Devlet bahceli

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Devlet bahceli

Erdoğan’dan Bahçeli’ye İmamoğlu teşekkürü ‘Allah razı olsun’

Münih Güvenlik Konferansı için Almanya’ya giden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye düşmanlığıyla bilinen ve ‘Ermeni soykırım’cısı Almanya Gıda ve Tarım Bakanı Cem Özdemir ile bir araya gelmesi üzerine Devlet Bahçeli’nin İmamoğlu’na gösterdiği sert tepkisini Cumhurbaşkanı Erdoğan takdir etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika ziyareti dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Geçtiğimiz günlerde CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye düşmanı Cem Özdemir ile bir araya gelmesine sert tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerinin yorumlanmasını isteyen gazeteciler, Başkan Erdoğan’a “Sayın İmamoğlu, Cem Özdemir ile bir görüşme yaptı ve fotoğrafları medyaya yansıdı. Cem Özdemir de biliyorsunuz sözde Ermeni soykırımı yasasının mimarlarından birisi. Bugün de Sayın Devlet Bahçeli çok büyük bir tepki gösterdi. Bu konuda yorumunuz ne olur?” diye sordu.

“Allah kendilerinden razı olsun”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin sorduğu İmamoğlu sorusuna; “Tabii ben Cumhur İttifakı’nın güçlü bir ortağı olan Devlet Bey’in bu tavrı sebebiyle Allah kendilerinden razı olsun derim. Cumhur İttifak için inşallah 2023 çok daha güçlü neticelenecektir.” cevabını verdi.

Bahçeli’den İmamoğlu’na sert sözler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, kadına şiddetten Rusya-Ukrayna gerilimine, 6 muhalefet partisinin güçlendirilmiş parlamenter sistem toplantısından İmamoğlu’nun Münih seyahatine kadar bir çok konuda konuştu.

İmamoğlu’un Almanya Gıda ve Tarım Bakanı Cem Özdemir ile gerçekleştirdi görüşmeye de sert ifadelerle değinen Bahçeli, “Türk ve Türkiye düşmanlığı aleni olan, PKK ve HDP sevdasını her fırsatta dile getiren devşirilmiş sözde siyasetçi Cem Özdemir isimli şarlatanla fotoğraf çektirip kucaklaşması soysuzluğun ete kemiğe bürünmesidir” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, Zillet İttifakı’na elindeki karikatür üzerinden sert çıktı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Zillet İttifakı’nın bir araya geldiği toplantıya bir karikatür üzerinden sert çıktı. Bahçeli, “Zillet ittifakı çürümüş ve çözülmüştür. Bölücülük ittifakıdır, PKK ittifakıdır, FETÖ ittifakıdır. Türkiye düşmanlarının ve HDP’nin gözetimi ve denetimi altındadır. 28 Şubat’a gün verilmesi tesadüf değildir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Zillet İttifakı”na sert tepki

Geçtiğimiz günlerde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti lideri Meral Akşener, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan ve Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal’un katıldığı toplantıya sert çıkan Bahçeli, “Zillet İttifakı” olarak nitelendirdiği 6 lidere eline aldığı karikatür üzerinden ateş püskürdü.

“Zillet İttifakı bölücülük ittifakıdır”

Bahçeli, “Yatıyor güçlendirilmiş parlamenter sistem diyorlar, kalıyor diyorlar. Hedefleri, politikaları yok, cumhurbaşkanı adayları yok. Zorlaya zorlaya 12 Şubat akşamında 6+1 formatında buluştular. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçme amacından başka hedefi olmayanların bir dağılma içinde oldukları belli olmuştur. Zillet ittifakı havlu atmıştır. 5,5 saatlik görüşmenin ardından yapılan açıklamada yeni hiçbir şey yoktur. Zillet İttifakı bölücülük ittifakıdır, PKK ittifakıdır, FETÖ ittifakıdır. Türkiye düşmanlarının ve HDP’nin gözetimi ve denetimi altındadır. 28 Şubat’a gün verilmesi tesadüf değildir” dedi.

Bahçeli’den Sedef Kabaş’a tepki

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bir televizyon programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik kullandığı sözleri nedeniyle Sedef Kabaş’a tepki gösterdi. Bahçeli, “Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan çirkin saldırıyı, husumetle pekişmiş anti demokratik ve faşizan sözleri kınıyorum” ifadelerini kullandı.

Bahçeli sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: 

Kin ve nefretine yenilmiş, ifade ve düşünce hürriyetini tersten yorumlamış tetikçi bir gazetecinin Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı ağır ve affedilemez hakareti ne demokrasiyle, ne basın ahlakıyla, ne de hukukun evrensel ilkeleriyle bağdaşmayacak bir çarpıklık, bir çürüklüktür. Elbette kötü söz bumerang gibidir, eninde sonunda dönüp dolaşıp sahibini bulacak, hatta mahcup ve ahlaken de mahkûm edecektir. Bilhassa bu sözde gazetecinin kelepçe takılmamasına rağmen, takılmış gibi imaj uyandırma gayretkeşliği zelil bir oyun, zillet bir tiyatrodur. Demokrasi saygı ve tahammül sistemidir. Bundan nasibini alamayan müfsitlerin üslubu hastalıklı, usulü hayasızlıktır. Anılan gazetecinin tutuklanmasıyla bağımsız ve tarafsız yargı süreci başlamıştır. Herkes yargı kararını sabırla beklemek ve riayet etmek durumundadır. Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan çirkin saldırıyı, husumetle pekişmiş anti demokratik ve faşizan sözleri kınıyorum. Bu konuyu cepheleşme malzemesi yapmak için sıraya giren çevrelerin hesap hatası yapmaktan ve yanlışa ortak olmaktan kaçınmalarını hassaten tavsiye ediyorum.

Bahçeli’den Kılıçaroğlu’na zor sorular

Partisinin grup toplantısında CHP Genel Başkanı’na yüklenen MHP Lideri Devlet Bahçeli “İmamoğlu hesabını veremeyeceği işlerinden dolayı korkuya kapılıyor. PKK’lı DİAYDER’in iştirakiyle İBB’ye işe girenlerin sorumlusu Kılıçdaroğlu’dur.

Buradan soruyorum, Cumhuriyet Savcılığı’nuın oluşturdğu iddianamede Kılıçdaroğlu’nun adı geçiyor mu? DİAYDER üyeleri ile katıldın mı katılmadın mı? Bunlara çık cevap ver. Kılıçdaroğlu Kandil’in tedarikçisidir. saklanma Kılıçdaroğlu, adamsan çık karşımıza mertçe söyle.” dedi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli Partisinin grup toplantısında konuştu.

Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları;

Şehit babalarına veda ve minnet borcunu ödemeliyiz. Biz terör örgütüne eleman devşiren HDP’yi Türk siyasetinde görmeye bir saniye dayanamıyoruz. Terör kampalarında eğitim alacaklar, sonra karşımıza geçip insan hakları dersi verecekler. Bunlar ne utanmazlıktır, ne pervasızlıktır.

PKK’lı ile karanlık ilişkilere giren HDP’li vekilin dokunulmazlığı derhal kaldırılmalıdır.

İP’in genel başkanı , Şanlıurfa’da patlama sonucu şehit verdiğimiz kahraman mehmetçiklerimize rahmet diliyorum dedi. Burada patlayan nedir belli değil. Patlatan kimdir belli değil. PKK’ya YPG’ye tek bir açıklama yoktur. PKK bomba patlattı derseniz adam olursunuz.

Kılıçdaroğlu bunlara çık cevap ver

Tezkereye CHP hayır dedi mi, HDP hayır dedi mi? İP Meclis’te 2-3 kişiyle kerhen bu oyalmaya evet dedi mi? Kılıçdaroğlu mu terörle mücadeleyi destekliyor? Bu şahıs milleti kör zannediyor.

İmamoğlu hesabını veremeyeceği işlerinden dolayı korkuya kapılıyor. PKK’lı DİAYDER’in iştirakiyle İBB’ye işe girenlerin sorumlusu Kılıçdaroğlu’dur. Buradan soruyorum, Cumhuriyet Savcılığı’nuın oluşturdğu iddianamede Kılıçdaroğlu’nun adı geçiyor mu? DİAYDER üyeleri ile katıldın mı katılmadın mı? Bunlara çık cevap ver. Kılıçdaroğlu Kandil’in tedarikçisidir. saklanma Kılıçdaroğlu, adamsan çık karşımıza mertçe söyle. Tavsiyem iyi bir hafızaya sahip olman. böylece söylediğin yalanları unutmazsın.

“Karşımıza kim çıkarsa çıksın”

Karşımıza kim çıkarsa çıksın, Cumhur ittifakı olarak hepsine yeteriz. Terör bitecektir, bölücülük batağı kurutulacaktır. 22 Mart 2016 tarihinde grup toplantısında açıkladığım, terörle mücadele önerilerimi tekrar paylaşmaktan mutluluk duyacağım.

Önce olanı olmuşu ve olacağı bütüncül yaklaşımla terörle mücadele vizyonu geliştirilmelidir.

İkinci aşamada yapılacakların tamamın kavrandığı, terörle mücadele konsepti oluşturulmalıdır.

Üçüncü aşamada vizyondan beslenen konstepten çıkarılan terörle mücadele stratejisi ortaya konulmalıdır.

Dördüncü aşamada rsmi ve gayri resmi tüm kurullarla terörle mücadele stratejisi oluşturulmaldır.

Beşinci aşamadai terörle mücadele kitle kazanımı yapılmalıdır.

Terörle mücadele silahtan mayına, pusudan intihar eylemine kadar çok farklı değişiklikler gösterilmektedir. Bunlara ön alarak bir icra programı oluşturulmaldır.

Tutarlı dengeli istikrarlı terörle mücadele tanıtımı ortaya konulmaldır. Ekonomik sorunların tamamen gündemden çıkacağı. Adaletin önemli kılınacağı bir Türkiye gerçeğidir. Cumhur İttifakı ve MHP bunu ortaya koyacaktır.

İstiklal’inden yoksun bir milletin uşaklıktan başka bir şey olmayacağı ortadadır. Türk milleti bağımsızlık onuruna düşkün bir millettir. Bu meşale sönmedikçe istikbal irfanını sürdürecektir. Türkiye Cumhuriyeti bu meşale ile aydınlanmaktadır.

Kazakistan’daki olaylar

Kazakistan’da ırtaya çıkan olaylar basite alınamaz. Bize göre mağdur kitlelerin hak arayışı değildir.

Kemal Derviş’in yetiştirmeleri CHP’de köşe başlarını tutmuşlardır. Dün isim Bülent Ecevit’ti bugün hedef Recep Tayyip Erdoğandır. İsimler değişse de oyun aynı oyundur. Egemenliğin sahibi millettir. Demokrasi düşmanlarının sayın Cumhurbaşkanını göndermeye gücü asla yetmeyecek. Hükümeti ile devleti hedef alan sokak olaylarına canımızla kanımızla direnmeyi çok iyi biliriz

Bahçeli’den yeni yıl mesajı: Teröre karşı sahada elde edilen başarı belediyede kaybedilemez

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti devleti terör örgütlerine karşı sahada elde etmiş olduğu mutlak üstünlüğü ne TBMM’de, ne belediye koridorlarında, ne medyada, ne de iş ve sosyal hayatta kaybetmeye tahammül etmeyecektir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni yıl dolayısıyla mesaj yayımladı.

“Empati ve hoşgörünün hayatımıza sirayet etmesi kaçınılmaz bir ihtiyaçtır”

Sancılı ve sorunlarla perçinlenmiş bir yılı geride bırakıp sağduyunun, saygı kültürünün, sorumluluk ruhunun, kaynaşma ve kucaklaşma şuurunun hâkim olmasını dilediğim yeni bir yılı karşılıyoruz. 2021 yılının bagajına dolmuş ağır yüklerin 2022 yılında ufkumuzu perdelememesi evvelemirde niyazım ve iyi niyetli beklentimdir. Gerekli ve yeterli zihniyet demlenmesinin refakatiyle yaygınlaşmasını ümit ettiğim empati ve hoşgörünün toplum ve siyaset hayatımıza daha çok sirayeti kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. 2022 yılı aynı zamanda Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümünün son istasyonu, bir önceki eşiği ve etabıdır.

“Korkunun sonu, korkaklığın sonucu yoktur”

Tıpkı 2021’de olduğu gibi, Türkiye’nin büyüme, kalkınma, yükselme ve kronik sorunlarından kurtulma iradesini baltalamak için tetikte bekleyen, teyakkuz halinde olan çevreler 2022 yılında da rahat durmayacaklardır. Çünkü 2023 hedefleri iç ve dış çıkar gruplarını, melanete ve meskenete düşmüş siyasi anlayışları bir yanda tedirgin ederken diğer yanda da korkuya sevk etmektedir. Ancak korkunun sonu, korkaklığın sonucu yoktur.

“Türkiye’nin milli ve stratejik gücünü hazmedemeyenler hüsrana uğrayacak”

Türk milletinin kutlu yolculuğunu engellemeye, ülkemizin önünü kesmeye, yayından çıkan oku kırmaya hiç kimsenin, hiçbir oluşumun nefesi yetişmeyecektir. Kara kampanya mucitleri, karanlık kurgu muhipleri, kavga ve karışıklık müellifleri 2021’de nasıl kaybetmişlerse, 2022’de de aynı akıbete maruz ve mahkûm kalacaklardır. Cumhur İttifakı’nın muazzez varlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muhkem ve muteber vasfı Türkiye’nin milli ve stratejik gücü olmaya 2022’de de devam edecek, bunu hazmedemeyenler ise bir kez daha hüsrana uğrayacaktır.

“Arzuladıkları yıkım ortamına asla ulaşamayacaklardır”

2021 yılının 13 Şubatı’nda Gara’da enselerinden vurulmak suretiyle şehit edilen vatan evlatlarının katilleri ve siyasi destekçileri aradıkları, arzuladıkları yıkım ortamına asla ulaşamayacaklardır. Çok şükür 2021’de teröre kesif bir darbe vurulmuştur. Pençe operasyonları kahramanlarımızın emsalsiz mücadele azmiyle ifa ve icra edilmiştir. Teröristlerin saklandıkları, sığındıkları, sindikleri mağara delikleri birer birer temizlenmiş; dağlar, mezaralar, ovalar, sınır ötesi terör kaynakları bölücü caniler için güvenli yer olmaktan çıkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti devleti terör örgütlerine karşı sahada elde etmiş olduğu mutlak üstünlüğü ne TBMM’de, ne belediye koridorlarında, ne medyada, ne de iş ve sosyal hayatta kaybetmeye tahammül etmeyecektir.

“Bakanlarımıza yapılan her türlü saldırı teröre hizmet, teröristlere destektir”

Son günlerde terörle mücadelede büyük başarılara imza atan, kalpleri vatan ve millet sevgisiyle çarpan Sayın İçişleri Bakanımızla birlikte Sayın Milli Savunma Bakanımıza yönelik asılsız ve ahlaksız ithamlar dikkatlerimizden kaçmamıştır.
Hükümetimize ve bu iki saygıdeğer bakanımıza yapılan her türlü saldırı bir yönüyle teröre hizmet, teröristlere destektir.

“Devletin hükmü şahsiyeti, her türlü mülahazanın üstündedir”

Gündemdeki sıcaklığını muhafaza eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’yla ilgili vahim süreci bir yanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen FETÖ’cülerle ilişkilendirip dönemin Genelkurmay Başkanı hakkında spekülasyona heveslenmek, diğer yanda da İçişleri Bakanı’nı hedef almak namuslu bir davranış sayılamayacaktır. Suç nerede işlenmişse oraya müdahalede bulunmak, suçlu her nerede ise yakasından tutarak hukuk sınırları içinde mücadele etmek milli bekamızın, milli onurumuzun şaşmaz bir gerçeği, şüphesiz bir gereğidir. Seçilmiş olmak demek kanun kaçaklarını, terörseverleri, terörist emelleri korumak ve taltif etmek anlamına gelmeyecektir. Devletin hükmü şahsiyeti, milletin varlığı ve güvenliği her türlü mülahazanın üstündedir.

“Hukukun karşısında herkes eşittir. Hiç kimse ayrıcalıklı ve imtiyazlı değildir”

Sandıkla adaleti karşı karşıya getirmek menfur bir cinayettir. Hukukun karşısında herkes eşittir. Hiç kimse ayrıcalıklı ve imtiyazlı değildir. Bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde işe alınan terör örgütleriyle irtibat ve iltisaklı vandallara kucak açan, onay veren, referans olan, göz yuman, çanak tutan, işbirliği yapan kim varsa en alttan en üst makama kadar müteselsilen sorumluluk altındadır. Konuyu millet iradesine dayandırmak, kime yarayıp yaramadığını tartışmaya açmak, lafı ortaya atıp isteyenin istediği payı almasını küstahça ifade etmek sakat bir mantık, savruk bir manevradır. Adaletin işleyiş, işlerlik ve ilerleyişini sulandırmak en başta terörizme uzatılmış zeytin dalıdır ki, buna yeltenenlerin midelerinde öğütemedikleri erik kurusu olduğu meydandadır.

“Teröristlerin şehir uzantılarını belediyeye doldurmak vebaldir”

Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlık yapanların, hıyanetin faili olanların devletin imkanlarından istifadeye kalkmaları, yetimin, garibin, mazlum insanlarımızın haklarını gasp etmeleri zillet bir siyasetin eseridir. Kırmızı kategoride yer alıp da nokta operasyonlarla etkisiz hale getirilenlerin şehir uzantılarını belediyeye doldurmak vebaldir, film değil zulüm figüranlığıdır. Buna onay verenlerle sessiz kalanlar da zillettedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin teftiş, tetkik ve tahkikatına yetkili mercii bellidir. Şayet iddiaların aslı astarı yoksa mesele de yoktur. Fakat terör örgütleriyle irtibatlı olanların belediyede istihdam edilmeleri sağlanmışsa bunun hesabını sormak devlet ve hukuk itibarıdır.

Merkez Bankası’nın, TÜİK’in ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın kapısına haydut gibi dayanarak yıkım siyasetini kuvveden fiile geçirmeye çalışan, sivil itaatsizlik damarının açılmasını sinsi sinsi hedefleyen zillet zihniyetinin terör örgütleriyle kurduğu yakınlık, bölücülerle ittifakı artık tehdit boyutundadır.

“Türk milleti en okkalı demokratik cevabı 2023 yılının Haziran ayında verecektir”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin millet sevdasının ve milli duruşunun gereği olarak paylaştığı samimi uyarıları ciddiye almadıklarını söyleyenlerin ileri düzeyde cibilliyet ve mensubiyet sorunları vardır ve ortadadır. Kamu kurumlarının kapılarında kaybettikleri haysiyet ruhsatını aramak için tertip ve tezgah içinde olanlara Türk milleti en kalıcı, en okkalı demokratik cevabı 2023 yılının Haziran ayında verecektir. Türkiye’nin 2023 vizyonuna kast etmek isteyenler mahcup ve mağlup olacaklardır. 2022 yılında zilletin yeni oyunları dış destekle ortaya çıkacak olsa da, Türk milleti bu oyuna düşmeyecek, milli birlik ve diriliş ruhu ayağa kalkarak ülkesine, bayrağına, bağımsızlığına, vatanına sahip çıkacaktır.

Yeni yılda COVID-19 salgınından kurtulmamız, ekonomik normalleşmenin taban bulması; huzur, barış, güven ve istikrarımızın kökleşmesi, terörün ve bölücülüğün kökünün kazınması Allah’tan dileğimdir.

“Geleceğin süper gücü Türkiye Cumhuriyeti’dir”

Bu düşüncelerle aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin yeni yılını muhabbetle kutluyor; ahir ve akıbetimizin hayır olmasını içtenlikle temenni ediyorum. Pergelin çivili ayağı başkent Ankara’da olmak kaydıyla, Türkiye’nin hem bölgesinde hem de dünyada pırıl pırıl parlayan, istikrarlı, güvenli, güvenilir ve çok daha gelişmiş bir ülke olacağına da yürekten inanıyorum. Gelecek Türk milletinindir. Geleceğin süper gücü Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Bahçeli’den İBB açıklaması: İddialar doğruysa Belediye Başkanı görevden alınmalı

MHP Lideri Devlet Bahçeli, İstanbul Büyükşehir belediyesinde yürütülen terör teftişiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, “İddialar doğruysa Büyükşehir Belediye Başkanı derhal görevinden alınmalı” dedi.

Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda İstanbul Büyükşehir Belediyesinde terör iltisaklı isimlerin göreve aldığı iddialarını değerlendirdi.

İddiaların vahim olduğunu ifade eden Bahçeli, devletin belediyelere sızan terörle bağlantısı olanlara seyirci kalamayacağını belirtti, “Terör örgütleriyle iltisaklı olanların İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ne işi vardır?” diye sordu.

Bahçeli, iddialar kanıtlanırsa hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmaması gerektiğini söyledi. “Şayet iddialar doğru ise Büyükşehir Belediye Başkanı İstanbul’a ihanet etmiştir. Bu ihanet ise cezasız kalamaz. Toplanıp marşlar söyleyerek durumu kurtaramazlar” ifadesini kullandı. 

Son dakika… Bahçeli’den çok sert tepki: Türk ekonomisi şu anda sert bir kuşatma altındadır

(DHA)

MHP lideri Devlet Bahçeli, “Türk ekonomisi şu anda sert bir kuşatma altındadır.” ifadelerini kullandı. “Karşımızdaki tablonun hiçbir ekonomik temeli yoktur.” diyen Bahçeli, “Stokçular, karaborsacılar, fırsatçılar, ekonomik bylokçular, iç ve dış ihanetin azılı failleri devreye girmişler, millete ve devlete saldırı üstüne saldırı planlayarak harekete geçmişlerdir. Oyun büyük, oyun vahşi, oyun düşmancadır.” diye konuştu.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, yazılı açıklamasında, ‘2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’ ile ‘2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi’nin Meclis Genel Kurul görüşmelerine 6 Aralık’ta başlandığını hatırlatarak, “Bu kapsamdaki yasama çalışmaları nice engellemelere rağmen 12 günde tamamlanmıştır. Böylelikle mezkur kanun teklifleri Cumhur İttifakı’nın iradesiyle kabul edilerek kanunlaşmıştır.
Plan ve Bütçe Komisyon aşaması da dahil olmak üzere bütçe müzakerelerinin tüm etaplarında bozuk zihniyet siyasetinin, bozguncu zillet siyasetçilerin ortalığı karıştırmak için nasıl çırpındıkları ayan beyan ortaya çıkmıştır. Herkes mayasına ve meşrebine uygun davranmıştır.
Maalesef TBMM’de demokrasi ihlalleri, hukuk inkarları, özgürlük istismarları, akıl ikilemleri, ahlak ilkesizlikleri kahredici seviyelerde yaşanmış, zillet ittifakı tarafından yaşatılmıştır. Ölçü ve ayarlar iyice kaçarak milli iradeye gölge düşürülmüştür” dedi.
‘TBMM’NİN MEHABETİNE YAPILAN SALDIRI MİLLETİMİZE YAPILMIŞTIR’

Mevlana’nın ‘Gönül gözün dehlizidir. Gönüle ne gelirse oradan göze gelir ve şekillenir’ sözünü hatırlatan Bahçeli, “Baktığını görmeyen, gördüğünü itiraf edemeyen, çarpıtmayı meslek edinen siyaset kofluğunun gönlü kara, gözü karanlıktır. Özellikle dün akşam 3-5 Komünist-Marksist kalıntının, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay konuşurken sergiledikleri nezaketsiz, edepsiz ve terbiyesiz muamele ve müdahaleler hakikaten sabır taşını çatlatacak boyutlara ulaşmıştır. Gazi Meclis’te böylelerinin olması hazin bir ayıptır.

Ancak demokrasi adabını taşımaktan bihaber olan ilkel siyaset anlayışlarının yıkıcı ve tahrip edici tenkitleri millet nezdinde yok hükmündedir. Haklı ve meşru eleştiri başka, sancılı ve erdemsiz tavır başkadır. TBMM’nin mehabetine yapılan kesif saldırı aslında aziz milletimize yapılmıştır. Ve kabulü imkansızdır. Bütçe müzakereleri devlete hakaretin, millete hıyanetin fırsat kapısı görülemeyecek, buna da hiç kimsenin hakkı olamayacaktır. Kalbi pırıl pırıl, tıpkı dalgasız deniz gibi olan milletimin güzel insanlarına samimiyetle ve inançla hizmet etmek varken; kaba, haşin ve yaralayıcı siyaset üslubunu benimsemek yanlıştır, yozlaşma alametidir” dedi.

‘TÜRKİYE EKONOMİSİ KUŞATMA ALTINDADIR’

Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 2022 yılı bütçesi için yoksuldan alıp zengine kaynak aktaran bir bütçe olduğunu söylediğini hatırlatarak, “İzan, irade, itibar ve insaftan mahrum bir siyasetçinin düşebileceği en kötü durumlara bu şahıs düşmüştür. Türkiye ekonomisi şu anda sert bir kuşatma altındadır. Karşımızdaki tablonun hiçbir ekonomik temeli yoktur. Rasyonel mülahazalarla cari gelişmelerin izahı yapılamayacaktır.

Ama yalan ve riya siyasetinin orkestra şefi Kılıçdaroğlu’na göre sandık gelirse döviz de inecektir. Kaldı ki fiyatların tırmanışı ekonominin teorik kalıplarına aykırıdır. Döviz yükselirken borsanın düşmesi, üstelik piyasalarda anormal oynaklıkların kısır döngü içinde artış sergilemesi Türk milletinin ve Türkiye’nin düşmanca bir senaryoya maruz kaldığına bariz işarettir” açıklamasında bulundu.

‘MESELE MİLLİ GÜVENLİK MESELESİNE DÖNÜŞTÜ’

MHP lideri Bahçeli, geçmişte benzerlerine şahit oldukları operasyonların bir yenisinin sahnelendiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Stokçular, karaborsacılar, fırsatçılar, ekonomik bylokçular, iç ve dış ihanetin azılı failleri devreye girmişler, millete ve devlete saldırı üstüne saldırı planlayarak harekete geçmişlerdir. Oyun büyük, oyun vahşi, oyun düşmancadır. Türkiye spekülatif atakların hedefindedir. Fiyat artışlarının içinde kim varsa, vatandaşlarımızın ekmeğine, sofrasına, cüzdanındaki paraya kimler doğrudan veya dolaylı musallat olmuşlarsa analarından doğduğuna pişman edilmelidir. Anlık fiyat değişimleri, gün içinde defalarca fiyat etiketlerinde yapılan tadilatlar en ince detayına kadar ele alınmalı ve bu vahim sorunun üzerine gidilmelidir.

Fiyatların yükselmesi, faiz-döviz kuru arasındaki ilişkiyle değil, vatana ve millete yönelik ekonomik suikastla bağlantılıdır. Türkiye’nin döviz piyasasıyla oynayan kimlerdir? Vurguncular kimlerdir? Yağmacıların merkezi ve milliyeti neresidir? Bunların FETÖ’yle ve emperyalist komployla bağı araştırılmakla birlikte fiyat ve stok bylokçuları da acilen deşifre edilmelidir. Çünkü mesele milli güvenlik meselesi haline dönüşmüştür. Ederi 1 dolar olan alçakların dolar üzerindeki oyunlarına teslim olacak bir Türkiye asla yoktur. Dik duruşumuzu bozmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.”

‘TÜSİAD’IN SORUNLU AÇIKLAMASI’

Bahçeli, karşı çıkılsa da yeni ekonomi programının başarılı olacağına vurgu yaparak, “TÜSİAD’ın sorunlu açıklaması, Kılıçdaroğlu’nun TÜSİAD’la paslaşması, erken seçim dayatması, fiyat ve döviz kuru artışının siyasileştirilip istismar hattının kurulması kararlılıkla mücadele edilmesi gereken ve sessiz kalınmasının fahiş sonuçlara neden olacağı menfur bir durumdur. Ayrıca hayatları boyunca hep eleştiren, kara çalmaktan başka bir şey bilmeyen, ama var olan sorunlara karşı da sadra şifa tek bir çözüm getiremeyen müflis sol ve Marxsist iktisatçılar ahlaksızca felaket tamtamları çalmaktadır.

Eşzamanlı olarak CHP Genel Başkanı ellerini ovuşturmaktadır, dili zehirli, siyaseti de zillettir. ‘Bir taraftan kendilerine, ‘biz milliyetçiyiz’ diyorlar, bir taraftan da Türk Lirası’nın değerini pula döndürdüler.’ diyen Kılıçdaroğlu özellikle bilmelidir ki, zihniyetinin bizim nezdimizde gavur puluyla 5 kuruş değeri yoktur. Türk Lirası milli itibarımız, ekonomik istiklalimizin ana direğidir. Kayseri’de milliyetçilik nutukları atan Kılıçdaroğlu’nun tek umudu ekonomik tetikçiler, terör örgütleri, zalimlerin kumpası, hainlerin eylemleri, Türkiye düşmanlarının projeleridir. Ondan milliyetçi olamaz, olsa olsa emperyalizmin muhbiri, zulmün muhibbi olacaktır” dedi.

MHP lideri Bahçeli, Türk milletinin bu badireyi atlatacağını da kaydederek, “Devletimize, hükumetimize güvenimiz tamdır. Ekonomide uygulanan model ve programın her türlü iç ve dış provokasyonu etkisiz hale getirerek Türkiye’yi daha güçlenmiş, daha kalkınmış bir refah seviyesine denge ve disiplinle ulaştıracağına sonuna kadar inandığımızı bilhassa paylaşıyorum” dedi.

Bahçeli’den Sedat Peker açıklaması

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in açıklamalarına yönelik konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, ” Yerli ve yabancı mihraklar tacizlerine, şer kampanyalarına hız vermişlerdir. Herkesi uyarıyorum; hedef Türkiye’dir. Bir tezgah kurulmuştur.” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, son günlerde gündemde olan suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarına sert tepki göstererek “Yerli ve yabancı mihraklar tacizlerine, şer kampanyalarına hız vermişlerdir. Herkesi uyarıyorum; hedef Türkiye’dir. Bir tezgah kurulmuştur.” dedi.

Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları;

Hedefin Türkiye olduğu bir tezgah kurulmuştur. Suç ve terör örgütü temincilerinin içinde olduğu dış tedarikçileri olan bir tezgah ile Türkiye’nin üzerine gölge düşmesi konusunda alçak bir rekabet devrededir.

İP oyunu

CHP bunun üstlenicisi olmuştur. Asıl bizi düşündüren de İP Başkanının tavrıdır. Geçen hafta sayın Cumhurbaşkanını katil Netanyahu’ya benzeten ve ardından da Rize’ye giden İP Başkanının bu adımları incelenmeli ve nasıl bir oyunun sahnelendiği ortaya çıkarılmalıdır.

Bile bile inadına yapar gibi huzursuzluğun fitilini ateşler gibi Rize’ye gitmesi yalnızca öngörüsüzlük, düşüncesizlikle izah edilemez. Sİyasi hayatı yalanla, çıkar hesaplarıyla heba olmuş bu şahsın geçmişi gösteriyor ki baştan aşağı olay çıkarmak üzere planlanmıştır. Yanındakilerin de esnafa vandalca saldırması vehametin boyutunu gözler önüne sermiştir. Yöre halkı teenni ile hareket etmiş ve tuzağa düşmemiştir.

Kovid tedbirleriyle ilgili çıkışları ile gündeme gelen Viranşehir savcısının durumu da benzer bir durumdur.

PKK’nın maket uçaklarında Kanada imzası

Pençe harekatının komuta merkezine maket uçaklarla saldırı girişimi de çok şükür zamanında isabetle engellenmiştir. Kanada SİHA’larımıza lazer kodu vermeyi sonlandırmıştı. Ne var ki müttefik olarak bilinen aynı Kanada Belçika ile birlikte terör örgütünün kullandığı maket uçakları çok özel teknoloji ile donatmıştır. Uzaktan kumanda edilen bu uçaklara bedeli 10 bin dolar olan sistemleri yerleştirmiştir.

“Şirret kampanyayı görüyor ve takip ediyoruz”

Türkiye haksızlıklara karşıdır, adaletsizliklerin karşısındadır. Küresel emperyalizmin tam olarak karşı kutbundadır. Terörle mücadelede kahramanca devam ederken, bu mücadelenin içinde yer alan asker ve devlet adamlarını itibarsızlaştırma çalışmaları hain bir amaç taşır. Biz her şeyin farkındayız. Şirret kampanyayı görüyor ve takip ediyoruz. Türkiye’nin önünü kesmek için yarış halinde olanlar el ele vermişler, yıkım ittifakının potasında birleşmişlerdir. Tekraren uyarıyorum, oyun büyüktür, oyun kirlidir, çok boyutlu ve çok aktörlüdür. Libya’daki varlığımızın rövanşını almak istiyorlar. Doğu Akdeniz’deki tavizsiz duruşumuzdan korkuyorlar. Bölücü terör örgütü PKK’ya dünyayı zindan etmemizden dolayı üstümüze geliyorlar.

Boyun eğmediğimiz için, al bayrağın solmasına müsaade etmediğimiz için deliye dönüyorlar. Terörist elebaşları Sofi Nurettin ile Aydın Şimşek’i gömdük ya, işte bunu hazmedemiyorlar.

Soylu’ya destek

İkazen diyorum ki, hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı’nın boynuna tasma geçiremeyecek, buna kimsenin gücü yetmeyecektir.

Herkes yerini yurdunu bilmek zorundadır. Herkes ağzından çıkanlara dikkat etmekle mükelleftir. Türkiye video kayıtlarla rehin alınamaz, sosyal medya iftiraları ile ele geçirilemez. Sayın Binali Yıldırım’ı evladıyla birlikte töhmet altında bırakmak, uyuşturucu ticareti ile ilişkilendirmek müfteriliktir. Tarafsız kalmak destek vermektir, kimsenin hakkı yok. Konu devletimizin saygınlığı ve bekasıdır.

Biden lobisinin zehir saçan lobileri Türkiye Cumhuriyeti’ni düşüremeyecektir. İhanete teşne olanların bu gerçeği akıllarından çıkarmaması tavsiyemdir. Türkiye’yi düğümleyip seçime veya başka arayışlara zorlamak demokrasi düşmanlığının yansımasıdır. Türkiye bir hukuk devletidir.

Türkiye sokakta bulunmadı, harita üzerinde kurulmadı. Bağımsızlık hediye alınmadı, sınırlarımız icazetle çizilmedi, varsa kendine güvenen çıksın karşımıza… Eğer devletimizi, eğer milletimizin tarihi haklarını can pahasına savunamazsak bu beden hepimize haram olsun.

Hiç kimse hayal peşinde koşmamalı, içinden geçtiğimiz dönemde herkesin sağduyunun rehberinde hareket etmesi, toplumsal huzurun korunması hususunda sorumlu davranması tarihi bir görevdir. biz hükümetimizin yanındayız. 7 düvelin karşısındayız çünkü biz Cumhur İttifakı’yız. Hep birlikte Türkiye’yiz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu farklılaşma üzerine değil kucaklaşma üzerine şekillenmiş, mutabakat sağlanarak yeni devletin dayanakları tesis edilmiştir.

MHP lideri Devlet Bahçeli: İsrail terör devletidir

İsrail polisi Mescid-i Aksa’da bulunan cemaate kalleş bir saldırı düzenledi. Konuya ilişkin açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “İsrail terör devletidir, şiddeti politik enstrüman olarak kullanmaktadır. Ramazan ayı boyunca Filistinli kardeşlerimizin inanç ve ibadet özgürlüğüne musallat olan, Harem-i Şerif’in statüsünü hedef alan İsrail hükümetini lanetliyorum” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Kadir Gecesi’ni tebrik ederken, İsrail’in Mescid-i Aksa’daki saldırısını kınadı.

Bahçeli, “Maalesef İslam toplumlarında kök salan dağınıklık, kadir kıymet ölçülerinden tamamıyla kopuk muvazaalı ve muhataralı diyaloglar zalimlere koz vermekle kalmayıp inanç haklarımıza saldırıları hem tahrik hem de teşvik etmektedir. Çünkü birlik ve beraberlik hisarı yıkıktır. İsrail, dün akşam yatsı namazı esnasında, Mescid-i Aksa’da toplanmış din kardeşlerimize ses bombası ve plastik mermiyle saldırmıştır. Bu mütecaviz saldırganlık ramazan ayının son cumasında, Kadir Gecesi’nin de bir gün öncesinde vuku bulmuştur. Yani planlı bir barbarlıktır. İsrail terör devletidir, şiddeti politik enstrüman olarak kullanmaktadır. Diğer yanda Batı Şeria’da sürekli kamçılanan Yahudi yerleşimci terörü mazlumları evinden barkından çıkarmaktadır. Kudüs yaslıdır, Gazze hüzünlüdür, Batı Şeria gariptir, Filistin iki ateş arasındadır. Siyonizm’in katliamları biliniyorken, zulüm markası bu karanlık zihniyetle ortak bir geleceğin hayalini kurup hedeflerini paylaşan bazı İslam ülkelerine ne söylenmelidir? Hakikat ve hakkaniyet çizgisinde buluşmaktan aciz kalanların varlığını korumaları nasıl beklenmelidir” diye konuştu.

“Hesap gününü bekliyoruz”

Bahçeli, saldırıda yaralanan Filistinlilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, “Ramazan ayı boyunca Filistinli kardeşlerimizin inanç ve ibadet özgürlüğüne musallat olan, Harem-i Şerif’in statüsünü hedef alan İsrail hükümetini lanetliyorum. Saldırılarda yaralanan Filistinlilere geçmiş olsun diyorum. Kudüs bizim ilk kıblemizdir ve teslim edilmeyecektir. Kudüs ilk göz ağrımız, ilk sevdamız, ilk yönümüz, miracımızın ebedi emaneti, inancımızın ezeli onurudur. Kaşgar’dan nasıl taviz vermiyorsak, Kerkük’ten nasıl vazgeçmiyorsak, Kudüs’ten de aynı şekilde vazgeçmeyiz, Siyonist kumpaslara esir bırakmayız. Kudüs-Kaşgar-Kerkük-İstanbul birbiriyle tarih, kültür ve inanç bağlarıyla sımsıkı bağlıdır. Biri olmadan diğeri ya eksik ya da manen eziktir. Biz kadrimizin, kavlimizin, kaderimizin, kavgamızın bilincindeyiz, şeytanın müfrezelerini de biliyoruz. Ve hesap gününü bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, yarın kutlanacak Anneler Günü’nü de tebrik etti.

Bahçeli: Meclis’te yerleri yok

Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli “Hiçbir örgüt uzantısının Meclis’te yeri olamaz. Demokrasi adına söyleyecek tek bir sözleri dahi bulunamaz. TBMM’de eşkıyanın hükmü değil milletin hükmü geçerlidir. Bu tarihi ve milli kararlılığa herkesin riayeti samimi dileğimdir.” dedi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP grup toplantısında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bahçeli, “Hiçbir bölücü odağın, terörizme yardım ve yataklık yapan hiçbir menfur oluşumun, Mehmetlerimize kast eden, vatan evlatlarına kurşun sıkan hiçbir hain örgüt uzantısının Gazi Meclis’te yeri olamaz, demokrasi adına söyleyecek tek bir sözleri dahi bulunamaz. TBMM’de eşkıyanın hükmü değil milletin hükmü geçerlidir.” dedi. Bahçeli yeni anayasa çalışmaları konusunda CHP ve İYİ Parti’ye çağrıda bulundu, “Gelin bu sürece destek verin” dedi.

Bahçeli’nin açıklamalarından satırbaşları;

“Önümüzdeki cuma göre TBMM’nin 101’inci açılış yıldönümünü kutlayacağız. 23 Nisan 1920 Cuma günü Ulus’taki Taş Bina’da Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atıldı. Belirlenen mebuslar Ankara’da toplandı. İşgale, istilaya, ihanete karşı ilk Meclis’in eşsiz iradesiyle direnilmiştir. Kurucu kahramanlar milli iradenin özlemlerinden kopmamıştır. İlk Meclis, ordular kurup ordular yönetmiş, vatandan düşmanı söküp atmıştır.

Mondros Ateşkes anlaşması imparatorluğumuzun teslim belgesiydi. Osmanlı İmparatorluğu 1’inci Dünya Savaşı’ndan çıktığında 1 milyon kilometrekare toprağını kaybetmiş, bağımsızlık da elden çıkmıştı. Vatan coğrafyası ateş altına alınmıştı. İlk Meclis Anadolu bozkırından bir güneş gibi parladı. Ulus’ta tadilatı tamamlanmamış Taş Bina’da toplumun her kesiminden ortak paydaları vatanseverlik olan mebuslar bir araya geldi İlk meclisin mebusları 8 ay maaş alamamıştı. 1 yıl sonra da aldıkları maaşların yüzde 20’sini bütçe açığını kapatmak için devlete vermişlerdi.

Güç sizlerde saklı

23 Nisan 1920 tarihi elbette ki 3 yıl sonra varlığını tüm dünyaya ilan edecek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi ve hukuki altyapısının hazırlandığı bir gündür. TBMM’nin açılması aziz milletimizin bağımsızlığına yönelmiş olan gelişmeler karşısında neleri göze alacağının da emsalsiz örneğini teşkil etmiştir. Türkiye’nin yükselişi sorunlara yalnızca Ankara’dan bakan ayrışmayı değil, birleşmeyi hedefleyen kolektif şuurla mümkündür. Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize musallat olan gelişmeler karşısında duracak güç siz muhterem milletvekillerinin iradesinde saklıdır.

“Meclis’te yeri olamaz”

TBMM’de biriken fezlekelerin bir an önce görüşülerek karara bağlanması terörle mücadele teşvik edici ve kamçılayıcı bir işlev görecektir.Hiçbir bölücü odağın, terörizme yardım ve yataklık yapan hiçbir menfur oluşumun, Mehmetlerimize kast eden, vatan evlatlarına kurşun sıkan hiçbir hain örgüt uzantısının Gazi Meclis’te yeri olamaz, demokrasi adına söyleyecek tek bir sözleri dahi bulunamaz. TBMM’de eşkıyanın hükmü değil milletin hükmü geçerlidir. Bu tarihi ve milli kararlılığa herkesin riayeti samimi dileğimdir.

Bu kutlu günün çocuklarımıza armağan edilmesinin en önemli nedeni budur. Milletimiz yeni nesillerle varlığını sürdürecektir. Bu vesileyle sevgili çocuklarımızın, bütün çocukların bayramını şimdiden kutluyorum, mutluluk diliyorum.

Yeni Anayasa

1921 Teşkilat-i Esasiye kanunun üzerinden 100 yıl geçmiş olsa da yeni anayasa çalışmaları hiç sonlanmamıştır. Türkiye’nin yepyeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu görmek ve bunun da gereğini yapmak lazımdır. Yalın ve anlaşılır, kısa, net, milli ve manevi hayatımızın esaslarını kavramış, bizi yansıtan, gerekçeleriyle gerçekleri yakalamış bir anayasayla Cumhuriyetimizin 100.yıldönümüzü kucaklamamız tarihi bir görevdir.

“Bu hedeften kaçanları tarih affetmeyecektir”

Yeni anayasa hedefi aynı zamanda Türk milletinin hedefidir. Bu hedeften kaçanları tarih affetmeyecektir. İç ve dış işgal çetesine karşı diri ve uyanık olmalıyız. Siyasi partilerden mesleki ve sivil toplum kuruluşlarından yeni anayasaya karşı çıkan henüz görülmemiştir. Herkes darbe anayasasının rahatsızlığını dile getirmektedir. O halde bazı siyasilerin sudan sebeplerle oyunbozanlık yapmaları tutarsızlık değil de nedir!

Parlamenter sistem dibi boylamıştır

Parlamenter sistem denenmiş ve dibi boylamıştır. Müstesna bir reform yapılmış, ve bir sistem uygulanmaya başlanmıştır. Türk tipi başkanlık sistemine karşı çıkmak, karalama yarışına girmek eğer cehalet değilse işbirlikçiliktir. Yürürlülükteki yönetim sistemiyle çatışmayan ve çelişmeyen bir anayasa refah düzeyine katkı sağlayacaktır.

CHP ve İP’e çağrı

MHP yeni anayasa vizyonunu kavramış ve kararlılıkla çalışmaya koyulmuştur. Allah’ın izniyle yakın bir tarihte çalışmalarımız nihayete erecek, ortak akılla ve Cumhur İttifakı’nın ortak iradesiyle milletimizin şanına, şöhretine, vasfına, vakarına, varlığına müstahak bir anayasa hazırlık süreci inşallah tamamlanmış olacaktır. CHP’ye sesleniyorum gelin siz de bu sürece destek verin. El birliğiyle darbe anayasasından milleti kurtaralım. Gelin mağlubiyet yaşamayın.

Ukrayna-Rusya krizi

Türkiye bugün dört bir taraftan sıkıştırılmak, çembere alınmak istenmektedir. ABD’nin Karadeniz’e savaş gemisi göndermekten vazgeçip İngiltere’nin devreye girmesi bölgenin her türlü ihtimale açık olduğu görülmektedir. Ukrayna ile Rusya arasında çıkacak olası savaş kuşkusuz felakettir. Akdeniz’de Yunanistan çirkin bir senaryo dahilinde tahrik kampanyasını yoğunlaştırmaktadır.

Dendias-Çavuşoğlu basın toplantısı

Yunanistan Dışişleri Bakanı’nın sergilediği ifadeleri Türkiye’ye kriz çıkarmak üzere özel olarak gönderildiğini ortaya çıkarmaktır. Sayın Çavuşoğlu’nu yürekten tebrik ediyorum. Talimat veren Sayın Cumhurbaşkanımıza da saygılarımı sunuyorum. Yunan Bakan sert kayaya çarpmış, Türk pençesini yemiştir.