MultiTV

Çok Kültürlü Televizyon

Trabzonspor-DG Sivasspor maçının ardından spor yazarlarının görüşleri…

Bu aşk mutlu bitsin - Cemal Ersen (Milliyet)

Bu aşk mutlu bitsin! – Cemal Ersen (Milliyet)

Önce şunu söyleyeyim. Hafta içindeki kupa maçlarında zorlu hava koşulları iki takım için de geçerliydi. Trabzonspor’un avantajı, Erzurum’un dondurucu soğuğunda genç oyuncularıyla mücadele etmesiydi. Sivasspor da benzer bir ortamda, evinde tur mücadelesi yaptı. Kim daha çok yıprandı derseniz, yanıtı elbette Sivasspor olur. Çünkü Rıza Çalımbay’ın tur için Trabzonspor gibi bir lüksü yoktu.Dün gördük, fiziksel ve zihinsel olarak yorgun bir oyuncu topluluğu vardı sahada. Sakatlıklar nedeniyle yapılan zorunlu oyuncu değişikleri bunun kanıtı.Sadece iki takımı değil, zirveye göz diken tüm ekipleri yakından ilgilendiren bir mücadele olacağı aşikârdı. Herkes kendi hesabını yapıyordu. Maçtan önceki tablonun değişmemesi için dua eden teknik adamlar bile vardı eminim!
Gelelim sahaya… Skor üzerinden değerlendirirsek, Trabzonspor iyi yolda ve emin adımlarla hedefe yürüyor. Kazanan her zaman haklıdır.Kriteriniz oyun ise, ilk yarıdaki iki gole karşın, ofansif futbolu ligde en iyi uygulayan bordo-mavililerin hücum organizasyonlarında sıkıntı olduğu gerçeğini kabul etmek zorundasınız. Erken gelen üstünlük sayısı elbette psikolojik rahatlık sağladı. Ancak Sörloth, her zamanki gibi Uğurcan, Guilherme ve Ndiaye’nin hakkını verelim. Farkı yaratan bu dört oyuncu idi. En iyisi kimdi derseniz, kuşkusuz “Kuzeyin oğlu” Norveçli idi. İki golde de onun imzası vardı.Ya ikinci bölüm? Rakibin direncini kırmışsın, daha öz güvenli ve kontrollü oynamak işin kolayı. Peki, inisiyatifi tamamen Sivasspor’a bırakmak, geriye yaslanıp oyunu kendi alanında kabul edip, mahkum rolünü üstlenmenin açıklaması ne olabilir? Yatabare’nin golü uzatma dakikalarında değil de, daha erken gelse, maçın hikayesi nasıl olurdu sizce?
Şu çok net; kimse kimseyi kandırmasın. Trabzonspor maç maç ilerleyerek gidiyor ama, henüz şampiyonluk kovalayan bir takım hüviyetine sahip değil. Ummadığınız bir takım tekere çomak sokabilir. Eksikleri görmek ve önlem almak şart. Haftalar ilerledikçe stres artacak, işler zorlaşacak.Kimse doksan dakikanın tamamında ve her maçta aynı yüksek performansı bekleyemez. Bu, ligimiz için anormal bir şey ve her takım için geçerli. Lakin başarıya giden yolda en önemli faktör istikrar… Oyunda ve skorda istikrar.Taraftar çok şey ister ve bekler. Hele yılların özlemi varsa… Onlara kızamazsınız. Camiayı üzmemesi gereken futbolcular ve teknik heyettir. Bu lig ikliminde Trabzonspor’un ciddi avantajı var. Önünde ise birbirinden önemli 13 maç. Yarış son dakikaya kadar soluksuz sürecek.
Dün akşam çoook uzun bir aradan sonra “lider” apoletini omuzlarına takan bu takım, şampiyonluk ipini göğüslerse “adalet” kavramını da anlamlandırmış olacak!“Böyle bir maçtan sonra eleştiri yapılır mı?” diyen çıkarsa yanıtım; “Büyük hayal kırıklıkları yaşamak istemiyorsanız, gerçekleri görmek ve önünüze çıkan engelleri titizlikle temizlemek zorundasınız” olur.Yolu yarılamış ve müthiş bir atmosfer yakalamış Trabzonspor’un geçmişteki hesabı kapatması, 2010-11 yılı ruhunun tüm takım oyuncularına enjekte edilmesine bağlıdır. Anlatın o günleri ve süreci her oyuncuya! Bu önemli bir ders konusudur. Alan alır, almayan gider…
Durdurulamıyor - Aksal Yavuz (Milliyet)

Durdurulamıyor! – Aksal Yavuz (Milliyet)

Camia kenetlenmiş, 7’den 70’e herkes havaya girmiş; konu sadece Trabzonspor’un şampiyonluğu…Dememiz o ki, 7’den 70’e her Trabzonsporlu takımına odaklanmış; futboldan, takımlarına destek olmaktan başka bir şey düşünmüyorlar…Taraftarını arkasına alan, kazandıkça özgüveni yerine gelen, ligin gizli (bir maçı eksik) lideri Trabzonspor, maça öyle hızlı başladı ki, belki de sezonun en iyi başlangıç maçı; dalga dalga. Kanatlar otomatiğe bağlanmış gibi; Novak ve Pereira destekli takır takır.Orta saha Obi Mikel, Sosa ve Ndiaye ile şakır şakır. İnanılmaz oynadı bu üçlü… Sosa’yı izlemek; en güzel filmi izlemeye bedel!
Yeri gelmişken, da Costa’nın oynaması, Obi Mikel’i bayağı rahatlatmış. Geldiğinden bu yana en iyi oyununu oynadı kadife ayaklı çocuk. Da Costa da kırk yıllık Trabzonsporlu gibi iyi oynadı.Yüksek tempo eşliğinde oynanan oyun, bordo-mavi oyuncuları son bölümlerde bayağı bi yordu ve doğal olarak oyundan düştüler. Aynı tempoyu devam ettirmek hiç de kolay değil.Rakibin kaybedecek bir şey kalmadığı için saldıracak, risk alacak, siz de ister istemez oyunu kendi yarı alanınızda kabul etmek zorunda kalırsınız ki, bu da gayet normaldir. Bordo-mavili ekip bu bölümde bile gol pozisyonlarına girdi atmış olsaydılar, skor çok daha farklı olabilirdi.Fakat şu bir gerçek, dün her maçta olduğu gibi Sörloth, maça damgasını vuran adamdı. Anlayacağınız; ne Trabzonspor ne de kuzeyin kralı durdurulamıyor! Hal böyle olunca da; 298 haftalık hasreti sona erdirip, ligin tepesine yerleşmiş oluyorsunuz.
En büyük avantajı tecrübeli oyuncuları - Olcay Çakır (Fanatik)
En büyük avantajı tecrübeli oyuncuları – Olcay Çakır (Fanatik)
Zor haftalar başladı. Haliyle sıralamada birbirini takip eden sağlam iki takımın bu maçı beklendiği gibi zor oldu. Trabzonspor ilk yarıda erken gol buldu. Topu Sivas’a bıraktığı anlarda kalesi önünde bir çok atak görmesine rağmen net pozisyon vermedi. Sörloth’un golü, etkili oyunu, ilk yarı sonlarında da sert orta şut karışımının Caner’le temasının gol olması Trabzonspor’u rahatlattı denilebilir… Sahada teknik, taktik bir çok doğrunuzu sağlam psikoloji ile birleştirmediğinizde aslında dün akşam yaşananları yaşayabilirsiniz. Resmen erken uyarı maçı gibiydi.
Oyunun ikinci yarısında Trabzonspor’un yediği baskıyı sadece eski alışkanlık olarak nitelemek eksik kalabilir. Liderlik stresi, şampiyonluk baskısı ve güçlü rakiplerle oyun birleşince mevcut sahneler devam edecektir. Burada Trabzonspor’un en büyük avantajı deneyimli oyuncu sayısının fazlalığı… Süreç için önemli derslerin olduğu bir karşılaşma oldu.Gecenin sorusu: Trabzonspor baskı yediği son bölümlerde Sturridge ’i, özellikle topu “tutma” özelliği nedeniyle sahaya süremez miydi?
Maçın starı: Sörtloth, attığı, sebep olduğu gollerle maça damgasını vurdu. Hafta içi yaşadığı sıkıntılı süreci de böylece olumluya çevirmiş oldu.Maçın olayı: Liderliğin gelmesi denilebilir. Yakalanan hava, maç eksiğine rağmen ilgin zirvesine yerleşme durumu maçın sonuçları itibariyle en önemli olayı idi.Kısa mesaj: Lider olmaktan daha zoru ya da en az onun kadar önemlisi; lider kalabilmektir. Trabzonspor yönetimi süreci bugüne kadar doğru yönetti. Asıl mücadeleleri bundan sonra.
Show More
%d blogcu bunu beğendi: