Cezayir

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Cezayir

Cezayir ile Türkiye arasında 23 yıldır bekleyen deniz seyrüsefer anlaşması onayladı

Tebbun tarafından 5 Mayıs tarihinde imzalanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi bugün resmi gazetede yayımlanırken, onaylanan anlaşmaya göre, iki ülke arasında gemi inşası ve onarımının yanı sıra, liman yapımında da teknik işbirliği yapılacak.

İki ülke arasında yolcu akışını ve ticari hacmi artıracak anlaşma 25 Mayıs 1998 yılında yapılmasına rağmen bugüne kadar Cezayir yönetimi tarafından onaylanmamıştı. Cezayirli yetkililerden anlaşmanın uzun yıllar boyu gecikmesine yönelik bir açıklama yapılmadı.

Cezayir Cumhurbaşkanlığı 18 Nisan’da yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Tebbun başkanlığındaki Bakanlar Kurulu’nun, Dışişleri Bakanı Sabri Bukadum’un sunduğu Türkiye ile ulaştırma ve denizcilik alanındaki işbirliğini artıracak anlaşmayı onayladığını duyurdu.

Türkiye ile Cezayir arasındaki ticaret hacmi 3,5 ila 4,2 milyar dolar arasında değişirken, iki ülke yetkilileri, bu ticaret hacmini 5 milyar dolara taşımak istediklerini söylemişti.

Cumhurbaşkanı Tebbun, çarşamba günü Fransız dergisi “Le Point”e verdiği röportajda, ülkesinin “karşılığında herhangi bir siyasi talep olmaksızın, yaklaşık 5 milyar dolar değerinde yatırım yapan Türklerle mükemmel ilişkilere sahip olduğunu” belirtmişti.

Cezayir’den bomba açıklama: Türkiye ile büyük şeyler yapmak istiyoruz

Türkiye’nin Cezayir’de birinci yabancı yatırımcı olduğunu belirten Cezayir’in Ankara Büyükelçisi Murad Adcabi, ‘Türkiye ve Cezayir büyük ve önemli ülkeler olduğu için beraber büyük şeyler yapmak istiyoruz ve inşallah yapacağız’ dedi.

Adcabi, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Mardin Şubesinde iş adamlarıyla bir araya geldi.

Cezayir, Türkiye ilişkilerinin her alanda geliştiğini kaydeden Adcabi, doğal ve insanı kaynaklarından dolayı iş adamlarını yatırım için beklediklerini söyledi.

Siyasi, kültürel ve ekonomik gibi her alanda ikili ilişkilere önem verdiklerini aktaran Adcabi, “Çeşitli alanlarda faaliyetlerimiz oldu, bundan da tabii ki memnunuz ama sanıyorum ki yeterli değil. Türkiye ve Cezayir büyük ve önemli ülkeler olduğu için beraber büyük şeyler yapmak istiyoruz ve inşallah yapacağız.” diye konuştu.

Türkiye ve Türkleri çok sevdiklerini, Türkiye’nin son yıllarda çok geliştiğini kaydeden Adcabi, 2 ülkenin birlikte çok güzel işler yapabileceğini anlattı.

Yatırımcılar için önemli avantajlar sağlandığına dikkat çeken Adcabi, şöyle devam etti:

“Türkiye Cezayir’de birinci yabancı yatırımcı oldu. 3,5 milyar dolarlık yatırım var. İnşallah ilerde daha yüksek bir rakam olacak. Cezayir’in Türkiye’de yatırımları var. Her alanda beraber çalışmak istiyoruz. Büyümek, daha güçlü olmak istiyoruz. Bu noktada sanıyorum ki çok başaralı olacağız. Şu anda 1200 Türk firması Cezayir’de çalışıyor. Yaklaşık 25 bin Türk işçi var. Fırsatlar o kadar büyük, her alanda daha çok Türk firmalar olacak.Mümkün olduğu kadar yardımcı olacağız. Geleceğimiz inşallah çok güzel olacak.”

MÜSİAD Mardin Şube Başkanı Mehmet İleri de iş adamları olarak Cezayir’e ticari ilişkileri geliştirme adına ziyarette bulunmak istediklerini, aynı şekilde Cezayirli yatırımcıları da Mardin’de ağırlamayı arzu ettiklerini söyledi.

Büyükelçi Adcabi ve Cezayir’de yatırım yapan iş adamı Kenan Kösen, iş adamlarının sorularını yanıtladı.

Cezayir’in açıklaması Fransa’ya geri adım attırdı

Cezayir’in Fransa tarihini hatırlatması üzerinde Fransa Başbakanı Jean Castex, ülkeye yapacağı ziyareti iptal etti. Castex koronavirüs salgınını, ziyaretin iptali için bahane olarak kullandı.

Fransa Başbakanı Jean Castex, yakın zamanda sert açıklamaların geldiği Cezayir‘e ziyaretini, Kuzey Afrika ülkesindeki yeni tip koronavirüs (Kovid-19) koşulları sonucu “toplantıların verimli geçemeyeceği” gerekçesiyle erteledi.

Fransa Başbakanlık ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Castex’in bugün gerçekleştirmesi planlanan Cezayir ziyareti, ev sahibi ülkedeki salgın koşulları göz önüne alınarak ertelendi. Ancak, ziyarete ilişkin yeni bir tarih açıklanmadı.

Paris’in tartışmalı bir sömürgeci tarihe sahip olduğu ve bu tarihle yüzleşme konusundaki isteksizliğinden rahatsız Cezayir makamlarından geçtiğimiz hafta sert açıklamalar gelmişti.

Cezayir Genelkurmay Başkanı General Said Şangariha, Fransa’ya 1960’larda ülkesinin çölünde yürütülen nükleer deneme sahalarının haritalarını radyasyondan temizlenmesi için teslim etme çağrısı yapmıştı.

Aynı şekilde, Cezayir Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı el-Haşimi Cabub, mecliste katıldığı bir oturumda Fransa için “ebedi ve geleneksel düşmanımız” tanımlamasını kullanmıştı.

Fransa ve Cezayir arasında sömürge dosyası

Fransa’nın 1830’da başlayan ve 1962’de sona eren Cezayir’deki sömürge dönemine ilişkin Cumhurbaşkanı Macron’un, tarihçi Stora’ya hazırlattığı rapor, iki ülke arasındaki sömürge tartışmasını yeniden gündeme taşımıştı.

Rapora göre, Fransa, Cezayir topraklarında 17 ayrı nükleer deneme yaptı ve Fransız güçlerinin bu topraklara döşediği mayın ve patlayıcılar binlerce Cezayirlinin canına mal oldu.

Paris yönetiminin sömürge yönetimiyle yüzleşmek için bir rapor hazırlatmasına rağmen, resmi özür dilemeyi ve kurbanlara tazminat ödemeyi reddetmesi, Cezayir’de siyaset, basın ve sivil toplum tarafından sert tepkiyle karşılanmıştı.

Cezayir, 1954’te başlayan ve 8 yıl süren bağımsızlık mücadelesiyle bu uğurda en ağır bedel ödeyen ülkelerden biri kabul edilirken, yaşanan büyük acılar, Fransa’nın Afrika’dan çekilirken bıraktığı “kara leke” olarak tarihe yazıldı.

Ülkede yıllar süren insanlık dışı savaşta yaklaşık 1,5 milyon Cezayirli hayatını kaybetti, binlercesi kayboldu, milyonlarca insan ise yerinden edildi.

Cezayir ve Fransa arasında “Osmanlı” gerginliği

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Fransa’ya çok konuşulacak bir çağrıda bulundu. Tebbun, Paris yönetimine sömürge döneminde (1830-1962) ülkeden kaçırılan Osmanlı arşivini iade etme çağrısı yaptı.

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun yerel basına yaptığı açıklamada, “Arşiv hafızamızın ayrılmaz bir parçasıdır. Fransa, Cezayir’de Osmanlı arşivlerinden kaçırdığı ne varsa bize iade etmelidir.” dedi.

1,5 milyon kişi hayatını kaybetti

Cezayir, Fransa’nın 1830’lara uzanan işgaline karşı 1 Kasım 1954’te bağımsızlık mücadelesine başladı. Fransa’nın yıldırma çabalarına karşı koyan Cezayir, 8 yıl süren ve 1,5 milyon kişinin hayatını kaybettiği çetin mücadele sonucu, Arap ve İslam coğrafyasında istiklali için en ağır bedel ödeyen ülke olarak öne çıktı.

Fransa, Afrika’daki sömürgecilik tarihinin en güncel ve en kanlı örneği olan Cezayir’deki suçlarını hala resmen kabul etmiyor.

Cezayir hükümeti, 2017’de ülkenin kaçırılan arşivlerinin yüzde 98’inin Fransa’nın elinde olduğunu açıklamıştı

Cezayir’den sömürgeci Fransa’yı şoke eden hamle!

Cezayir milletvekillerinden Bilarbi Kemal, AA muhabirine, meclisteki bir grup milletvekili tarafından başlatılan kampanyaya ilişkin bilgi verdi.

Kemal, 28 Ocak 2020 tarihinde meclise Fransa’nın sömürge döneminde Cezayir’de yapılanları suç sayan bir yasa çıkarılmasını talep eden yasa tasarısı sunduklarını, ancak çeşitli nedenlerle dikkate alınmadığını belirtti.

Cezayir Cumhurbaşkanı’nın Sömürge Dönemi İşleri Danışmanı Abdulmecid Şeyhi’nin “Cezayir’deki Fransız sömürgeciliğinin suç sayılması” için kanun çıkarmaya gerek olmadığı yönündeki açıklamasına cevap veren Kemal, Fransa’nın suçlarını tanımasıyla arşiv ve maddi tazminat gibi konularda Cezayirlilerin haklarını savunmayı amaçladıklarına dikkati çekti.

Kemal, Fransa’nın sömürge döneminin Cezayir’de “göz ardı edilmesi” yönünde eleştiriler ışığında başlayan kampanyanın bir milyon imzayı hedeflediğini kaydetti.

Fransa’nın Afrika’daki kara lekesi: “Cezayir sömürge dönemi”

Cezayir, Fransa’nın 1830’lara uzanan işgaline karşı 1 Kasım 1954’te bağımsızlık mücadelesine başladı. Fransa‘nın kanlı yıldırma çabalarına karşı koyan Cezayir, 8 yıl süren ve 1,5 milyon kişinin hayatını kaybettiği çetin mücadele sonucu, Arap ve İslam coğrafyasında istiklali için en ağır bedel ödeyen ülke olarak öne çıktı.

Paris yönetimi, Cezayir topraklarında 1960-1966 yıllarında yalnızca 17 nükleer bomba denemesi yaptığını savunurken, Cezayir makamları ise bu sayının 57 olduğunu belirtiyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız tarihçi Benjamin Stora’yı Temmuz 2020’de “sömürge tarihi ve Cezayir Savaşı” konusunu araştırarak “iki halk arasında uzlaşıyı” sağlamak üzere görevlendirmişti.

Macron‘un 20 Ocak 2021’de raporu teslim aldığı, konuya ilişkin çalışmaları sürdürmek istediği ve bu raporun ışığında bazı inisiyatifler alacağı açıklanmıştı.

Fransa, Afrika’daki sömürgeci tarihinin en güncel ve en kanlı örneği olan Cezayir‘deki suçlarını hala resmen tanımıyor.

Dost ülkeden Türkiye’ye tarihi mesaj: Artık vakti geldi

Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisi Mahinur Özdemir Göktaş ve Cezayir’in Ankara Büyükelçisi Murad Adcabi, iki ülke ilişkilerinin geleceğini konuştu. Adcabi iki ülke arasındaki tarihi bağlara dikkat çekerek, “1516-1830 arasındaki ortak geçmişimizin kendi tarihçilerimizin eliyle yazılmasının vakti geldi” dedi.

Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) tarafından internet ortamında düzenlenen etkinliğe iki ülkenin büyükelçilerinin yanı sıra konuyla ilgili akademisyenler de katıldı. Büyükelçi Göktaş, bağımsızlığının ardından Cezayir’i Türkiye’nin tanıdığını ve desteklediğini hatırlattı.

İki ülke arasında 3,5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi olduğunu belirten Göktaş, bu rakamı 5 milyar dolara çıkarma hedeflerinin olduğunu ifade etti. Göktaş, son seçimlerin ardından ilk yurt dışı ziyaretini Cezayir’e yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iki ülke arasındaki ilişkilere ayrıca önem verdiğinin altını çizdi.

“Ortak geçmişimiz yeniden yazılmalı”

Adcabi ise iki ülke arasındaki tarihi bağlara dikkati çekerek, iki ülkenin de Osmanlı döneminde uzun yıllar boyunca bir arada olduğunu vurguladı.

Adcabi, Türkiye ve Cezayir’in ortak tarihinin Batılı tarihçilerin tekelinde olduğunu ifade ederek, “1516-1830 arasındaki ortak geçmişimizin kendi tarihçilerimizin eliyle yazılmasının vakti geldi.” dedi.

Türkiye ve Cezayir arasındaki giderek gelişen ilişkilere dikkati çeken Adcabi, bu ortaklığın İslam dünyasındaki önemine işaret etti.