Helikopter

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Helikopter

Askeri helikopter neden düştü? MSB açıkladı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Bitlis’in Tatvan ilçesinde düşen askeri helikopterin ön raporunu açıkladı. Kazaya, kötü hava koşulları nedeniyle meydana gelen görüş kaybı neden oldu.

Bitlis Tatvan ilçesinde 11 askerin şehit düştüğü helikopter kazasının ön raporuna göre, kazaya helikopterdeki bir arıza değil; kötü hava koşulları nedeniyle bir anda kaybolan görüş mesafesi neden oldu.

Kazanın ön raporu açıklandı

Bitlis’te 11 askerin şehit düştüğü helikopter kazası için kaza-kırım ekibinin olay yerindeki çalışmaları tamamlandı, ön rapor açıklandı.

Buna göre kazaya helikopterdeki bir arıza değil, kötü hava koşulları nedeniyle bir anda kaybolan görüş mesafesi neden oldu. Ayrıntıları NTV ekibinden Özden Erkuş aktardı.

Olumsuz hava koşulları neden oldu

Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) yapılan açıklamaya göre, raporda yer alan kazaya dair bulgular şöyle:

”Saat 14.30’dan itibaren ani hava değişimi ile olumsuz hava şartlarıyla karşılaşılmış, bulut içine girilmiştir. Bunun üzerine pilotlar tarafından geri dönüş kararı verilmiştir. Ancak maalesef saat 14.41’de kaza kırım meydana geldiği değerlendirilmektedir.

Olayın meydana gelmesinde helikopterden kaynaklanan bir neden olmadığı, helikopterin bakım faaliyetlerinin mevcut mevzuata uygun olarak zamanında ve uygun şekilde yapıldığı, helikoptere yönelik hava şartları dışında herhangi bir dış etkinin olmadığı, uçuşun son aşamasında hava koşullarının ani değişimi sonucunda ortaya çıkan olumsuz hava şartları nedeniyle helikopterin bulut içinde kalması ve bir anda yer görüş şartlarını kaybetmesi nedeniyle meydana geldiği değerlendirilmektedir.”

 

24 yılda 38 şehit! Fransız Cougar’ın yerini Türkiye’nin milli helikopteri Gökbey alacak

Bitlis’ten gelen 11 şehit haberi Türkiye’yi yasa boğdu. Daha önce de Cougar helikopterlerin kazalarında toplam 38 şehit verilmesi gözleri Fransız üretimi olan helikoptere çevirdi. Türkiye’nin milli helikopteri Gökbey’in kısa sürede Cougar’ın yerini alması bekleniyor. İşte Gökbey’in

Bitlis’te meydana gelen helikopter kazası Türkiye’yi yasa boğdu. 11 askerimizin şehit olduğu kazanın ardından gözler Fransız yapımı Cougar helikopterlere çevrildi. Türkiye’nin yerli ve milli helikopteri Gökbey, Cougar’ın yerini alacak.

24 yılda 38 şehit

Bingöl’den Tatvan’a gitmek üzere dün saat 13.55’te havalanan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait Cougar tipi helikopter düştü. Kazada 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş’ın da aralarında bulunduğu 11 asker şehit oldu, 2 asker de yaralandı.

Yürekleri yakan kazayla gözler önceki yıllarda meydana gelen helikopter kazalarına çevirildi. 24 yılda yaşanan 4 Cougar kazasında 38 asker şehit oldu.

Yerini Gökbey alacak

Yerli imkanlarla geliştirilip üretilen ilk Genel Maksat Helikopteri Gökbey ilk uçuşunu 6 Eylül 2018’de gerçekleştirdi.

Azami kalkış ağırlığı 6 ton olan T625 genel maksat helikopteri Gökbey, 2 motora sahip ve 5 palden oluşuyor. LHTEC-CTS800-4AT tipi iki motor toplamda 1024 kw kalkış gücü üretiyor.

Ana motor çapı 13.20 metre olan Gökbey’in uzunluğu 15.87 metre ve 1020 kiloluk standart yakıt tankının yanı sıra 280 kg’lık harici yakıt tankı da bulunuyor.

Gökbey ile 2 mürettebatın yanı sıra 10 yolcu ya da yüksek yoğunlukta 12 yolcu uçabiliyor. VIP donanımla da 4-5 yolcu taşınabiliyor. Helikopterin azami seyir hızı 165 knots yani 305 km. Havada 3.6 saat kalabilen Gökbey 403 deniz mili menzile sahip ve 20 bin fit irtifaya dek çıkabiliyor.

Milli helikoptere yerli motor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve diğer ihtiyaç sahibi makamların, genel maksat helikopteri ihtiyaçlarının özgün bir platform ile karşılanması hedefiyle yürütülmekte olan Özgün Helikopter Programı kapsamında tasarlanan Gökbey, sertifikasyon sürecinin ardından 2024’ten sonra milli motorla uçacak.

Aviyonik sistemleri, gövde, rotor sistemi, iniş takımı gibi sistemlerinin tamamı TUSAŞ imzası taşıyan Gökbey’in testleri de bundan sonra milli motor TS1400 ile yapılacak.

En zorlu iklim ve coğrafyalarda, yüksek irtifa ve yüksek sıcaklıkta, gece ve gündüz koşullarında etkin bir şekilde faaliyet göstermek üzere tasarlanan Gökbey’in ilk prototipi, ilk test uçuşunu 6 Eylül 2018’de başarıyla gerçekleştirdi.

Gökbey’in seri üretiminin 2021 için gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Türkiye’den insansız helikopter hamlesi

Türkiye’de bir teknoloji şirketi, yüksek yük taşıma kapasitesine, uçuş süresi ve menziline sahip hava aracı elde etmek için insansız helikopter yaptı. İnsansızlaştırılan helikopterde hedef 2021 yılının sonlarına doğru seri üretime geçmek.

Türk teknoloji şirketi, askeri ve sivil alandaki ihtiyaçları karşılamak amacıyla, yüksek yük taşıma kapasitesine, uçuş süresi ve menziline sahip hava aracı elde etmek için bir helikopteri insansızlaştırdı.

Titra Teknoloji Üst Yöneticisi Selman Dönmez, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirketin, 2016’da kamuya hizmet vermek amacıyla kurulan SBI Bilişim’in grup firması olarak faaliyet gösterdiğini söyledi.

Ülkeye, faydalı teknolojiler kazandırmak, yeni teknolojiler transfer etmek için yola çıktıklarını dile getiren Dönmez, bilişim alanında yaptıkları çalışmalarla grubu büyüttükten sonra savunma sanayisine yönelik faaliyetleri aktararak bu yıl Titra Teknoloji’yi kurduklarını ifade etti.

İnsansız sistemler, akıllı sistemler ile yapay zeka alanlarında yatırım, çalışma ve araştırmalar gerçekleştirdiklerini anlatan Dönmez, insansız teknolojiler alanındaki çalışmalara sürü teknolojileriyle başladıklarını ve bu alanda algoritmalar, yazılımlar oluşturduklarını bildirdi.

İnsansız teknolojilerde boş bir alan olarak gördükleri insansız helikoptere yönelik çalışma yapmayı kararlaştırdıklarını belirten Dönmez, şöyle konuştu:

“Yüksek yük taşıma kapasiteli, uzun süre havada kalabilen, yakıt motorlu, yüksek irtifalarda uzun menzilli uçuş yapabilen bir platform ihtiyacı olduğunu gördük. Bunun hem sivil hem askeri alanda ciddi bir ihtiyacı karşılayacağını fark ettik. Sürü alanında yaptığımız çalışmalarla platformları çok iyi tanıdık. Orada geliştirdiğimiz yetenek ve kabiliyetlerle, yetiştirdiğimiz mühendislerle bu projeye başladık.”

Geliştirdikleri platformu, “insanlı olarak uçan bir platformun insansızlaştırılması” olarak tanımlayan Dönmez, “Odaklandığımız temel teknoloji ve çözüm, insansızlaştırabilme yeteneği. 190 kilograma kadar iki insan taşıyabilen ve 3 saat kadar havada kalabilen bir platformdu. Global marketten insanlı bir platformu satın aldık ve Belarus menşeli bir mühendislik firmasıyla iş birliği yaparak dönüşüm sürecini başlattık.” dedi.

Süreç içinde gerekli modernizasyonları planladıklarını ve bu kapsamda cihazın daha uzun süre havada kalabilmesi için yakıt tankının büyütülmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını anlatan Dönmez, şu ifadeleri kullandı:

“Uzun süre havada kaldığı için motor performansının artırılması gerekiyordu. Motorda bazı modifikasyonlar yaptık. Normalde bir insan tarafından kontrol edilen fonksiyonların insansız olarak yerine getirilebilmesi için elektromekanik ekipman modernizasyonu gerçekleştirdik. Çalışmalar sonunda 800-850 kilometre uçuş menziline, 15 bin feetten fazla uçuş irtifasına sahip, 7-8 saat havada kalabilen, 160 kilograma kadar faydalı yük taşıyabilen bir platform elde ettik.”

Yüksek yerlilik oranıyla Türkiye’de seri üretim

Platform konusundaki asıl hedeflerinin insansızlaştırma sürecinin gerçekleştirilebilirliğini ortaya koymak olduğunu vurgulayan Dönmez, ilk aşamada bunu başardıklarını söyledi.

Sonraki aşamalarda projenin seri üretiminin Türkiye’de gerçekleştirilmesine yönelik adımları planladıklarını dile getiren Dönmez, yerlilik oranını giderek artıracak şekilde çalışmalarına devam ettiklerini belirtti.

Dönmez, “Hedefimiz 2021 yılının sonlarına doğru seri üretime geçmek. Burada bir insansızlaştırma yaptık. Bu, envanterdeki herhangi bir platformun da insansızlaştırılabileceğinin göstergesi. Bir platformun dünüşümü 6-8 ay kadar süre alabilir. Bu platform hali hazırda uçuşa hazır, testleri gerçekleştirilmiş ve teknolojisi doğrulanmış bir platform niteliği taşıyor.” diye konuştu.

Afette baz istasyonu, operasyonda ikmal aracı

Aracın kullanım senaryolarına ilişkin de bilgi veren Selman Dönmez, aracın yük taşıma kapasitesinin yüksek olması dolasıyla sivil alanda lojistik amaçlı kullanılabileceğini, acil durumlar ve afetlerde ise baz istasyonu entegre edilerek haberleşme alanında değerlendirilebileceğini dile getirdi.

Dönmez, aracın askeri alanda ise operasyon bölgelerine mühimmat sevkiyatı, ikmal gibi görevleri yerine getirebileceğini söyledi.

Öncelikli hedeflerinin, Türkiye’nin, üzerinde çalıştıkları alandaki ihtiyaçlarını karşılamak olduğunu ifade eden Dönmez, bunun yanında askeri alanda dost ve kardeş ülkeleri, ticari alanda ise farklı kullanıcıları hedefleyen ihracat olanaklarını değerlendireceklerini kaydetti