Ingiltere

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Ingiltere

Biden’ın ‘soykırım’ skandalına İngiltere’den cevap

ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarıyla ilgili olarak “soykırım” ifadesini kullanmasının ardından İngiltere’den bir açıklama geldi. İngiltere’nin Dış İlişkilerden Sorumlu Bakanı Simon Coveney “Ne Avrupa Birliği ne de Birleşmiş Milletler 1915 olayları ile ilgili bir karar almış durumda değil” dedi.

Geçen ay ABD-Türkiye ilişkilerini geren “soykırım” geriliminin ardından İngiltere’den dikkat çeken bir açıklama geldi.

ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarıyla ilgili olarak “soykırım” ifadesini kullanmasıyla alakalı İngiltere’nin Dış İlişkilerden Sorumlu Bakanı Simon Coveney, İngiltere parlamentosunda konuştu.

Bu konuda vekillerden gelen soruya yanıt veren Coveney, “Soykırım olup olmadığı konusunda uluslararası bir fikir birliği yok. Hükümetimiz bu konuda bir pozisyon almadı ve biz bu konuda görüş verebilecek bir konumda olmadığımıza inanıyoruz. Ne Avrupa Birliği ne de Birleşmiş Milletler 1915 olayları ile ilgili bir karar almış durumda değil” dedi.

İrlanda da tanımıyor

Coveney, herhangi bir karar alınması durumunda bunun bazı yasal sonuçları olacağını da söylerken, “Hükümet 1915 yılında yaşanan olaylarda çok sayıda Ermeninin ölümünü bir trajedi olarak tanımlıyor” dedi.

Öte yandan İngiliz The Times’a konuşan bir Dış İlişkiler yetkilisi de, “İrlanda da sadece uygun uluslararası bir mahkemenin oluşturularak karar alınması durumunda soykırımı tanıyacaktır ya da bir uluslararası fikir birliği oluşunca” dedi.

Tarih otoriteleri soykırımı yalanlıyor

Türkiye’yi zor durumda bırakmak için sözde Ermeni soykırımı iddialarını, dünyanın ünlü tarihçilerinin araştırmaları çürütüyor. ABD’li, Rus, İngiliz, İrlandalı ve Fransız tarihçilerin yıllar süren araştırmalar sonrası yaptıkları açıklamalar, Ermeni iddialarının bir safsatadan ibaret olduğunu gözler önüne seriyor.

 Hakkı Bilir  İstanbul 

Dünyanın önde gelen tarihçileri, Ermeni soykırımı iddialarının bir safsatadan ibaret olduğunu bilimsel veriler ışığında dile getiriyor. Milletimize iftira bir iddia olmaktan öte gidemeyen sözde soykırım iddialarını tarihsel veriler de çürütüyor. İngiliz Tarihçi Bernard Lewis, Fransız tarihçi Dr. Maxime Gauin, Rus tarihçi Prof. Dr. Oleg KuznetsovABD’li tarihçi Prof. Dr. Justin McCarthyİrlandalı Dr. Patrick Walsh gibi dünyanın önde gelen tarihçileri de Ermeni Soykırımı iddialarının büyük bir safsata olduğunu dile getiriyor.

Lewıs: Türkler soykırım yapmadı

Birinci Dünya Savaşı döneminde Osmanlı’yı arkadan hançerleyerek Anadolu’da Türk kıyımına girişen Ermeni çetecilerin torunlarının, tarihi ters yüz eden soykırım iddialarına dünyanın önde gelen tarihçileri sert tepki gösteriyor. Uluslararası sempozyumlarda, hakemli dergilerde ve ilmi röportajlarda görüş bildiren yabancı tarihçiler, soykırım iddialarını kesin dille reddediyor. İngilizlerin meşhur tarihçisi Bernard Lewis, 1993 yılında Fransa’da katıldığı bir sempozyumda soykırım iddialarının yalan olduğunu dile getiriyor. Lewis, “Ermeni soykırımı yoktur. 1915’te yaşanan olaylar, 2. Dünya Savaşı’ndaki Yahudi Soykırımı ile eş değer tutulamaz. Ermeniler 1. Dünya Savaşı sırasında şiddet olaylarına başvurmuştur. O dönemki hükümetin Ermenileri ortadan kaldırmak gibi bir niyeti yoktur” ifadelerini kullanıyor.

Ermeniler iftira atıyor

Sözde soykırım iddialarının en büyük savunucularından olan Fransa’daki tarihçiler ise farklı bir söylem geliştiriyor. Fransız tarihçi Dr. Maxime Gauin, New York merkezli Türk-Amerikan Güvenlik Vakfına (TASFO) verdiği mülakatta, 1915 olaylarının bir “soykırım vakası” olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Gauin, ‘Soykırım gerçekleştirildi mi?’ sorusuna, “Milletvekilleri, memurlar ve üst düzey devlet adamları dahil, en az 350 bin, hatta büyük olasılıkla 500 bin Osmanlı Ermenisinin tehcirden muaf tutulması ve zorla tehcir kararının rasyonel bir ulusal güvenlik algısına dayanması hususlarını, soykırım olmadığına delil olarak gösterebilirim” şeklinde cevap veriyor. Rus tarihçi Prof. Dr. Oleg Kuznetsov da Ermeni iddialarını kesin dille reddediyor. “20. Yüzyılda Uluslararası Ermeni Terörizmi Tarihi” kitabının yazarı Rus tarihçi Kuznetsov, “Ermeniler, tarihi ve yasal belgelerle bu propaganda teriminin geçerliliğini doğrulamanın mümkün olmadığını biliyor” tespitinde bulunuyor.

Arşivleri saklıyorlar

ABD’li tarihçi Prof. Dr. Justin McCarthy de Ermenilerin arşivleri sakladığı uyarısında bulunmuştu. McCarthy “Ermeniler, arşivlerine kimsenin bakmasına izin vermiyor, saklıyorlar. Türkler, Osmanlı arşivlerini, askeri arşivlerini açtılar. Türkler, herkese arşivlerini gösteriyor, hatta Ermeniler bile gelip bu arşivlerden faydalanıyor” diyerek Ermeni ikiyüzlülüğüne dikkat çekmişti. İrlandalı Dr. Patrick Walsh de Türk-Amerikan Güvenlik Vakfına verdiği röportajda, “Ermeni Soykırımı olarak adlandırılan şeyin hukuki veya tarihsel bir temeli yoktur” diyor.

İngiltere’de tehlikeli deney: Hastalığı geçirmiş olanlara yine koronavirüs bulaştırılacak

Dünya koronavirüsle mücadele ederken İngiltere’de yeni bir çalışma ortaya atıldı. Sağlıklı insanlara koronavirüs bulaştırılması çalışmalarını gündeme getiren İngiltere şimdi de hastalığı geçirmiş olanları odağına aldı.

İngiltere’de halihazırda koronavirüs hastalığını geçirmiş olanların yeniden virüsle enfekte edileceği klinik denemeler başladı. Oxford Üniversitesi öncülüğündeki araştırmanın amacı, bağışıklık yanıtını ölçmek ve katılımcıların ikinci kez hastalığı geçirip geçirmeyeceklerini görmek.

İngiltere şubat ayında koronavirüs ilaçlarını ve aşıları denemek amacıyla genç gönüllülere virüs bulaştırılacağını açıklayıp böyle bir uygulama başlatmayı planlayan ilk ülke oldu. Bugün başlatılan araştırma ise şubatta duyurusu yapılan bu deneyden farklı çünkü hastalığı hiç geçirmemiş sağlıklı bireylere değil koronavirüs geçirmiş kişilerin ikinci kez virüsle enfekte edilmesi söz konusu.

Araştırmanın başındaki isim konuştu

Araştırmanın başındaki isim Helen McShane, “Bu araştırmadan elde edeceğimiz bilgiler daha iyi aşı ve tedaviler geliştirmemize yarayacak. Aynı zamanda koronavirüs kapan insanların yeniden hastalığa yakalanıp yakalanmayacağını, yakalanırsa da ne kadar süreceğini göreceğiz” ifadelerini kullandı. McShane, hangi bağışıklık yanıtlarının yeniden enfekte olmaya karşı etkililik gösterdiğine dair daha kapsamlı veriler elde edeceklerini söyledi.

İlk aşamaya 18-30 yaş arasındaki 64 katılımcı katılacak ve virüsün vücutta tutunup çoğalmasına yetecek en düşük doz miktarı belirlenmeye çalışılacak. Yazın başlaması planlanan ikinci aşamada da katılımcılar virüsle enfekte edilecek.

Sömürgeci alçaklar! Çaldıklarını daha yeni iade edecekler

Ulusal basındaki haberlere göre, Canterbury Kilisesi tarafından yapılan açıklamada, 1982’de Bendel Valisi Ambrose Folorunsho Alli‘nin dönemin başpiskoposa hediye ettiği Benin Krallığı dönemine ait iki bronz heykelinin Nijerya‘ya iade edileceği belirtildi.

Bronzların iade edilmesi için kilise ile Nijerya hükümetin arasında görüşmeleri sürdüğü aktarılan açıklamada, bronzların 1897’de İngiliz orduları tarafından çalınan Benin Krallığına ait eserlerin tekrar toplamak için başlatılan dijital projeye ekleneceği kaydedildi.

İngiltere’deki Aberdeen Üniversitesi, geçen ay Benin Krallığı dönemine ait bronzdan “Oba” (kral) heykelini Nijerya’ya iade edeceğini açıklamıştı.

Nijerya’nın sömürge öncesi ve kolonyal dönemde çalınan Benin bronzları da dahil olmak üzere yüzlerce eseri, ABD ve Avrupa ülkelerindeki çeşitli müzelerde bulunuyor.

İngiltere’den Türkiye kararı! Değiştirdiler

Koronavirüsle mücadele kapsamında 15 Nisan’da Covid-19 aşı pasaportu uygulamasına geçmeye hazırlanan İngiltere, direkt uçuş olmadığı için başka ülkeden aktarmalı olarak Türkiye’den gelen yolcular için de şartlarını yeniledi.

İngiltere’nin Türkiye’den gelen yolcular için uyguladığı yeni şartlara, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından paylaşılan ‘Covid-19 Tedbirleri Kapsamında Ülkelere Giriş Tablosu’nda’ yer verildi.

SHGM’nin paylaşımında, “Türkiye’den İngiltere’ye gelen 11 yaş ve üstü kişilerin uçuştan önceki 3 takvim günü içinde yapılmış negatif COVID-19 antijen, LAMP, nükleik asit veya PCR test sonucu ibrazı gerekmektedir. 10 günlük karantina uygulanacak. 2’nci ve 8’nci günlerde masrafları kişi tarafından karşılanmak üzere Covid-19 testi yapılacak. Ülkeye girişten önce doldurulacak bir form aracılığı ile karantina oteli ve yapılacak 2 Covid testi için rezervasyon numara bilgileri talep edilecek.” denildi.

Daha önce 72 saat önceden PCR tsti yeterliydi

İngiltere daha önce Türkiye’den gelen yolcular için kendi beyan edecekleri adreste, bir adres beyan edemezlerse devlet tarafından gösterilecek yerlerde 10 günlük karantina uyguluyordu. 11 yaş üstü yolculardan seyahatlerinden en fazla 72 saat öncesine ait negatif test sonucunu talep ediyordu.

Salgın önlemleri kapsamında İngiltere’den Türkiye’ye direkt uçuş seferleri yapılmıyor. İngiltere’den üçüncü ülkelerden son 10 gün içerisinde Türkiye’ye gelen yolcular 10 gün ev karantinasına alınıyor. 7’nci günde PCR testi negatif çıkanların karantinası sona eriyor.

İngiltere’de Hz. Muhammed’e saldıran öğretmen hakkında flaş karar

Pazartesi günü yaşanan olayın ardından okulun önünde toplanan veliler, protesto gösterisi düzenledi. Bazı eylemciler, öğretmenin işine son verilmesini talep etti.

Okul Müdürü Gary Kibble, yaşanan olayın kabul edilemez olduğunu ifade ederek, yaşananlardan dolayı “tartışmasız bir şekilde özür dilediğini” belirtti.

Kibble, öğretmenin de “en içten özürlerini dile getirdiğini” ve olayla ilgili açılan soruşturma süresince açığa alındığını söyledi.

Kibble, “Derste bu konunun işlenmesine vakit geçirmeksizin ara verdik ve okulumuzda temsil edilen tüm toplulukların desteğiyle birlikte bundan sonrasına ilişkin neler yapılabileceğini değerlendiriyoruz. Çocukların tüm inanç ve dinleri öğrenmesi önemli. Ancak bunun hassas bir şekilde yapılması gerekiyor” dedi.

İngiltere basını, 29 yaşındaki din öğretmeninin kimliğinin internet ortamında dolaşmaya başladığını ve polis tarafından can güvenliğinin tehlikede olabileceğine dair uyarılmasının ardından saklandığını öne sürdü. İngiltere Eğitim Bakanlığı sözcüsü yaptığı açıklamada, öğretmenlere yönelik tehdit ve gözdağının asla kabul edilebilir olmadığını söyledi.

Sözcü, bu tarz olaylar yaşandığında okul ile veliler arasında diyalog kurulmasını teşvik ettiklerini belirterek, “Tehditlerin savrulduğu ve koronavirüs kısıtlamalarının ihlal edildiği bu tarz protestolar, hiçbir şekilde kabul edilemez ve bunlara bir son verilmesi gerekir” dedi ve şunları ekledi:

Okullar, müfredatlarında dengeyi sağlama koşuluyla çok geniş bir yelpazede, ne kadar tartışmalı ve zorlu da olsa her türlü konu, fikir ve materyali eklemekte serbesttir. Bu eğitim faaliyetini, sınıf içerisinde kullanılacak materyaller de dahil olmak üzere farklı din ve inanç mensuplarına saygı ve hoşgörü çerçevesinde dengelemeleri gerekir.

“Müslümanlar rencide edildi”

Protestolara katılan ve adının Abdullah olduğunu söyleyen bir bölge sakini, karikatürün “bütün Müslüman toplumunu” rencide ettiğini söyledi.

BBC’ye yaptığı açıklamada söz konusu okulda çocuğunun olmadığını ancak akrabalarının eğitim gördüğünü belirten Abdullah, protestoya öğrenciler dahil 100 kadar kişinin katıldığını aktardı.

Abdullah, “Bu, sessiz kalamayacağımız bir olay. Sesimizi yükseltip, okul müdürüne, okula ve yönetimine bunun hafif bir şey olmadığını göstermeliyiz. Geçmemeniz gereken kırmızı çizgiler vardır” dedi.

BBC Leeds’e konuyla ilgili değerlendirmeler yapan bir veli de, derste karikatürün gösterilmesinden üzüntü duyduğunu ancak “oldukça ürkütücü ve korkutucu” olarak tanımladığı protestolara hak vermediğini ifade etti.

Bir başka veli de, bu görselin kullanımının “uygunsuz ve kabul edilemez” olduğunu ve çocuğunu okuldan almayı düşünebileceğini söyledi.

Batley’de yaşayan akademisyen ve Müslüman hakları savunucusu Dr. Abdul Shaikh da PA haber ajansına, “Müslüman okul çocuklarının dini hassasiyetlerinin, Yüce Muhammed Peygamber’i hicveden, rencide edici bir görseli göstermeye karar veren öğretmen tarafından tamamen gözardı edilmesi bu kentteki birçok Müslüman gibi beni de şoke etti” dedi.

West Yorkshire Polisi sözcüsü, protesto sırasında okul yakınındaki yolun kısa bir süre için kapatıldığını söyledi.

Sözcü, tutuklama yapılmadığını ve katılımcılara ceza kesilmediğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: BBC Türkçe

İngilizlerden flaş Türkiye kararı

İngiltere’de yayımlanan Daily Telegraph gazetesi 15 Nisan’dan itibaren İngilizlerin Türkiye’ye gelmeye başlayacağını yazdı.

Terry Richardson imzalı haberde “İngiltere’nin başarılı aşı kampanyasının meyvelerini vermeye başladığı” belirterek “Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un İngiliz turistleri dört gözle beklediklerini açıklaması, 2021’de bölge ülkelerini ziyaret etmeyi uman milyonlarca İngiliz’e bir Akdeniz ışık demeti gibi geldi” deniyor.

Haberde özetle şöyle deniyor:

“Ersoy’un İngiltere’den gelen tatilciler için aşı pasaportu gerekmediğini ve 15 Nisan’dan itibaren PCR testi de istenmeyebileceğini söylemesi, İngilizlerin yeniden Akdeniz’in bazı en iyi sahilleriyle dünyanın en iyi mutfaklarından birinin tadını çıkarması ve eşsiz antik kentleri ziyaret etmesi umudunu artırdı.”

“Sadece İngilizler için değil Türkiye için de haber”

“Türkiye’nin kapanma sürecinden çıkması beklentisi, sadece İngilizler için değil, geçimlerini turizmden sağlayan milyonlarca Türk için de iyi bir haber. Turizmin ülke ekonomisindeki payı yüzde 12. Türkiye, pandemi öncesinde; 2019’da 2,5 milyondan fazla İngiliz turist ağırladı. Covid dalgasının çekilmesinden sonra bu sayı şüphesiz artacak.

“Ülkenin kültür ve turizm başkenti İstanbul’da küçük bir seyahat şirketi olan Talisman Tours’un sahibi Erkan Karpuz, merkezi Salisbury’de bulunan Andante Travels adlı tur operatörüyle çalışıyor. Karpuz, 2021’in çok başarılı bir yıl olacağına inandığını, İngiliz turistlerden büyük talep olduğunu söylüyor.

“Karpuz, hükümetin garsonlardan otobüs şoförlerine, otel personelinden tur rehberlerine tüm sektör çalışanları için bir öncelikli aşılama programına başlatmakta olduğunu belirtiyor.

“Galata’daki Georges adlı butik otelin sahibi Alex Varlik de bana ‘Tüm önlemleri alıyoruz. Restoranımız yüzde 50 kapasiteyle hizmet veriyor. Odalar, ortak kullanım alanları sürekli dezenfekte edilip havalandırılıyor. Küçük ekibimizin en yüksek standartlarda koruyucu donanımları var. Tüm bunlarla misafirlerimiz ve personelimizin gerekli protokollerin ağırlığını hissetmeden rahat hissetmelerini sağlamayı amaçlıyoruz’ dedi.

“Erkan gibi Alex de otelinin roof’undaki restoranından Haliç’i ve kubbeler ve minarelerin süslediği İstanbul manzarasını işaret ederek yeniden İngiliz turistleri bekliyor.

“Antalya Kaleiçi’ndeki Mithra Travel’dan Berry Vos da Mayıs’ta Likya Yolu’nda yine yürüyüş turları düzenleyeceklerini, hükümetin sosyal mesafe kurallarına uymak için daha büyük otobüsler aldıklarını söylüyor.

“Türkiye, İngiliz turistlerden aşı sertifikası ya da negatif Covid testi istemeyen ilk ülke olacak. Peki hiç Covid kontrolü olmadan yine de seyahatinizde kendinizi rahat hissedecek misiniz?

“Vos, Türkiye’de 60 yaş üzerindeki kişilerin neredeyse tamamının aşı yaptırdığını, yüzde 50 kapasiteyle de olsa restoranların açıldığını ve turistlerin Pazar günleri sokağa çıkma yasağından muaf tutulduklarını söylüyor. Bu kısıtlamaların Nisan’dan itibaren aşamalı olarak kaldırılması bekleniyor.

“Türkiye’de şimdiye kadar 11 milyondan fazla kişiye aşı yapıldı. Kentlerin çoğu orta ya da düşük risk grubunda.

“Kalkan yakınlarındaki Patara Viewpoint Hotel’in işletmecileri Anne Louise ve Muzaffer, iki ülke hükümetlerinin seyahat kuralları konusunda anlaşmaya varmasından sonra turistleri güvenli bir ortamda ağırlamaya hazır olacaklarını söylüyor.

Alın size öve öve bitiremediğiniz İngiltere! Ülke ayağa kalktı

İngiltere’de önceki gün öldürüldüğü tespit edilen Sarah Everard için anma töreni düzenlenirken, polisin orantısız güç uygulaması ülkeyi ayağa kaldırdı.

Geçtiğimiz hafta İngiltere’nin başkenti Londra’nın Clapham bölgesinde bulunan arkadaşının evinden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Sarah Everard isimli kadın, ülkenin gündemine oturdu.

Everard için başlatılan geniş çaplı arama çalışmaları dün tamamlanırken, kent ormanında bir kadın cesedi bulundu. İngiliz polisi bu cansız bedenin Everard’a ait olduğunu duyururken olayla ilgili soruşturma derinleştirildi.

Arbede çıktı!

Dün gece ise Sarah’ın en son görüldüğü bölge olan Clapham Park’ta bir anma töreni yapıldı. Burada kadın cinayeti, kadına şiddet ve Everard için binlerce kişi anma noktasına geldi. Bölgedeki polis ekipleri katılımcıları ikaz etti. Polis, koronavirüs önlemleri nedeni ile toplanmanın yasak olduğunu bildirirken anma törenine katılanlarla güvenlik güçleri arasında arbede yaşandı.

Polisin sert müdahalesi ülkeyi ayağa kaldırdı

Dün gece 18:30 sularında başlayan anma töreni 3 saat sürerken, dün gece 6 kişi gözaltına alındı. Barışçıl anma törenine katılanlara polisin sert müdahalesi ülkeyi ayağa kaldırdı.

İngiltere İçişleri Bakanı Priti Patel, İngiliz polisinden tam ve kapsamlı bir rapor istedi. Diğer yandan Liberal Demokratlar’ın lideri Sir Ed Davey, Londra Polis Müdürü Cressida Dick’in bu yaşananların ardından istifa etmesi gerektiğini söyledi.

“10 tane polis üzerimdeydi”

Gözaltına alınan 28 yaşındaki öğrenci Patsy Stevenson, “Ben orada kalabalık ile duruyordum ve bir anda benim üstüme çullandılar. Beni yüzüstü yere yatırdılar. 10 tane polis üzerimdeydi. Onların bizi koruması gerekiyordu ama hiç böyle davranmadılar. Beni kelepçelediler ve bana tehditler savurdular” ifadelerini kullandı.

Öte yandan anma törenine katılanlar arasında bir isim diğerlerinden daha çok dikkat çekti. İngiliz kraliyet ailesinin son dönemde Meghan Markle’la yaşadığı gerilimin ana figürlerinden biri olan Kate Middleton da törene katıldı. Kensington Sarayı’ndan beyaz nergis getirerek anma törenine bırakan Düşes Kate bir anda gündem oldu. Sosyal mesafe kurallarına ve maske kuralına dikkat etmeyen Düşes Kate’in görüntüleri tepki çekti.

İngilizler akın akın Türkiye’ye gelecek! Patlama yaşandı

İngiltere’de korona önlemleri kapsamında alınan seyahat kısıtlamasının 17 Mayıs’ta kaldırılacağı açıklanınca erken rezervasyonlar başladı. İngilizlerin ilk tercihi Türkiye oldu.

İngiltere’de uzun bir sürenin ardından Başbakan Boris Johnson, ülke genelinde koronavirüs kısıtlamalarını 21 Haziran’a kadar kaldıracaklarını duyurdu.

Kısıtlamaların kaldırılmasıyla İngiltere vatandaşları 17 Mayıs’tan itibaren tatil amaçlı yurt dışına seyahat edebilecek.

İlk tercih Türkiye

Yapılan bu açıklamanın ardından, İngilizler önümüzdeki yaz için erken rezervasyonlara başladı.

BBC Türkçe’nin haberine göre İngiliz turistlerin rezervasyonda en çok ilgi gösterdikleri ülkeler Türkiye, İspanya ve Yunanistan oldu.

Erken rezervasyon ve bilet satışlarında patlama yaşandı

İngiltere’nin en önemli tur operatörlerinden biri olan Thomas Cook, Boris Johnson’ın normalleşme adımlarını kamuoyuna açıklamasının ardından site trafiklerinin en az iki katına çıktığını açıkladı.

İngiltere’nin önde gelen havayolu şirketlerinden biri bilet satışlarında yüzde 337, tatil paketi satışlarında ise yüzde 630 artış yaşandığını ifade ederken, tatilcilerin en çok da Ağustos, Temmuz ve Eylül aylarına tur paketlerine talep gösterdiklerini belirtti.

17 Mayıs en erken tarih

Hükümetin de kısıtlamaları kaldırma taraftarı olduğu bu günlerde aşı programı da devam ediyor. Yurt dışı seyahatlerde önemli bir kriter olacak olan aşı programının durumu seyahat yasaklarının kalkış tarihini etkileyecek.

BBC Ekonomi Muhabiri Mary-Ann Russon, uluslararası seyahatlere izin verilebilecek en erken tarihin 17 Mayıs olduğunu söyledi.

İngilizler de yurt dışı tatil için bu tarihten sonrasına yönelik rezervasyonlara ağırlık vermeye başladı.

Mevcut aşılama hızı açısından dikkat çekici bir performans sergileyen İngiltere’nin, önümüzdeki birkaç ay içinde toplumun büyük bir kesimine yönelik aşılamayı tamamlaması öngörülüyor.

Rusya’dan sonra ikinci ülke

İngiltere, Türkiye’ye Rusya ve Almanya’dan sonra en çok turist gönderen üçüncü ülke. 2019 yılında yüzde 13,6 artışla 2 milyon 562 bin İngiliz, Türkiye’deki farklı bölgelerde yaz tatillerini geçirmişti.

Ancak 2020’de salgın nedeniyle yaşanan kısıtlamalardan ötürü bu rakamlar çok düşmüştü.

“Olumlu sinyaller almaya başladık”

Öte yandan kararla birlikte İngiltere’den Türkiye ve Kuşadası’na yönelik yapılan erken rezervasyonlarda artış yaşanmaya başladığını belirten Kuşadası Belediyesi Turizm Komisyonu Başkanı Fahrettin Çiçek, “Şimdiden olumlu sinyaller almaya başladık. Rezervasyon taleplerindeki yükseliş dün itibariyle hissedilir oranda yükseldi. Bu bizler için çok güzel bir gelişme. Çünkü İngiltere Türkiye ve Kuşadası için çok ciddi bir kaynak pazar. Pandeminin olmadığı 2019 yılında Türkiye, 727 bin 532 İngiliz turisti ağırlamıştı” dedi.

Sürpriz açıklamayı yaptı! Türkiye’ye yatırım yapabilirler

Birleşik Krallık Başbakanlık Türkiye Ticaret Elçisi Lord Robin Janvrin, iş yapma kolaylığı nedeniyle Türkiye’de önemli yatırım potansiyeli gördüklerini açıkladı.

Birleşik Krallık Başbakanlık Türkiye Ticaret Elçisi Lord Robin Janvrin, İngiliz yatırımcıların, dirençli ekonomisi, genç ve yetenekli iş gücü ve iş yapma kolaylığı gibi nedenlerden dolayı Türkiye’de önemli bir yatırım potansiyeli gördüğünü bildirdi.

Lord Janvrin, AA muhabirine, İngiltere ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğinin iki ülkeye faydalarına, İngiliz yatırımcıların beklentilerine ve iki ülkenin potansiyeline ilişkin değerlendirmede bulundu.

Birleşik Krallık’ın Türkiye’de en çok yatırım yapan ülkeler arasında yer aldığını belirten Lord Janvrin, “Birleşik Krallık’ın Türkiye’de birçok sektörde 11 milyar sterlinlik doğrudan yabancı yatırımı bulunuyor. Türk tüketiciler, günlük yaşantılarında Vodafone’un telekomünikasyon servislerinden, AstraZeneca ve GlaxoSmithKline’ın birinci kalite medikal teknolojilerinden, BP ve Shell gibi şirketlerin ekonomik aktivitelere enerji sağlayan enerji şirketlerinden faydalanıyor.” dedi.

Ülkesindeki yatırımcıların Türkiye’ye bakışına değinen Lord Janvrin, “Britanyalı yatırımcılar, dirençli ekonomisi, genç ve yetenekli iş gücü, iş yapma kolaylığı ve jeostratejik konumu nedeniyle Türkiye’de önemli bir yatırım potansiyeli görüyor.” diye konuştu.

İki ülke arasında daha fazla yatırım için fırsatlar bulunduğunu ancak bunun için doğru ortama ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Lord Janvrin, yabancı yatırımcıların yatırımlarını küresel olarak nereye yerleştireceklerine karar verirken, siyasi ve ekonomik istikrarın yanı sıra düzenleyici ortamın öngörülebilirliğine de değer verdiğini söyledi.

“Birleşik Krallık bazı alanlarda tedarik zincirini çeşitlendiriyor”

Lord Janvrin, Birleşik Krallık’ın yeni dönemde Türkiye’den beklentilere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Yatırımcıların yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ardından ticarete hızla devam etme ve Türk ortaklar bulma arzusunda olduğunu bildiren Lord Janvrin, şöyle devam etti:

“Birleşik Krallık, salgından çıkardığı derslerle birlikte bazı alanlarda tedarik zincirini çeşitlendiriyor. Yeni ilişkiler ve ortaklıklar kurmak için bir fırsat var. Önümüzdeki yıllarda daha hırslı ve genişletilmiş ikinci aşama Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) doğru ilerlerken, mevcut Avrupa Birliği (AB)-Türkiye düzenlemelerinin kapsamadığı hizmet, teknoloji ve tarım gibi alanlardan yararlanarak ilişkimizi tam potansiyeline ulaştırmanın yollarını bulabileceğimizi umuyorum.”

Lord Janvrin, iki ülke ekonomisinin ihtiyaçlarına ve güçlü yönlerine uyarlanmış modern ve kapsamlı bir STA’nın inşa edilme fırsatı bulduğunu da dile getirdi.

“Türkiye’nin dijitla dönüşümüne yatırım çağrısı”

İki ülke yatırımcılarının imalat, otomotiv, telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri gibi alanlarda yakın iş birliği içinde olduğuna işaret eden Lord Janvrin, “Ancak daha da hırslı olmalıyız. Küreselleşme yeni bir döneme girdi ve önceden uluslararası ticareti sınırlandıran mesafeler ortadan kalkıyor. Dijital ekonomi, küresel ticaret ve yatırımlardan giderek daha fazla pay alıyor. Hem İngiltere hem Türkiye, ekonomilerinin geleceğe hazır olmasını istiyor ve bu Türkiye’nin dijital dönüşümüne birlikte yatırım yaparak sağlanacaktır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de düşük karbonlu enerji çözümleri ve yenilenebilir teknolojiler alanında yapılması gereken önemli yatırımlar bulunduğunu söyleyen Lord Janvrin, “Vatandaşların yaşamını iyileştiren ve çevresel etkiyi azaltan akıllı şehir teknolojileri, kentsel hareketlilik ve dijital sağlık alanlarında önemli yatırım fırsatları görüyorum.” dedi.

Lord Janvrin, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın ülkelere salgın sonrası daha temiz ve yeşil bir ekonomi inşa etme çağrısında bulunduğunu, “Yeşil Sanayi Devrimi”nden söz ettiğini hatırlatarak şöyle konuştu:

“İngiltere, bunu nasıl başaracağına dair 10 maddelik bir plan hazırladı. Başbakan’ın Ticaret Elçisi olarak, bu hedefler doğrultusunda yatırım ve ticareti desteklemeye çalışacağım. Bu, hidrojen ve temiz enerjiden elektrikli araçlara ve daha enerji verimli evlere kadar alanları kapsayacak. Türkiye bu alanlarda iyi ilerleme kaydetti. Düşük karbon ekonomilerimizi şekillendirirken ticari iş birliğimizi geliştirme ve en iyi uygulamaları paylaşma fırsatımız bulunuyor.”

“Türk şirketlere yüzde sıfır tarife uygulaması devam edecek”

Lord Janvrin, Türkiye ile İngiltere arasında Aralık 2020’de imzalanan STA’nın, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması’ndan sonraki en önemli ticaret anlaşması olduğunu, İngiltere’nin ise Brexit’ten sonra imzaladığı ilk ticaret anlaşması niteliğini taşıdığını belirterek, otomotiv ve tekstil gibi kilit sektörlerde faaliyet gösteren Türk işletmelere yüzde sıfır tarife uygulamasının süreceğini dile getirdi.

Dünya Ticaret Örgütünün çamaşır makinesi ve televizyon ithalatı için öngördüğü yüzde 2 ve 14’lük tarifelerin de Türk ihracatçılar için Britanya’ya ithalatta yüzde sıfır olarak devam edeceği bilgisini veren Lord Janvrin, şunları kaydetti:

“İkili ticaretimiz son 10 yıl içinde neredeyse yüzde 70 büyüyerek 2019’da 19 milyar sterlinle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Pandeminin ekonomik sonuçları, bu rakamları biraz düşürmüş olsa da ticaretimizin büyük bir kısmı direnç gösterdi ve küresel krizden çıktığımızda, bu olumlu ilerlemenin devam edeceği konusunda iyimseriz.”

Birleşik Krallık ve Türkiye arasındaki STA’nın, salgın koşullarının ardından güçlü bir iyileşme ortamı sunacağını vurgulayan Lord Janvrin, “Anlaşma, Birleşik Krallık’ı dinamik ekonomilerle yapılan modern anlaşmalar ağının merkezine yerleştirme planımızın bir parçası olarak, yakın gelecekte Türkiye ile yapmak istediğimiz yeni ve daha iddialı bir anlaşmanın da yolunu açıyor.” dedi.