Almanya

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Almanya

Almanya’da bir evde 5 çocuğun cansız bedeni bulundu

Almanya’nın Solingen kentindeki bir evde 5 çocuğun cansız bedeni bulundu. Çocukların kimliği ve ölüm nedeniyle ilgili araştırma yapılıyor.

Almanya merkezli Focus Online’ın polis yetkililerinin açıklamalarına dayandırdığı habere göre Solingen kentindeki bir evde 5 çocuğun cansız bedeni bulundu.

Bild gazetesinde de, bir apartman bloğunun dışına park edilmiş üç acil servis aracının fotoğraf gösterildi.

Çocukların kimliği ve ölüm nedeniyle ilgili araştırma yapılıyor.

Almanya’da 9 yaşındaki çocuğa Türkçe konuştuğu için ceza

Almanya’da 9 yaşındaki kız öğrencinin arkadaşları ile Türkçe konuştuğu gerekçesiyle öğretmeni tarafından cezalandırılması tepkiyle karşılandı.

Olay, Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletindeki Villingen Schwenningen beldesindeki bir ilkokulda gerçekleşti.

Ailesi, üçüncü sınıftaki çocuklarından Türkçe konuşmasının cezası olarak “Neden Almanca konuşuyoruz?” konulu bir yazı yazmasını isteyen öğretmen hakkında şikayetçi oldu.

Ailenin avukatı Yalçın Tekinoğlu, çocuğun ailesinin böyle bir cezayı asla kabul etmediğini, bunun kaldırılmasını talep ettiklerini söyledi.

“Aile ise bunu kabul etmeyip haklarını aramaya karar verdi”

Öğrencinin annesinin bu konuda öğretmenle yaptığı görüşmeden bir sonuç alamadığını aktaran Tekinoğlu, “İlk başta aileyle görüşmek istemiyorlardı ama şimdi okul yönetimi aileye ‘gelin görüşelim ve konuyu kapatalım’ diye yalvarıyorlar. Yönetim ‘öğretmen çok genç ve yeni işe başladı’ diye kendini savunmaya çalışıyor. Anne geçen hafta tekrar tekrar bu cezayı kabul etmiyoruz derken öğretmen ‘Bu benim pedagojik karar özgürlüğüm, bu cezayı verirsem bir daha Türkçe konuşmaz’ diyerek verdiği cezayı savunmuş. ‘Buna itiraz ederseniz bir sonuç alamazsınız, cezayı kabul edin’ demiş. Aile ise bunu kabul etmeyip haklarını aramaya karar verdi” dedi.

Böyle bir hakkı olmadığı için okulu eyalet hükümeti eğitim bakanlığına şikayet ettiklerini belirten Tekinoğlu, ailenin amacının diğer insanların bu tür konularda haklarını aramaları gerektiğini göstermek olduğunu belirtti.

Almanya’da mezbahalar vakaların yeni merkezi haline geldi

Almanya’da mezbahalar, son dönemde tespit edilen virüs vakaların merkezi haline geldi. Ülkenin en büyük et fabrikalarında görülen virüsün nasıl bulaştığı tartışılıyor.

Almanya’da virüs salgınıyla mücadele sürüyor.

Şu ana kadar 193 binden fazla kişi enfekte oldu, 9 binden fazla hasta virüse yenildi.

Son günlerde ülkenin en önemli et işleme tesislerinde onlarca çalışan koronavirüse yakalandı.

Tesislerin olduğu bölgelerde sert önlemler yeniden hayata geçirildi. Virüsün ortaya çıktığı kentlerden başka yerlere seyahat yasağı konuldu.

Virüs Doğu Avrupalı çalışanlar aracılığıyla taşındı iddiası

Tesis çalışanlarına virüsün nereden bulaştığı merak konusu. Bu konuda farklı iddialar dile getirildi.

Gütersloh kentinde iki binden fazla vakanın tespit edildiği et fabrikasına virüsü,
kendi ülkelerine tatile giden Rumen ve Bulgar çalışanların getirdiği iddia ediliyor.

Kalabalık gruplar halinde bulunulması ve sosyal mesafe kuralına uyulmamasının
da yayılmada önemli rolü olduğu belirtiliyor.

Yeni vakalardaki artış sonrası mezbahalar mercek altına alındı.

Önlemlerin yetersizliği, ucuz iş gücü ve kalabalık çalışma ortamının virüse davetiye çıkardığı belirtildi.

Tesislerde daha çok Doğu Avrupa ülkelerinden gelen işçilerin çalıştığı, çok kalabalık ve sağlıklı olmayan ortamlarda barındıkları da vurgulandı. 

Almanya’da Neo-Nazi örgüte operasyon

Alman polisi, daha çok sosyal medyada faaliyet gösteren bir Neo-Nazi örgüte 4 eyalette operasyon düzenledi.

Örgütün, nasyonal sosyalist bir yerleşke kurma projesi yürüttüğü açıklandı.

Ülkede bu yıl 3 aşırı sağcı örgüt kapatıldı. 

Almanya’da aşırı sağcıların 2019’da düzenlediği 2 saldırıda 11 kişi hayatını kaybetmişti.

ABD’de de bir asker, birliğine ait bilgileri satanist Neo-Nazi örgütle paylaştığı gerekçesiyle tutuklandı.

Ethan Mezler’in, paylaştığı bilgilerle, birliğine yönelik saldırı düzenlenmesini sağlamayı amaçladığı bildirildi.

22 yaşındaki askerin, birliğin güvenliğine ait birçok gizli bilgiyi terör örgütü El Kaide’nin bir üyesiyle paylaştığı da açıklandı.

Mezler’in daha sonra kendi isteğiyle teslim olduğu ve suçunu itiraf ettiği belirtildi. 

Şüpheli asker, 6 suçlamadan 3 kez müebbet ve 45 yıl hapis cezası istemiyle yargılanacak.

Almanya’nın hissedar olduğu firma duyurdu! İnsanlı deneylere başlandı

Koronavirüs tehdidi devam ederken sıcak bir gelişme Almanya’da yaşandı. Almanya’da hükümetin hissedar olduğu ortaya çıkan biyoteknoloji firması CureVac aşıda insanlı deneylere geçtiklerini duyurdu.

Almanya’da hükümetin hissedar olduğu ortaya çıkan biyoteknoloji firması CureVac, koronavirüs aşısında insanlı deneylere geçtiklerini açıkladı.

Koronavirüs dünya genelinde can almaya devam ederken, ülkeler de aşı ve ilaç geliştirmek için birbirleriyle yarışıyor.

İngiltere’de Oxford Üniversitesi’yle birlikte çalışan Astrazeneca şirketi, Fransa, İtalya, İngiltere, ABD ve Hollanda gibi ülkelerle üretim için anlaşırken, aşıyla ilgili bir sıcak gelişme de Almanya’da yaşandı.

Biyoteknoloji firması CureVac, aşı çalışmalarında insanlı deney aşamasına geçtiklerini açıkladı. Şirket deneylerle ilgili ilk sonuçları sonbahar aylarında almayı hedeflediklerini duyurdu.

Ülkede bu aşamaya geçen ikinci prototip olan CureVac’ın aşısının, Paul Ehrlich Enstitüsü inceledikten sonra onay alıp alamayacağı belli olacak.

Değeri 10 milyar TL

CureVac’ın söz konusu duyurusunun Alman hükümetinin şirkete ortak olduğu haberinden bir gün sonra gelmesi dikkat çekti. Daha önce ABD’nin sadece kendilerine aşı üretilmesi için satın almak istediği şirketin yüzde 23’lük hissesi, Alman hükümeti tarafından 300 milyon euro’ya (2 milyar 324 milyon TL) alındı. Bu anlaşma neticesinde CureVac’a 1.3 milyar euro (yaklaşık 10 milyar TL) değer biçilmiş oldu.

‘İşleyişe karışmayacağız’

Maliye Bakanı Peter Altmaier, söz konusu kararla ilgili, “Hisse almamıza rağmen şirketin işleyişi üzerinde hiçbir etkimiz olmayacak. CureVac’a yatırım yapmaya karar verdik çünkü bunun kalkınma programını hızlandıracağını ve aşı üretimi üzerinde çalışmaya devam edebilmesi için şirkete finansal güvenlik sağlayacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Almanya’dan Türkiye hakkında şok karar!

Almanya, 130 ülkeyle birlikte Türkiye’yi de riskli ülkeler arasında sınıflandırdı. Alman turistlerin sıklıkla tatilini geçirdiği Mısır, Tayland ve Meksika da bu 130 ülke arasında yer aldı.

Türkiye’nin riskli ülkeler arasında yer alması, Türkiye’de tatil dönüşü geleceklerin 14 günlük karantinaya alınması söz konusu olacağı anlamına geliyor. Bu kararla Türkiye ile ilgili daha önce alınan seyahat uyarısı kararının kaldırılması mümkün olmayacak. Almanların İspanya ve İtalya’dan sonra en çok tatilini geçirdiği ülke Türkiye. Karar, Almanların yaz tatilini Türkiye’de geçirmelerinin önünde önemli bir engel olacağı şeklinde yorumlandı. Almanya daha önce de Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 160 ülke için 31 Ağustos’a kadar seyahat uyarısı kararı almıştı.

Alman profesörden Yunan DW’ye çarpıcı açıklama

Türkiye olmadan Libya’da bir ateşkesin olmayacağını belirten Giessen Üniversitesi Profesörü Andreas Dittmann, Türkiye’nin Libya’da muazzam bir güç kazandığını bildirdi.

Almanya Giessen Üniversitesi Profesörü Andreas Dittmann Libya’da yaşan gelişmeleri ve Türkiye’nin bölgedeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Türkiye destekli UMH, Hafter’i yenilgiye uğrattı”

Yunan DW’ye konuşan Dittmann, Türkiye’nin desteklediği ulusal mutabakat hükümeti güçlerinin darbeci Hafter’i yenilgiye uğrattığını belirtti. Mısır’ın ateşkes çağrısına değinen Dittmann, Sisi’nin tarafsız olmaması nedeniyle teklifin kabul edilemeyeceğini söyledi.

“Rusya’nın ‘Libya’ ilgisi tesadüf değil”

Moskova’nın Libya’ya karşı aktif tutumunun tesadüf olmadığını aktaran Dittmann, “Rusya askeri gerekçelerle bölgede nüfusunu yaymaya çalışıyor. Hafter’i destekleyen Putin, Batı’ya baskı yapıyor.” İfadelerini kullandı.

“Türkiye olmadan Libya’da ateşkes olmaz”

Türkiye olmadan Libya’da bir ateşkesin olmayacağını belirten Dittmann, “Türkiye bölgede rakip olarak gördüğü Mısır ve Birleşik Arap Emirliği’nin Libya’da nüfus kazanmasını engellemek istiyor.” dedi.

“Türkiye, Libya’da muazzam bir güç kazandı”

Türkiye’nin Hafter destekçi Mısır’ın arabuluculuğunu reddettiğini belirten Dittmann, “Türkiye Libya’da muazzam bir güç kazandı. Başbakan Serrac, Türkiye’nin desteği sayesinde Hafter’i Trablus’un eteklerinden çıkarmayı başardı.” dedi.

Kaynak: Star.com.tr

Müslümanları katledecekti! Alçak saldırı engellendi

Almanya’da Müslümanları hedef alan ağır bir terör saldırısı planlayan 21 yaşındaki bir genç yakalandı. Gencin evinde yapılan aramada terör saldırısı için hazırlanmış silahlar bulundu.

Almanya’da 21 yaşındaki bir genç, Yeni Zelanda’da 51 kişinin hayatını kaybettiği Christchurch benzeri bir terör saldırısı hazırlığı içinde yakalandı.

Aşağı Saksonya’nın Hildesheim kentinde yaşayan Alman gencin, internette chat yaparken, Yeni Zelanda’da Christchurch Camii’ne düzenlenen terör saldırısı benzeri bir saldırıyı Almanya’da planladığını ele verdi. Chat yaptığı kişi olayı hemen polise ihbar etti. Polis, gencin kaldığı eve gece yarısı baskın düzenledi ve kapıyı kırarak, içeri girdi. 30 Mayıs’ta genci gözaltına aldı.

Önce hasta sandılar

Hürriyet’in haberine göre; Güvenlik birimleri önce gencin ruh sağlığı bozuk biri olduğundan hareket etti. Ancak gencin evinde yapılan aramada, tehlikenin çok büyük olduğu anlaşıldı. Federal Savcılık, gencin bilgisayarında aşırı sağ içerikli yazıların yanında terör eylemini gerçekleştirmek için hazırlık yaptığı silahlar ele geçirildiğini açıkladı.

Federal Savcılık silahlar hakkında bilgi vermedi. 21 yaşındaki zanlının çok sayıda insanın hayatını kaybedeceği saldırı planını uzun zamandır hazırladığı belirtildi. Yazılarda “dünya kamuoyunun dikkatini çekmek için çok sayıda Müslümanı öldürmeyi” hedeflediği kaydedildi.

Zanlı gencin cuma günü tutuklanarak cezaevine konulduğu bildirildi. Celle kentindeki terörle mücadeleden sorumlu Federal Savcılık olaya el koydu.

Almanya’dan vatandaşlarının ülkeye getirilmesine destek veren Türkiye’ye teşekkür

Almanya Dışişleri Bakanlığı, vatandaşlarının ülkeye tahliye edilmesinde destek veren Türkiye’ye teşekkür etti.

Dışişleri Bakanlığına ait “Kriz Reaksiyon Merkezi”nin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, ”Dışişleri Bakanlığı olarak Türk meslektaşlara Peru ve Kolombiya’daki yardımseverlikleri ve iş birliği için şükranlarımızı sunuyoruz. Bu sayede 100’den fazla Alman ülkemize gelebildi. Teşekkürler.” ifadeleri kullanıldı.

Bu arada, THY’ye ait uçağın, Bogota ve Lima’dan aldığı Alman vatandaşlarını Frankfurt’a getirdiği bilgisi paylaşıldı.

Öte yandan, Alman Dışişleri Bakanlığı Türkiye masası yetkililerinin de Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliğini telefonla arayarak teşekkür ettikleri öğrenildi.

Kolombiya ve Peru’dan getirilen 258 Avrupa Birliği vatandaşı içerisinde Fransa, Çekya, Portekiz, İsviçre, Avusturya, Finlandiya, Bulgaristan, İspanya, İsveç, Norveç, Polonya, İtalya vatandaşlarının bulunduğu belirtildi.

Almanya’da “eşcinsellik hastalık” diyen Türk doktorun işine son verildi

Almanya skandal bir karara imza atarak eşcinselliğin hastalık olduğunu söyleyen Türk doktorun görevine son verdi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ramazan’ın ilk cuma namazını Hacı Bayram Camisi’nde kıldırırken hutbesinde, zinanın haram olduğunu eşcinselliğin sapkınlık olduğunu söylemişti. Bu sözler Türkiye’de birkaç kurum ve siyasi partiler tarafından kınanırken, Almanya’da da tartışmalara yol açtı.

Türk doktor “eşcinsellik hastalık” dedi kovuldu

Almanya’nın Karlsruhe kentinde görev yapan Türk kökenli kalp-damar cerrahı Metin Çakır’ın, Twitter’da, Ali Erbaş’ın açıklamalarına destek vererek “Bir hekim olarak eşcinselliğin, transseksüelliğin hastalık olduğunu belirtmek isterim.” şeklinde yaptığı paylaşım sonrası, 20 yıldır çalıştığı hastane tarafından işine son verildi.

“Diyanet ile ilgisi olabilir”

Metin Çakır’ın görev yaptığı hastane, bir açıklama yayınlayarak “Her türlü çeşitliliğin yanında ve her türlü dışlanmanın ise karşısında yer alıyoruz. Kliniğimiz LGBTİ örgütlenmeler ile görüşmelerde bulunacak. Doktorumuzun açıklamasının, Diyanet İşleri Başkanı tarafından Türkiye’de yapılan açıklamalar ile ilgisi olabilir.” denildi.