Dogal gaz

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Dogal gaz

Türkiye’den müthiş doğal gaz hamlesi

Türkiye’de ilk kez doğal gaz ile hidrojenin karıştırılarak evsel cihazlarda kullanılması amacıyla projelendirilen GAZBİR-GAZMER Temiz Enerji Teknoloji Merkezi açıldı. Burada açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 2021 yılı içinde Türkiye’nin hidrojen stratejisini oluşturacaklarını ifade etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’de ilk kez doğal gaz ile hidrojenin karıştırılarak evsel cihazlarda kullanılması amacıyla projelendirilen GAZBİR-GAZMER Temiz Enerji Teknoloji Merkezi’nin açılış töreninde, 2020’de, 5 farklı konuda “Enerjide Arama Buluşmaları” toplantısı yaptıklarını, konu başlıklarından birinin hidrojen olduğunu söyledi.

Toplantılarda “Bugünü koklayan değil, yarını kodlayan bir anlayışla hareket etme” kararı aldıklarını anlatan Dönmez, bugün hidrojen başta olmak üzere tüm dünyada alternatif enerji kaynakları üzerine yoğun bir Ar-Ge faaliyetinin devam ettiğini dile getirdi.

Çoğu çalışma henüz emekleme döneminde olsa da uzmanların hidrojeni ‘Geleceğin enerji taşıyıcısı’ olarak nitelendirdiğini aktaran Dönmez, şunları kaydetti:

“Hidrojenin adını gelecekte daha fazla duyacağız ancak kullanımının hangi ölçekte olacağı, yapılan bu çalışmalardan çıkacak sonuçlara bağlı. Biz de bu süreçte temkinli fakat istekli ve azimli şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hidrojen Türkiye’nin enerji stratejilerinin geleceğinde yer almasını istediğimiz bir kaynak. Bakanlık olarak yaklaşımımız hidrojeni 4 ana fayda üzerinden elde etmek. Bunlar, daha fazla yenilenebilir enerjiyi sisteme dahil etmek, ısı sektörünü karbon emisyonsuz bir hale getirmek, yerli kömürden hidrojen üretimi gerçekleştirmek ve hidrojen depolama ve tutucusu olarak borun kullanımını artırmak.”

Hidrojen pazarına ilişkin çalışmalar sürüyor

Türkiye’nin yerli kaynaklarını sayarken hidrojenin de göz ardı edilmemesi gerektiğine işaret eden Dönmez, Avrupa’nın bir kez daha canlandırmaya çalıştığı hidrojen pazarında, Türkiye’nin hem kendi tecrübesini kullanarak hem de ihracat imkanlarını araştırarak çalışmalarına devam ettiğini söyledi.

Hidrojen konusunda stratejilerinin temelinde mevcut doğal gaz şebekesine hidrojen karıştırma konusunu olduğuna değinen Dönmez, “Türkiye’nin doğal gaz altyapısı çok yeni. Hidrojen için bu şebekeyi kullanmak, milli servetin korumasını da sağlayacak. Ayrı ayrı bölgelerde kısa-orta mesafe hidrojen hatları düşünülebilir ama referans senaryomuz mevcut gaz sisteminin aşamalı ve öğrenilen bir süreçle hidrojen karışımlarıyla işletilmesidir. Bu sebeple GAZBİR-GAZMER’e bir ödev vermiştik. 2021’e kadar dağıtım hatlarında hidrojen karışımlarının test edilmesine dair çalışmaları başlatın dedik.” diye konuştu.

Dönmez, açılışını gerçekleştirdikleri tesisin toplamda 6 milyon lira yatırım bedeliyle hayata geçirildiğini belirterek, şöyle devam etti:

“10 ay gibi kısa bir sürede ilk testler başladı. Burada Türkiye’de ilk defa doğal gazla hidrojen karıştırılarak evsel cihazların beslenmesi projesi hayata geçirildi. Laboratuvarda test amaçlı olarak ortalama yüzde 5 ila yüzde 20’ye kadar hidrojen ile yüzde 95 ila yüzde 80’e kadar doğal gaz karıştırıldı ve elde edilen karışım test amaçlı yakıldı. İlk testlerin sonuçları olumlu oldu, sonraki aşamalar için önemli bir başarı elde edildi. Tüm bir doğal gaz şebekesinin hidrojen karışımlarını yakmaya hazır olup olmadığını bu testler ve mühendislik çalışmaları zaman içerisinde gösterecek. Bunlar daha ilk adımlar. İnşallah sonuçlara göre devamının da geleceğini düşünüyorum. Bu projeyle hem çevresel etkilerin azaltıldığı hem de karbonsuzlaştırma çabalarımıza katkı sağlayan bir çözüm geliştirilmesi hedefleniyor. Tesisimizin adı Temiz Enerji Merkezi Laboratuvarı. Böyle bir tesisin de elbette tüm enerjisini yenilenebilir kaynaklardan karşılaması beklenir. Güneş panelleri, rüzgar türbini ve yakıt hücresiyle enerji ihtiyacının tamamı yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor.”

Asıl amaçlarının, yeşil hidrojen denilen yenilenebilir kaynaklardan hidrojen elde etmek olduğunu aktaran Dönmez, “Akabinde, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen hidrojenin doğal gaz hattına enjeksiyonu hedefleniyor. Yeşil hidrojen konusunda birçok yabancı şirket ve kurum Türkiye’nin ihracat potansiyeline büyük bir ilgi gösteriyor. Bizler de yeşil hidrojene dair ihracat potansiyellerimizi çalışıyoruz. Avrupa’ya ihracat imkanlarını değerlendiriyoruz.” dedi.

Hem teorik hem de pratik olarak bilgi ve tecrübenin sahaya aktarıldığı önemli bir laboratuvarın ülkeye kazandırılmasından büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Dönmez, hidrojenle ilgili bakanlık tarafındaki çalışmaları da Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu‘nun yürüttüğünü, buradaki çalışmalardan da müspet sonuçlar alınacağına inandığını kaydetti.

Hidrojenin yerli kaynaklardan üretilmesinin önemine vurgu yapan Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yerli kömürümüzden hidrojen üretimini, gelecek dönemde karbondioksitin depolanması-ayrıştırılması açısından da düşünmemiz gerekir. Bu sebeple hidrojen kullanımının artırılmasında birçok kurumun yapması gereken öncü çalışmalar var. Ulaştırma konusunda mesela, Türkiye’de daha çok LNG ve CNG’li kamyonları gördük. Bizim ulaştırmada hidrojene en çok şans verdiğimiz alan trenler ve ağır taşımacılık alanı. Bu konuyla ilgili büyük tren üreticilerinin de dizel trenleri hidrojene çevirme fikirlerini görüyoruz. Bunu da gündemimizde tutmaya devam edeceğiz.”

AR-GE mühendislerine “Vay be” teşekkürü

Dönmez, ülkede hidrojen üretimi ve kullanım alanlarıyla ilgili yoğun bir çalışma içinde olduklarını vurgulayarak şöyle devam etti:

“Tüm paydaşların çalışmaları geldikten sonra bizler de bu yıl içerisinde Türkiye’nin hidrojen stratejisini yayınlamış olacağız. Beklentimiz bu stratejinin tüm adımlarının tartışılarak olgunlaştırılması. Bizim ekiplerimiz hızlı şekilde hidrojen stratejisi ve hedefleri belirleyebilir. Bakanlık olarak çalıştığımız hedeflerimiz var. Ancak Türkiye 1970’lerin Türkiyesi değil. Özel sektörün rekabetçi Ar-Ge ve teknoloji gelişiminin ana oyuncusu olduğu bir Türkiye’de yaşıyoruz. Kamunun başı çektiği ya da direktiflerle istediğini dikte ettirdiği bir dönemde değiliz. Konuşarak, tartışarak, müzakere ederek, hatalarımızdan ders çıkararak ama en önemlisi pozitif bir gündemle ilerleyerek bu işi nihayete erdireceğimize inanıyorum. Az önce ifade ettiğim yol haritasındaki kurumlarımızın ve özel sektörün yapacağı tüm çalışmalar kamuoyuyla paylaşılarak tartışılacak. Bu tartışmalardan beslenerek de Türkiye’nin hidrojen stratejisini hep birlikte oluşturacağız.”

Ülkenin Ar-Ge mühendislerini her zaman gayretle çalıştıkları, kalkınma ve gelişime destekleri için tebrik eden ve “Sizlere teşekkür ediyorum. ‘Vay be’ diyorum” diyen Dönmez, konuşmasının ardından, tesisin açılış kurdelesini kesti, laboratuvarları ziyaret etti.

Dönmez, gazetecilere doğal gaz ve hidrojen karışımıyla pişirilen çay ikram etti.

TPAO açıkladı! Hedef açıklandı, doğal gaz…

2020 yılında Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası keşfinin dünyanın ikinci büyük keşfi olduğu belirtilirken, Türkiye’nin denizlerinde 10 bin 700 kilometrekarenin sismik çalışmasının tamamlanmak üzere olduğu bilgisi paylaşıldı.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı tarafından, Türkiye’nin denizlerinde 10 bin 700 kilometrekarenin sismik çalışmasının tamamlanmak üzere olduğu açıklandı.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Genel Müdürü Melih Han BilginKaradeniz‘de Sakarya Doğal Gaz Sahası‘ndaki keşif sonrası bölgede oluşabilecek yeni potansiyellerin daha iyi anlaşılabilmesi için Türkiye’nin deniz sınırlarına dayandırılmış 10 bin 700 kilometrekarelik alanın sismik çalışmasının tamamlanmak üzere olduğunu bildirdi.

TPAO’nun 2017 ve 2018 yılı hesapları, TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonunda görüşüldü.

Bilgin, burada yaptığı konuşmada, TPAO’nun, 2009 ve 2019 yılları arasında 15 milyar dolar yatırım karşılığında 20 milyar dolar gelir elde ettiğini, KKTC, Azerbaycan, Irak, Rusya, Afganistan ve derin denizlerde arama ve üretim faaliyetlerini yürüttüğünü anımsattı.

Hedef açıklandı

Açık denizlerde yapılan petrol aramacılığında ihtiyaç duyulan petrol arama hizmetlerinin TPAO bünyesinde oluşturulan şirket tarafından yürütüldüğünü aktaran Bilgin, “Burada derin deniz saha hizmetleri başta olmak üzere ihtiyaç duyulan saha hizmetleri, yerli ve milli imkanlarda, hızlı ve esnek ayrıca yüksek standartlarda düşük maliyetli ve çözüm odaklı olarak sunuluyor. Öte yandan, 2020 yılında petrol üretimimiz ortalama günlük 51 bin 600 varil olarak gerçekleşti. Bu miktar, 1999’dan bu yana üretilen en büyük yerli üretimdir. 2021 yılında itibaren ise günlük üretimi 60 bin varile çıkarmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Sakarya doğal gaz sahası keşfi

Dünyada, 2020 yılının en büyük keşifleri sıralandığında, Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası keşfinin dünyanın ikinci büyük keşfi ve denizlerde yapılan en büyük keşif olduğu bilgisini paylaşan Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü,

“Karadeniz’in Zonguldak açıklarında, Sakarya Doğal Gaz sahasındaki keşif, 2019 yılından bu yana yaklaşık 2 bin 200 kilometrekare alanda üç boyutlu olarak yapılmış sismik bir çalışmadır. Bu sismik alanın belirlenmesi daha önce yapılmış olan 2 boyutlu sismik aramalara dayandırılmıştır. Karadeniz’de Sakarya Doğal Gaz sahasındaki keşif sonrası, bölgede oluşabilecek yeni potansiyellerin daha iyi anlaşılabilmesi için, Türkiye’nin deniz sınırlarına dayandırılmış 10 bin 700 kilometrekarelik alanın sismik çalışması tamamlanmak üzeredir. Bu çalışmanın yaklaşık yüzde 96’sı bitmiştir. Bu sismik çalışma, 1 hafta 10 gün içerisinde tamamlanarak işleme, proses arkasından da yorumlamaya hazır hale gelecektir.”

Bilgin ayrıca TPAO’nun 2021 yılı hedefleri olarak Sakarya Gaz Sahası Geliştirme Projesi ile rezervuarların tamamlanmasını amaçladıklarını kaydetti.

Görüş ve önerilerin sunulmasından sonra TPAO Genel Müdürlüğünün 2017 ve 2018 yılı bilanço ve netice hesapları ibra edildi.

Öte yandan KİT Komisyonunda görüşülmesi planlanan Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım AŞ’nin,15 Ağustos 2015 tarihinde Özelleştirme Kapsam ve Programı’na alındığı aktarıldı.

Komisyonda, TP Petrol Dağıtım AŞ‘nin sermayesinde bulunan yüzde 100 idare hissesinin satışı amacıyla ihaleye çıkıldığı anımsatıldıktan sonra şu bilgiler paylaşıldı,

“20 Ekim 2016’da sonuçlandırılan ihalede 490 milyon lira Zülfikarlar Holding AŞ’den en yüksek teklif alınmış, 28 Aralık 2016 tarihli 2016/90 sayılı ÖYK kararıyla satış onaylanmış. Resmi Gazete’de ise ÖYK kararı yayımlanmıştır. Zülfikarlar Holding AŞ grup şirketi olan Turkuaz Petrol Ürünleri AŞ ile 4 Nisan 2017 tarihinde imzalanan satış sözleşmesiyle şirket hisselerinin özel sektöre devri tamamlanmıştır.”