Devlet bahceli

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Devlet bahceli

Bahçeli’den Sedat Peker açıklaması

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in açıklamalarına yönelik konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, ” Yerli ve yabancı mihraklar tacizlerine, şer kampanyalarına hız vermişlerdir. Herkesi uyarıyorum; hedef Türkiye’dir. Bir tezgah kurulmuştur.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, son günlerde gündemde olan suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarına sert tepki göstererek “Yerli ve yabancı mihraklar tacizlerine, şer kampanyalarına hız vermişlerdir. Herkesi uyarıyorum; hedef Türkiye’dir. Bir tezgah kurulmuştur.” dedi.

Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları;

Hedefin Türkiye olduğu bir tezgah kurulmuştur. Suç ve terör örgütü temincilerinin içinde olduğu dış tedarikçileri olan bir tezgah ile Türkiye’nin üzerine gölge düşmesi konusunda alçak bir rekabet devrededir.

İP oyunu

CHP bunun üstlenicisi olmuştur. Asıl bizi düşündüren de İP Başkanının tavrıdır. Geçen hafta sayın Cumhurbaşkanını katil Netanyahu’ya benzeten ve ardından da Rize’ye giden İP Başkanının bu adımları incelenmeli ve nasıl bir oyunun sahnelendiği ortaya çıkarılmalıdır.

Bile bile inadına yapar gibi huzursuzluğun fitilini ateşler gibi Rize’ye gitmesi yalnızca öngörüsüzlük, düşüncesizlikle izah edilemez. Sİyasi hayatı yalanla, çıkar hesaplarıyla heba olmuş bu şahsın geçmişi gösteriyor ki baştan aşağı olay çıkarmak üzere planlanmıştır. Yanındakilerin de esnafa vandalca saldırması vehametin boyutunu gözler önüne sermiştir. Yöre halkı teenni ile hareket etmiş ve tuzağa düşmemiştir.

Kovid tedbirleriyle ilgili çıkışları ile gündeme gelen Viranşehir savcısının durumu da benzer bir durumdur.

PKK’nın maket uçaklarında Kanada imzası

Pençe harekatının komuta merkezine maket uçaklarla saldırı girişimi de çok şükür zamanında isabetle engellenmiştir. Kanada SİHA’larımıza lazer kodu vermeyi sonlandırmıştı. Ne var ki müttefik olarak bilinen aynı Kanada Belçika ile birlikte terör örgütünün kullandığı maket uçakları çok özel teknoloji ile donatmıştır. Uzaktan kumanda edilen bu uçaklara bedeli 10 bin dolar olan sistemleri yerleştirmiştir.

“Şirret kampanyayı görüyor ve takip ediyoruz”

Türkiye haksızlıklara karşıdır, adaletsizliklerin karşısındadır. Küresel emperyalizmin tam olarak karşı kutbundadır. Terörle mücadelede kahramanca devam ederken, bu mücadelenin içinde yer alan asker ve devlet adamlarını itibarsızlaştırma çalışmaları hain bir amaç taşır. Biz her şeyin farkındayız. Şirret kampanyayı görüyor ve takip ediyoruz. Türkiye’nin önünü kesmek için yarış halinde olanlar el ele vermişler, yıkım ittifakının potasında birleşmişlerdir. Tekraren uyarıyorum, oyun büyüktür, oyun kirlidir, çok boyutlu ve çok aktörlüdür. Libya’daki varlığımızın rövanşını almak istiyorlar. Doğu Akdeniz’deki tavizsiz duruşumuzdan korkuyorlar. Bölücü terör örgütü PKK’ya dünyayı zindan etmemizden dolayı üstümüze geliyorlar.

Boyun eğmediğimiz için, al bayrağın solmasına müsaade etmediğimiz için deliye dönüyorlar. Terörist elebaşları Sofi Nurettin ile Aydın Şimşek’i gömdük ya, işte bunu hazmedemiyorlar.

Soylu’ya destek

İkazen diyorum ki, hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı’nın boynuna tasma geçiremeyecek, buna kimsenin gücü yetmeyecektir.

Herkes yerini yurdunu bilmek zorundadır. Herkes ağzından çıkanlara dikkat etmekle mükelleftir. Türkiye video kayıtlarla rehin alınamaz, sosyal medya iftiraları ile ele geçirilemez. Sayın Binali Yıldırım’ı evladıyla birlikte töhmet altında bırakmak, uyuşturucu ticareti ile ilişkilendirmek müfteriliktir. Tarafsız kalmak destek vermektir, kimsenin hakkı yok. Konu devletimizin saygınlığı ve bekasıdır.

Biden lobisinin zehir saçan lobileri Türkiye Cumhuriyeti’ni düşüremeyecektir. İhanete teşne olanların bu gerçeği akıllarından çıkarmaması tavsiyemdir. Türkiye’yi düğümleyip seçime veya başka arayışlara zorlamak demokrasi düşmanlığının yansımasıdır. Türkiye bir hukuk devletidir.

Türkiye sokakta bulunmadı, harita üzerinde kurulmadı. Bağımsızlık hediye alınmadı, sınırlarımız icazetle çizilmedi, varsa kendine güvenen çıksın karşımıza… Eğer devletimizi, eğer milletimizin tarihi haklarını can pahasına savunamazsak bu beden hepimize haram olsun.

Hiç kimse hayal peşinde koşmamalı, içinden geçtiğimiz dönemde herkesin sağduyunun rehberinde hareket etmesi, toplumsal huzurun korunması hususunda sorumlu davranması tarihi bir görevdir. biz hükümetimizin yanındayız. 7 düvelin karşısındayız çünkü biz Cumhur İttifakı’yız. Hep birlikte Türkiye’yiz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu farklılaşma üzerine değil kucaklaşma üzerine şekillenmiş, mutabakat sağlanarak yeni devletin dayanakları tesis edilmiştir.

MHP lideri Devlet Bahçeli: İsrail terör devletidir

İsrail polisi Mescid-i Aksa’da bulunan cemaate kalleş bir saldırı düzenledi. Konuya ilişkin açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “İsrail terör devletidir, şiddeti politik enstrüman olarak kullanmaktadır. Ramazan ayı boyunca Filistinli kardeşlerimizin inanç ve ibadet özgürlüğüne musallat olan, Harem-i Şerif’in statüsünü hedef alan İsrail hükümetini lanetliyorum” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Kadir Gecesi’ni tebrik ederken, İsrail’in Mescid-i Aksa’daki saldırısını kınadı.

Bahçeli, “Maalesef İslam toplumlarında kök salan dağınıklık, kadir kıymet ölçülerinden tamamıyla kopuk muvazaalı ve muhataralı diyaloglar zalimlere koz vermekle kalmayıp inanç haklarımıza saldırıları hem tahrik hem de teşvik etmektedir. Çünkü birlik ve beraberlik hisarı yıkıktır. İsrail, dün akşam yatsı namazı esnasında, Mescid-i Aksa’da toplanmış din kardeşlerimize ses bombası ve plastik mermiyle saldırmıştır. Bu mütecaviz saldırganlık ramazan ayının son cumasında, Kadir Gecesi’nin de bir gün öncesinde vuku bulmuştur. Yani planlı bir barbarlıktır. İsrail terör devletidir, şiddeti politik enstrüman olarak kullanmaktadır. Diğer yanda Batı Şeria’da sürekli kamçılanan Yahudi yerleşimci terörü mazlumları evinden barkından çıkarmaktadır. Kudüs yaslıdır, Gazze hüzünlüdür, Batı Şeria gariptir, Filistin iki ateş arasındadır. Siyonizm’in katliamları biliniyorken, zulüm markası bu karanlık zihniyetle ortak bir geleceğin hayalini kurup hedeflerini paylaşan bazı İslam ülkelerine ne söylenmelidir? Hakikat ve hakkaniyet çizgisinde buluşmaktan aciz kalanların varlığını korumaları nasıl beklenmelidir” diye konuştu.

“Hesap gününü bekliyoruz”

Bahçeli, saldırıda yaralanan Filistinlilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, “Ramazan ayı boyunca Filistinli kardeşlerimizin inanç ve ibadet özgürlüğüne musallat olan, Harem-i Şerif’in statüsünü hedef alan İsrail hükümetini lanetliyorum. Saldırılarda yaralanan Filistinlilere geçmiş olsun diyorum. Kudüs bizim ilk kıblemizdir ve teslim edilmeyecektir. Kudüs ilk göz ağrımız, ilk sevdamız, ilk yönümüz, miracımızın ebedi emaneti, inancımızın ezeli onurudur. Kaşgar’dan nasıl taviz vermiyorsak, Kerkük’ten nasıl vazgeçmiyorsak, Kudüs’ten de aynı şekilde vazgeçmeyiz, Siyonist kumpaslara esir bırakmayız. Kudüs-Kaşgar-Kerkük-İstanbul birbiriyle tarih, kültür ve inanç bağlarıyla sımsıkı bağlıdır. Biri olmadan diğeri ya eksik ya da manen eziktir. Biz kadrimizin, kavlimizin, kaderimizin, kavgamızın bilincindeyiz, şeytanın müfrezelerini de biliyoruz. Ve hesap gününü bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, yarın kutlanacak Anneler Günü’nü de tebrik etti.

Bahçeli: Meclis’te yerleri yok

Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli “Hiçbir örgüt uzantısının Meclis’te yeri olamaz. Demokrasi adına söyleyecek tek bir sözleri dahi bulunamaz. TBMM’de eşkıyanın hükmü değil milletin hükmü geçerlidir. Bu tarihi ve milli kararlılığa herkesin riayeti samimi dileğimdir.” dedi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP grup toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bahçeli, “Hiçbir bölücü odağın, terörizme yardım ve yataklık yapan hiçbir menfur oluşumun, Mehmetlerimize kast eden, vatan evlatlarına kurşun sıkan hiçbir hain örgüt uzantısının Gazi Meclis’te yeri olamaz, demokrasi adına söyleyecek tek bir sözleri dahi bulunamaz. TBMM’de eşkıyanın hükmü değil milletin hükmü geçerlidir.” dedi. Bahçeli yeni anayasa çalışmaları konusunda CHP ve İYİ Parti’ye çağrıda bulundu, “Gelin bu sürece destek verin” dedi.

Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları;

“Önümüzdeki cuma göre TBMM’nin 101’inci açılış yıldönümünü kutlayacağız. 23 Nisan 1920 Cuma günü Ulus’taki Taş Bina’da Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atıldı. Belirlenen mebuslar Ankara’da toplandı. İşgale, istilaya, ihanete karşı ilk Meclis’in eşsiz iradesiyle direnilmiştir. Kurucu kahramanlar milli iradenin özlemlerinden kopmamıştır. İlk Meclis, ordular kurup ordular yönetmiş, vatandan düşmanı söküp atmıştır.

Mondros Ateşkes anlaşması imparatorluğumuzun teslim belgesiydi. Osmanlı İmparatorluğu 1’inci Dünya Savaşı’ndan çıktığında 1 milyon kilometrekare toprağını kaybetmiş, bağımsızlık da elden çıkmıştı. Vatan coğrafyası ateş altına alınmıştı. İlk Meclis Anadolu bozkırından bir güneş gibi parladı. Ulus’ta tadilatı tamamlanmamış Taş Bina’da toplumun her kesiminden ortak paydaları vatanseverlik olan mebuslar bir araya geldi İlk meclisin mebusları 8 ay maaş alamamıştı. 1 yıl sonra da aldıkları maaşların yüzde 20’sini bütçe açığını kapatmak için devlete vermişlerdi.

Güç sizlerde saklı

23 Nisan 1920 tarihi elbette ki 3 yıl sonra varlığını tüm dünyaya ilan edecek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi ve hukuki altyapısının hazırlandığı bir gündür. TBMM’nin açılması aziz milletimizin bağımsızlığına yönelmiş olan gelişmeler karşısında neleri göze alacağının da emsalsiz örneğini teşkil etmiştir. Türkiye’nin yükselişi sorunlara yalnızca Ankara’dan bakan ayrışmayı değil, birleşmeyi hedefleyen kolektif şuurla mümkündür. Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize musallat olan gelişmeler karşısında duracak güç siz muhterem milletvekillerinin iradesinde saklıdır.

“Meclis’te yeri olamaz”

TBMM’de biriken fezlekelerin bir an önce görüşülerek karara bağlanması terörle mücadele teşvik edici ve kamçılayıcı bir işlev görecektir.Hiçbir bölücü odağın, terörizme yardım ve yataklık yapan hiçbir menfur oluşumun, Mehmetlerimize kast eden, vatan evlatlarına kurşun sıkan hiçbir hain örgüt uzantısının Gazi Meclis’te yeri olamaz, demokrasi adına söyleyecek tek bir sözleri dahi bulunamaz. TBMM’de eşkıyanın hükmü değil milletin hükmü geçerlidir. Bu tarihi ve milli kararlılığa herkesin riayeti samimi dileğimdir.

Bu kutlu günün çocuklarımıza armağan edilmesinin en önemli nedeni budur. Milletimiz yeni nesillerle varlığını sürdürecektir. Bu vesileyle sevgili çocuklarımızın, bütün çocukların bayramını şimdiden kutluyorum, mutluluk diliyorum.

Yeni Anayasa

1921 Teşkilat-i Esasiye kanunun üzerinden 100 yıl geçmiş olsa da yeni anayasa çalışmaları hiç sonlanmamıştır. Türkiye’nin yepyeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu görmek ve bunun da gereğini yapmak lazımdır. Yalın ve anlaşılır, kısa, net, milli ve manevi hayatımızın esaslarını kavramış, bizi yansıtan, gerekçeleriyle gerçekleri yakalamış bir anayasayla Cumhuriyetimizin 100.yıldönümüzü kucaklamamız tarihi bir görevdir.

“Bu hedeften kaçanları tarih affetmeyecektir”

Yeni anayasa hedefi aynı zamanda Türk milletinin hedefidir. Bu hedeften kaçanları tarih affetmeyecektir. İç ve dış işgal çetesine karşı diri ve uyanık olmalıyız. Siyasi partilerden mesleki ve sivil toplum kuruluşlarından yeni anayasaya karşı çıkan henüz görülmemiştir. Herkes darbe anayasasının rahatsızlığını dile getirmektedir. O halde bazı siyasilerin sudan sebeplerle oyunbozanlık yapmaları tutarsızlık değil de nedir!

Parlamenter sistem dibi boylamıştır

Parlamenter sistem denenmiş ve dibi boylamıştır. Müstesna bir reform yapılmış, ve bir sistem uygulanmaya başlanmıştır. Türk tipi başkanlık sistemine karşı çıkmak, karalama yarışına girmek eğer cehalet değilse işbirlikçiliktir. Yürürlülükteki yönetim sistemiyle çatışmayan ve çelişmeyen bir anayasa refah düzeyine katkı sağlayacaktır.

CHP ve İP’e çağrı

MHP yeni anayasa vizyonunu kavramış ve kararlılıkla çalışmaya koyulmuştur. Allah’ın izniyle yakın bir tarihte çalışmalarımız nihayete erecek, ortak akılla ve Cumhur İttifakı’nın ortak iradesiyle milletimizin şanına, şöhretine, vasfına, vakarına, varlığına müstahak bir anayasa hazırlık süreci inşallah tamamlanmış olacaktır. CHP’ye sesleniyorum gelin siz de bu sürece destek verin. El birliğiyle darbe anayasasından milleti kurtaralım. Gelin mağlubiyet yaşamayın.

Ukrayna-Rusya krizi

Türkiye bugün dört bir taraftan sıkıştırılmak, çembere alınmak istenmektedir. ABD’nin Karadeniz’e savaş gemisi göndermekten vazgeçip İngiltere’nin devreye girmesi bölgenin her türlü ihtimale açık olduğu görülmektedir. Ukrayna ile Rusya arasında çıkacak olası savaş kuşkusuz felakettir. Akdeniz’de Yunanistan çirkin bir senaryo dahilinde tahrik kampanyasını yoğunlaştırmaktadır.

Dendias-Çavuşoğlu basın toplantısı

Yunanistan Dışişleri Bakanı’nın sergilediği ifadeleri Türkiye’ye kriz çıkarmak üzere özel olarak gönderildiğini ortaya çıkarmaktır. Sayın Çavuşoğlu’nu yürekten tebrik ediyorum. Talimat veren Sayın Cumhurbaşkanımıza da saygılarımı sunuyorum. Yunan Bakan sert kayaya çarpmış, Türk pençesini yemiştir.

Devlet Bahçeli talimatı verdi! MHP’den ihraç edilecek

Milliyetçi Hareket Partisi, 126 emekli büyükelçinin basın yoluyla kamuoyuna açıklanan bildirisinde ismi geçen eski Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu’nun Devlet Bahçeli’nin talimatı doğrultusunda kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edildiğini açıkladı.

Bildiri yayımlayan emekli büyükelçiler arasında yer alan eski MHP Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın tarafından yapılan yazılı açıklamada, 126 Emekli Büyükelçi tarafından yayımlanan bildiride Kumcuoğlu’nun da adının yer aldığı hatırlatıldı.

Yalçın, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin talimatıyla Eski Aydın Milletvekili olan Ertuğrul Kumcuoğlu’nun kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edildiğini açıkladı.

126 Emekli diplomatın ortak açıklamasında Marmara Denizi üzerindeki mutlak egemenliğin kaybedilmesine yol açacağı için Kanal İstanbul’dan vazgeçilmesi gerektiği ifade edilmişti.

Devlet Bahçeli’den Kemal Kılıçdaroğlu’na olay çağrı: Bunu yap, partimize üye ol

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sert eleştirilerde bulundu.

Bahçeli’nin sosyal medyadan yaptığı açıklamalar şöyle:

CHP Genel Başkanı, alem bir insan. Allah’ı var, sıkıntılı anlarda insanımızı iyi güldürüyor! Kara mizahta ustalaştı, epey de mesafe kat etti. Kabak tadı verse bile, siyasi eğlenceye dönüşen grup toplantılarında kurusıkı atışın, yalan edebiyatının inceliklerini sahneliyor.

“Ahlak yok”

Dün yine tutulmuş aklıyla, kararmış vicdanıyla haykıran gerçeklere, meydan okuyan hakikatlere sırtını döndü. Tek gündem konumuzun kendisi olduğunu dile getirdi. İnsan ne kadar az düşünürse o kadar çok konuşurmuş, ağız var, dil var, fakat akıl ve ahlak derseniz işte o yok.

Kılıçdaroğlu gerçek milliyetçi, gerçek vatanseverin kendileri olduğunu söylemiş. Aslına bakarsınız önemli bir gelişmeyle, kritik bir itirafla karşı karşıyayız. Gerçi bu çıkışından memnuniyet duyduğumu da saklayamam. En azından altı okun içindeki milliyetçiliği hatırlamış!

“Partimize üye olabilir”

Madem gerçek milliyetçi olduğunu söylüyor, o halde gereğini ve gerçeğin sorumluluğunu da bir an önce yapmak zorundadır. FETÖ ve PKK’yla bütün bağlarını keserek işe başlamalıdır. Bu da yetmez, HDP’yle ittifakı bitirdiğini, zilletin batağından derhal çıkacağını duyurmalıdır.

Kılıçdaroğlu bunları yaparsa, gelip partimize dahi üye olabilir. Siyasi mücadelesini aramızda sürdürebilir. Hatta açık çek veriyorum, 2023 Haziran ayında Tunceli’den milletvekili adayımız olmasında bile engel yoktur. Temizlensin, nedamet göstersin, buyursun gelsin.

“Kılıçdaroğlu’na bile yer var”

Bu vaadimiz ve vaki davetimiz Kılıçdaroğlu’nun milliyetçiliği kadar gerçekçidir! Zira bizim herkese kapımız açıktır, bizim yüreğimizde yenilenmiş ve yüklerinden kurtulmuş Kılıçdaroğlu’na bile yer vardır. Onu sevgiyle kucaklayacak, geçmişini unutturacak hoşgörümüz ortadadır.

Bir diğer ele alınması gereken konu ise şudur: Kılıçdaroğlu, HDP’li işbirlikçileri ve İP’li yoldaşları devamlı Sonbaharda seçim olabileceğini konuşuyorlar. Yok diyoruz, anlamıyorlar. Seçim zamanında olacak diyoruz, zihni melekeleri tıkalı olduğundan algılayamıyorlar.

“Haftalık ücret mukabilinde yorum yapan bildik isimler…”

Daha ilginci, televizyon ekranlarında sabit ama haftalık ücret mukabilinde yorum yapan bildik isimler, Kılıçdaroğlu’ndan aldıkları asparagas sufleleri cansiperane savunuyorlar, servis ediyorlar, nöbetleşe gündem işgaline soyunuyorlar. Ne söylesek nafile, hep aynı havadalar.

“Tetikçilere üzülüyorum, kendilerini paralıyorlar”

Mesela, Necdet Saraç, Şaban Sevinç, Ali Haydar Fırat, Hakan Bayrakçı, Orhan Bursalı ve Sevilay Yılman’a varıncaya kadar farklı televizyon ekranlarda CHP’nin hem sözcülüğünü hem seçim kulisi yapan ücretli tetikçilere üzülüyorum, durmadan yırtınıp kendilerini paralıyorlar.

Bunların karşısında beşlik simit gibi dizilen bazı gazeteci ve eski siyasetçiler de evet haklısınız, ama diyerek söze başlayıp acayip gerdan kırıyorlar. Erken seçim siparişini Okyanus ötesinden mi berisinden mi aldıkları muamma olsa da, kukla gibi oynatılıyorlar.

Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçiminin nasıl olacağı, bu konudaki gerek ve yeter şartların nelerden teşekkül ettiği bu hacıyatmazlar tarafından ya bilinmiyor ya da bilinse de gerçeğin üzeri örtülüyor.

“Bunun neresi demokrasi?”

TBMM’de seçim kararının alınması için ihtiyaç duyulan çoğunluğa sahip olmadan, Cumhurbaşkanı’nın da bu konuda net tavrı bilinmesine rağmen, Sonbaharda seçim olabilir demek Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve toplumsal huzurunu hançerlemek isteyenlere hizmettir.

Peki, bunun neresi demokrasidir? Neresi özgürlüktür? Neresinde adamlık ve ahlak vardır? Televizyon sahipleri acaba, Kılıçdaroğlu’nun seçim spekülasyonun gündemde kalması için gizil ve gizemli bir destek mi vermektedir? Boş lafa, boş tantanaya, boşuna çabaya karnımız toktur.

“Sıkıyorsa gelsin üstümüze bassın”

Kılıçdaroğlu, bizim halı olduğumuzu söylemiş. O halde sıkıyorsa, yiyorsa, cesareti varsa gelsin de üstümüze bassın. Halı değiliz, ama haya sahibiyiz, vatan ve millet sevdalısıyız. Bu iftirayı atanların haysiyetlerinin kimler tarafından çiğnendiğini hem biz hem de millet biliyor.

“Kılıçdaroğlu’na çocuklara anlatır gibi öğreteceğim”

Süleyman Şah Türbesi konusunda bize laf eden Kılıçdaroğlu, eğer aramıza katılırsa, zincirlerinden kurtulup bize doğru akarsa, geçmişte neler söylediğimizi, nasıl bir duruş gösterdiğimizi tek tek, heceleye heceleye, okumayı yeni öğrenen çocuklara anlatır gibi öğreteceğim. Söz.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ciddiyetsiz ve itibarsız sözlerine karşı esasen siyasi üslubuma çok da uygun olmayan bir tarzda cevap vermek durumunda kaldım. Hiç kimse kusura bakmasın, ama hak edene hak ettiği gibi davranmak görevimizdir.

Bahçeli canlı yayında açıkladı! 5 stratejik hedef

Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli, “MHP olarak, 2023 ve on yılları kapsayan stratejik hedeflerin ilki Türk tipi başkanlık modeline sahip çıkmak. Kökleşmesine hizmet etmektir. Sivil, geniş katılımlı bir anayasa hazırlığı ikinci hedefimizdir. Yeni, yerli ve milli bir ekonomik sistemin inşası üçüncü stratejik hedefimizdir. Son terörist ele geçirilene kadar destek vermek dördüncü stratejik hedefimizdir. Diyalog, barış, huzur ve istikrar beşinci stratejik hedefimizdir.” dedi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada 5 stratejik hedefi açıkladı.

Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları;

Sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Kökeni, yöresi ne olursa olsun, Türk milletine bağlı tüm vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Parti grubumuzu en son 2 Mart 2021 tarihinde toplamış arkasında 13. Olağan Büyük Kurultayımızı gerçekleştirmek için toplantılarımıza ara vermiştik.

Salgının yol açacağı tehlikeli düşünerek davetli sayımızı kısıtlı tuttuk. Buna rağmen kurultayımız muhteşem bir atmosferde gerçekleştirilmiştir. Taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanmıştır. İl ve ilçe kongrelerimizin son halkası kurultayımız olmuştur. Kongreler tazelenmeye imkan sağlamaktadır. 13. Olağan Büyük Kurultayımız, bir kavşak noktasında vuku bulmuştur. Şehitlerimizin hamiyetiyle sözleştik, toprağımızın acısıyla, sevinciyle birleştik. Milletimizin iradesiyle, var oluş amacıyla bilendik. Salgın hastalığa rağmen yüreğimizdeki heyecanla, aklımızda Türkiye sevdasıyla istiklal için birlik dedik. Gayemiz daha güçlü bir Türkiye’dir.

“Zindana girdik, vatan sağolsun dedik”

Yaşanmış geçmişin, yazılmış sayfaları nereden gelip nereye gitmek istediğimizin belgesi niteliğindedir. Zindana girdik, vatan sağolsun dedik. Şehit olduk vatan bölünmez dedik. Satanlardan, kaçanlardan, korkanlardan, yılanlardan, yoldan sapanlardan olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Ülkücü yaşadık. MHP 52 uzun yıldır pek çok badireyi aşarak bugünlere ulaştı. Kimileri devrilmemizi bekledi, bazıları düşmemizi bekledi, bazıları da yakamızdan düşüp gitti.İlk sallantıda yoldan sapanlardan olmadık. Gayemiz daha kuvvetli bir Türkiye’dir. Lafa geldi mi büyük dava adamı olduklarını söyleyenlerin nasıl kişiliklerini kaybettiklerini üzülerek gördük. Bunların MHP’ye yönelik karanlık operasyonlarda figüran olduklarını ibretle seyrettik.

“Su uyur düşman uyumaz”

Her dem yeniden doğarak, tuzakları bozarak, iftiraları yenerek, kumpas duvarlarını berhava ederek kutlu davamızı peşkeş çektirmedik. Milliyetçiler için kahramanlıklarla dolu Türk tarihi tekerrür eden zaferlerle doludur. Su uyur düşman uyumaz sözünü hafızasında taşıyan Türk milleti gelecek nesilleri teyakkuz halinde bulunmaları için uyarmaktadır.

5 stratejik hedef

Biz 2023 yılını kafasında cem etmiş, ondan sonraki yılların yol haritasını belirlemiş bir amaç eşliğinde yolumuza devam edeceğiz. MHP olarak, 2023 ve on yılları kapsayan stratejik hedeflerin ilki Türk tipi başkanlık modeline sahip çıkmak. Kökleşmesine hizmet etmektir. Sivil, geniş katılımlı bir anayasa hazırlığı ikinci hedefimizdir. Yeni, yerli ve milli bir ekonomik sistemin inşası üçüncü stratejik hedefimizdir. Son terörist ele geçirilene kadar destek vermek dördüncü stratejik hedefimizdir. Diyalog, barış, huzur ve istikrar beşinci stratejik hedefimizdir.

Milli bekamızın yağlalanmasına izin vermeyiz

Bize göre 1000 yıldır yaşadığımız Anadolu coğrafyası üzerindeki doğal ve stratejik tehditleri bilmek binlerce yıl daha yaşamanın sırları bilmek demektir. Lozan anlaşması Anadolu’nun senedi olmuştur. Lozan’dan önceki son durak Serv, ondan öncesi ise Çanakkale Savaşlarıdır. Bugün karşımıza tekrar çıkanlar dün Çanakkale’den defedilenleridir, İzmir’den denize dökülenlerdir. Zillete asla katlanamayız, milli bekamızın yağmalanmasına göz yumamayız.

Çanakkale Boğazı’nda püskürtülmüş emparyalist zihniyet Serv ile yeniden hortlamış, Türk milleti şerefli bir mücadeleyle istiklal ve istikbal haklarını geri almıştır. Varlığımız 1915 Çanakkalesi’nden 1922 İzmir’ine kadar adım adım savunulan vatan toprakları şehit kanlarıyla tescil edilmiştir. Bugünkü şartlarda bölücülerle, terör örgütleriyle, Türkiye düşmanı çevrelerle emel ve hedef birliği içinde olanlar geçmişten ders çıkarmalıdır. Türk milleti bu coğrafyanın kınına sığmayan kılıcıdır.

Ayrıntılar geliyor…

Bahçeli’den Alman Sol Partisi’ne tokat gibi cevap

Son dakika haberine göre; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Gün geçmiyor ki, partimizi hedefine alan karanlık söylemler şaibeli ve şüphelerin odağı haline gelmiş çevreler tarafından ortaya atılmamış olsun! Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’nın güçlü varlığı iç ve dış işgal cephesini adeta çılgına çeviriyor.” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Bahçeli, “Gün geçmiyor ki, partimizi hedefine alan karanlık söylemler şaibeli ve şüphelerin odağı haline gelmiş çevreler tarafından ortaya atılmamış olsun! Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı’nın güçlü varlığı iç ve dış işgal cephesini adeta çılgına çeviriyor.” ifadelerini kullandı.

“Oyunları tutmayacak”

Bahçeli, yazılı açıklamasının devamında şunları kaydetti:

“Türkiye direndikçe, öz değerlerine ve milli gerçeklerine uygun bir duruş sergiledikçe karşımızdaki irili ufaklı muhasım cephe şaşkınlıktan ve şuursuzluktan denetim ve kontrolünü hepten kaybediyor. Biliyorlar ki, oyunları tutmayacak, planları A’dan Z’ye bozulacak.

Almanya’da muhalefette bulunan Sol Parti, Federal Hükümet’e; Türkiye’deki iktidar yapısı içinde MHP’nin rolünü, hükümete etki edip etmediğini sorma gereği duymuştur. Sol Parti adına önerge veren bir Türk düşmanı, faşist MHP suçlamasıyla ne kadar yobaz olduğunu ifşa etmiştir.

Sırtlanın av kavgası

MHP’ye faşist diyen ağız kirli ve zırva bir ağızdır. Aynı zamanda itibarsızdır, iftiracıdır, demokrasi değerlerini yok sayan ilkel ve bağnaz bir anlayıştır. Alman Sol Parti’sinin, yandaş ve destek lobisinin Türkiye’yle kaygısı sırtlanın av kaygısından başka bir şey değildir.

Federal Hükümet, Sol Parti’nin sorusuna cevaben; “MHP’nin siyasi taleplerinin Türk hükümetinde karşılık bulduğunu ve bu taleplerin düzenli biçimde yasalara girdiğini” söylemiştir. Merkel hükümetinin bir bildiği, bir tespiti varsa derhal Türkiye’yle paylaşması şeref konusudur.

Almanya neyin hesabını sormak için kuyruğa giriyor?

15 Temmuz öncesi PKK’lı canileri, 15 Temmuz sonrası FETÖ’cü hainleri ve kanun kaçağı casusları bağrına basan Almanya bizden ne istiyor? Neyin hesabını sormak için kuyruğa giriyor? Deutsche Welle’den servis edilen kirli ve sipariş haberler Türkiye aleyhtarlığının tescilidir.

Omurgalı iseler…

Almanya’da MHP’yi haksızca ve hayasızca masaya yatırıp sorgulamaya cüret edenler, onurlu ve omurgalı iseler; hainleri, haşhaşileri, darbecileri nasıl barındırdıklarını, nasıl muhafaza ettiklerini, hangi imkanları sunduklarını açıklamaları insanlığa karşı görevleridir.

15 Temmuz öncesi FETÖ’cüler devlete sızarken Alman Sol Parti’si veya iktidardaki Merkel acaba ne düşünüyordu? PKK’lı teröristleri Berlin sokaklarında gezdirirken, mali ve lojistik destek sağlarken faşistin, zalimin önde gideni olduklarını biliyorlar mıydı?

Almanya bizim içişlerimize musallat olma gereğini niye duymaktadır?

Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı Türkiye’dir, Türk milletinin kabul edilmiş duası, şükür nişanesidir. Hiç kimse boşa atıp dolu tutar mıyım diye heveslenmemelidir. MHP’ye faşist diyen Türklüğün ve Türkiye’nin yeminli hasmıdır.

Bize göre cevabı aranması gereken asıl soru şudur: FETÖ’cülerin ve PKK’lıların Almanya siyasetindeki etki gücü, yuvalandıkları kilit makamlar, elde ettikleri stratejik noktalar nelerdir? Almanya bizim içişlerimize musallat olma gereğini niye duymaktadır?

Alman Sol Partisi’nin Kandil ve Pensilvanya’yla bağının içerik ve istikameti hakkında doyurucu bir açıklama ne zaman yapılacaktır? Onların durduğu ve konumlandığı yer çukurdur, Cumhur İttifakı’nın da baktığı yer belli, durduğu yer belli, varacağı hedef bellidir.

MHP, Cumhur İttifakı’nın iki ana unsurundan birisidir. Türkiye’yi kimin yönettiği de ortadadır. Tekraren ifade ediyorum ki, bizim ittifakımızda makam pazarlığı, koltuk anlaşması, basit ve sığ siyasi çıkar hesapları yoktur, asla olmayacaktır. Cumhur İttifakı akıldır, ahlaktır.

Alman usulüyle yol alan çarpık zihniyetlerin Türk usulüne kafa yormaları Hitler profilinden demokrasi kahramanı çıkarmak için uğraşmak kadar hezeyan ve hezimet bir niyettir. Alman Sol Parti’nin kendisi yanlıştır, kılavuzu yanlıştır, varlığı yanlıştır.”

Devlet Bahçeli’den çok sert HDP çıkışı

Partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP’nin kapatılması çağrısını yineledi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

İşte Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları;

”Millet iradesine cephe alan dayatmacı siyasetçilerin karşımıza geçip demokrat pozları vermesi su katılmamış ikiyüzlülüktür. Gündüz şapkalı gece külahlı olanların ne yaptığını hangi kirli ilişkilere savrulduklarını görüyoruz. Millet iradesine cephe alan dayatmacı ve icazetli siyasetçilerin karşımıza geçip demokrat pozları vermesi su katılmamış ikiyüzlülüktür. Cumhur İttifakı millet ne diyorsa ona kulak veren, millet ne istiyorsa onu önceliğine alan, milletin ruh köküne tamamıyla muvafık siyaset yapan milli ve demokratik bir hüviyete sahiptir. Bizi, diğerlerinden ayıran müessir ve mümeyyiz fark da budur.

Erken seçim açıklaması

Gündüz şapkalı gece külahlı; sözde demokrat özde despot olanların ne yaptığını, neyi amaçladığını, hangi kirli ilişkilere savrulduklarını hem görüyor, hem de onlara sandığın kaç bucak olduğunu göstermek için gün sayıyoruz. Erken seçim tartışmalarının sıcak gündemde tutulması maksadıyla sipariş açıklamalar yapan gafillerin, 2023 yılının haziran ayını beklemek durumunda olduklarını bir kez daha hatırlatmayı lüzumlu görüyoruz.

”Bedelini er ya da geç ödeyecekler”

Bölücü terör örgütü PKK’nın keşif kolu ve gözetleme kulesi olan HDP’yle yasak bir ittifak şemsiyesi altında toplananlar, bunun adına da gerçek anlamından koparılmış demokratik güç birliği diyenler, içine düştükleri zilletin bedelini er ya da geç ödeyeceklerdir. HDP tarih ve millet önünde suçludur.

”HDP’ye oy verenler PKK’nın uşağı olsun diye mi oy verdiler?”

HDP’ye oy verenler PKK’nın uşağı olsun diye mi oy verdiler? PKK’nın arka bahçesi iradesini Kandil’e bağlamış bir sözde partinin aldığı oy oranının sayısının demokrasi ile bağdaşması insanlıkla anılması şehit ile caninin bir görülmesi kadar korkunçtur. Şerefiniz kadar konuşun desek ağzını bıçak açmayacak ne kadar sabıkalı kişi varsa HDP’yi kollamak için demokrasiyi kullanmaktadır.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektör prostestoları

38 eski rektör ve YÖK üyesinin teröre bir kez olsun tepkilerini duyanınız oldu mu? Bunlar kime hizmet ediyorlar? Hep puslu ortamlarda öne çıkan bu çürük rektörler yerli ve milli duruş gösterecek onuru ne zaman ispat edecekler?

Parti kapatma tartışmaları

Yargıtay’ın terör örgütü ile ittifakı meydanda olan HDP hakkında inceleme başlatması çok önemli ve beklediğimiz bir gelişmedir. Siyasi partilerin kapatılması Yargıtay’ın açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanmaktadır. Türkiye bir hukuk devletiyse HDP’nin kapatılması acildir, hayatidir, şarttır. Ayrıca başka bir ad altında, mesela Demokratik Bölgeler Partisi isimli paravan terör oluşumu çatısıyla bile tekrardan faaliyette bulunmasına fırsat verilmemelidir.

Meclis’teki dokunulmazlık fezlekeleri

Her siyasi parti tutumunu netleştirmelidir. Hiç kimse minderden kaçmamalı yüreği yeten kartını açık oynamalıdır. CHP’ye soruyorum, CHP fezlekeli HDP’lilerin dokunulmazlık zırhının kaldırılmasına var mıdır yok mudur? CHP ile İYİ Parti’nin duruşu ne olacaktır? HDP’ye destek PKK’ya destektir.”

Bahçeli sert çıktı: Alayınızı uyarıyorum, girdiğiniz yol uçurum

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Demokrasi dışı arayışlara heves edenler, dış güçlerden namertçe medet umanlar; Alayınızı uyarıyorum; Girdiğiniz yol uçurum. Bu milleti karanlığa çekemezsiniz. Yaparız diyen varsa hodri meydan, mücadeleye son nefesimize kadar varız.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli yaptığı açıklamada “Demokrasi dışı arayışlara heves edenler, dış güçlerden namertçe medet umanlar; Alayınızı uyarıyorum; Girdiğiniz yol uçurum. Bu milleti karanlığa çekemezsiniz. Yaparız diyen varsa hodri meydan, mücadeleye son nefesimize kadar varız.” dedi.

Türk Milliyetçileri olmasaydı, devrilen bir imparatorluğun altından yeni bir devlet nasıl çıkardı? Bugün bol keseden sallayan siyasetçilerin buna bir cevabı var mıdır? MHP, Türkiye’nin lehine ve yararına olmadığını düşündüğü her konuda sonuna kadar direnmiştir. Bu direniş ve mücadele sonuna kadar bundan sonra da korunacaktır. Demokrasi dışı arayışlara heves edenler, dış güçlerden medet umanlar, alayınızı uyarıyorum. Girdiğiniz yolun sonu uçurumdur. MHP teslim alınmadan bu milleti parçalayamaz, yıkamaz, karanlığa çekemezsiniz. Yaparız diyen varsa hodri meydan. Vallahi buradayız.

İkaz ile hatırlatıyorum, Türkiye düşmanlarının dolduruşuna gelip maşalık yapanla, mahşeri vicdan karşısında hesap vereceklerini unutmasınlar.

“Bayram değil, seyran değil, kulaklarına kim ne fısıldadı da bunlar yola düştüler?”

MHP ve AK Parti dışındaki partiler Türk siyasetinde çölleşme, hatta çürümenin failleridir. Bunların akılları kiralıktır. Ne dedikleri bellidir, ne duruşları berraktır. Siyasete hakim olan dağınıklıklar, ani kopuşlar, derin çatlaklar, gün aşırı değişen ilişkiler, demokrasi kültürümüz açısından endişe vericidir. Mlum partilerin tutuşmuş gibi kapı kapı dolaşmaları, kameralar karşısında zoraki gülümsemeleri oldukça sıklaştı. Bayram değil, seyran değil, kulaklarına kim ne fısıldadı da bunlar yola düştüler?

“Çıkın sahneye de boyunuzu görelim, kaç kilo olduğunuzu görelim”

Siyasetin zillet ayağı toz duman içindedir. CHP ile HDP arasındaki görüşme trafiği ve sonrasındaki sisli ve sinsi manzara gözümüzden kaçmamıştır. Aşina olduğumuz görüşme sonrası ortak basın toplantısı CHP’nin kurnazlığı ile yapılamamıştır. CHP siyasi korona nedeni ile sanırım hDP ile arasına sosyal mesafe koymuştur. Bu ne yaman çelişki, nasıl bir ittifak ortaklığıdır? İçeride can ciğer kuzu sarması, dışarıda ne sen beni tanı ne ben seni! Madem basının, milletin karşısına çıkma cesaretiniz yok, nasıl görüşüyorsunuz! O zaman neden yürek yemiş gibi konuşuyorsunuz! Birbirinin yanında duramayanlara Türkiye emanet edilir mi? Türkiye bu orta oyununa izin verir mi? Çıkın sahneye de boyunuzu görelim, kaç kilo olduğunuzu görelim!

” Zillet ittifakının görünmeyen ortakları, PKK’dır, Soros’tur, faiz lobisidir”

Allah’a şükür ki, bizim saklanacak, hiçbir zaafımız yoktur. Sayın Cumhurbaşkanımız ile ihtiyaç hasıl olduğunda görüşür, fikirlerimizi paylaşırız. Aramızda ihtilaf yok, utanacak bir konumuz yok, pazarlık yok. CHP Genel Başkanı şeffaf olmalıdır. PKK ile arasına duvar örmelidir. CHP’nin HDP ile görüşmesi, PKK ile teması demektir. Zillet ittifakının görünmeyen ortakları, PKK’dır, Soros’tur, faiz lobisidir. CHP ile HDP’yi ayırt etmekte zorlandığımızın altını çizmek istiyorum.

Buna üzülüyoruz. Bu gidişle CHP’nin sömürge partisine dönüştürülmesi kaçınılmazdır. CHP yönetiminin Kandil’e değil Anıtkabir’e bakması tavsiyemizdir.

“İzmir’de özerk bir yönetim kuruldu da bizim haberimiz mi olmadı?”

CHP Genel Başkanı geçen hafta İzmir’deki konuşma ile HDP’yi temsil ettiğini gıyaben de olsa ispatlamıştır. Uluslararası piyasaların İzmir belediyesine daha düşük faizle kredi verdiklerini söyleyerek cahil siyaset kavramına yeni bir boyut eklemiştir. Hazinenin tahvil ihracı ile uluslararası kuruluşlardan proje kredi sağlanması konusundaki ayrımı bilmediği ya da çarpıttığı ortaya çıkmıştır. Kılıçdaroğlu’nun ekonomiden anladığı buysa vay milletimizin haline. Bunlar martın sonuna bahar diyorlardı, kastettikleri meğerse karakışmış. İzmir Büyükşehir Belediyesi devlet içinde devlet değildir. Devlet tektir. Bu devlet Türkiye Cumhuriyeti’dir. Belediye dış finansman kullanacaksa bunun izin mercii Hazine ve Maliye Bakanlığı’dır. İzmir’de özerk bir yönetim kuruldu da bizim haberimiz mi olmadı? CHP’li belediye başkanları belediye işlerinden başka her şeye burunlarını sokmaktadır.

Kimisi 2023 yılında iktidar değişikliği olacak der, kimisi rektörlere mektup yazar. Bu devran bu şekilde ilerlemeyecek. Demokratik hesaplaşma döneminde kimin alnı ak milletimizin hakemliğinde herkes görecek.

“Devlet buna izin mi versin?” 

Boğaziçi Üniversitesi’ne ataması yapılan rektöre itiraz edenlerin ana dinamiği marjinal örgütlerdir. Bir öğrencinin DHKP-C’li ile ne işi olur? Bir gencimizin yasadışı sol örgütlerin yuvalandığı hücre evleri ile ne bağı olacaktır? Rektör atanması yasal olabilir ama demokratik değil diyenler, kendi fikir ve düşüncenizden başka her görüşe hazımsızlık göstermeniz demokrasinin neresiyle bağdaşmaktadır.

Katil polis demek, polis otolarını taşlamak, ifade ve düşünce hürriyetinin neresine sığmaktadır. Gözaltına alınanlardan 101’inin Boğaziçi Üniversitesi ile ilişiği yoktur. Evlatlarını üniversiteye gönderen muhterem analarımız, çocuğunuz bu örgütlerin eline düşerse bundan memnun olur musunuz? Polislerle çatışmalarından mutluluk duyar mısınız?

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin evlatlarını serbest bırakın diyor. Başkalarının sırtından kurban kesmesi kolay. Çağrımı tekrarlıyorum. Evlatlarınıza sahip çıkın. Ne Kılıçdaroğlu’nun eline, ne de onun bunun keyfine bırakmayın. Öğrenci başka terörist başkadır.

Öğrencilerin haklı isteklerine kulak vermek elbette görevimizdir. Terörle irtibat ve iltisaklı olan öğrenci değil, suçludur. Öğrenci olmayanlar ne arıyor üniversite kapalarında? Devlet buna izin mi versin? Sabah ilk gelen üniversitelerde derebeylik mi ilan etsin?

Yeni anayasa

Parlamenter sistemin izlerini silmek, kalıntılarını temizlemek lazımdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uygun yeni bir anayasa yazılmalıdır. Cumhur İttifakı olarak bu konuda ilke birlikteliğimiz çok nettir.

Erdoğan-Bahçeli görüşmesinde 50+1 ve ilk 4 maddenin aynı kalmasında mutabık kalındı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli dün Beştepe’de bir araya geldi. Görüşmede yeni anayasa ve reform paketi konuşuldu, 50+1 ve ilk 4 maddenin aynı kalmasında mutabık kalındı.

Cumhur İttifakı ortakları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli, dün bir saat süren anayasa zirvesinde bir araya geldi.

Edinilen bilgilere göre, Erdoğan ve Bahçeli’nin 2023 seçimlerine kadar tamamlanmayı planladıkları anayasa çalışmalarında ilk hedef olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini güçlendirecek adımlar olacak. Görüşmede Türkiye’de darbeler sonrası yapılan anayasaların vesayet içerdiği belirtildi. 12 Eylül darbesinin ardından yapılan mevcut 1982 Anayasası’nda yapılan değişikliklerle bile vesayetten kurtulunamadığına dikkat çekildi. İki liderin Türkiye’nin vesayet anayasasından kurtulması konusunda görüş birliğine vardığı, muhalefetin ilk tepkilerinin de enine boyuna masaya yatırıldığı öğrenildi.

50 artı bir değişmeyecek

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde cumhurbaşkanı seçilmek için 50 artı 1 şartı getirilmişti. İki liderin görüşmede 50 artı 1 şartının korunması yönünde fikir birliğine vardığı öğrenildi. Yeni anayasanın sisteme uygun olması gerektiğine dikkat çekildi. Anayasada yapılacak değişikliklerle sistemin daha rahat bir şekilde işleyeceği belirtildi. Anayasanın ilk 4 maddesinin değiştirilmeyeceğine de vurgu yapıldı.

Reformlar da görüşüldü

İki lider, anayasa çalışmalarının yanı sıra iç ve dış gelişmeleri de değerlendirdi. Görüşmede, yargı ve ekonomik alanda yapılacak reformlar da masaya yatırıldı. Erdoğan, reformlarda son gelinen noktayı Bahçeli ile paylaştı. Görüşmede, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan eylemler de gündeme geldi.

Öte yandan Anavatan Partisi de Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısına destek verdiğini açıkladı.

Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesindekabul etti.Basına kapalı gerçekleştirilen kabul, 40 dakika sürdü.