Antikor

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Antikor

Antikor oluştuğunu nasıl anlarız? Korona aşısı olanlarda antikor ne zaman oluşur?

Antikor oluşması ne zaman olur? Korona aşısından sonra antikor oluştuğu nasıl anlaşılır? 30-31 Aralık tarihlerinde Türkiye’ye gelen 3 milyon doz korona aşıları ilk sağlık çalışanlarından başlanılarak yapıldı. 24 Ocak itibariyle korona aşısı olanların sayısı 1 milyon 200 bini geçti. Çin’in geliştirdiği aşıların ikinci partisi de geldi. Peki korona aşısı olanlarda antikor ne zaman oluşur?

Çinli Sinovac firmasından sipariş edilen coronavirüs aşısının 6,5 milyon dozluk ikinci partisi de Türkiye’ye geldi. Çinli CoronaVac firmasının ürettiği Sinovac aşıların ilk 3 milyon dozu daha önceden Türkiye’ye getirilmişti. Sağlık Bakanlığı’nın sitesinden duyurduğu son rakamlara göre, 1 milyon 238 bin 343 kişiye aşı yapıldı. Peki korona aşısı olanlarda antikor ne zaman oluşur?

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, aşı ile ilgili yaptığı bilgilendirmede “Aşı vurulur vurulmaz insanlar güvende olamazlar. Aşı vurulduktan sonra 4 hafta bekleyip ikinci dozu yaptıracağız.” dedi. Prof. Dr. Tevfik Özlü, antikor oluşmasına ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu.

Antikor oluştuğunu nasıl anlarız?

Koronavirüs aşısından ne zaman sonra antikor oluşur? Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, aşı olan insanların, hiç aşı olmamış gibi tedbirlere uyması gerektiğine dikkati çekti. Prof. Dr. Özlü, “Asla öyle bir durum yok. Aşı vurulur vurulmaz insanlar, güvende olamazlar. Aşı vurulduktan sonra 4 hafta bekleyip ikinci dozu yaptıracağız. İkinci dozdan sonra ancak 15 gün geçince antikor seviyesi belirli düzeye ulaşabiliyor. Dolayısı ile aşı olduktan ancak 1 buçuk ay sonra koruyucu özelliği kazanıyor. Kaldı ki bu koruyuculuğu da hasta olmaktan korumak şeklinde anlamak lazım, yoksa mikrobu alma ve bulaştırma açısından koruyucu bir özellik sağlayıp sağlamadığı belli değil. Aşı olan insanlarında hiç aşı olmayan insanlar gibi tedbirlere uyması gerekiyor” dedi.

Antikor nedir?

Bağışan ya da antikor, çok hücreli hayvansal organizmaların bağışıklık sistemi tarafından kendi organizmalarına ait olmayan organik yapılara karşı geliştirilen glikoproteinin yapısındaki moleküllerdir.

Antikor testi pozitif çıkanların da tedbiri elden bırakmaması gerekiyor

Koronavirüs geçiren kişiler, hastalık sonrası antikor üretiyor. Ancak söz konusu kişilerin hastalığı tekrar geçirip geçirmeyeceğine ilişkin bilimsel bir veri yok. Bu nedenle onların da herkes gibi tedbirli davranması gerekiyor.

Türkiye, koronavirüsle mücadeleye devam ediyor. Mücadele kapsamında antikor taramaları da başladı. Sağlık Bakanlığı ekipleri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenen kişilere testler uyguluyor. 15 Haziran’da 81 ilde yapılmaya başlanan testlerle, virüsün kaç kişiye bulaştığı anlaşılmaya çalışılacak. Toplum tarama çalışması kapsamında 153 bin 577 haneye gidilerek, her evden bir kişiye test uygulanıyor. Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk antikor testinin amacını, “Bu testler geçirilmiş bir hastalık var mı yok mu sorusunun cevabını bulmak için yapılıyor” sözleri ile anlatıyor.

“En az bir yıl lazım”

COVID-19 yeni yeni tanınan bir virüs olduğu için eldeki bilimsel veriler yeterli değil. Bu nedenle hastalığı geçirerek antikor geliştirenlerin akıbeti de belirsiz. Prof. Dr. Öztürk şöyle konuşuyor:

“Bu hastalık için gelişen antikorların koruyucu olup olmadığı konusunda bir bilgi yok. Konuyla ilgili olarak önümüzdeki aylarda bir bilgi edinilecek. En azından üzerinden bir sene geçmesi lazım ki bu antikorların vücutta ne kadar kaldığı ve koruyucu vasıflarıyla ilgili bilgi edinilsin.” 

Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk, Türkiye’de yapılan ön çalışmalarda, hastalığı belirti vermeden geçirenlerin oranının düşük olduğunun altını çiziyor. Öztürk, “Yurt dışında toplum bağışıklığı, sürü bağışıklığı gelişecek diye politika geliştirenlerin bu konuda isabetli olamadıkları görüldü. Şu anda yapılan ön çalışmalarda Türkiye’de yüzde 1,5 ile yüzde 3 arasında; bazı çalışmalarda ise yüzde 3,5’a kadar pozitiflik var. Yani toplumda hastalık geçiren veya belirtisiz bir şekilde hastalığı atlatanların oranı ön çalışmalarda yüksek bulunmuyor” diyor. 

Hastalık geçirenler de hastalıktan korunmalı

Prof. Dr. Recep Öztürk, tüm illerde yapılmaya başlayan antikor testiyle “Acaba ne kadar kişi bu hastalıkla sessiz bir şekilde karşılaştı? Bunu ölçmek istiyoruz. Test sonuçları henüz çıkmadı. Bunlar daha belirleyici olacak” sözleri ile açıklıyor. 

COVID-19’u geçirmiş kişilerin de tedbiri elden bırakmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Öztürk şu uyarıyı yaptı: “Hastalığı geçiren kişiler de garanti altında değil. Onlar da yine korunmaya devam edecekler. Türkiye veya dünyada yeni bir bilgi açıklanıp da bu hastalık bitmiştir denmediği sürece, hastalığı geçirse de antikor üretse de kim olursa olsun herkes korunmaya devam etmeli.” 

Filyasyon ekiplerinin her ilde belirlenen hanelere gidip yapacağı testlerin 30 Haziran’a kadar tamamlanması planlanıyor. Tüm yaş gruplarını kapsayan çalışma sırasında vatandaşlardan antikor testi için kan, PCR testi için ise sürüntü örneği alınıyor. Böylece ülke ve il bazında hastalığın görülme sıklığı, geçirilmiş hastalık düzeyi ve hastalığı belirtisiz geçirenlerin oranı saptanacak.