Istanbul

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Istanbul

139 milyar nerede Ekrem?

AK Parti hükümetinin peşi sıra hayata geçirdiği prestij projelere rağmen, “128 milyar dolar nerede?” algısı yürüten zilleti ittifakının CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 2 yılda sıfırdan başlayıp bitirebildiği hiçbir proje olmadığı halde 139 milyar 868 milyon Türk lirası kaynak harcadığı ortaya çıktı.

Hakkı Bilir  İstanbul 

AK Parti hükümetinin peşi sıra hayata geçirdiği prestij projelere rağmen, “128 milyar dolar nerede?” algısı yürüten zilleti ittifakının CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 2 yılda sıfırdan başlayıp bitirebildiği hiçbir proje olmadığı halde 139 milyar 868 milyon Türk lirası kaynak harcadığı ortaya çıktı. 2019’un Haziran ayında mazbatayı alan İmamoğlu, 6 ay içerisinde 36 milyar 400 milyon lira harcadı. 2020 yılında ise 76 milyar 606 milyon gibi devasa bir bütçeyi hazırladı.

Masrafı artırdı

Astronomik rakamları harcayan İmamoğlu, bu süre içerisinde ise temel atmama törenleri gibi ucuz şovlara imza attı. Kaynak olmadığı gerekçesiyle hastane yolunu bile yapmayan CHP’li İmamoğlu, 2021 yılının ilk üç ayında 26 milyar 862 milyon lira para harcadı. Kampanya döneminde ‘İsraf var’ algısı oluşturarak çok kirli bir algı operasyonu yürüten İmamoğlu, İBB’nin masraflarını da iki katına çıkardı. AK Parti döneminde bütçenin sadece yüzde 24,81’i mal ve hizmet alımına ayrılırken, bu rakam İmamoğlu döneminde yüzde 35.46’ya çıktı.

Yatırımı azalttı

İstanbullunun hayatını kolaylaştıracak ve mega kenti daha da geliştirecek projelere ayrılan para da İmamoğlu yönetimi tarafından azaltıldı. 2018 yılında AK Parti, İBB bütçesinin yüzde 54,12’sini yatırıma ayırdı. CHP’li İmamoğlu ise yatırım bütçesini yüzde 32,34’e düşürdü. Böylece İstanbullu hizmetsizliğe mahkum edilmiş oldu. Reklamlara, konserlere ve yandaş besleyen ihalelere milyarlarca lira harcayan İmamoğlu, iş projeler için para ayırmaya geldiğinde bütçeyi minimize etti. Türkiye kamuoyu, hiçbir projeyi sıfırdan başlayıp bitirememiş İmamoğlu’nun, 139 milyar 868 milyon Türk Lirasının nereye harcandığını merak ediyor.

İstanbul’un 6 milyon lirası balon oldu

Dünyayı kasıp kavuran koronavirüs pandemisi sürecinde, toplu ulaşımdaki yetersizliği ve vizyonsuzluğu nedeniyle mega kenti Türkiye’nin Wuhan’ı haline getiren CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’un 5 milyon 845 bin lirasını süse ayırdı.

Haber Merkezi 

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun akıllara durgunluk veren yeni bir skandalı daha ortaya çıktı. İmamoğlu’nun talimatıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bahane edilerek skandal bir nitelikte ihaleye çıkıldığı ve İstanbul’un milyonlarca lirasının yandaş bir firmaya paslandığı belirlendi. Sadece bir günlük bayrak süsleme işi için toplamda 5 milyon 845 bin lira tutarındaki ihalenin Karma Ajans isimli firmaya verildiği bildirildi. Karma Ajansın sahibi Kamil Reha Falay’ın, geçen yıl İBB’den 30 milyon lirayı aşkın ihale alan Ercan Saatçi’nin de yakın arkadaşı olduğu öğrenildi.

Bir istismar ihalesi daha

Göreve geldiği günden bu yana hizmet değil algı belediyeciliği yürüten Ekrem İmamoğlu, seçmenini konsolide edebilmek adına, 16 milyon vatandaşımızın parasını çarçur ediyor. Siyasi ikbali için Gazi Mustafa Kemal’in siyasi mirasını bile istismar etmekten çekinmeyen İmamoğlu, bu uğurda bulduğu her fırsatı değerlendirmekten de geri durmuyor.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bahane eden İmamoğlu, İstanbul’un yüzlerce bekleyen sorununu varken bayrak süsleme ihalesi açtı. Tam 5 milyon 845 bin 950 lira tutarındaki ihale de ne hikmetse yandaş bir ismin firmasına paslanmış oldu.

İstanbullu hizmet bekliyor

Metro durakları, metrobüs ve otobüslere asılan bayraklar için 6 milyona yaklaşan bir ihale gerçekleştirilirken, ne kadarlık bir bayrak asıldığının hiçbir zaman bilinemeyecek olması da kafalardaki soru işaretini artırdı. Bütünüyle göstermelik yapılan ihale ise ilginç bir isme verildi. Astronomik rakamlardaki ihalenin kazanı sanatçı Kamil Reha Falay’ın kurucusu olduğu Karma Ajans isimli firma oldu. Salgın döneminde İstanbullu, toplu ulaşımın düzeltilmesini isterken, İmamoğlu’nun sadece süslemeye kafayı takması da oldukça manidar bir tavır olarak yorumlanıyor.

İhale yandaş firmaya

Karma Ajans’ı sahibi Falay’ın bağlantıları ise oldukça ilginç. Falay, geçtiğimiz yıllarda İBB’den üç ayrı ihalede toplamda 30 milyon lira kazanan Ercan Saatçi’nin yakın dostu. Falay’ın firmasının ilginçliği bu kadarla da sınırlı kalmıyor. İBB’den 6 milyona yaklaşan ihaleyi alan Karma Ajans oldukça yeni bir firma. Firmanın ticaret gazetesindeki sicil kaydı incelendiğinde de oldukça enterasan bilgiler göze çarpıyor. Ticaret Gazetesi’nde Karma Ajans’ın kuruluş tarihi olarak 25 Şubat 2020 yazıyor. Henüz bir senesini yeni dolduran bir firma İBB’den milyonlarca liralık parayı da, algıyı yönetmek için düzenlenen göstermelik bir ihale sonrası kasasına koymuş oluyor.

Bakan Koca açıkladı! İstanbul’da durum korkunç

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul’da vaka sayılarının mart başına göre yaklaşık 10 kat arttığını açıkladı. Türkiye’deki vaka sayılarının %40’ının İstanbul’da olduğuna değinen Koca, vakaların %85’ini çeşitli koronavirüs (Kovid-19) varyantlarının oluşturduğunu ifade etti.

Bakan Koca’nın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar şu şekilde:

İl sağlık yöneticilerimizle salgın sürecini değerlendirdik. İstanbul’da Mart başına göre vaka sayıları yaklaşık 10 kat arttı. Ülkemizde vakaların yaklaşık %40’ı İstabul’da. İstanbul’un durumu ülkemizin durumunu belirliyor. İstanbul’u koruyabilirsek ülkemizi de koruyabileceğiz.

Tespit edilen vakaların %85’ini çeşitli varyantlar oluşturuyor. Bütün veriler bulaşmanın daha hızlı olduğunu gösteriyor. Bulaşma hızını azaltmak için tedbirler belli. Aşı ise en büyük silahımız. Sırası gelen vatandaşlarımız randevularını alarak aşılarını olmaktan çekinmemeli.

500 kişilik partiye polis baskını!

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde “sosyal medyada içerik üreten bir kanal için eğlence sahnesi çekiyoruz” gerekçesiyle toplanan ve büyük çoğunluğunu turistlerin oluşturduğu yaklaşık 500 kişi, koronavirüs yasaklarını hiçe sayarak parti düzenledi.

Kuzguncuk Mahallesi, Gümüş Yolu Caddesi’nde bulunan 4 katlı eğlence mekanına, ihbar üzerine polis saat 03.30 sıralarında baskın yaptı.

Kalabalık şaşkınlık yaşadı

Polis, bütün kapıları kilitli olan eğlence mekanına girmeye çalışırken içeride bulunan ve çoğunluğu turist olan yaklaşık 500 kişi arka kapıdan kaçmaya çalıştı.

Polis, gördüğü kalabalık karşısında şaşkınlık yaşadı.

Terasta oturuken yakalandılar

Eğlence mekanından kaçamayanlar ise gizli bölmelere, masa altlarına, tuvaletlere ve perde arkalarına saklandı.

Polis mekanın içinde yaptığı incelemede, üzerinde acil çıkış kapısı yazan kapının açıldığı koridorun sandalye ve masalarla kapatıldığını fark etti.

Sandalye ve masalarla kapatılmış bu koridoru geçen polis, teras kata çıkan kapıya ulaştı. Teras kata giren polis sessizce oturmuş bekleyen yaklaşık 100 kişilik bir grupla karşılaştı.

Bazıları ormanlık alandan kaçtı

Bir anda polisi karşılarında gören kalabalık grup, kendilerinden önceki grubun kaçarak çıktığı arka çıkışa yöneldi.

Polisin yaptığı uyarılara kulak asmadan tel örgüleri aşarak Nakkaştepe Millet Bahçesi’nin yan tarafında bulunan ormanlık alana çıkan kalabalık ağaçların arasında gözden kayboldu.

Polis ormanlık alana çıkarak olay yerinden kaçanları durdurmakta yetersiz kaldı.

Takviye istenmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Gelen takviyelerle birlikte polis çevrede, kaçanları yakalamak için çalışma başlattı.

Ormanlık alanda ve çevresinde yapılan aramada yakalanan yaklaşık 100 kişiye Koronavirüs tedbirlerine uymadıkları ve sokağa çıkma yasağını ihlal ettikleri gerekçesiyle işlem yapıldı.

“Bekçilerin başı benim dayım, hepinizi yakarım”

Polisin eğlence mekanının içerisinde işlemlerine devam ettiği sırada ön kapıdan dışarı çıkan bir grup olay yerinden ayrılmak istedi.

Bu sırada kapıda bekleyen gece bekçileri kendilerine engel olmak isteyince taraflar arasında kavga çıktı.

Uzaklaşmayan grubun içinde bulunan bir kişi bağırarak, “Bekçilerin başı benim dayım, hepinizi yakarım” diye tehditlerde bulundu.

Ardından aynı kişi cep telefonu ile konuşarak yardım istedi. Ancak ceza yemekten kurtulamadı.

İcra Müdürlüğüne operasyon! Çok sayıda gözaltı var

Edinilen bilgilere göre, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, “İhaleye Fesat Karıştırma”, “Rüşvet”, “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” konuları ile ilgili İstanbul, Kırklareli ve Niğde’de yeni bir operasyon gerçekleştirildi.

Aralarında 1 icra müdürü, 6 icra müdür yardımcısı, 5 zabıt katibi ve 1 emekli icra müdürünün de olduğu 17 kamu görevlisi ile birlikte toplam 29 kişinin yakalanması için gerçekleştirilen operasyonda 26 şüphelinin yakalandığı bildirildi. Gaziosmanpaşa Adliyesindeki 2. ve 3. İcra Müdürlüklerinde geçtiği ileri sürülen ihaleye fesat karıştırma konusuna ilişkin düzenlenen operasyonda şüphelilerden birinin Covid-19 salgını kapsamında karantinada olduğu gerekçesi ile gözaltı işleminin ertelendiği öğrenilirken, zanlıların ihaleye çıkacak araçların muhtelif parçalarını sökmek suretiyle olduğu halinden farklı gösterip satışlarını hasarlı araç üzerinden gerçekleştirdikleri, icralık malların dosyalarında ihaleye çıkarılması için gerekli olan iş ve işlemlerin süresini kısaltarak satış günlerinin değiştirildiği, bu işlemler karşılığında rüşvet alındığı belirlendi. Zanlıların ayrıca yaşlılara cep telefonu satarak, satılan telefon üzerinden icra dosyası açtıkları ve bu yöntemle yaşlıları dolandırdıkları iddia edildi.

Operasyon kapsamında şüphelilere ait ev ve iş yerindeki aramalarda 20 klasör icra dosyası, 4 kaşe, 2 tüfek ve bir tabanca ele geçirildi.
Yakalanan şüpheliler İstanbul Emniyet Müdürlüğüne getirilirken, firari 2 şüpheli ile karantinadaki 1 kişinin gözaltına alınması için çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

İstanbul’a yeni kar müjdesi

Uzun bir sürenin ardından geçtiğimiz günlerde lapa lapa yağan kar, İstanbul’a yeniden geliyor. Peki İstanbul’a ne zaman kar yağacak? İşte

İstanbul’a kar yağacak mı? A Haber muhabiri Melis Coşan milyonların merak ettiği soruyu yanıtladı. Özellikle kuraklığa karşı mücadele veren İstanbul’a müjdeli haberi veren Coşan, İstanbul’a yeniden kar yağacağını duyurdu. Peki İstanbul’a ne zaman kar yağacak?

Hafta sonu hava nasıl olacak?

Canlı yayınında hafta sonu hakkında önemli açıklamalarda bulunan Melis Coşan, “Kar yağışı geliyor. Meteoroloji orta ve uzun vadeli tahminlerini açıkladı. Bugün İstanbul ve yurt genelinde güneşli hava hakim olacak. Hafta sonu ise yağışlar başlayacak. Cumartesi günü Trakya bölgesinde yağış başlayacak. Bu yağışlar yavaş yavaş Ege’yi de saracak. Yağışlarla birlikte cumartesi günü Trakya ve Ege’de kuvvetli rüzgar da olacak. Pazar günü başlayan yağışlar İstanbul’a da gelecek. Pazar gününden itibaren Ege ve İstanbul’u etkisi altına alan yağışlar Karadeniz’e ilerleyecek.” dedi.

Yeni hafta yağışlarla başlayacak

Pazartesi gününden itibaren yağışların etkili olacağını belirten Coşan, “Pazartesi günü ve salı günü yurdun büyük bir gölümünde yağış olacak. Yağışlardan dolayı hava sıcaklığı düşmeyecek. Doğu Anadolu ve çevresinde buzlanma bekleniyor. Kar yağışları yeniden bu bölgeden başlayacak.” şeklinde konuştu.

İstanbul’a yeniden karar geliyor

Trakya’daki yağışların devam etmesiyle sıra kar yağışına geldi. Perşembe günü tüm yurtta kar yağışı hakim olacak. Trakya’dan gelen kar yağışı İstanbul’u da etkisi altına alacak.

Bu kez beklenen kar yağışı yağmurla karışık olacak. Geçtiğimiz hafta yağan kar yağışı birçok bölgede 20 santimi geçmişti ancak bu kez bu kadar yoğun olarak beklenmiyor.

Uzmanlar Şubat ayından umutlu

Melis Coşan sözlerini şu ifadelerle noktaladı;

“Bu dönemde gelen kar ve yağmur yağışları yeni haftada da devam edecek. Çarşamba gününden itibaren kar yağışı tüm yurtta görülecek. Uzmanlar Şubat ayı için de umutlu. Şubat ayında da kar ve yağmur yağışlarının devam etmesi bekleniyor.”

Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü’den İmamoğlu’na tepki!

Sancaktepe Belediye Başkanı Av. Şeyma Döğücü, İBB’nin Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı, 2. TBM Kazı Başlama Töreni için, “İBB’nin başarısızlığının bedelini bugün Sancaktepe ve İstanbul halkı ödüyor” diyerek tepki gösterdi.

Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı için ikinci başlama töreni düzenleyen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu sert sözlerle eleştiren Sancaktepe Belediye Başkanı Av. Şeyma Döğücü, “İBB’nin başarısızlığının bedelini bugün Sancaktepe ve İstanbul halkı ödüyor” dedi.

Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı, 2. TBM Kazı Başlama Töreni bugün Sancaktepe’de gerçekleşti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da katıldığı törenle ilgili Sancaktepe Belediye Başkanı Av. Şeyma Döğücü’den sert bir açıklama geldi.

“İBB yeni bir algı süreci yönetiyor”

Açıklamasında 2019 yılında düzenlenen törene atıfta bulunan Başkan Döğücü, “Bugün Sancaktepe’de töreni yapılan Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli metro hattının iş bitirme süresi 1024 gün yani 34 ay olarak belirlenmişti. Ortada laf çok, iş yok. Yeniden başlama töreni olarak gerçekleştirilen ilk programdan bu yana 14 ay geçti. Sözde 8 adet TBM çalıştırılacak projede 4 adet TBM 2019’dan beri bekletildi. Bir türlü sağlanamayan gerekli ilerlemeyi kamufle etmek için ‘2. başlama töreni’ adıyla yeni bir algı süreci yönetiliyor” dedi.

“Sancaktepe ve İstanbul bunu hak etmiyor”

Açıklamasının devamında İBB yönetimine birtakım sorular yönelten Başkan Döğücü, “Tamamlandığında tek yönde saatte 35 bin insanımıza ulaşım imkanı sağlayacak ve bölge insanımızın sabırsızlıkla beklediği Hastane – Sarıgazi – Taşdelen – Yenidoğan aksı plan dışı bırakıldı mı? Bırakıldıysa neden? Yoksa cevap almak için 14 ay daha mı bekleyeceğiz? İBB’nin açılış törenleriyle gölgelediği gecikme ve başarısızlığının bedelini bugün Sancaktepe ve İstanbul halkı ödüyor. Sonuç: Hüsran. Realite: Başarısızlık. Sancaktepe ve İstanbul bunu hak etmiyor. Her şey çok güzel olmuyor” ifadelerini kullandı.

Danıştay’dan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a kötü haber

Danıştay 10. dairesi, İçişleri Bakanlığı’nın CHP’li belediyelerin izinsiz yardım toplamasını durduran genelgesinin yürütmesinin durdurulması için açılan davayı reddetti.

Koronavirüs salgınının hemen ardından izinsiz olarak yardım kampanyaları başlatan başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş dahil CHP’li belediyelere Danıştay’dan kötü haber geldi.

Danıştay 10. dairesi, İçişleri Bakanlığı’nın belediyelerin yardım toplamasını durduran genelgesinin  yürütmesinin durdurulması talebini reddetti. Fevzi Çakır’ın haberine göre, belediyelerin yardım toplamasının yasaklanmasına dair süreç devam edecek. Danıştay, genelgenin iptal istemini ise daha sonra karara bağlayacak.

Ne olmuştu?

Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınında ekonomik yönden etkilenen vatandaşlara yardım için başta İstanbul, Ankara ve İzmir büyükşehir belediyeleri olmak üzere yardım kampanyası düzenledi. Belediyelerin yardım toplamasını Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Devlet içinde, devlet olmanın anlamı yoktur. Bu bakımdan, şu anda bu kampanyalar sadece devletimizin açıkladığı birimler tarafından yürütülmektedir. Belediyeler böyle kampanyalar açacak olursa, devlet içinde devlet olur. Yasalar da buna müsaade etmiyor” sözleriyle eleştirdi.

İçişleri Bakanlığı tartışmaların ardından bir genelge yayımlayarak belediyelerin yardım toplamasını durdurdu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş,  yardım toplanmasını yasaklayan İçişleri Bakanlığı genelgesinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı.

İstanbul’da yapılan araştırmadan endişelendiren sonuç! Farklı virüs…

İstanbul’da 4 kişiden alınan koronavirüsün genetik haritası çıkarıldı. Virüsün genetik mutasyonlarından Avrupa kaynaklı olduğu öğrenildi. Çalışmayı yürüten Prof. Dr. Sadrettin Pençe, “Yalancı negatif sonuçların engellenmesi için PCR testlerinin periyodik olarak bu mutasyonlara göre revize edilmesi gerekli. Ayrıca İstanbul’daki bir hasta ile Kayseri’deki bir hastaya bile farklı virüs bulaşmış olabilir” dedi.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi (İMÜ) BİLTAM Laboratuvarı ve TÜBİTAK-MAM Gen Mühendisliği Enstitüsü’nden 7 bilim insanının yaklaşık 2 ay süren çalışması sonucu İstanbul’daki hastalardan alınan Kovid-19 virüsünün genetik haritası çıkarıldı.

İMÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sadrettin Pençe’nin yürüttüğü çalışma, virüsün genom mutasyonlarının izlenmesi, mutasyonlara karşı tanı testlerinin performansının revize edilmesi ve aşı ya da ilaç geliştirilmesi gibi konulara ışık tutacak. Çalışmanın ilk sonuçlarına göre İstanbul’daki hastalardan izole edilerek genetik haritası çıkarılan virüs, Avrupa kaynaklı.

Prof. Dr. Pençe, “Çalışma Mart ayında başladı. Geçtiğimiz ay ilk aşamasını tamamladık. 4 hastadan aldığımız virüsün genetik dizilemesini yaparak National Center for Biotechnology Information (NCBI) gen bankasına yükledik. Salgın başladığından beri tüm dünyadan sonuçlar yükleniyor ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuluyor. Ülkelerarası mutasyon farkı olup olmadığı tespit ediliyor. Şimdiye dek yüklenmiş tüm gen haritaları ile ülkemizdeki koronavirüsü karşılaştırdık ve virüslerin Avrupa kökenli olduğunu bulduk” dedi.

Üretilecek PCR testleri bu mutasyonlara göre revize edilmeli”

Prof. Dr. Pençe, İstanbul’daki hastalardan elde edilen virüslerdeki mutasyonun, hastalık yapma şiddetine herhangi bir etkisinin olmadığını anlatarak “Bu fark şu açıdan önemli. Üretilecek yeni PCR testleri bu mutasyonlara göre revize edilmeli. Aksi taktirde yalancı negatif sonuçların önüne geçemeyiz ve bu da zincir şeklinde tedaviyi, hatta filyasyonu, dolayısıyla salgınla mücadeleyi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca sadece ülke ya da bölgeler arası değil; şehirlerarası bile virüs farklılık gösterebiliyor. Örneğin İstanbul’daki virüs ile Kayseri’de de bir çalışma var; oradaki virüs aynı değil. Örneğin Van’da da muhtemelen farklı bir mutasyon dizisi olacaktır. Bizim bununla ilgili de bir proje çalışmamız var yine TÜBİTAK ile birlikte. Bütün Türkiye’yi kapsayan bir koronavirüs genom haritası çıkaracağız” diye konuştu.

“N geninde mutasyon bulduk”

Prof. Dr. Pençe, “Zaten şu anda binlerce mutasyon var. Bunun fonksiyonel analizini yapmak gerekiyor. Bu da hastalığın şiddetinde herhangi bir değişikliğe neden olup olmadığını tespit etmek anlamına geliyor. Virüs genomundaki bu farklı dizilim hastalığın kliniğini etkilemese de bu dizilimi kullanan tanı kitlerinin sonuçlarını etkiler. Dolayısıyla değişik bölgelerdeki hastalardan alınan virüs düzenli aralıklarla taranmalı ve PCR testleri de belirlenen bu mutasyonlara göre yeniden düzenlenmeli. Kovid-19’da iki tanı aracı var. Biri antijen-antikor tanı kitleri, diğeri de genetik tabanlı tanı kitleri, yani PCR testleri. Bizim tespitlerimizde, N geninde mutasyon bulduk. Eğer tanı kiti bu, N geni üzerinden çalışıyorsa, Türkiye’de doğru sonuç alamazsınız demek olur” dedi.

“Yanlış PCR sonucu salgınla mücadeleyi toptan etkileyebilir”

PCR testlerinin yanlış sonuç verebilmesinin, tüm dünyada tartışılan bir konu olduğuna değinen Prof. Dr. Pençe şunları vurguladı:

“Bakıyorsunuz hasta ön tanı olarak Kovid pozitif, hastanede tedavi görüyor ancak PCR testi negatif çıkıyor. Çin, İngiltere, İtalya, Almanya, ABD, dünyanın her yerinden pekçok makale var bununla ilgili. Nedenleri hala tartışılıyor. Nedenler arasında dört etken konuşuluyor; uygun sürüntü alınmıyor, sürüntü uygun şekilde taşınmıyor, RNA izolasyonu uygun yapılmıyor veya bu testler emin ellerde çalışılmıyor. Biz bu çalışmamız ile bunlara beşincisini ekliyoruz ve diyoruz ki PCR tanı kitleri virüsteki bu mutasyonlara göre düzenli olarak revize edilmezse, pozitif bir hastanın sonucu negatif çıkabilir. Bunun için de birkaç ayda bir, düzenli bir şekilde virüsün genetik diziliminin yapılması lazım. Hatta ülkemizin çeşitli bölgelerinden, örneğin İstanbul’dan, Erzurum’dan, Gaziantep’ten, koronavirüs genleri dizilenip oradan çıkacak mutasyonlar dikkate alınarak PCR kitleri dizayn edilmeli.”

“D614G mutasyonu Türkiye’deki virüsü daha ölümcül yapmadı”

Çalışmanın bir diğer aşamasının da hastalığın neden herkeste farklı etki gösterdiğinin tespit edilmesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Sadrettin Pençe, sözlerini şöyle tamamladı:

“Koronavirüs niçin bir kısım insanda semptom oluşturuyor, bir kısım insanı entübe ettiriyor, bir kısım insanı yoğun bakımda yatırıyor, bir kısım insanda da hiç semptom oluşturmuyor? Bunun cevabını aramak istiyoruz. Yine bu günlerde dünya gündeminde de tartışılan konulardan biri de D614g mutasyonu. Amerika ve Avrupa’da bu mutasyonun görüldüğü ülkelerde hastalığın daha ölümcül seyrettiği yönünde tartışmalar var. Ancak bu da tam olarak doğruyu yansıtmıyor çünkü sayısal biyoloji kullanılarak yapılan bir modelleme çalışmasının sonucu bu. Bu genetik dizilim yeni ortaya çıkmış değil. İlk makale 26 Ocak’ta yayınlandı. Daha sonra da birçok çalışmada bu mutasyon görüldü. Ama bu son tartışmalar, yeni bir makalede bu mutasyonun, virüsün virulansında (hastalık şiddeti) artmaya neden olduğunu söylüyorlar. Oysa biz de aynı dizilimi tespit ettik. İzlediğimiz 4 hastanın virüsünde de bu mutasyonlar mevcuttu. Ama hastalık yapma şiddetinde herhangi bir değişiklik olmadığını gördük. Mutasyon tek başına bir şey ifade etmez, bir mutasyonun fonksiyonel analizi önemlidir. Bu da klinikteki sonuçlarını tespit etmek anlamına gelir. Biz önce fonksiyonel modelleme yapıyoruz daha sonra klinik sonuçlarıyla bunu karşılaştırıyoruz. Bizim karşılaştırmamızda böyle bir etki yok.”

İstanbul açıklarındaki sahipsiz 7 gemi satışa çıkarıldı

İstanbul Liman Başkanlığı, Gürpınar ve Ahırkapı açıklarında demirli, sahipsiz Türk bayraklı 7 gemiyi ihale usulüyle satışa çıkardı. İhale 9 Temmuz’da Karaköy’de bulunan İstanbul Liman Başkanlığı’nda açık teklif usulüyle yapılacak.

5 atık toplama, 1 akaryakıt ve 1 su tankerinden oluşan gemilerin fiyatları ise 120 bin lira ile 18 bin 500 lira arasında değişiyor.

Gemiler Gürpınar ve Ahırkapı açıklarında demirlemiş durumda bekliyor.

Onur-1 isimli akaryakıt gemisinin fiyatı 120 bin ira ile en yüksek olan. Bu gemi.42 metre boyunda 6.5 metre enindeki ve 196 grostonluk.

Su dünyası isimli su tankerinin ise fiyatı 100 bin lira. Tanker, 38.75 metre boyunda 7.15 metre eninde ve 197 grostonluk.

5 atık toplama gemisi satılacak

Atık toplama gemilerinin fiyatları ise 100 bin ile 18 bin 500 lira arasında değişiyor.

Ataberk-1 isimli atık toplama gemisi 100 bin liralık fiyatıyla en pahalısı. Ataberk-1 gemisi 32 metre uzunluğunda 6.2 metre eninde.

Ahtapot-M isimli atık gemisinin fiyatı ise 18 bin 500 lira.

Meke Süpüren atık toplama gemisi 38 bin lira, B. Süpürge 42 bin lira, C. Sweepe isimli atık toplama gemisi ise 52 bin 500 liraya alıcı bekliyor.

İhaleye katılmak isteyenlerin en geç 8 Temmuz’da saat 16.00’a kadar teminatlarını yatırarak ihale dosyalarını Karaköy’de bulunan İstanbul Liman Başkanlığına teslim etmesi gerekiyor.