ASELSAN

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

ASELSAN

Bakan açıkladı! ‘Sevinçleri kursaklarında kalsın, ASELSAN üretiyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kanada’nın İHA’larda kullanılan bir parçanın ihracat iznini iptal etmesine sevinenlere sert çıktı. Haberi sosyal medya hesabından paylaşan Varank, ASELSAN’ın söz konusu parçayı ürettiğini ifade etti.

Sanayi ve Teknoloji bakanı Mustafa Varank, Bayraktar insansız hava araçlarının Kanada’dan aldığı elektro-optik keşif, gözetleme ve hedefleme sistemlerine (CATS) ambargo uygulanmaya başlandığı yönündeki habere sevinenlere sert konuştu.

Söz konusu kameraları artık ASELSAN‘ın ürettiğini belirten Varank, Türkiye’nin Kanada’dan başka herhangi bir SİHA parçası tedariki olmadığının altını çizdi.

Bakan Varank yaptığı paylaşımda, “Şöyle bir baktım, bu haberi görüp mutluluktan uçan baya kişi var. Yazık! Sevinçleri kursaklarında kalsın diye söyleyeyim: Türkiye’nin Kanada’dan ithal ettiği herhangi bir SİHA parçası yok. SİHA’lara faydalı yük olarak takılan kameralar vardı, onu da artık ASELSAN üretiyor” ifadelerini kullandı.

Harekete geçildi… Türk savaş gemilerine yerli lazer silahı

Türk savaş gemileri, yerli imkanlarla üretilen lazer silah sistemleri ile donatılacak. Türk savunma sanayii şirketleri, deniz platformlarında kullanılacak yerli lazer silahı için kolları sıvadı.

Elektromanyetik Top ve Lazer Silah Sistemi teknolojisi geliştikçe, deniz platformlarına yönelik silah sistemi çeşitliliğinde de bir artış yaşanmakta. Halihazırda elektromanyetik top ve lazer silah sistemleri, ABD ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi bazı gelişmiş ülke donanmaları tarafından kullanıma alınmış durumda. Bu alanda bomba bir haber de Türkiye’den geldi.

SSB Deniz Araçları Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen bir sunumdan edinilen bilgiye göre; Türk savunma sanayii şirketleri, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB)’nın öncülüğünde lazer silah sistemi geliştiriyorlar. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçlarına binaen geliştirilen lazer silah sisteminin, sunumdaki sıralamaya göre; Meteksan Savunma ana yükleniciliğinde, ASELSAN ve TÜBİTAK alt yükleniciliğinde geliştirildiği tahmin edilmekte.

Söz konusu silah sisteminin, inşa faaliyetlerine yönelik planlamaların devam ettiği TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhripleri (HSHM)’lerinde kullanılması bekleniyor.

Meteksan Savunma ve TÜBİTAK-BİLGEM’in lazer teknolojileri alanındaki birtakım çözümleri, daha önce kamuoyu ile paylaşılmıştı. TÜBİTAK-BİLGEM’in hem araç üstü hem de platforma yönelik lazer silah sistemi çözümleri mevcut. Meteksan Savunma ise bu alanda, “Türkiye’de ilk” olma özelliğine sahip birtakım projeler yürütmekte.

SavunmaSanayiST

Türkiye’nin gururu ASELSAN’dan dışa bağımlılığı bitirecek adım

ASELSAN, anten alanındaki tecrübe, altyapı, bilgi birikimi ve yerli sanayi desteğiyle yerlileştirme konusunda önemli mesafe aldı. ASELSAN, anten alanındaki tecrübe, altyapı, bilgi birikimi ve yerli sanayi desteğiyle yerlileştirme konusunda önemli mesafe aldı. Son olarak HBT Sektör Başkanlığı sorumluluğunda yürütülen Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz Projesi kapsamında, 30-512 MHz bandında kullanılacak V/UHF araç telsiz antenlerinin yerlileştirilmesine yönelik çalışmalar tamamlandı.

Türk savunma sanayisinin lider elektronik şirketi ASELSAN, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda, ürünlerinde kullanılan yurt dışı kaynaklı malzemelerin yerlileştirilmesi amacıyla kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Bu sayede birçok ürünün yerlileştirilmesi sağlanarak, hem kaynakların yurt dışına çıkmasının önüne geçildi hem de yan sanayiye yeni iş imkanları oluşturuldu ve ASELSAN ihtiyaçları çok daha uygun maliyetlerle karşılandı.

ASELSAN, haberleşme sistemleri alanında da bu yönde çaba gösteriyor. Gerçekleştirilen özgün geliştirme ve yan sanayi firmalarında yürütülen yerli seri üretim faaliyetleri sonucunda rekabetçi fiyat ve yüksek teknik performansla antenler millileştiriliyor.

Son olarak Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri (HBT) Sektör Başkanlığı sorumluluğunda yürütülen Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz Projesi kapsamında, 30-512 MHz bandında kullanılacak V/UHF araç telsiz antenlerinin yerlileştirilmesine yönelik çalışmalar tamamlandı. Mevcut durumda V/UHF telsizleriyle birlikte kara platformlarında yurt dışından tedarik edilen araç anteni yerine, yerli ve milli olarak üretilen ASELSAN anteni kullanılması kararlaştırıldı. Proje kapsamında 2021-2024 yıllarında çok sayıda telsiz teslimatı yerli ve milli antenle yapılacak.

Radar ve Elektronik Harp Sistemleri (REHİS) Sektör Başkanlığının 30 yılı aşkın süredir radar ve elektronik harp projeleri için özgün olarak geliştirilen anten teknolojileri birikimi kullanılarak, HBT Sektör Başkanlığının çok sayıda üretim gerektiren haberleşme antenleri ve radom ihtiyaçları kısa geliştirme sürelerinde maliyet etkin olarak millileştirildi.

Bu çalışmalar sonucunda, 2017’den bu yana yurt dışından temin edilmesi planlanan anten ürünlerinin yüzde 95 yerlilik oranıyla yurt içi kaynaklarla gerçekleştirilmesi sağlandı. Üretimde alt yüklenicilere iş verilerek KOBİ ve yan sanayinin geliştirilmesine katkı veriliyor. 

Askeri haberleşme antenleri REHİS Sektör Başkanlığı tarafından millileştirilerek, HBT Sektör Başkanlığına Türk Silahlı Kuvvetleri Çok Bantlı Sayısal Müşterek Telsiz Projesi, Genel Maksat Helikopteri Haberleşme Cihazları Projesi, Azerbaycan Hava Platformları ve Kule Haberleşme Sistemi Modernizasyonu Projesi, Azerbaycan Radyolink Haberleşme Sistemi ve Siper Projeleri başta olmak üzere muhtelif projelerde teslim ediliyor. Geliştirilen antenler ve radomlar taktik sahada etkin şekilde kullanılıyor.

GSM operatörlerine çok bantlı baz istasyonu

ASELSAN, sivil haberleşme uygulamaları kapsamında hücresel (GSM) baz istasyonu antenleri geliştirerek yurt içi ve yurt dışı mobil operatörlere özgün tasarımlı, sağlam, yüksek kalitede ürünler sunuyor. GSM teknolojilerine uyumlu, faz dizili, geniş bant, otomatik huzme tarama kabiliyetine sahip ürün portföyü değişen teknoloji ve müşteri taleplerine göre geliştiriliyor.

Anten alanındaki tecrübe, altyapı ve bilgi birikimiyle ASELSAN, özgün tasarımlı çok bantlı baz istasyonu antenleri geliştiriyor. Şirket, çok sayıda 4XPOL GSM anteni teslimatı yapacak, 8XPOL GSM anteninin prototip doğrulama çalışmalarını da yakın zamanda tamamlayacak.

ASELSAN’dan müthiş başarı

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, “ASELSAN 2020 yılında, pandemiye rağmen 450 milyon doların üzerinde ihracat sözleşmesi imzaladı ifadesini kullandı.

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi tarafından, video konferans yöntemiyle düzenlenen “Müstakil Düşünceler Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, ASELSAN’ın 45 yıllık mühendislik ve sistem becerisi kültürünü sahaya en iyi şekilde yansıttığını belirtti.

ASELSAN’ın 2017’de 1 milyar 430 milyon dolar cirosu olduğunu aktaran Haluk Görgün, şunları kaydetti:

“Bir önceki yılı yaklaşık 2,3 milyar dolar ile kapattık ve 331 milyon dolar ihracat yaptık. Şu ana kadar 70 ülkeye ihracat yaptık. ASELSAN 2020 yılında, pandemiye rağmen 450 milyon doların üzerinde ihracat sözleşmesi imzaladı. Normalleşmeyle birlikte gelecek yıllarda bu rakam daha da artacaktır. Bizim gibi firmalar için ihracat seviyesi tatmin edici değil. Her ürünümüz ordumuzda kullanılıyor. “

Savunma sanayinin yanında sivil alanlarda da önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerine dikkati geçen Prof. Dr. Haluk Görgün, şöyle devam etti:

“Biz her yıl ciromuzun yüzde 7’sini Ar-Ge’ye ayırıyoruz. Projemiz olmasa da yatırım yaparak geliştirdiğimiz çözümlerimiz var. Sinyalizasyon sistemleri, akıllı ulaşım sistemleri ve sağlık sistemleri, bunlardan bazıları. Pandemide herkesin çok gururlandığı bir yerli solunum cihazı ürettik. MR cihazı, x-ray cihazı da geliştiriyoruz ve x-ray cihazının sertifikasyon aşaması biter bitmez seri üretime geçeceğiz. Bilkent Üniversitesi ile MR cihazının prototipini yaptık. Kalp ve akciğer pompası yapıyoruz. Şu an sertifikasyonda olan optik tanı sistemlerini yapıyoruz. Bu çalışmalarımızla sağlık alanında ciddi bir açığı kapatacağımızı düşünüyoruz. Ülkemizin özellikle dışa bağımlılığını azaltacak, ekonomimize katkı sağlayacak seri çözümlerde sorumluluk alıyoruz. Bunları geliştirirken de özellikle de KOBİ’leri ve beraber çalışabileceğimiz yol arkadaşlarımızı da çeşitlendirmeye gayret gösteriyoruz.”

Görgün, ASELSAN’ı bir Ar-Ge ve mühendislik şirketi olarak tanımladıklarını vurgulayarak, yaklaşık 9 bin personel ile çalıştıklarını, salgın sürecinde 1479 personeli daha şirkete kattıklarını anlattı.

Üniversiteler ile yakın iş birliği kurduklarını belirten Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu ana kadar 60 üniversite ile toplam 132 proje geliştirdik. Bursa Uludağ Üniversitesi de çalıştığımız kurumlardan biri. Neredeyse tüm bölgelerimizde bir alt yüklenici ile çalışıyoruz. ASELSAN ile çalışan 50’nin üzerinde ilde alt yüklenicilerimiz var. Bursa da bu illerden biri. ASELSAN şu ana kadar Bursa’da 226 firma ile çalıştı ve 10 milyon dolar civarında bir iş hacmi oluştu. Son 5 yılda Bursa ile ticaret hacmi, önceki hacimlerin 5 katına ulaşmış durumda. Bursa ile daha sık iletişim içerisinde olacağız. Yapacak ve verecek çok işimiz var.”

HAVELSAN, insansız araçları birbiriyle konuşturacak

HAVELSAN, bir süredir üzerinde çalıştığı insansız kara aracında sona geldi. Şirket, üzerinde çalıştığı algoritmayla insansız kara, hava, su altı ve üstü araçları birbiriyle konuşturup, ortak görev yapmalarını sağlamaya hazırlanıyor.

HAVELSAN Eğitim ve Simülasyon Teknolojileri Genel Müdür Yardımcılığı, 2018’den bu yana otonom sistemler konusunda çeşitli çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda, Sürü Robotik Uçan Sistemler ile Robotik ve Otonom Kara Sistemleri alanlarında Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiriliyor.

Çalışmalar sonucunda 2019 yılında kısa süre içinde orta seviye insansız kara aracı prototipi tasarlanarak geliştirildi. Prototip araçla sürüş ve arazide test faaliyetlerine devam ediliyor.

Orta seviye insansız kara aracı prototipi, otonom araç kontrol ünitesinden motor kontrol sistemine, batarya izleme sisteminden LIDAR ve RADAR gibi çevresel sensörler ile veri füzyon birimine, yapay zeka modülünden sağlık durum izleme sistemine, kamera ve görüntüleme sistemlerinden uzaktan kontrol ünitesine fiziksel çevresiyle uyumlu, kararlı ve gürbüz bir ünite olarak geliştiriliyor.

Boyu 150, genişliği 100, yüksekliği 60 santimetre olan HAVELSAN İnsansız Kara Aracı, 350 kilogram ağırlıkta bulunuyor. Elektrikli motora sahip araç, saatte 7 kilometre hıza çıkabiliyor. Araç, 2 saatten fazla operasyon süresiyle görev yapıyor.

İnsansız sistemler için “müdürlük” kuruldu

HAVELSAN Eğitim ve Simülasyon Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Akif Nacar, insansız sistemler alanında yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

İnsansız kara aracını ilk kez geçen yıl İstanbul’daki Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda (IDEF) sergilemelerinin ardından önemli gelişmelere imza attıklarını belirten Nacar, geçen sürede şirket bünyesinde bu alandaki yapılanmayı tamamladıklarını, otonom araçlarla ilgili müdürlük seviyesinde birim kurduklarını ve 20’den fazla personeli burada görevlendirdiklerini söyledi.

Nacar, otonom sistemlere yönelik öz kaynaklarla Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini ifade ederek, insansız kara ve hava araçları ile su üstü ve su altı araçlar olmak üzere 4 farklı kategoride otonom araçlar geliştirmeyi hedeflediklerini bildirdi.

“Sürü zekalılar”

Mehmet Akif Nacar, HAVELSAN olarak araçların mekaniğini geliştirmekten ziyade bunların algoritmalarının geliştirilmesi ve otonom kontrolüne yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurguladı.

Aracı ilk kez sergilediklerinde üzerinde Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer Tehdit Tespit Sistemi bulunduğunu anımsatan Nacar, şöyle konuştu:

“Şu anda hala o sistem mevcut. Onunla ilgili çok farklı haberleşme sistemleri de getirildi. İstendiği zaman faydalı yük, KBRN yerine keşif gözetleme gibi başka bir sistem de olabilir. Sürü zekası konusunda otonomla ilgili testlerimize de başladık, o algoritmayı geliştirdik. Tek bir aracın otonom çalışmasından ziyade sürü şeklinde çeşitli görevleri icra edebilecek sürü zekasını da geliştiriyoruz. Çeşitli testler yapıldı, görevle ilgili testler de gerçekleştirildi. Özellikle dışarıda, kar, çamur, yağmur arazi ortamında testler yapıldı. Aracın performansı gayet iyi. Bundan sonraki süreçte insansız hava aracı, su altı ve su üstü araçlarda da benzer teknolojiler kullanarak yeni sistemler geliştiriyor olacağız.”

Seri üretime geri sayım

Nacar, çok istekli, yüksek tempoyla çalışan bir ekiple 1 yıl gibi kısa sürede iyi mesafe kat ettiklerine dikkati çekerek, “Bu yıl içinde aracı göreve hazır hale getireceğiz. İsteyen kurumların talebi doğrultusunda hizmet verebilecek durumda olacak. Prototip testlerinin yapılması, kalifikasyon testlerinden sonra artık seri üretime de geçilecek duruma gelecek.” dedi.

İnsansız kara araçları konusunda Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının çeşitli fazlarda projeleri bulunduğuna işaret eden Nacar, şu ifadeleri kullandı:

“Kendimiz için orta sınıf aracı seçtik ama istendiği takdirde büyük tip, özgün araç gibi konularda da alt sistemleri geliştirmek şeklinde bize verilebilecek herhangi bir göreve hazırız.”

Özgün algoritma çalışması

Sürü kabiliyetinin ise gelecek yılın yol haritasında yer aldığını anlatan Nacar, Ar-Ge çalışmalarının başladığını ve özgün bir algoritma üzerinde çalıştıklarını dile getirdi.

Nacar, otonom araçlar konusundaki çalışmaları “müşterek harekat”  konseptiyle yürüttüklerini belirterek, şunları kaydetti:

“4 farklı platformda insansız araç geliştirmeyi düşünüyoruz. Dolayısıyla hava, kara, su üstü ve su altı platformların ortak harekat yapabileceği bir sürü zekasından bahsediyoruz. Bunu faz faz yapacağız. Önemli bir teknolojik gelişme. Bunun bir gelişme seyri var, Ar-Ge, deneme süreçleri, prototip gibi. İnsansız kara aracıyla başladık, sonra hava ve su araçlarıyla devam edeceğiz. Hepsinde aynı protokol, algoritma ve sistemleri kullanacağımız için alt sistemleri dolayısıyla bunları müşterek, birbiriyle konuşabilen, koordine olabilen tek bir sistem gibi bir sürü olarak da planlayabileceğiz.”

Polisi yeni teknolojilerle konuşturacak sistem ASELSAN’dan

ASELSAN, Emniyet Genel Müdürlüğünün kriptolu sayısal telsiz ağını yeni teknolojilerle genişletecek. Adana ve İzmir ile birlikte toplamda 26 ilde sistemin kurulumu tamamlanacak.

Sayısal Haberleşme Şebekesi Projesi, Ankara ve İstanbul’dan sonra Adana ve İzmir’de de boy göstermeye başladı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile ASELSAN arasında Emniyet Genel Müdürlüğünün kullanımı için Sayısal Haberleşme Şebekesi Projesi (Kamu Güvenliği ve Acil Haberleşme Sistemi) Sözleşmesi imzalandı.

Proje kapsamında, İzmir Emniyet Müdürlüğü için Kriptolu Milli DMR (Digital Mobile Radio/Sayısal Mobil Telsiz) Sistemi’nin, Adana Emniyet Müdürlüğü için ise DMR + LTE Kamu Güvenliği ve Acil Haberleşme Sistemleri’nin kurulumu yapılacak.

Adana ve İzmir ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü için toplamda 26 ilde Kriptolu Milli DMR Sayısal Telsiz Sistemi kurulumu tamamlanacak.

Türkiye’de bir ilk

Adana’ya DMR + LTE Kamu Güvenliği ve Acil Haberleşme Sistemleri’nin kurulmasıyla Türkiye’de ilk defa bir Kamu Güvenliği Haberleşme Projesi’nde dar bant ve geniş bant hibrit sistem kurulumu gerçekleştirilmiş olacak. Ayrıca projede Adana için tasarımı ve üretimi tamamen ASELSAN öz kaynaklarıyla gerçekleştirilecek 3810 Hibrit El Terminali teslimatı da yapılacak.

Teslimatların 2021-2023 yıllarında tamamlanması planlanıyor.

Muharebe kesintisiz yapılabilecek

Adana’daki sistem pilot olacak, “dar bant + geniş bant hibrit sistem”in tüm illere yaygınlaştırılması için yol haritası belirlenecek.

Kurulacak sistemle terör, kriz ve doğal afet durumlarında muhabere kesintisiz yapılabilecek, olaya müdahale süresi azaltılarak hızlı, güvenilir, esnek, mobil ve ekonomik haberleşme gerçekleştirilecek ve geniş bant video ile görüntülü olay yeri takip ve müdahale etkinliği artırılacak.

ASELSAN’ın denizdeki gözü: Ahtapot

ASELSAN’ın, Denizgözü-Ahtapot’un seri üretimden çıkan ilk 2 ürünü için fabrika kabul testleri tamamlandı.

ASELSAN, Denizgözü-Ahtapot sistemini, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Elektro-Optik Dayrektör (EOD) Sistemi ihtiyaçlarını göz önüne alarak deniz platformlarına özel olarak oluşturdu.

Daha önce teslimatları gerçekleştirilen ASELFLIR-300D sistemi yerine kullanılmak üzere tasarlanan sistem, 2018 yılında teslim edilen prototip ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanımına sunuldu.

5 yıllık geliştirme süreci 

MİLGEM’in 3 ve 4’üncü gemilerine ilk 2 prototipi entegre edilen ve fiilen kullanılmakta olan Denizgözü-Ahtapot sistemini geliştirme çalışmaları, ASELSAN öz kaynakları ile 2015 yılında başladı.

5 yıllık geliştirme süreci sırasında gerçekleştirilen faaliyetler sonunda imzalanan sözleşmeler kapsamında, Denizgözü-Ahtapot sistemi Türk donanmasının hizmetine temel EOD sistemi olarak girecek.

Sonuncusu 2025’te teslim edilecek bu sistemlerden seri üretimden çıkan ilk 2 Denizgözü-Ahtapot sisteminin fabrika kabul testleri, Mikroelektronik Güdüm ve Elektro-Optik (MGEO) Sektör Başkanlığı Akyurt yerleşkesinde tamamlandı.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Destek gemilerinde kullanımı artıyor

Aralarında TCG Burgazada, TCG Kınalıada ve TCG Anadolu gemilerinin de olduğu yeni nesil tüm muhrip ve destek gemilerinde Denizgözü-Ahtapot sisteminin kullanımı artarak devam ediyor.

Yerli ve milli imkanlarla ortaya çıkarılmış, dünya standartlarında bir EOD olan Denizgözü-Ahtapot sisteminin, gelecek yıllarda dost ve müttefik donanmalarda da Türkiye’nin deniz elektro-optik çözümleri konusundaki temsilcisi olması hedefleniyor.

Çoklu hedef takibi yapabiliyor

Tamamen gemilerin kullanımına yönelik tasarlanan yüksek performanslı bir EOD sistemi olan Denizgözü-Ahtapot, keşif ve gözetleme görevlerinin yanı sıra atış kanalı olarak da kullanılıyor. Lazer işaretleyiciyle desteklenen Denizgözü-Ahtapot, çoklu hedef takibi yapabiliyor.

Denizgözü-Ahtapot-S versiyonu ise kısa dalga boyunda (SWIR) çalışan bir termal görüntüleme sistemi ve bu dalga boyunda çalışan bir lazer aydınlatıcı içeriyor.

Kazakistan ile sözleşme imzalandı: ASELSAN’ın ‘SARP’ı Orta Asya yolunda

ASELSAN, Kazakistan’ın ihtiyacı kapsamında SARP DUAL Uzaktan Komutalı Silah Sistemi’ne yönelik yeni bir sözleşme imzaladı.

Şirketten yapılan yazılı açıklamaya göre, ASELSAN’ın, çeşitli kara ve deniz platformlarında kullanılabilen farklı konfigürasyon ve kalibrelerde geliştirdiği uzaktan komutalı silah sistemleri 20 farklı ülkenin envanterinde yer alıyor.

ASELSAN ve Kazakistan’daki iştiraki Kazakhstan ASELSAN Engineering (KAE), Kazakistan’ın askeri ve sivil alanlardaki ihtiyaçlarının azami düzeyde karşılanması amacıyla üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor.

Bu kapsamda ASELSAN, Kazakistan’ın ihtiyacı kapsamında SARP DUAL Uzaktan Komutalı Silah Sistemi’ne yönelik yeni bir sözleşme imzaladı.

F-16’lar dostu-düşmanı ASELSAN’ın sistemiyle ayıracak

ASELSAN, dost-düşman tanıma ve tanıtma sistemlerini Hava Kuvvetlerine kazandırıyor.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile ASELSAN arasında Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlıklarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere, 2018’de IFF Mod 5/S cevaplayıcı, kısa-orta menzilli sorgulayıcı, uzun menzilli sorgulayıcı, birleşik sorgulayıcı-cevaplayıcı sistemlerinin geliştirilmesi, seri üretiminin yapılması ve platformlarla birleştirilmesine yönelik sözleşme imzalandı.

Dost Düşman Tanıma Tanıtma Sistemi Mod 5 (IFF) Tedarik ve Proje Sözleşmesi kapsamında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan F-16 Blok 30TM uçaklarına ASELSAN tasarımı ve üretimi IFF Mod 5/S Cevaplayıcı cihazlarının entegrasyon faaliyetlerine başlandı.

Fotoğraf: AA

[Fotoğraf: AA]

Seri üretime geçildi

Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Sektör Başkanlığı ana yükleniciliğinde IFF Mod 5/S Cevaplayıcı cihazın tasarım faaliyetleri tamamlandı, seri üretime geçildi.

Uçaklar üzerinde entegrasyon faaliyetleri ise Mikro-Elektronik Güdüm ve Elektro-Optik Sektör Başkanlığı sorumluluğunda devam ediyor. Bu kapsamda, prototip uçakta entegrasyon faaliyetleri tamamlandı, ilk uçuş testi başarıyla gerçekleştirildi.

ASELSAN’ın sinyalizasyon sistemi İstanbul metrosunda kullanılacak

ASELSAN tarafından geliştirilen sinyalizasyon sistemi, İstanbul metrosunda kullanılacak.

Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattı Sinyalizasyon Sistemi Projesi, Kalyon-Kolin-Cengiz Marmaray iş ortaklığı ve ASELSAN arasında imzalandı.

37 kilometre uzunluğa sahip ve toplamda 9 istasyon olan hattın, öncelikle İstanbul Havalimanı-Halkalı hattına ve ileriki aşamada da 3 katlı boğaz tüneli üzerinden Sabiha Gökçen Havalimanı’na bağlantılı olması planlanıyor. Bu bağlantı ile İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı arasında kesintisiz ulaşım sağlanması hedefleniyor.

Metro araç ve sinyalizasyon sistemlerinde maliyetler uzun vadede hesaplanıyor. 30 yıllık işletme sonunda ilk alım maliyeti, enerji tüketimi, arıza, bakım ve yedek parça giderleri gibi maliyetlerin toplanmasıyla “yaşam ömrü maliyeti” oluşturuluyor. Bu nedenle metro yatırımı yapılırken, ilk alım maliyetinin yanı sıra diğer maliyet kalemlerinden enerji tüketimiyle 30 yıllık lojistik destek maliyet kalemlerinin de değerlendirilmesi gerekiyor.

Enerji tüketiminin düşürülmesi, verimli araç çekiş sistemleri, rejeneratif frenleme ve sürücüsüz sinyalizasyon sistemleri ile sağlanırken entegre lojistik desteğin ise ancak milli tasarım ve yerli üretimle çözülmesine ihtiyaç bulunuyor.

Metro araçları artık yeni nesil haberleşme tabanlı sinyalizasyon sistemleriyle sürücüsüz kontrol ediliyor. Böylelikle daha güvenli ve verimli işletme yapılırken maliyetler azaltılıyor.

İstanbul metro hatlarında değişik tiplerde araçlar ve sinyalizasyon sistemleri bulunuyor. Bu farklılıklar işletme esnasında bazı sıkıntılar oluşturuyor. Uyumsuz yedek parçalar, stok maliyetinin, tedarik sürelerinin ve tecrübeli personel sayısının artmasına neden oluyor. Bu sorunun çözümünde İstanbul metrolarında standartlaştırmaya gidilmesi büyük önem taşıyor.

Hem araç tiplerinde hem de sinyalizasyon sistemlerinde ortak gereksinimlere göre şartnameler hazırlanır ve milli sinyalizasyon sistemi çözümü oluşturulursa standartlaşma sağlanarak “yaşam ömür maliyeti” düşürülebilecek.

Milli Sürücüsüz Sinyalizasyon Geliştirilmesi Sözleşmesi imzalandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi şirketi Metro İstanbul AŞ ile ASELSAN, milli sinyalizasyon geliştirilmesi amacıyla bir süredir çalışma yürütüyor. Bu çalışmalar neticesinde, geçen yıl önce protokol, ardından M1 hattının modernizasyonu kapsamında Milli Sürücüsüz Sinyalizasyon Geliştirilmesi Sözleşmesi imzalandı.

Sözleşme kapsamında Türkiye’nin önde gelen kurum ve kuruluşlarıyla çalışmalara başlandı. Metro İstanbul AŞ, TÜBİTAK BİLGEM ve ASELSAN güç birliği yaparak Türkiye’de ilk defa sürücüsüz metro sinyalizasyon sistemini geliştirme ve sertifikasyonunu alma hedefiyle yola çıktı.