Ersin Tatar

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Ersin Tatar

Ersin Tatar’dan Anastasiadis’e tokat gibi cevap: Benim arkamda 85 milyon Türkiye var

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Cenevre görüşmelerinde Rum lider Nikos Anastasiadis’e, “Sen ne kadar egemensen, ben de o kadar egemenim. Sen ne kadar devletsen ben de o kadar devletim. Artı benim arkamda 85 milyon Türkiye var” dediğini açıkladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Gençlik Topluluğu tarafından düzenlenen “Bugün günlerden Kıbrıs: Egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm vizyonu” konulu çevrimiçi toplantıya konuk oldu. Gençlik Topluluğu Başkanı Ertan Atasayar’ın moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıda Samsun Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı ve OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal da birer selamlama konuşması gerçekleştirdi.

“İlk kez bu iki devleti masaya getirmenin gururunu yaşadım”

Cenevre toplantısından bahseden KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Her ne kadar gayri resmi deseler de orada ciddi anlamda bir toplantı oldu. ve Kıbrıs tarihinde 3. kere hem Rumlar hem Türkler hem de garantör ülkeler bir araya geldi. ve ben orada ilk kez bu iki devleti masaya getirmenin gururunu yaşadım. Çünkü şimdiye kadar oraya gidenler hep Denktaş Bey dahi federasyon için gittiler. Çünkü o şekildeydi beklenti, o şekildeydi süreç. Bana nasip oldu. Ben oraya tabii ki Türkiye’nin de desteğiyle gidip de dedim ki, ‘Federasyon defteri kapanmıştır’. Çünkü Annan planında dünyayı kandırdınız” ifadelerini kullandı.

“Artık bir kere daha kandırılmamak lazım”

Federasyon için geçmişte yapılan çabayı ‘kandırmaca’ olarak nitelendiren Ersin Tatar, “Dünyanın her yetkilisi o zaman Kıbrıs’a geldi. Sayın Denktaş’a ve Türkiye liderine dediler ki ‘yeter ki Kıbrıs Türkleri evet desin, Kıbrıs Türklerinin izolasyonları kalkacak, direkt uçuşlar açılacak, şu ambargo kalkacak’ hep yalan dolan. Bizler ‘evet’ dedik, karşı taraf ‘hayır’ dedi. Onlar Avrupa Birliği’ne alındı. Bizlere ne ambargo kalktı ne izolasyon kalktı ne de direkt uçuş başladı. Aynı şekilde yaşamaya devam ettik. Dolayısıyla artık bir kere daha kandırılmamak lazım. 2017’de de benzer süreçler yaşandı, yine Rumlarla bir anlaşmaya varılamadı. Dolayısıyla ben zaten bütün seçim propagandamda ‘iki devletli’yi savundum. Ona göre seçildik. Ondan sonra da bütün dünyaya gelen gidene ben neden iki eşit egemen devlet ısrarında olduğumu söyledim” açıklamasında bulundu.

“Çavuşoğlu yalanlarını yüzlerine söyledi”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Cenevre toplantısındaki çabasını överek, “Dolayısıyla ben oraya gittim. Bütün dünyaya kayda geçirttim. Sayın Çavuşoğlu Dışişleri Bakanımız, orada gerçekten olağanüstü bir hitap gücüyle ve konuşmalarıyla bana destek verdi. 2017’de Anastasiadis’le zaten o kendisi çok tartışmalar içinde olmuştu. Ben orada yoktum. Ama Sayın Çavuşoğlu 2017 görüşmelerinde oradaydı. Kendisine oradaki 2017 belgeleriyle ‘işte sen şunu dedin’, ‘sen bunu dedin’, dönüşümlü başkanlığı kabul etmediğini yalan söylediğini hepsini yüzüne Sayın Çavuşoğlu söyledi” bilgilerini verdi.

Anastasiadis’in yüzüne tokat gibi cevap

Cumhurbaşkanı Tatar, Rum lider Nikos Anastasiadis’e Cenevre’de şunları söylediğini açıkladı:

“Ve dolayısıyla o müzakere masasında, o tartışmalar içerisinde bana da çeşitli tabii ki yanlış yanlış konuşmaları oldu. Ben de kendisine bütün dünyanın önünde, ‘sen ne kadar egemensen, ben de o kadar egemenim. Sen ne kadar devletsen ben de o kadar devletim. Artı benim arkamda 85 milyon Türkiye var. Buradan sadece 40 mil uzaklıkta. Dolayısıyla Türkiye’nin bize olan yakınlığını, bizim bağlarımızı, muhabbetimizi, Türkiye’nin bir garantör ülke, anavatan olmasını hiçbir zaman unutmayınız. Çünkü siz Avrupa Birliği’ne girmek suretiyle zaten bizlere en büyük yanlışı yaptınız. Bizim onayımız olmadan, Türkiye Cumhuriyeti’nin onayı olmadan bir defa kılıf uydurarak AB’ye girmeniz dolayısıyla ‘Biz AB’yi arkamıza aldık, AB kanallarına tabisiniz’, o bakımdan ‘Türkiye buradan gidecek, çekilecek, garantörlüğü de son bulacak çünkü garantörlüğünde modası geçti’ gibi laflarla bizi öyle bir oyuna getiremezsiniz’ dedim

“Adam diyor Rum Cumhuriyeti’ne yama olalım”

Bazı Kıbrıslı Türklerin yanılgı içinde olduğunu dile getiren Ersin Tatar şöyle devam etti:

“Pazartesi Meclis’e gidip bu konuşma yapacağım. Tabii, bin bir laf da duyacağım. Onun içerisindeki bazısı, benden çok farklı düşünüyorlar. İnanamazsınız yani bir Kıbrıslı Türk, buralarda doğup büyüyen, bu mahallelerden; biri benim gibi düşünecek, öbürü diyecek ‘Tatar yanlış yoldadır’, ‘Tatar bizi felakete götürüyor’, ‘Tatar bizi dünyadan kopartıyor’, ‘Biz ne yapıp yapıp bu Rumlarla anlaşmak durumundayız’. Yani adam diyor ki sana, ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, git ve bu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin adını değiştirelim. Ad olarak Kıbrıs Federal Cumhuriyeti. Avrupa Birliği’ne girelim. ve Avrupa Birliği’nde tabii ki bey paşa yaşayalım. Buyurun. Adam diyor ‘Rum Cumhuriyeti’ne yama olalım ve en sonunda burası Yunan adası olacak. Burası ENOSIS’cilerin, EOKA’cıların o kahramanların ana yurdudur’ diyor adam. ‘Birer birer Türkiye de buradan gidecek. Türk askeri gidecek’ diyor.”

“Füzeleri dikecekler burada ‘Doğu Akdeniz bizimdir’ diyecekler”

Türkiye’yi Anadolu’ya hapsetmek üzere oynanan oyunu anlatan Tatar şunları söyledi:

“Kimse zannetmesin ki 1963’ten 74’e kadar bizi bunun içerisinde canlı canlı mezara gömerlerken Türkiye seyretti de gelemedi. Johnson mektubu geldi, Amerikan filosu geldi. O geldi bu geldi engellediler ve gelemedi. Seyrettiler bizi burada ve her gün ağladılar. Biz de ağladık, onlar da ağladı. Biz et ve tırnak, hepimiz Türk evladıyız netice itibarıyla. Dolayısıyla böyle bir anlaşma yapılırsa ve Türkiye buradan giderse, Türkiye bir kere daha gelemez. Sizler Türk evlatları olarak, Türk gençleri olarak bunu sizle samimiyetle paylaşmak istiyorum. Gelemez. Burası şimdi Avrupa Birliği olacak, burada Yunanistan’ı, Rumları, Fransa’sı da burada. Bilmem o da, bu da hepsi burada. Türkiye’ye füzeleri dikecekler burada, Türkiye’yi Anadolu’ya hapsettiler, ‘Doğu Akdeniz’de çoğu bizimdir’ diyecekler ve bir takım oyunlar ve masallar… Biz de bu oyuna gelmeyeceğiz diyorum. Seçimle geldim, seçimle kaybedersem giderim. Ama asla bu duruşumdan vazgeçmem. Bu heyecanımdan, bu doğru yoldan vazgeçmem.”

ABD Başkanı Biden’ın sözde ‘soykırım‘ tanımlamasına ise, “Şimdi onu orada seçtiler. O seçenlerin içerisinde herhalde o gruplardan insanlar var. Onları memnun ediyor. Yani aklı başında kimse bu kadar büyük bir ülkeye Türkiye Cumhuriyeti öyledir, bu kadar hakaret etmez, aklı başında olsa. Trump zamanında tweet yazar bilmem ne yapardı bilirsiniz” şeklinde konuştu.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs için 6 maddelik öneri sundu

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen gayriresmi Kıbrıs konferansında, Kıbrıs’ta kalıcı çözüm için 6 maddeden oluşan öneri sundu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen gayriresmi Kıbrıs konferansında, Kıbrıs’ta kalıcı çözüm için 6 maddeden oluşan öneri sundu.

Ayrıntılar geliyor…

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın acı günü

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın babası Rüstem Tatar, 90 yaşında hayatını kaybetti.

Rüstem Tatar’ın cenazesi bugün Lefkoşa Kabristanlığında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kuralları çerçevesinde birinci derece aile yakınlarının katılımıyla defnedilecek.

​Gazeteci Sefa Karahasan, kişisel Twitter hesabında Tatar ile konuştuğunu aktardı. Buna göre Tatar, “Çocuklarını çok iyi eğiterek büyüten babamızı kaybettik” dedi.

Ersin Tatar’dan çok net mesaj: Buna izin vermeyiz

Terör örgütü EOKA’yı anan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’e tepki gösteren KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Her ne pahasına olursa olsun, halkımızı o katliam ve vahşet dolu günlere geri döndürmeyeceğiz, Rum terörünün insafına terk etmeyeceğiz. Devletimizden, egemenliğimizden, özgürlüğümüzden, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk askerinden asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, terör örgütü EOKA’nın 1 Nisan 1955’te silahlı eylemlere başlamasının 66. yıl dönümünde yaptığı açıklamaları kınadı.

Tatar, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Rum liderinin 1 Nisan’ı “Kıbrıs Helenizmi’nin en görkemli günlerinden biri” olarak nitelemesini eleştirerek, “Anastasiadis’in terör örgütü EOKA’nın 1 Nisan 1955 tarihinde silahlı eylemlere başlamasının 66. yıl dönümünde yaptığı açıklamalar Rum zihniyetinin değişmediğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.” ifadelerini kullandı.

Rum liderin açıklamalarında EOKA teröristlerine hayranlık ve saygı duyduğunu belirtirken, Kıbrıs’ı yeniden birleştirmek için mücadeleye devam edeceklerini ifade ettiğini aktaran Tatar, “Anastasiadis, 1 Nisan 1955 tarihinde EOKA’nın bombalar ve silahlarla terör eylemlerine başlamış olduğunu ve Kıbrıs’ı kan gölüne çevirdiğini unutmuşa benziyor. Terör örgütü mensuplarına ‘hayranlık ve saygı duyduğunu’ açıklaması oldukça dikkat çekici ve ürpertici.” değerlendirmesinde bulundu.

EOKA’nın Rum liderliği, Rum Ortodoks Kilisesi ve Yunanistan tarafından organize edilip desteklenen bir terör örgütü olduğunu anımsatan Tatar, “Bunun kanıtları ve belgeleri de ortadadır. Dağıttığı ilk bildirilerde ‘İngilizlerden sonra sıra Kıbrıs Türklerine gelecektir, Kıbrıs Türklerini silah zoruyla bu adadan kovacağız, gitmeyenleri de yok edeceğiz’ diyen EOKA bir terör örgütüdür. 1955- 1958 döneminde köylerimizi yakıp kavuran, yüzlerce savunmasız insanımızı katleden EOKA bir terör örgütüdür. 1963-1974 döneminde Akritas Planı doğrultusunda Kıbrıs Türk halkına yönelik katliam ve soykırım uygulayan EOKA bir terör örgütüdür. Kumsal, Ayvasıl, Arpalık, Gaziveren, Baf, Mağusa, Atlılar, Muratağa, Sandallar, Taşkent ve diğer katliamlar da bunun kanıtıdır. Bunları da unutmamız mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

“Güney Kıbrıs’ta Türk düşmanlığı yoğunlaşıyor”

Son günlerde Güney Kıbrıs’ta Türk düşmanlığının yoğunlaştığına, güneydeki Türklere ait camiler ile dini ve kutsal mekanlara yönelik saldırıların arttığına, buralarda ‘Türklere ölüm’ sloganları atıldığına, ayrıca terör örgütü anısına pullar bastırılıp Rum okullarına Enosis mücadelesini simgeleyen beyaz haçlı bayraklar asıldığına dikkati çeken Tatar şöyle devam etti:

“Tüm bunlara rağmen, Anastasiadis ‘Kıbrıs’ı yeniden birleştirme’ hedefinden bahsetmektedir. Bunun anlamı ise Kıbrıs’ı bir Helen adasına çevirmek ve Kıbrıs Türk halkını azınlık yaparak, Rum devletine yamalamaktır. Ama bunu başarmaları mümkün değildir ve bu bir hayalden öteye de gidemez. Geçmişte buna karşı nasıl direndiysek, yine direneceğiz ve direnmeye devam edeceğiz. Halkımızı Rum’un azınlığı yapmayacağız.”

Anastasiadis ile Rum liderliğinin Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlüğün kaldırılması ve Türk askerinin adadan uzaklaştırılmasını talep etmelerinin ana sebebinin Kıbrıs Türk halkını savunmasız ve korumasız bırakarak 1974 öncesine dönülmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Tatar, “Her ne pahasına olursa olsun, halkımızı o katliam ve vahşet dolu günlere geri döndürmeyeceğiz, Rum terörünün insafına terk etmeyeceğiz. Devletimizden, egemenliğimizden, özgürlüğümüzden, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk askerinden asla vazgeçmeyeceğiz.” görüşünü dile getirdi.

“Türk Mukavemet Teşkilatı savunma örgütüdür”

Cumhurbaşkanı Tatar, Anastasiadis’in Türk Mukavemet Teşkilatı’nı (TMT) “terör örgütü” olarak nitelemesine ise, “TMT bir saldırı örgütü değil, bir savunma örgütüdür. Terör örgütü EOKA’nın saldırılarına karşı Kıbrıs Türk halkını korumak için kurulmuştur. EOKA terör örgütü gibi savunmasız insanları, kadınları, çocukları, yaşlıları katletmemiş, katliam ve soykırım uygulamamıştır. TMT, sadece Kıbrıs Türk halkının varlığını, namus ve haysiyeti ile insanca yaşama hakkını savunmuştur. Ve eğer TMT olmasaydı, Kıbrıs’ta ikinci bir Girit faciası yaşanacak, bir tek Türk bile sağ bırakılmayacaktı. Bu nedenlerle TMT kurucularına ve TMT’nin kahraman neferlerine minnet borcumuz vardır.” sözleriyle yanıt verdi.

Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir anlaşmaya varılmasının ancak Kıbrıs’ta yaşanan gerçeklerin herkes tarafından kabul edilmesiyle mümkün olabileceğine işaret eden Tatar, şunları kaydetti:

“Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’e tavsiyem Kıbrıs’ta yaşanan gerçekleri çarpıtmaması, Kıbrıs’ı kan gölüne çeviren EOKA gibi terör örgütlerini sahiplenmemesi, gerçek dışı iddialarda bulunmaması ve Kıbrıs Türk halkının bağrından doğan TMT’nin adını bir kez daha ağzına almamasıdır.”

Ersin Tatar’dan AB’ye aşı resti: Kabul etmeyeceğiz

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, AB’nin Rum Kesimi üzerinden aşı yardımı yapmasını kabul etmeyeceklerini söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde yakın zamanda düzenlenmesi planlanan Kıbrıs konulu 5+1 formatındaki konferanstan sonra resmi bir müzakere süreci başlayacaksa bunun ancak egemen eşitliğe dayalı bir çözüm için olabileceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Tatar, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar‘ı kabulü sonrasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Spehar ile yaptığı görüşmeye işaret eden Tatar, BM Barış Gücü raporu ve iyi niyet misyonu çerçevesinde sunduğu raporun detaylarının konuşulduğunu, 5+1 konferansına yönelik beklentileri ve duruşlarını aktarma fırsatı bulduklarını belirtti.

Şu anda bir hazırlık döneminde olduklarını aktaran Tatar, ciddi anlamda 5+1 konferansının şubat sonu veya mart başında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının gidişatına bağlı olarak düzenlenmesi için bir çalışmanın etkili biçimde devam ettiğini dile getirdi.

Tatar, Kıbrıs görüşmeleri bağlamında son 50 yıldır netice alınamadığına işaret ederek, federal bir anlayışın geride kaldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, 5+1 konferansından sonra resmi bir müzakere süreci başlayacaksa bunun ancak egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki devletin iş birliği içerisinde ve uluslararası statü bağlamında iki eşit devlet için olabileceğini söylediklerini belirtti.

BM’nin, Rum tarafının ve garantör ülkelerin bu konuda çalıştığını ifade eden Tatar, Kıbrıs Türk tarafı olarak bu toplantıya katılacaklarını teyit ettiklerini vurguladı.

Biz mesajlarımızı açık ve net veriyoruz, Türkiye Cumhuriyeti de aynı şekilde bizlerin verdiği mesajları net şekilde veriyor.” diyen Tatar, Türk tarafının 5+1 konferansına en iyi şekilde hazırlanmak suretiyle Kıbrıs Türk halkının beklentilerini, umutlarını ve geleceğe yönelik bakış açısını en iyi şekilde anlattığını söyledi.

Tatar, Avrupa Birliği’nin (AB) bu işin bir parçası olmadığının altını çizerek, şöyle devam etti:

Bizim 5+1 konferansta muhatabımız BM’dir. BM, iyi niyet misyonları çerçevesinde bu toplantılara dahil olmaktadır. Eğer teknik bakımdan bir bilgi istenirse, bu bilgi AB’den istenilebilir ama AB, bu toplantıların bir tarafı değildir, olmamalıdır.

Bizim için esas olan Kıbrıs meselesinin özüdür. Bu esas da 5+1’de görüşülecek konudur. 5+1 konferansta güven yaratıcı önlemlerin konuşulması veya ona benzer bir hamle, meselenin saptırılması anlamına gelir. Dolayısıyla bu toplantıda, onun gündeme gelmesini kabul etmediğimizi ifade ettik.

AB’ye aşı resti

AB’den gelecek aşı konusunu da görüştüklerini aktaran Tatar, bu konuda gerekli zemin için BM’den yardım istediklerini, muhataplarının Kıbrıs Rum Yönetimi değil, AB olduğunu söyledi.

Tatar, aşı konusunda Kıbrıslı Türk ve Rumlardan oluşan iki toplumlu teknik komitelerin çalışabilmesi için birtakım girişimler içerisinde olduklarını ifade etti.

İlgili teknik komite tarafından bugün kendilerine sunulan raporda, aşıların Rum yönetimi üzerinden gelebilme olasılığının bulunduğunu belirten Tatar, ancak bunu kabul etmeyeceklerini, bu aşı verilecekse direkt AB üzerinden olması gerektiğini dile getirdiklerini aktardı.