ekonomi

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

ekonomi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bize meydan okumalarına rağmen…

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 14. Liderler Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Çalışmalarımızı meydan okumalarına rağmen tüm kararlılıkla sürdürdük. Türkiye olarak zorlu süreçte elimizdeki imkanları tüm insanlığın hizmetine sunduk.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, canlı bağlantıyla katıldığı Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 14. Liderler Zirvesi’nde konuştu. 

Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları:

Bu toplantıyla zirve dönem başkanlığını Pakistan’dan devralırken Bakanlar Konseyi Başkanlığını da Türkmenistan’a devrediyoruz.

Çalışmalarımızı meydan okumalarına rağmen tüm kararlılıkla sürdürdük. Türkiye olarak zorlu süreçte elimizdeki imkanları tüm insanlığın hizmetine sunduk. Dost, kara günde belli olur inancıyla 157 ülke ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım ve destek sağladık. Yerli aşıda da büyük mesafe sağladık.

Bu küresel felakete karşı mücadeleyi ancak güçlü dayanışma, bölgesel ve uluslararası iş birliği ile kazanabiliriz.

Alınan zaruri kısıtlayıcı tedbirlerin, şeffaf, orantılı ve geçici niteliği, şüphesiz ortak ticaretimiz açısından isabetlidir.

Ecobank üyesi olmayan ülkelere üyelik çağrımızı tekrarlıyorum.

Ayrıntılar hazırlanıyor..

İlk sırada o ülke var! Türkiye’ye para akıyor

Koronavirüs pandemisi nedeniyle yabancı yatırımcılar birçok ülkeye yaptığı yatırımları durdururken, Türkiye’ye bu dönemde de yatırımlar hız kesmedi. Türkiye’ye 2020’nin Ocak-Kasım döneminde İtalyanlar 970 milyon dolar, ABD’li yatırımcılar 769 milyon dolar, Hollandalı yatırımcılar ise 491 milyon dolarlık yatırım yaptı.

Türkiye’ye geçen yılın ocak-kasım döneminde en fazla doğrudan yabancı yatırım yapan ülke 970 milyon dolarla İtalya olurken, bu dönemde uluslararası yatırımcıların ülkede en çok tercih ettiği sektörün “bilgi ve iletişim” olması dikkati çekti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, 2020’nin ocak-kasım döneminde yurt dışında yerleşik kişilerin Türkiye’deki doğrudan yatırımlarının tutarı 4 milyar 642 milyon doları buldu.

Doğrudan yabancı yatırımların bölgelere göre dağılımına bakıldığında, 3 milyar 285 milyon dolarla ilk sırada Avrupa yer aldı. Avrupalı yatırımcıların Türkiye’ye yatırımı söz konusu dönemde toplam yabancı yatırım tutarının yüzde 70,8’ini oluşturdu.

Avrupa’yı 783 milyon dolarla Amerika, 772 milyon dolarla Kuzey Amerika, 556 milyon dolarla Asya, 367 milyon dolarla diğer Asya ülkeleri, 189 milyon dolarla Yakın ve Orta Doğu ülkeleri ve 183 milyon dolarla Körfez ülkeleri takip etti.

İtalya, ABD, Hollanda

Bu dönemde doğrudan yabancı yatırımların ülkelere göre dağılımında ilk sırada 970 milyon dolarla İtalya yer aldı.

ABD’li yatırımcıların Türkiye’ye yönelik yatırımları 769 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, Hollandalı yatırımcılar da ülkede 491 milyon dolarlık yatırım yaptı.

Bu ülkeleri 460 milyon dolarla İngiltere, 428 milyon dolarla Lüksemburg, 264 milyon dolarla Almanya, 167 milyon dolarla İrlanda, 157 milyon dolarla Hong Kong, 144 milyon dolarla Fransa ve 113 milyon dolarla Japonya izledi.

Öte yandan, 2020’nin 11 aylık döneminde Türkiye’ye yatırımda ilk sırada yer alan İtalya’nın yatırım tutarı 2019 yılında 94 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiş ve İtalyalı yatırımcılar söz konusu miktarla 12’inci sırada yer almıştı.

2019’da doğrudan yatırımda Türkiye’yi en çok tercih eden ilk 5 ülke ise 1 milyar 169 milyon dolarla Hollanda, 874 milyon dolarla İngiltere, 570 milyon dolarla Katar, 566 milyon dolarla Azerbaycan ve 467 milyon dolarla Almanya olmuştu.

Yoğun ilgi bilişim sektörüne

Yabancı yatırımcıların geçen yılın ocak-kasım döneminde en çok tercih ettiği sektör ise “bilgi ve iletişim” oldu. Yabancıların söz konusu sektördeki yatırımlarının tutarı 1 milyar 290 milyon dolar oldu.

Bu dönemde “finans ve sigorta faaliyetleri”ne 1 milyar 147 milyon dolar, “imalat” sektörüne 842 milyon dolar, “toptan ve perakende ticaret”e 400 milyon dolar, “ulaştırma ve depolama” sektörüne 332 milyon dolar, “madencilik ve taş ocakçılığı” sektörüne 108 milyon dolar yatırım yapıldı.

Yabancı yatırımcıların 2019 yılında en çok tercih ettiği sektörler ise 1 milyar 930 milyon dolarla “imalat”, 900 milyon dolarla “finans ve sigorta” ve 892 milyon dolarla “toptan ve perakende ticaret” olmuştu.

Oppo ve Samsung’dan flaş Türkiye kararı

Dünyaca ünlü iki mobil telefon şirketi Oppo ve Samsung çok yakın zamanda Türkiye’de üretime geçiyor.

Türkiye, mobil telefon alanında iki iddialı üretim yatırımına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bloomberg HT’ye bilgi veren üç kaynağa göre uluslararası iki mobil telefon şirketi Oppo ve Samsung Türkiye’de üretime başlıyor.

Türkiye’ye kısa süre önce gelen Çinli şirket Oppo önümüzdeki ay mobil telefon üretimine başlamayı hedefliyor. Bloomberg HT’ye bilgi veren üç kaynağa göre İstanbul ve Kocaeli bölgesinde kurulacak tesisle üretimin tamamen Türkiye’de gerçekleşeceği ve montaj olmayacağı belirtiliyor.

Yaklaşık 50 milyon dolarlık yatırımla üretime başlayacak tesis için yatırım teşvik belgesinin alındığı ve gerekli kuruluş işlemlerinin tamamlandığı kaydedildi. Bazı modellerini Türkiye’de üretmeyi planlayan Oppo’nun başta Avrupa pazarı olmak üzere ihracat yapacağı da belirtildi. 2004’te Çinde Dongguang’da kurulan ve dünya çapında 40 binden fazla çalışanı bulunan Oppo 300 milyondan fazla kullanıcıya ulaştı.

Samsung alt yüklenici ile üretime geçecek

Öte yandan Güney Koreli teknoloji şirketi Samsung’un da Türkiye’de üretim planladığı öğrenildi. Buna göre Samsung ilk etapta üretimi İstanbul’da kurulu bir alt yükleniciyle yapacak. Üretimin montaj ağırlıklı olacağı belirtildi.

Dünyaca ünlü teknoloji markası Samsung, 1938’de Kore’de Lee Byung-chul tarafından yalnızca 30 bin wonluk yani 27 dolar sermayeyle kuruldu. Bugün dünyanın ikinci büyük üreticisi olan Samsung Electronics, 2020’nin üçüncü çeyreği için açıkladığı sonuçlarda son 6 yılın en yüksek akıllı telefon kâr payını elde ettiğini duyurdu.

Resmi Gazete’de teşvik düzenlemesi geçen hafta yayımlanmıştı

Geçen hafta Resmi Gazete’de yayımlanan teşvik düzenlemelerinde cep telefonu üretimine ilişkin detaylar da yer almıştı.https://d46c3665054bdccea6068898b0d3e679.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-37/html/container.html

Cumhurbaşkanlığı kararıyla teşvik mevzuatında değişiklik yapılarak, cep telefonu üretiminde kullanılan aksam ve parçaların, teşvik belgeli yatırımlar kapsamında 31 Ağustos 2021’e kadar gümrük vergilerinin ödenmesi şartıyla ithalatının önü açıldı.

Karara eklenen geçici maddede şu ifadeler kullanılmıştı: “Yatırım teşvik belgeleri kapsamında, elemanları dizili baskılı devre kartı(PCBA) üretiminden başlayan cep telefonu üretimine yönelik yatırımlar için, üretim kapasitesi ile uyumlu olmak ve cep telefonu üretiminde kullanılmak kaydıyla yarı demonte haldeki(SKD) aksam ve parçalar 31 Ağustos 2021’e kadar gümrük vergisi muafiyeti sağlanmaksızın ithal edilebilir.”

2021’de 84 milyon aboneye ulaşılması bekleniyor

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun verilerine göre 2020’de Türkiye’de mobil telefon sayısı 82,9 milyon olarak kaydedildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’na göre 2021’de mobil telefon abonesi sayısının 84 milyona çıkması öngörülüyor. Aynı programa göre genişbant abone sayısının da 2020 sonunda 78 milyon 200 bin olması, gelecek yıl 80 milyona yükselmesi bekleniyor. Öte yandan, bu yıl sonu için 19,4 milyar dolar olarak tahmin edilen bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü pazar büyüklüğünün 2021 sonunda 20,5 milyar dolar olacağı tahmin edildi. Programa göre 20,5 milyar dolarlık büyüklüğün 12 milyar dolarının telekomünikasyon pazarında gerçekleşmesi öngörüldü. (Kaynak: Bloomberg HT)

İsviçre, Azerbaycan ve Venezuela’ya ihracat arttı

Covid-19 sürecinin yaşandığı Mart, nisan ve mayıs aylarında Türkiye’nin ihracatını değer bazında en çok artırdığı ülkeler İsviçre, Azerbaycan ve Venezuela oldu.

Türkiye İhracatçılar Birliği (TİM) verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’nin mart-mayıs döneminde 217 ülke ve 17 serbest ticaret bölgesine gerçekleştirdiği toplam ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,1 azalarak 29 milyar 737 milyon 446 bin dolar düzeyinde gerçekleşti.

Yılın mart-mayıs döneminde Türk ürünlerine en fazla talep gösteren ülke 2,8 milyar dolarlık ihracat yapılan Almanya olurken, bu ülkeye dış satım yıllık bazda yüzde 29,3 geriledi. Almanya’yı yüzde 17,5 düşüşle 1,8 milyar dolarlık ürün satılan ABD ve yüzde 34,2 azalışla 1,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilen İngiltere takip etti.

Irak ve İtalya’ya yaklaşık 1,3 milyar dolar değerinde ürün satıldı

Söz konusu dönemde Irak ve İtalya’ya yaklaşık 1,3 milyar dolar, Fransa’ya 1,1 milyar dolar, Hollanda ve İspanya’ya 1 milyar dolar, İsrail’e 891,3 milyon dolar ve Rusya’ya 721,5 milyon dolar değerinde ürün satıldı.

Covid-19 salgınının ekonomiye etkilerinin güçlü şekilde hissedildiği mart, nisan ve mayıs aylarında ihracatın 2019’un aynı dönemine kıyasla değer bazında en çok yükseldiği ülkeler ise İsviçre, Azerbaycan ve Venezuela olarak sıralandı. İsviçre’ya dış satım 42,3 milyon dolar artarak 260,9 milyon dolara yükselirken, Azerbaycan’a ihracat 36,3 milyon dolar artışla 429,4 milyon dolara ve Venezuela’ya 27,6 milyon dolar yükselişle 50,9 milyon dolara çıktı.

Bu dönemde ihracatta değer bazında kaydedilen artışta bu ülkeleri Türkmenistan, Cibuti, Gana, Filistin, Burkina Faso, Endonezya ve Mali takip etti.

İhracatta artış yaşanan ülkelerin yaklaşık yarısı Afrika’dan

Öte yandan, mart-mayıs döneminde yıllık bazda ihracatta artış kaydedilen 56 ülkenin 26’sını Afrika ülkelerinin oluşturması dikkati çekti. Dış satım söz konusu dönemde Cibuti dışında Gana, Burkina Faso, Mali, Somali, Fildişi Sahili, Sudan, Togo, Eritre, Liberya gibi Afrika ülkelerinde de yükseldi.

İhracatta artış kaydedilen diğer ülkelerin ise Guam, Vanuatu ve Samoa başta olmak üzere 10’u Okyanusya’da, Guatemala, Britanya Virjin Adaları ve Bolivya gibi 7’si de Orta ve Güney Amerika’da bulunan ülkelerden oluştu.

Avrupa’ya dış satım sert düştü

Mart, nisan ve mayıs aylarında 2019’un aynı dönemine göre 161 ülkeye ihracat gerilerken, değer bazında en fazla düşüş yaşanan ülkeler ise İtalya, Almanya, İspanya, Fransa ve İngiltere oldu.

Söz konusu dönemde İtalya’ya dış satım 1,2 milyar dolar azalarak 1,3 milyar dolara gerilerken, Almanya ve İspanya’da da yaklaşık 1,2’şer milyar dolar düşüşle sırasıyla 2,8 milyar dolar ve 1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Fransa’ya ihracat 1 milyar dolar azalışla 1,1 milyar dolara ve İngiltere’ye dış satım 858,5 milyon dolar düşüşle 1,7 milyar dolara geriledi.

Dış satımda değer bazında kaydedilen düşüş sıralamasında bu ülkeleri Irak, İran, Suudi Arabistan, ABD ve Romanya takip etti.

Türkiye ilk çeyrekte yüzde 4,5 büyüdü

Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5 büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın ilk çeyreğine (ocak-mart) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, GSYH tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 4,5 artış gösterdi.

Geçen yıla göre yüzde 16.2 artış

Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH tahmini, bu yılın ilk 3 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 artarak 1 trilyon 71 milyar 98 milyon lira olarak gerçekleşti.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksi olarak diğer hizmet faaliyetleri yüzde 12,1, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,7, sanayi yüzde 6,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4,6, hizmetler yüzde 3,4, tarım yüzde 3, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,4, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1,9, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 1,6 arttı. İnşaat sektöründe ise yüzde 1,5 azalış görüldü.

Varank: Son iki çeyrekte çok sağlam dönüş yapabiliriz

Büyüme rakamları ile ilgili ilk açıklama Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’tan geldi. Varank, “Ekonomi güven endeksi mayıs ayında dipten dönüş sinyali verdi. Salgının dış pazarlardaki gelişimine bağlı olmakla birlikte Türkiye yılın son iki çeyreğinde piyasalara sağlam bir dönüş yapabilir. Üretimde sürekliliği ve rekabet gücümüzü artıracak politikalarla reel sektörün yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Bakan Ruhsar Pekcan: Uzak Doğu pazarlarında yeni kapılar birbiri ardına açılıyor

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, koronavirüs salgınına rağmen alınan tedbirler eşliğinde ihracatta pazar çeşitlendirmesi çalışmalarına hız verdiklerini belirterek, “Bu kapsamda özellikle Uzak Doğu ülkelerine yönelik yürüttüğümüz tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri bir bir kaldırıyoruz. Son dönemde yaptığımız yoğun çalışmalar neticesinde süt ve süt ürünleri ihracatı için Çin kapılarını açarken, Tayland’dan da Türk elması için izin çıktı” dedi.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye menşeli taze meyve ürünlerinin Uzak Doğu’ya ihracatının başlatılabilmesi için 2003 yılında Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde, Tarım ve Orman Bakanlığı, Yaş Meyve ve Sebze İhracatçı Birlikleri ve üniversitelere bağlı araştırma enstitüleri temsilcilerinden oluşan “Uzak Doğu’ya Yaş Meyve İhracatını Geliştirme Komitesi”nin kurulduğunu vurguladı.

Pekcan, komitenin bugüne kadarki çalışmaları neticesinde, 2011’de Japonya’ya greyfurt, 2014’te limon, 2015’te Çin’e kiraz, 2018’de Seyşeller Cumhuriyeti’ne turunçgil, üzüm, erik, nar, domates, hıyar, biber, patlıcan ve marul ihracatının önündeki engellerin kaldırıldığını aktararak, geçen yıl Güney Kore’ye kiraz ihracatının yapılabilmesi için izin çıktığını dile getirdi.

Gerek tarım ürünleri ihracatında alıcı ülke kriterlerinin geçerli olması, gerekse zirai karantina ve gıda güvenliğine ilişkin tedbirler sebebiyle bazı ülkelerin taze meyvelerin ithalat yasağını kaldırması sürecinin uzun zaman alabildiğini ifade eden Pekcan, “Tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 salgınına rağmen alınan tedbirler eşliğinde ihracatta pazar çeşitlendirmesi çalışmalarına hız verdik. Bu kapsamda özellikle Uzak Doğu ülkelerine yönelik yürüttüğümüz tarım ürünleri ihracatının önündeki engelleri bir bir kaldırıyoruz.” diye konuştu.

“Satın almak için uzak değilse, satmak için de uzak değil”

Son dönemde yaptıkları yoğun çalışmalar neticesinde Tayland’a taze elma ihracatının önünün açıldığını anlatan Pekcan, “Satın almak için uzak değilse, satmak için de uzak değildir dediğimiz Çin pazarı da kapılarını süt ve süt ürünlerimiz için açtı.” ifadesini kullandı.

Pekcan, Çin’e süt ve süt ürünleri ihracatı için başlatılan çalışmaları 2015 sonrasında, özellikle de geçtiğimiz yıldan bu yana hızlandırdıklarını, bu çalışmaların meyvelerini de geçtiğimiz günlerde aldıklarını söyledi.

Çin tarafının söz konusu ürün ithalatı için Türk süt ve süt ürünleri sektörünün önde gelen 54 firmasına farklı ürün gamlarında yetki verdiğini bildiren Pekcan, şöyle devam etti:

“Çin, geçtiğimiz yıl dünyadaki tedarikçi ülkelerden 6 milyar dolar değerinde süt ve süt ürünü ithalatı gerçekleştirdi. Bu dönemde yaklaşık 364 milyon dolar ihracat gerçekleştiren sektörümüz için önemli ve büyük bir pazar olan Çin’e yönelik yürüttüğümüz çalışmaların sonuç vermesi bizi son derece memnun etti. Dünyadaki en üst standartlarda üretim yapan firmalarımızın da bu fırsatı en iyi şekilde değerlendireceğine eminim. Ticaret Bakanlığı olarak dünya geneline yayılan ticaret müşavirliklerimizle firmalarımızın hem dünya pazarlarında yer bulmaları hem de pazar paylarını artırmaları için canla başla çalışmaya devam edeceğiz.”

Bakan Pekcan, Çin’e süt ve süt ürünleri ihracat izninin alınmasının yanı sıra turunçgiller, nar, incir, elma ve üzüm ürünleri için de başvurularda bulunulduğunu, Çin makamlarınca incelemelerin sürdüğünü bildirdi.

Taylandlılar Türk elmasının tadına bakacak

Bakan Pekcan, Türkiye’den Tayland’a taze elma ihraç edilebilmesine ilişkin yürütülen çalışmaların da başarıyla sonuçlandığını belirterek, 22 Nisan itibarıyla gerekli prosedürler tamamlanıp Türkiye’den Tayland’a taze elma ihracatının önündeki engellerin tamamen kaldırıldığını söyledi.

Bunun yanı sıra söz konusu ülkeye patates, kiraz, üzüm, armut, çilek ve mandarin ürünleri ihracatı için de başvuruda bulunduklarını anlatan Pekcan, bu ürünlere ilişkin olarak Tayland makamlarının incelemelerinin devam ettiğini, ürünlerin bu pazarda yer bulabilmesi için çalışmaları sürdüreceklerini vurguladı.

Japonya’ya kiraz ihracatında sona gelindi

Bakan Pekcan, ”Japonya, ABD, Filipinler, Vietnam ve Avustralya gibi ülkelere yönelik yaş meyve ürünleri ihracatının başlatılmasına ilişkin yapılan başvurular kapsamındaki çalışmalara da Tarım ve Orman Bakanlığı ve ilgili ülkelerdeki ticaret müşavirlikleriyle ile koordineli olarak devam ediyoruz.” dedi.

Bu çerçevede, Japonya’ya greyfurt ve limon ihracatı izninin alınmasının yanı sıra kiraz ihracatında da son aşamaya gelindiğini dile getiren Pekcan, şu ifadeleri kullandı:

“Ancak Japon bitki karantina uzmanlarınca 31 Mayıs-12 Haziran tarihleri arasında ülkemize yapılması planlanan teknik ziyaret, Kovid-19 salgınından ötürü ertelendi. Süreci yakından takip ediyoruz. Ayrıca kiraz haricinde Japonya’ya portakal ve mandarin ürünleri ihracatının başlatılmasına yönelik çalışmalarımız da var. Yakın zamanda bu girişimlerimizin de olumlu neticelenmesini bekliyoruz. Aynı şekilde başvurularını daha evvel yaptığımız Japonya’ya nar ve Bursa siyah inciri ihracatı için süreci de yakından takip ediyoruz.”

Filipinler, ABD, Vietnam ve Avustralya’ya başvurular

Bakan Pekcan, Güney Kore’ye de kiraz haricinde nar ve turunçgil ürünlerinde başvuruların yapıldığına işaret ederek, kiraz için alınan izin kapsamında ihracat şartlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini, greyfurt ve limona ilişkin ihracat izinlerinin de önümüzdeki dönemde alınmasının beklendiğini bildirdi.

Tüm bu girişimlerin yanı sıra, Filipinler’e elma, turunçgil, domates, hıyar, kiraz, şeftali, armut, üzüm, nar, Trabzon hurması, kayısı ve yeşil biber için başvurularda bulunulduğunu belirten Pekcan, şunları kaydetti:

“Elmada son aşamaya geldik, eylülde Filipinli bitki karantina uzmanlarınca ülkemize yapılması planlanan teknik ziyaret sonrasında olumlu neticeler almayı bekliyoruz. Vietnam’a elma, kayısı, taze incir, turunçgil, Avustralya’ya turunçgil, üzüm, kiraz, nar, ABD’ye incir, nar, kiraz, şeftali, biber, domates ve kavun ihracatı için başvuruda bulunuldu. Tüm bu ürünlere ilişkin incelemeler ve çalışmalar devam ediyor.”

Kanatlı eti ve yumurta ihracatı çalışmaları hız kazandı

Hayvansal ürün ihracatına da değinen Pekcan, Çin’e kanatlı eti ihracatı gerçekleştirilebilmesine yönelik sürecin de son aşamaya geldiğini bildirerek, kanatlı sektörünün Güney Kore ve Singapur’a, yumurta sektörünün de Hong Kong pazarına açılım sağlayabilmesine yönelik yürütülen çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Pekcan, “Ayrıca, geçtiğimiz nisan ayı içerisinde, Singapur Gıda İdaresi tarafından ticaret müşavirliğimize ülkemizde konserve edilmiş/ısıl işlem ile paketlenmiş et ile yumurta ürünleri üreten işletmelerinin akreditasyonlarının aranan koşullara uymaları halinde kabul edileceği bildirildi. Söz konusu uygulama sayesinde, Singapur’a bu ürünlerde ihracatımızın kolaylaşacağı ve akreditasyon süreçlerinin kısalacağını değerlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bakan Pekcan, tarım ürünlerinin ihracatında pazar çeşitliliğinin sağlanması ve uzak coğrafyalardaki pazar payının artırılması noktasında yeni pazar açılımı çalışmalarına önümüzdeki dönemde de ağırlık vereceklerini sözlerine ekledi.

800’den fazla ürüne ilave gümrük vergisi getirildi

Aralarında iş ve tarım makineleri, vinçler ve bazı demir-çelik ürünlerinin de bulunduğu çeşitli ithal ürünlere 30 Eylül’e kadar yüzde 30’a varan oranlarda ilave gümrük vergisi uygulanacak.

Cumhurbaşkanı kararıyla 800’den fazla ürüne ilave gümrük vergisi getirildi.

İş makineleri ve tarım makineleri ile bazı demir-çelik ürünleri ilave vergi getirilen ürünler arasında.

İlave gümrük vergisi 30 Eylül 2020’ye kadar yüzde 30, 1 Ekim 2020’den itibaren 10 puana kadar daha düşük oranlarda uygulanacak.

Kararın, koronavirüs salgınının ekonomi üstündeki olumsuz etkilerini azaltmak ve yerli sanayii ithalat baskısına karşı korumak amacıyla alındığı belirtildi.

Merkez Bankası ile Katar arasında swap anlaşması

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Katar Merkez Bankası arasında 17 Ağustos 2018’de imzalanan ikili para takası (swap) anlaşması tadil edildi.

TCMB, Katar Merkez Bankası ile imzalanan swap tadil anlaşmasına ilişkin bir duyuru yayımladı.

Yapılan değişiklikle swap anlaşmasının tutarı 5 milyar ABD doları karşılığı Türk lirası ve Katar riyalinden 15 milyar ABD doları karşılığı Türk lirası ve Katar riyaline yükseltildiği belirtildi.

Duyuruda, para takası anlaşmasının temel hedefinin yerel para birimleri üzerinden gerçekleştirilen ticareti kolaylaştırmak ve iki ülkenin finansal istikrarına destek sağlamak olduğu vurgulandı.