belcika

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

belcika

Sahte testle seyahate hapis cezası

BAŞKENT Brüksel’deki havalimanında nisan ayında ülke dışına seyahat etmek isteyen kişinin sunduğu negatif PCR test sonucunun başkasına ait olduğu anlaşıldı. Olayın ortaya çıkması üzerine yolcunun testin bir arkadaşına ait olduğunu itiraf ettiği belirtildi.

Bunun üzerine bu kişiye 750 euro para cezası verildi. Cezanın verilen sürede ödenmemesi nedeniyle Brüksel Savcılığı dava açtı. Yolcu, iki kez yapılan duruşmalara da çıkmadı. Savcılık, sahte test sonucu sunan kişinin 1 yıl hapis cezasına çarptırıldığını açıkladı.

Böylece Belçika’da ilk kez bir kişiye sahte PCR test sonucuyla seyahat etmeye çalıştığı için hapis cezası verilmiş oldu.
Belçika’da 19 Nisan ile 11 Haziran arasında sahte test sonucuyla seyahat etmek isteyen 576 kişinin yakalandığı, bu kişilerin her birine 750 euro para cezası kesildiği bildirildi.

Belçika hükümeti salgın nedeniyle ülke dışına zorunlu olmayan seyahatleri kısıtlamış, bu kısıtlama 19 Nisan’da kaldırılmıştı.

Belçika’da korkutan olay: Korona aşısı oldu, hayatını kaybetti! O aşılar yasaklandı

Belçika’da 40 yaşın altındaki Johnson & Johnson‘ın Covid-19 aşısı olan bir kadın aşı olduktan sonra ağır tromboz nedeniyle hastaneye kaldırıldıktan sonra 21 Mayıs’ta hayatını kaybetti.

Kadına iş vereni tarafından resmi aşı programı dışında aşı uygulandığı bildiriliyor.

Bu gelişmenin ardından Belçika Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından yapılacak değerlendirme sonuçlanana kadar Johnson & Johnson tarafından geliştirilen Covid-19 aşısının 41 yaşın altındakilere yasaklandığı belirtildi.

DW Türkçe’nin haberine göre, ülkede şu ana kadar 40 bin civarında Johnson & Johnson aşısı uygulandı ve bu kişilerin yüzde 80’inin 45 yaşın üzerinde.

Belçika, Avrupa İlaç Ajansı’ndan (EMA) aşı ve Belçikalı kadının ölümü arasında bir bağlantı olup olmadığının acilen araştırılmasını istedi.

Kan pıhtılaşması görülebilir

Avrupa İlaç Ajansı (EMA) geçen ay yaptığı açıklamada Johnson & Johnson aşısı ile kan pıhtılaşması vakaları arasında bir bağlantı olabileceğini ancak aşının faydasının riskinden daha fazla olduğunu kaydetmişti. Ajans tarafından, “Düşük trombosit sayısı durumunda kan pıhtılaşması görülebilir” uyarısının “nadir görülen yan etkiler” arasına eklenmesi gerektiği söylenirken, bu riskin “çok düşük” olduğunun da altı çizilmişti.

EMA, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) görülen, düşük trombosit sayısından kaynaklı olduğu anlaşılan biri ağır olmak üzere sekiz vakayı incelemiş, bütün hastaların 60 yaş altı olduğunu ve çoğunun kadın olduğunu belirlemişti.

Tek dozluk Johnson & Johnson aşısı Belçika’da daha çok yaşlılara, evsizlere ve yasadışı sığınmacılara uygulanıyor. Birçok Avrupa ülkesi Johnson & Johnson aşısını kullanırken Danimarka bu aşıyı aşı programından çıkardı. Aşı İtalya’da da sadece yaşlılara uygulanıyor.

ABD’nin resmi sağlık kurumları ise yaşanan kan pıhtısı vakası nedeniyle Johnson & Johnson aşısının kullanımına ara verilmesini tavsiye etmiş, nisan ayında söz konusu aşının yapılmasına 10 gün ara verilmişti.

ABD’de Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) tarafından bu ay başında yapılan açıklamada Johnson & Johnson aşısı uygulanan 8,7 milyon kişi arasından 28 kişide nadir kan pıhtılaşması tespit edildiğini ve aşı ile bu vakalar arasında “makul bir nedensel ilişki” bulunduğu belirtilmişti.

Johnson & Johnson 20 Nisan’da yaptığı açıklamada aşının etiketine bir uyarı koyarak Avrupa’da aşının dağıtımını yapmaya devam edeceğini açıklamıştı. Belçika dahil bazı Avrupa ülkeleri nadir de olsa aşı tromboza neden olabildiği endişeleri nedeniyle aşıyı uygulamayı durdurabileceklerini açıklamıştı. Şirket ise aşının pıhtılaşmaya neden olduğuna dair net bir nedensel ilişki kurulamadığını açıklamıştı.

İkiyüzlü Belçika!

PKK, DHKP-C ve FETÖ firarilerinin sığınağı haline gelen Belçika, yıllardır Türkiye’nin hiçbir iade talebine cevap vermezken, Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen bir toplantıda, kâğıda basılı Türk bayrağını yırtan Neonazi Altın Şafak üyesi Yunan Milletvekili İoannis Lagos’u Atina’ya iade etti.

Oğuzhan Gültekin  Ankara 

PKK, DHKP-C ve FETÖ firarilerinin sığınağı haline gelen Belçika, yıllardır Türkiye’nin hiçbir iade talebine cevap vermezken, Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen bir toplantıda, “Burada göçmenlerin haklarını konuşuyorsunuz. Yunan halkının hakkını kim savunacak? Bir tarafta Türkiye var, her istediğini yapabiliyor. Sizin yaptığınız tek şey ise, bize akın akın göçmen gönderen Türkiye’nin saçlarını doğru yönde okşamak. Ve bu Türk bayrağı kanla yıkanmış bir bayrak” diyerek kâğıda basılı Türk bayrağını yırtan Neonazi Altın Şafak üyesi Yunan Milletvekili İoannis Lagos’u Atina’ya iade etti.

“Yanlışlarını düzeltmeleri için sabırla bekliyoruz”

Belçika ve birçok Avrupa ülkesinin Türkiye’ye uyguladığı çifte standarda ilişkin konuşan TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanvekili, NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanvekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar, geçmişte savaştığımız ve hezimete uğrattığımız toplumların hâlâ Türkiye’ye karşı bir savaş verdiğini belirterek, “Burada özellikle Belçika değil neredeyse bütün Avrupa ülkeleri terörü Türkiye’ye karşı bir maşa olarak kullanıyor. Teröristlerin iade edilmesi için yapılan başvurularda ABD, Almanya, Yunanistan, Belçika ve Fransa gibi ülkeler son zamanlarda bizi en fazla uğraştıran ülkeler oldu. Bu durumda maalesef ikili ilişkilerimizi derinden yaralarken, hak, hukuk, insan hakları gibi söylemlerde bulunan ülkelerin bu görüşlerinde samimi olmadıkları, söz konusu söylemleri uygulama aşamasına geldikleri zaman etik dışı davranışlar sergilediklerini görüyoruz. Biz söz konusu devletlerin yapılan yanlışları düzeltmeleri için sabırla bekliyoruz. Biz haklı olduğumuz konularda düşüncelerimizi açık açık söylemekten çekinmiyoruz. Umarım yanlışlarını en kısa zamanda anlayıp doğru yola girerler. Dünya’nın tamamına zarar veren terör örgütlerin çökertilmesi için gerekli işbirliğine yanaşırlar. Milletimizin içi rahat olsun Türkiye her masada gerekeni yapıyor. Malum bu tarz konularda Avrupa ülkeleri Türkiye’yi dışlarken birbirinin sırtını sıvazlamaktan geri durmuyorlar. Biz NATO müttefiki olsak da konu Türkiye olduğu zaman yalnız bırakılıyor. Ancak, ‘Yunanistan bile teröristini alıyor, Türkiye alamıyor’ gibi bir düşünce oluşmasın. Biz kendi menfaatlerimiz doğrultusunda adımlar atıyoruz. Geçmişte savaştığımız, hezimete uğrattığımız toplumlar bunlar. Her ne kadar müttefik gibi görünsek de, savaşlar bitmiş olsa da bir şekilde Türkiye’ye karşı savaş devam ediyor. O yüzden biz temkinli ve sakin yaklaşıp günü gelince gerekeni yapıyoruz” dedi.

Türkiye güçlendikçe Batı ikiyüzlü olmaya devam edecek!

Birçok terör örgütü üyesinin sırf Türkiye’ye karşı gerçekleştirdiği eylemlerden dolayı koruma altına alındığını ifade eden Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Grubu Üyesi, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özşavlı da, “Tüm Avrupa’nın nasıl teröristleri beslediğini, onlara kol kanat gerdiğini görüyoruz. Bu tutumları 80’li yıllardan beri devam ediyor. Bunlar ASALA militanlarından tutumda günümüzde FETÖ üyelerini, PKK üyelerini, DHKP-C üyelerini sırf Türkiye’ye karşı eylemlerinden dolayı karşılıksız besliyorlar. Biz onlara her seferinde somut delillerle gidiyoruz ancak hep bir bahaneleri var. Bugün Yunanistan kendi istediğini anında alırken Türkiye hep bekleyen taraf oluyor. Bu da bu ülkelerin birbirlerini nasıl koruduğunu ve Türkiye’ye karşı besledikleri nefreti gösteriyor. Biz hukuki yollardan asla vazgeçmeyeceğiz. Biz kendi ülkemizde hiçbir teröristi barındırmayız. Bu son hadise bize bir kez daha Avrupa’nın nasıl terör sevici olduğunu, işine geldiği gibi davrandığını, Türkiye’ye karşı nasıl çifte standart uyguladığını gösterdi. Bu ikiyüzlü tavırları Türkiye kendi bölgesinde güçlendikçe devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye karşı kirli algı operasyonu! Türk büyükelçinin cevabını yayımlamadılar

Belçika’da yayımlanan La Libre Belgique gazetesi, bir Ermeni’nin 1915 olaylarıyla ilgili yazısına cevap mektubu gönderen Türkiye’nin Brüksel Büyükelçisi Hasan Ulusoy’un yazısını yayımlamayı reddetti.

Büyükelçilikten yapılan açıklamaya göre, La Libre Belgique gazetesi, 24 Nisan’da Belçika Ermenileri Komitesi Başkanı Nicolas Tavitian’ın 1915 olaylarına ilişkin Türkiye’ye, Atatürk’e, Türk tarihine ve devlet büyüklerine yönelik “yalanlarla ve suçlamalarla dolu, adeta Türk olan her şeye nefretini yansıtan” yazısını yayımladı.

Gazete, Büyükelçi Ulusoy tarafından cevap hakkı olarak gönderilen mektuba çeşitli gerekçeler göstererek ve 1915 olaylarıyla ilgili iddialar konusunda açıkça taraf olarak yer vermedi. Bu nedenle Tavitian’ın sözde “görüş” yazısına karşı Ulusoy’un yanıtı sosyal medyada paylaşıldı.

Büyükelçi Ulusoy, yazısında Brüksel’deki görevine başladığında gazetenin “ününü” duyduğunu belirterek, “Buraya geldiğimden bu yana gazetenizde ülkemle ilgili yer alan tarafsızlıktan yoksun çok sayıda habere ve gazetenizin cevap hakkımızı kullanmayı reddetmesine rağmen basın özgürlüğüne olan inancımızdan dolayı gazetenizin profesyonel gazetecilik yaptığına dair inancımı hala sürdürmek istiyorum.” ifadesini kullandı.

Tavitian imzalı yazının Türklere, Türkiye’ye ve değerlerine olan nefreti yansıtan “yalanlarla dolu” olduğunu vurgulayan Ulusoy, bunlardan etkilenebilecek okuyucular için gerçeği anlatmak istediğini belirtti.

Ulusoy, iddia edildiğinin aksine Türk devletinin Avrupa’daki Yahudilere Nazilerin elinden kurtarmak için Türk pasaportu verdiğini hatırlattı ve 1915 olaylarına ilişkin bilgi verdi.

Türkiye’nin acıları paylaştığının altını çizen Ulusoy, Türkiye’nin arşivlerini birkaç yıl önce açtığını, diğer ülkeleri de aynısını yapmaya davet ettiğini ve ortak bir komisyon kurulması çağrısında bulunduğunu aktardı.

Ulusoy, bazı Ermeni grupların gerçeğin ortaya çıkmasını önlemeye çalıştığını ve meseleyi siyasi nedenlerden dolayı kullandığını belirterek, “soykırım” kavramının hukuki olduğunu, sadece uluslararası mahkemeler tarafından kullanılabileceğini kaydetti.

ASALA gibi Ermeni terör örgütlerinin çok sayıda Türk diplomatı şehit ettiğini hatırlatan Ulusoy, “Gazetenizden propagandaya hizmet eden ve ön yargılı tarihe dayanan bu tür yayımlara izin vermemesini istiyoruz.” ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Belçika’nın Yukarı Karabağ kararına tepki

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Belçika’nın Yukarı Karabağ kararına tepki göstererek, “Karar ne tarihi, ne hukuki, ne de sahadaki gerçeklerle bağdaşmaktadır. Türkiye hakkında mesnetsiz iddia ve ithamlar da içeren bu kararı reddediyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “Yukarı Karabağ konusunda Belçika Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen 1597 sayılı karar ne tarihi, ne hukuki, ne de sahadaki gerçeklerle bağdaşmaktadır. Türkiye hakkında mesnetsiz iddia ve ithamlar da içeren bu kararı reddediyoruz” dedi.

Bakanlıktan açıklama

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Belçika Temsilciler Meclisinde Yukarı Karabağ ve 9 Aralık anma günü konularında kabul edilen 1597 ve 923 sayılı kararlara hakkındaki ilişkin açıklamada bulundu.

Sözcü Aksoy şu açıklamalarda bulundu:

“Yukarı Karabağ konusunda Belçika Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda bugün (18 Aralık) kabul edilen 1597 sayılı karar ne tarihi, ne hukuki, ne de sahadaki gerçeklerle bağdaşmaktadır. Türkiye hakkında mesnetsiz iddia ve ithamlar da içeren bu kararı reddediyoruz. Bu karar Belçika Temsilciler Meclisi’nin, bazı parlamentoların tek yönlü Ermeni söylemlerine nasıl alet olduğunun, ön yargılarla hareket ettiğinin, iç siyasete yönelik dar çıkarlara rehin kaldığının bariz bir örneğidir. Sözkonusu karar, Türkiye-Belçika ilişkilerine katkı yapmayacağı gibi, bölgede barış ve istikrar sağlanmasına yönelik çabalara da hizmet etmeyecektir. Bu tür kararlar ayrıca, Ermenistan’ın gerçekleri kabullenme sürecini geciktirerek, üzerine düşen sorumlulukları üstlenmekten kaçmaya teşvik etmektedir.

Öte yandan, Belçika Temsilciler Meclisinde aynı gün kabul edilen 9 Aralık tarihinin soykırımların kurbanlarını anma günü olarak ilan edilmesine dair kararda 1915 olaylarına yapılan atıf, AİHM kararları başta olmak üzere hukukun temel ilkelerine de aykırıdır.

Belçika’dan beklentimiz aklıselimle davranması ve sözkonusu kararlar bağlamında ikili ilişkilerimizi gölgeleyecek adımlar atmaktan uzak durmasıdır” dedi.

Belçika’da şampiyon Club Brugge

Belçika 1. Futbol Ligi’nde 2019-2020 sezonu tescil edilirken, lider Club Brugge’ün şampiyon olduğu duyuruldu.

Ligin internet sitesinde yer alan açıklamada, telekonferans yöntemiyle buluşan Pro Ligi Genel Kurulunun, yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle mart ayında ertelenen ligin resmen sona erdirilmesi ve lider Club Brugge’ün şampiyon ilan edilmesini kararlaştırdığı belirtildi.

Genel kurulda yapılan gizli oylama sonucunda, son sırada bulunan Waasland-Beveren takımının ise ligden düşürüldüğü açıklandı.

Avrupa kupalarına katılacak takımların ligdeki mevcut sıralamayla belirleneceği belirtildi.

Club Brugge, lig ertelenmeden önce 70 puanla en yakın rakibi Gent’in 15 puan önündeydi. 

Belçika’da 12 yaşındaki kız çocuğu, corona virüsü nedeniyle öldü

Belçika‘da 12 yaşında bir kız çocuğu, yeni tip corona virüsü (Covid-19) nedeniyle hayatını kaybetti.
Belçika'da 12 yaşındaki kız çocuğu, corona virüsü nedeniyle öldü

Belçika Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü’nden (Sciensano) Virolog Prof. Dr. Steven Van Gucht, Kovid-19’a ilişkin düzenlenen günlük basın toplantısında, ülkede 12 yaşında bir kızın yaşamını yitirdiğini bildirdi.

“3 gün süren ateşlenmenin ardından aniden fenalaştı.” diyen Van Gucht, “Bu durum, bizi gerek ebeveyn gerek insan olarak gerçekten etkiledi. Bu olay, bize tüm yaş gruplarının komplikasyon geliştirebileceğini gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu durumu “son derece istisnai” olarak nitelendiren Van Gucht, “Neden bazen bir şeylerin yanlış gittiğini bilmiyoruz.” dedi.

Daha önce Fransa ‘da 16, Portekiz’de 14 yaşındaki iki hasta, salgın dolayısıyla yaşamını yitirmişti.

BELÇİKA’DA HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI 705’E YÜKSELDİ
Son 24 saatte 876 yeni hastanın teşhis edilmesiyle ülke genelinde Covid-19 vaka sayısı 12 bin 775’e yükseldi, 192 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle ölü sayısı da 705 oldu.

485 kişinin hastaneye kaldırılmasıyla hastanedeki Kovid-19’lu hasta sayısı 4 bin 920’ye yükseldi. Yoğun bakımda bulunan kişi sayısı da 1021 oldu.

DAĞITILAN 100 BİN MASKE, TIBBİ KULLANIMA UYGUN DEĞİL
Öte yandan yerel medyadaki haberde, Belçika’da Flaman hükümetinin hastanelere dağıttığı 100 bin maskenin tıbbi kullanıma uygun olmadığı bildirildi.

Kovid-19’dan korunmak için dağıtılan maskelerin sanayi kullanımına uygun olduğu kaydedildi.