Asker

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Asker

ABD şokta! 30 binden fazla asker canına kıydı

ABD’nin daha saldırgan bir dış politika izlemeye başladığı, Irak ve Afganistan’ın işgaline zemin hazırlayan 11 Eylül saldırıları sonrası, göreve alım esnasında ya da görev sonrası 30 bin 177 asker intihar etti. Aynı dönemde savaşta ölen ABD askeri sayısı ise 7 bin 57 olarak kayıtlara geçti.

ABD’de yürütülen bir çalışma, 2001 yılında düzenlenen 11 Eylül saldırıları sonrası ülkede 30 binin üzerinde askerin intihar ettiğini ortaya koydu.

Çalışmayı, ABD’nin Rhode Island eyaletindeki Brown Üniversitesinden Thomas Howard Suitt yürüttü.

Gaziler İdaresinden elde ettiği verileri değerlendiren Suitt, savaşlarda ölen askerlerin sayısının 2007’den bu yana önemli ölçüde azaldığını ancak intihar eden askerlerin sayısının son yıllarda artış gösterdiğini belirtti.

Araştırma, ABD’nin daha saldırgan bir dış politika izlemeye başladığı, Irak ve Afganistan’ın işgaline zemin hazırlayan 11 Eylül saldırıları sonrası, göreve alım esnasında ya da görev sonrası 30 bin 177 askerin intihar ettiğini gösterdi.

Buna karşılık, aynı dönemde savaşta ölen ABD askeri sayısı 7 bin 57 olarak kaydedildi.

Askerleri intihara sürükleyen nedenler arasında, yoğun askeri eğitim, stres, travma, silahlara sürekli erişim ve sivil hayata uyum sağlayamama yer aldı.

AA

Askeri helikopter neden düştü? MSB açıkladı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Bitlis’in Tatvan ilçesinde düşen askeri helikopterin ön raporunu açıkladı. Kazaya, kötü hava koşulları nedeniyle meydana gelen görüş kaybı neden oldu.

Bitlis Tatvan ilçesinde 11 askerin şehit düştüğü helikopter kazasının ön raporuna göre, kazaya helikopterdeki bir arıza değil; kötü hava koşulları nedeniyle bir anda kaybolan görüş mesafesi neden oldu.

Kazanın ön raporu açıklandı

Bitlis’te 11 askerin şehit düştüğü helikopter kazası için kaza-kırım ekibinin olay yerindeki çalışmaları tamamlandı, ön rapor açıklandı.

Buna göre kazaya helikopterdeki bir arıza değil, kötü hava koşulları nedeniyle bir anda kaybolan görüş mesafesi neden oldu. Ayrıntıları NTV ekibinden Özden Erkuş aktardı.

Olumsuz hava koşulları neden oldu

Milli Savunma Bakanlığı’ndan (MSB) yapılan açıklamaya göre, raporda yer alan kazaya dair bulgular şöyle:

”Saat 14.30’dan itibaren ani hava değişimi ile olumsuz hava şartlarıyla karşılaşılmış, bulut içine girilmiştir. Bunun üzerine pilotlar tarafından geri dönüş kararı verilmiştir. Ancak maalesef saat 14.41’de kaza kırım meydana geldiği değerlendirilmektedir.

Olayın meydana gelmesinde helikopterden kaynaklanan bir neden olmadığı, helikopterin bakım faaliyetlerinin mevcut mevzuata uygun olarak zamanında ve uygun şekilde yapıldığı, helikoptere yönelik hava şartları dışında herhangi bir dış etkinin olmadığı, uçuşun son aşamasında hava koşullarının ani değişimi sonucunda ortaya çıkan olumsuz hava şartları nedeniyle helikopterin bulut içinde kalması ve bir anda yer görüş şartlarını kaybetmesi nedeniyle meydana geldiği değerlendirilmektedir.”

 

ABD’de büyük şok! Askerler aşı olmayı reddetti

Amerika Birleşik Devletleri’nde aşı karşıtlığı orduya yansıdı. Orduda görev yapanların üçte ikisi aşı olmayı kabul ederken çok sayıda askerin karşıt tavırda bulunması dikkat çekiyor.

ABD Savunma Bakanlığı, Kovid-19 aşısını ordu içinde gönüllülük esasına göre dağıtırken, çok sayıda askerin aşı olmayı reddetmesi dikkati çekti.

ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesinde konuşan Tümgeneral Taliaferro, “Aşıyı kabul oranı üçte iki civarındadır.” ifadelerini kullandı.

Bu bulgunun ilk elde edilen verilere dayandığını belirten ABD’li general, aşı dağıtım sürecinin devam ettiğini ve bu oranın artacağını kaydetti.

Taliaferro’nun bu açıklaması Washington’da orduda askerlerin üçte birinin aşıyı reddettiği yorumlarına yol açarken, konuyla ilgili açıklamada bulunan Pentagon Sözcüsü John Kirby ise ordudaki aşıyı kabul oranının Amerikan toplumundaki genel oranı yansıttığını belirtti.

Kirby kaç kişinin aşıyı reddettiğine ilişkin verilere yer vermezken, şu ana kadar dağıtılan aşı sayısının 916 bin 500’ün üzerinde olduğuna işaret etti.

Sözcü hafta sonuna kadar ordudaki aşılama sayısının bir milyonu geçeceğini belirtti.

Kirby de aşının acil kullanım aşamasında olduğu için gönüllülük esasına göre yapıldığını ancak ilerleyen zamanlarda aşıyı kabul oranının artacağını ifade etti.

Türk amirale ölüm tehditleri! ‘Türkiye’de kan akacak’

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı, Yunanistan’ın 16 adayı antlaşmalara rağmen silahlandırması ve ülkenin taleplerini soru-cevaplı olarak dile getirince Yunan basının hedefi oldu.

Amirale ölüm tehditlerinde bulunulurken, “Türkiye’de kan akacak”, “Askerler kaçırılacak ve öldürülecek”, “Türkiye’de bıçaklar çekildi” başlıklarının da kullanıldığı bir sitenin ise Yunan İstihbarat Servisinin kontrolünde olduğu öne sürüldü.

18 adamız ve iki kayalığın Yunanistan tarafından göz dikilmesinin yanı sıra, antlaşmalarla silahlandırılmaması, asker bulundurulmaması kabul edilen 16 Yunan adasında ise buna uyulmadığı ortaya çıktı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Doç. Dr Cihat Yaycı’nın soru-cevaplı “Yunanistan Talepleri” adlı kitabı Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı.

Kitapta, Yunanistan’ın, gayri askeri statüde olmasına rağmen haksız, hukuksuz, antlaşmalara aykırı olarak 23 adadan 16’sında asker bulundurduğunu, ağır silahlar olduğunu belgelere dayalı olarak yazdı.

Sözcü’nün haberine göre, kitap, Yunanistan basınını ayağa kaldırdı ve Tümamiral Yaycı’ya ağır hakaretler edildi, ölüm tehditlerinde bile bulunuldu.

“Türkiye’de kan akacak”, “Askerler kaçırılacak ve öldürülecek”, “Türkiye’de bıçaklar çekildi” başlıklarının da kullanıldığı bir sitenin ise Yunan İstihbarat Servisinin kontrolünde olduğu öne sürüldü.

16’sında asker var

Yunanistan’ın yüksek tirajlı gazetelerinin yanı sıra çok izlenen televizyonlarında, internet sitelerinde konu edildi. Televizyon programlarında “Askeri uzman” olarak çıkarılan kişiler, Yaycı’yı hedef aldı, “Türkler Ege’yi işgal etme planı yapıyor.

Tümamiral Cihat Yaycı aracılığı ile bu plan deklare oldu. Türk Tümamiral 23 Yunan adasının egemenliğinden şüphe duyuyor” başlıklarını kullanıp, komutana ağır hakaretlerde ve tehditlerde bulunuldu.

Bazı tartışma programlarında, “Yunanlılar her ne kadar Türkiye’nin Egeyi işgal planlarına karşı dinamik bir şekilde tepki gösterseler de Türk Tümamiralin, Türk Deniz Devletine yönelik açıklamalarına bir göz atmakta fayda var.

Türk Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı ‘Yunanistan’ın Talepleri – Ege’deki sorunlar sorular ve cevaplar’ isimli kitabında aralarında Rodos ve Meis adalarının da bulunduğu 23 Yunan Adası’nın egemenliğinin şüpheli olduğunu söylüyor” denildi.

Tümamiral Yaycı’nın kitabına göre Doğu Ege’de bulunan 12 adaları da içeren 23 ada ve Meis adasının 1923’te Lozan ve 1947 Paris Antlaşması ile adalarda askeri bir tesis kurmama ve tamamen askersizleştirme koşuluyla Yunanistan’a verildiği, buradaki amacın Türkiye’nin güvenliği olduğu Yunan basınında yer aldı. Yorumlarda şöyle denildi:

Birlikler kaldırılmalı

“Türk Kurmay Başkanı, Yunanistan’ın bu Adaları askeri birlikler yerleştirerek bu ön koşulları ihlal ettiğini ve bu kapsamda adaların ‘Egemenlik Devri’nin şüpheli olduğunu söylüyor.

Ayrıca Türk Kurmay başkanına göre bu adalardaki her türlü askeri birlik tamamen kaldırılmalı, adalar üzerindeki askeri uçakların uçuşu dahi yasaklanmalı ve Adalarda hiçbir askeri eğitim yapılmamalı.

Tabii ki bu kapsamda 1952 yılında Yunanistan’ın İleryöz Havaalanı inşa ettiğini ve daha sonra askeri maksatla kullandığını, 1974’ten sonra da Adaları hızla silahlandırdığını söylüyor ve iddiasına dayanak olarak 23 adadan 16’sında anlaşmayı ihlal eden uygulamalarına yönelik birçok kaynakta bilgi bulunduğunu belirtiyor.”

“Yunanistan’ın talepleri var”

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da, 17 Nisan’da Sözcü’ye yaptığı açıklamada, “Biz, Yunanistan’ı tehdit etmiyoruz. Ama savunmamızda da zafiyet göstermiyoruz. Yunanistan, antlaşmalara uymalı” çağrısında bulunmuştu.

Tümamiral Cihat Yaycı’nın kitabına “Soru ve Cevaplarla Yunanistan Talepleri” adının verilmesinin nedenini görüştüğü kaynaklar şöyle açıkladı:

“Kitabın ismi özellikle ‘Ege Sorunları’ değil, ‘Yunanistan Talipleri’dir. Çünkü, sorun iki taraflı olur. Türkiye’nin, Yunanistan’dan bir talebi yok. Halbuki Yunanistan’ın tek taraflı talepleri söz konusu. Adaları silahlandırıyorlar. Kara sularını ve hava sahasını artırmak, hattını egemenlik hakkı gibi kullanmak, devredilmemiş adaları da sahiplenmek gibi birçok çabaları var.

“Böyle olmaz”

‘Ege Sorunları’ denilse, sorunun bir sonraki adımı ‘çözüm’ olur. Eğer, talebi bilinçsizce sorun olarak tanımlarsanız, çözüm de bir şekilde o talebin karşılanması olur. Halbuki sorun iki taraflıdır. O nedenle, Ege’de sorun yok, Yunanistan’ın talepleri var.”

Türkiye’nin Yunanistan’dan anlaşmalara uymasını istediklerini kaydeden bir yetkili, “Yunanistan, kara sularını artırdığında Türkiye’nin kıta sahanlığı gidiyor. 6 mil kara sahası var, 10 mil hava sahası istiyor.

Adaları silahlandırılması diye bir sorun olabilir mi? Yunanistan’ın taleplerini Ege Sorunları diye algılattırdılar. Bu durumda Türkiye’nin mutlaka bir şey vermesi isteniyor. Yunanistan’ı anlaşmalara uymaya davet ediyoruz.”

Resmi Gazete’de yayımlandı: Askerlerin terhis süreleri 1 ay uzadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre askerlerin terhis süreleri 1 ay uzadı.

Terhislerin 1 ay ertelenmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, 1 Kasım 2019-1 Aralık 2019 tarihleri arasında silah altına alınan erbaş ve erlerin askerlik hizmet süresi bir ay uzatıldı.

Celp ve terhis dönemi bir ay ertelendi

Karar, 7179 sayılı Asker alma Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrası gereğince verildi.

1709 rejim unsuru etkisiz hale getirildi

İdlib’de 10 Şubat’tan bu yana 1709 rejim unsuru etkisiz hale getirildi, 55 tank, 3 helikopter, 19 zırhlı araç, 29 obüs imha edildi.

Alınan bilgiye göre, ateşkesi sağlamak üzere İdlib bölgesinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri, 17 günde 1709 rejim unsuru, 55 tank, 3 helikopter, 18 zırhlı araç, 29 obüs, 21 askeri araç, 4 doçka, 6 mühimmat deposu ve 7 havan topu mermisini etkisiz hale getirdi.

Esed rejiminden alçak saldırı: 33 asker şehit oldu

İdlib’de rejim kuvvetleri tarafından TSK unsurlarının saldırıya uğradığını belirterek, saldırı sonucu 33 askerin şehit olduğunu söyledi. Doğan, şu anda tedavi gören 32 yaralının da hayati tehlikesinin bulunmadığını belirtti.

Hatay Valisi Rahmi Doğan, İdlib’de rejim kuvvetleri tarafından TSK unsurlarının saldırıya uğradığını belirterek, saldırı sonucu 33 askerin şehit olduğunu söyledi. 

Beştepe’de güvenlik toplantısı

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kurmaylarıyla Beştepe’de güvenlik toplantısı gerçekleştirdiği belirtildi.

Beştepe’de güvenlik toplantısı

Fahrettin Altun: Rejimin tüm hedefleri ateş altına alındı

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde devam etmekte olan Güvenlik Zirvesi’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Zirvenin İdlib’de görev yapan askerlere yönelik menfur saldırı dolayısıyla gerçekleştirildiğini belirten Altun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Zirvede, Esed rejiminin yüz binlerce Suriyeli’nin ölümünden sorumlu olduğu vurgulanarak, namlusunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini korumak üzere görev yapan askerlerimize doğrultan gayrı meşru rejime misliyle mukabele edilmesi kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda hava ve kara ateş destek unsurlarımızla rejimin bilinen tüm hedefleri ateş altına alınmıştır, alınmaya devam etmektedir.

Bu vesileyle rejimin işlediği insanlığa karşı suçların durdurulması amacıyla Astana Süreci’nin tarafları başta olmak üzere tüm uluslararası toplumu üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye çağırıyoruz. Geçmişte Ruanda’da, Bosna Hersek’te yaşananların bugün İdlib’de tekrarlanmasına seyirci kalınamaz; kalınmayacaktır. Kahraman askerlerimizin kanı yerde bırakılmayacaktır. Suriye sahasında devam eden faaliyetlerimiz, bayrağımıza uzatılan eller kırılana dek sürecektir.”

Ömer Çelik: Katil rejim bu kalleşliğin hesabını verecek

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin milli güvenliğini sağlamak üzere İdlib’de görev yapan askerlere rejim unsurları tarafından gerçekleştirilen alçak saldırıda şehit olan kahramanlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bu alçak saldırıyı hak ettiği şekilde cevaplandırdığını vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

“Katil rejim ve onu cesaretlendirenler bu kalleşliğin hesabını en ağır şekilde vereceklerdir. Türkiye, Suriye’de yürüttüğü haklı mücadelesini uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanarak hedeflerine ulaşana kadar sürdürmekte kararlıdır. Milletimizin başı sağ olsun.”

“NATO ile istişare süreci başlıyor”

Çelik, “NATO ile yarın sabah istişare süreci başlatılıyor. Türkiye’nin uğradığı saldırı NATO’ya yapılmıştır. Uçuşa yasak bölge için somut eylem bekliyoruz.” dedi.

Mültecilere Avrupa kapısı açıldı

Bakan Çavuşoğlu NATO Genel Sekreteri ile görüştü

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile telefonda görüştü.

Görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

Bakan Çavuşoğlu NATO Genel Sekreteri ile görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akşener ile görüştü

İyi Parti’den yapılan yazılı açıklamada, “İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener, İdlib’de meydana gelen gelişmelerle ilgili olarak Sayın Cumhurbaşkanı ile telefonda görüştü. Sayın Genel Başkan, Balıkesir programını iptal ederek, gelişmeleri takip ve değerlendirmek üzere Ankara’ya dönüyor” denildi.

Bahçeli, kurmayları ile bir araya geldi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İdlib ile ilgili gelişmeleri parti genel merkezinde kurmaylarıyla birlikte takip ediyor.

Kılıçdaroğlu’ndan şehit askerler için başsağlığı mesajı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Hatay Valimizden gelen acı haberle yüreğimiz dağlandı. Şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize, başsağlığı ve sabır diliyorum. Allah Mehmetçiğimizi korusun.” ifadelerini kullandı.

1709 rejim unsuru etkisiz hale getirildi

Alınan bilgiye göre, ateşkesi sağlamak üzere İdlib bölgesinde bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri, 17 günde 1709 rejim unsuru, 55 tank, 3 helikopter, 18 zırhlı araç, 29 obüs, 21 askeri araç, 4 doçka, 6 mühimmat deposu ve 7 havan topu mermisini etkisiz hale getirdi.

Türkiye’nin ilk kadın komando astsubayları göreve hazır

Tamamı gönüllü kadın astsubaylardan oluşan jandarma komandolar, 2019`un eylül ayında başladıkları 20 haftalık kursu tamamladı.

Kursa katıldıkları ilk andan itibaren alanlarında uzman eğitmenlerce fiziki ve askeri yönden üstün standartlara ulaşmaları için çeşitli alanlarda özel eğitim alan kadın komandolar, bu sürede İzmir`den Uşak`a kadar mesafe koştu, Uşak`tan Trabzon`a kadar yürüyüş mesafesi kat etti.

Kadınlar ayrıca bu süre zarfında 61 gece arazide kaldı.

Kadınlar ayrıca bu süre zarfında 61 gece arazide kaldı.

Gözleri bağlı şekilde silahları saniyeler içinde söküp takıyorlar

Gözleri bağlı şekilde silahları saniyeler içinde söküp takıyorlar Eğitimlerini özel alanlar ve arazide gerçekleştiren komandolar, atış konusunda da en iyi olmaları için özenle yetiştirildi. Kurs boyunca roketatar, el bombası, keskin nişancı tüfeği, tabanca gibi ateşli silahları ustalıkla kullanan kadın astsubaylar, saniyeler içinde gözleri kapalı bir şekilde silahları tamamen söküp takabiliyor.

Kursta ayrıca harita, ilk yardım, teröristle mücadele, yerli ve milli silahlar dahil tüm silahlarla atış, temel tahrip, el yapımı patlayıcı düzenekler ve müdahale yöntemleri, meskun mahallelerde kapı ve duvarlardan geçit açma, mayın ve el yapımı patlayıcı maddelerle mücadelede kullanılan teknik cihazlar konuları da kadın komandolara titizlikle anlatıldı.

Gerçeği aratmayan meskun mahal, sızma gibi tatbikatları da başarıyla icra eden kadın komandoların yakın dövüş hareketleri ise eğitmenlerin takdirini kazandı.

Gerçeği aratmayan meskun mahal, sızma gibi tatbikatları da başarıyla icra eden kadın komandoların yakın dövüş hareketleri ise eğitmenlerin takdirini kazandı.

Gördükleri zorlu eğitimin ardından, iç güvenlik harekatlarında ve her türlü savaş ortamında görev yapabilecek standartlara gelen kadın astsubaylar, zor koşullarda ortaya koydukları üstün performanslarla dikkati çekti.

Gördükleri zorlu eğitimin ardından, iç güvenlik harekatlarında ve her türlü savaş ortamında görev yapabilecek standartlara gelen kadın astsubaylar, zor koşullarda ortaya koydukları üstün performanslarla dikkati çekti.

Günler süren açlık ve zorlu iklim koşullarıyla mücadele

Günler süren açlık ve zorlu iklim koşullarıyla mücadele Hayatı idame tatbikatında 3 gün boyunca açlık, zorlu arazi ve iklim koşullarında ayakta kalmayı başaran kadın kursiyerler, kursun son bölümünde ise 10 gün boyunca arazide tatbikatları başarıyla icra etti.

Dosta güven, düşmana korku salan görüntüleriyle dikkati çeken Türkiye`nin ilk kadın komando astsubayları, tim komutanı olarak kendilerine verilecek zorlu ve kritik görevleri bekliyor.

Dosta güven, düşmana korku salan görüntüleriyle dikkati çeken Türkiye`nin ilk kadın komando astsubayları, tim komutanı olarak kendilerine verilecek zorlu ve kritik görevleri bekliyor.

Mezuniyetin ardından birliklerine dönüp görevlerini hakkıyla icra edecek olmanın gururunu yaşayan ve her biri farklı hikayeye sahip kadın komandolar, duygularını anlattı.

Mezuniyetin ardından birliklerine dönüp görevlerini hakkıyla icra edecek olmanın gururunu yaşayan ve her biri farklı hikayeye sahip kadın komandolar, duygularını anlattı.

Jandarma Astsubay Çavuş Merve Çetin, buradaki diğer kadın astsubaylar gibi zorlu bir eğitimden geçeceklerini bilerek gönüllü olduğunu dile getirdi.

Jandarma Astsubay Çavuş Merve Çetin, buradaki diğer kadın astsubaylar gibi zorlu bir eğitimden geçeceklerini bilerek gönüllü olduğunu dile getirdi. Çetin, şunları kaydetti: “Biz iki kız kardeşiz. Babamın ise en büyük hayali, erkek çocuğu olması ve onu askere gönderebilmekmiş. Fakat nasip olmamış. Ben de babama bunun cinsiyet işi değil yürek işi olduğunu yalnız erkeklerin değil kızların da bu işi başarı ile yapabileceğini göstermek istedim. Bu zorlu eğitim süresince nefesin kesildiği yerde nefes, takatin yetmediği yerde güç olup ayağa kalktım ve hep şu cümleden takat aldım; `komando bitti denilen yerde yeniden başlayandır.`”

Eğitimlerin çok zorlu geçtiğini, hava sıcaklığının sıfırın altında olduğu durumlarda, yağmurda, çamurda, ayazda geceler boyunca tatbikat gerçekleştirdiklerini, özellikle hayatı idame eğitiminin adeta nefes kestiğini anlatan Çetin, “Akranlarımız, sıcak evlerinde ailelerin yanındayken bizler yılmadan, pes etmeden kilometrelerce soğukta uyumadan yürüyüp pusu atıyor, baskın yapıyor ve komando harekatı icra ediyoruz. Bizler Nene Hatunların, Şerife Bacıların torunları olduğumuzu bu eğitimleri başarıyla tamamladıkça bir kez daha idrak ettik ve ediyoruz. Türk kadını her şeyi başarır.” dedi.

Jandarma Astsubay Çavuş Su Yıldız ise kadın komando astsubaylar olarak bayrağın dalgalandığı her yerde görev almak için hazır olduklarını söyledi.

Jandarma Astsubay Çavuş Su Yıldız ise kadın komando astsubaylar olarak bayrağın dalgalandığı her yerde görev almak için hazır olduklarını söyledi.

Her zaman hazır olacağız

“Her zaman hazır olacağız” Yıldız, 20 hafta süren eğitimlerin ardından gönüllü astsubay arkadaşlarıyla mavi bereyi ve bröveleri takacak olmanın heyecanını yaşadığını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Buradaki ağır eğitimlerde sadece birer komando olarak yetişmedik aynı zamanda bizlere verilecek operasyonel birliklerin sevk ve idaresini öğrenip taktik ve teknik bilgiler ile donatıldık. Amacımız her türlü arazi koşullarında ve iklim şartlarında mücadele ederek görevimizi icra etmek ve terörle mücadele kapsamında sahada aktif olarak görev almaktır. Burası bizlere öz güven aşıladığı gibi sabır, tahammül ve feragati de yaşayarak öğrendik. Eğitimlerimiz normalin çok üzerinde ve zor ama bizler her gün aynı inanç ve inatla başlıyoruz. Bizlere ne tür görevler verilirse verilsin vazifemizi yapmaya her zaman hazır olacağız.”

Komandolardan Ayşenur Kılıçal ve Sema Bekdemir de Türk kadınının damarlarındaki asil kandan aldığı güç ve kudretle neler yapabileceğini göstermek için komando olmaya karar verdiklerini dile getirdiler.

Komandolardan Ayşenur Kılıçal ve Sema Bekdemir de Türk kadınının damarlarındaki asil kandan aldığı güç ve kudretle neler yapabileceğini göstermek için komando olmaya karar verdiklerini dile getirdiler.

Fotoğraf: AA

Fotoğraf: AA