ekrem imamoglu

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

ekrem imamoglu

Danıştay’dan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a kötü haber

Danıştay 10. dairesi, İçişleri Bakanlığı’nın CHP’li belediyelerin izinsiz yardım toplamasını durduran genelgesinin yürütmesinin durdurulması için açılan davayı reddetti.

Koronavirüs salgınının hemen ardından izinsiz olarak yardım kampanyaları başlatan başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş dahil CHP’li belediyelere Danıştay’dan kötü haber geldi.

Danıştay 10. dairesi, İçişleri Bakanlığı’nın belediyelerin yardım toplamasını durduran genelgesinin  yürütmesinin durdurulması talebini reddetti. Fevzi Çakır’ın haberine göre, belediyelerin yardım toplamasının yasaklanmasına dair süreç devam edecek. Danıştay, genelgenin iptal istemini ise daha sonra karara bağlayacak.

Ne olmuştu?

Yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınında ekonomik yönden etkilenen vatandaşlara yardım için başta İstanbul, Ankara ve İzmir büyükşehir belediyeleri olmak üzere yardım kampanyası düzenledi. Belediyelerin yardım toplamasını Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Devlet içinde, devlet olmanın anlamı yoktur. Bu bakımdan, şu anda bu kampanyalar sadece devletimizin açıkladığı birimler tarafından yürütülmektedir. Belediyeler böyle kampanyalar açacak olursa, devlet içinde devlet olur. Yasalar da buna müsaade etmiyor” sözleriyle eleştirdi.

İçişleri Bakanlığı tartışmaların ardından bir genelge yayımlayarak belediyelerin yardım toplamasını durdurdu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş,  yardım toplanmasını yasaklayan İçişleri Bakanlığı genelgesinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı.

İmamoğlu Yunan gazeteciye konuştu! Skandal Ayasofya açıklaması

Yunanistan’da düzenlenen panele telekonferansla bağlanan CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Yunan gazetecinin, “Ayasofya ile ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine skandal bir cevap verdi.

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğluAtina Belediye Başkanı Kostas Bakoyannis ile birlikte telekonferasla Yunanistan’da düzenlenen Uluslararası Delphi Ekonomi Forumu’na katıldı. Söz konusu panelde Ayasofya Camii ile ilgili tartışmalar gündeme getirildi.

Moderatör gazeteci Alexis Papachelas’ın “Ayasofyanın ibadete açılması ile ilgili düşüncelerinizi nedir?” sorusuna İmamoğlu, “Türkiye’nin ve dünyanın başka sorunları var” cevabını verdi.

“Ayasofya’nın ibadete açılması ihtiyacı yok”

İmamoğlu, “Türkiye’deki ibadethanelerden ve tarihi eserlerden merkezi hükümetin, turizm bakanlığı ve kurumlarının sorumlu olduğunu; İstanbul Belediye Başkanlığının sorumluluğu altında bulunmadığını” anımsattı.

İmamoğlu ayrıca, “Ayasofya’nın ibadete açılması gibi bir ihtiyacın bulunduğuna inanmadığını” belirtti.

Atina belediye Başkanı Bakoyannis ise Ayasofya’nın dünya kültür mirası olduğundan söz etti ve “Hristiyanların İstanbul’a gösterdiği özel sevginin bazen yok yere gerginliklere yol açtığı” görüşünü savundu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’u fethettikten sonra Ayasofya’yı camiye çeviren ve vakıf malı olarak hibe eden Fatih Sultan Mehmet’in türbesini ziyaret ederken tüm Türkiye’de infial uyandıran bir muamelede bulunmuştu. Ellerini arkada bağlayarak lakayıt bir tavır sergileyen İmamoğlu, durduk yere türbenin duvarına ayağını vurarak anlamsız bir harekete de imza atmıştı.

Satışlar Başladı önce HDP sonra İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu’nun HDP’lilere “Size layık olmaya çalışıyorsam ne mutlu bana. HDP’lilerin başımın üstünde yeri var” demesi karşısında sustular.

O kadar sustular ki, şimdi yüzlerine vurulunca “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. İP’liler Türk milletine karşı o kadar ihanet içinde oldular, yanlış kişilerle iş birliği yaptılar ki, herhalde utançlarından her meselede “Biz aslında yoğuz, biz aslında yaşamıyoruz” sahnesini oynuyorlar.

İP isimli parti öyle bir çuvalladı ki, seçim öncesi hangi ilişkiye girdiler, hangi iş birliğini yaptılarsa hepsini bir bir inkâr etmeye başladılar. Alenen gerçekleşen CHPHDP- İP ittifakını bile inkâra kalkışıyorlar. Herhalde ne kadar inkâr edersek o kadar etkili olur diye düşünüyorlar. İP isimli parti, HDP ile ittifak pisliğini temizlemek uğruna kendini öyle kaptırdı ki, en son geldikleri noktada Ekrem İmamoğlu’nu bile inkâra kalkıştılar.

İP isimli partinin Toplumsal Politikalar Başkanı ve Ankara Milletvekili Şenol Sunat, geçtiğimiz gün televizyon ekranlarından “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” dedi. Hiç güleceğimiz yoktu. Dünyanın tek cümlelik, çok komik fıkrası gibi… Yarın Ekrem İmamoğlu, İP kontenjanından müdür ve şef yaptıklarını kapının önüne koysa hakkıdır.

Bugün “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” diyenler seçimden önce CHP’den, HDP’den, Kandil’den daha çok Ekrem İmamoğlu’nu sahipleniyordu. Kimi “Ekrem İmamoğlu’nun babası şöyle milliyetçi, amcası şöyle Ülkücü” diye Ülkücüleri etkileme masalları anlatıyorlardı. Etkilenen oldu mu? Elbette oldu. Ama Ekrem İmamoğlu’nun gönlü daha ziyade terörist Demirtaş’a ve HDP’ye kaymıştı. Partisi CHP’nin politikası da bu yöndeydi.

Ekranlarda Ekrem İmamoğlu’nun PKK/ HDP ilişkisi tartışılırken onu savunamayıp “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” demek hem mensubu olduğunuz CHP-HDP ittifakına ayıp, hem de Türk milletinin aklıyla dalga geçmektir.

İstanbul Çatalca’da Ekrem İmamoğlu ile beraber miting yapıp, orada “Hepimiz Ekrem İmamoğlu’na oy vermiş, oyu murdar edilmiş seçmen olarak buradayız. 23 Haziran’da Ekrem Başkanıma mazbatasını yeniden vererek ve o sandıkları oyla patlatarak yeniden seçmek için buradayız” diyen Meral Akşener’de İP’in Genel Başkanı değil o halde?

Kemal Kılıçdaroğlu, İP Genel Merkezi’nde Meral Akşener’i ziyaret ettiği gün, kameraların karşısına geçip “Biliyorsunuz bizim İstanbul’da adayımız yok ve yine olmayacak. Dolayısıyla Sayın Ekrem İmamoğlu’nu dün desteklemiştik, bugün de elimizdeki tüm imkânları kullanarak destekleyeceğiz” diyen Meral Akşener, Şenol Sunat’ın neyi oluyor?

Meral Akşener’in ve parti yöneticilerinin Ekrem İmamoğlu’ndan 3 müdürlük, 2 şef kadrosu kapmak için nasıl canla başla çalıştığını bilmeyen mi var?

Kaldı ki, Ekrem İmamoğlu’nun mazbata dilekçesini tüm terör örgütlerine selam çakmasıyla meşhur CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile aynı arabada giderek veren İP İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu kim? Yoksa korsan il başkanınız mı var? HDP ile ittifak yapıyorlar “Biz yokuz” diyorlar.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne destekliyorlar “Biz yokuz” diyorlar.

Bunların “Biz yokuz” komedilerini izleyince Avrupa Yakası isimli dizideki Burhan Altıntop karakterinin komşusunu çıldırtmak için, onun karşısında dondurma yediği ve konuştuğu halde ona söylediği “Ben aslında yoğum, ben aslında yaşamıyorum” dediği sahne aklıma geliyor. Her türlü ihanetin içinde ol, her türlü haini destekle şimdi çık “Biz aslında yoğuz, biz aslında yaşamıyoruz” de…

Bunlar yakında “İP bizim partimiz değildi, Meral Akşener bizim genel başkanımız değildi” diye açıklama yaparsa şaşırmamak lazımdır.

Şimdi bunlara Tunç Soyer’i sorun, onu da desteklemediklerini söyleyeceklerdir. Oysa seçim öncesi CHP’den, HDP’den çok Tunç Soyer’i bunlar savunuyordu. Tunç Soyer’in babası Nurettin Soyer’in 12 Eylül 1980 dönemi Ülkücülere işkence zulümlerini örtbas etmek için en fazla Meral Akşener ve Müsavat Dervişoğlu mücadele vermiş… “Babam Nurettin Soyer’in hukukçuluğuyla gurur duyuyorum” diyen Tunç Soyer’i “Suç babadan oğula mı geçer?” diye savunmuşlardı. Tunç Soyer’in HDP-PKK sevdasına daha hiç girmiyorum.

Ekrem İmamoğlu’nu satan, Tunç Soyer’i hayli hayli satar. Ekrem İmamoğlu’nun karakteri, görev ahlakı, sözüne güvenirliliği, HDP-PKK sevdası patlayınca herhalde biz bunu tanımayalım moduna girdiler.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu’nun “Demirtaş’ın siyasetteki çizgisini çok beğeniyorum” sözüne sustular.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu “Demirtaş’ın suçu nedir? Niçin cezaevinde? Uygun bir zamanda ziyaretine gideceğim” dediğinde sustular.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu’nun terör örgütüne yardım ve yataklıktan dolayı kayyum atanan HDP’li belediye başkanlarına destek için ziyarete gitmesi, Fransa’da yaptığı konuşmayla Türkiye’yi bu yüzden Avrupa’ya şikâyet etmesi karşısında sustular.

Ekrem İmamoğlu’nu ölümüne savundular ve desteklediler. Ama Ekrem İmamoğlu’nun HDP’lilere “Size layık olmaya çalışıyorsam ne mutlu bana. HDP’lilerin başımın üstünde yeri var” demesi karşısında sustular.

O kadar sustular ki, şimdi yüzlerine vurulunca “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. İP’liler Türk milletine karşı o kadar ihanet içinde oldular, yanlış kişilerle iş birliği yaptılar ki, herhalde utançlarından her meselede “Biz aslında yoğuz, biz aslında yaşamıyoruz” sahnesini oynuyorlar. Ama CHP kontrolünde kurulmuş bu parti çatısı altında kalanlar, siyasi menfaatleri için yine aynı davranışı yapmaya devam edeceklerdir. Onlar sadece anı ve günü kurtarıyorlar.

Yoksa “İYİ Partiyi, CHP ve HDP ile yan yana getirme çabalarını çok çirkin ve ayıp buluyorum” dedikten aylar sonra CHP ile genel seçimlerde, HDP ile yerel seçimlerde ittifak yapan Meral Akşener değil miydi?

Dua edin de “Ekrem İmamoğlu, İYİ Partinin adayı değildir” dediğiniz için İstanbul Büyükşehir Belediyesine gönderdiğiniz üç müdürü, iki şefi kapının önüne koymasınlar…

Biz aslında yoğuz yoğ” tiyatronuz nereye kadar sürecek ibretle izliyoruz bakalım…

HaberKaynagi : turkgun

İBB’yi ‘Ekrem Cumhuriyeti’ne dönüştürdü! Yandaş medyaya 9 milyonluk kıyak

Seçim döneminden itibaren tasarruf sloganlarıyla göz boyayan İBB’nin CHP’li Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun koronavirüs sürecinde şahsi reklamını yaptırmak için yandaş medyaya 9 milyon liralık bir reklam geliri aktardığı ortaya çıktı.

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yine vaadlerinin aksi yönünde bir icraata imza attı. Sürekli olarak tasarruf vurgusu yapan İmamoğlu’nun, koronavirüs sürecinde şahsi reklamını yaptırmak için yandaş medyaya 9 milyon liralık bir reklam geliri aktardığı söylemleri gündeme yerleşti. Konu ile ilgili ulaştığımız İBB Sözcüsü Murat Ongun ise belge verilemeyeceğini, ancak 9 milyon değil sadece 1 milyon 135 bin 160 liralık bir ödemenin yapıldığı savunmasında bulundu.

İmamoğlu skandalı

Hiçbir şey yapmayıp da her şeyi yapıyormuş gibi görünmeyi başaran CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim öncesi vaadlerinin aksi yönde davranmaya devam ediyor. Yerel seçimler öncesinde ‘İBB’nin çok büyük kaynakları var’ diyen, sonrasında ise milletin zekatına ve fitresine talip olduğunu açıklayan İmamoğlu, yandaş medyayı reklam adı altında ihya ediyor. Koronavirüs salgını sürecinde hükümetten ayrı bir politika izleyerek adeta derebeyi gibi davranan İmamoğlu’nun, büyük yaygara kopararak yaptığı küçük yardımların reklamı için 9 milyon gibi devasa bir rakamı kendisini destekleyen medya kuruluşlarına aktardığı ortaya çıktı.

Besleyip semirtmişler

Daha önce de lüks araç kiralama ihaleleri, konser adı altında yandaş sanatçılara ödenen astronomik rakamlar ve tatil haberleriyle kamuoyunu meşgul eden CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun adının karıştığı reklam skandalı kamuoyunda büyük yankı uyandırdı

İBB sözcüsü Murat Ongun ise, sorumuz üzerine belge veremeyeceğini, ancak “30 kanal için toplam 1 milyon 135 bin 160 tl ödeme yaptıkları” savunmasında bulundu.

İmamoğlu’nun bahanelerine AK Partili isim son noktayı koydu

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İBB meclisinde metro hizmetlerinin engellendiği iddiasına Esenler Belediye Başkanı ve AK Parti İBB meclis üyesi Tevfik Göksu’dan yanıt geldi. Göksu, “Yalana gerek yok sayın Başkan. Beceremediğiniz her işte bizi bahane etmeyi bırakın artık. Metro ile ilgili bugüne kadar meclise getirdiğiniz tüm borçlanma yetkilerine onay vermedik mi? Şu an İBB Meclisinde ‘Metro çalışması’ ile ilgili bekleyen hiç bir borçlanma teklifi bulunmuyor” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yapmadığı yollar ve metrolar için şimdi de topu AK Parti’nin çoğunlukta olduğu İBB meclisine atmaya çalışması sosyal medyada tepki çekmişti. Son olarak verdiği röportajda metro için borçlanma kredisinin mecliste beklediğini belirten İmamoğlu’na cevap AK Partili Tevfik Göksu’dan geldi. Göksu twitter üzerinden cevaben yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

“Tümüne onay verdik, yalana gerek yok”

“Yalana gerek yok sayın Başkan. Beceremediğiniz her işte bizi bahane etmeyi bırakın artık Metro ile ilgili bugüne kadar meclise getirdiğiniz tüm borçlanma yetkilerine onay vermedik mi? Şu an İBB Meclisinde ‘Metro çalışması’ ile ilgili bekleyen hiçbir borçlanma teklifi bulunmuyor.”

Günlerdir tartışılıyordu: Aleviler harekete geçti

Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir, 23 Nisan’da çocuklara gönderilen kitapçıkta Aleviliğin İslam’dan ayrı bir ‘din’ gibi gösterilmesi nedeniyle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir, 23 Nisan’da çocuklara gönderilen hediye kolileri içindeki kitapçıkta Aleviliğin ayrı bir din gibi resmedilmesinin, ‘halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama’ suçunu oluşturduğu gerekçesiye İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

“Alevilik, Hz. Ali’yi sevmektir”

Özdemir’in avukatı Taha Çalık’ın hazırladığı suç duyurusu dilekçesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verildi. Dilekçede şu ifadeler kullanıldı: “Alevilik, Hz. Ali’yi sevmek ve onun soyunun yolundan gitmek olarak özetlenebilecek olup, İslam’ın Ehl-i Beyt sevgisinin öne çıkarılmış şeklidir. Alevilik uygulamada ve öğretide İslam dininin bir mezhebi, bir tarikatı, bir tasavvufi anlayış olarak tanımlanmışsa da İslam dininden bağımsız ayrı bir din olarak tanımlanması olanaklı değildir. Aleviliği temsilen bir Alevi dedesi yerine sıradan bir kişi resmedilmiştir. Bu durumda mezkur kitapçıkta yer alan görsel ve açıklamaların Alevilik kültürünü yansıtmaktan uzak ve kasıtlı bir şekilde zarar verme amaçlı olduğunu gösterir niteliktedir. Kitapçıkta yer alan diğer kısımlarda da İmamoğlu, halkı ayrıştırmayı, mezhep çatışması yaratmayı ve halkı ‘direniş’ kisvesi altında isyan hareketlerine teşvik etmeyi amaçlamaktadır.”

Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Başkanı Özdemir’den İmamoğlu hakkında suç duyurusu

Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Başkanı Özdemir Özdemir, Aleviliği farklı bir din olarak göstererek yıllardır Türkiye’de ekilen fitne tohumuna destek veren CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir‘in avukatı Taha Çalık‘ın hazırladığı suç duyurusu dilekçesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verildi.

Suç duyurusu dilekçesinde, İmamoğlu’nun başkanlığındaki İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hediyesi olarak yüz bin çocuğa hediye paketi gönderdiği hatırlatılarak, İmamoğlu’nun bu durumu “100 çocuğumuza 23 Nisan paketleri ulaşıyor. İstanbul’un çocukları özgür mutlu ve Cumhuriyet ile büyüyecek.” ifadeleri ile şahsi Twitter adresinden duyurduğu belirtildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı hediye kolisinin içerisinde yer alan çocuklar için özel hazırlanmış kitapçıkta Aleviliği aşağılayıcı nitelikte görsel ve ifadelere yer verildiği belirtilen dilekçede, kitapçığın bir sayfasında farklı dinlerin temsilcilerinin resmedildiği, İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik olmak üzere üç temel semavi dini temsil eden üç din adamının yanında Alevilik inancını temsil etmek üzere, Aleviliği temsil edebilecek niteliği haiz olmayan sıradan bir kişinin resmine yer verildiği savunuldu.

Dilekçede, kasıtlı bir şekilde kitapçığa konulan bu görsel ve açıklamaların, Alevilik inancı hakkında yanlış bilgiler içermesinin yanı sıra öğrenme çağındaki gayri mümeyyiz çocukların zihinlerinde son derece sakıncalı imgeler uyandırabilecek mahiyette olduğuna işaret edildi.

Dilekçede şu ifadelere yer verildi:

Alevilik, Hz. Ali’yi sevmek ve onun soyunun yolundan gitmek olarak özetlenebilecek olup, İslam’ın Ehl-i Beyt sevgisinin öne çıkarılmış şeklidir. Alevilik uygulamada ve öğretide İslam dininin bir mezhebi olarak, bir tarikat olarak, bir tasavvufi anlayış olarak tanımlanmışsada İslam dininden bağımsız ayrı bir din olarak tanımlanması olanaklı değildir. Öğreti ve uygulamadaki bu farklı tanımlamalar, Aleviliğe zarar verecek nitelikte değilken, Aleviliği İslam dininden kopuk bir şekilde tanımlamak, gerek Alevilik gerekse de Aleviler açısından onulmaz yaralar açacak. Toplum genelinde din eksenin gerçekle bağdaşmayan bir ayrışma yaratacaktır.

Mezkur kitapçıktaki bilgilere dayalı olarak Alevi çocukların arkadaşlarından Müslüman olup olmadıklarına ilişkin sorular duymaları dahi gelişme çağındaki çocukların psikolojileri açısından son derece olumsuz neticelere yol açacaktır. Bu tarz hassas konuları idrak ve yorumlama kabiliyetine henüz erişmemiş çocukların zihnine farklı dinlere mensubiyet algısının bilinçli olarak yerleştirilmesinin, hukuk düzenince korunmaması gerekmektedir.

Kasıtlı bir şekilde zarar verme amaçlı…

Dilekçede, suça konu görselde İslamiyet’i temsilen bir imam, Hristiyanlığı temsilen bir papaz, Yahudiliği temsilen bir hamamın resmedildiği ileri sürülerek, “Aleviliği temsilen bir Alevi dedesi yerine sıradan bir kişi resmedilmiştir. Bu durumda mezkur kitapçıkta yer alan görsel ve açıklamaların Alevilik kültürünü yansıtmaktan uzak ve kasıtlı bir şekilde zarar verme amaçlı olduğunu gösterir niteliktedir.” ifadeleri kullanıldı.

Kitapçıkta yer alan diğer kısımlarda İmamoğlu’nun halkı ayrıştırmayı, mezhep çatışması yaratmayı ve halkı “direniş” kisvesi altında isyan hareketlerine teşvik etmeyi amaçladığı öne sürülen dilekçede, dosyaya sunulan ilgili görsel ve ifadelerde sandığın diğer bir ifadeyle halkın seçimlere yönelik iradesinin demokrasi açısından yetersiz olduğu halkın galeyana gelerek mevcut yönetime baş kaldırması gerektiği küçük yaştaki zihinlere empoze edilmek istendiği bildirildi.

Dilekçede, “Halkın dini ve mezhebi değerlere dayalı olarak ayrışmasını amaçlayan yakın tarihte örneklerini görmüş olduğumuz isyan hareketlerine girişmesini hedefleyen ve bu doğrultuda henüz okul çağındaki çocuklar üzerinden algı operasyonu oluşturan bu eylemler TCK’nin 216. Maddesinde suç olarak tanımlanmıştır. Bu bağlamda yalnızca toplumun bir kesiminin benimsemiş olduğu değerleri değil bütün toplumun salahiyetini muhafaza etmek açısından iş bu suç duyurusu dilekçesinin savcılığa sunma zaruriyetimiz hasıl olmuştur.” değerlendirilmesinde bulunuldu.

İBB’nin 23 Nisan broşüründen yeni skandal çıktı!

CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığını yaptığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 23 Nisan’da çocuklara dağıttığı broşürdeki skandallara bir yenisi daha eklendi. 100 bin adet dağıtılan broşürün içerisinde, henüz gelişim çağında bulunan çocuklara din eğitimi altında isterlerse herhangi bir dine inanmayacakları ya da inandıkları dini değiştirebilecekleri anlatıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı 23 Nisan için çocuklara paket dağıtmıştı. Ancak paketin içinden çıkan broşürler ebeveynleri şaşkına çevirdi. Çıkan broşürlerde ‘Din ve Vicdan Özgürlüğü’ başlıklı yazının altında henüz gelişim çağında olan çocuklara din değiştirme hatta herhangi bir dine bağlı olmama özgürlüğüne sahip olabilecekleri aşılanmaya çalışıldı.

Gelişim çağındaki çocuklara dinsizlik aşılanıyor

İçerisinde yer alan siyasi ve ideolojik propagandaya bir yenisinin daha eklendiği broşürün 31. sayfasında ‘Din ve Vicdan Özgürlüğü’ başlığı altında şu ifadelere yer verildi:

‘Demokrasi, vatandaşların din ve vicdan özgürlüklerinin de güvencesidir. Herkes dininin ya da inancının gereklerini yerine getirme, dini inanç ve kanaatlerini açıklama, ibadet etme ve öğretme özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük, din değiştirme ya da herhangi bir dine bağlı olmama özgürlüğünü de içerir.’

Henüz gelişim çağında olan ve öğrendiğini uygulama eğiliminde olan çocuklar din olgusunun yetişkinlere anlatıyormuşçasına anlatılması ise kafalarda yine bir soru işareti daha oluşturdu.

Toplumu ayaklanmaya davet ediyor

Sosyal medyadan binlerce vatandaşın tepkisine neden olan kitapçığın bir sayfasında ise “Demokrasi için ‘sandık’ şarttır ama yeterli değildir” denilirken, bir başka sayfada din adamlarının görseline yer verilmişti. Din adamlarının çizimlerinin yer aldığı sayfada temsilcilerin üstlerine İslamiyet, Hıristiyanlık, Alevilik ve Yahudilik yazılmıştı. Aleviliği bir dinmiş gibi gösteren kitapçığın mimarı belediyeye, sosyal medya kullanıcıları “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 23 Nisan için çocuklara gönderdiği broşür! Alevilik din olarak görülüyor, halkı kışkırtmak için resmen ayaklanma için yer aranıyor! Resmi bir kurum anca bu kadar haddi aşardı. Bu kepazeliği biri durdurmalı!” diye tepki göstermişti.

Sabah

İhsan Şenocak’tan Ekrem İmamoğlu’na sert tepki! “Alevi kardeşim oyuna gelme”

İlahiyatçı İhsan Şenocak, Aleviliğin ayrı bir din olarak gösterildiği propaganda kitabını çocuklara yollayan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na tepki gösterdi, Alevi vatandaşlara oyuna gelmemeleri çağrısında bulundu.

CHP’li Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) 23 Nisan için çocuklara gönderdiği kolide bulunan “Cumhuriyet ve Demokrasi” isimli kitapçık büyük tepkilere neden oldu. Kitapçıkta, din adamların çizimlerinin yer aldığı sayfada din adamları İslamiyet, Hıristiyanlık, Alevilik ve Yahudilik şeklinde ayrı ayrı resmedildi. Kitapçıkta, Alevilik sanki başka bir dinmiş gibi gösterildi.

İBB’nin propagandasına tepki gösteren İlahiyatçı İhsan Şenocak, “Alevi kardeşim oyuna gelme” başlığıyla yayınladığı videosunda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na tepki gösterdi.

“Alevi kardeşim senin inancınla oynuyorlar”

Şenocak, videosunda “İstanbul’da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bunu yapmış. Bir fotoğraf var. Fotoğrafta dört tane adam var. Biri İslamiyet’i, biri Yahudiliği, biri Aleviliği, biri Hristiyanlığı temsil ediyor. Oraya Müslümanı en kenara, en köşeye, en cılız halde koymuş. Alevi kardeşim seninle oynuyorlar. Senin inancınla oynuyorlar.” dedi.

“Hz. Ali’yi (r.a) Hz. Muhammed’den (sav) nasıl koparırsın? Kimsin sen?”

Şenocak, konuşmasının devamında ise şu ifadeleri kullandı:

“Alevilik eğer Hz. Ali Efendimiz’e (r.a) bir yolu nisbet etmekse, Hz. Ali’nin kitabı Kur’an-ı Kerim’di. Hz. Ali’nin peygamberi Hz. Muhammed’di (sav). Hz. Ali Kur’an-ı Kerim okuyor. Hz. Ali’ye (r.a) Efendimize bu ümmet ‘Emir-ül müminin’ dedi, ‘Halifet-ül müslimin’ dedi. Müslümanların halifesi Ali bin Ebu Talib. Emir-ül müminin olan Ali bin Ebu Talib. Hz. Ali Efendimiz (r.a) babası vefat ettikten sonra, Peygamber’in (as) terbiyesinde büyüdü. 8 yaşında Ali bin Ebu Talib (r.a) Müslüman oldu. “Ve enzir aşiratekel akrabın” (Şuara/214) ayeti indiği zaman Kureyş’e gidip, Kur’an-ı Hakim’in bu ayetini her şeyi göze alarak okuyan Ali bin Ebu Talib’i, sen O’na isnad edilen bir yolu Hz. Ali’yi (r.a), be adam, Hz. Muhammed’den (sav) nasıl koparırsın? Kimsin sen ya? Kimsin sen? Hz. Ali’yi (r.a) Rasulullah’dan (sav) nasıl koparırsın?”

Skandal sonrası İmamoğlu hakkında ilk suç duyurusu yapılıyor! ‘Akıllara ziyan bir şey bu’

Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir, CHP’li Ekrem İmamoğlu tarafından 23 Nisan’da çocuklara dağıtılan kitapçıkta imam, papaz, alevi dedesi ve hahamın yer aldığı görüntüyle ilgili İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

ürkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından çocuklara dağıtılan kitaptaki tartışma yaratan görsel üzerine bir açıklama yaptı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yüz bin çocuğa bastırdığı bir kitapta Aleviliği İslamiyetin dışında olarak göstermesinin kendilerini son derece üzdüğünü ifade eden Özdemir, “16 milyonluk bir şehrin belediye başkanı. Herkes ona oy verdi, toplumda yaşayan bütün katmanlar oy verdi. Ama ne hikmetse belediye başkanı seçildiği günden bugüne kadar tribüne oynamaya çalıştı. Belediye başkanlığı olan asli görevini yapmayıp toplumu rencide edecek olaylara el attı. İstanbul Büyükşehir belediye başkanının Alevileri, İslamiyetin dışında olarak göstermesini kendi cehaleti olarak görüyorum. İmamoğlu’nu, önce Hoca Ahmet Yesevi’yi, sonra Hoca Ahmet Yesevi dergahında yetişen Hacı Bayram Velileri, Konya Mevlanaları, Hasan Dede Velileri, Hünkar Hacı Bektaşi Velilerin hayatını okumaya davet ediyorum” dedi.

Akıllara ziyan bir şey bu”

Çocukların siyasete alet edilmeye çalışıldığına işaret eden Özdemir, “Bir kentin belediye başkanı 23 Nisan’da 100 bin tane kitap bastırıp özellikle çocukları siyasete alet etmesi hele ki onun haddine değil, din alimi değil. Bu cesareti nereden buldu da Alevi toplumunu bu derece rencide edecek cümleleri kullandı. Bu kitabı bastırarak 100 bin tane çocuğa nasıl dağıttı? Akıllara ziyan bir şey bu. Sayın Ekrem İmamoğlu, Alevi toplumunu ağzına alırken önce o ağzını yıkasın sonra da besleme çekerek Alevi toplumunu ansın. Alevi toplumunun kültürünü, felsefesini, yaşama şeklini bilmediği için yanında kendine Aleviyim diyen kişilerin yönlendirmesiyle bu tip bir kitap basması Alevi toplumunu son derece rencide etmiştir. Devletimiz, devletin bütün katmanları toplumun sağlığıyla uğraşırken İstanbul gibi büyük bir şehrin belediye başkanının toplumu ötekileştirme projesi kimin aklı? Acaba bu aklı İngiltere kraliyet ailesinden mi aldı, ABD’den mi aldı?” ifadelerini kullandı.

“Pazartesi suç duyurusunda bulunacağız”

Bu olayın kendilerini çok üzdüğünü vurgulayan Özdemir, “Alevilik öz Türklüktür. Alevilik İslamiyet’in özüdür. Aleviliği ayrı bir din gibi gösterilmesinden Alevi toplumu son derece rahatsızdır. Ekrem İmamoğlu belediye başkanlığını yapsın, Alevi Toplumunu kendi ucuz şarlatanlık siyasetine alet etmesin. Kılıçdaroğlu’na da sesleniyorum, bu belediye başkanını sustur. Bu nefret dilini kullanan başkana lütfen gerekli kanuni işlemlerin yapılmasını istiyoruz. İmamoğlu’nun bu yoldan dönüp Alevi toplumundan özür dilemesi gerekiyor. Biz Pazartesi günü Ekrem İmamoğlu’nun hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağız” açıklamasında bulundu.