CHP

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

CHP

DBP’li Aydeniz’in dokunulmazlığının kaldırılması için Karma Komisyon toplanıyor

Polise yumruk atan DBP’li milletvekili Salihe Aydeniz’in dokunulmazlığının kaldırılması için süreç işliyor. Meclis’te Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu, Aydeniz hakkındaki fezlekeyi görüşmek için 23 Haziran Perşembe günü toplanacak.

12 Haziran’da Kadıköy’deki izinsiz gösteride polis memuruna yumruk attığı tespit edilen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) milletvekili Salihe Aydeniz ile ilgili ilk soruşturma, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmıştı.

Ardından dosya milletvekilleriyle ilgili soruşturmalarda yetkili olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaştırıldı.

Aydeniz hakkında ‘polise mukavemet’, ‘kamu görevlisine hakaret ve yaralama’ ile ‘izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılma’ suçlarından fezleke hazırlanmıştı.

DBP’li Aydeniz’ın fezlekesi Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi

Karma Komisyon perşembe günü toplanacak

Meclis’e gönderilen fezleke, perşembe günü Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu’nun gündemine gelecek.

Karma Komisyon bünyesinde 5 kişilik hazırlık komisyonu oluşturulacak. Aydeniz’in dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin süreç işletilecek.

Hazırlanacak rapor daha sonra Karma Komisyon’da ele alınacak.

Alpay Özalan’dan 6’lı masa yorumu: Vatana ve millete alenen tuzak kuruyorlar!

6 muhalefet partisinin liderlerinin toplantısına HDP’nin çağrılmamasını değerlendiren AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan, “Vatana ve millete alenen tuzak kuruyorlar. Uşaklığını yaptıkları Batı, böyle istiyor.” dedi.

Yeniakit.com.tr 

AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun buluştuğu toplantıya HDP’nin katılmamasını “millete bir tuzak” olarak yorumladı.

CHP Genel Başkanı’nın sözlerine dikkat çeken Özalan, “Kemal Kılıçdaroğlu, ‘HDP’yi yok saymıyoruz, ihtiyaç olduğunda yine görüşeceğiz.’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun sözlerini, “Bu cümle, ‘Milletin gözünü boyamak için HDP bizimle değilmiş gibi davranıyoruz.’ anlamına geliyor.” şeklinde yorumlayan Özalan, şöyle devam etti:

Vatana ve millete alenen tuzak kuruyorlar. Uşaklığını yaptıkları Batı, böyle istiyor.

Bu kadroya iyi bakın! Milleti zam yapmakla tehdit ettiler

Geçtiğimiz haftalarda bir araya gelen 11 CHP’li büyükşehir belediyesi, bazı vergilerde indirimlere gidilmesi ve sübvansiyon desteği verilmesi yönünde taleplerini dile getirmek için bildiri yayınlamıştı.

Bugün de bu belediyelerden bir bildiri daha geldi.

CHP’li 11 büyükşehir belediye başkanı, hükümete çağrıda bulunarak, “Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı çerçevesinde, vatandaşlarımızı korumak adına, ilettiğimiz bazı önerilerimizi ve uyarılarımızı yineleme ihtiyacı hissediyoruz. Çünkü belediyelerimiz üzerindeki yük, taşınabilir olmaktan çıkmıştır” açıklamasını yaptı.

Ekonomik zorluklar

Ortak açıklamada, “Ülkemizde yaşanan ekonomik zorluklar, art arda gelen fiyat artışları, doğrudan yerel yönetimlerimizi, dolayısıyla da vatandaşlarımızı olumsuz yönde etkileme riski taşımaktadır. 27 Ocak 2022 tarihinde 11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yayınladığımız ortak deklarasyonda, vatandaşlarımızı fiyat artışlarından korumak adına, bir dizi öneriyi merkezi idareye sunmuştuk. Bu önerilere yönelik bugüne dek herhangi bir açıklama gelmediği gibi, Türkiye Belediyeler Birliği’nin de bu konuya gözlerini kapattığını üzülerek görmekteyiz. Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı çerçevesinde, vatandaşlarımızı korumak adına, ilettiğimiz bazı önerilerimizi ve uyarılarımızı yineleme ihtiyacı hissediyoruz. Çünkü belediyelerimiz üzerindeki yük, taşınabilir olmaktan çıkmıştır.” denildi.

11 büyükşehir belediye başkanı öneri ve uyarılarını şöyle sıraladı;

Ciddi fiyat artışları oldu

1)   Büyükşehir belediyelerimizin faaliyet gösterdiği pek çok alanda, yılbaşından önce ve sonra, bugüne dek ciddi fiyat artışları olmuş, olmaya da devam etmektedir. Vatandaşlarımızın gündelik yaşamlarında yoğun olarak kullandığı bu hizmet kalemlerindeki ciddi artışlar, yerel yönetimleri hizmet üretmede zorlar hale gelmiş, gelecek günlerle ilgili kaygılar oluşturmuştur.

Ulaşım hizmetleri

2)   Ulaşım hizmetlerinde, özellikle metro-tramvay kullanımında elektrik fiyatlarına gelen artışlar, lastik taşıtlı ulaşımda motorine sık sık gelen yoğun zamlarla, toplu taşımadaki fiyat artışları şimdiden kadük hale gelmiştir. Ülkedeki ekonomik zorlukları ve azalan alım gücünü de göz önünde bulundurarak, vatandaşlarımızı korumak adına, merkezi yönetim tarafından bazı kararların alınmasını elzem olarak görüyoruz

ÖTV muafiyeti

3) Türkiye toplam nüfusunun yarısı kadar nüfusa, çeşitli hizmetler ulaştıran 11 Büyükşehir Başkanı olarak, bir önceki deklarasyonumuzda dile getirdiğimiz talepleri, bir kez daha tekrarlamak gereği hissediyoruz: Özellikle toplu taşımanın sağlıklı bir şekilde devam etmesi için, belediyelerin kullandığı akaryakıta KDV ve ÖTV muafiyeti getirilmesi talebimizdir.

Elektirk fiyatları

Yine toplu taşımada yoğun tüketilen elektrik maliyetlerinde belediyeler için yeni ve avantajlı bir tarifeye geçilmesini gerektirmektedir. Burada belirtmek isteriz ki; 2019 yılından bugüne elektrik fiyatlarındaki artış, yüzde 300’e ulaşmıştır. Unutmamak gerekir ki; elektrik fiyatlarındaki artış, doğrudan su maliyetlerini artırmaktadır. Su işletmelerimizin en önemli maliyet kalemi, elektrik tüketimidir. İdarelerimizin vatandaşa su ulaştırmakta kullandığı elektrik fiyatlarında indirimli tarifeler düzenlenmelidir.

Halk ekmek

Çünkü, bir önceki yıla su idarelerimizin ödediği elektrik faturası 3 kata çıkmıştır. Aynı şekilde 2019 yılından bugüne yüzde 113 oranında fiyat artışı yaşanan doğalgazda da belediyelere yönelik farklı bir tarife uygulamasını talep etmekteyiz. Keza, büyükşehir belediyelerimiz tüm imkanlarını zorlayarak, olağanüstü artan üretim maliyetlerine rağmen, Halk Ekmek’i bu zamana kadar en uygun fiyatla vatandaşlarımızın hizmetine sunmuştur. Gelinen noktada, belediyelere TMO tarafından yeteri kadar unun uygun fiyatlama ile verilmemesi durumunda, bu üretim maliyetleri de katlanabilir olmaktan çıkacaktır.

Bildiride isimleri olanlar

Telekonferans yöntemiyle düzenlenen toplantı; İstanbul’dan Ekrem İmamoğlu’nun, Ankara’dan Mansur Yavaş’ın, İzmir’den Tunç Soyer’in, Antalya’dan Muhittin Böcek’in, Adana’dan Zeydan Karalar’ın, Eskişehir’den Yılmaz Büyükerşen’in, Aydın’dan Özlem Çerçioğlu’nun, Muğla’dan Osman Gürün’ün,  Mersin’den Vahap Seçer’in, Tekirdağ’dan  Kadir Albayrak’ın ve Hatay’dan Lütfi Savaş’ın  katılımıyla yapıldı.

“Erdoğan kaseti” için İran’a giden CHP milletvekilleri kim?

Bir dönem CHP’de milletvekili olarak görev yapan AK Partili Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın “İki CHP’li milletvekili, ‘Erdoğan’ın Atatürk büstünü tekmelediği görüntülerin yer aldığı bir kaset var’ iddiası ile dolandırıldı” sözleri büyük ses getirdi. Sözde kaseti almak için İran’a giden ve dolandırılan o milletvekillerinin isimlerini ise ilk defa Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi açıkladı.

Bir dönem CHP’de milletvekili olarak görev yapan AK Partili Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın “İki CHP’li milletvekili, ‘Erdoğan’ın Atatürk büstünü tekmelediği görüntülerin yer aldığı bir kaset var’ iddiası ile dolandırıldı” sözleri büyük ses getirdi. Sözde kaseti almak için İran’a giden ve dolandırılan o milletvekillerinin isimlerini ise ilk defa Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi açıkladı. Selvi yazısında şunları kaydetti:

“CHP’ye 20 bin dolara mal olan dolandırıcılık olayını Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan anlattı.

Hem de öyle eş dost sohbetinde değil. CNN Türk’ün canlı yayınında.
Yayının üzerinden 3 gün geçti. Savcı Sayan’ı aradım; CHP’den sizi arayan oldu mu, bu milletvekilleri kimler diye sordular mı, sizi mahkemeye verdiler mi diye sordum.

“Yok” dedi. Ardından ekledi, “Olay doğru. Beni nasıl mahkemeye verecekler? O zaman milletvekili olan iki CHP’li hâlâ hayatta. Onları kurtaran il başkanı ve ilçe başkanımız hayatta. O tarihlerde pasaportlarında İran’a girişleri çıkışları var. Benim neyimi mahkemeye verecekler” dedi.

Savcı Sayan o dönemlerde CHP’deydi.

ERDOĞAN’IN VİDEOSU VAR DEDİLER

İsterseniz önce Savcı Sayan’ın ağzından CNN Türk ekranlarından anlattığı dolandırıcılık olayını aktaralım.

“Bir gün, şu anda yaşıyor o iki milletvekili… Bir gün 2 milletvekiline İran’dan bir dolandırıcı geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili. Erdoğan’ın Atatürk büstünü yerlerde tekmelediği, küfrettiği, kafasını tekmelediği o kaset bizim elimizde. Gelin size vereceğiz diyor.”

20 BİN DOLAR KAPTIRMIŞLAR

İki CHP milletvekili İran’dan gelen kişinin dolandırıcı olduğunu bilmiyor elbette ki. 2007 yılı. AK Parti’ye cumhurbaşkanı seçtirmemek için Cumhuriyet mitinglerinin yapıldığı, 27 Nisan e-muhtırasının verildiği, Anayasa Mahkemesi’nden 367 kararının çıktığı dönemler. Zamanın ruhuna uygun bir dolandırıcılık işi. CHP’li iki milletvekili kaseti ele geçireceğiz, Erdoğan’ı devireceğiz diye düşüyorlar İran yollarına. Ama tabii bu işin bir maliyeti var.

“O iki milletvekili partinin kasasından 10 bin dolar aldılar, gittiler İran’a. İran’da üç gün uğraştılar. Adam ‘Bir 10 bin dolar daha verin’ dedi. 10 bin dolar daha verdi. O adam paraları aldıktan sonra, ‘PKK’lılar buraya geldiğinizi öğrendi, sizi öldürecekler, kaçın!’ Bunlar da bizim il başkanını aradılar, ‘Ne olursunuz bizi kurtarın, İran’da rehin kaldık.’ Ağrı İl Başkanı, devreye girdi. Oradaki ilçe başkanları devreye girdi. Gittiler ve kaça kaça geldiler İran’dan. O iki milletvekili de sağ. CHP’de milletvekiliydiler.”

KASETLE AK PARTİ’Yİ DEVİRECEKLERMİŞ

İran’a kadar gidip, 20 bin dolar para kaptırıp canlarını zor kurtardıkları kasetle ne yapacaklarmış? Bu sorunun cevabını da Savcı Sayan veriyor.

“Neyin peşine düşmüşler. Sayın Erdoğan, Atatürk’ün büstünü tekmeliyormuş. Onun görüntüleri varmış. O görüntülerle AK Parti’yi, iktidarını devirecekler.” Meğer CHP’de kaset merakı eskiye dayanıyormuş. Erdoğan’ı olmayan bir kasetle indiremediler ama bir kaset darbesiyle Baykal’ı tasfiye edip Kılıçdaroğlu’nu getirdiler.
O İKİ MİLLETVEKİLİ KİM?
Fikri takip olayı gazeteciliğin olmazsa olmaz kurallarından biri. Madem CHP Genel Merkezi bu iddianın üzerine gitmedi, ben takip edeyim istedim.

Peki o iki milletvekili kim?

Kulislerde İran’a giden iki CHP milletvekili olarak Bayram Meral ve Halil Tiryaki isimleri gündeme geldi.
TÜRK-İŞ Genel Başkanlığı da yapan Bayram Meral o tarihlerde CHP Ankara Milletvekili’ydi. Halil Tiryaki ise Kırıkkale Milletvekili olarak Parlamento’da bulunuyordu. İddialarla ilgili olarak hem Halil Tiryaki’yi hem de Bayram Meral’i aradım.

HALİL TİRYAKİ:  ‘İRAN’A GİTTİM AMA HATIRLAMIYORUM’

Halil Tiryaki, o tarihlerde İran’a gittiğini doğruladı ama üzerinden 15 yıl geçtiği için ne olduğunu hatırlayamadığını söyledi.

“O zaman öyle bir şey oldu. İran’a gittik, geldik. Ama 15 sene oldu. Ne olduğunu hatırlamıyorum” dedi.

BAYRAM MERAL:  ‘İRAN’A GİTTİM AMA BU İŞLE İLGİSİ YOK’

O dönem CHP Ankara Milletvekili olan Bayram Meral ise, İran’a daha önce gittiğini, bu işle ilgisi olmadığını söyledi. Meral, “İran’a çok eskiden gittim. İran’a giriş çıkış yaptım. Ama bu işle ilgisi yok. Olacak iş mi?” diye konuştu.”

Kılıçdaroğlu ayar verdi! Akşener’e soğuk duş

Terör örgütü PKK’nın siyasi kolu HDP’nin başını çektiği CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nda gerilim yaşanıyor.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ‘Zillet‘ olarak tanımladığı ittifakta CHP ve İyi Parti arasında sert atışmalar devam ediyor.

TV100 ekranında Kerem Kırçuval’ın sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Millet İttifakı’nda çatlak var” iddiasına öyle bir cevap verdi ki Meral Akşener’in genel başkanlığını yürüttüğü İyi Parti cephesinde soğuk duş etkisi yapacak.

“Kimse kimseye mecbur değil”

İyi Parti milletvekillerinin açıklamaları hatırlatılan CHP lideri resti çekerek, “Milletvekilleri elbette kendi görüşlerini söylerler. Biz saygı duyarız. Kimse kimseye mecbur değil.” ifadeleriyla adeta ayar verdi.

Ekrem’in ipini kim çekti? O ismi duyunca şok olacaksınız

Yeni Şafak gazetesi yazarı İbrahim Karagül, İstanbul kar altındayken İngiliz büyükelçi ile balıkçıda gizlice buluşan Ekrem İmamoğlu’nun fotoğraflarını kimin sızdırdığına dair bomba bir tahminde bulundu.

Yeni Şafak gazetesi yazarı İbrahim Karagül, İstanbul kar altındayken İngiliz büyükelçi ile balıkçıda gizlice buluşan Ekrem İmamoğlu’nun fotoğraflarını kimin sızdırdığına dair bomba bir tahminde bulundu. İşte gündemi sarsacak o yazı:

“İstanbul’a bir kar yağdı, Ekrem İmamoğlu’nun bütün birikimlerini, 2023 hazırlıklarını, büyük büyük laflarını, hayallerini, siyasi planlarını süpürdü.

Özgüven patlaması, görgüsüzlük, kibir, pişkinlik, istihzalı gösteriler, güvendiği çevrelerin pohpohlamaları yerle bir oldu.

On binlerce insanın sabaha kadar yollarda kalması, yüzbinlerce insanın evinden çıkamaması, en basit belediye hizmetinin yapılmaması umurunda değildi.

BALIKÇI PAZARLIĞI VE EKREM’İN EGOSU: İSTANBUL BİR HİÇTİ!

Şehrin ana caddelerinin bile açılmaması, belediye otobüslerinin yollarda kalması, tuzlama araçlarının kendini bile kurtaramaması Ekrem’in egosunun yanında bir hiçti!

Böyle bir sorumluluk hissetmiyordu bile. Büyük bir kriz yaşanıyordu ve o nasılsa birkaç süslü lafla bunu da üstünden atardı. Rahattı. Çünkü bütün işlerini bugüne kadar öyle halletmişti.

İstanbullunun öfkesi burnundayken o gidip İngilizlerle rakı-balık yapıyordu. Nasılsa olağanüstü bir durum vardı. Nasılsa kimse dışarı çıkamazdı. Nasılsa kimse bu toplantıyı bilemezdi. Kimse fark etmezdi. Bir şeyleri gizlemeyi biliyordu. O bu konuda zaten mahirdi!

O PAZARLIK NEYDİ? AMA ‘GAZ’ PATLADI!

İstanbul çökerken o İngilizlerle Türkiye projeleri konuşuyor, büyük lider havaları estiriyor, kendini uluslararası kurtarıcı proje olarak pazarlıyor, ABD ile, Avrupa ile, İngiltere ile iş tutuyordu.

Başka ne pazarlıklar yapıyordu, bilmiyoruz. Tahminlerimiz elbette var. Ama bilmiyoruz!

Büyük adamdı, büyük kurtarıcıydı, yeni Atatürk’tü, Fatih’ti, Yavuz’du vs.. Öyle şişiriyorlardı, öyle besliyorlardı, öyle gazlıyorlardı. O da inanıyordu. Oysa sahip olduğu tek şey, kibri, egosu bir de beceriksizliğiydi.

“SİYASİ ŞAKLABANLIK” GÖSTERİSİ, ALAYCILIK..

Bu görgüsüzlüğü, çiğliği birileri kullanıyordu. Aslında kendisi değil, kendisine yüklenilen rol projeydi. Çünkü bu rol kendisinin değil, başkalarının hesabıydı. O, kendi hesabı zannediyordu. Onlar da onu öyle kullanıyordu. Bu bir alışverişti.

İstanbul, son yılların en kötü çaresizliğini yaşarken o, İstanbul’u, İstanbul halkını, kendine oy verenleri bile umursamıyor, mahcup ediyordu. Milletin tepkisini küçümsüyor, alaycı cevaplar veriyor, hâlâ sağa sola sataşıyordu.

Dünyanın en özel kenti İstanbul’u rezil bir durumda bırakırken bile yüzündeki alaycılık eksik olmuyor, bir tür “siyasi şaklabanlık” gösterisi yapıyordu.

İMAMOĞLU’NUN İPİNİ KILIÇDAROĞLU ÇEKTİ!

Balıkçıdaki görüşmeyi kim sızdırdı? O fotoları kim servis etti? Ekrem’i kim böyle kötü bir zamanda yakaladı? Bu oyunu ona kim kurdu?

Kendi beceriksizliği mi, basiretsizliği mi, güç zehirlenmesi mi? “Dümdüz giderim, kim ne yapabilir ki” düşüncesi mi? Bütün bunlar kendi partisinin, genel merkezinin kurduğu tezgâh olmasın!

Yoksa birileri ipini mi çekti? İçinde bulunduğu ittifak halkası, kendi partisi, kendi Genel Başkanı onu taşıyamaz hale mi geldi? Bir süredir Kemal Kılıçdaroğlu ile aralarında devam eden soğuk savaş sıcak savaşa, “adam harcamaya” mı dönüştü?

MERAL-EKREM DAYANIŞMASI DA NE OLUYOR? BU NE SESSİZLİK?

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu neden sessiz kaldı? Ekrem’i neden savunmadı? İYİ Parti neden savunmadı? Meral Akşener neden destek vermedi? Hani ona “İstanbul’un fatihi” diyordu!

İttifak’ta yer alan diğer partiler, İstanbul rezilliği ile ilgili neden tek bir yorum yapmadı? Hepsi birden neden sustu? Olur olmaz her konuda, en basit konularda bile açıklama yapanlar bu sefer niye sustu?

Kılıçdaroğlu ile çatışma yaşarken Akşener’le dayanışması çarpıcıydı. Bu yakınlık nereden geliyordu? Hangi güçler, çevreler, hangi hedefler onları yakınlaştırmıştı?

Meral Akşener Ekrem’i, Kemal Kılıçdaroğlu Mansur’u öne çıkarıyor, aslında birbirlerine gözdağı veriyorlardı.

ADAM CHP’LİLERİ BİLE ALDATTI. YA MUHAFAZAKÂR MUHALEFET?

Peki, ne oldu? Muhalefet ittifakı bütünüyle neden sustu. Ekrem’e neden hiç destek vermedi. Neden onu bu çaresiz durumdan kurtaracak tek bir adım atmadı?

CHP medyası, sosyal medya ekipleri neden arkasında durmadı? Hatta yer yer eleştiriye geçti. Kendi çevresini bile aldattı, zor durumda bıraktı, yalancı çıkardı.

Kimsenin onu savunacak, sahip çıkacak, coşkuyla destek verecek mecali kalmadı. Erdoğan’a ders vermek için Ekrem’e oy veren “muhafazakâr muhalefet”in bile cümle kuracak hâli kalmadı.

EKREM’İN İPİNİ ÇEKTİLER

Ekrem’in ipini çektiler. O, Cumhurbaşkanı olacağını sanıyordu. Uluslararası pazarlıklara girişiyordu. Kendi partisini, genel başkanını yok sayıyor, eziyordu. Popülerlik, şöhret, şımartılmışlık bütün ölçüleri biçip atmıştı çünkü.

Ekrem’in adaylığı bir projeydi. O zamanlar bunları çok yazdık. Mesele parti, siyaset değildi. Kimin belediye başkanı olacağından çok daha öte bir meseleydi.

KILIÇDAROĞLU HARCADI! O BİR KUMARDI, OYNANDI, BİTTİ!

Başka endişelerimiz vardı. Davalar açıldı. Ama gelinen noktada bu endişelerin doğruluğu ortaya çıktı. Ekrem’i şimdi kendi partisi, kendi Genel Başkanı tehdit görüyor. O harcadı, harcıyor.

Bırakın Cumhurbaşkanlığını, o, bir daha İBB Başkanı bile olamayacak. Aday bile olamayacak. Bir kumardı, oynandı ve bitti.”

Alpay Özalan’dan karla mücadele tepkisi! ‘Faydasız İmamoğlu’nu Fatih Han’a benzeten Akşener utanmış mıdır?’

AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan, birkaç gündür süren kar yağışında İstanbulluları rezil eden CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, Fatih Sultan Mehmet Han’a benzeten İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i topa tuttu.

Yeniakit.com.tr 

AK Parti İzmir Milletvekili Alpay Özalan, karla mücadelede de sınıfta kalan CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu, Fatih Sultan Mehmet Han’a benzeten İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i eleştirdi.

“CHP’nin beceriksiz başkanı Ekrem İmamoğlu’nu Fatih Sultan Mehmet’e benzetme densizliğinde bulunan Meral Akşener nerede?” diye soran Özalan, şöyle devam etti:

Karla mücadele araçlarını bile karadan yürütemeyen faydasızı, gemileri karadan yürüten büyük kahramana benzettiği için utanmış mıdır? Sanmam!

CHP’de deprem! AK Parti’ye geçtiler

Kırşehir’in Kaman ilçesinde CHP’li 2 belediye meclis üyesi AK Parti’ye geçti.

Kaman Belediyesi CHP meclis üyeleri Bayram Kaman ve Timur Zorlu, partilerinden istifa ederek AK Parti’ye geçtiğini duyurdu.

AK Parti Kaman İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen rozet takma törenine, Kaman İlçe Belediye Başkanı Necati Çolak, AK Parti Kaman İlçe Başkanı Kamil Avşaroğlu ve partililer katıldı.

Burada bir açıklama yapan AK Parti İlçe Başkanı Kamil Avşaroğlu, “AK Parti Kaman Teşkilatı, her geçen gün daha güçlenerek Kaman halkının hizmetkarı olmaya devam etmektedir. Partimize üye olan meclis üyelerine teşekkür ederim” dedi.

CHP’ye acil göz doktoru aranıyor! Gürsel Tekin fena rezil oldu

Başkan Erdoğan’a ve Cumhurbaşkanlığı makamına canlı yayında hakaret eden sözde gazeteci Sedef Kabaş’ın “ters kelepçe” tiyatrosu kameralara yansıdı. CHP’li Gürsel Tekin ise görüntüler apaçık ortadayken algı operasyonuna girişerek Sedef Kabaş’ın ters kelepçeli halde adliyeye getirildiğini iddia etti. Tekin’in söz konusu açıklaması CHP’ye acil olarak bir göz doktoru atanması gerektiğini ortaya koydu.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Cumhurbaşkanlığı makamına canlı yayında hakaretler savuran sözde gazeteci Sedef Kabaş gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Daha sonra adliyeye sevk edilen Kabaş burada “ters kelepçe” tiyatrosuna başvurarak mağduru oynamaya kalktı.
Kabaş’ın ucuz oyunu kamera görüntüleriyle bozulurken CHP’den konuyla ilgili akılalmaz bir açıklama geldi.
Görüntüler apaçık ortadayken CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Sedef Kabaş’ın ters kelepçe takılarak adliyeye getirildiğini iddia etti.
Sedef Kabaş’ın kelepçe tiyatrosunu halka yutturmaya çalışan Gürsel Tekin’in paylaşımı CHP’de bir göz problemi olduğunu ve CHP’ye acil olarak bir göz doktoru atanması gerektiğini ortaya koydu.
Konuyu yine erken seçime getirdi
Konuyu dönüp dolaştırıp yine erken seçime bağlayan Gürsel Tekin paylaşımında şunları kaydetti:

“Sedef Kabaş’ın bir yere kaçtığı yok, gece 2’de evine gidiyorlar. Ters kelepçe takıp, ifadeye götürüyorlar. Erdoğan farkında değil ama halk bu zulüm manzaralarından yoruldu. Her gün kaybediyor, millet sandık gelse de şunlardan kurtulsak diye gün sayıyor.”
Öte yandan milletin aklıyla alay etmeye kalkan Gürsel Tekin’in söz konusu paylaşımı sosyal medyada büyük tepkiyle karşılandı. İşte o tepkilerden bazıları:










CHP’li Erdoğdu’dan skandal sözler: AK Parti’ye sempati ihanettir

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, AK Parti’yi destekleyen, AK Parti’ye oy veren vatandaşları hedef aldı. Erdoğdu, AK Parti’yi kastederek “Bu siyasal hareketin yönetim kadrosuna gösterilecek her türlü sempati bu millete ihanettir” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) AK Parti’yi destekleyenleri hedef alan açıklamalar gelmeye devam ediyor.
TELE 1’de konuşan CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, AK Parti’ye sempatisi olanların millete ihanet etmiş olacağını savundu.

Skandal sözler

Yaptığı açıklamada, “Bu siyasal hareketin yönetim kadrosuna gösterilecek her türlü sempati bu millete ihanettir. Çünkü hiçbir değer yargısı, ahlaki değeri, etik değeri, tartışma değeri, etik kuralı hiçbir şeyi yok” dedi.

“Bunlar gayri millidir”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da geçtiğimiz kasımda AK Parti’ye oy verenlere “gayri milli” demişti. CHP lideri, AK Parti’yi kastederek “Bunlar gayri millidir. Destekleyenler de gayri millidir” ifadelerini kullanmıştı.