Çok Kültürlü Televizyon

Öğretmenlere verilen hizmetiçi eğitimler 4 yıl içinde değişecek

867.550

Milli Eğitim Bakanı Ziya Bakan Selçuk, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen Türkiye Eğitim Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, tek tip, zorunlu bir yabancı dil eğitimi yerine herkesin ihtiyacını gözeten bir bakış açısının önemini vurguladı.

Eğitim sürecinde yapılan uygulamaların doğurduğu sonuçların izlenmesi gerektiğini belirten Selçuk, yabancı dil eğitiminin “bir ortak müfredat yap, aynı ders saati sayısındaki aynı müfredatı bütün Türkiye’ye uygula” mantığıyla yürütüldüğünü ifade etti.

 

Selçuk, geçen günlerde “bazı kademe ve okul türlerinde İngilizce ya da yabancı dil dersi zorunlu olmayabilir” ifadesini kullandığını hatırlattı.

“Mesela bir çocuk ortaokul sona kadar yabancı dil dersini aldı ama sonra bir meslek lisesinde belli bir alanda liseyi bitirdi. Hayatı boyunca da bir vatandaşlık birikimi olarak ihtiyacı olan yabancı dilin dışında bir yabancı dil ihtiyacı olmayabilir. Turizm lisesinin yabancı dil ihtiyacı farklı olabilir, sosyal bilimlerde çok farklı bir yabancı dil stratejisi gerekebilir. Diyelim ki niye sosyal bilimler lisesinde yoğun olarak belli çocuklarımız açısından İbranice dersi vermiyoruz? Bizim günlük sorunlarımızın, tarihi sorunlarımızın İbranice ile ilişkisi var mı? Elbette var. O zaman biz bunu da verebilmeliyiz. Yani herkese tek tip zorunlu bir eğitim yerine herkesin ihtiyacını gözeten bir yabancı dil bakış açısından söz etmeye çalışıyorum.” 

“Kim yabancı dili niye öğrenir”

Bakan Selçuk, Yabancı dil öğretme sistematiğinin dönüşümünün sağlanması gerektiğine, bu konuda sadece ders saatinin konuşulmasının faydalı olmayacağına işaret etti.

“Bu bir öğrenme ekolojisi. Bu öğrenme ekolojisinde çocukların yabancı dile maruz kalma atmosferi nedir? Bu çocukların yabancı dille ilişkisinde, kişiliklerinin, mizaçlarının ilişkisi, etkisi var mıdır? Kim yabancı dili niye öğrenir? Bir ilişkisel gayesi mi vardır? Entelektüel bir tatmini mi vardır? Bir mesleki amacı mı vardır? Bütün bu bireysel, kişiye dönük amacı gözetmeksizin herkese tek tip bir yabancı dil eğitim öğretiminin sıkıntısından bahsetmeye çalışıyorum.”

“2023 Eğitim Vizyonu” ile daha sahici bir atmosfer ve kademeler arasındaki bağlantıları gözeten bir akış oluşturmaya çalıştıklarını belirten Selçuk, bu omurganın kurulması, önceki aşamada yaşanan sıkıntının bir sonraki aşamayı etkilediğinin görülmesi ve bunlara birbirlerini tamamlama fırsatı verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Öğretmenlerin yetiştirilmesi

Selçuk, eğitim öğretim sürecinde, iyi öğretmenler yetiştirmenin önemine değindi.

“12 Eylül’den beri bu konuda herhangi bir değişiklik yapılmadı ve öğretmen okullarının dejenerasyonu ile birlikte 1970’lerdeki terör belası nedeniyle dejenerasyonundan sonra bizim eski köy enstitüsü, öğretmen okulu, yüksek öğretmen okulu geleneğimiz kırıldı. Biz bu geleneği bıraktık, bir eğitim fakültesi modeline geçmeye çalıştık fakat bu da dokuya uymadı.”

“Öğretmenlerin hizmet içi eğitimi tümüyle yeniden modellenecek”

Selçuk, öğretmenlerin yetiştirilmesi konusunda Yükseköğretim Kurulu ile birlikte çalışacaklarını, ani bir değişiklik olmadan belirli sayıdaki eğitim fakültesinde yapılabilecek değişiklikleri ele alacaklarını ifade etti.

“Dünyada bazı eğitim fakülteleri uygulama, bazıları araştırma ağırlıklı. Biz de bazı eğitim fakültelerini öğrenme öğretme ağırlıklı, uygulama ağırlıklı, eski öğretmen okullarının yeni versiyonu gibi kurabilir miyiz? Bunun ilgili bir mutabakatımız var. Öğretmen yetiştirmenin kaynağına da bir şey yapmak söz konusu olacak. Formasyon dediğimiz şeyin sistemi nasıl sıkıntıya soktuğuna şahitsiniz, bununla ilgili bir takım çalışmalar olacak. Bütün öğretmenlerin hizmet içi eğitiminin tümüyle yeniden modellenmesi söz konusu olacak. 4 sene içinde bütün öğretmenlerimizin ulaşabildiğimiz kadarıyla yüksek lisans sahibi olması konusunda bir hedef koymak, gözetmek söz konusu olacak.”

Ziya Selçuk, bunun uzun soluklu bir maraton olduğunu vurguladı.

“Gün gün göreceksiniz, bu hafta, önümüzdeki hafta göreceksiniz, onlarca yenilik gelecek. Hepsinin altyapısını kurmaya çalıştık. Hemen haftaya yeni uygulamalar başlayacak ama bunlar sistemi rahatsız eden şeyler değil. Diyelim ki haftaya ASELSAN ile protokol imzalayacağız. Savunma sanayi teknolojileriyle ilgili, lazer optik ve benzeri konularda iş garantili lise açıyoruz. Bunun gibi onlarca yüzlerce okul açacağız. Hemen kısa sürede açacağız. Bunun gibi çok sayıda projeleri peş peşe göreceksiniz. Uzun soluklu derken birkaç sene bir şey yapmayacağız anlamında söylemiyorum. Her gün yapacağız ama bunun verimi, kaidesinin oturması açısında zamana ihtiyaç var.”

TOBB Başkan Yardımcısı Öztürk: Eğitim bu planlamanın temel taşı

TOBB Başkan Yardımcısı Selçuk Öztürk, TOBB Türkiye Eğitim Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dünyada yerleşmiş doğruların çok hızlı değiştiği bir sürecin yaşandığını söyledi.

İnsanların bilgiye ve ürünlere tarihte eşi görülmemiş bir kolaylıkla erişebildiğine işaret eden Öztürk, ortaya çıkan yeniliklerin daha büyük devrimlerin habercisi olduğunu dile getirdi.

Öztürk, bu değişimin karşısında yeni bir insan planlaması yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Aksi takdirde insanımız kaybedecek, ülkemiz kaybedecek. Eğitim bu planlamanın temel taşı” diye konuştu.

TOBB olarak Milli Eğitim Bakanlığı ile 81 ilde 600 milyon lirayı aşan eğitim yatırımları yaptıklarını aktaran Öztürk, böylece insanları hızlı akan zamana karşı yenilemeye çalıştıklarını bildirdi.

Öztürk, ülkeye yapılacak en büyük hizmetin eğitime yönelik yatırımlar gerçekleştirmek olduğuna dikkati çekerek, bir ülke insanı ne kadar iyi eğitimliyse o ülkenin aynı ölçüde zengin olacağını belirtti.

“Ailelere özel okul için finansman paketi sunulmalı”

Türkiye’nin en büyük sorununun işsizlik değil, mesleksizlik olduğunu ifade eden Öztürk, “İş arayanların sahip olduğu becerilerle şirketlerimizin aradığı beceriler birbirinden maalesef farklı.” dedi.

Öztürk, eğitim alanında nicelik açısından büyük aşama kaydedildiğini, artık nitelik konusuna ağırlık verilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bu noktada özel okulların teşvikinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Başarılı öğrenciler için burs ve kredi desteklerinin yaygınlaştırılması eğitimde toplam kaliteyi de artıracak. Neticede özel okulları sadece bir ticarethane olarak göremeyiz. Bu okullar da ülkenin geleceğini hazırlayan kurumlardır. Gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, özel okullarda öğrenci okutmak isteyen ailelere özel bir finansman paketi sunulmalı. Eğitim şart diyorsak, daha iyi eğitim talep edene, hak edene uygun şartları memnuniyetle sağlamalıyız.”

“Bir ülkeyi ayakta tutan eğitimin kalitesidir”

TOBB Türkiye Eğitim Meclisi Başkanı Yusuf Ekinci de artık bir öğrencinin ilkokul öğretmeninin kim olduğunun, anne ve babasının kim olduğundan daha önemli hale geldiğini ifade ederek, “Eğitim kalitesinin artırılması velilerin iş birliğine bağlı. Bir ülkeyi ayakta tutan eğitimin kalitesidir.” dedi.

Birçok alanda hızlı değişimin yaşandığı bir dönemde eğitimin aynı kalmasının beklenemeyeceğine işaret eden Ekinci, yeni çağın başarılı insanının sürekli kendini yenileyen insan olacağını söyledi.  

Kaynak: TRT Haber

Yorum Yapin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.