Cumhurbaskani

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Cumhurbaskani

Erdoğan’dan Bahçeli’ye İmamoğlu teşekkürü ‘Allah razı olsun’

Münih Güvenlik Konferansı için Almanya’ya giden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye düşmanlığıyla bilinen ve ‘Ermeni soykırım’cısı Almanya Gıda ve Tarım Bakanı Cem Özdemir ile bir araya gelmesi üzerine Devlet Bahçeli’nin İmamoğlu’na gösterdiği sert tepkisini Cumhurbaşkanı Erdoğan takdir etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika ziyareti dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Geçtiğimiz günlerde CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye düşmanı Cem Özdemir ile bir araya gelmesine sert tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerinin yorumlanmasını isteyen gazeteciler, Başkan Erdoğan’a “Sayın İmamoğlu, Cem Özdemir ile bir görüşme yaptı ve fotoğrafları medyaya yansıdı. Cem Özdemir de biliyorsunuz sözde Ermeni soykırımı yasasının mimarlarından birisi. Bugün de Sayın Devlet Bahçeli çok büyük bir tepki gösterdi. Bu konuda yorumunuz ne olur?” diye sordu.

“Allah kendilerinden razı olsun”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazetecilerin sorduğu İmamoğlu sorusuna; “Tabii ben Cumhur İttifakı’nın güçlü bir ortağı olan Devlet Bey’in bu tavrı sebebiyle Allah kendilerinden razı olsun derim. Cumhur İttifak için inşallah 2023 çok daha güçlü neticelenecektir.” cevabını verdi.

Bahçeli’den İmamoğlu’na sert sözler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, kadına şiddetten Rusya-Ukrayna gerilimine, 6 muhalefet partisinin güçlendirilmiş parlamenter sistem toplantısından İmamoğlu’nun Münih seyahatine kadar bir çok konuda konuştu.

İmamoğlu’un Almanya Gıda ve Tarım Bakanı Cem Özdemir ile gerçekleştirdi görüşmeye de sert ifadelerle değinen Bahçeli, “Türk ve Türkiye düşmanlığı aleni olan, PKK ve HDP sevdasını her fırsatta dile getiren devşirilmiş sözde siyasetçi Cem Özdemir isimli şarlatanla fotoğraf çektirip kucaklaşması soysuzluğun ete kemiğe bürünmesidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Süreci çok rahat atlattım aşının faydası oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, koronavirüs sürecine ilişkin, “Bu süreci çok çok rahat atlattım. Tabii ki bunda aşının faydası muhakkak oldu” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını kıldığı Çamlıca Camii’nin çıkışında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarının satır başları şöyle;

Koronavirüs süreci

Öncelikle ilgi ve alakanıza çok teşekkür ediyorum. Koronavirüs sürecini çok çok rahat atlattım. Tabii ki bunda aşının faydası muhakkak oldu. Ben, iki Snovac üç de Biontech oldum. Bu aşıların tesiri ile de hamdolsun rahat bir şekilde ve kısa bir zamanda geçirmiş oldum. Yani 4-5 gün içerisinde aslında biz negatife döndük. Cuma ile birlikte halkımla bütünleşeyim istedim.

“Çalışmaları evimde yürüttüm”
Pazartesi nasip olursa Birleşik Arap Emirlikleri’ne bir seyahatim olacak. Şu an itibarıyla süreç içerisinde ne kırgınlık, ne yorgunluk, bitkinlik olmadı. Evimde de çalışmalarını uluslararası, ulusal hepsini aynı şekilde yürüttüm. Ankara’da arkadaşlarımla olamadım fakat İstanbul’dan Ankara’ya sürekli video konferansla olsa da irtibatı sürdürdük. Geçen hafta cumartesi günü Zonguldak’taki tünellerin açılışına yine buradan katıldım. Tabi muhteşem eser meydana geldi. Adına yakışır oldu, Teoman Duralı hocamız Allah rahmet eylesin bambaşka bir isimdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Süreci çok rahat atlattım aşının faydası oldu

“Eşim henüz koronavirüsü atlatamadı”
Eşimin rahatsızlığı benden bir gün sonra başladı. Fakat henüz atlatamadı ve şu anda da bütün tedbirlere devam ediyor. Fakat rahatsızlığı inanıyorum ki pazartesi gününe kadar dua ediyorum inşallah atlatır. Çünkü seyahate birlikte gitmek gerekiyor. O beni yalnız bırakmaz. Muhakkak benle beraber olması lazım. Rabbim şifalar versin Ona da inşallah.
“Dünyadan kopuk bir siyaset veya liderlik olmaz”
Sürekli Ankara’dan gelen notlar var onları inceliyorum. Görüşmeler yaptığım ülkelerin liderleri ile ilgili yine notlar ve o ülkelerle ilgili gelen notlar. Malum şu anda bir Rusya-Ukrayna krizi var bununla ilgili attığımız adımlar var. Ukrayna ziyaretimizden sonra Türkiye’yi takip eden ülkeler var. Onlarla da görüşmeleri yürütmüş olduk. Libya’da gelişmeler var orayı da takip ediyoruz. Yine aynı şekilde Azerbaycan ile ilgili gelişmeler olumlu istikamette yürüyor. Bunlar zaten bizi mutlu ediyor. Dünyadan tabi kopuk bir siyaset veya liderlik olmaz. Dünyayı da yakından takip ediyoruz. 
“Vatandaşımızı enflasyona ezdirmedik ve ezdirmeyeceğiz”
Bir değer taraftan da, Muhalefetin spekülatif, elektrik ve doğal gaz konusundaki spekülatif gayretlerini de boşa çıkarmak gerekiyor. Aslında tabi muhalefetin anlattığı, yaygarasını kopardığı gibi bir durum söz konusu değil. Televizyonlara baktığımız zaman Batı’da şu anda elektrik fiyatları doğalgaz fiyatları nerelerde bizde ise tamamıyla biz vatandaşımızı çok daha rahatlatabilmek için elimizden gelen her türlü gayreti yaptık. Her türlü indirimi uyguladık ve uygulamaya devam ediyoruz. Vatandaşımızı enflasyona ezdirmedik ve ezdirmeyeceğiz.
Herşeyden önce dün akşam özel kalemden bizi arayan, bize mesajlarını gönderen 400’e yakın mesaj vardı. Onları şöyle bir gözden geçirdim büyük ihtimal hepsine döneceğim. Bunun yanında tabi dünya liderleri de aynı şekilde. Bu tabi aramızdaki ilişkilerin ne denli sağlam olduğunun göstergesi. Hepsinden çok daha anlamlısı bugün bu bin Hatmi şerifin indirilmiş olması, o da bizim için ayrı bir manevi hazdır manevi güçtür, Allah razı olsun.

‘Sigarayı Bırak, 48 Saatte Değişimi Başlat’ kampanyası

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla “Sigarayı Bırak, 48 Saatte Değişimi Başlat” kampanyası başlatıldı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, tütün ve tütün ürünleriyle mücadele kapsamında hazırlanan kampanya ile sigaranın zararlarına yönelik farkındalığın oluşturulması amaçlanıyor.

Kampanya çerçevesinde sigaranın insan sağlığına ve sosyal hayata zararları, bu zararlardan kurtulmak için neler yapılabileceği konusunda bilgilerin yer aldığı afişler, sosyal medya içerikleri ve videolar hazırlandı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, COVID-19 ile mücadele edilen bu dönemde sağlıklı hayat bilincini geliştirmenin, tütün kullanımı ve zararları konusunda farkındalık oluşturmanın, bağımlılığı olanları sigarayı bırakmaları yönünde teşvik etmenin, her zamankinden çok daha önem arz ettiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, yıllardır sigara ile mücadelede öncülük ettiğini vurgulayan Altun, şunları söyledi:
Sağlık Bakanlığımız ve ilgili kurumlarımız tütün ve tütün ürünleriyle mücadele konusunda etkin çalışmalar yapıyor. 9 Şubat Sigara Bırakma Günü kapsamında İletişim Başkanlığı olarak başlattığımız kampanya ile sigara bağımlılığı olan daha fazla kişiye, özellikle gençlerimize ulaşarak, farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Sigarayı bırakarak değişimi başlatma çağrısında bulunuyoruz.”
Altun’un paylaşımında yer alan videoda, “Sigarayı bırakıp sağlıklı nefes almaya başlamak için 48 saat yeterli. Aklına geldiyse süt içebilirsin, spor yapabilirsin, su içebilirsin, meyve yiyebilirsin, arkadaşını arayabilirsin. Sen de sigarayı bırak, haydi değişimi başlat. Çünkü daha iyi bir hayat var.” ifadelerine yer verildi.
Videoda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Gelin insanımızı tütün illetinden beraberce kurtaralım” sözü de yer aldı.

“Erdoğan kaseti” için İran’a giden CHP milletvekilleri kim?

Bir dönem CHP’de milletvekili olarak görev yapan AK Partili Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın “İki CHP’li milletvekili, ‘Erdoğan’ın Atatürk büstünü tekmelediği görüntülerin yer aldığı bir kaset var’ iddiası ile dolandırıldı” sözleri büyük ses getirdi. Sözde kaseti almak için İran’a giden ve dolandırılan o milletvekillerinin isimlerini ise ilk defa Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi açıkladı.

Bir dönem CHP’de milletvekili olarak görev yapan AK Partili Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın “İki CHP’li milletvekili, ‘Erdoğan’ın Atatürk büstünü tekmelediği görüntülerin yer aldığı bir kaset var’ iddiası ile dolandırıldı” sözleri büyük ses getirdi. Sözde kaseti almak için İran’a giden ve dolandırılan o milletvekillerinin isimlerini ise ilk defa Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi açıkladı. Selvi yazısında şunları kaydetti:

“CHP’ye 20 bin dolara mal olan dolandırıcılık olayını Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan anlattı.

Hem de öyle eş dost sohbetinde değil. CNN Türk’ün canlı yayınında.
Yayının üzerinden 3 gün geçti. Savcı Sayan’ı aradım; CHP’den sizi arayan oldu mu, bu milletvekilleri kimler diye sordular mı, sizi mahkemeye verdiler mi diye sordum.

“Yok” dedi. Ardından ekledi, “Olay doğru. Beni nasıl mahkemeye verecekler? O zaman milletvekili olan iki CHP’li hâlâ hayatta. Onları kurtaran il başkanı ve ilçe başkanımız hayatta. O tarihlerde pasaportlarında İran’a girişleri çıkışları var. Benim neyimi mahkemeye verecekler” dedi.

Savcı Sayan o dönemlerde CHP’deydi.

ERDOĞAN’IN VİDEOSU VAR DEDİLER

İsterseniz önce Savcı Sayan’ın ağzından CNN Türk ekranlarından anlattığı dolandırıcılık olayını aktaralım.

“Bir gün, şu anda yaşıyor o iki milletvekili… Bir gün 2 milletvekiline İran’dan bir dolandırıcı geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili. Erdoğan’ın Atatürk büstünü yerlerde tekmelediği, küfrettiği, kafasını tekmelediği o kaset bizim elimizde. Gelin size vereceğiz diyor.”

20 BİN DOLAR KAPTIRMIŞLAR

İki CHP milletvekili İran’dan gelen kişinin dolandırıcı olduğunu bilmiyor elbette ki. 2007 yılı. AK Parti’ye cumhurbaşkanı seçtirmemek için Cumhuriyet mitinglerinin yapıldığı, 27 Nisan e-muhtırasının verildiği, Anayasa Mahkemesi’nden 367 kararının çıktığı dönemler. Zamanın ruhuna uygun bir dolandırıcılık işi. CHP’li iki milletvekili kaseti ele geçireceğiz, Erdoğan’ı devireceğiz diye düşüyorlar İran yollarına. Ama tabii bu işin bir maliyeti var.

“O iki milletvekili partinin kasasından 10 bin dolar aldılar, gittiler İran’a. İran’da üç gün uğraştılar. Adam ‘Bir 10 bin dolar daha verin’ dedi. 10 bin dolar daha verdi. O adam paraları aldıktan sonra, ‘PKK’lılar buraya geldiğinizi öğrendi, sizi öldürecekler, kaçın!’ Bunlar da bizim il başkanını aradılar, ‘Ne olursunuz bizi kurtarın, İran’da rehin kaldık.’ Ağrı İl Başkanı, devreye girdi. Oradaki ilçe başkanları devreye girdi. Gittiler ve kaça kaça geldiler İran’dan. O iki milletvekili de sağ. CHP’de milletvekiliydiler.”

KASETLE AK PARTİ’Yİ DEVİRECEKLERMİŞ

İran’a kadar gidip, 20 bin dolar para kaptırıp canlarını zor kurtardıkları kasetle ne yapacaklarmış? Bu sorunun cevabını da Savcı Sayan veriyor.

“Neyin peşine düşmüşler. Sayın Erdoğan, Atatürk’ün büstünü tekmeliyormuş. Onun görüntüleri varmış. O görüntülerle AK Parti’yi, iktidarını devirecekler.” Meğer CHP’de kaset merakı eskiye dayanıyormuş. Erdoğan’ı olmayan bir kasetle indiremediler ama bir kaset darbesiyle Baykal’ı tasfiye edip Kılıçdaroğlu’nu getirdiler.
O İKİ MİLLETVEKİLİ KİM?
Fikri takip olayı gazeteciliğin olmazsa olmaz kurallarından biri. Madem CHP Genel Merkezi bu iddianın üzerine gitmedi, ben takip edeyim istedim.

Peki o iki milletvekili kim?

Kulislerde İran’a giden iki CHP milletvekili olarak Bayram Meral ve Halil Tiryaki isimleri gündeme geldi.
TÜRK-İŞ Genel Başkanlığı da yapan Bayram Meral o tarihlerde CHP Ankara Milletvekili’ydi. Halil Tiryaki ise Kırıkkale Milletvekili olarak Parlamento’da bulunuyordu. İddialarla ilgili olarak hem Halil Tiryaki’yi hem de Bayram Meral’i aradım.

HALİL TİRYAKİ:  ‘İRAN’A GİTTİM AMA HATIRLAMIYORUM’

Halil Tiryaki, o tarihlerde İran’a gittiğini doğruladı ama üzerinden 15 yıl geçtiği için ne olduğunu hatırlayamadığını söyledi.

“O zaman öyle bir şey oldu. İran’a gittik, geldik. Ama 15 sene oldu. Ne olduğunu hatırlamıyorum” dedi.

BAYRAM MERAL:  ‘İRAN’A GİTTİM AMA BU İŞLE İLGİSİ YOK’

O dönem CHP Ankara Milletvekili olan Bayram Meral ise, İran’a daha önce gittiğini, bu işle ilgisi olmadığını söyledi. Meral, “İran’a çok eskiden gittim. İran’a giriş çıkış yaptım. Ama bu işle ilgisi yok. Olacak iş mi?” diye konuştu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Destici’ye tebrik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’yi telefonla arayarak partisinin 29. kuruluş yıl dönümünü tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Büyük Birlik Partisinin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programa yazılı bir mesaj gönderdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:

“Nazik davetiniz için teşekkür ediyor, sizlerin şahsında Büyük Birlik Partisi’nin kıymetli mensuplarına en kalbi selam ve muhabbetlerimi iletiyorum. Ülkemizin köklü siyasi hareketlerinden birisi olan Büyük Birlik Partisi’nin 29. kuruluş yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bu vesileyle Büyük Birlik Partisi’nin kurucu genel başkanı, dava ve gönül adamı merhum Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimizi de bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Büyük Birlik Partisi yönetimini Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun emanetini yaşattığı, geride bıraktığı aziz mirasa sahip çıktığı için tebrik ediyorum.

Son 29 yıldır olduğu gibi Cumhuriyetimizin 100’üncü yılını kutlayacağımız 2023’e giden süreçte de Büyük Birlik Partisi’nin milletten, milli iradeden, milletin menfaatlerinden yana tavır almaya devam edeceğine inanıyorum. Bu düşüncelerle Partinizin 29. seneidevriyesini tebrik ediyor, Büyük Birlik Partisi bünyesinde ülkemizin gelişmesi, demokrasimizin güçlenmesi, milletimizin huzur ve kardeşliği için gayret gösteren herkese teşekkür ediyorum.”

Numan Kurtulmuş’tan Destici’ye teşekkür

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Büyük Birlik Partisi’nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen programa katılması için AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş’u görevlendirdi.

Numan Kurtulmuş da programda yaptığı konuşmada, Büyük Birlik Partisi’nin kurucu genel başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun yiğit bir Anadolu evladı, sağlam bir Müslüman, değerli bir dava insanı, özü sözü bir, istikamet sahibi, dosdoğru bir insan olduğunu belirtti.

Büyük Birlik Partisi’nin Türkiye’nin milli siyaset geleneğinin önemli bir halkası olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, başından itibaren Cumhur İttifakı’na destek veren Büyük Birlik Partisi ile Genel Başkan Mustafa Destici’ye teşekkür etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’da yaşanan tam bir basiretsizlik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’daki kar esaretiyle ilgili İBB yönetimini eleştirerek “Yaşanan tam bir basiretsizliktir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Hablemitoğlu suikastinin katil zanlısını Ukrayna’da MİT’in yakaladığını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NTV yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeminde İstanbul’daki kar esareti vardı. Erdoğan, “İstanbul’a yakışmayacak görüntüler ortaya çıktı” sözleriyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni eleştirdi. “İstanbul’u kaderine terk edemeyiz” dedi.

İran’dan doğal gaz akışının kesilmesine ilişkin Erdoğan, “Bizim İran’a borcumuz söz konusu değil, tam aksine bu iddialar yalandır” açıklamasını yaptı. Erdoğan, yaklaşık 10-15 gün sonra doğal gaz akışı devam edeceğini söyledi.

Hablemitoğlu cinayetinin katil zanlısını MİT’in Ukrayna’da yakaladığını açıklayan Erdoğan, “Nuri Gökhan Bozkır ülkemiz yargısına hesap veriyor” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

İstanbul’a yakışmayacak görüntüler ortaya çıktı. İstanbul’da belediye başkanlığı yapmış biriyim. Tuzlanmayan yollarda araçlar kuyruklar oluşturursa bunun sorumluları vardır. Yol tuzlama ve yol açma çalışmamasından yapılmadığından kaynaklanan sorun. Bunu yapmayanlar belli. Bu bir basiretsizliktir. Tüm tedbirlerinizi almalıydınız. Biz İstanbul’umuzu kaderine terk edemeyiz. Ben İçişleri ve Ulaştırma Bakanımı İstanbul’a gönderdim.

Karayolları Genel Müdürlüğümüz, Meteoroloji ile irtibatlı olarak sorumluluğunda bulunan yollarda gereken önlemleri aldılar. Ben saat 03.00’e kadar işi takip ettim.

Ne yazık ki daha önceki uygulamaları bile devam ettiremeyen bir yönetim elinde İstanbul. Biz, İstanbul’umuzu kaderine terk edemeyiz.

Burada doğru olmayan ifadeler var. Söylemek istemem ama bir yalan söz konusu. İBB kalkıp Cumhurbaşkanlığından veya Plan Bütçe Başkanlığından talepte bulunur, incelemeler yapılır ve gereken karar alınır. Bunların ödeme süreçleri de bellidir. Şehri yönetme kabiliyetleri olamayanlar engelleniyoruz diyor.

Grafik: TRT Haber

[Grafik: TRT Haber]

“Tüm belediyeler kendi bütçelerini kendileri oluştururur”

Mesele genel bütçeden alınan payın adaletsiz ve haksız dağıtımı değildir. Tam tersine bu konuda adil, hakkaniyetli ve hukuka uygun dağılım söz konusudur.

Ülkemizdeki tüm belediyeler kendi bütçelerini kendileri oluştururur. Nereye ne kadar harcayacaklarına karar verir. Ben de Belediye Başkanlığı yaptım. Böyle kar, tipi olacak Erdoğan evde yatacak. Yok öyle bir şey!

İş yapmak istiyorsanız kimse sizin önünüzü kesemez. İstanbul’da 2014-1019 döneminde 22 borçlanma dosyası gelmiş, CHP hayır oyu vermiştir. Bunların için tüm metro projeleri vardır. CHP yönetimi ise 50 borçlanma dosyası getirmiş, AK Parti grubu sadece birine hayır oyu vermiştir.

‘CHP’li belediyeler engelleniyor’ iddiası

Burada mesele parti değil kanun, usul meselesidir. Ülkenin ve şehrin kaynaklarını doğru kullanma hassasiyeti meselesidiri. Biz kimseyi engellemiyoruz. Onlar beceriksizlikleri, kötü yönetimleri sebebiyle belediyeyi borç batağına sokmuştur.

Rabbim 2024’e kadar İstanbul’un yardımcısı olsun diyorum.

İran’ın doğal gaz kesintisi

Biz İBB değiliz. Bizim İran’a kesinlikle borcumuz söz konusu değil. İran Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmede arızadan dolayı 10-15 gün erteleme durumu olacağını söylediler. Şu anda İran’da da kış şartları sert. Onlar da bu durumdan dolayı sıkıntı yaşadıklarını söylediler. En kötü şartlarda 10 günde süreci atlatırız dedi Sayın Cumhurbaşkanı. Enerji Bakanlığımız ve BOTAŞ’tan ekip giderek görüşme yapıyor. 10-15 gün içinde doğal gaz akışı devam edecek. Vatandaşımızı korumak durumundayız. Ama saniyede biraz kontrollü gitmek durumundayız.

Elektrikte kademeli faturalandırma

Dünyada elektrik üretiminin ana hammadeelerinden olan kömür beş, doğalgaz fiyatlarında on kat artış söz konusu. Özellikle fiyatlarda sübvansiyon halen mevcuttur. Vatandaşlarımızın elektrik faturlarında yüzde 50, doğalgazda yüzde 75 sübvansiyona gidilmiştir. 2022’de benzer sübvansiyonlar devam edecektir.

Aylık 150 kilovatsaat miktarı, günlük 5 kilovaatsaatten hareketle oluşuyor. Kademeli tarifenin amacı elektiriğin verimli kullanılmasını teşvik etmek. Uygulama yeni başladı, önümüzdeki günlerde takip edilecek.

Merkez Bankası’nın faiz kararı

Uyguladığımız akılcı politikalarla bankacılık sektöründe güçlü bir duruş elde ettik. Dengeli ve sürdürülebilir büyümeye kesinlikle ulaşacağız. Son dönemde döviz kurundaki istikrarlı seyir iyimser bakışımızı güçlendiriyor. Ekonomimimz spekülatif müdahalelerden daha az etkilenecektir.

Özel bankaların halen sömürü çarkını devam ettirme gayretini görüyoruz. Bende vatandaşlarıma kamu bankalarına gidin diyorum. Kamu bankaları bu konuda hassas. Kesinlikle yüksek faizle sömürü çarkına girmez kamu bankaları. Tüketim ekonomisine destek vereceksek sömür yoluyla değil, vatandaşlar temin ettiği kredisini gelsin sizinle de kullansın. Faizden medet umulmasını biz kesinlikle doğru bulmuyoruz. Bankaların bu yaklaşımı benimsemesi çok önemli.

Grafik: TRT Haber

[Grafik: TRT Haber]

“Enflasyonla mücadele önceliğimiz”

Bugün dünyanın ekonomide en büyüğü ABD enflasyonla mücadelede bu işi başaramıyorsa kendi ülkemizdeki şartlara da böyle bakmamız lazım. Enflasyonla mücadele önceliğimizdir. Enflasyonun olumsuz etkilerini vatandaşımıza asgari düzeyde yansıtma adımlarımız kararlılıkla sürüyor. Yapısal politikaları da hayata geçiriyoruz. Fiyat İstikrarı Komitesi düzenli olarak toplanıyor.

Kur korumalı TL mevduat hesabı

25 Ocak itibarıyla kur korumalı TL mevduatı hesaplarında toplam tutar 203 milyar lirayı aşmış durumda.

KDV indirimi talepleri

Hazine ve Maliye Bakanlığımız çalışma yapıyor. Oranlarda düzenlemeye gidilmesi gibi çözüm önerileri alıyorum. Atılması gereken adımlar varsa onlara bakacağız. Her türlü ürünler bu konuda masaya yatırılacak.

Rusya-Ukrayna gerilimi

Bölge bizim bölgemiz. Mevcut gerilimin yeni bir krize dönüşmeden son bulmasını istiyoruz. Devlet başkanlarına bu mesajlarımı ilettim, iletmeye devam edeceğim. Biz bölgemizde barış ve istikrar istiyoruz. İki ülke liderini isterlerse ülkemizde bir araya getirerek barış ortamını tesis edebiliriz. Bölge istikrarsızlıktan yeterince çekti. Daha fazla acı ve savaş istemiyoruz. Kaldı ki Rusya’nın Batı camiasıyla olan ilişkisi de var. Bundan da rahatsız oluyoruz.

Bizim arzumuz diyalog ve diplomasi ile soruna çözüm bulmaktır. Yapıcı davranmaları yönündeki çağrılarımızı sürdürüyoruz.

“Benim oradaki hitabımın muhatabı Sezen Aksu değildir”

Benim ortaki sözümün muhatabı Sezen Aksu değildir. Sezen Aksu ülkemizin önemli sanatçılarından biridir. Kim olursa olsun dini değerlere laf edilmesine müsade etmem. Bizim insanımızın kutsalına hassas bir duruşum var. ‘Dilini koparma’ ifadesini bir kişiye değil kutsallara laf söyleyenlere karşı söyledim. Bu bir duruş, bir saygı, bir kabullenme, birlikte yaşama tecrübesi olarak bilinmeli. Ne zaman birbirimize, inançlarımıza, değerlerimize saygı duyacağız? Bu saygıyı ortaya koymaya mecburuz.

Sedef Kabaş’ın tutuklanması

Burada Cumhurbaşkanlığı makamının hedef alınması söz konusu. Bunu ben mi söylüyorum? Türk Ceza Kanunu söylüyor. Bizim bunlara prim vermemiz söz konusu olamaz. Hukuk neyi gerektiriyorsa gereği yapılacaktır. Siyasette elbette eleştiri olacak ama bu temiz bir dille olmalı.

Hemen hemen bütün ülkelerde devlet başkanlarına, cumhurbaşkanlarına hakaret etmek suçtur. Esasında bunların hakaret ettikleri Tayyip Erdoğan değil milletin ta kendisidir. Ahır benzetmesi bu millete hakarettir, edepsizliktir. Kabul etseler de etmeseler de Recep Tayyip Erdoğan bu milletin yüzde 52 oyunu alarak seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Herhalde CHP’nin binasına ahır beklentisi yapılsa CHP yönetimi buna olumlu bakmaz. CHP’nin, ‘Cumhurbaşkanına hakaret maddesinin kaldırılması’ teklifi tam bir garabet.

Grafik: TRT Haber

[Grafik: TRT Haber]

“Öcalan’ın bırakılması sözü yalandan ibarettir”

Öcalan’ın bırakılması sözü yalandan ibarettir. Onu aslında Abdullah Öcalan’a sormak lazım. Öcalan’ın Demirtaş’ın oradan verdiği mesajlarından rahatsız olduğu ortada bir gerçek. Terör örgütü PKK elabaşını bırakacak tek bir iktidar olur, o da HDP’nin içinde olduğu zillet ittifakı başa gelirse böyle bir şey olabilir.

HDP’nin teröristbaşı ile ilgili heykelini dikeceğiz vaadini hatırlayın. Terör örgütlerine sırtlarını yasladıklarını nasıl açık açık söylediklerini hatırlayın. 

Necip Hablemitoğlu’nun katil zanlısı yakalandı

Merhum Hablemitoğlu FETÖ’nün devlet içindeki kadrolaşma çalışmalarını anlatan Köstebek isimli kitabını yayınlayamadan 18 Aralık 2002’de öldürülmüştü. Milli İstihbarat Teşkilatımız uzunca süredir bu suikastın katil zanlılarından olan Nuri Gökhan Bozkır’In izini sürüyordu. Bu şahıs kırmızı bültenle aranıyordu.

Kaçtığı yurt dışında 2015 yılından itibaren FETÖ medya organlarına ülkemiz aleyhine asılsız iddilarda bulunuyordu. İstihbaratımız bu kişinin Ukrayna’da saklandığını tespit etti. Bu şahsın yakalanarak ülkemize getirilmesi konusunda “Bu ülkenizdedir, bize verin” dedik. İstihbarat Teşkilatımızın yakın markajıyla bu iş neticelendi. FETÖ ile irtibatı yanında DEAŞ’a silah ve mühimmat temin ettiği bilinen birisi.

MİT katil zanlısı Nuri Gökhan Bozkır’ı Ukrayna’da buldu. Bu kişi Hablemitoğlu cinayeti zanlısı olarak şu anda ülkemiz yargısına hesap veriyor.

Dünyanın neresine giderseniz gidin Türk adaleti önüne gelip hesap vermekten kurtulamayacaksınız. 

Kamu işçi maaşlarına ek zam

Aralık ayında asgari ücrette yüzde 50’nin üzerine net artış yaptık. Gelir ve damga vergisinde düzenleme yaptık. 6 yıllık dilim için memur ve emeklilerimizin gelirlerinde yüzde 31 artış sağladık. Memur ve emeklilerimize ciddi bir ilave sosyal destek vermiş olduk. En düşük emekli aylığını 2500 liraya yükselttik. 

Buradan da bir müjde vermek istiyorum. İşçilerimizin toplu sözleşmede aldıkları zammın üzerine ortaya çıkan enflasyon farkı eklenecektir. Yüzde 2,5’luk bir ilave artış ilave ediyoruz. Yaklaşık 700 bin kamu işçisini doğrudan ilgilendiren bu artış için gereken düzenleme kısa sürede yapılacaktır.

Normalleşme adımları

Son dönemde Körfez ülkeleriyle ilişkilerimizde güzel bir ivmeyi yakaladık. Bunda bölgede ortaya çıkan yeni dinamiklerin rol oynadığına inanıyorum. Diyalog ve uzlaşıyı önceleyen yeni bir döneme girildi. Bu yeni ortamda ülkemizin Körfez’e yönelik ilkeli ve iyi niyetli tutumumun artk daha iyi anlaşılmaya başladığını görüyorum.

İsrail’le de doğalgaz dahil her konuda adım atmaya hazırız. Sayın Hertzog’un Şubat ayı başlarında bir ziyareti olacak.

Netice itibarıyla karşılık faydaya, ortak çıkarlara dayalı yeni bölgesel işbirliği döneminin eşiğinde olduğumuza inanıyorum.

Sedef Kabaş tutuklandı

Katıldığı bir televizyon programındaki konuşmalara ilişkin “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan hakkında soruşturma başlatılan gazeteci Sedef Kabaş, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Sedef Kabaş’ın bir televizyon programında yaptığı konuşmalarla ilgili inceleme başlattı. Başsavcılık, inceleme sonucunda Kabaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan soruşturma açtı.

Kabaş’ın konuşmayı yaptığı kanal merkezinin Sarıyer’de olduğu belirlendi.

Soruşturmayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı devraldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı incelemenin ardından Kabaş hakkında gözaltı kararı aldı. Kabaş, Üsküdar’da kaldığı otelde gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Kabaş, savcılığa sevk edildi.

Savcılıktaki işlemlerinin ardından Kabaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan tutuklanma talebiyle nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakim karşısına çıkan Kabaş, tutuklandı.

Sedef Kabaş gözaltına alındı

Katıldığı bir televizyon programındaki konuşmalara ilişkin “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan hakkında soruşturma başlatılan Sedef Kabaş, gözaltına alındı.

İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, bir televizyon programında yaptığı konuşmasıyla ilgili “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan soruşturma başlattığı Sedef Kabaş’ın Sarıyer’deki evine gitti.

Burada gözaltı işlemi uygulayan ekipler, savcılığın ifadesinin alınması yönünde verdiği talimat üzerine Kabaş’ı emniyete götürdü.

Kabaş’ın emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi.

Gazeteci Sedef Kabaş hakkında, katıldığı bir televizyon programında yaptığı konuşmalarla ilgili “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında Kabaş’ın Sarıyer’deki evine giden polis ekipleri, Kabaş’ı gözaltına aldı. 

Yarın adliyeye sevk edilecek

Vatan Caddesi’ndeki İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Kabaş, yarın ifade verdikten sonra İstanbul Adliyesi’ne sevk edilecek. 

Avukatından açıklama

Kabaş’ın avukatı Uğur Poyraz, sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Müvekkilim Sedef Kabaş Vatan caddesindeki İstanbul Emniyet Müdürlüğünde. Ben de şimdi yanına geçiyorum. 

Müvekkilim Sedef Kabaş ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görüştüm.
Yarın ifade verdikten sonra İstanbul Adliyesi’ne çıkartılacak.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, gazeteci Sedef Kabaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerine tepki gösterdi. Altun, “Cumhurbaşkanımıza hakaret etmek kimsenin haddi değildir. Bu arsızlığı, bu ahlaksızlığı en sert şekilde kınıyorum” dedi.

Gazeteci Sedef Kabaş’ın özel bir televizyon kanalında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik hakaret içeren sözleri sert tepkiyle karşılandı.Sedef Kabaş’a “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan soruşturma

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajda tepkisini dile getirdi.

“Bu arsızlığı, bu ahlaksızlığı en sert şekilde kınıyorum”

Altun, “Siyasetin de muhalefetin de gazeteciliğin de bir ahlakı vardır. Bu ahlakı bu ülkeye çok görenler, kendilerine saygıları olmayan zavallılardır. Bir sözde gazeteci, nefret saçmak dışında bir hedefi olmayan bir televizyon kanalında arsızca sayın Cumhurbaşkanımıza hakaret ediyor! Bu arsızlığı, bu ahlaksızlığı en sert şekilde kınıyorum. Bu yapılan, sadece ahlaksızlık da değildir, siyaset, muhalefet ve gazetecilik adına aynı zamanda sorumsuzluktur” dedi.

“Cumhurbaşkanımıza hakaret etmek kimsenin haddi değildir”

“Bu ahlaksızlık ve sorumsuzluk karşısında demokrasi ve hakkaniyet namına sesimizi yükseltmeliyiz” diyen Altun, “Üzülerek görüyoruz ki ülkemizde marjinal bir kesim günden güne radikalleşiyor, radikalleştikçe kamusal alanda öfke nöbetleri geçiriyor. Bu unsurlar her platformda seri yalanlar söyleyip, gazetecilik adı altında ucuz dedikodular yapıyor, hakaretler ediyorlar. Hakaret bir hak, bir özgürlük değil, bir suçtur. İfade özgürlüğü adı altında bu ülkeye yıllardır büyük hizmetler yapan Cumhurbaşkanımıza hakaret etmek kimsenin haddi değildir. Siyasi kabiliyetsizlik radikalizmle, çözümsüzlük hakaretle, bilgisizlik dedikoduyla aşılmaz. Siyaset millete dönerek, gazetecilik haber üreterek yapılır” değerlendirmesinde bulundu. 

“Cumhurbaşkanlığı makamının onuru, milletimizin onurudur”

Cumhurbaşkanlığı makamının onurunun milletin onuru olduğunu vurgulayan Altun, sözlerine şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanlığı makamının onuru, milletimizin onurudur. Cumhurbaşkanlığı makamı, bu milletin iradesini temsil eder. Milli iradeye saldırmak ancak hadsizlerin yapacağı bir iştir. Cumhurbaşkanımıza ve makamına yapılan galiz hakaretleri bir kez daha şiddetle kınıyorum.”

HÜRJET için seri üretim kararı alındı

Savunma Sanayii İcra Komitesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Savunma Sanayii İcra Komitesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplandı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen toplantıda, TSK ve güvenlik birimlerinin kullandığı yerli ve milli sistemlere yenilerini eklemeye yönelik konular görüşüldü, önümüzdeki yıl ilk uçuşu planlanan HÜRJET için ilk etap seri üretim kararı alındı.

Ayrıca muhtelif hava, kara ve deniz platformları, haberleşme ve bilgi sistemleri, mühimmat ve füzeler, ekipman ve teçhizatlar, modernizasyon, lojistik, siber güvenlik ve yapay zeka gibi alanlara yönelik çeşitli projeler karara bağlandı.

Toplantıda özellikle, kritik ve ileri teknolojilerin geliştirilmesinde AR-GE ve ÜR-GE’nin önemine dikkat çekildi. Savunma sanayiinde yurt dışından alınan her türlü teknolojinin ülkemizde geliştirilmesinin tam bağımsız savunma sanayii için mutlak gereklilik olduğu, sektörün bu alanda yaptığı çalışmalara desteğin süreceği vurgulandı.

Türkiye, bütün engellemelere aldırış etmeksizin yerli ve milli sistem ve teknolojilerin tasarımı, geliştirilmesi ve üretimindeki kararlılığıyla hedeflerine emin adımlarla ilerlemeye devam edecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: PKK terör örgütünün uzantılarını parlamentomuzda görmek istemiyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörisle fotoğrafı ortaya çıkan HDP’li vekille ilgili, “PKK terör örgütünün uzantılarını parlamentomuzda görmek istemiyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

“Şehitlerimizin kanları yerde kalmadı Allah’ın izniyle de kalmayacak”

Sözlerimin hemen başında Akçakale sınırımızda bölücü terör örgütünün döşediği patlayıcı sebebiyle şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin kanları yerde kalmadı Allah’ın izniyle de kalmayacak.

“Terör tehditlerini kaynağında kurutmaya devam edeceğiz”

Ülkemize yönelik terör tehditlerini kaynağında kurutmaya devam edeceğiz. Ne Cudi’de ne Gabar’da ne Tendürek’te ne Besler’de, nerede aklınıza bir terör bölgesi geliyorsa orada bizler Mehmetçiğimizle, jandarmamızla, polisimizle, güvenlik korucularımızla varız, var olmaya devam edeceğiz.

Yine elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden milli futbolcumuz Ahmet Çalık’a Allah’tan rahmet, yakınlarına ve futbol camiamıza başsağlığı diliyorum.

“Çok sayıda değişiklik teklifi görüşülerek kanunlaşacak”

Yeni yılla birlikte ülkemize ve milletimize hizmetlerimizi her zeminde olduğu gibi meclis çatısı altında da yoğun bir şekilde sürdüreceğimiz döneme girdik. Geçtiğimiz hafta stokçuluğa ceza artırımını da içeren bir kanun değişikliği paketi Genel Kurul’da kabul edilmişti. Bu hafta da vadeli hesaplara döviz kuru desteği verilmesini, bireysel emeklilikte devlet katkısının yüzde 25’ten yüzde 30’a çıkarılmasını, BOTAŞ’ın kademeli doğalgaz satış uygulayabilmesini, Türk lirası üzerinden yapılan sözleşmelere ek fiyat farkı ödenebilmesini, emekli aylıklarının sınırının en az 2500 lira olmasını, ihracatçı firmalar için kurumlar vergisinin yüzde 19’a düşürülmesini, kamu görevlilerinin toplu sözleşmelerindeki yılın ilk ayına ilişkin artış oranının yüzde 5 yerine yüzde 7,5 olarak uygulanmasını, velhasıl milletimize verdiğimiz sözleri birer birer yerine getirebilmemizi sağlayacak çok sayıda değişiklik teklifi görüşülerek kanunlaşacak.

Aynı şekilde komisyonlardaki çalışmalarımız da sürecek.

“Kimi zaman üzüntüyle kimi zaman öfkeyle takip ediyoruz”

Görüldüğü gibi ülkemizi Türkiye modeliyle dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına sokma hedefimiz doğrultusunda her mecrada yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Tabii bu süreçte bizim ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, nasıl yaptığımızı anlamak için hem Türkiye’nin 2 asırlık kalkınma yolculuğunu hem dünyada son dönemde yaşanan gelişmeleri çok iyi bilmek gerekiyor.

Ülkesinin geçmişinden ve dünyanın bugününden bihaber gafillerin ezbere atıp tutarak milletimizin moralini bozmaya, umudunu kırmaya dönük gayretlerini kimi zaman üzüntüyle kimi zaman öfkeyle takip ediyoruz.

“Biz ağlarken gülenler kimse bu felaketin müsebbibi de onlardır”

Türkiye’nin Osmanlı döneminde başlayan ve Cumhuriyetin ilk döneminde de süren ancak tek parti faşizmi, darbeler, koalisyonlar anaforu içerisinde adeta kaybolan sanayileşme hamlesinin önünün nasıl kesildiğini hatırlayın. Milletimizin kendi değerlerinden, geçmişinden, medeniyetinden kopararak, köksüz bir ağaç gibi kurutmaya çalışanların ayak oyunlarını hatırlayın. Yapılan yatırımlara, başlatılan güzel işlere, üretilen eserlere, hazırlanan reformlara destek vermek yerine üzerlerine beton döken zihniyetin ipinin kimlerin elinde olduğunu bilmek için herhalde allame olmaya gerek yok.

Biz kaybederken kazananlar kimlerse, biz ağlarken gülenler kimse bu felaketin müsebbibi de onlardır. Türkiye’de hangi dönemde her kim bu gidişin önünü kesmek, ülkenin makus talihini değiştirmek, milleti hak ettiği özgürlüklere ve refah düzeyine kavuşturmak için adım atmışsa başına gelmeyen kalmamıştır. Rahmetli Menderes’in akıbeti darağacında nihayete ermiş, rahmetli Demirel’in, rahmetli Erbakan’ın, rahmetli Türkeş’in mücadeleleri darbelerle kesilmiş. Rahmetli Özal’ın sonu beklenmedik bir ölüm olmuştur. AK Parti’nin 20 yıllık geçmişi de kesintisizbir şekilde bu habis zihniyet ve onun gerisindeki güçlerle mücadeleyle geçmiştir.

“Gelişmiş ülkeler anında 5 katına, 7 katına çıkan enflasyon gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmıştır”

Salgın süreci küresel ekonominin 2008 finans kriziyle zaten bozulmuş olan dengelerini daha sert bir şekilde altüst etmiştir. Küresel üretim, tedarik, lojistik ve enerji sektörlerinde yaşanan sarsıntılar, enerji ve gıda başta olmak üzere emtia fiyatlarının yükseltilmesinden finansal genişlemeye bağlı enflasyon artışına kadar pek çok soruna yol açmıştır.

Öyle ki gelişmiş ülkeler anında 5 katına, 7 katına çıkan enflasyon gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalmıştır. Hatta bu ülkelerde üretici fiyatları enflasyonu yüzde 20’li, yüzde 30’lu rakamlar gibi tarihlerinde görülmemiş oranlara ulaşmıştır.

Ülkemizde de elbette enflasyon sorunu vardır. Üstelik Türkiye, enflasyona ilave olarak döviz kuru dalgalanması gibi can yakıcı bir sorunla da boğuşmuştur. Buna rağmen ülkemizdeki enflasyon artışı nispeten diğer ülkelerin altında kalmıştır. Döviz kurunda olduğu gibi enflasyonda da ülkemiz ve ekonomimizin gerçekleriyle uyuşmayan bir şişkinliğin bulunduğu açıkça ortadadır. İnşallah en kısa sürede bu şişkinliği ortadan kaldırarak milletimizin haksız bir fiyat artışı yükünün altında kalmasının önüne geçeceğiz.

“Milletimizin hiçbir kesimini enflasyon karşısında ezdirmedik”

Bunun yanında asgari ücreti yüzde 50 oranında artırarak, yılın ilk yarısı için memur ve emekli maaşlarını yüzde 26 ile 31 arasında yükselterek, emeklilerimizin taban aylığını 2500 liraya çıkartarak milletimizin hiçbir kesimini enflasyon karşısında ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz.

Önümüzdeki Temmuz ayında enflasyon gerçekleştirmesine ve şartlara bakarak gerekirse çalışanlarımızın durumlarını yeniden değerlendireceğiz.

“Özel okul ücretlerindeki artış tabanını yüzde 36 seviyesiyle sınırladık”

Milletimizi fahiş fiyat artışlarına karşı korumak için her alanda ciddi tedbirler almaya başladık. Mesela, bu çerçevede özel okul ücretlerindeki artış tabanını enflasyonla, yani yüzde 36 seviyesiyle sınırladık. Bay Kemal çıkmış bu konuyla ilgili konuşuyor. Ne konuşuyorsun ya? Bu iş bizim işimiz ve biz bu işi yaptık. Sen geriden geliyorsun. Ticaret Bakanlığımız ülke genelinde 100 bin ürün denetimi yaptı. Arz talep dengesiyle uyuşmayan her konuda, elimizdeki hukuki imkanları sonuna kadar kullanıyoruz. Biz çalıştıkça, ürettikçe, büyüdükçe inşallah karşımızdaki sorunların giderek küçüldüğünü, önemsizleştiğini, basitleştiğini hep birlikte göreceğiz.

“Görüldüğü gibi bu hedefin neredeyse yarısına ulaştık”

Ülkemizin ihracatını 500 milyar dolara çıkarma hedefini ilk açıkladığımızda birilerinin bunu nasıl istihza ile karşıladığını, kendi akıllarınca dalga geçtiğini biliyoruz. İşte görüldüğü gibi bu hedefin neredeyse yarısına ulaştık. Buna rağmen hala Türk ekonomisinin odağını yatırım, istihdam, üretimden faiz, kur, enflasyon sarmalına döndürmeye çalışanlara diyoruz ki; kafanızı kaldırın ve dünyaya bir bakın. Politika faizleriyle enflasyon arasındaki farkın 10 katını geçtiği ülkelerin hiçbirinde kimse bu durumu sorgulamıyor. Muhalefet partileri felaket tellallığı yapmıyor. Dünyada kimsenin takılıp kalmadığı enflasyonla politika faizi arasındaki ilişki, demek ki sadece ülkemize mahsus bir durum.

“Kendi stratejimizin ne gerektirdiğine bakarak işimizi yürüteceğiz”

Gıda fiyatlarından kiralara, enerjiden ulaşıma kadar her alanda ciddi artışlarla karşı karşıya kalan gelişmiş ülkelerin kamuoyları sükunetle gelişmeleri takip ediyor. Bizde ise kendi ülkesinin felaketinden siyasi çıkar sağlama peşine düşen muhalefet cenahı, yalan ve iftiranın dozunu artırarak ortalığı karıştırmak için bir gayret içindedir. Biz kim ne dediğine değil, kendi stratejimizin ne gerektirdiğine bakarak işimizi yürüteceğiz.

Önceliğimiz, istihdamı artırarak milletimizin geçimini güvence altına alıp, hedeflerimizi birer birer hayata geçirmektir. Gelişmiş ülkelerde alınan ve alınacak tedbirlerin de istihdamı koruma amaçlı olduğuna dikkatinizi çekmek istiyorum. Onların toplumlarını sosyal güvenlik destekleriyle geçici ayakta tutup da yapamadıklarını biz salgın döneminde 2 milyon 700 bin ilave istihdam temin ederek başardık.

“Hedeflerimize karşı kararlılıkla yürümeyi sürdüreceğiz”

Bizi bu yoldan alıkoyacak hiçbir dayatmaya, hiçbir teklife, hiçbir tehdide boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Salgının etkisini nispeten azaltmasıyla birlikte dünya ticaretindeki değişime baktığımızda gelişmiş ülkelerin önemli bir kısmını tablonun negatif kısmında sıralandığını görüyoruz. Türkiye’nin de ilk sıralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin çoğu ise tablonun pozitif tarafında yer alıyor. İstihdam sayısını 30 milyon sınırına getirmiş olmamız, ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat, cari fazla yoluyla büyütme stratejimizin harfiyen işlediğini gösteriyor. Bu yoldan asla geri dönmeyecek, hedeflerimize karşı kararlılıkla yürümeyi sürdüreceğiz.

“Bu çabalarımızın meyvelerini hep beraber almaya başlayacağız”

Biz bugüne kadar lafla değil hep icraatımızla milletimizin huzuruna çıktık. Allah’ın izniyle önümüzdeki yaz aylarında bu çabalarımızın, bu fedakarlıklarımızın meyvelerini hep beraber almaya başlayacağız. İşte o zaman Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023, Türkiye için gerçekten tarihi bir dönüm noktası, unutulmaz bir bayram yılı haline dönüşecektir. Ülkemizi her alanda eşi benzeri görülmemiş yatırımlarla, altyapıyla, eserlerle, hizmetlerle tanıştırdığımız gibi ekonomide de şampiyonlar liginin bir parçası haline getirmekte azimliyiz.

“Her gün yeni bir skandala, bir utanç tablosuna imza atıyorlar”

Milletimiz bunlara prim vermedikçe Bay Kemal ve yoldaşları, muvazeneyi yitirmeye, kontrolü iyice kaybetmeye başladılar. İçinde debelendikleri siyasi tükenmişlik sendromunu gözlerden kaçırmak için hemen her gün yeni bir skandala, bir utanç tablosuna imza atıyorlar. Affınıza sığınıyorum. Ağız ishaline tutulmuş kifayetsizler misali ne söylediklerini, ne yaptıklarını, hezeyanlarının nereye varacağını artık kendileri de bilmiyor. Önceki gün parti sözcümüzün de dediği gibi siyasetteki cari açıklarını hakaretle kapatmaya çalışıyorlar.

Daha grup başkanvekilinin evlatlarımızın dinini, diyanetini öğrenmesi ile ilgili skandal ifadelerin üzerinden bir hafta dahi geçmeden, önceki gün alçaklık bayrağını Bay Kemal’in bir başka yardımcısı devraldı. Milletin inancından, değerlerinden, hassasiyetlerinden bihaber bu ahlak yoksunu, FETÖ ile haşa Allah lafzını yan yana kullanarak ne kadar sefil, ne kadar habis bir zihniyete sahip olduğunu bir kez daha gösterdi.

“Ne yazık ki PKK’nın bir uzantısı olarak bu kadın parlamentoda”

Bırakın artık dinimizi istismar etmeyi, dürüst olun dürüst. İşinize geldiği gibi konuşmanın bir anlamı yok. Artık bu yaptıklarınız, bu söyledikleriniz, bu söyledikleriniz tutmuyor. Bunlar artık geçerli değil. İşte ortaklarınızdan bir tanesi, soyadı neyse, malum terör örgütlerinden birisiyle tutuşuyor ve resimler yayınlanıyor. Günlerdir bu resimleri hep izledik, izlediniz. Ne yazık ki PKK’nın bir uzantısı olarak bu kadın parlamentoda. Bununla ilgili olarak biz tabii karma komisyona süratle bunu gönderdik. Karma komisyonda da gereği bunun yapılacaktır. Biz parlamentomuzda bu tür birilerini görmek istemiyoruz.

“Bay Kemal, sen niye susuyorsun?”

Peki Cumhur İttifakı gereken her şeyi söyledi. Bay Kemal, sen niye susuyorsun? İP, sen niye susuyorsun? HDP sen niye susuyorsun? Ağızlarından bir şey çıktı mı? Çıkmadı… Herhangi bir şey söylediler mi? Hayır söylemediler. Niye? İşlerine gelmiyor. Diğerlerinde bir şey var mı? Onlar yamalı bohça zaten. Onlarda da bir şey yok. Söylerler veya söylemezler, biz görevimizi yapacağız, milletimize de bunları, tüm milletvekillerimiz, tüm teşkilatlarımız anlatacağız. Çünkü bu teröristlerden oluşan parlamento, demokratik bir parlamento olamaz. Öyleyse biz demokrasiyi parlamentomuza egemen kılmamız lazım. Bırakın dini eğitim almayı, az buçuk bu ülkenin havasını solumuş birisi, cenabı Allah’ın ismini bu şekilde kullanmanın dinimizde küfür sayıldığını bilir. Merhum Mehmet Akif, bir asır önce bu karakter fukaralarını bakınız nasıl tarif ediyor: “Şarka bakmaz, garbı bilmez, edepten yok payesi, bir kızarmaz yüz, bir yaşarmaz göz bütün sermayesi.”

Yine Akif diyor ya, “Dinime küfreden, dinime söven Müslüman olsa bari.” Bunların öyle bir derdi yok, bunlar ahlak yoksunu. Bunların tek sermayeleri edepsizlikleri, çirkeflikleri, cahillikleri.ü

“CHP, dün de buydu, bugün de bu”

Bu CHP, kalkıyor, dinimize maalesef sövüyor. Hala bunları CHP’ye gönül veren kardeşlerimiz savunuyorlar. Gerçeği görün. Bak biz kapalı kapılar arkasından değil, sizlere delilleriyle bunları ispatlıyoruz. CHP, dün de buydu, bugün de bu. Aynı kafayla giderse unutmayın yarın da bu olacak. İttifakın diğer bileşenleri de farklı değil. CHP’nin başını çektiği ittifakın bir cenahını oluşturan PKK’nın güdümündeki parti ne yapacağını, ne söyleyeceğini, nasıl davranacağını belirlemek için milletvekillerinin dağdaki eli silahlı sevgililerinden gelecek icazeti bekliyor.