Gelip giden aracılar, isterlerse kendilerini ve konuşulanları açıklayabilirler.

Hatırları hoş olsun diye isim verecek değilim, böyle bir yaklaşım bunun “suç” olduğunu benim de kabul etmem anlamına gelecektir. Gelip giden aracılar, isterlerse kendilerini ve konuşulanları açıklayabilirler.

Foto - Bu görüşmelerin seçim ya da aday gündemli/zamanlı olmadığını söylemem bir borçtur ama.

Bu görüşmelerin seçim ya da aday gündemli/zamanlı olmadığını söylemem bir borçtur ama.#6

Foto - Bu akıllarla değil siyaset yapmak, 5 yaşındaki çocuğa bir bardak süt bile içiremezsiniz.

Bu akıllarla değil siyaset yapmak, 5 yaşındaki çocuğa bir bardak süt bile içiremezsiniz.

Foto - Dolayısıyla, bizimle görüşmek değil, görüşmemek ayıptır, günahtır, eksiktir.

Dolayısıyla, bizimle görüşmek değil, görüşmemek ayıptır, günahtır, eksiktir.#8

Foto - Adına Türkiye Masası denilen şeye eksik sandalye koymak, acemi marangozlara mahsustur.

Adına Türkiye Masası denilen şeye eksik sandalye koymak, acemi marangozlara mahsustur.”

MHP’den Meral Akşener’e ‘taban’ cevabı: İP’in ucundaki hanımefendi…

İP Genel Başkanı Meral Akşener’in “MHP ile tabanlarımızın aynı olduğunu söylemek zor“ sözlerine MHP’den cevap gecikmedi. Konuya ilişkin yaptığı açıklamasına, “İP’in ucundaki hanımefendi soluğu CHP’nin kucağında, HDP’nin kanatları altında almıştır.” Diyerek başlayan MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, ”Milliyetçi Hareket Partisi’nde taban yoktur, dava arkadaşlarımız vardır, tavan yoktur, ülkücü şuur hakimdir” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “MHP ile tabanlarımızın aynı olduğunu söylemek zor.“ sözlerine karşılık, ”Milliyetçi Hareket Partisi’nde taban yoktur, dava arkadaşlarımız vardır, tavan yoktur, ülkücü şuur hakimdir.” dedi.

MHP Genel Sekreteri İsmet BüyükatamanİP’in Genel Başkanı Meral Akşener’in bir gazeteye verdiği röportajda söylediği sözlere ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Büyükataman, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Seçimlerde gerçek niyetini ortaya koydu”

Milliyetçi Hareket Partisi’ni hadsizce işgale teşebbüsten ağzının payını alınca yeni bir parti kurdurtulan İP’in ucundaki hanımefendi, başbakan olacağı söylemleriyle başladığı ihanet sürecinde soluğu CHP’nin kucağında, HDP’nin kanatları altında almıştır. Seçim akşamı partisinin aldığı oyun da altında kalarak ortalıkta gözükmediği halde yancısı olduğu CHP medyasında yazılan başarı senaryolarıyla insan içine çıkacak cesareti ancak bulmuştur. Mahalli İdareler Seçimleri’nde seçmenlerini HDP ile bir araya getirme teşebbüsüyle gerçek niyetini açığa vuran ve seçmenlerinin gösterdiği tepkiler sonucunda seçimlerin ardından HDP ile arasında mesafe varmış gibi davranan hanımefendi, kendini inkarla komik duruma düşmektedir.

“Akşener su kaynatmaktadır”

Son günlerde yandaş anket şirketlerinden aldığı gazla vites büyütmüş gözüken İP’in ucundaki hanımefendi, vites büyüttükçe su kaynatmaktadır. Geçmişte Demirtaş’a özgürlük çığlıkları atan, dün HDP’yi PKK’nın yanında gördüklerini söyleyen hanımefendi, bugün de CHP-HDP ilişkisinde yalnızca Kılıçdaroğlu’nun bakış açısını önemsediklerini, diğer durumlarla ilgilenmediklerini ifade etmiş. Bu açıklama ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP’ye bakış açısını da temize çıkarmaya gayret eden hanımefendi yine çuvallamıştır. Çünkü Kılıçdaroğlu’nun HDP aşkı, Demirtaş’ınkinden az değildir. Neredeyse tek bir parti haline gelen CHP-HDP fotoğrafının fotoğrafçısı bizatihi Kılıçdaroğlu’dur. Bu açıklamanın ardından Kılıçdaroğlu’na düşen şey; teröre bulaşan HDP’li belediye başkanlarını savunmayı bir an önce bırakıp ‘HDP, PKK’nın siyasi koludur’ demektir.

“MHP’nin gösterdiği çabayı anlamasının imkanı yoktur”

Hanımefendi, günahları Kılıçdaroğlu’na yükleyerek bu işin içinden çıkacağını düşünüyorsa başka bir garabetle karşı karşıyayız demektir. Siyasette ‘ilkesizliği ilke, değersizliği değer’ olarak kabul eden hanımefendinin değerler üzerinden yapmış olduğunu iddia ettiği siyaset de tam olarak bu ilkesizlik ve değersizlikten beslenmektedir. Laf cambazlığı ile kapalı kapılar ardında yapılan gizli ittifakları örtmek mümkün değildir. CHP’ye daha fazla belediye kazandırabilmek ve kendisine bir küçük belediye daha katabilme ihtimali için terör örgütü uzantılarıyla seçim ittifakı yapan bu kötü zihniyetin, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ülkenin âli menfaatleri için göstermiş olduğu çabayı anlamasının imkanı bulunmamaktadır. Kendi koltuğu için memleketi ateşin içine atmaya bu kadar hevesli bir insanın ülkesi ve milleti için sorumluluk alan Sayın Genel Başkanımızı anlamasını aynı şekilde beklemiyoruz. İlk günden beri ‘bu sakat zihniyetle ve bunların temsilcileriyle ortak bir paydamız olmadığını’ ifade ediyor, ‘yakamızdan düşün’ diyoruz.

“MHP’de taban yoktur, tavan yoktur”

Akşener’in bir gazeteye verdiği röportajda, “MHP ile tabanlarımızın aynı olduğunu söylemek zor” sözlerine karşılık Büyükataman, şunları söyledi:

Bugünkü gazete mülakatında hanımefendinin ‘MHP ile tabanlarımızın aynı olduğunu söylemek zor’ sözü bütün mülakatın tek faydalı kısmıdır ve önemli bir itiraftır. Öncelikle Milliyetçi Hareket Partisi’nde taban yoktur, dava arkadaşlarımız vardır, tavan yoktur, ülkücü şuur hakimdir. Dava arkadaşlarımız, vatan, millet söz konusu ise diğer her şeyi bir teferruat olarak görür. Dava arkadaşlarımız, lider ülke Türkiye ülküsüne gönülden inanmış, hesapsız, temiz dava erlerinden oluşur. Dava arkadaşlarımız, kurucu değerlerine bağlı, geçmişinden kopmadan geleceğe yürüyen, liderine sadakatle bağlı ülkücülerdir. Dava arkadaşlarımız, terör örgütleriyle ve bunların uzantılarıyla işbirliği yapanları hoş görmez. Dava arkadaşlarımız, ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ diyen bir anlayışın temsilcileridir.

“Arkasına okyanus ötesini alanlarla aynı olmamız mümkün mü?” 

Milliyetçi Hareket Partisi’nin önünde de arkasında da, yanında da, aklında da hep Türkiye vardır. Terör örgütlerinin siyasi uzantılarının peşine takılanlarla, arkasına okyanus ötesini alanlarla dava arkadaşlarımızın bir ve aynı olması mümkün müdür? Kanadı olmadan uçmaya kalkan, benzinli arabayı suyla çalıştıracağını zanneden, taşıma suyla değirmen döndürme hevesine kapılan hanımefendinin güvendiği dağlara kar yağalı epey yıl oldu. Hayal dünyasından uyanması ve Milliyetçi Hareket’in Türkiyemizi taşımakta olduğu müreffeh yarınları izlemesi kendisine tavsiyemizdir.

Türkiye’nin önünde Meral Akşener’e soruldu: FETÖ’cü müsünüz?

CHP ile kol kola girerek terör örgütü PKK’nın siyasi kolu HDP ile ittifak yapan İYİ Parti’de Genel Başkan Meral Akşener, katıldığı canlı yayında “FETÖ’cü müsünüz?” sorusu soruldu.

Türkiye’nin yaptığı vizyon hamlelerine karşıtlığıyla bilinen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, HaberGlobal’de “Jülide Ateş ile 40” programına konuk oldu.

“FETÖ’cü müsünüz?”

Jülide Ateş’in Meral Akşener’e yönelttiği sorulardan biri de “FETÖ’cü müsünüz?” oldu.

Akşener, “Hayır. Ben demiştim ki bu konuda iddia sahipleri gereğini yapmalıdır. İddia ve isnatta bulunup gereğini yapamıyorsun. Bütün devlet ellerinde, yargı ellerinde, polis ellerinde her şey ellerinde” ifadelerini kullandı.

15 Temmuz için skandal sözler kullanmıştı

Akşener MHP’den ihraç edildiği dönemde FETÖ’cü hainlerin 15 Temmuz kanlı darbe kalkışması için “15 Temmuz kalkışmasının temel sebebi 2010 yılındaki Anayasa değişikliğidir. 15 Temmuz’da millet devleti sokaktan toplamıştır” ifadelerini kullanmıştı.

Akşener’in 15 Temmuz darbe kalkışmasına ‘televizyondan izledim’ dediği Küplüce’deki evinin 34 vatandaşın şehit olduğu 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Anadolu ayağının hemen yanında olduğu ve binanın bulunduğu sokağın başından köprünün rahatlıkla görüldüğü ortaya çıkmıştı. Akşener, 15 Temmuz gecesi iki misafiri olduğunu söylerken ikincinin ismini gizli tutmuştu.

Bunlarla yetinmeyen İP Genel Başkanı, 15 Temmuz darbe gecesi yaptığı paylaşımda “Camiler sela okuyor, yazıklar olsun” diyen Emekli Albay Erdal Sarızeybek’i partisinine alarak rozetini de kendi elleriyle takmıştı.

Meral Akşener: Corona virüs bizim eve de girdi ama…

Son dakika haberlere göre, İYİ Parti Lideri Meral Akşener, evinde çalışan bir yardımcısının coronaya yakalandığını ardından kendisinin de test yaptırdığını ve sonuçların negatif çıktığını söyledi.
Son dakika haberler! Meral Akşener: Corona virüs bizim eve de girdi ama...

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’den corona virüs (Kovid-19) itirafı geldi. Akşener, “Evimde çalışan yardımcım koronaya yakalandı. Biz de test yaptırdık. Sonuç negatif çıktı. Büyük tedirginlik yaşadık. Ama çok şükür iyiyiz” dedi.

Akşener, ilk corona virüs vakası açıklandığında Tekirdağ’daydı. Programını yarıda kesip Ankara’ya döndü. Salgın Türkiye’ye ulaştığından beri dikkatli davranan Akşener, uyku düzenini, beslenmesini değiştirdi. Görüşmelerinde teknolojiyi kullandı. Evden çıkması gerektiğinde ise ‘sosyal mesafe’ kuralını uyguladı.

“AĞIRLIKLI OLARAK EVDE KALIYORUM”

Sözcü’den Saygı Öztürk’e konuşan Akşener, “Ankara’ya döndüğümüzde de partideki sağlık kurulumuzun yönlendirmesiyle, ben ve yakın çalıştığım ekibime koronavirüs testi yapıldı. Sonuçlar negatif çıktı. O zamandan beri de ağırlıklı olarak evde kalıyorum” dedi.

“EVİMİZDEKİ YARDIMCI KOVID-19 BELİRTİLERİ GÖSTERDİ”

Akşener, şu şekilde devam etti:

“Sosyal mesafe kurallarını uyguluyorum. Alışverişleri eşim yapıyor, o da sosyal mesafe ve hijyen kurallarına üst düzeyde özen gösteriyor. Yalnız birkaç gün önce bir olay yaşadık.Evimizde 20 yıldır sigortalı olarak çalışan yardımcım Kovid-19 belirtileri göstermesi üzerine hastaneye götürüldü ve yapılan test pozitif çıktı. Biz de yeniden test yaptırdık, sonuçlarımız negatif.”

İYİ Parti’den hükümete akılalmaz koronavirüs iftirası

Türkiye’nin koronavirüse karşı aldığı tedbirleri görmezden gelen İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Koronavirüs Bilim Kurulu’nun salgın nedeniyle sokağa çıkma yasağı istediğini ancak hükümetin kabul etmediğini iddiasında bulundu.

Çin’den tüm dünyaya hızla yayılan koronavirüse karşı Türkiye’nin aldığı tedbirleri görmezden gelen İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, hükümete iftira atmaktan çekinmedi.

Meclis’te açıklama yapan Türkkan, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Bilim Kurulu’nun salgınla ilgili sokağa çıkma yasağı ve radikal kararlar konulmasını istediğini, ancak hükümetin bunu uygun bulmadığını iddia etti.

“Yetkililer Bilim Kurulu’nu dinlemiyor”

Bilim Kurulu’nun tavsiyelerine kulak asmadığı yönünde yetkilileri eleştiren Türkkan, Meclis’te yaptığı konuşmada “Bana ulaşan bilgilere göre Bilim Kurulu sokağa çıkmayı kısıtlama başta olmak üzere daha radikal kararlar istediği yönünde hükümete raporlar sunuyor. Ancak, hükümet bunu uygun görmüyor. Virüsün yayıldığı birçok ülkede sokağa çıkma yasağı ilan edilirken, ülkemizde de durum daha kötüye giderken hükümet neyi bekliyor? Merak ediyorum. Vatandaşın derdine derman olacak tedbirler alınmadı. Faturalarını ödeyemeyenler, işe gidemeyenler nasıl yaşayacak?” ifadelerine yer verdi.

Türkiye’de son durum

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve 11 Mart tarihinde Türkiye’ye sıçrayan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) 59 vatandaşımızın ölümüne sebep oldu. Virüs ayrıca 2 bin 433 kişiye bulaştı, 26 kişi virüsü yendi ve taburcu edildi.