abd

MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

abd

ABD’de COVID-19 endişesi: Günlük vakada rekor kırıldı

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının en fazla etkilediği ülke konumundaki ABD’de, özellikle güney ve batı eyaletlerindeki artışlarla son 24 saatte vaka sayısı 42 bini geçerek rekor kırdı.

COVID-19 verilerinin derlendiği “Worldometer” internet sitesine göre ABD’deki günlük COVID-19 vaka sayısı tarihe geçti.

42 binin üzerinde yeni vaka kayda geçen ABD’de, özellikle güney ve batı eyaletlerindeki artışlar ülkede endişeye neden oldu.

Buna göre son birkaç gündür daha fazla sayıda vaka kaydıyla kendi rekorunu kıran Florida’da, dünden bu yana 9 bin civarında yeni vaka kaydedildi.

Vaka sayıları arttı, mekanlar kapatıldı

Teksas, 5 bin düzeyindeki yeni vaka ile Florida’yı takip ederken 3 bin 500 civarındaki yeni vaka sayısıyla Arizona da listenin 3. sırasında yer aldı.

Amerikan medyasında yer alan haberlerde, bu üç eyaletin yanı sıra California, Georgia, Mississippi, Missouri, Oklahoma, Güney Carolina, Tennessee ve Utah’ın da günlük vaka sayısında rekor sayılara ulaştığı ifade edildi.

Öte yandan birçok kamuya açık alanın yeniden kapatılması talimatını veren Teksas yönetimi gibi Florida yönetimi de cuma günü eyaletteki tüm barların ve toplu eğlence mekanlarının geçici süreyle kapatılmasına karar verdi.

Uzmanlar, vaka sayılarındaki artışların, ülkedeki COVID-19 ölü sayısına etkisinin gözlemlenebilmesi için sürecin bir süre daha takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Trump yönetimi salgının kontrol altına alındığı görüşünde

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, dün Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, salgının ilerlemesini yavaşlattıklarını ve vaka artış eğrisinin düzleştiğini belirtmişti.

Pence, “Güney eyaletlerimizde vaka sayıları arttığı için bugün buradayız. Başkan Trump, Amerikan halkını gördüklerimiz, yaptıklarımız ve iki ay önceye göre ne tür farklılıklar olduğu hakkında bilgilendirmemizi istedi.” ifadelerini kullanmıştı.

Ülkedeki toplam COVID-19 test sayısının 30 milyonu aştığını belirten Pence, ellerindeki verilere göre ağırlıklı olarak güneyde olmak üzere 16 eyalette vaka sayılarının yükseldiğini kaydetmişti

COVID-19 konusunda iki ay öncesine döndüklerine yönelik iddialara ilişkin Pence, durumun böyle olmadığını iddia etmişti.

ABD’de COVID-19 salgınında ölenlerin sayısının 127 bini, vaka sayısının 2 milyon 500 bini geçtiği aktarıldı.

ABD’li profesörden çarpıcı açıklama: Kimse Türkiye’ye karşı bunu göze alamaz

Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Libya’da çok güçlü mesajlar verdiğini belirten ABD’li profesör Ryan Gıngeras, büyük Avrupa ülkelerinin Türkiye karşısında bölünmüş durumda olduğunu söyledi. Gıngeras, “Kimse Türkiye ile askeri bir çatışma tehlikesini göze almak istemiyor” dedi.

ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü (Deniz Yüksek Lisans Okulu) Ulusal Güvenlik İşleri Bölümü profesörü Ryan Gıngeras, Yunan medyasına konuştu.

“Türkiye çok güçlü bir mesaj gönderdi”

Doğu Akdeniz’de daha aktif bir Türk varlığını görmeye devam edeceklerini söyleyen ABD’li profesör, “Türkiye, Doğu Akdeniz’de ne yapmak istediğine dair çok güçlü bir mesaj gönderdi. Ancak şu ana kadar diğer komşu ülkelerden, AB’den veya ABD’den ciddi bir geri dönüş olmadı” dedi.

Türkiye ile çatışmayı göze alamıyorlar

Büyük Avrupa ülkelerinin Türkiye karşısında bölünmüş durumda olduğunu belirten ABD’li profesör, “Kimse Türkiye ile askeri bir çatışma tehlikesini göze almak istemiyor” dedi. Gıngeras, “İtalya, Türkiye’nin Libya’daki pozisyonu konusunda diğerleri kadar tepki vermedi. Almanya, özellikle çok daha dinamik olan Fransa’ya kıyasla bu konuda nispeten sessiz kaldı.” dedi.

star.com.tr

FETÖ okulundaki skandal patlak verdi! Hem taciz etti hem de…

ABD’de Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) ABD’deki okullarından Paterson Sanat ve Bilim Sözleşmeli Okulunda taciz skandalı yaşandı.

ABD basınında yer alan haber göre; FETÖ okulunda danışma görevlisi olan J.R defalarca okul müdürü tarafından sözlü ve fiziksel tacize uğradı.

Gerçek ismi ”Doğan Necimoğlu” olan fakat kimliğini saklamak için ismini Danny Necimo olarak değiştiren okul müdürü hakkında açılan davada, davacı kadın çalışana okul yönetimi 450 bin dolar ödedi.

Fetullahçı Terör Örgütü‘nün (FETÖ) ABD‘deki okullarından Paterson Sanat ve Bilim Sözleşmeli Okulu (Paterson Art and Science Charter School) müdürüne karşı “cinsel taciz” suçlamasıyla açılan davada, davacı kadın çalışana okul yönetimi 450 bin dolar ödedi.

Paterson Times gazetesinin New Jersey Yüksek Mahkemesi belgelerine dayandırdığı haberde, New Jersey eyaletinin Paterson şehrindeki FETÖ okulunda danışma görevlisi olarak çalışan J.R’nin, kendisine defalarca sözlü ve fiziksel cinsel tacizde bulunduğunu belirttiği okul müdürü Danny Necimo‘dan Şubat 2019’da davacı olduğu kaydedildi.

FETÖ okulunun, davacı kadın çalışanla 450 bin dolar karşılığında anlaştığı ve bu miktarı 3 ayrı çek halinde ödediği ifade edildi.

Taciz mağduru kadın işten atılmıştı

Gerçek ismi ”Doğan Necimoğlu” olan fakat Türk kimliğini saklamak için ismini Danny Necimo olarak değiştiren okul müdürü hakkındaki dava belgelerinde, 2015-2017 yıllarında okulda resepsiyon görevlisi olarak çalışan J.R’ye, ilki Şubat 2017’de olmak üzere birçok defa hem sözlü hem de fiilen cinsel tacizde bulunduğu kaydedildi.

Dava dosyasında, J.R’nin Ağustos 2017’de konuyu Paterson’daki okulun bağlı bulunduğu başka bir FETÖ okulu olan iLearn Okullarının insan hakları bölümünde görevli Gülten Bergall ve Lori Cobb isimli kişilere bildirdiği, bir gün sonra ise mağdur J.R’nin “işini düzenli yapmadığı” gerekçesiyle okul müdürü Necimo tarafından görevine son verildiğini öğrendiği bilgisine yer verildi.

Necimo hakkındaki ikinci taciz davası devam ediyor

Müdürlük yaptığı okulun çatı kuruluşu olan “iLearn Akademi” isimli eğitim kurumunda 2014’ten beri çeşitli görevlerde bulunduğu öğrenilen Danny Necimo hakkında Mayıs 2019’da ikinci bir cinsel taciz davası açılmıştı.

Necimo ile aynı okulda fen bilimleri öğretmeni olarak çalışmış B.B’nin, eski okul müdürü hakkında kendisine defalarca cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle 14 Mayıs’ta mahkemeye başvurduğu kamuya açık mahkeme kayıtlarında yer almıştı.

Mahkemeye sunulan dilekçede, B.B’nin, bir ders saati öncesinde hazırlık yaptığı sırada Necimo’nun sınıfına girip kapıyı kapattığı ve masasına müstehcen hareketlerle oturarak, “kendisine striptizci arkadaşı olup olmadığını ve kendisinin de striptizci olup olmadığını sorduğu” şeklinde bilgilere yer verilmişti.

Dilekçenin detaylarında, okul müdürünün fen bilgisi öğretmenini farklı zaman ve mekanlarda taciz etmeye devam ettiği ve B.B’nin Necimo’nun sürekli cinsel taciz ve istenmeyen hareketleri nedeniyle 23 Haziran 2017’de istifa etmek zorunda kaldığı belirtilmişti.

Kamuya açık kaynaklarda, Danny Necimo’nun Paterson Bilgi ve Teknoloji Sözleşmeli Okuluna 1 Ağustos 2015’te yıllık 91 bin dolar maaşla okul müdürü olarak başladığı, yine aynı okulda çalışan Semra Necimoğlu ile evli olduğu ifade edildi.

New Jersey’deki Türklerin yoğunlukla yaşadığı Paterson’ın merkezinde bulunan ve birçok Türk öğrencisi olan FETÖ’nün sözleşmeli eğitim kurumu Paterson Sanat ve Bilim Sözleşmeli Okulunda, anaokulundan 8’inci sınıfa kadar eğitim veriliyor.

FETÖ’nün ABD’deki okul ağı

ABD’nin Pensilvanya eyaletinde 1999’dan bu yana ikamet eden FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, ülke genelinde 140 civarında sözleşmeli okulu ve bu okullar vasıtasıyla devletten sağlanan yılda yaklaşık 500 milyon dolarlık geliri yöneten kişi olarak biliniyor.

Söz konusu okullarda her yıl yaklaşık 60 bin civarında öğrencinin eğitim aldığı belirtiliyor.

Finansal usulsüzlük

FETÖ’nün ABD’deki sözleşmeli okullarıyla ilgili çok sayıda finansal usulsüzlük soruşturması açılmış, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) örgütün bazı okullarına baskın düzenleyerek aramalar yapmıştı.

Öte yandan haziranda ABD’nin iki farklı eyaletinde, FETÖ bağlantılı iki sözleşmeli okuldan birinin eğitim faaliyetleri iptal edilmiş, bir diğerinin ise hibe başvurusu reddedilmişti.

FETÖ’ye bir şok daha

Hafta başında, Ohio‘da 12 farklı şubesi bulunan FETÖ’ye ait Horizon Science Academies (HSA) isimli sözleşmeli okulun, yeni eğitim-öğretim yılı için öğrenci başına 1750 dolara kadar çıkan geri ödemesiz yardım programı için yaptığı talep, eyaletin eğitim bakanlığınca reddedilmişti.

Geçen hafta, Alabama Ulusal Sözleşmeli Okullar Komisyonunda yapılan oylamada, FETÖ’nün “Woodland Hazırlık Okulları” isimli eğitim kuruluşunun, faaliyete başlama koşullarını karşılamaması ve genel kabul görmüş finansal standartlara uyulmaması nedeniyle açılmadan kapatılmasına karar verilmişti.

ABD’yi yakacak karar! 750 bin dolarlık kefaletle serbest bırakıldı

ABD’de eylemler devam ederken ülkeyi yangın yerine çevirecek karar geldi. George Floyd’un ölümünden sorumlu dört polisten biri 750 bin dolarlık kefaletle serbest bırakıldı.

ABD’de George Floyd’un ölümüne neden olan dört polisten Thomas Lane, 750 bin dolarlık kefaletle serbest bırakıldı.

Minneapolis kentinde gözaltına alınırken polis tarafından öldürülen George Floyd’un cinayeti davasında yargılanan 4 polislerden biri olan Thomas Lane’ın kefaleti ödendi.

Şerif Ofisi kayıtlarına göre, Hennepin County hapishanesinde tutulan 37 yaşındaki eski polis Thomas Lane 750 bin dolarlık kefaletle serbest bırakıldı.

25 Mayıs’ta Minneapolis şehrindeki gözaltı işlemi sırasında boynuna dizini basarak siyah George Floyd’un ölümüne neden olmakla suçlanan Derek Chauvin hakkında 2. dereceden cinayet suçuyla dava açılırken, olaya karışan diğer 3 polis Tou Thao, Thomas Lane ve Alexander Kueng de suça yardım ve yataklık etmekten dava açılmıştı.

Lane’in avukatı Earl Gray, müvekkilinin Floyd’a yardım etmeye çalıştığını savunmuştu.

Her dört polis, cinayetten sonra Minneapolis polis departmanından kovulmuştu.

‘Trump, gösteriler esnasında Beyaz Saray’ın sığınağına götürüldü’

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Beyaz Saray önünde devam eden gösteriler nedeniyle cuma gecesi sığınağa götürüldüğü iddia edildi.

Associated Press’in (AP) haberine göre, ABD Başkanı, cuma gecesi yüzlerce protestocunun Beyaz Saray önünde toplanmasının ardından sığınağa götürüldü.

Trump’ın, terör saldırısı gibi acil durumlarda kullanılmak üzere tasarlanan sığınakta yaklaşık 1 saat kaldığı ifade edildi.

Gizli Servis ajanları tarafından apar topar gerçekleştirilen operasyonun Beyaz Saray’daki endişeye işaret ettiği kaydedildi.

Başkentte ne oluyor?

ABD’nin Minneapolis kentinde siyahi George Floyd’un polis müdahalesi sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan protestolarda gerginlik Beyaz Saray’a kadar sıçradı. 

Fotoğraf: Reuters

[Fotoğraf: Reuters]

Göstericiler Beyaz Saray’ın önündeki Lafayette Parkı’nın etrafında buluşarak “adalet” sloganları atıyor.TRT Haber, Beyaz Saray önündeki gerginliği görüntüledi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ABD’deki ırkçı cinayete tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’deki ırkçı cinayetine, “Irkçı yaklaşım hepimizi üzdü. İnsanlık dışı bu zihniyeti kınıyorum.” sözleriyle tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi Twitter hesabından İngilizce olarak yaptığı açıklamada, polis şiddeti sonucu Floyd’un hayatını kaybetmesine ilişkin bir değerlendirmede bulundu.

Erdoğan, “ABD’nin Minneapolis kentinde George Floyd’un işkence sonucu öldürülmesine yol açan ırkçı ve faşist yaklaşım, sadece hepimizi üzmekle kalmamış aynı zamanda tüm dünyada karşı durduğumuz adaletsiz düzenin en acı verici tezahürlerinden biri olmuştur. Bize, yaratandan ötürü insanlığı sevmeyi öğreten İslam medeniyetinin bir üyesi olarak bu insanlık dışı mentaliteyi kınıyorum. Nerede, ne bağlamda, ne şekilde olursa olsun Türkiye, daima insanlığa karşı her türlü saldırıya karşı durmuştur.” ifadelerini kullandı.

“Tüm insanlığın haklarını korumak için mücadele vermeye devam edeceğiz”

Hz. Muhammed’in “Beyazın, siyaha bir üstünlüğü yoktur. Siyahın da beyaza bir üstünlüğü yoktur.” şeklindeki hadisini anımsatan Erdoğan, “Bu ilke doğrultusunda ırk, renk, din, dil ya da inanca dayalı hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm insanlığın haklarını korumak için mücadele vermeye devam edeceğiz.” mesajını verdi.

Erdoğan, paylaşımında, “Bu insanlık dışı eylemin faillerinin hak ettikleri cezayı alacağına inanıyorum. Konuyu takip ediyor olacağız. George Floyd’u saygıyla anıyor, ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.” ifadelerine yer verdi.ABD’de polis şiddeti yine can aldı

Floyd’un “Nefes alamıyorum” feryadı, polis şiddetini gündeme taşıdı

46 yaşındaki George Floyd, önceki akşam, dolandırıcılık şüphesiyle Minneapolis’te polisler tarafından gözaltına alınırken, bir polisin uzun süre ensesine diziyle basmasından dolayı dakikalarca “Nefes alamıyorum” diye yalvarmıştı.

Floyd’un, olay yerine gelen acil sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtilirken, yoldan geçen vatandaşların cep telefonlarıyla kaydettiği görüntüler sosyal medyada paylaşılmıştı.

Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını tekrar alevlendirmiş ve Minneapolis başta olmak üzere birçok şehirde protestolara yol açmıştı. 

“Tüm insanlığın haklarını korumak için mücadele vermeye devam edeceğiz”

Hz. Muhammed’in “Beyazın, siyaha bir üstünlüğü yoktur. Siyahın da beyaza bir üstünlüğü yoktur.” şeklindeki hadisini anımsatan Erdoğan, “Bu ilke doğrultusunda ırk, renk, din, dil ya da inanca dayalı hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm insanlığın haklarını korumak için mücadele vermeye devam edeceğiz.” mesajını verdi.

Erdoğan, paylaşımında, “Bu insanlık dışı eylemin faillerinin hak ettikleri cezayı alacağına inanıyorum. Konuyu takip ediyor olacağız. George Floyd’u saygıyla anıyor, ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.” ifadelerine yer verdi.

ABD’de polis şiddeti yine can aldı

Floyd’un “Nefes alamıyorum” feryadı, polis şiddetini gündeme taşıdı

46 yaşındaki George Floyd, önceki akşam, dolandırıcılık şüphesiyle Minneapolis’te polisler tarafından gözaltına alınırken, bir polisin uzun süre ensesine diziyle basmasından dolayı dakikalarca “Nefes alamıyorum” diye yalvarmıştı.

Floyd’un, olay yerine gelen acil sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtilirken, yoldan geçen vatandaşların cep telefonlarıyla kaydettiği görüntüler sosyal medyada paylaşılmıştı.

Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını tekrar alevlendirmiş ve Minneapolis başta olmak üzere birçok şehirde protestolara yol açmıştı. 

“Dünyanın en iyilerinden” deyip duyurdu: 6 adet satın alıyoruz

Filipinler Savunma Bakanı Delfin Lorenzana, Filipinler Hava Kuvvetleri’nin (PAF) ABD yapımı Apache veya Viper saldırı helikopterleri yerine Türk yapımı ATAK saldırı helikopterlerinin satın alacağını açıkladı.

Filipinler Savunma Bakanı Delfin Lorenzana, Malacanang’daki basın toplantısında Filipinler Hava Kuvvetleri (PAF) bünyesine katılmak üzere satın alınacak helikopterlere yönelik açıklamalarda bulundu. Lorenzana, Filipinler Hava Kuvvetleri’nin ABD yapımı Apache veya Viper saldırı helikopterleri yerine Türk yapımı ATAK saldırı helikopterlerini satın alacağını açıkladı.

Bakan Lorenzana, ABD helikopterlerini satın almaktan vazgeçmelerinin nedeninin ABD ile Filipinler arasındaki ilişkilerin sorunlu olmasından değil, Türk saldırı helikopteri ATAK’ın aynı verimi daha ucuza sağlaması olduğunu ifade etti.

“Saldırı helikopteri satın alma bütçemiz sadece 13 milyar Filipin Pezosu” diyen Bakan Lorenzana, “İhtiyacımızı ABD’den karşılarsak yalnızca 1 ila 2 saldırı helikopteri alabiliriz. Oysa aynı miktardaki paraya en az 6 adet Türk ATAK helikopteri satın alabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Bakan Lorenzana, “Türk yapımı ATAK helikopterleri, dünyanın en iyi saldırı helikopterlerinden biri” diyerek ATAK helikopteri için müzakerelerin koronavirüs krizinden önce gerçekleştiğini de duyurdu.

Filipin hükümeti daha önce 2 milyar dolara Boeing Apache AH-64E ve Bell Viper saldırı helikopterinin satışını onaylamış, ancak daha sonra alımdan vazgeçmişti.

Türk yapımı ATAK saldırı helikopterleri, dünyanın en büyük uçak üreticisi Boeing’in askeri kolu tarafından üretilen Apache ve Bell firması tarafından üretilen Vipers’ın en büyük rakibi olarak kabul ediliyor.

Terörist her şeyi itiraf etti! Bakın hangi ülke eğitim vermiş

H.D., PYD/YPG terör örgütünden kaçarak Şanlıurfa ili Ceylanpınar ilçesinde güvenlik kuvvetlerine teslim oldu. PKK/KCK-PYD/YPG terör örgütü faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik faaliyetlerini sürdüren İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ve Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin koordineli çalışması sonucunda, 2015 yılından beri Kayıp Şahıs olarak arama kaydı bulunan H.D.’nin PYD/YPG saflarında olduğunu belirledi.#2

Foto - İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nın H.D.'nin ailesi ve yakınlarıyla yaptığı ikna çalışmaları neticesinde, Suriye'de PYD/YPG terör örgütünde faaliyet gösteren H.D.nin 10 Mart 2020 tarihinde örgütten kaçarak İstanbul İl Jandarma kuvvetlerine teslim olmasını sağladı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nın H.D.’nin ailesi ve yakınlarıyla yaptığı ikna çalışmaları neticesinde, Suriye’de PYD/YPG terör örgütünde faaliyet gösteren H.D.nin 10 Mart 2020 tarihinde örgütten kaçarak İstanbul İl Jandarma kuvvetlerine teslim olmasını sağladı.

#3

Foto - Örgüte HDP göndermiş <br> İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince H.D.'nin alınan ifadesinde 2015 yılında İstanbul Okmeydanı HDP temsilciliğinde faaliyet yürüten birtakım kişilerin propagandası sonucu yanındaki 23-24 yaşlarındaki bir erkek şahısla birlikte kişi başı 200 lira verilerek 2015 yılında PKK/KCK-PYD/YPG terör örgütüne katılmak maksadıyla İstanbul'dan Diyarbakır'a gönderildikleri, burada örgütün elemanları tarafından karşılanarak il merkezinde bulunan bir evde 2 gün bekletildiklerini anlattı.

Örgüte HDP göndermiş
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince H.D.’nin alınan ifadesinde 2015 yılında İstanbul Okmeydanı HDP temsilciliğinde faaliyet yürüten birtakım kişilerin propagandası sonucu yanındaki 23-24 yaşlarındaki bir erkek şahısla birlikte kişi başı 200 lira verilerek 2015 yılında PKK/KCK-PYD/YPG terör örgütüne katılmak maksadıyla İstanbul’dan Diyarbakır’a gönderildikleri, burada örgütün elemanları tarafından karşılanarak il merkezinde bulunan bir evde 2 gün bekletildiklerini anlattı.#4

Foto - Diyarbakır'da örgüt mensupları tarafından kendilerine kişi başı 100'er lira verilerek önce Mardin Kızıltepe'de örgüt mensupları ile buluştukları ve daha sonra kuryeler vasıtası ile Suriye'nin Kamışlı bölgesine geçtikleri anlatıldı.

Diyarbakır’da örgüt mensupları tarafından kendilerine kişi başı 100’er lira verilerek önce Mardin Kızıltepe’de örgüt mensupları ile buluştukları ve daha sonra kuryeler vasıtası ile Suriye’nin Kamışlı bölgesine geçtikleri anlatıldı.

#5

Foto - Kandırılarak örgüte dahil edilen H.D. ve yanında bulunanlarla Suriye'nin Derik, Irak'ın Zap bölgelerinde 6 ay süreyle silahlı eğitim aldıkları daha sonra terör örgütünün üst yönetiminin talimatıyla DAEŞ terör örgütüyle savaşmak için 5 yıl süreyle sırasıyla Tel Abyad, Ayn El Arab, Rakka, Haseke ve Deyrzor bölgelerinde silahlı faaliyet yürüttüklerini ifade etti.

Kandırılarak örgüte dahil edilen H.D. ve yanında bulunanlarla Suriye’nin Derik, Irak’ın Zap bölgelerinde 6 ay süreyle silahlı eğitim aldıkları daha sonra terör örgütünün üst yönetiminin talimatıyla DAEŞ terör örgütüyle savaşmak için 5 yıl süreyle sırasıyla Tel Abyad, Ayn El Arab, Rakka, Haseke ve Deyrzor bölgelerinde silahlı faaliyet yürüttüklerini ifade etti.#6

Foto - Teröristleri ABD eğitmiş <br> Ayrıca Ayn El Arab bölgesinde örgütsel anlamda siyasi, ideolojik ve komutanlaşma eğitimi aldığı, eğitimin ardından son bir yıl Deyrzor bölgesinde sözde alay komutanı seviyesinde yerel halktan oluşan 150 kişilik terörist grubuna eğitim verdiği, yine bu grupla birlikte bölgede asayiş faaliyeti yürüttüğü ve bu sayede yerel halk üzerinde baskı ve kontrolü sağladıklarını anlattı.

Teröristleri ABD eğitmiş
Ayrıca Ayn El Arab bölgesinde örgütsel anlamda siyasi, ideolojik ve komutanlaşma eğitimi aldığı, eğitimin ardından son bir yıl Deyrzor bölgesinde sözde alay komutanı seviyesinde yerel halktan oluşan 150 kişilik terörist grubuna eğitim verdiği, yine bu grupla birlikte bölgede asayiş faaliyeti yürüttüğü ve bu sayede yerel halk üzerinde baskı ve kontrolü sağladıklarını anlattı.

#7

Foto - Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik gerçekleştirilecek eylemlerin örgütün üst yönetimi tarafından belirlendiği, Suriye bölgesinde faaliyet gösteren terörist gruplarına Amerika Birleşik Devletleri unsurlarınca silah kullanma eğitimi verildiği, ayrıca hava ve kara araçlarına karşı kullanılacak füzelerin de çoğunluğunun aynı unsurlarından temin edildiği, DAEŞ tarafından ele geçirilen bomba taşıma özelliği olan drone’ları geliştirerek Til Temir ve Alya bölgelerinde TSK ve ÖSO'ya karşı kullandıklarını ifade etti.

Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik gerçekleştirilecek eylemlerin örgütün üst yönetimi tarafından belirlendiği, Suriye bölgesinde faaliyet gösteren terörist gruplarına Amerika Birleşik Devletleri unsurlarınca silah kullanma eğitimi verildiği, ayrıca hava ve kara araçlarına karşı kullanılacak füzelerin de çoğunluğunun aynı unsurlarından temin edildiği, DAEŞ tarafından ele geçirilen bomba taşıma özelliği olan drone’ları geliştirerek Til Temir ve Alya bölgelerinde TSK ve ÖSO’ya karşı kullandıklarını ifade etti.#8

Foto - Örgütün tepe yönetimi tarafından gerçekleştirilen eylem yöntemlerine ilave olarak Suriye bölgesinde örgüt mensuplarınca inşa edilecek tüneller vasıtasıyla sızma yöntemlerini kullanarak eylem gerçekleştirilmesi husunda talimatlar verildiği, TSK'nın bölgede yürüttüğü Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarının örgütün moral ve motivasyonunu son derece bozduğunu hava destekli operasyonlarla çözülmeler yaşandığını belirtti.

Örgütün tepe yönetimi tarafından gerçekleştirilen eylem yöntemlerine ilave olarak Suriye bölgesinde örgüt mensuplarınca inşa edilecek tüneller vasıtasıyla sızma yöntemlerini kullanarak eylem gerçekleştirilmesi husunda talimatlar verildiği, TSK’nın bölgede yürüttüğü Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarının örgütün moral ve motivasyonunu son derece bozduğunu hava destekli operasyonlarla çözülmeler yaşandığını belirtti.

Foto - Ayrıca Suriye-Haseke ve Kamışlı bölgelerinde MLKP, MLSPB ve DKB/BÖG terör örgütü mensuplarının faaliyet gösterdiği Suriye-Haseke bölgesinde bulunan şehit Uğur Kaymaz Akademisinde küçük yaştaki çocukların eğitime tabi tutulduğu, 15-16 yaşlarına gelince cepheye sürüldüğünün tespitinin yapıldığı ifade edildi.

Ayrıca Suriye-Haseke ve Kamışlı bölgelerinde MLKP, MLSPB ve DKB/BÖG terör örgütü mensuplarının faaliyet gösterdiği Suriye-Haseke bölgesinde bulunan şehit Uğur Kaymaz Akademisinde küçük yaştaki çocukların eğitime tabi tutulduğu, 15-16 yaşlarına gelince cepheye sürüldüğünün tespitinin yapıldığı ifade edildi.

Venezuela’da yakalanan ABD’lilerin amacı Maduro’yu kaçırmakmış

Venezuela güvenlik güçlerinin ülkeye girerken yakaladığı ABD’lilerden, Luke Alexander Denman’ın, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırmak üzere ülkeye geldiği açıklandı.

Devlet Başkanı Maduro, ülkeye girerken yakalanan ABD’li Denman’ın sorgu sırasında kaydedilen videosunu Twitter hesabından paylaştı.

Denman, Venezuela’da yapılacak eylemlerin SilverCorp CEO’su Jordan Goudreau tarafından planlandığını söylediği videoda, Kolombiya’da bir grup Venezuelalıyı eğitip ardından eylem için Venezuela’ya gideceklerini belirtiyor.

Goudreau’nun operasyon karşılığında 50 bin ila 100 bin dolar ödeyeceğini söyleyen Denman, videoda Venezuela’ya gelme amaçlarına ilişkin, “Jordan’dan (Goudreau) aldığım tek talimat, Maduro’yu uçağa kadar güvenli bir şekilde götürebilmemiz için havaalanının kontrolünü ele geçirmemdi.” ifadelerini kullanıyor.

SilverCorp ile Venezuela’da kendini geçici Devlet Başkanı ilan eden Juan Guaido arasında yapılan anlaşmayı gösteren Denman, videoda Goudreau’nun ABD Başkanı Donald Trump için çalıştığını, eylem için silah ve teçhizatların da kendilerine SilverCorp tarafından verildiğini belirtiyor.ABD, Venezuela’daki darbe girişimine karışan askerlerin kimliklerini açıkladı

Ne olmuştu?

Venezuela’da 3 Mayıs’tan bu yana güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonlarda, hükümetin silahlı eylem, suikast ve darbe yapmak için ülkeye sızmaya çalıştığını savunduğu ikisi ABD’li 17 kişi yakalanmıştı.

Devlet Başkanı Nicolas Maduro, yakalanan ABD vatandaşları Luke Alexander Denman ve Airan Berry’nin pasaport, kimlik bilgileri ile SilverCorp şirketi kartlarını göstermişti.

Çok sayıda askeri teçhizat ve ağır silahın ele geçirildiği operasyonlarda Venezuela’da Ocak 2018’de Guaido öncülüğündeki askeri kalkışmada yer alan ve sonradan kaçan eski Bolivarcı Ulusal Muhafız Birliği mensubu Antonio Seqea da yakalanmıştı.

Maduro, yakalanan kişilerin ABD ve Kolombiya hükümetlerince desteklendiğini, Guaido ile ilişkisi olduğunu savunmuş ve düzenlediği basın toplantısında, yakalanan kişilerin operasyon planını düzenlemekle itham ettiği SilverCorp ile Guaido’nun imzaladığını belirttiği anlaşmayı göstermişti.

Venezuela Devlet Başkanı, ülkesine yönelik darbe planlarının, mart ayında, Kolombiya’dan Venezuela’ya silahlı eylem yapılması için silah gönderdiğini açıklayan eski Tümgeneral Cliver Alcala ile başladığını söylemişti.

ABD ve Kolombiya’nın ülkesinde yapılmak istenen silahlı eylemleri desteklediğini savunan Maduro’nun, son saldırı girişimlerinin başlangıcı olarak nitelediği eski Tümgeneral Alcala ise mart ayının sonlarında Kolombiya’da katıldığı bir radyo programında silahlı eylem yapılması amacıyla Guaido ile anlaşarak ülkeye silah gönderdiğini duyurmuştu.

ABD: Çin salgını stok yapabilmek için kasten sakladı

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS),Çin yönetiminin, Wuhan’da ortaya çıkan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını ve bulaşıcılık derecesini tıbbi stok yapabilmek için kasten sakladığını ileri sürdü.

Amerikan AP haber ajansına göre, İç Güvenlik Bakanlığı, Çin’in Kovid-19 salgınındaki tutumuna ilişkin 4 sayfalık bir rapor hazırladı.

Çinli yetkililerin Ocak ayından bu yana salgını kasıtlı olarak sakladığı iddia edilen raporda, Çin’in ayrıca virüsün ciddiyetini önemsiz bir vaka gibi lanse etmeye çalıştığı belirtildi.

Öte yandan Çin’in bu süreçte çeşitli ülkeden yoğun bir şekilde tıbbi ekipman ithal etmeye başladığına dikkati çekilen raporda, tıbbi ekipman ihracatını yasaklayıp ilgili ticari verileri paylaşmayı da reddettiği kaydedildi.

Bunun yanı sıra Çin yönetiminin Kovid-19’un bulaşıcılığına dair Dünya Sağlık Örgütünü (DSÖ) de bilgilendirmediği vurgulanan raporda, “Bu süreçte yapılan tıbbi ekipman ithalatı Ocak ayına ait ithalat ve ihracat verilerindeki anormallikle eşleşmektedir. ifadelerine yer verildi.

Gün içerisinde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da Kovid-19 virüsünün Çin’in Wuhan kentinde bulunan laboratuvardan çıktığına dair çok sayıda delil olduğunu ileri sürmüş, “Çin’in, yürüttükleri standartların altındaki laboratuvarlar ile dünyayı enfekte etme geçmişi var. Size bunun (Kovid-19) Wuhan’daki laboratuvardan çıktığına dair çok sayıda delil olduğunu söyleyebilirim.” ifadelerini kullanmıştı.

Geçen hafta buna benzer bir açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump ise, virüsün Çin’in Vuhan kentindeki bir laboratuvardan çıktığına ilişkin kanıtları gördüğünü ancak şu anda detay paylaşamayacağını açıklamıştı.