AKP

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

AKP

AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı’dan “yeni anayasa” açıklaması

AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, anayasa yapma meselesinin artık Türkiye’de sürekli konuşulan ama hiçbir şey yapılmayan bir mesele olmaktan çıkartılması gerektiğini belirtti.

Bostancı, AA muhabirine, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Bütün siyasi kesimlerin, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu dile getirdiğini ifade eden Bostancı, “Yine bütün siyasi kesimlerin ortak olduğu nokta, 1982’de, 1980 darbesine yaslanan anayasanın yani darbecilerin anayasasının muhakkak ortadan kaldırılması ve sivil irade tarafından yeni bir anayasa yapılması. Siyaset bunlarda mutabık.” diye konuştu.

Bostancı, darbeci ve vesayetçi bir yapının anayasasına güçlü şekilde itiraz ediliyorsa doğru olanın; sivil siyasetin temsilcileri olarak beraberce, anayasa yapma konusunda saplantılı olmaksızın, yerleşik politik pozisyonların ötesinde siyasi, reşit, daha özgür ve toplumun ufkunu gören bir akılla değerlendirme ve iş birliği yapmak olduğunu anlattı.

“O samimi değil, bu samimi değil” şeklinde bir yaklaşımın beraber anayasa yapma konusunda ortak davranma imkanını ortadan kaldıracağına işaret eden Bostancı,  anayasanın herhangi bir partinin anayasası olmayacağının unutulmaması gerektiğini vurguladı.

“CHP topu taca atan bir siyasi tutum benimsiyor”

Milletin bir siyasi partiye, anayasayı değiştirecek ölçüde Meclis temsiliyeti vermesi durumunda o siyasi partinin, temsil ettiği geniş kesimleri uzlaştırdığı ilkeler etrafında, yeni bir anayasa yapma konusunda elinde bir imkan olacağını dile getiren Bostancı, şunları söyledi:

“Ama görüyoruz ki millet 19 yıl içinde, şimdiye kadar en yüksek desteği AK Parti’ye verdi. AK Parti’nin sayısı da anayasa yapmaya yetmedi. Dolayısıyla ‘Bir gün bir siyasi parti o sayıya ulaşacak ve anayasa yapacak.’ tarzında bir beklenti çok doğru olmaz. Biz tabii bunun olmasını isteriz. AK Parti olarak bu istikamette çabamız ve çalışmamız da mevcuttur. 2023 seçimlerinde de milletimizin bize bu desteği vermesini isteriz. Ama oturup ‘Destek verecek?’ mi diye beklemek ve seçimlere muhakkak iddialı bir şekilde hazırlanırken işi geleceğe bırakmak yerine bugünden, ‘Bugünkü temsiliyet çerçevesinde anayasayı nasıl yaparız?’a bakmak gerekir. Bunun zeminini oluşturmak gibi bir yükümlülüğümüz var. Bizim var, herkesin var. Cumhuriyet Halk Partisi, bu tür konulara ilişkin olumsuzlayan, itiraz eden, sürekli engel çıkaran ve topu taca atan bir siyasi tutum benimsiyor. Çünkü anayasa meselesi yeni bir mesele değil. Yakın tarihi dönemde Meclis’te birçok anayasa görüşmeleri oldu, hazırlıklar yapıldı, kimi ilkelerde uzlaşıldı. En son kurulan komisyonda CHP, topu bu defa ‘darbeye ilişkin hukuki mevzuat temizlensin, ondan sonra anayasa yapmaya başlayabiliriz?’ diye bir başka şekilde taca atmıştı. Bunlar doğru işler değil.”

Siyaset bir imkan sanatıdır

Siyasetin bir imkan sanatı olduğunu belirten Bostancı, “Siyaset, geniş ve kucaklayıcı bir şekilde davranır ve anayasa yapma konusunda mümkün olanı ortaya çıkarmak için gereken esnekliği gösterirse millet bunu görür.” dedi.

Meclis’te en büyük parti olan AK Parti’nin o dönemde Anayasa Komisyonu kurulurken, kendi çoğunluğuna rağmen eşit üyelerden teşekkül eden bir Anayasa Komisyonu’na ‘evet’ dediğini aktaran Bostancı, “Ama yine top taca atıldı. Sonuçta, bu anayasayı kim yapacak? Bu anayasaya, darbeciler yaptığı için itiraz ediyoruz. Haklıyız. ‘Sivil siyasetle yapılmalı’ diyoruz. Kim yapacak? Nasıl olacak? Tabii ki anlaşacaksın, uzlaşacaksın. Siyasi rekabete yine devam edersin, korkma. O rekabet yapılıyor. Birçok konuda çok farklı fikirler söyleniyor. Ama anayasa meselesini bir parantez gibi düşünmek lazım. Siyasi partiler arası rekabetin bir unsuru gibi görerek, onun üzerinden üretilen politikalarla anayasa yapılmaz.” ifadelerini kullandı.

“Katkı verecek her anlayışa büyük saygı duyarız”

Yeni anayasa konusunda temel soruların, “Kim yapacak? Nasıl olacak?” olduğuna dikkati çeken Bostancı, şunları kaydetti:

“Hep beraber yapacağız. Mevcut politik pozisyonların ve rekabetlerin ötesinde bir akılla yapacağız. Oturup anlaşacağız. Türkiye’de gücünü halktan alan siyaset bu olgunluğa, reşitliğe sahiptir. Anayasa yapma meselesini artık Türkiye’de sürekli konuşulan ama hiçbir şey yapılmayan bir mesele olmaktan çıkarmak lazım. Burada aklın yolu belli. Masaya oturacaksın. Sen beni göreceksin, ben seni göreceğim. Toplumun, bu temsiliyetler üzerinden ortak beklentileri hangi istikamette? Uzlaşma nereden geçiyor? Ona bakarak ilkeler üzerine anlaşacağız. Anlaşamadığımız hususlar varsa onları da ayrıca kayda geçiririz. Sonuçta özgürlükçü ve demokrasi esaslı, hak ve hakkaniyet esaslı, modern dünyanın ilkelerini dikkate alan, toplumsal gelişme dinamiğiyle uyumlu, modern bir anayasa yapma konusunda, kavramlar konusunda anlaşıyorsak ki bunlarda anlaştığımızı düşünüyorum. O zaman içeriğini doldurmak, ilkeleri belirlemek bakımından da anlaşmamak için bir neden yok. Sadece ufkun geniş olacak.”

Bu konuda katkı verecek her anlayışa saygı duyacaklarını dile getiren Bostancı, şöyle devam etti:

“AK Parti’nin ufku geniştir. AK Parti, anayasa meselesini siyasi partiler arasında bir güç ve rekabet unsuru olarak görmek istemez. Anayasa meselesini güncel tartışmaların, güncel politik pozisyonların ötesinde, gerçekten milletin geniş bir kesiminin temsilciler marifetiyle üzerinde uzlaşacağı bir metin olarak görür. Bu bakımdan da biz katkı verecek her anlayışa, anayasayı destekleyecek her beyana, ‘Anayasa yapalım.’ diyecek her iradeye büyük saygı duyarız. Bunu, milletimizin siyasete ilişkin en temel problemli işlerinden biri olan sivil anayasa yapma işini yani bu problemi de ortadan kaldırma doğrultusunda bir siyasi tavır olarak görürüz. Bu bakımdan beklentimiz, bütün partilerden rekabete devam edelim. Türkiye’nin meselelerine ilişkin fikirlerimizi söyleyelim ama anayasa yapma konusunu güncel siyasal dilin polemikçi yaklaşımıyla ele almayalım. Anayasa konusu; temel yasa, herkesin üstündeki yasa, hepimizin hakkına ve hukukuna ilişkin temel ilkeleri belirleyecek yasa. Orası için gerekli olan siyasi aklı da lütfen gösterelim. Bizim beklentimiz budur.”

Başkan Erdoğan’dan çok sert tepki: Sen ne yüzsüz adamsın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Ankara İl Kongresinde önemli açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle;

Bugün Ankara İl Kongremizle beraber, Ordu ve Şanlıurfa il kongrelerimizi de gerçekleştiriyoruz. Kuruluşundan bugüne teşkilatlarımızda görev almış tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Bugünkü il kongrelerimizle birlikte 72 il kongremizi tamamlamış oluyoruz. 24 Şubat’ta İstanbul İl Kongresi’yle bu işi sona erdireceğiz. Mart sonunda 7’nci Olağan Büyük Kongremize yoğunlaşacağız. Kongrelerimzii arzu ettiğimiz şekilde yapamasak da coşkumuzda, heyecanımızda hiçbir eksiklik yaşanmıyor.

Cumhur İttifakı her geçen gün güçleniyor

Kongrelerimiz vesilesiyle bir taraftan kardeşliğimizi güçlendirirken, diğer taraftan kadrolarımızı yenilemeye çalışıyoruz. Bir kez daha gördüm ki AK Parti, Türkiye’nin en dinamik, en kuşatıcı 11 milyon üyesiyle temsil kabiliyeti en yüksek siyasi hareketidir. Her seferinde iftiranın dozunu biraz daha artırsalar da milletimizin teveccühünün önüne geçemiyorlar. AK Parti’de siyaset yapmak isteyenlerin sayısı giderek artıyor. Birlik ve beraberliğimizin güvencesi olan Cumhur İttifakı da her geçen gün daha da güçleniyor.

Kılıçdaroğlu’na sert tepki: Terbiyesiz adam

Biz bu yolda dağları teröristlere dar eden kahramanların cesaretiyle yürüyoruz. Biz Diyarbakır annelerinin sabrıyla yürüyoruz. Bay Kemal o Diyarbakır annelerinin feryatlarını duydun mu? Utanmadan sıkılmadan 13 şehidimizle ilgili bunun sorumlusunu Cumhurbaşkanı diyorsun. Ya sen ne yüzsüzsün, sende yüz var mı? Terbiyesiz adam

Öğrenciler için makam aracını satmıştı! AK Partili başkan hizmette çıtayı zirveye taşıdı

Göreve geldiği günden beri yaptığı hizmetlerle namı Türkiye’ye yayılan AK Partili Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir, şimdi de ilçede ikamet eden 8 bin ortaokul, lise ve üniversite öğrencisine tablet dağıtacak.

31 Mart 2019’daki yerel seçimlerde belediye başkanlığı koltuğuna oturan ve göreve gelir gelmez makam aracını satarak elde edilen gelirle ilçedeki ihtiyaç sahibi öğrencilere kırtasiye malzemesi alıp dağıtan Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir, şimdi de uzaktan eğitime katılamayan öğrenciler için kolları sıvadı.

Hizmetleriyle büyük takdir topluyor

Koronavirüs salgını nedeniyle toplumun birçok alışkanlığı değişirken, belediyelerde hizmet önceliklerini salgının yaralarını ortadan kaldırmak olarak belirledi. Bunun en güzel örneği Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde görüyoruz. “Öğrenciler için makam aracını satan belediye başkanı” olarak nam salan Hamza Şayir, koronavirüs salgını süresince de taraflı tarafsız herkesin takdirini kazanan hizmetlere imza attı. Ramazan ayında ayrım gözetmeksizin ilçedeki bütün hanelere kumanya dağıtan Başkan Şayir, hemen sonrasında da yine bütün ilçe halkına patates ve soğan yardımında bulunmuştu.

Başkan Şayir, yardım organizasyonlarına bizzat katılıyor

İlçedeki 8 bin öğrenciye tablet dağıtacak

İmza attığı irili ufaklı birçok sosyal sorumluluk projesiyle büyük takdir toplayan Başkan Şayir, şimdi de ilçede ikamet eden 8 bin ortaokul, lise ve üniversite öğrencisine tablet dağıtacak.

15 Şubat’ta tabletler öğrencilere dağıtılacak

“Önceliğim cehaletle savaşmak”

Konuyla ilgili Posta gazetesi yazarı Murat Çelik’e açıklamalarda bulunan Başkan Şayir, “Dilovası Kocaeli’de eğitim sıralamasında maalesef en son sırada geliyordu. Bölgemiz dezavantajlı bir bölge. Eğitim konusunda eksiklerimiz var. Geldiğim günden bu yana önceliğim cehaletle savaşmak. Telekom alt yapımız da çok zayıf maalesef. Uzaktan eğitimde çocuklarımız geri kaldı. Ailelerin ekonomik durumları da kötü. Bir evde 7 kardeş olan ev biliyorum. Şimdi bu kampanyamızla o evdeki 7 çocuğun 7’sine de birer tablet dağıtmış olacağız. Aslında ana fikrim şu: Türkiye’de eğitim ücretsiz olmalı. Ben buna dikkat çekmek istiyorum. Eşitsizliği ortadan kaldırmak istiyorum. Herkes eşit şartlarda okumalı ve bilgiye ulaşabilmeli. Bizim istediğimiz bu” ifadelerini kullandı.

Erdoğan-Bahçeli görüşmesinde 50+1 ve ilk 4 maddenin aynı kalmasında mutabık kalındı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP lideri Bahçeli dün Beştepe’de bir araya geldi. Görüşmede yeni anayasa ve reform paketi konuşuldu, 50+1 ve ilk 4 maddenin aynı kalmasında mutabık kalındı.

Cumhur İttifakı ortakları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli, dün bir saat süren anayasa zirvesinde bir araya geldi.

Edinilen bilgilere göre, Erdoğan ve Bahçeli’nin 2023 seçimlerine kadar tamamlanmayı planladıkları anayasa çalışmalarında ilk hedef olarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini güçlendirecek adımlar olacak. Görüşmede Türkiye’de darbeler sonrası yapılan anayasaların vesayet içerdiği belirtildi. 12 Eylül darbesinin ardından yapılan mevcut 1982 Anayasası’nda yapılan değişikliklerle bile vesayetten kurtulunamadığına dikkat çekildi. İki liderin Türkiye’nin vesayet anayasasından kurtulması konusunda görüş birliğine vardığı, muhalefetin ilk tepkilerinin de enine boyuna masaya yatırıldığı öğrenildi.

50 artı bir değişmeyecek

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde cumhurbaşkanı seçilmek için 50 artı 1 şartı getirilmişti. İki liderin görüşmede 50 artı 1 şartının korunması yönünde fikir birliğine vardığı öğrenildi. Yeni anayasanın sisteme uygun olması gerektiğine dikkat çekildi. Anayasada yapılacak değişikliklerle sistemin daha rahat bir şekilde işleyeceği belirtildi. Anayasanın ilk 4 maddesinin değiştirilmeyeceğine de vurgu yapıldı.

Reformlar da görüşüldü

İki lider, anayasa çalışmalarının yanı sıra iç ve dış gelişmeleri de değerlendirdi. Görüşmede, yargı ve ekonomik alanda yapılacak reformlar da masaya yatırıldı. Erdoğan, reformlarda son gelinen noktayı Bahçeli ile paylaştı. Görüşmede, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan eylemler de gündeme geldi.

Öte yandan Anavatan Partisi de Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısına destek verdiğini açıkladı.

Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesindekabul etti.Basına kapalı gerçekleştirilen kabul, 40 dakika sürdü.

Cahit Özkan, Yargı reform paketine ilişkin açıklamalarda bulundu: Gayrimüslimlerin kutsal bayramları resmi tatil olacak

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından vurgulanan yargı ve ekonomide yapılacak reformlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Özkan, söz konusu yargı reformunun çocuktan gence, hayvan haklarından kadın haklarına, fikir özgürlüğünden medya özgürlüğüne kadar toplumda her insanın hayatına dokunacak düzenlemeler içerdiğini söyledi.

‘Temel hak ve özgürlüklerin işlerlik kazanmasını hedefliyoruz’

Özkan, “Bu yeni gelen paket, Türkiye’de 18 yıllık AK Parti iktidarları döneminde yapmış olduğumuz anayasal ve yasal reformların adeta ince işçiliği gibi toplumun tüm kesimlerine nüfuz eden ve toplumun tüm kesimlerinde yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırarak, başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasamızda yer alan temel hak ve özgürlüklerin işlerlik kazandırılmasını hedeflemektedir.” dedi.

‘128 kanunda değişiklik öngörülüyor’

Reform paketinin, yaklaşık 128 kanunda değişiklik öngördüğünü vurgulayan Cahit Özkan, “Bu paket yarın hayata geçtiği zaman; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, anayasamızda yer alan temel haklar bağlamında vatandaşlarımızda büyük memnuniyet uyandıracak. Başta insan hak ve özgürlüklerinin korunmasını hedef alıyor. Yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkı AK Parti’nin dünden bugüne yapmış olduğu bütün reformlarında yer alıyor. Yine hukuki öngörülebilirlik ve şeffaflık, makul yargılanma usulü getiriliyor. Vatandaşlarımız bir dava açtığı zaman; bu davanın ne zaman ortalama bir süre içerisinde tamamlanacağını bilecek, buna ‘makul süre içerisinde yargılanma hakkı’ diyoruz. Bu yargılanmanın da bir şeffaflık içeresinde nasıl cereyan edeceğini bu paketle görecek.” diye konuştu.

Gayrimüslim vatandaşların kutsal günlerinde resmi tatil

Özkan, reform paketinin din özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi anlamında ciddi düzenlemeler içerdiğini vurgulayarak, “Sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da bile olmayan Türkiye’de yaşayan gayrimüslim ya da farklı din ve inançta olan vatandaşlarımızın kendileri için kutsal sayılan ve ayinlerinin, bayramlarının olduğu günlerde resmi tatil getiriyoruz. Kişi hak ve özgürlüklerinin genişlediği hususlar da yine bu pakette yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

‘Özel hayat güvence altına alınacak’

Cahit Özkan,sözlerine şöyle devam etti:

“Özel hayat güvence altına alınacak. Mülkiyet hakkına daha etkin koruma sağlayacağız. Arabuluculuk düzenlemesi genişleyecek. Toplumsal refahın artırılması, güçlendirilmesi, kırılgan kesimlerin korunması yine bu reformda yer alacak. Kadın, yaşlı, engelli, çocuk bunların özellikle pozitif ayırımcılıklarla korunmasına yönelik engelleri kaldıracağız. Bu konuda yerel yönetimlere bazı sorumluluklar verilecek. İnsan hakları konusunda üst düzey toplumsal farkındalık oluşturacağız. Medya kuruluşlarının farkındalığını da ortaya koyacağız.”

CHP’li isim istifa ederek AK Parti’ye geçti

AK Parti Çanakkale İl Başkanlığı 7. Olağan Kongresi dün saat 12.00’da Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın canlı bağlantısıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İÇDAŞ Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Tek listeyle yapılan seçimde Naim Makas, yeniden Çanakkale İl Başkanlığı’na seçildi.

Kongrede bir de sürpriz konuk vardı. Geyikli Belediye Başkanı Mevlüt Oruçoğlu ile birlikte kongreye katılan Geyikli Belediyesi CHP’li Meclis üyesi Fatih Özcan, partisinden istifa ederek AK Parti’ye katıldı. Özcan’a rozeti, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz tarafından takıldı.

Geyikli Belediye Başkanı Mevlüt Oruçoğlu, “AK Parti İl Teşkilatı ve Geyikli Belde Teşkilatımız ile yapılan istişareler sonucunda, CHP Geyikli Belediye Meclis Üyesi Fatih Özcan AK Parti ailemize katılmıştır. AK Parti 7. Olağan İl Kongresi’ne katılan Genel Başkan Yardımcımız Sayın Vedat Demiröz’ün rozet takma töreni ile AK ailemize katılan Fatih Özcan’ın üyeliği taçlandırılmıştır. Rozet takma törenine katılan ve bizlerden desteklerini hiç bir zaman esirgemeyen AK Parti Grup Başkanvekilimiz Bülent Turan başta olmak üzere, Çanakkale Milletvekilimiz Jülide İskenderoğlu ve İl Başkanımız Naim Makas’a teşkilatımız adına ayrıca teşekkür ederiz. Partimize ve Geyikli’mize hayırlı uğurlu olsun” dedi.

AK Parti’den Kılıçdaroğlu’na sert tepki: Zavallı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun kullandığı “Sözde cumhurbaşkanı” ifadesine tepki göstererek “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına ‘sözde’ demek gerçekten millet iradesine saygısızlıktır, millet iradesini yok saymaktır ve hala bu milleti anlamamaktır.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, Yüreğir Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Yüreğir 7. Olağan İlçe Kongresi’nde partililere hitap etti. Kongreyi yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında maske, mesafe ve hijyen şartlarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Sarıeroğlu, salgın sürecini sağlıkla atlatma temennisinde bulundu.

Erdoğan milletin gönlünde taht kurdu

Sarıeroğlu, AK Parti çatısı altında siyaset yaptıkları için çok şanslı olduklarını, 19 yıldır dünya lideri, gönül insanı, milletin gönlünde taht kuran Başkan Recep Tayyip Erdoğan’la ülkeye ve İslam alemine hizmet etme imkanı bulmanın mutluluk ve gururunu yaşadıklarını kaydetti.

Salgında dünyaya örnek olan bir mücadele sürecinin hayata geçirildiğini vurgulayan Sarıeroğlu, “19 yıldır sağlıkla ilgili hayata geçirdiğimiz yatırımlar, altyapılarımız olmasaydı, canla başla çalışan yetişmiş sağlık ordusuna sahip olmasaydık, dünyanın parayla yapmış olduğu hizmeti böylesine güçlü bir sosyal güvenlik ve genel sağlık sigortası kurarak ücretsiz hale getirmemiş olsaydık bu süreci bu şekilde atlatmış olamazdık.” diye konuştu.

Sarıeroğlu, hem yerli hem de uluslararası arenada aşı ve tedaviyle ilgili gelişmelerle tünelin sonundaki ışığın göründüğünü vurgulayarak “Pandemi döneminde 156 ülkeye el uzatmış bir Türkiye var. Hem kendi vatandaşlarının sağlığıyla ilgili hem de 156 ülkeye kardeş, dost ve güçlü elini uzatan bir Türkiye var.” dedi.

Sosyal Koruma Kalkanı kapsamında yapılan yardımları anlatan Sarıeroğlu, bir yandan salgınla mücadele ederken diğer taraftan da hastalığın tahribatlarını engellediklerini vurguladı.

“Çeşme açmayı hizmet sanan Cumhurbaşkanımızın adını ağzına alamaz”

Sarıeroğlu, Türkiye’nin uluslararası alandaki mücadelesine işaret ederek “Hız kesmeden yolumuza devam edeceğiz. Bundan rahatsız olanlar var. Böylesine uluslararası diplomaside, Azerbaycan’ın mücadelesine destek veren bir Türkiye. Yıllar sonra Karabağ’da büyük bir bağımsızlık mücadelesi verildi ve topraklarına o özgürlük ateşini yakarken can kardeşlerimizin yanında olan bir Türkiye. Libya’da aktif siyaset yapan bir Türkiye. Kıbrıs’ta hayal olan Kapalı Maraş, bununla ilgili atılımları uluslararası diplomasiyle ataklarla hayata geçiren bir Türkiye.” diye konuştu.

Bir kadın siyasetçi olarak, siyasetin gelmiş olduğu bu aşamadan çok rahatsız olduğunu ifade eden Sarıeroğlu, şöyle konuştu:

“Tacizlerin, tecavüzlerin, istismarların konuşulduğu siyasi partilerin bu çirkinlikleri örtmek için yine kadınlar üzerinden kötü bir dil kullanarak farklı şeyler söyleyerek gündemi değiştirme çabalarını kınadığımı da ifade etmek istiyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar, partilerinin içerisinde yaşanan çirkinliklerin üzerini örtemezler, hepsi teker teker dökülüyor. Şimdi öylesine zavallı bir siyaset anlayışı ki Türkiye’nin bunu hak etmediğini özellikle ifade etmek istiyorum. Biz daha ne yapabiliriz, vatandaşlarımızı daha nasıl hizmetle buluşturabiliriz, Türkiye’yi daha nasıl ileriye götürebiliriz diye dertlenen bir Cumhurbaşkanının yanında siyaset yapıyoruz. Diğer tarafta görüyoruz ki iş yapmayı bilmeyen, hep söyler ya Cumhurbaşkanımız ‘çöp, çamur, çukur’ gerçekten çöp, çamur, çukuru Adanalılar da şu anda görüyor. İş yapmayı bilmeyen, taş üstüne taş koyamayan, çeşme açmayı hizmet sanan, bizim yaptığımız raylı sistemlerin açılışını yapmaktan başka, heykel yapmaktan başka hiçbir iş yapmayan bir anlayış, sayın Cumhurbaşkanımızın adını ağzına alamaz, net.”

Kılıçdaroğlu’nun “sözde cumhurbaşkanı” ifadesine tepki: Zavallı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kullandığı “Sözde cumhurbaşkanı” ifadesine tepki gösteren Sarıeroğlu, şunları kaydetti:

“Dün gördünüz televizyonlarda, Sayın Cumhurbaşkanımıza ‘sözde cumhurbaşkanı’ diyen zavallı, gerçekten Türkiye’de CHP’li seçmenlere de onlara da haksızlık olduğunu düşünüyorum böyle bir genel başkanın, kimsenin haddi değil. Sayın Cumhurbaşkanımız, hem özde hem de gönülde milletimizin Cumhurbaşkanıdır, o net. Halkımızın, sandıkta helal, meşru ve demokratik şekilde oylarıyla seçilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına ‘sözde’ demek gerçekten millet iradesine saygısızlıktır, millet iradesini yok saymaktır ve hala bu milleti anlamamaktır. Sayın Cumhurbaşkanımıza ‘sözde’ diyenler sokakla kesinlikle bağı olmayan bir zihniyetin temsilcisidir. Sokağa çıkılsa, vatandaşları anlasalar, milletimizi tanısalar, milletimizin hassasiyetlerini, ortaya koymuş olduğu görüşleri bilseler milletimizin gönüllerine taht kuran Sayın Cumhurbaşkanımızın adını bu şekilde ağızlarına almazlar. Türkiye tarihi ayrı, dünya siyasi tarihine şu anda Sayın Cumhurbaşkanımız başarıları geçmiş durumda. 19 yıldır girdiği her seçimi zaferle, yüzünün akıyla, vatandaşlarımızın teveccühüyle kazanmış bir cumhurbaşkanıdır, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Diğer taraftan şu anda Türkiye Cumhuriyeti siyaset tarihinde halkımızın oylarıyla seçilip ilk ve tek cumhurbaşkanıdır.”

“Bu ülkeye hizmet etmek gibi bir dertleri yok”

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na da tepki gösteren Sarıeroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sayın Cumhurbaşkanımıza ‘sözde Cumhurbaşkanı’ diyenler bir gün önce de ‘Cumhurbaşkanlığı makamının işgal eden zat’ diye ifade kullandı. Hiç haddinize değil. Sayın Cumhurbaşkanımızın geldiği aşamaya gelmeniz için daha çok fırın ekmek yemeniz lazım. İnanın bu ülkeye hizmet etmek gibi bir dertleri yok. Sadece ortalığı karıştırmak, kaos çıkarmak. Biz niyetlerini çok iyi biliyoruz ama ne bu millet size fırsat verir ne de yüce Rabb’im size bu fırsatı verir. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne çamur atarlarsa atsınlar ne iftira atarlarsa atsınlar, Allah doğrunun yanındadır. Aziz milletimiz de doğruları görür, yüksek ferasetiyle her zaman o doğruların savunucusu olanların yanındadır. Biz milletimiz için her daim doğruları, iyileri, güzeli yapmanın gayreti içerisindeyiz. Siz kimsiniz, ne yapmak istiyorsunuz, milletin bütün değerleriyle kavgalı bir zihniyet, faşizan bir kafa.”

Darbe tehditlerine karşı safları sıklaştıracağız

Eski Genelkurmay Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ ve gazeteci Can Ataklı’nın darbe, CHP’li Fikri Sağlar’ın da başörtüsüyle ilgili açıklamalarını anımsatan Sarıeroğlu, “Yaşadığımız süreçlerde geçmişte ne kadar acı sebebi, ne kadar vatandaşlarımızla alakalı sıkıntıya sebep olan konu varsa her birini tekrardan gündeme getirmeye çalışan bir zihniyetle karşı karşıyayız. İnşallah fırsat vermeyeceğiz. Akıllı olacağız, uyanık olacağız, saflarımızı sıklaştıracağız.” dedi.

Kritik ziyaret sonrası Karamollaoğlu’ndan AK Parti’yle ittifak açıklaması

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ü ziyareti sonrası açıklamalarda bulundu. Karamollaoğlu, “Bugün durduğumuz yer belli. Ancak ittifaklar koalisyon değildir. Her türlü fikir alışverişine açığız” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Erdoğan’ın Asiltürk ziyaretine ilişkin Habertürk yazarı Nagehan Alçı’ya konuştu. Ziyaretin ‘sürpriz olmadığını’ belirten Karamollaoğlu, “Oğuzhan Bey bana geçen cumartesi günü Sayın Cumhurbaşkanı’nın kendisine ziyarete geleceğini haber vermişti. Önceden planlanmış ve bildiğim bir ziyaretti. Bu bir nezaket ziyareti, bu aşamada başka türlü görmek doğru olmaz” açıklaması yaptı.

“Kesinlikle böyle bir fikir ayrılığı yok”

Karamollaoğlu, Alçı’nın ‘Saadet Partisi olarak durdukları yer ile ilgili Oğuzhan Bey’in bir rahatsızlığı, bir itirazı, bir fikir ayrılığı mı vardı?’ sorusuna, “Hayır, Oğuzhan Bey ile biz bu konuları konuşmadık. Kesinlikle böyle bir fikir ayrılığı ya da kendisinin Saadet Partisi’nin bulunduğu yere yönelik dile getirdiği bir itiraz yok. Yeri ve zamanı gelince bunlar oturulur, konuşulur” diye yanıt verdi.

Ancak ittifaklar koalisyon değildir. Her türlü fikir alışverişine açığız. Bu görüşmeler iyidir.

“Her türlü fikir alışverişine açığız”

İttifak kulislerini değerlendiren Karamollaoğlu ‘bu konuları konuşmak için erken olduğunu’ belirterek, Alçı’nın “Yani ‘Cumhur İttifakı bünyesinde yer almak imkan dahilinde değildir, biz çok net bir şekilde Millet İttifakı’nın bir üyesiyiz’ demiyor musunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi: Bugün durduğumuz yer belli. Ancak ittifaklar koalisyon değildir. Her türlü fikir alışverişine açığız. Bu görüşmeler iyidir. Cumhurbaşkanının herkesle görüşmesinde fayda var. Yüz yüze görüşmek siyaseti yumuşatır.

Ak Parti’den 3 isme suç duyurusu

AK Parti tarafından İlker Başbuğ, Can Ataklı ve Fikri Durmuş Sağlar için 81 ilde suç duyurusunda bulunulacak.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın gitmesi için “çok büyük bir halk öfkesinin olması lazım” diyerek halkı eyleme, sokak hareketlerine teşvik etmeye çalışan Ataklı’nın ifadeleri tartışma konusu olurken hemen peşinden Genelkurmay eski Başkanlarından İlker Başbuğ’un 27 Mayıs darbesini meşrulaştırmaya çalışan ifadeleri vesayet tartışmalarını alevlendirdi.

CHP’li sağlar: Bunlarla mücadele edilmeli

CHP’li Fikri Sağlar Halk TV’de başörtülü hakim ve savcılar hakkında tepki çeken ifadeler kullandı. Sağlar, ‘Türbanlı hakim karşısına gittiğimde adaleti savunacağı konusunda kuşkum var. Bazıları militanca ve ideolojik takıyor. Bununla mücadele edilmeli’ dedi.

Tüm bu açıklamaların ardından AK Parti 81 ilde 3 isim için savcılıklara suç duyurusunda bulunma kararı aldı.

AK Parti’den yeni kanun teklifi: Şimdi yandılar

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, Meclis’e verdikleri yeni kanun teklifinin detaylarını açıkladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, TBMM’de yeni kanun teklifi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Muş, “Bugün vereceğimiz kanun teklifi 34 maddeden oluşuyor” dedi. Öte yandan Muş, “Gıdada hileye ağır cezalar getiriyoruz” mesajını verdi.

Mehmet Muş’un açıklamaları şöyle;

Bugün vereceğimiz kanun teklifi 34 maddeden oluşuyor. Amacımız tarım arazilerini korumak. Tarımsal amaçlı bir depo, bir alan yapabilirsiniz. İzni siz, tarımsal tesis olarak alıp da, fabrika veya plaza yapıyorsanız tedbirler sıkı şekilde uygulanacak. Amaç dışında kullanıma asla müsaade edilmeyecek. Taşhis ve taklit ürünlerle ilgili yaptırımlarımızı ağırlaştırıyoruz. Bu konuda ceza 27 bin 877 TL’ydi. Yeni düzenlemede 50 bin TL’den 500 bin TL’ye kadar ceza verilebilecek. Aynı taşhiş ve taklitin piyasaya sürülmesi durumunda 1-3 yıl arası hapis verilebilecek, piyasadan men edilebilecekler. Yönetim Kurulu üyeleri, genel müdürlere kadar herkes bu cezalara çarptırılabilir, buradan uyaralım.